Hoşgeldiniz.

19 mayıs atatürk'ü anma ve spor bayram ı önemi nedir ? Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Ve Spor Bayramı İngilizce 19
  • 5 üzerinden 4.08   |  Oy Veren: 13      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    19 Mayıs Atatürk'ü Anma Ve Spor Bayramı Önemi

    Sponsorlu Bağlantılar




    19 mayıs atatürk'ü anma ve spor bayramı önemi nedir ?


    Paylaş Facebook Twitter Google







  2. Sponsorlu Bağlantılar




    19 Mayıs Atatürk'ü Anma Ve Spor Bayramı Önemi

    Şanlı Türk tarihi bir çok başarılarla süslüdür. Tarihimizde yaşanmış olan bu başarılar hiçbir zaman unutulmayacaktır. Başarılarımızın hatırlanması ve bu başarıları elde eden insanlarımızın hatırlanması amacı ile belirli gün ve haftalarda bir dizi etkinlikler düzenlenmektedir.

    Milletçe kutladığımız bu milli bayramlar içerisinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı da vardır. 19 Mayıs tarihi bizim için çok şeyler ifade etmektedir. 19 Mayıs 1919 günü Atatürk’ün Samsun’a milli mücadeleyi başlatmak için geldiği bir gün olması sebebiyle aslında Türk milletinin de kurtuluşunun başladığı gündür. Kurtuluş mücadelesinin başladığı yer olarak ta kabul edilmelidir. Atatürk’ün doğum gününü soranlara, 19 Mayıs’ı işaret etmesi bunun en büyük kanıtı kabul edilmelidir.

    19 Mayıs tarihinin yasa ile milli bayram ilan edilmesi bu günün anlam ve öneminin büyüklüğüne en büyük işarettir. Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra 13 Kasım 1918’de İstanbul’a gelen Mustafa Kemal Paşa, altı ay kaldığı bu ilde, vatanın kurtuluşu için çeşitli girişimlerde bulundu. Padişahla görüşerek bu konudaki düşüncelerini ona aktardı. Güçlü bir hükümetin kurulabilmesi için çaba sarf etti. Basın yolu ile geniş kitlelere ulaşarak, halkı aydınlatmaya çalıştı. Kurtuluş mücadelesine Anadolu’dan başlanması gerektiğinin altını çizdi. Anadolu’ya birer görevle geçeceklerin çalışmalarını gayri resmi bir tarzda sürdürmeleri ve mecbur kalınmadıkça görevlerini terk etmemeleri anlatıldı. Atatürk bu konulmuş prensiplere süreç içerisinde tamamen uymuş, ancak, başlangıçta kendisiyle birlikte Millî Mücadele’ye atılan arkadaşları arasında, zorunlu olmadıkları halde İstanbul’dan verilen emirlere hemen uyarak görevini bırakanlar olduğu gibi, bununla kalmayıp İstanbul’a dönenlerde olmuştu. Atatürk bu durumu Nutuk’ta ağır bir şekilde eleştirmiştir.

    Dokuzuncu Ordu Kıtası Müfettişliğine atandıktan sonra, oldukça sıkıntılı bir yolculuktan sonra, Samsun’da milletiyle kucaklaştı. Samsun, mülkî taksimatta doğrudan Dahiliye Nezareti’ne bağlı Canik Sancağı’nın merkez ilçesiydi. Samsun, Rus istilâsına uğrayan Türk topraklarından göç eden çok sayıda insanın geldiği ve barınma sıkıntısı çektiği bir yer olması yanında, Pontusçu faaliyetlerin yoğun olduğu bir yerdi. Pontusçular halka zulmediyor, evleri yakıyor ve korunmasız Türkleri öldürüyorlardı. İngilizler bu duruma sessiz kaldığı gibi Türklerin asayişi bozduğu yalanı ile 21 Nisan 1919’da Osmanlı Hükümeti’ne bir nota vererek Orta Karadeniz de Türklerin hıristiyanları katlettiklerini bildirdiler. Bununla da yetinmeyip, bunun önüne geçilmediği takdirde bölgenin işgal edileceği tehdidinde bulunmaktan geri kalmadılar. İngilizlerin asıl amacı, pontusçuları kışkırtarak asayişin bozulmasını sağlamak ve bu durumu bahane ederek bölgeyi işgal etmekti.

    İstanbul Hükümeti bu durum karşısında hemen bölgeye yetkili birini göndermek için kolları sıvadı. Mustafa Kemal Paşa üzerinde mutabakat sağlandı. Çünkü Mustafa Kemal Paşa, ikinci meşrutiyetin çalkantılı döneminde siyasete bulaşmamış, girdiği bütün savaşlarda zafer kazanmış başarılı bir kumandandı. Asayişsizliğe neden olan olayları tayin ve tespit ile bunların ortadan kaldırılmasının yanında, daha başka görevler ve görevin gerektirdiği yetkiler de verilmişti. Daha sonra, Anadolu’ya bir kısmı şehzadelerin başkanlığında olmak üzere Nasihat Heyetleri, Tahkik Heyetleri,Teftiş Heyetleri gönderilmiş, bunlarda önemli yetkilerle donatılmışlardı. Bu heyetler basında oldukça yer bulurken, Atatürk’e verilen görev kısa bir haber niteliğinden öte geçmemişti.

    Atatürk, büyük bir bilinçle hareket ederek görevlerini büyük Türk ulusunun tam bağımsızlığını kazanacağı güne kadar tam manasıyla yerine getirmiştir.19 Mayıs 1919, bir toplumu esaret altında kalmaktan kurtaran, Türk Milletinin ulus olmaya yönelik olarak yazgısını değiştiren, yarınlarını aydınlatan, çağdaş uygar bir yaşama yönlendiren ve sonuçta tam bağımsızlığını sağlayan büyük Türk ulusunun ve Atatürk’ün doğum günüdür. Atatürk’ün Samsun’a çıktığı günün milli mücadelenin başladığı gün olarak kabul edilmesi, 19 Mayıs 1919 tarihine büyük bir anlam katmaktadır. Atatürk’ün bu günü gençlere armağan etmesi, genç Türk Devletinin hayata yeniden adım atması anlamını da taşıdığı düşünülmelidir.

    Bu sebeplerle her yıl 19 Mayıs günü, büyük bir coşkuyla kutlanmakta ve Atatürk saygıyla anılmaktadır. 19 Mayıs’ın anlam ve önemi ve bizi bu günlere getiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk milleti için yaptıkları, her 19 Mayıs’ta Türk gençliğine en iyi şekilde anlatılmalıdır.




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  4. 19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI’NIN ANLAMI, ÖNEMİ, ÖZELLİKLERİ

    Her yılın 19 Mayıs'ı bütün Türk Ulusu'nun, özellikle Türk Gençliğinin bayramıdır. Bu büyük günün Türk Gençliği'ne armağan edilmesi yakın tarihimizin önemli olaylarıyla sıkı sıkıya ilgilidir. Bunun için 19 Mayıs'ın anlamını Türk Gençli-ği'nin çok iyi kavraması gerekir.

    Birinci Dünya Savaşı'nda yenik sayılan Osmanlı İmpara-torluğu'nun, bir yandan egemenliğine son verilirken öbür yandan da Anadolu'nun şehir ve kasabaları birer birer düşman saldırısına uğruyordu.

    İşte bu şartlar altında Mustafa Kemal, yıpranmış, hatta devlet olarak egemenliğini yitirmiş bir İmparatorluğun yerine yepyeni, modern, genç ve dinç yeni bir Türk Devleti kurmak, herşeyden önce yurdumuzun toprak bütünlüğünü korumak için Anadolu'ya geçerek savaşmağa karar verdi. Mustafa Kemal Paşa'nın giriştiği bu iç ve dış savaşlar,-O'nun 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışıyla başlamaktadır. Mustafa Kemal Türk Milleti'ne ve Türk Gençliği'ne karşı duyduğu sonsuz güvenle, atıldığı bu savaştan galip çıkararak yeni Türk Devleti'ni kurdu.

    Temellerini attığı bu genç devletin gelişerek yücelmesi de ancak Türk Gençliği'nin çalışmalarıyla, onların beden ve ruh sağlığıyla başarılabilirdi. Bundan ötürü Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetin ve İnkılâpların muhafaza ve savunulması görevini, inandığı ve en çok güvendiği Türk Gençliği'ne verirken, onların beden ve ruh sağlığını koruyacak çalışmalarının sonuncunu her yıl Türk Milleti'nin gözleri önüne sermesine fırsat verecek bir bayramla kutlamayı düşündü. 19 Mayıs 1919'da O'nun Türk Milleti'ne ve Gençliği'ne güvenerek savaşa atıldığı günü Türk Gençliği'ne "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak armağan etti.

    Türk Gençliği de, bu bayram dolayısıyla Ulu Önder'ini anmak, O'nu sonsuza dek yaşatmak amacıyla bayramının adını: Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı olarak değiştirdi.

    Türk Gençliği artık Atatürk'ü çok iyi özümlemiş, O'nun amaçlarını iyi kavramış, İnkılâplarını korumaya ve geliştirmeye söz vermiştir. Atatürkçü çizgide güvenle ilerledikçe kalkınacağının, yükseleceğinin, saygınlaşacağının bilincindedir.

    Artık, Türk Gençliği ve Atatürk özdeşleşmiştir. Kemalizm,

    Atatürkçülük, gençliğimizin tek ve resmî ideolojisidir. O'nun kutsal emanetleri olan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhuriyet'i dünya durdukça yaşatmak için Ata'sına söz vermiş, and içmiştir.

    Atatürk, gençliğimizin yüreğindeki sevgi, bileğindeki güç, dilindeki marş, beynindeki ışık olarak sonsuza kadar yaşayacaktır.

    19 Mayıs, Samsun'dan, Cumhuriyete uzanan yolculuğun başlangıç günüdür. Atatürk'ün bu bayramı gençliğe armağan etmesi anlamını daha da pekiştirmekte, 'daha da yüceltmektedir



 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright © 2000 - 2014, vBulletin Solutions, Inc