Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

ÇİMENTONUN TARİHÇESİ Elektrik , telefon ve televizyon gibi icat ya da buluş ların isim leri sıkça anılsa da hayatımızda çok önemli bir yer tutan çimentonun

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    çimentonun Tarihçesi

    Sponsorlu Bağlantılar




    ÇİMENTONUN TARİHÇESİ

    Elektrik, telefon ve televizyon gibi icat ya da buluşların isimleri sıkça anılsa da hayatımızda çok önemli bir yer tutan çimentonun nasıl ve kimin tarafından bulunduğu, isminin nereden geldiği pek az kimse tarafından bilinir."Çimento" kelimesi, yontulmuş taş kırıntısı anlamındaki Latince "caementum" kelimesinden türemiştir. Daha sonra bu kelime bağlayıcı anlamında kullanılmaya başlamıştır. İlk betonarme yapı 1852 yılında yapılmıştır, ancak bağlayıcı malzemelerin kullanımı çok eskilere dayanır, muhtemelen ateşin bulunmasından hemen sonra, kireç ve alçı ile başlamıştır. İlk olarak kireç bağlayıcı madde olarak kullanılmıştır.

    Kirecin bağlayıcı özelliğinin ilk ne zaman anlaşıldığı konusunda bir çok spekülasyon yapıla gelmektedir. Ancak insanlık tarihinin erken dönemlerinde olduğunu söylemek mümkündür. Belki de kireçtaşı mağaralarda ısınmak veya yemek pişirmek için yakılan ateşle elde edilen kireç yağmur veya rutubetle temas ederek sönmüş kireç haline gelmiş ve kuruduktan sonra elde edilen tozun bağlayıcı özelliğinin farkına varılmıştır. Sönmüş kirecin ilk uygulamaları mağara duvarlarına yapılan resimlerde görülmüştür.

    Daha sonra yine mağaralarda iç ve dış dekorasyon ve sıva yapımında kullanılmaya başlanmıştır. Eski Mısır, Kıbrıs, Girit ve Mezopotamya'nın değişik yörelerinde kirecin bir yapı malzemesi olarak kullanılmasına ait örneklere rastlanılmıştır. Eski Yunanlılar ve Romalılar kireci hidrolik bağlayıcı olarak kullanmışlardır. M.Ö. 70-25 yılları arasında yaşamış olan Mimar Vitruvius "On Architecture"(Mimarlık Üzerine) adlı 10 ciltlik kitabında puzolan ve kireç karışımlarının hidrolik özelliklerinden bahsetmiş, nehir ve deniz kıyısında yapılacak olan yapılarda kullanılabilecek harç için karışım oranı bile vermiştir : iki kısım puzolan (pulvis Puteolanus) bir kısım kireçle karıştırılır. Araştırma sonuçları Anadolu'da Çatal höyük'teki evlerin yapımında kullanılan sıvanın 7000 yıl eski olduğunu ortaya çıkarmıştır.

    Tarihte, Mısır Piramitleri, Çin Seddi ve değişik zamanda yapılan kalelerde o dönemin medeniyetini simgeleyen birçok değişik bağlayıcı madde kullanılmıştır. Daha sonra yaklaşık 2000 yıl önce, Romalılar söndürülmüş kireci volkanik küllerle ve sonraları, pişirilmiş tuğladan elde edilen tozlarla karıştırarak bugünkü çimentonun özelliklerine benzer bir hidrolik bağlayıcı kullanmaya başlamışlardır. Eski Yunanlılar ise Santorin Adası'ndaki volkanik tüfleri kireçle karıştırarak veya killi kireç taşından elde ettikleri bir tür hidrolik kireçle harç yapmışlardır.

    Eski Yunanlılar ve Romalılar kireç ve puzolan karışımlarının hidrolik özelliğinin farkına varmış ve bunları kullanmış olmakla birlikte, ne kirecin elde edilişi ne de puzolanik reaksiyonları kimyasal olarak açıklayacak bilgiye sahip olamamışlardır. Örneğin Pliny(Romalı bilgin Gaius Plinius) "taşın ateşle yakılmasıyla elde edilen kirecin suyla temas edince neden tekrar yandığının" anlaşılmaz olduğunu yazmıştır. Bağlayıcı malzemelerin kalitesi ve kullanımı konusunda ancak 18.yy.da kayda değer bir gelişme gösterilmiştir. 1756 yılında Eddystone Lighthouse'u yeniden inşa etmekle görevlendirilen John Smeaton kirecin kimyasal özelliklerini ilk anlayan kişi olarak bilinir. Daha sonraki gelişme ise "Roman Cement"(Roma Çimentosu), adı ile bilinen bağlayıcının Joseph Parker tarafından elde edilmesiyle olmuştur.1824 yılında İngiltere'nin Leeds kentinde, Joseph Aspdin isimli bir duvarcı ustası hazırladığı ince taneli kil ve kalker karışımını pişirerek ve daha sonra öğüterek bağlayıcı bir ürün elde etmiştir.

    Bu ürüne su ve kum katıldığında ve zamanla sertleşme olduğunda, ortaya çıkan malzemenin İngiltere'nin Portland adasından elde edilen yapı taşlarını andırdığını gören Joseph Aspdin, elde ettiği bu bağlayıcı için 21.10.1824 tarihinde "Portland Çimentosu" adı altında patent almıştır. Bu bağlayıcı daha sonraki yıllarda büyük gelişmeler gösterse de "portland" ismi aynen korunmuştur. Aslında Joseph Aspdin tarafından üretilen bağlayıcı, üretim sırasında yeterince yüksek sıcaklıklarda pişirilmediği için bugünkü portland çimentosunun özelliklerine tamamen sahip olamamıştır. Yine de İngiltere Kirkgate İstasyonunun yanındaki halen ayakta olan "Wakefield Arma" binasının Joseph Aspdin'in yaptığı bağlayıcı ile yapıldığı belirlenmiştir. Hammaddelerin yüksek sıcaklıklara kadar pişirilip öğütülmesi olayı daha sonra Isaac Johnson isimli bir İngiliz tarafından gerçekleştirilmiştir(1845).
    İlk Çimento Fabrikası İngiltere'de 1848 yılında kurulmuştur. İlk Alman Çimento Standardı 1860 yılında oluşturulmuştur. American Concrete Institute (ACI)'nın kuruluşu ve ilk Amerikan Yönetmeliklerinin oluşturulması ise 1913 yılına rastlamaktadır.

    Portland Çimentosu; kireç, alümin, demir oksit ve silis bileşimli hammaddelerin uygun oranda karıştırılıp, yüksek sıcaklıkta, sinterleşmeye kadar pişirilmeleri sonucu elde edilen klinkerin öğütülmesiyle ortaya çıkan bağlayıcıdır. İngiliz (BS 12 : 1978) ve Amerikan Standartlarının (ASTM C 150-84) Portland Çimentosu tanımlarında da alçı taşı, su ve öğütme yardımcısı maddeler dışında hiçbir maddenin katkı olarak kullanılamayacağı belirtilmiştir.


    TÜRK STANDARTLARINDAKİ ÇİMENTOLAR
    Türk Standartlarında yer alan çimento çeşitlerine 1997 Avrupa standartlarında olduğu halde bizim standartlarımızda olmayan 6 adet yeni tip çimento standardı dahil edilerek çimentoların çeşitliliği arttırılmıştır. Yeni çimentolarla birlikte standartlarımızda yer alan başlıca çimento çeşitleri aşağıda kısaca anlatılmıştır.

    TS 19 Portland Çimento

    Portland çimentoları, klinkerle az miktarda (yaklaşık %5) alçı taşının birlikte öğütülmesi ile elde edilen katkısız çimentolardır. Bu çimentolar 28 günlük basınç dayanımlarına göre başlıca 3 tiptir. Bunlar ; PÇ 32.5, PÇ 42.5 ve PÇ 52.5'tur.

    TS 12139 Portland Curuflu Çimento

    Portlad Curuflu Çimentoları, klinkerle curuf ve az miktarda alçı taşının birlikte öğütülmesi ile elde edilen çimentolardır. Bu çimentolar ihtiva ettikleri katkı (curuf) miktarına göre 2 sınıfa ayrılırlar. Kütlece %6 - 20 arasında curuf ihtiva edenler A sınıfı, Kütlece %21 - 35 arasında curuf ihtiva edenler B sınıfıdır. Portland Curuflu Çimentolar 28 günlük basınç dayanımlarına göre PCÇ 32.5, PCÇ 32.5R, PCÇ 42.5, PCÇ 42.5R, PCÇ 52.5, PCÇ 52.5R olmak üzere 6 tiptir. Bu çimento Avrupa standartlarından yeni alınan bir çimento çeşididir.

    TS 12141 Portland Silika Füme Çimento

    Portlad Silika Füme Çimento, klinkerle kütlece en fazla %10 oranında silika füme ve az miktarda alçı taşının birlikte öğütülmesi ile elde edilen çimentodur. Bu çimento Avrupa standartlarından yeni alınan bir çimento çeşididir. Tek bir sınıfı vardır. Portland Silika Füme Çimento 28 günlük basınç dayanımına göre PSFÇ 32.5 olmak üzere tek tiptir.


    TS 10156 Katkılı Çimento

    Katkılı Çimento, klinkerle en fazla %19 oranında puzolanik maddenin ve az miktarda alçı taşının birlikte öğütülmesi ile elde edilen çimentodur. Tek bir sınıfı mevcuttur. Katkılı Çimento 28 günlük basınç dayanımına göre KÇ 32.5 olmak üzere tek tiptir.

    TS 26 Traslı Çimento

    Traslı Çimento, klinkerle %20-40 arasında trasın ve az miktarda alçı taşının birlikte öğütülmesi ile elde edilen çimentodur. Tek bir sınıfı mevcuttur. Traslı Çimento 28 günlük basınç dayanımına göre TÇ 32.5 olmak üzere tek tiptir.

    TS 640 Uçucu Küllü Çimento

    Uçucu Küllü Çimento, klinkerle kütlece %10-30 arasında uçucu külün az miktarda alçı taşının birlikte öğütülmesi ile elde edilen çimentodur. Tek bir sınıfı mevcuttur. Uçucu Küllü Çimento 28 günlük basınç dayanımına göre UKÇ 32.5 olmak üzere tek tiptir.

    TS 12140 Portland Kalkerli Çimento

    Portland Kalkerli Çimento, klinkerle kalkerin ve az miktarda alçı taşının birlikte öğütülmesi ile elde edilen çimentodur. İhtiva ettikleri kalker miktarına göre 2 sınıfa ayrılırlar. Kütlece %6-20 arasında kalker ihtiva edenler A sınıfı, Kütlece %21-35 arasında kalker ihtiva edenler B sınıfıdır. Portland Kalkerli Çimento 28 günlük basınç dayanımlarına göre PLÇ 32.5, PLÇ 32.5R, PLÇ 42.5, PLÇ 42.5R, PLÇ 52.5, PLÇ 52.5R olmak üzere 6 tiptir. Bu çimento Avrupa standartlarından yeni alınan bir çimento çeşididir.


    TS 12143 Portland Kompoze Çimento

    Portland Kompoze Çimento, klinkerle puzolonik veya hidrolik maddelerin ve az miktarda alçı taşının birlikte öğütülmesi ile elde edilen çimentodur. İhtiva ettikleri toplam katkı maddesinin miktarına göre 2 sınıfa ayrılırlar. Kütlece %6-20 arasında kalker ihtiva edenler A sınıfı, Kütlece %21-35 arasında kalker ihtiva edenler B sınıfıdır. Portland Kompoze Çimento 28 günlük basınç dayanımlarına göre PKÇ 32.5, PKÇ 32.5R, PKÇ 42.5, PKÇ 42.5R, PKÇ 52.5, PKÇ 52.5R olmak üzere 6 tiptir. Bu çimento Avrupa standartlarından yeni alınan bir çimento çeşididir.

    TS 20 Cüruflu Çimento

    Cüruflu Çimento, klinkerle kütlece %20-80 arasında cürufun ve az miktarda alçı taşının birlikte öğütülmesi ile elde edilen çimentodur. Tek bir sınıfı mevcuttur. Katkılı Çimento 28 günlük basınç dayanımlarına göre CÇ 32.5 ve CÇ 42.5 olmak üzere iki tiptir.

    TS 12144 Puzolanik Çimento

    Puzolanik Çimento, klinkerle puzolonik maddelerin ve az miktarda alçı taşının birlikte öğütülmesi ile elde edilen çimentodur. İhtiva ettikleri toplam katkı maddesinin miktarına göre 2 sınıfa ayrılırlar. Kütlece %11-35 arasında puzolanik madde ihtiva edenler A sınıfı, Kütlece %36-55 arasında puzolanik madde ihtiva edenler B sınıfıdır. Puzolanik Çimento 28 günlük basınç dayanımlarına göre PZÇ 32.5, PZÇ 32.5R, PZÇ 42.5, PZÇ 42.5R, PZÇ 52.5, PZÇ 52.5R olmak üzere 6 tiptir. Bu çimento Avrupa standartlarından yeni alınan bir çimento çeşididir.


    TS 12142 Kompoze Çimento

    Kompoze Çimento, klinkerle curuf ve puzolonik maddelerin ve az miktarda alçı taşının birlikte öğütülmesi ile elde edilen çimentodur. İhtiva ettikleri toplam katkı maddesinin miktarına göre 2 sınıfa ayrılırlar. Kütlece toplam katkı miktarı %36-60 arasında olanlar A sınıfı, Kütlece toplam katkı miktarı %61-80 arasında olanlar B sınıfıdır. Kompoze Çimento 28 günlük basınç dayanımlarına göre KZÇ 32.5, KZÇ 32.5R, KZÇ 42.5, KZÇ 42.5R, KZÇ 52.5, KZÇ 52.5R olmak üzere 6 tiptir. Bu çimento Avrupa standartlarından yeni alınan bir çimento çeşididir.

    TS 21 Beyaz Çimento

    Dekoratif amaçlı çimentodur. Renk verici oksitler içermeyen ya da çok az oranda içeren hammaddeler kullanılarak üretilen katkısız çimentodur. Dekoratif amaçlı olmasına rağmen basınç dayanımları, Türk standartlarında Portland Çimentosunun basınç dayanımları ile aynı değerlerle sınırlandırılmıştır. Beyazlık derecesine göre BPÇ 70 ve BPÇ 85 olmak üzere iki sınıftır. Beyaz Çimento 28 günlük basınç dayanımına göre BPÇ 32.5 ve BPÇ 42.5 olmak üzere iki sınıftır.

    TS 3646 Erken Dayanımı Yüksek Çimento

    Erken Dayanımı Yüksek Çimento özel olarak üretilmiş kliker ile az miktarda alçı taşının birlikte öğütülmesi ile elde edilen erken dayanımı yüksek olan bir çimentodur. Erken Dayanımı Yüksek Çimento tek bir sınıftır. Erken Dayanımı Yüksek Çimento 28 günlük basınç dayanımına göre EYÇ 52.5 olmak üzere tek tiptir.


    TS 10157 Sülfatlara Dayanıklı Çimento

    Sülfatlara Dayanıklı Çimento C3A miktarı en fazla %5 olan ve C4AF + 2C3A miktarı en fazla %25 olan klinkerle az miktarda alçı taşının birlikte öğütülmesi ile elde edilen çimentodur. Sülfatlara Dayanıklı Çimentonun tek bir sınıfı mevcuttur. Sülfatlara Dayanıklı Çimento 28 günlük basınç dayanımına göre SDÇ 32.5 olmak üzere tek tiptir.

    TS 809 Süper Sülfat Çimentosu

    Süper Sülfatlı Çimento, kütlece en az %65 oranında yüksek fırın cürufu ile kalsiyum sülfat ve az miktarda portland çimento klinkeri veya portland çimentosunun birlikte öğütülmesi ile elde edilen çimentodur. Bu çimento tek bir sınıftır. Bu Çimento 28 günlük basınç dayanımına göre SSÇ 32.5 olmak üzere tek tiptir.

    TS 22 Harç Çimentosu

    Harç Çimentosu en fazla %60 oranında puzolanik madde içeren çimentodur. Tek bir sınıftır. Bu Çimento 28 günl günlük basınç dayanımına göre HÇ 16 olmak üzere tek tiptir.



    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Teleskopun Tarihçesi
  3. Beton nedir beton nasıl donar çimentonun donması
  4. Telgrafın tarihçesi
  5. MuğLa Tarihçesi
  6. İzmirin Tarihçesi
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    TÜRKİYE DE ÇİMENTO

    Türkiye'nin en eski ve önemli sanayi sektörlerinden olan çimento özellikle 70'li yıllardan sonra yaptığı atakla Türkiye'yi dünya çimento liginin önemli üreticileri arasına sokmuştur. 1911'lerde İstanbul'da 20 bin ton/yıl kapasite ile hayata geçen çimento sektörü 1998 yılına gelindiğinde 37.488 milyon ton/yıl üretim ile, üretim açısından Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sıraya yükselmiştir.

    Çimento teknolojisi Türkiye'ye 50 yıl gecikme ile gelmiştir. Türkiye'de ilk çimento fabrikası 1911 yılında 20,000 ton/yıl kapasite ile İstanbul Darıca'da kurulmuştur. Cumhuriyetle birlikte ülkemizde yeni fabrikalar devreye girmiş, bir taraftan üretim artarken, diğer taraftan artan çimento talebini karşılamak üzere ithalat devam etmiştir. Darıca'daki fabrikayı 1926'da Ankara, 1930'da Kartal ve Zeytinburnu'nda kurulan fabrikalar izlemiştir. Devlet ilk çimento fabrikasını 1943 yılında Sivas'ta açmıştır. Bu yıllarda toplam kapasite yılda 370,000 ton/yıl'a ulaşmıştır.

    1950 yılında kişi başına çimento tüketimi 25 kg. olmuştur. 1950 yılından sonra 23.10.1953'te Türkiye Çimento Sanayii T.A.Ş.'nin (ÇİSAN) kuruluşu ile hızlı bir gelişme dönemi başlamıştır. Şirket 1983 yılında yapılan yasa düzenlemeleri sonucu hizmet alanını daha da genişletmiş ve ünvanı "Türkiye Çimento ve Toprak Sanayii T.A.Ş." kısa adı ile ÇİTOSAN olarak değiştirilmiştir.

    Planlı Kalkınma dönem sonlarında toplam kapasite ;
    Birinci beş yıllık kalkınma dönemi sonunda (1967) 4.2 milyon tona,
    İkinci beş yıllık kalkınma dönemi sonunda (1972) 9.3 milyon tona,
    Üçüncü beş yıllık kalkınma dönemi sonunda (1977) 17.2 milyon tona,
    Dördüncü beş yıllık kalkınma dönemi sonunda (1983) 19.7 milyon tona,
    1984 yılı geçiş döneminde 20.9 milyon tona,
    1987 yılı içinde 21.6 milyon tona, 1992 yılı içinde ise 27.2 milyon tona ulaşmıştır.
    Çimento üretimi 1970'den itibaren yılda ortalama % 7 büyüyerek 6.3 milyon ton'dan 37.4 milyon ton'a yükselmiştir.

    Devlet tarafından kurulan çimento fabrikalarının sayısı özelleştirme uygulamalarının başlamasından önce 22'ye ulaşmıştır. Ülkemiz çimento sektöründe 1926 yılına kadar olan dönem hariç, daima resmi ve özel sektör birarada üretim yapmış ve 1960 yılından sonra da hemen hemen yarı yarıya oran ile mevcut kapasiteyi paylaşmıştır. 1960'da Türkiye bir miktar çimento ihraç edebilir duruma gelmişse de 1963-70 yılları arasında tekrar ithalata devam etmek zorunda kalmıştır.

    Türkiye'nin gerçek anlamda ihracatçı olması 1970 yılından sonradır. 1978-1983 yılları arasında bütün dünyada ve Türkiye'de ortaya çıkan inşaat sektöründeki kriz, Türkiye'de büyük ölçüde kapasite fazlası ortaya çıkarmış ve Türkiye bu yıllarda önemli miktarlarda ihracat yapar hale gelmiştir. 1987 yılında başlatılan özelleştirme çalışmaları ile birlikte Çitosan'a ait çimento fabrikaları satılmış, böylece çimento sektöründe özel sektörün payı 1994 yılı sonu itibariyle % 83.3 olmuştur. 1989 Eylül ayında 22 adet olan kamu sektörü fabrika sayısı 1995 yılı itibarıyle 7'ye düşmüş bu geçen süre içinde 15 kamu fabrikası özelleştirilmiştir. Daha sonra 5 karma sektör fabrikasındaki kamu payları özel sektöre satılarak bu fabrikalar da özel sektör statüsüne geçmiştir. Bugün ülkemizde 39 çimento fabrikası ve 17 öğütme - paketleme tesisi faaliyettedir. 1963 yılından sonra inşa edilen tüm fırınlar kuru sistem olarak inşa edilmiştir. Fırınların tamamı döner tip fırındır.

    Batıda yerleşmiş ön kalsinatörler, kömür kurutma sistemleri, kömür ve hammadde homojenizasyonu gibi sistemler Türkiye'de yaygınlık kazanmaktadır. Sektör genellikle modern teknolojileri kullanmaktadır. Otomasyon konusunda yatırımlar mevcuttur. 1980 yılından sonra fuel-oil kullanan sistemler kömüre dönüştürülmüştür. Halen fabrikaların tamamı kömürle çalışmaktadır. TÇMB'den alınan veriler incelendiğinde Türkiye genelinde çimento tüketiminin 1992-98 yılları arasında yılda % 5 büyüdüğü görülmektedir.


    Tesis Büyüklükleri (1997)

    Genellikle optimum sayılan 1 milyon ton / yıl kapasitenin altında kalmaktadırlar. Çoğunlukla (600,000-650,000 ton/yıl) Akçansa ( Çanakkale ve Büyükçekmece Fabrikaları), Adana, Çimsa, Çimentaş, Batı Anadolu, Nuh, Darıca, Göltaş, Bolu ve Bursa 1 milyon ton/yıl üzerinde kapasiteye sahiptirler. Optimum kapasite her ülkenin kendi şartlarına göre değişiklik gösterebilecek bir kavramdır.

    Üretim Kapasiteleri (1997)

    Sektör toplam klinker kapasitesi 32,436,000.-, toplam çimento öğütme kapasitesi 55,508,000.- tondur. 1952 yılında toplam klinker üretim kapasitesi 460,000.- ton iken 45 yılda 70.5 kat artış göstermiştir.
    Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında Türkiye kapasite açısından İtalya ve Almanya'nın ardından üçüncü durumdadır.
    Avrupa ülkelerinin hemen hepsinde çeşitli derecelerde atıl kapasite bulunmasına rağmen Avusturya, Finlandiya, Almanya, İtalya, Hollanda dışındaki ülkelerin hepsinde üretim iç talep düzeyindedir. Bu ise AT'nin net bir çimento ihracatçısı olduğunu göstermektedir. Türkiye ise Avrupa'da üçüncü büyük ihracatçı ülkedir. Modern ve enerji verimliliği mevcut bir çimento fabrikasında günümüz standartları şu teknolojileri içermelidir;
    Kapasitesi 1,000,000 ton/yıl mertebelerinde olmalıdır.
    Farin, valsli presler ve/veya yüksek verimliliği olan separatörlü şakuli değirmenler ve siklon kulesinden alınan ısının kullanıldığı kurutma sistemleri yardımları ile hazırlanmalıdır.
    Klinker hammaddenin nem muhtevasına göre 4-6 kademeli ön ısıtıcılı siklon kuleli ve ön kalsinatörlü kısa döner fırınlarda pişirilmelidir. Klinkerin ısısı ikinci ve/veya üçüncü yakma havası olarak fırına ve ön kalsinatöre verilmelidir.Klinkerin soğutulması, ızgaralı soğutucularda gerçekleşmelidir.Klinkerin öğütülmesi, modern valsli preslerde yarı mamül olarak yapılmalı, yüksek verimliliği olan separatör/desaglameratör ve son olarak bilyalı değirmenlerde yapılmalıdır.



    TÜRKİYE ÇİMENTO SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİ

    Çimento tüketimi gelişmekte olan ülkelerde artan nüfus ve henüz tamamlanmamış olan alt yapı yatırımlarının devam etmesi ile tepe noktasına ulaştıktan sonra bir düşüş trendine girdiği ve daha sonra sabitlendiği görülmektedir. Türkiye'nin de bu trendi izleyip 1998'de 512 kg. olan kişi başına tüketiminin 20 yıl içerisinde yaklaşık 750-800 kilogram'a ulaşıp daha sonra 600kg. seviyelerinde dengelenmesi beklenmektedir. Enerji girdisinin toplam üretim maliyetleri içinde yüksek bir paya sahip olması ve özellikle elektriğin diğer çimento üreticisi olan Avrupa ülkelerine göre daha pahalı ve kalitesiz olması bir dezavantajdır. Sonuç olarak çimento sektörü Türkiye'nin en önemli sektörlerinden biri olmaya devam edecek ve verimliliğini daha da arttıracaktır. Ekonominin istikrarı sektör için büyük önem taşımaktadır.
    alıntı




  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri