Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

- Cennet ve Cehennem Cennet ve cehennem e iman : Onların yaratılmış mahlûkattan birer mahlukat ve şu anda mevcut olduğuna; insan ve cinlerin ebedi dönüş

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    -Cennet ve Cehennem

    Sponsorlu Bağlantılar




    -Cennet ve Cehennem
    Cennet ve cehenneme iman: Onların yaratılmış mahlûkattan birer mahlukat ve şu anda mevcut olduğuna; insan ve cinlerin ebedi dönüş yerleri olup cennet Allah’ın velilerinin, cehennemin de İblis ve velilerinin yurdu olduğuna itikat etmektir. Aynı zamanda Cennet ve cehennemin ebedi olup yok olmayacağına itikat etmektir.
    “Ey iman edenler, kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun...”
    Tahrim: 6
    “...Yakacağı insanlar ve taş olan ve kâfirler için hazırlanan ateşten korunun.”
    Bakara: 24
    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Sizin şu (dünyadaki) ateşiniz cehennem ateşinin yetmiş parçasından bir parçadır.’ Sahabelerden:
    −Ya Rasulallah, azap için dünya ateşi dahi yeterli idi denildi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    −‘Cehennem ateşi, dünya ateşine altmış dokuz derece daha fazla hararetli kılındı. Bunlardan her birinin sıcaklığı dünya ateşinin sıcaklığı gibidir’ buyurdu.”
    Buhari: 3064
    Numan bin Beşir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittiğimde:
    ‘Kıyamet gününde cehennem ehlinin azapça en hafif ceza göreni şu kimsedir ki onun iki ayağının çukuruna iki ateş parçası konulacak bunların tesiriyle onun beyni kaynayacaktır’ buyuruyordu.”
    Buhari: 6462
    “İman edip salih amel işleyenleri, altından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele...”
    Bakara: 25
    “Muttakiler güvenli bir makamdadır. Bahçelerde ve çeşme başlarında. İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı otururlar. Ayrıca onları iri gözlü hurilerle de evlendirmişizdir. Orada güven içinde her meyveden isterler. Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. Onları (Allah) cehennem azabından korumuştur. Rabb’inden bir lütuf olarak. İşte büyük kazanç budur.”
    Duhân: 51-57
    Cennet de muttakilere yaklaştırılmış, uzak değildir. İşte size va’d edilen budur. Daima tevbe ile Allah’a dönen (hukukunu) muhafaza eden. Gaybî olarak Rahmândan huşu eden ve (Ona) yönelmiş bir kalp getiren herkesin (mükafatı budur). Onlara cennete salimen girin, bu ebedi yaşama günüdür. Orada onlara istedikleri her şey vardır. Katımızda daha fazlası da vardır.”
    Kâf: 31
    “Muttakiler cennetlerde nimet içindedirler. Rab’lerinin kendilerine verdikleriyle safa sürerler. Rab’leri onları cehennem azabından korumuştur.”
    Tur: 17, 18
    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Rabb’inden rivayet ederek şöyle buyurdu:
    Allahu Teâlâ: Ben salih kullarım için göz görmedik, kulak işitmedik ve insan kalbine gelmedik bir takım nimetler hazırladım” buyurdu. Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh):
    İsterseniz “Yaptıklarına karşılık olarak onlar için ne gözler aydınlatıcı nimetlerin saklandığını hiç kimse bilemez.” Secde: 17 ayetini okuyun dedi.
    Buhari: 4659
    Cennet halkı ateş halkına nida etti: Rabb’imizin bize va’d ettiğini biz gerçek olarak bulduk. Siz de Rabb’inizin size va’d ettiğini gerçek olarak buldunuz mu? (Onlar): Evet, derler...”
    A’raf: 44
    Cennet ve cehennem her ikisi de yaratılmış olup sahiplerini beklemektedir. Bu hususta Allahu Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
    “Rabb’inizin bağışlamasına ve genişliği göklerle yer arası kadar olan muttakiler için hazırlanmış cennete koşun.”
    Âl-i İmran: 133
    İmran bin Husayn (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    Cennete muttali oldum, ahalisinin çoğunu fakirler olduğunu gördüm. Cehenneme muttali oldum ahalisinin çoğunu kadınlar olarak gördüm’ buyurdu.”
    Buhari: 6456, Müslim: (2737/94
    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Sıcak şiddetlendiği zaman namazı serinliğe bırakın. Çünkü sıcağın şiddeti cehennemin kaynamasındandır’ buyurdu.”
    Buhari: 533, Müslim: 615/180
    Cennet ve cehennem ebedi olup onlar için yok olma veya bitip nihayet diye bir şey yoktur. Bu hususta Allahu Teâlâ şöyle buyuruyor:
    Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuştur. Allah onlara, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır.”
    Tevbe: 100
    “O inkârcı kâfirler ve zalimler var ya, Allah onları bağışlamayacak ve bir yola da iletmeyecek. Onları sadece cehennemin yoluna iletecek ve orada ebedi kalacaklardır. Bu da Allah’a çok kolaydır...”
    Nisâ: 168, 169
    İbni Ömer (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    Cennet ehli cennete cehennem ehli de cehenneme doğru ayrılıp gidince, ölüm getirilir. Cennet ve cehennem arasında kılınır sonra o boğazlanır. Sonra bir nidacı:
    ‘Ey cennet ehli, artık ölüm yoktur; ey cehennem ehli, artık ölüm yoktur, diye nida eder. Cennet ehlinin sevincine bir sevinç daha eklenir. Cehennem ehlinin gam ve kederine bir gam ve keder daha eklenir.’ Müslim’deki rivayette Hadis şu ziyade ile rivayet edilmiştir: ‘...Her kes nerenin ehli ise o orada ebedi kalacaktır...’ buyurdu.”
    Buhari: 6457, Müslim: 2850/42-43
    Bilindiği gibi cennet ikram yurdudur. Allahu Teâlâ orada iman edip salih amel işleyen kimselere ikram edecektir. Allahu Teâlâ’nın salih kimselere yapacağı en büyük ikram ise kendisini onlara göstermesidir. Allah’ın ahirette görüleceğine hem Kur’an hem de sünnet delalet etmektedir.
    Kur’an’daki deliller:
    “O gün öyle yüzler var ki parıl parıl, parlar Rabbine bakar.”
    Kıyamet: 22, 23
    “İyilik yapanlara daha iyi ve güzel, bir de ziyade vardır...”
    Yûnus: 26
    Müfessirlerden çoğu bu ayette ki “...bir de ziyade vardır...” ayetinden murat cennette Allahu Teâlâ’yı görmektir demişler sonra da Müslim’deki Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in hadisi ile delil getirmişlerdir:
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    Cennet ehli cennete girdiği zaman, Allahu Teâlâ:
    −‘Bir şey istiyor musunuz?’ buyurur. Cennet ehli:
    −Yüzlerimizi ağartmadın mı, bizleri ateşten kurtarıp cennete girdirmedin mi? derler. Müteakiben Allah hicabı kaldırır, artık onlar için Rab’lerine bakmaktan daha sevimli bir şey verilmemiştir, buyurdu sonra: “İyilik yapanlara daha iyi ve güzeli, bir de ziyade vardır...” ayetini okudu.”
    Müslim: 181/297-298, Fethu’l-Bari: 8/198
    “Hayır, doğrusu o gün onlar Rab’lerinden perdelenmişlerdir.”
    Mutaffifîn: 15
    Bu ayetten istifade edilen hüküm, Kâfirler Rab’lerinden perdeli ise müminler perdeli değildir. İmam Şafii, Allah’ın ahirette görüleceğini iddia etmiş ve şöyle demiştir: “Allah bu ayette kendisine, iman edenlerin perdelenmeyeceğini görüşleri engellenmeden kendisini göreceklerini işaret etmektedir.”
    El-İntifa Sayfa: 79, El-Lâlekâî: 3/560
    Allahu Teâlâ’nın ahirette görülmesiyle ilgili hadisler, İbni Kayyım vb. âlimlerin dediği gibi mütevatir hadislerdendir. Onların bir kaçını zikretmekte yarar vardır.
    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Bazı insanlar:
    −Ya Rasulallah, kıyamet gününde biz Rabb’imizi görecek miyiz? dediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    “Ayın on dördüncü gecesi görmeye mani bir bulut yokken ayı görmede şüphe ve ihtilaf eder misiniz?” buyurdu. Sahabeler:
    −Hayır, ya Rasulallah, dediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    −“Görmeye mani bir bulut yokken güneşi görmekte şüphe eder misiniz?” buyurdu. Sahabeler:
    −Hayır, ya Rasulallah, dediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    −“İşte ay ve güneşi gördüğünüz gibi Allah’ı da göreceksiniz...” buyurdu.
    Buhari: 799, Müslim: 182/299
    Cerir bin Abdullah el-Beceli (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Bir gece Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanında oturuyorduk. O gece ayın on dördüncü gecesi idi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aya baktı ve şöyle buyurdu:
    “Şu ayı görmekte nasıl birbirinize sıkışıklık sebebiyle engel olmuyor, hepiniz zahmetsiz olarak onu görüyorsanız, Rabbinizi de öylece göreceksiniz...”
    Buhari: 7300, Müslim: 633/211
    Müminlerin kıyamette Allah’ı görmesi Kitap ve sünnetle sabit bir akide olup ümmetin geneli bunu kabul etmiştir. Ancak harici, mutezile, râfizî ve mürcieden bazı kimseler Allah’ın ahirette görüleceğini inkâr etmişlerdir. Bu hususta varit olan ayetleri tevil ederek hadisleri reddetmişler ve sahabenin icmasının dışına çıkmışlardır.
    Sahabe arasındaki ihtilaf Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in miraçta Allah’ı görüp görmediği hususundadır. Müminlerin Allah’ı ahirette görme hususunda ihtilaf eden bir tek sahabe bilinmemektedir

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Cennet ve Cehennem ile ilgili Ayet ve Hadisler Resimli cennet ve cehennem ile ilgili hadis
  3. Cennet ve Cehennem ile ilgili Ayetler - Cennet Cehennem Ayetler
  4. Cennet ve Cehennem Ehli
  5. Kuranda cennet ve cehennem
  6. Ya Cennet Bahçesi, Ya da Cehennem Çukuru...
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri