Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

ALFABETİK LİSTELENMİŞ OLARAK ŞİVELER ACAS:Radyo , televizyon haberleri .Ajanstan türemiş olabilir. AFARLAMAK:Şaşırmak. AĞ:Ak yerine kullanılır. AĞARMAK:Yıkanan elbisenin beyazlaması , herhangi bir şeyin aka yakın renk

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Alfabetik Listelenmiş Olarak şiveler

    Sponsorlu Bağlantılar




    ALFABETİK LİSTELENMİŞ OLARAK ŞİVELER
    ACAS:Radyo,televizyon haberleri .Ajanstan türemiş olabilir.
    AFARLAMAK:Şaşırmak.
    AĞ:Ak yerine kullanılır.
    AĞARMAK:Yıkanan elbisenin beyazlaması,herhangi bir şeyin aka yakın renk alması.
    AĞARTI:Uzakta belirsiz ak görünen cisim.
    AĞIL:Koyun barınağı.
    AĞIP DÖNMEK:Havanın b***nıklığı,bulutlu olması.
    AĞIZ BUĞU:Ağız bunu ,bunalan,sinirlenen kimsenin o andaki sarf ettiği sarf edeceği sözler.
    AĞNANMAK:Eşeğin yerde ve külde yuvarlanması.
    AĞRIMAK:Kuzu koyunların sıcaktan hastalanması.
    AĞRINA GİTMEK:Gücüne gitmek,dokunmak.
    AĞRINI ÇEKMEK:Sorumluluğunu almak, eziyetini yükünü çekmek.
    AKALGAN:Su akıntısı yada su çıkan çamurlu toprak.
    AKLI:Beyaz çamaşır.
    AL:Hile.
    ALAÇAKIR:Yarı olgun yarı ham domates gibi meyveler için söylenir.
    ALAÇIK:Bağ ve bahçelere yapılan çardak.
    ALAŞ:Ala köpek için kullanılır.
    ALAŞA:Goğ götüren,ispiyoncu.
    ALAT SEMET:Bir kattan,işi yukadan,yüzeyden yapmak
    ALAYI:Hepsi,bütünü anlamında.
    ALAZ:Bölge bölge zayıf bitki görüntüsü
    ALGIN:Hastalıklı,hastalık kapan kimse.
    ALIKLI:Akılsız sersem kimse.
    ALIMINI ALMAK:Herhangi bir şeyin,nesnenin huyunu ,verimli verimsiz öğrenmek
    ALLAH HARAZ OLSUN:Allah razı olsun.
    ALLAMAK:Şişen bacak yada kolun yonşa ve kına ile duayla boyanması.
    AN:Vücuttaki kişiye özgü işaretler,yada ek,eklem damar belirtileri.
    ANADUT:Ekin sapı kaldırmaya yarayan alet.
    APIŞMAK:Aksilik halinde,tedbirsiz olunca şaşırmak.
    ARAÇKIN:Kalın yuvarlak hacı şapkasına benzer takke.
    ARAPOCAĞI:Evlerde olan şömine tipi ocak.(-)
    ARBILMAK:Birinin üzerine yaslanmak,ağırlığını vererek yüklenmek.(-)
    ARGIN:Yorgunluk anındaki sinirlilik hali.(+)
    ARIK:Yaşlı ,yenmeyecek durumdaki hayvan eti.(-)
    ARKAÇ:Gece koyunların dağda örümde iken yattığı yer.(+)
    ARNAÇ:Karşılığı,alternatifi anlamında.(-)
    ASTARBig Grinam evlerde tavan için kullanılır.(-,+)
    AŞIR AŞIR:Aşure.(-)
    AVARA:Zayıf cılız kalmış buğday arpa türü kültür bitkisi.(-,+,İt.)
    AVLAĞI:Avlu,ev,ahır kenarını taş duvar örerek çevirme.(-)
    AYAK YOLU:Tuvalet.(-)
    AYAKÇAK:Tırpanla biçilmiş deste mesafesi.(-)
    AYDAŞ:Açlıktan çok zayıflayan,cılız olan kimse.(-)
    AYIN BİYİN OLMA:Beklemedik birini karşısında görünce söylenir. Şaşırmak.(-)
    AYINĞA:Sigara,sarma tütün.(+,er.)
    AZI :Kağnı tekerini eksende tutan ahşap kazık.(+)
    AZITMAK:Çocukları arkadan gelmesin diye başka bir şeyle oyalama.(-,+)
    BAĞIRBig Grinöş,göğüs.(Bağrı yanık,bağrı açık.)(+)
    BAĞIRCAK:Örümde yiğit koyunun beline bağlanan ve çobanın da beline bağlanan ip.(-)
    BAĞIRDAK:Beşiği uzaktan sallamak için bağlanan ip.(-,+)
    BAĞIRTLAK:Yüksek sesle konuşan için,bir de çok ses çıkaran bir kuş türü.(-,+)
    BAŞ DÖNGÜNLÜĞÜ:Acıdan ne yaptığını bilmeyen.(-)
    BAŞARATI BAĞLANMAK:Kişide kafa karışıklığı,nasip eksikliği.(-)
    BAŞI DAĞDAĞALIBig Grinert ve tasadan hiçbir şeyi umursamayan.(-)
    BAŞINI DİRNEMEK:Evlenecek kimsenin bütün ihtiyaçlarını giderek ev yapmak.(-)
    BATALGA:Bataklık yada aşırı çamurlu yer.(-)
    BECEKCİ:Mal alıp satan kişi.(-)
    BEĞLER:Erkek çocuk için söylenir,küçük bey.(-)
    BEKETMEK:Herhangi bir şeyi kapatmak.(-)
    BELERMEK:Hastalıktan dolayı gözlerin normal dışı görüntüsü.(+)
    BERE:Yara anlamında.(-,+)
    BEŞERET:Kötü insan anlamında.(-)
    BIÇIK:Tepe çukuru,dere.(+)
    BILDIR:Bir önceki yıl.(+)
    BINGILDAK:Yeni doğan çocukların kafalarındaki yumuşak doku.(+)
    BOĞARSAK:İneğin kızgınlık anında tosunlar tarafından kovalanması.(-)
    BOLUTongueekmez şırasının aktığı küçük konik oyuk.(-)
    BOZ İNMEK:İnsan ve hayvanlarda gözlerin katarak olması.(-)
    BOZ:Kırsal alan. Sarımtırak insanlar içinde kullanılır.(-,+)
    BOZARTI:Yeşili olmayan sararan kır arazi.(-)
    BOZMA:Kırma,dönme yada melezleşmiş anlamında.(-)
    BOZ***MAK:İnlemek,açı anında insanın çıkardığı ses.(-)
    BÖĞELEK TUTMA:Hayvanların büvelek denen sinek tarafından ısırılınca kaçması.(-)
    BÖĞELENMEK:Tosunun böğürerek deşelenmesi.(-)
    BÖLENMEK:Üzeri kirli şeylerle kirlenmesi,b***şması.(-)
    BÖLMEBig Grinokuz numara saçmadan oluşan tüfek mermisi.(-)
    BÖRTLETMEK:Sebze türlerinin hafiften yapısı değişecek şekilde pişmesi.(-)
    BÖRTÜ:Böcek anlamında ,yiyici böcek.(-)
    BÖTRLEMEK:Aniden yara oluşumu,sulu gıdalarda ani bozulma.(-)
    BUCAK:Köşe anlamında.(+)
    BUCAKLIK:Sergen,tas tabağın dizildiği tahta raf.(-)
    BUDALA MAYMUN ETMEK: İşi eline yüzüne b***ştırmak.(-)
    BUĞ:Buhar.(-)
    BUĞUNAK:Nemli,çok bulutlu hava.(-)
    B***MAÇ:Unla karıştırılarak yapılan çorba.(+)
    B***MAK:Kaynamakta olan sıvıyı sürekli karıştırmak.(-,+)
    BULGUR PÜSKÜRTMESİ:Vücutta çıkan bulgur büyüklüğündeki şişlikler.(-)
    BURC***NMAK:Soğuktan dolayı karın ağrısı.(-)
    BURMAK:Buruşturmak,bükmek.(+)
    BURUNSALIK:Hayvanları bağlamak için burundan geçirilen ip.(+)
    BÜĞEMEK:Suyun önünü kapatmak,kesmek.(+)
    BÜĞSÜKMEKBig Grinuyg***nıp ağlamaksı olmak.(-)
    BÜK:Böğürtlen.(+)
    BÜKLEĞEÇ:Gözleme çevirmeye yarayan düz tahta.(-)
    BÜKMEK:Öküz ve koçları kısırlaştırmak.(-,+)
    BÜRLEMEK:Bir şeyin üzerini kapatmak,örtmek bezle sarmak.(-)
    BÜZMEK:Çuval ağzını bağlayacak şekilde daraltmak,birleştirmek.(+)
    BÜZZÜK:Baldır kısımlar,kalçada kaba etler.(-)
    CAĞILTI:Akarsuyun akarken çıkardığı ses.(+)
    CALLA:Gevşek,kalitesiz et görünümü.(-)
    CANAVAR:Kurt için söylenir.(+,far.)
    CAZĞIRBig Grinurmadan yüksek sesle kötü söz söylemek.(+)
    CAZI:Cadı,kötülük isteyen kadın.(-)
    CEBELLEŞMEK:Aslı olmayan bir olayda,konuda hak aramaya kalkmak,uğraş vermek.(-)
    CELEP:Hayvan alıp satan.(+)
    CEMBER:İnce yemeni,baş örtüsü.(+.Far.)
    CENĞİRDEMEK:Büyüğüne karşı gelerek sürekli konuşmak.(-)
    CENNET KUŞU:Bay kuş.(-,+)
    CEPKİN:Kısa yelek.(-)
    CIBA:Kırkılmış sırtında tüyü olmayan keçi.(-)
    CIBILDAK:İnsan için çıplaklık.(+)
    CIBIR:Kel,sacı tüyü olmayan .(-)
    CIFIT:Bas bas bağıran .Yahudi.(+,ar.)
    CIĞA:Uzun tavuk tüyleri.(-,+)
    CILGA:İnce yol,ayakkabı bağları.(-)
    CIMBILDAMAK:Katı maddenin sıvı hale gelmesi.(-)
    CINGI:En küçük ateş,ışıltı.(+)
    CINIMAK:Mızımak,caymak.(-)
    CIRNAK:Kuş tırnağı,pençesi.(+)
    CIZI:Tarlayı aletle çizmek,ekilecek tohum için çizgi oluşturmak.(-,+)
    CIZLAVIT:Lastik ayakkabı.(-)
    CIZZIKLAMAK:Tavşan sesi çıkarmak.(-)
    CİDMİKTonguearmak ucuyla bir şeyi yuvarlamak yada sıkmak.(-)
    CİNCİK GİBİ:Alınan yada kullanılan eşyanın yeni olması.(+)
    CİNGİL:Nezle,burun akıntısı.(-,+)
    CİPRE:Üzüm salkımının çiğnendikten sonra kalan küspesi.(-)
    CİYNAK:İnce yapraklı tereye benzeyen,yere yapışılı biten ot türü.(-)
    COPLAN:Coplan derede;sarp dik büyük dere anlamında.(-)
    CÖZ BAĞIRSAK:Hayvanın yağlı kalın bağırsağı.(-)
    CULDA:Hastalık anında yüz şekli.(-)
    ÇAĞLI:Sararmış buğdayın hafif yeşilli olması.(-)
    ÇAĞMAK:Tepelerden kayan gün ışığının oluşturduğu hareketler.(+)
    ÇAKAL:Canlıda siyahta beyaz renkli deri,tüy işareti.(-,+,far.)
    ÇAKILDAK:Koyun kuyruk yününe b***şan koyun pisliğinin yuvarlak kuru hali.(+)
    ÇAKIR:Mavi gözlüler için verilen ad.(+)
    ÇAKIRGA:İçli gözleme.(-)
    ÇALGI YOĞURT:Kapta mayalanan yoğurt.(-)
    ÇALGI:Karamuk çalısından yapılan ahır süpürgesi. Eski plaklar içinde söylenir.(-)
    ÇALGIN:Yanık,kalitesi düşük bitki,yada tohumu.(+)
    ÇALPIK:Biçimsiz,düzensiz kenar.(-)
    ÇAMPALANMAK:Kap içindeki sıvının sallanması ile sağa sola çarpması,çalkalanmak.(-)
    ÇAMPAMAK:Kaşıkla sıvıyı düzensiz karıştırmak.(-)
    ÇAMPARA:Tef türü zilleri olan çalgı.(-)
    ÇAMSIMAK:Yenen herhangi bir şeyin tadının ekşimesi yada değişmesi.(-)
    ÇANAK:Çatı kiremidi için kullanılır.(-,+)
    ÇANGAL:Çalı ve ağaçların ince dikenli uçları.(+,Far.)
    ÇAPAR:Yiğit çoban köpeği.(+)
    ÇAR İĞNE:Çatal iğne.(-)
    ÇAR:Başörtüsü,kadınların başını örten herhangi bir başörtüsü.(-)
    ÇARA:İneklerde buzağlamadan önce gelen akıntısı.(-)
    ÇARLANMAK:Çarı,eşarbı kafasına takması.(-)
    ÇATLAĞAN:Küçük boylu,her-dem yeşil ağaç.(-)
    ÇAVMAK:Aşmak,eksenden sapmak,kaymak.(+)
    ÇAVUN:Tosun,koç erkeklik organı.(+)
    ÇAYGARA:Su çıkağı önündeki küçük gölet.(-)
    ÇEBİŞ:Oğlağın büyüğü.(-)
    ÇEĞEL:Elekte üste kalan.(-)
    ÇEĞMEL:Oval,çengel,asa.(+)
    ÇEKEREK:Benzeyerek,benzerliği anlamında.(-)
    ÇEKKELTongueulluk demirinin çamurunu kazımada kullanılan kazıyacak.(-)
    ÇENCİRE:Tencere.(-)
    ÇENE:Koyunların boynuna takılan çan,zil.(-,+)
    ÇENETLERİ AYIRMAK:Bacakları ayırmak.(-)
    ÇENTEBig Grinokuma çoban azık çantası.(-)
    ÇENTİKBig Grinüzenli yapılan işaret.(+)
    ÇEPEL:Ürünün sapı,küspesi.(+)
    ÇEPİN:Çapanın küçüğü.(+)
    ÇERİK:Yarımlağa yarısı.(-)
    ÇETENE:Soy kütüğü yada kayıt tutmak.(-)
    ÇETİN:Çok dik tepe sırtları,sarp alan.(-,+)
    ÇIĞIR:Yol,yol açmak.(Karlı arazide çığır aç)(+)
    ÇIĞIRMAK:Türkü söylemek.(+)
    ÇIĞSIMAK:Çiğsime,hafif yaşartı,ıslaklık.(-)
    ÇIKI:Küçük bohça.(+)
    ÇIKILAMAK:Çıkıyı sarmak düğümlemek.(+)
    ÇIKKIN:Boşanmadan kocasından ayrı yaşayan kadın.(-)
    ÇILINTI:Ağaç dallarının ince dalları.(-)
    ÇIRPI:Kuru yanmaya hazır,yapraklı ince ağaç dalları.(+)
    ÇIVDIRMAK:Çıldırmak.(+)
    ÇIVGIN:Fırtınalı şiddetli yağış.(+)
    ÇİCİKLERİ GEVŞEMEK:İnsanın sinirlerinin gevşemesi.(-)
    ÇİÇ:Bakliyat türü sebzenin kuruyan kabukları.(-)
    ÇİĞİNDİRİK:Yaşken kesilen bir ağacın,kurumuş yapraklarla beraber dallarına denir.(-,+)
    ÇİĞSİME:Çiseleme.(-)
    ÇİLE:İp çilesi,ip bağı,demeti.(-,+)
    ÇİLELENMEK:Şişmanlamak,etlenmek üzerine gelmek.(-)
    ÇİLEMEK:Sermek,serpiştirmek,tuz çilemek.(-)
    ÇİLLENMEK:Bekletilen gıdaların küflenmesi,benek benek (çil çil) leke olması.(-)
    ÇİLTE:Semere yük sarmaya yarayan uzun çiftli urgan.(-)
    ÇİLTİM:Üzüm salkımının küçük demeti.(-)
    ÇİNEĞER:Büyük gözlü elek.(-)
    ÇİNTİ:Kadınların giydiği,desenli şalvar tipi elbise.(-)
    ÇİRK:Hayvan gübresinin yanacak şekilde kuruması.(-)
    ÇİRTMEKTonguearmakla hızlı vurmak.(-)
    ÇİSENTİ:Hafiften atıştıran yağmur,oluşan nemli hava.(-)
    ÇİŞMEK:Ağaç dallarının en ince dal uçları.(-)
    ÇİTEN:Çalı tipi bitkilerle ile avlağı çevirmek.(+)
    ÇİTİ:Sap kağnısında yanlara sap düşmemesi için ip yada telden yapılan koruma.(-,+)
    ÇİTEMEK:Kalın ip,tel gibi malzemelerle,büyük ve geniş dikiş atmak.(-)
    ÇİTİLEMEK:İki parmak arasında bez türü şeyleri birbirine sürterek kirini çıkarmak.(+)
    ÇİTLEMEK:Kuru gevrek şeylerin çit diye ses çıkararak yarılması.(-,+)
    ÇONA:Çoban yardımcısı.(-)
    ÇOR:Kepek,tuz ve su karışımı,koyunlara verilen karışım.(-,+)
    ÇOR:Olmayan dert tasa,bahane, (çorlu: dertli, çile.)(+)
    ÇOT:El yada ayakları tutmayan,sakatlık.(-)
    ÇOTUK:Üzüm kütüğü.(+)
    ÇOTURUM:Sakata çıkan,sakat olan.(-)
    ÇÖÇÜN k****k:Kurutmak,talan etmek.(-)
    ÇÖĞELMEK:Yatarken dikilmek,diz üstüne gelmek,dinelmek,karşı gelmek.(-)
    ÇÖĞMEK:Yük dengesinin bozulması.(+)
    ÇÖĞÜR:Yeni fışkın,yeni çıkan filiz(+)
    ÇÖĞÜRTMEKBig Grinikilecek bağ yada diğer meyve ağacı çubuğu parçası.(-)
    ÇÖKEK:Çökük çukur arazi.(+)
    ÇÖKELGE:Çökük arazi.(+,-)
    ÇÖRDÜK:Küçük armut türü , akça armut.(-)
    ÇÖRPÜ:Kırıntı odun çöpü.(-)
    ÇÖRTEN:Çatıdan akan yağmur suyunun atıldığı oluk.(+)
    ÇUL:Çuval.(-,+,ar.)
    ÇULLANMAK:Birinin üstüne abanmak,yüklenmek.(+)
    DADAK:Tatlı çocuk yiyeceği.(-)
    DADANMAK:Alışkanlık yapmak,istenmeyen olay için kullanılır.(+)
    DAFAR GELMEK:Karşılık vermek,kişi için üstesinden gelmek.(-)
    DAĞLAMAK:Kızgın ateşle ,yarayı yakmak(+,Far.)
    DALAP:Eşek için kızgınlık hali.(-)
    DALGIÇ KEPÇE:Küplerden pekmez almada kullanılan kepçe kaşık.(-)
    DALLAMAK:Sapı samanı biraz öte atmak.(-,+)
    DALYABig Grinalye,ondalık,yüzdelik dilim için söylenir.(-)
    DANGAZ:Çarpık biçimsiz eşya,malzeme.(-)
    DARILTMAK:Başkasını küstürmek.(+)
    DAYAKBig Grinestek.(+)
    DEFERBig Grinefa,bir sefer anlamında.(+)
    DEĞENK:Tevek anlamında,kavun karpuz dalı veya kökü.(-)
    DELİKANLIBAŞIBig Grinüğünlerde oynayan halay çeken delikanlıları disiplin eden bir arada tutan kişi.(-)
    DEPİNGİ:Bağ kazma aracı belde ayağın bastığı ,tepilen yer.(-)
    DESTİMAL:Mendil.(+)
    DEVŞİRMEK:Aklını başına almak,zarar verecek hareketlerden kaçınmak.(-,+)
    DIKIM:Lokma.(-)
    DIKMAK:Kapatmak,hapsetmek.(-)
    DILLIŞ:Sevinç anında söylenir.(-)
    DIMDIK:Çocuğun şımarması.(-)
    DIMIŞKI:İnce uzun,düz teneke yada lama.(-,+)
    DİFTMEK:Keçi koyun yününü kabartma,açma.(-)
    DİĞDİRMEK:Basınçtan dolayı sıvının ince püskürmesi.(-)
    DİĞİR DİĞİR:Vücuttaki ucu sivri şişlikler.(-)
    DİLMEK:Bez türü şeyleri dilim dilim yırtmak,kesmek.(-)
    DİNEĞRİ:Oyun kağıtında karo için söylenir. Bozuk kare,yada dikdörtgen.(-)
    DİNELMEK:Ayakta sabit durmak.(+)
    DİNNİMANLIBig Grininli imanlı dan türeme,yapılan işin yada nesnenin işe yarar kullanışlı olması(-)
    DİP KADİM:İlk önce,evvela.(-)
    DİRECEN:Yük dengesi boz***n tavan,ağaç gibi nesnelere yapılan destek araçları.(-)
    DİRİYATBig Grinirayetli,canlı görünen.(-)
    DİRLİK:Sağlık,geçim durumu.(+)
    DİŞEMEKBig Griniş çıkarmak.(+)
    DİŞİRİCİBig Grinilenci,çarpıcı kimse.(-)
    DİŞİRMEK:Çalmak çırpmak.(-)
    DİVİNMEK:Kendi başına uğraşmak,uğraş vermek.(-)
    DOGU K***KLI:Koyun ve keçilerde kısa ve dik k***klılık.(-)
    DOLAPLAMAK:Kendiliğinden dolanan ip.(-)
    DOMURMABig Grineride yuvarlak şişkinlikler.(-)
    DOMURMAK:Ağaçların tomurcuklanması.(-)
    DOMUŞMAK:Kızma anındaki sıkkınlık hali.(-)
    DONAĞA GİRMEK:İnsanın dış şeklini görüntüsünü değiştirmesi.(-)
    DONÇAĞBig Grinonçulunu üstten tutturmaya yarayan uzun ağaç.(-)
    DONÇULU:Kağnıda saman çekmede kullanılan keçi kılından yapılan çul.(-)
    DÖĞEÇ:Sarımsak dövmede kullanılan ağaç.(-)
    DÖĞÜN ETMEK:Sert yağan yağmurun toprağı dövmesi,pekleştirmesi.(-)
    DÖĞÜNMEK:Sitem edip,kendi kendine yada etrafa zarar vermek.(-)
    DÖKMENLİ:Giyilen elbisenin sallı geniş olması yada göstermesi.(-)
    DÖL:Kuzu topluluğu.(+)
    DÖLENMEKBig Grinüzelmek,düzelmek,istenilen kişiliğe gelmek.(-)
    DÖMBELEK:Tef,davul gibi ses çıkartan çalgılar.(-)
    DÖNELEMEK:Şaşkınlık anında kendi etrafında dönmek.(+)
    DÖREĞEN:Bahçe fidelerini yiyen çekirgeye benzeyen böcek.(-)
    DUHULBig Grinoğumu, doğum tarihi.(-,+,Ar.)
    DULDA:Kuytu,tenha yer anlamında.(+)
    DULUK:Yüzün nefes tutunca şişen kısmı.(+)
    DÜBÜR:Hayvanın anüs organı.(-)
    DÜRMEK:Bez türü şeyleri katlamak,düzeltlemek.(+)
    DÜRÜ:Nişanlılık dönemde oğlan evinden kız evine götürülen çeyizlik hediyeler.(-)
    EBE:Babaanne anneanne için kullanılır.(+)
    EBEM BULGURU:Küçük yapılı dolu,kırcı.(-)
    EFAN:Hafif.(-)
    EFTAL:İlk önce,acil.(-)
    EĞİRMEK:Kirmenle yünü çevirerek ip haline getirmek.(+)
    EĞİŞMEK:Öküzlerin dönmesi için verilen komut.(-)
    EĞLENMEK:Beklemek.(-)
    EĞREK:Büyükbaş hayvanların dağda yattığı yer.(-)
    EĞSİKLİ:Kadınlar erkeklere göre on gün eksik doğduğu için,kadın anlamında.(-)
    EKENEK:Çiftçinin ektiği yada ekeceği tarla veya rençperlik işleri.(+)
    EKMEKAŞI:Ekmek üzerine sıcak su dökülüp üzerine baharatlı terbiye dökülmesi.(-)
    ELCEK:Tırpan kolunda tutmaya yarayan küçük tahta.(-)
    ELEĞİM SAĞMAL:Gökkuşağı.(-)
    ELLİKLEME:Orakla biçimde sapı tutmak için ele geçirilen beşli ağaç.(-)
    EMECEN:Hayvanların kanını emen kertenkele türü.(-)
    EMEĞİ KORUTMAK:Yapılan işin kurtarması,zarar etmemesi.(-)
    EMİŞİK:Kardeş olmayıp aynı memeden emenlerde kullanılır.(-)
    ENTARİ:Eski tip düğünlerde giyilen yelek.(+,ar.)
    ERGİN:Erimiş olan,meyvede fazla olgunlaşma.(-,+)
    ERİNMEK:Üşenmek,işini yapmayan,umursamayan kimse.(+)
    ERKEÇ:İri erkek keçi.(+)
    ERSİN:Küçük kazıyacak.(-)
    ERSİRAN:Tekne kazıyacağı.(-)
    ESEMESİZ:gereksiz yerde gereksiz hareket yapan kişi.(-)
    ESETLEMEK:Başkasını karalamak.(-)
    EVERMEK:Evlendirmek.(+)
    EVLEK:Ürünün olduğu bölge.(mantar evleği)(+,yun.)
    EVRAN:Çok büyük yılan.(-)
    FAK:Sapan.(+,ar.)
    FAR FAR:Fazla fazla harcamak.(-)
    FARÇLANMAK:Çocukların zarar verecek şekilde şımarması.(-)
    FEHMETMEK:Anlama,görme,olaya hakim olmak.(+,ar.)
    FIŞIKMAK:Aşırı şımarmak,azmak,kafasına göre davranmak.(-)
    FIŞKIN:Ağaç kökünden çıkan filizler.(+)
    FİNGİRDEMEK:Yavaşça sürekli gülme.(+)
    FİREK:Anahtar.(-)
    FİRİKTongueiliç.(-,+)
    FİYİLSİZ:Edepsiz adapsız davranan,konuşan.(-)

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Sure İsimleri Alfabetik
  3. Alfabetik Sırayla Eserlerin Yazarları
  4. Kur'ândaki Sıraya Göre Sure isimleri Listesi Alfabetik Siraya Göre Sure Isimleri - Alfabe
  5. Alfabetik Ateşli Yanan Yazı fontları
  6. Doğu anadolu bölgesinin şivesi, Doğu anadoluda kullanılan şiveler
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    GAĞELLEMEK:Çabuk yanan kuru ot ve çöple tandırı yanacak duruma getirmek.(-)
    GAHAM:Akraba,hısım anlamında.(-)
    GAMBAK:Yonga yada ağaçtan yontulmuş parçalar.(-)
    GARAMET ÇALMAK:İftira atmak(-)
    GAREVLEBig Grineriden yapılan altı kösele topuklu ayakkabı.(-)
    GARK OLMAK:İki yada daha fazla maddenin eşit şekilde karışması.(-)
    GAVURGA:Mısır patlağı.(+)
    GAYDALAMAK:Kaymaktan;yılanın çok hızlı otlar arasında gitmesi,kayması.(-)
    GAZEKİBig Grinayanıklı yelek.(+)
    GELEĞİ:Yer sincabı.(-)
    GEN:Uzun süre sürülmeyen arazi.(+)
    GERİLİK:Özel günlerde giymek için katlanıp kaldırılan elbiseler.(-,+)
    GERMEÇ:Bir şeyin önünü kapatmada kullanılan cisimler.(-)
    GERNEŞMEK:Gerilmek,vücudu esnetmek.(-)
    GET:Sıkıştırmaya yarayan küçük yassı parça.(-)
    GEVER:Ark,küçük su kanalı.(-)
    GEZDANBig Grinişi toklunun büyüğü.(-)
    GICIK:Melez koyunlarda kullanılır.(-)
    GIDAKLAMAK:Tavuğun çıkardığı ses .Gizliyi saklıyı söyleme.(+)
    GINDAP:Sicim,yada deriden yapılan ip.(-)
    GIRCILLI:Ala bele renkte olan cisim,elbise renklerine denir.Yada açık mavi gözlülerde de kullanılır.(-)
    GİDİŞMEK:Kaşınmak.(-)
    GOCA:Koca anlamında,ulu,yüce anlamında,evliya,erenler için kullanılır.(+)
    GOĞAK:Kavlamış derinin kıl ve tüydeki görüntüsü.(-)
    GOĞLAMAK:İspiyon etmek,sırrı başkalarına söylemek.(-)
    GOĞZAK:Açıklık olan kapı pencere aralığı.(-)
    GÖCEK:Buğdayın yavr***ması.(-)
    GÖCEN:Tavşan yavrusu.(+)
    GÖĞ KESMEK:Evlenecek çiftler için alınacak çaput,bez ,eşya türü şeylerin anlaşarak alımı.(-)
    GÖĞ:Olgunlaşmamış meyve rengi,koyu yeşil,mavi renk içinde kullanılır.(-)
    GÖĞEM:Küçük yuvarlak ve ekşi meyvesi olan bitki.(-)
    GÖĞERÇİLE:Rutubetten oluşan küfler.(-)
    GÖĞERTİ:Tarladaki yeşillik,yeşil alan.(-,+)
    GÖĞLÜ:Renkli çamaşırlar.(-)
    GÖĞMEN:Mavi gözlü kişi.(-)
    GÖLERMEK:Kendini salma,koyuverme,zora girme,iflas etme.(+)
    GÖMPÜLTongueatates için söylenir.(-)
    GÖPEY:Çok gezen köpek için kullanılır.(-)
    GÖTLEK:Karşısındaki ile ala eden ,dalga geçenler için kullanılır.(-)
    GÖYNÜMEK:İçten içe koku yaparak yanmak.(-)
    GÖZELEME:Tarladaki fideleri seyreltme.(-)
    GUBAŞMAK:Birleştirmek,ortak olmak (iki şahsın hayvanlarını karıştırarak gütmesi).(-)
    GULOPA:Kütük parçası,gambak.(-)
    GURAK GURAK:Küme küme yada art arda giden topluluklar.(-)
    GÜBÜR:Kırıntı yada pislik topluluğu.(+)
    GÜDEK:Sıra,nöbet.(-)
    GÜDÜ:Büyük baş yoz hayvanların,dağda yalnız topluca otlaması.(-)
    GÜDÜKLEME:Kısa değnek anlamında.(-)
    GÜĞÜRDEMEK:Konuşamayan çocuğun çıkardığı sesler. Yada akan suyun sesi.(-)
    GÜLÜ:Hindi.(-)
    GÜME:Avcının gece in başında ,bekleyerek avlanması.(+)
    GÜNEŞ ARNI:Güneş altı güneş altında sıcak alan.(-)
    GÜNÜLEMEK:İkincisi de aynı anda olunca kıskanması,(insan,çocuk için).(-)
    GÜRKE YATMAK:Tavuğun kuluçkaya yatması.(-)
    GÜŞENE:Bakır tencere.(-)
    GÜVEĞİBig Grinamat(-)
    HACAT:Hacet,ihtiyaç olunan malzeme,araç gereç.(+,Ar.)
    HACIMAĞGÜLBig Grinüğünlerde oğlan evinden kız evine götürülen ayakkabı ayna türü eşyalar.(-)
    HAL BERİ:Cümlede;olağan durumu anlatır.(Hal beri derken zaman geçti.).(-)
    HAL HALIN:Cümlede;zamanında yetişemeyen kişilerde kullanılır.(Hal halın gelmedi.).(-)
    HALİ:Boş ıssız hazine arazisi.(-,+,Ar)
    HALK OLMAK:Zararlı haşerelerin türemesi,ortaya çıkması.(-)
    HAMPALAMAKTonguearmaklarlı dolduracak şekilde bir şeyi tutmak.(-)
    HARPIÇ:Kerpiç çamuru.(-)
    HASİDETongueekmez,un,sudan yapılan hamur kıvamı yemek.(-)
    HAVRINI ALMAK:Kişinin cinsel arzusunu gidermek.(-)
    HAVŞE:İki pilastik boruyu ısıtarak bir biri içine s****k.(-)
    HAYAT:Koridor.(-,+)
    HEÇİK:Çatıda direk üstü yassı parça.(-)
    HEĞ: Eşekle üzüm taşınan büyük sepet.(-)
    HEĞBE:Eşekle yük çekmek için bezden yapılan iki gözlü dokuma.(-)
    HERENİ:Bir tür kazan.(-)
    HINZIR:Muzurluk yapanlar için söylenir .Domuz demek.(+,ar.)
    HİĞKİRMEK:Çocukların çıkardığı ince yüksek sesler.(-)
    HİLTER:Kayış demiri ve iple açıklığı dikme bağlama anlamında da kullanılır.(-)
    HOPA:En iri erkek kömüş.(-)
    HORA GEÇMEK:makbule geçmek.(-)
    HORANTA:Çalışmadan yiyen takım,yada her türlü yiyecek.(+,Far.)
    HORTMAK:Kalın geniş düğüm,çıkıntı.(-)
    HOT:Kalça yada kalça bel bağlantısı.(-)
    HOZAN:Kırsal otlak alan.(+)
    HÖĞKÜRMEK:Haykırmak,zikir yapanların çıkardığı yüksek seler.(-)
    HÖRÜKLEMEK:Balık sırtı yüklemek,haddinden fazla yüklemek.(-)
    HUMAYIN:Kaput bezi.(-)
    IDIDIKÇI:Az bir şeyden huylanıp kabul etmemek için bir sürü laf yapma.(-)
    IĞIL IĞIL:Hamur kıvamı.(-)
    IĞILDAMAK:Hamur kıvamında akmak.(-)
    IHMAK:Kişi için düzelmek,yapılan zor işin rayına oturması.(+)
    IHTIRMAK:Eşek deve gibi hayvanları yük yüklenecek şekilde yatırılması.(-)
    IKIŞMAK:Verim artışı,aşırı çoğalma ,aşırı dolmak.(-)
    ILDIR IŞIK:Apaydınlık.(-)
    ILMIK:Çok olgun,yumuşak meyve.(-)
    INŞAMAK:Bir şeyin yerinden oynaması.(-)
    IRAMAK:Uzaklaşmak.(+)
    IRGALANMAK:Sağa sola sallanmak.(+)
    ISLI:Islak bekleyen ürün yada su içindeki ürün.(-)
    ISMARIŞ:Ismarlanan şey.(-)
    IŞMAR:Konuşmadan bir yeri işaret etmek.(+)
    IZVANDUT:İri yarı insan için kullanılır.(-)
    İBİK:Uç.(İbiğinden tut.)(+)
    İCİCİK:Azıcık.(-)
    İCİRİNİ KAÇIRMAK:Haddini aşmak,işin ucunu kaçırmak.(-)
    İFLAKI SÖKÜLMEK:Bütün gücünü,sağlığını,sermayesini kaybetmek.(-)
    İĞ:Uzun ve yuvarlak yün eğirme aracı.(+)
    İĞE:Kaburga kemiği.(-)
    İĞECEN:Kuru ot başağı.(-)
    İHLAK OLMAK:İhya olmak,düzlüğe çıkmak iyi konuma gelmek.(-)
    İKRARINI VERMEKTongueazarlıkta karşı tarafın istediği fiyatı vermek yada öğrenmek.(+,Ar.)
    İLENMEK:Başkasının kötülüğünü istemek.(+)
    İLİĞİ DAĞATİ ÜZMEKBig Grinağati,takati olabilir. Aşırı uzun süre bunalmak.(-)
    İLİKBig Grinüğme.(+)
    İLİŞMEK:Belaya b***şmak.(-,+)
    İMBAL:Çok kısa ve ucu iğneli sopa.(-)
    İNCE DALAN:Vücut yapısı ince olan.(+)
    İNEMEK:Hayvanların k***klarını işaretlemek için hafiften kesmek,Hayvan ayırma izi.(-)
    İNGİN İNMEK:Yüzün suratın hastalanıp şişmesi.(-)
    İNGİN:Alçak yer,düşük kotta arazi.(-,+)
    İRASET:Olgunluğa erme,vaktinin gelmesi,Ömrünün yetmesi.(-)
    İRECEK:Sahur vakti.(-)
    İRİŞKİN:Ermiş kimse,eren ,evliya.(-,+)
    İRKİLMEK:Korkudan geriye doğru çekilir gibi yapmak.(+)
    İRKİNTİ:Biriken.(+)
    İRKMEK:Biriktirmek.(+)
    İRMİYESİCE :İlenme sözü,eremiyesice,***şamıyasıca gibi anlamda.(-)
    İRSEĞİ:Soğuk hissetmek,ayaz,buz kesmek.(elleri irseği gibi).(-)
    İSEĞİ: Yanmakta olan odun tezek parçası .Ateşteki yanıcılar.(-)
    İSSİK:Yoldaki çukurluk.(-)
    İŞLİK:Gömlek.(+)
    İTEĞİ:Hamurun üstüne örtülen bez.(+)
    İTİŞMEK:Bir kişinin başkasıyla sürekli uğraşması,musallat olması.(-,+)
    İTTİRSEĞİ:Vücutta çıkan kızarık ve şişkin yara.(-)
    İVECEN:Acele eden kişi.(+)
    İVET İVET:Acele acele.(-)
    İVGİN:Acele olan iş.(-)
    İVMEK:Acele etmek.(+)
    KAÇGIN:Kaçak anlamında.(-)
    KADAK:Küçük çivi.(-)
    KADERLİK OLMA:Birinin hakkının yenmesi.(-)
    KAĞŞAK:Malzemenin oynaması.(+)
    KAHRINI ÇEKMEK:Başkasının derdini tasasını çekmek,yaşamak.(-)
    KAHRİMEN:Kahır çeken.(-)
    KAKILI-ÇAKILI:Var olan malın malzemenin çok miktarda olması.(-)
    KAKIRDAK:Kuyruk yağının sızdırılıp kalan kuru yağ.(+)
    KAKIŞTIRMAK:Emsalinin yanında bir diğerini kötülemek(-,+)
    KALEMEK:Odunu yanacak şekilde üst üste k****k.(-)
    KALGIMAK:Oynama,zıplama,sürekli sabit yerde hareket etmek.(+)
    KANÇIKMAK:Kesilen hayvan etinde kanlı sopa izi.(-)
    KANDIRAKÇI:Kandıran kimse.(-)
    KANIRTMAÇ:Kanırmaya yarayan uzun ağaç,metal parçası.(-)
    KANMAK:Susuzluk anında içilen suya doymak.(+)
    KAPAMA:Suyun kaynaktan alınırken taştan yapılan örtü.(-,+)
    KAPAŞMAKBig Grineliğin tamamen kapakla kapanması.(-)
    KARADİKİ:Hayvan etinin yağsız eti.(-)
    KARALTI:İnsan,hayvan sureti,gölgesi.(-)
    KARAUYRA:Kara rüya,uykudan uyanamama,kıpırdayamama,nefes alamama.(-)
    KARGIN:Tandır ekmeğinin yanık yada yenilmeyecek kadar pişmemiş hali.(-)
    KARMA:Kepek,arpa kırması ve suyu karıştırarak yapılan hayvan yemi.(-,+)
    KARMAK:Hayvanın yemi fazla yiyip iştahının kesilmesi.(-,+)
    KARPİZİYA:Büyük çivi.(-)
    KARSANBALIK:Kargaşa,karışıklık.(-)
    KARTAĞIMAK:Kartlaşmak.(-)
    KASIK DONU:Külot.(-)
    KAŞBig Grinam çatı uç tarafı,saçak.(-,+)
    KAŞMER:Rezil olan kişi için söylenir.(+)
    KATINCI:Kendi hayvanının yanına,başka hayvan katanlar için söylenir.(-)
    KAV:Az bir kıvılcımla yanmaya hazır kuru ot yada koyun yünü.(-,+)
    KAVİLLEŞME:Sözleşme,anlaşma.(+)
    KAVRAMA:Zayıf buğdayı orakla yolmak.(-,+)
    KAVRAŞMAK:Ateşle odunun tutuşması,iki kişinin kapışması.(-)
    KAVUZ:İri saman.(+)
    KAYAĞAN:Yassı düz taş.(+)
    KAYGANA:Yumurtalı cıvık hamurdan yapılan kızartma.(-)
    KAYIM:Sağlamlık.(-)
    KAYITTongueencere kalıbının takıldığı dış kalıp.(-,+)
    KAYRAK:Bileğe taşı.(+)
    KEHBig Grinoruk.(-)
    KEKREMSİ:Tadı buruk,kisli su.(-)
    KELEP:Saçların sıkı örülmesi,düğümlü örgü.(+)
    KELERMEK:Küçüklerin büyüğüne kafa tutması.(-)
    KELLEYİ KERTMEK:Maddi açıdan belirli bir seviyeye gelmek.(-)
    KEM:Kötü gözler.(+,Far.)
    KEMÇİRMEK:Açı çeken tiki sesi,birine çatan insanın bağırarak konuşması.(-)
    KENER:İnce bir başörtüsü.(-)
    KEPİLDETMEK:Gözünü açıp kapamak.(-)
    KEPİR:Verimsiz kil toprak.(+)
    KERME:Kalıpla dökülen tezek.(-)
    KES:kuru otun saman hali.(-,+)
    KESENE:Karı zararı içinde olan işin sorumluluğunu alma,işi yüklenmek.(+)
    KESME:Bostanda karıklar topluluğu.(-)
    KIĞ:Koyun keçi gübresinin kuruyup dağılması.(+)
    KIĞIŞ:Koyun keçi gübresinin kurumuş hali.(-)
    KILAĞI:Bıçak balta gibi aletlerin keskinliği,keskin kısmı.(+)
    KINDIRGA:Çayırlarda biten ince,diken yapraklı çayır bitkisi.(-)
    KIRAN:Ölümcül salgın hastalık.(+)
    KIRKLIK:Koyun kırkmada kullanılan makas.(-)
    KIRMA:Melez yada kırılmış arpa.(+)
    KIRNA:Kıskanç.(-)
    KIRNAV:Kedilerin kızgınlık zamanı.(+)
    KIRS:Cimri,kıskanç anlamlarında.(-)
    KISIRA ÇALMAK:Sütün yağını almadan yoğurda çalmak.(-)
    KISSIK:Uç noktadaki köşe,dar alan.(-)
    KITSAK ERMEK:Çok önceden olan olayı zar zor hatırlama.(-)
    KIYNAÇ:Tandır pidesi.(-)
    KIYNIZ:Hayvan boynuzu.(-)
    KIZAN:Köpeklerin çiftleşme dönemi.(-,+)
    KIZGAÇ:Tarlada genelde kumlu yerlerin su kaybedip ürünün yanık olması.(-)
    KIZMIK:Hayvanların önünden artan iri saman.(-)
    KİKİRDEMEK:Alçak sesle gülmek.(-)
    KİPİR KİPİR:Gevreklik ölçüsü.(-)
    KİRİMEK:Kendi kendine küsmek.(-)
    KİRK:Gergin kaslı,sıkı yapılı olan.(-)
    KİSBig Grinayanıksız ak kaya,kireç taşı.(-)
    KOCACIK:Semerde urgan sarmaya yarayan çengel demir.(-)
    KODAK:Büyük çuval.(-)
    KODAZ:Çerik yarısı.(-)
    KOLAN:Semeri eşeğin beline tutturmak için bağlanan ip.(+)
    KOLTUK BAŞI:Buğdayın yavr***ması.(-,+)
    KOLTUK:Arazide sırttaki düzlük anlamında.(+)
    KOPTURMAK:Eşeği dört nala koşturmak.(-)
    KOR:Kuvvetli meyve sebze kokusu,araması.(-)
    KOR:Yanan odunun köz hali.(+)
    KORU:Kökü çok kalın meşe.(-,+)
    KORUK:Üzümün olmamış hali.(+)
    KOTARMAK:İşi bitirmek,bir yerden bir yere aktarmak.(+)
    KOYAK:Tepe çukuru.(+)
    KÖM:Kömce ,bütünü, hepsi,tamamı anlamında.(-)
    KÖP:Kağnıda kullanılan kalas.(-)
    KÖPLEME:Kalas tipi damda kullanılan ağaç yada kerpiç hatılı.(-)
    KÖREM:Oğlağın büyüğü.(-)
    KÖRPE:Küçük çok küçük,taze yavru.(+)
    KÖRSEĞİMEK:Işığın ferinin normalden az olması,yada azalarak kesilmesi.(-)
    KÖS KÖS:Uyuşuk uyuşuk yürümek.(+)
    KÖSSEĞİ:Yarı kül yarı ateş .(-)
    KÖSÜREBig Grinoğal bileğe taşı.(-)
    KÖTE:Ekmeğin yanığı.(-)
    KÖTÜRÜM:Kötülemek,zayıflamak.(+)
    KÖYGÖÇÜREN:Taban suyu yüksek arazide yetişen uzun ot.(+)
    KUBARMAK:Büyük insanlarda,başkasına üstünlük sağlar gibi uzaktan görünmek.(+)
    KULLAP:Kapılarda demir kancalı menteşe.(+,ar.)
    KULPLAŞMAK:İki şahsın ortaklaşa tutarak,bir şeyi kaldırması.(-)
    KURNATongueınar musluğu.(+,ar.)
    KURNAMAK:Kedilerin ve köpeklerin yavr***ması .Çoğalmak anlamında da kullanılır.(-)
    KURUM:Bacada duman kalıntısı.(+)
    KUŞANMAK:Herhangi bir kayış,tüfek,gibi asılacak yada takılacak eşyaları,takınmak.(+)
    KUYTU:Rüzgar almayan ,tenha yer.(+)
    KUZ:Kuzey kuzeyde kalan,güneş görmeyen soğuk yer.(+)
    KÜHÜR KÜHÜR:Sıcak havada esen serin rüzgar.(-)
    KÜLLEĞİ:Tandırda alttan hava deliği.(-)
    KÜLLÜKLEĞİ:Kül dökülen yer,küllük.(-)
    KÜLÜNKBig Grinuvar ustalarının kullandığı küçük tokmak.(+,far.)
    KÜLÜSTÜR:İşe yaramaz,eski eşya alet.(+)
    KÜMBÜL:Şişman anlamında.(-)
    KÜN:İnek koyun gübresinin kurursu,gübre olmuş hali.(-)
    KÜPEÇİK:Küpün en küçüğü.(-)
    KÜPEÇTETongueencerede,alt kenarı tutturmaya yarayan demir parçaları.(-)
    KÜRE:Arı kovanı,arı kovanına benzeyen üstü düz uzanan dağ.(-,+,Ar.)
    KÜRNEK:Koyunların sıcakta birbirine sokulması.(+)
    KÜSKÜ:Tandır ateşini karıştırmaya yarayan uzun değnek.(+)
    KÜT DÜŞMEK:Hasta olup iş görememek.(-)
    KÜT:Ayakları tutmayan,yada ateşe düşen ekmek.(-,+)
    KÜYDÜRMEK:Yere yakın atmak,fırlatmak.(-)
    LAF AVURTLAMAK:Konuyu geçiştirmek için başka kon***ra geçmek.(-)
    LIPALIP:Son haddine kadar doldurmak.(-)
    MACAR:Yiğit ve genç tosun yada öküz .Macar tipi inekten gelme.(+)
    MAÇÇALI:Hafiften kötülemek için söylenir.(-)
    MADIRGA:En küçük usta çekici.(-)
    MAFİR:Belli bir zaman sonra .Bir mahir sonra.(-,+,ar.)
    MAĞALLAK:Ortalıkta,boşlukta kalmak.(-)
    MALAMA:Sap samanın dağılması.(+,yun.)
    MALİM OLMAK:Uzaktaki yada olacak olayı hissetmek.(+)
    MAMİRBig Grinüzgün düzenli.(-)
    MANÇBig Griniri pişen yiyecekler için fazla pişip mıcık mıcık olması.(-)
    MANTI:Bıcağın sapsız hali.(-)
    MAYASIR:Basur hastalığı.(+)
    MAYASIZ:Maya katılmadan yapılan sarı ekmek,kete de derler.(-,+)
    MAYISLAMAK:Koyu yeşil ot yiyen hayvanların cıvık dışkısı.(+,it.)
    MAYLAŞMAK:Mayışmak,kendini koyu vermek.(-)
    MAZARAT:Yaramazlık yapan çocuk,zarar veren haşere.(-)
    MEĞERSİMEMEKBig Grineğer vermemek . Meğersimedi;beğenmedi,değer vermedi anlamında.(-)
    MEHEL ALMAK:Kişiyi dikkate almamak,ilgi göstermemek.(-)
    MERES:Köpek yaşı.(-)
    MERTEKBig Grinamlarda kullanılan ince yuvarlak uzun ağaç.(+,er.)
    MEŞOŞ:Saflaşmak,kafa döngünlüğü.(-)
    MEVTAÇ:Muhtaç.(-)
    MEZELEMEK:Başkasının söylediklerini alay ederek tekrarlamak.(-)
    MINCIMAKBig Grinarbeyle ezilen insan eti.(-)
    MİYMANATSIZ:Lüzumsuz,işe yaramaz.(yaptığı hareketle çirkinleşen)(-)
    MÖHLÜZTonguearasız züğürt,uyuz anlamında.(-)
    MUDARA ETMEK:İşi düşülen kişinin istenmeyen davranışlarına hoş görmek.(+)
    MUDARADAN:Yukadan bir kattan ,umursamadan.(-)
    MUHANET:Sevilen kişinin yaptığı,istenmeyen hareketlerde kullanılır.(-)
    MUKUYAT OLMAK:Mukayet olmak,göz k***k olmak,korumak.(-)
    MUSALLAT OLMAK:Hastalık yada tasanın kişiyi bırakmaması.(+,ar.)
    MUSKA:Arazi kenarlarının düzgün olmayışı,muska gibi çapsız oluşu.(-,+,Ar.)
    MUYLU:Kağnı tekerinde eksen başına çakılan ağaç kama.(+,Ar.)
    MÜHİT:Bölge mıntıka.(-)
    MÜRDÜK:Bezelyeye benzer yenen yabani bir bitki.(-)
    NALINBig Grinüğünlerde geline alınan terlik.(+,Ar.)
    NAVRAKSIZ:Yüz şekli çirkin ,kötü görünen.(-)
    NAVRUZ:Susam görünümünde kardelen cinsinden nadide çiçek türü.(-)
    NEŞAĞI:Nasıl ,nasıl yani.(-)
    NODA:Aslı Loda’dır .Samanın savrulmaması için bastırarak toplanması.(+)
    O DEĞİLDEN:Bir bahane ile olayın içine girme,yada salıklanmak.(-)
    OD:Ateş,kor.(+)
    OĞATÇA:Onatça,düzgün anlamında.(-)
    OK ATMA:Taş odun ve bunun gibi malzemeler kullanılarak tarla pay etmek.(+)
    OKLAVAÇ:Hamur açmaya yarayan yuvarlak tahta,oklava.(-)
    OLUK:Çeşmeden akan suyun toplandığı yer.(+)
    OMAÇ:Ekmeğin ufalanmış hali yada ufalanmış ekmekle yapılan yemek.(-)
    ONDURMAK:İyi yönde herhangi bir alanda gelişme.(+)
    ONMAK:İyi duruma gelmek.(+)
    ORDAN AĞRI:Oradan aşağısı anlamında.(-)
    OSMANLI:Gösterişli,gururlu yürüyen kadınlar için söylenir.(+)
    OTURMAKÇI:Misafir.(-)
    OYRAK:Koyunların yayıldığı otlak bölgesi.(-)
    OYULGAMAK:Yamayı dikmek,bezi büzerek dikmek.(-)
    ÖBCELENMEK:İşi doğru yapınca şımarma,cilvelenme(-).
    ÖĞEÇ:Şişeğin büyüğü(-)
    ÖĞÜMEK:Kusarken gırtlakta oluşan kasılmalar.(-)
    ÖĞÜRE GELMEK:İneklerin kızgınlık hali.(-)
    ÖKÇE:Saban demiri ile saban kolunu bağlamaya yarayan metal parça.(+)
    ÖKÜZ HELVASITongueekmez un karışımı helva.(-)
    ÖRME:Elle örülen hayvanlara takılan kalın ip.(-,+)
    ÖRTÜ:Yatılacak yatak.(+)
    ÖRÜM:Çobanların dağda gece koyunlarla kalması.(+)
    ÖTE-BERİTongueazar yada bakkaldan alınan sebze gıda türü yiyecekler.(-)
    ÖTÜREK:İnsan ve hayvanlarda ishal olmak,sulu dışkı.(-)
    ÖZEK:Kalın pim.(-)
    ÖZEMEK:Katı yoğurdu su katıp kaşıkla homojen olacak şekilde karıştırmak.(+)
    PALİKE:Fabrika anlamında kullanılır.(-)
    PARALAMAKTonguearçalamak yırtmak.(+)
    PARPI:Tavan üstüne konan çamurdan yapılan yalıtım.(-)
    PATAVATSIZ:Konuşma ve davranışları ile başkalarına zararı dokunması.(+)
    PAVKIRMAK:Köpek havlaması.(+)
    PEH:Bayır bağlarda su tutması için derin kazılan bağ üstü kanalları.(-)
    PINABig Grineri parçası,sapan da taşı tutmaya yarayan deri parçası.(-)
    PIT PIT:İnce bulgur.(-)
    PİLİT:Meşe palamudu.(-)
    PİNEKLEMEK:Tenha bir yerde durmak takılıp kalmak.(+)
    PİNNİK:Kuytu,loş,dar mekan.(-)
    PİRE ŞUFA:Kıl dokuma pantolon.(-)
    PİŞKİR:Havlu.(-)
    PİYİKTongueantolonda bacak arası kısım.(-)
    PORSUKLAMAK:Su kanalında ağaç kökünün uzun ,ince kökü.(-)
    PÖÇÜK:Koyunların kuyruk ucu.(+)
    PÖĞREK:Çömlek tipi kısa su borusu.(-)
    PÖRTLEMEK:Bir şeyin patlaması,dağılması.(Pörtlüyesice)insan için.(+)
    PÖRTLETMEK:Üzümü toprakla karıştırıp kabarması.(-)
    PÜR:Her dem yeşil ardıç yapısında küçük bitki.(+,far.)



  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  10. SABAHIN ZAHRİ:Çok erken sabah vakti.(-)
    SAÇAYAĞI:Kazanların altına konan üç ayaklı demir.(-)
    SADALAMAK:Aceleci davranarak işi yarım yaylak yapmak.(-)
    SAĞANBig Grinar yemek kabı.(-)
    SAĞMAL:Sağılan hayvanlar için kullanılır.(-)
    SAK:Uykunun sak olması,yani hafif uyku,uyanık,gözü açık olmak.(+)
    SALIKLANMAK:Haber almak.(+)
    SALIM:Salgın hastalık.(-)
    SAPLICAN:Ani başlayan karın ağrısı.(-)
    SARGIN:İki kişinin çok iyi anlaşması.(+)
    SASI:Buruk tat,acı olmayan acılık.(+)
    SATAŞMAKBig Grinalaşmak bela için çatmak.(+)
    SAVAK:Oluk ve göl dolunca suyun akması için alttan açılan delik,zırnık.(+)
    SAVAKLAMAK:Şaşırma anında şafaklayarak bakmak,şaşırma baş döngünlüğü.(-)
    SAVIŞMAK:Sıvışmak,kaçmak,gitmek.(-)
    SAVMAK:Meyve ağaçlarının meyve verimini bitirmesi.(-)
    SAVUŞMAK:Uzaklaşmak,gitmek.(+)
    SAYA:Koyun ağılının ön kısmına yapılan basit duvar yada çalıdan oluşan çiten,çevirme.(+)
    SEFİL SERGEN:Ev işlerinin ve mutfak işlerinin hiç yapılmaması,dağınıklık.(-)
    SEĞİRTMEK:Koşmak.(+)
    SEĞRİMEK:Etin belirli bir bölgesinde titreme.(+)
    SEHİMTonguearça,hisse.(+,Ar.)
    SEKİ:Oturmak için yapılan yüksekçe toprak sedir.(+)
    SELEBig Grinört parmak kalınlığındaki ölçü.(-,+,Ar.)
    SEME:Kafası çalışmayan,saf anlamında.(-)
    SEPETLEĞİ:Kaburga.(-)
    SERPENEKBig Grinam boşluğu,teras kat.(-)
    SIDIRMAK:Yarayı patlatıp iltihabını akıtmak.(-)
    SIĞIR DİLİ:Tandır ekmeği.(-)
    SIKKINCALIK:Kendi kendine sıkkınlık veren.(-)
    SINAKLAMAK:Vuracak gibi eli kaldırmak.(-)
    SINDIBig Grinişleri sındı gibi de;çok sağlam anlamında.(-,+)
    SINMAK:Bozma,bozulma.(+)
    SIRIM:Eti közlenecek şekilde enine yarım kesip yüzeyini genişletmek.(+)
    SITKIYI SIYIRMAK:İlişkiyi alakayı kesmek.(-)
    SIVAZLAMAK:Sırtı el ayası ile sıvamak.(+)
    SIYIRGA:Tönğesiz buğday biçmek,ot biçer gibi dağıtarak biçmek.(-)
    SIZDIRMAK:Kuyruk yağını eritip yağını çıkarmak.(+)
    SİNMEK:Kuytu bir yere,yağmur ve rüzgarda saklanmak veya elbiselerin koku emmesi.(-,+)
    SİNSİNBig Grinüğünlerde,gece ateş yakılıp ,davul eşliğinde oynanan oyun.(-)
    SİRKE:Bitin yavr***ması,çoğalması.(+)
    SİYEK:Erkek hayvanın diğerlerini cinsellikle rahatsız edip akıntısını b***ştırması.(-,+)
    SİYEN SİYEN:Yağmurun çiseleyerek yağması.(-)
    SİYİS:Büyük erkek oğlak.(-)
    SİYMEK:Bir şeyin üzerine idrar yapmak,yada ince akıntı.(+)
    SOKRANMAK:Kabullenilmeyen bir şeyi sessizce dile getirmek.(+)
    SOKU:Çeşmeden akan suyun toplandığı yer.(+)
    SOKUM:Yemek lokması.(+)
    SOYA:Sol soğuk davranan,akrabaya uzak duran kimse.(-)
    SOYKA:Kötüleme sözü;olayların içinde istenmeyen kişi,hayvanlar için kullanılır.(+,Bul.)
    SÖĞENMEKBig Grinökülen toz,sıvı gibi şeylerin döküldüğü yere serpilmesi,kaplaması.(-)
    SÖĞKENMEK:Üst üstte yada art arda gelmek,dola kalmak,yük yada ürünlerde kullanılır.(-)
    SÖLDÜRTongueasaklı iş yapan kişi.(-)
    SÖLPÜK:İş yapmayan yavaş hareket edenler için kullanılır.(+)
    SÖVE:Kapı kasası.(+)
    SÖVEN:Sepet örerken kenar destek ağacı.(+)
    SUÇIKAĞI:Toprak üstündeki yaşartı,nem.(-)
    SUMA:Yüzün şekli,çehresi.(-,+,yun.)
    SUMSUK:Yumruk.(+)
    SUNMAK:Yemeğe başlamak,alınan ilk lokma.(-,+)
    SUSA:Asfalt yada anayol.(-)
    SUSAKBig Grineğirmen ölçeği,yarımlağa onda biri.(-,+)
    SÜNEŞİK:Elinden iş çıkmayan her şeye karışan kimse.(-)
    SÜRĞÜÇ:B***şık yıkamada sünger yerine kullanılan bez.(-)
    SÜT ÇALMAK:Sütü mayalamak.(-)
    SÜYMEK:Çekilen ipin uzaması,sünmesi.(-)
    SÜYÜM:İğneden geçirilen küçük boydaki ip.(+)
    SÜZGÜ:Bulgurluk buğdayın toplu çadır içinde akar suyla yıkanması.(-,+)
    ŞAHSI:İnsanın tipi yüz şekli anlamında.(+,Ar.)
    ŞAK ŞAK:Büyük tesbih.(-)
    ŞAK:Bölünen eşit parçadan birisi.(+,ar.)
    ŞAKLAMAK:Eşit parçaya ayırmak.(-)
    ŞAPLAK:Şamar.(-)
    ŞARLAK:Şelale.(-)
    ŞAŞMAZ:Maşrapa,plastik,su sızdırmayan tas.(-,+)
    ŞEMAL:Şekli,görünüşü anlamında.(-)
    ŞEMEN:Küçük kokulu kavun.(-)
    ŞEMİK:Ayak bileğindeki yuvarlak kemik.(-)
    ŞEVENK:Gece ışığın yansıması.(-)
    ŞILLIK:açık saçık giyinen,saçı başı açık,süslü boyalı bayan.(+)
    ŞİRAZEDEN ÇIKMAK:Kişinin normal davranışların dışında ters davranması.(+,Far.)
    ŞİŞEK:Toklunun büyüğü.(+)
    ŞİVEMEK:Arsız,kızgın kişileri zarar vermesin diye tavlamak.(-)
    TAKAVİT:Tekavüt,emekli demek.(-)
    TALAMAK:Tırtıl yeniği.(+)
    TALAN OLMAK:Soyulmak,sıfıra çıkmak.(+,far.)
    TASVİR:Resim.(+,ar.)
    TAVLANDIRMAK:Hayvanı çilelendirmek,kesime gelecek şekilde etlendirmek.(+)
    TAVSIMAK:Şiddetin geçmesi zayıflaması.(-)
    TEBELLEŞ OLMAK:Olmadık yere başkası ile kötülük için uğraşmak.(+)
    TECE MİLLET:Teşkilat,organizasyon,kalabalığı toplama.(-)
    TEKE KOÇ KARI:Kasımın ilk haftası yağan ve koç katımı zamanı.(-)
    TEMEK:Ahırda hayvan gübresinin atıldığı küçük delik,pencere.(+)
    TEPSERMEK:Yaş olan yerin kuruması.(+)
    TERMEĞİ:Üstü pullu deri hastalığı.(-)
    TESLİK:Hayvan gübresinin toplandığı yer.(-)
    TETİRİ:Eser miktarı,olmayan kalmayan miktarı.(-)
    TEVEKKELE:Şansa bırakılan iş.(-)
    TEVGE:Konuşurken güldürerek konuşmak.(-)
    TEZGİRE:Küçük heğler için kullanılır.(-)
    TIKIRDAK:Kuz***rın boynuna takılan küçük çan.(-)
    TINGIR:Teneke.(-,+)
    TIRSMAK:Sinmek,başkasından çekinmek.(+)
    TIRTAN:Aşırı titiz,çabuk,her şeye kızan kişi.(-)
    TİRİT:Kemikli etin haşlanıp tandır ekmeği üzerine dökülerek yapılan yemek.(-)
    TİVTİK:Keçi yünü.(-)
    TOKAÇ:Çamaşır yıkamaya yarayan ağaç parçası.(+)
    TOKÇALANMAK:Ağlamaklı olmak.(-)
    TOKMALAMAK:Hayvanlar için aşırı yiyip karnının şişmesi.(-)
    TOKUR:Büyük kafalılık.(-)
    TOMBAK:Topak,yuvarlak.(-,+,Fr.)
    TOR TOR:Motosiklet.(-)
    TORTU:Su dibine çökelen katı maddeler.(+,Far.)
    TOVTAŞTIRMAK:İşleri toplamak,yoluna k****k.(-)
    TÖHMET:Zan altında bırakmak.(+,Ar.)
    TÖHMÜRÜK:Balgamlı öksürük,yada balgam.(-)
    TÖKEL:Sökel,hasta anlamında,hasta hayvan.(-)
    TÖNĞE:Buğdayı tırpanla biçerken,dayanıklı otlarla deste toplamaya yarar.(-)
    TÖRSLEMEK:Sinirli kişiye,büyüklerin kızarak,sinirlenmesini engellemek,yatıştırmak.(-)
    TÖZMEK:Zağmak,hızlı gitmek.(-)
    TULKUMAK:şişmek,yüzün bir yanının şişmesi.(-)
    TULUK:Yüz yapısı şiş olanlara verilen lakap yada ad.(-)
    TULUM TALAŞ:Hakkı yenmiş gibi büyüğünün yanında sitem etmek.(-,+)
    TUMMANBig Grinon ,pantolon.(-)
    TUTACAK:Bezden yapılan,kazan tencere tutmaya yarayan,ikili bez.(-)
    TÜNEK:Tavuk kümesi,ahırlarda hayvan gübresinin atıldığı delik.(+)
    UÇKURBig Grinon,çinti bağlamada kullanılan ip.(+)
    UÇUKBig Grinudakta çıkan şişkin yara.(-,+)
    UD:Utanma ,çekinme (Misafire konan yemekte utanmamak için udumuz,ağırlansın denir)(-)
    UDLANMAK:Utanmak.(-)
    UĞRAĞA TUTULMAK:Cin çarpması,akli dengesini kaybetmesi.(-)
    UĞRUN:Gizli .Uğrun uğrun.(+)
    UĞRUNU KESMEK:Yürüyüş halinde büyüklerin önünden geçmek .Terbiyeye aykırı sayılır.(-)
    UĞUT:Uğut olmakBig Grinağılmak .(çimlenmiş buğday kaynatılarak yapılan yemek).(+)
    ***K :Ek.(-,+)
    ***VAÇ:Tandır pidesi.(-)
    UMMAK:Beklemek,beklenti.(-)
    UNRA:Ekmek yapımında hamurun batırıldığı un.(-)
    UYLUK:Yüzülen hayvanın kol ve bacaktan,ayrılan dört parçadan birisi.(+)
    ÜĞÜNMEK:Toz toprağın yüksekten dökülmesi.(-)
    ÜĞÜTLEMEK:Karışık olan bir şeyi parmaklar yardımı ile ayırmak,temizlemek.(-)
    ÜLLÜZ:İnsan için saf,uyuz anlamında.(-)
    ÜNNEMEK:Çağırmak,ismiyle seslenmek.(-)
    ÜTMEK:Ağacı ateşte ısıtarak kabuğunu soymak.(ütülemek)(+)
    ÜVENDERE:Çok uzun ucu iğneli öküz sopası.(-)
    VELHASIL:Gayri,öyle anlamında.(-)
    VEREV:Yanca,yada köşeden katlanacak şekilde virajlı anlamında.(+)
    VETSİZTongueatavatsız acımasız kişi.(-)
    VİRİH OĞUL:Kötü haber karşısında şaşırma.(-)
    YABALDI:Saman atma aleti, yabanın küçüğü .(-)
    YADIRGI:Belli olan bir topluluğa karışan yabancı.(-)
    YAĞAZ(YANAZ):Aksi davranan kimse.(-)
    YAĞLAÇ:Gözleme yağlamada kullanılan tavşan ayağı.(-)
    YAĞLI AVGUNTongueınarlarda su toplama kazanı.(+)
    YAĞRIK:Et kıyılan ağaç.(-)
    YAL:Kepek su karışımı köpek yemeği.(+)
    YALABIK:Çabuk hareket eden için kullanılır.(-,+)
    YALAK:Sıvı şeyleri toplamak için yapılan küçük oyuk.(-)
    YALBIRDAK:Lüzumsuz yere çok konuşmak.(-)
    YALPA:Aksamak,tekerin dengesiz dönmesi.(+)
    YALPAN:Tırpanla buğday biçilirken,tırpanın geniş çalınması.(-)
    YANGILANMAK:Aşırı susamak.(+)
    YANGIN ARDI:Tandır nöbetinde ilk sıra. Kor olur olmaz.(-)
    YANGIN:Sevme,vurulma,kara sevda.(+)
    YANIRBig Grinerinin kalınlaşması yada kalın kabuklu yara.(-)
    YANIRLI:İnsan sırtı,sırtta kaburga kemiği üstü.(-)
    YAREDENDEN:Yaradan dan ,anadan doğma,hiç kalmayan olmayan yada oluşmayan anlamında.(-)
    YARIMLAĞA:16 Kğ. buğday ölçeği.(-)
    YARMA:Buğdaydan yapılan çorba hammaddesi.(-,+)
    YARSIMAK:Yapılan işe,yada görünüşüne hayran kalmak.(-)
    YAŞAMA:Salon(-,+)
    YAŞMAK:Bir tür baş örtüsü.(+)
    YAŞMAK:Kağnıda donçağlarını sabitleyen delikli tahta.(+)
    YAVAN:Yağı alınmış süt ürünü.(+)
    YAVŞAK:Bit .(+)
    YAYMAK:Hayvanları otlatmak.(+)
    YAYNIKMAK:Av hayvanlarının,yuvasının bilindiğini anladığı an terk etmesi.(-)
    YERİNMEK:Ezilmek,içerlemek(+)
    YERMEK:Karalamak.(+)
    YETİK:Yetkin yetişmiş,çocukluktan çıkmış.(-)
    YIĞIN:Sap saman topluluğu.(+)
    YILGIN:Bir işten yılmak,yılan kimse.(+)
    YİDEK:Büyük koyun çenesi,çan.(-)
    YİĞİDİKEN YIKIL:İlenme sözü,yiğitken yıkılmak,gücünü kaybetmek.(-)
    YİKİNMEK:Bir hareketi yapacak gibi hareketlenmek,yapacak gibi teşebbüs etmek.(-)
    YİLELEK:Aceleci,acele davranan.(-)
    YİLGİN:Yelgin,acele eden kimse,hızlı ateşte hızlı pişen yemeğin pişmesi.(-)
    YİRİLMEK:Bez türü şeylerin dilinerek yırtılması.(-)
    YİTİRMEK:Emaneti yerine vermek,verilen işi layıkı ile yapmak.(-,+)
    YİVELMEK:İnsan ve hayvan için zayıfken iyi olmak,üzerine gelmek,kilo almak.(-)
    YOK SALIMA:Yoksa.(-)
    YOL ÖRTMEK-VERMEK: Nişan ve düğünlerde davetiyesini vermek.(-)
    YOLSUZ ÇIKMAKBig Grinüğün dernek gibi toplu ortamlara gitmeyen kişilere verilen ceza.(-)
    YONŞA:Kızıl renkli toprak (boya toprağı)(-)
    YORAZ:Hovarda,hovardalık yapan.(-)
    YOSMA:Süslü kötü kadınlar için kullanılır.(+)
    YOYMAK:Bilerek kaybetmek,uzaklaştırmak,sürmek.(-)
    YOZ:Sağılmayan hayvanlar.(+)
    YUKA:Yüzeye yakın,yüzeysel.(-)
    YÜKSÜNMEK:Üşenmek,işi isteksiz yapmak.(+)
    ZAĞAR:Zağan ,çok hızlı koşan küçük boylu köpek.(+)
    ZAĞMAK:Çok hızlı kaçmak,uzaklaşmak.(-)
    ZAHRA:Hayvanlara yedirilen buğday arpa türü yemler.(-)
    ZEBELLAH:Çok iri yarı insan cüssesi.(-)
    ZEBİLLİK:Etrafın yaş pis olması.(-)
    ZEĞ:Limon tuzu.(-)
    ZELVE:Boyundurukta bulunan,öküz boynuzunun geçtiği küçük değnek parçası.(+,yun.)
    ZILDIRDAMAK:Yoğurt ve benzeri şeylerin köpürerek ekşimesi.(-)
    ZINGILDAMAK:Yerin evin oynaması,deprem oynaması.(-,+)
    ZIPÇIĞI ÇIKIK:Olaylara doğru yaklaşmayan,hal ve hareketleri normal olmayan.(-)
    ZIR:Şımarık,haşarı,gereğinden fazla ses çıkaran insan ve hayvanlarda kullanılır.(+)
    ZIRAVIT:İnsan cüssesinin kaba saba,iri yarı olması.(-)
    ZIRNAŞIK:Zıtlaşarak şımarmak.(-)
    ZIRNIKBig Grinuvar tipi şeylerdeki küçük delik.(-,+,far.)
    ZOBU:İri yarı kimse.(-)
    ZORLAK:Zorlamadan dolayı vücutta oluşan kızarıklıklar,şişlikler.(-)
    ZORP OLUP GİRMEK:Zorla girmek.(-)


 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri