Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Kardeş Kıskançlığı “Bazı şeyler ertelenmemelidir. Bize kalbini açarak , kendisine sarılmamız ve övgüler yağdırmamız için koşan bir çocuğun buna o anda ihtiyacı vardır. Bizim ona

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Kardeş Kıskançlığı Hakkında Bilgi

    Sponsorlu Bağlantılar




    Kardeş Kıskançlığı

    “Bazı şeyler ertelenmemelidir. Bize kalbini açarak, kendisine sarılmamız ve övgüler yağdırmamız için koşan bir çocuğun buna o anda ihtiyacı vardır. Bizim ona verebileceğimiz zaman da değil.”

    Kıskançlık insanlık tarihinin en eski, en doğal, en evrensel duygularından birisidir. Kıskançlık sevileni bir başkasıyla paylaşamamak olduğuna göre, sevginin olduğu her yerde vardır. Sağlıklı bir duygu olan kıskançlık belirli bir ölçüyü aşmadığı zaman sevgi gülünün dikeni olarak kabul edilir. Ancak insanın kendisine ve başkalarına zarar vermesine yol açan, onu içten içe kemiren bir duygu olmaya başlayınca hem sevgiyi yok eder hem de istenmeyen sonuçlar ortaya çıkar.

    Çocuğun tüm dünyayı annesi üzerinden gördüğü ilk yıllarında annenin onun için en değerli varlık olduğunu düşünürsek, onu başkasıyla paylaşmak bir çocuk için kolay dayanılacak bir duygu değildir. Sevgilisini başkasının kolunda gören biriyle, annesini kucağında "yabancı" bir çocukla gören kardeşin duyguları pek farklılık göstermez. Sevgiyi, ilgiyi kaybetme korkusu...

    Doğmadan önce ısrarla kardeş isteyen çocuğunuzun, kardeş doğumu ile yoğun bir kıskançlık yaşamaya hatta ona düşman gibi davranmaya ve anne babaları zorlamaya başlamasını anlamak gerçekten zordur. Oysa bu çocukların süreklilik göstermeyen, değişken olan isteklerini yansıtan, dolayısıyla onların doğasıyla ilgili ipucu veren bir özellikleridir. Ayrıca ne kadar anlatılsa da ( bak kardeşin olacak, sen onu gezdireceksin, birlikte oynayacaksınız...) henüz soyut düşünemeyen çocukların, kardeşinin doğumuyla ilgili olasılıkları, ilgi ve sevginin bölünebileceğini düşünmesini ve anlamasını beklemek büyük bir hatadır. Bu nedenle çocuk için diğer önemli kararlarda olduğu gibi kardeş isteğinin gerekliliğine de anne ve babanın karar vermesi gerekmektedir. Annenin beden ve ruh sağlığı, ailenin ekonomik gücü, doğacak çocuğun bakımına ilişkin sorumlulukların paylaşılması bu kararı belirleyecektir.

    O güne kadar prens ya da prenses muamelesi gören çocuk, bu statüyü kaybedeceği endişesine kapılır. Çocuk yaşanan her değişikliği evdeki düzeni değiştiren,bozan bu yabancının suçu olarak görecektir. Hamileliğin ve yeni doğan çocuğun annede oluşturduğu bedensel güçlükler ve yorgunluklar, annenin zamanının önemli bir bölümünü bebeğe ayırması, yeni doğan bebekle birlikte oluşacak güçlüklerini hafifletebilmek için çocuğun kreşe verilmesi ya da odasının ayrılması gibi. Gelen çocuğun cinsiyetinin farklı olması, beceriksizliği, yoğun bir ilgi ve bakıma gereksinimi olması onun daha çok sevildiği şeklinde yorumlanmakta ve kıskançlık artmaktadır. Tüm bunlar yeni uyum ve davranış bozukluklarına yol açabilecektir.

    Çocukla kardeşi arasındaki yaş farkı ne kadar az ise kıskançlık o denli büyük olmaktadır. Henüz anneye gereksinimin sürdüğü 3 yaşından küçük çocuklarda anne ilgisinin azalması sonucu yeni kardeşe tepkisi büyük olacaktır. Çocuk kardeşine karşı karmaşık, farklı duygular yaşar. Korku, acıma, can sıkıntısı, öfke, intikam, sevgi, yakınlık ve koruma gibi...

    Çocukta, yeni bebek aileye katıldıktan sonra farkı davranışlar gözlenebilir:

    • Çocuk daha önce sadece ona ait olan ilgi ve alakadan yoksun kalmasıyla, gerçekte anne ve babaya olan öfke ve kızgınlığını kardeşine yöneltir. Onu istemez, nefret ettiğini söyler, nereden geldiyse oraya gitsin gibi ifadeler kullanır

    • Bazı durumlarda anne ve babasının sevgisini tamamen kaybetmemek için abartılı sevgi gösterilerinde bulunabilir; kardeşinin yanağını okşarken biraz fazla sıkar, ağlatacak ölçüde kucaklar, kaza ile yere düşürür, severken canını acıtarak sever, ısırma-çimdikleme-sıkıştırma davranışları gösterebilir,sık sık sevme bahanesiyle rahatsız eder.

    • Etkilenmemiş gibi davranabilir; bebekle ilgili görünmeyen huysuzluklar, hırçınlıklar, tutturmalar, isteği yapılmadığında ağlama, tepinme şeklinde yansıtabilir

    • Tuvalet alışkanlığı edinmiş olmasına karşın altına kaçırma, meme - parmak emme biberonla süt içme gibi bebeklere özgü davranışlar ortaya çıkabilir.

    • Eve gelen yabancı bir yetişkine anneye gösterdiğinden daha fazla, aşırı ilgi gösterebilir. Kucağından inmeyebilir, sürekli kendisiyle ilgilenmesini isteyebilir. Böylelikle içgüdüsel olarak anneye de aynı duyguyu yaşattığını düşünmektedir.

    • İsteklerini kardeşinin isteği gibi söyleyebilir. Örneğin; Ayşe bu topu almanızı istiyor.. gibi

    • Sık sık beni seviyor musunuz?, en çok hangimizi seviyorsunuz? Gibi sorular sorabilir.

    • Çizdiği bir resimde kendisini ya da kardeşini aile üyelerinden çok uzağa yerleştirebilir. Oyunlarında küçük bebeklere vurabilir, kafasını koparabilir.

    • Evden ayrılmak istemez, özellikle çocuğun yuvaya veya okula başlama zamanı kardeşin gelme zamanıyla denk geldiyse, çocuk okuldan korktuğunu, sevmediğini, okulda ona kötü davrandıklarını, bu nedenle okula gitmek istemediğini söyler.

    Kardeşler arasındaki kıskançlıkları ebeveynlerin ve sosyal çevrenin tutum ve davranışları şekillendirmektedir. Kıskançlığı rekabete, imrenmeye ve daha iyisini yapabilirime dönüştürmek mümkündür.

    Anne ve babalara düşen sorumluluklar:

    • Hamilelik döneminden itibaren çocuk kardeş olgusuna hazırlanmalıdır. Eve yeni bir bireyin katılacağını anlayacağı dille anlatın. Yeni bebek için beraber alışveriş yapmak,isim bulma, odasını beraber hazırlamak bu duruma alışmayı kolaylaştırır. • Doğumdan sonra yeni bebeğin bazı sorumluluklarının kardeşe verilmesi önemli bir adımdır. “Ona bebek için yapabileceği işler verin. Ya da bir oyuncağına bebek gibi bakması, giydirmesini, yemek yedirmesini isteyebilirsiniz” . Çünkü bu süreçte kardeşinin ne kadar aciz, bakıma ve başkalarına muhtaç olduğunu görecek, yardım etmeye çalışarak, kendisine gelen olumlu tepkilerle kendisini iyi hissedecektir.

    • Bebeklerin özellikle, ilk aylarda ihtiyaçları daha çok fizikseldir, bu ihtiyaçlar karşılandıktan sonra mutlaka büyük çocuğa zaman ayrılması gerekir.

    • Olumsuz duygular anlayışla, soğukkanlılıkla karşılanmalı ve bu duyguları belirtmesi için gerekli,sağlıklı ortamlar hazırlanmalıdır. Duygu ifadesi için yüreklendirilmelidir. Örneğin, “beni de uğraştırıyor, arasıra ben de kızıyorum, beceriksizliği yüzünden ona çok zaman harcıyorum, seni sevmediğimi düşünme, eskisi kadar seviyorum, ben de kardeşim doğduğunda kıskanmış, böyle düşünmüştüm”.
    • Anne-baba bebeği, çocuğun önünde gösterişli bir biçimde okşayıp sevmekten kaçınmalıdır.

    • Bu dönemde çocuğu davranışlarından dolayı ayıplamak, kızmak ya da cezalandırmak daha kalıcı sorunlara neden olabilir.” Onun duygusunu kabul edin. (Kardeşin olduğu için biraz endişelisin galiba) diyebilirsiniz. Bu duyguyu hasır altı etmek, (benim çocuğum kıskanmaz) demek, doğru bir yaklaşım değil. Çocuk duygusuyla yüzleştiğinde ve size aktardığında, sizin de gereken davranışı göstermeniz ve önlem almanız kolaylaşır. İletişim kurmak çok önemli. Aksi halde çocuğun biriktirdiği bu duygular, içine kapanma, ya da öfke patlamaları şeklinde ortaya çıkabilir.”

    • Çocuğun kendisini boşlukta hissetmemesi için daha bebek doğmadan annenin hamileliği ağırlaşmadan, baba annenin çocukla ilgili sorumluluklarını annenin üstünden yavaş yavaş almalı ve çocukla baba daha sık ve yakından ilgilenerek annenin boşluğunu kapatmaya çalışmalıdır. Bu döneme doğru zamanda babanın girmesi çocuğun psikolojisine faydalı olur.

    • Çocuğun daha önceden belli programlarla yaptığı aktiviteler hiçbir şekilde aksatılmamalı hatta daha kaliteli ve zevkli saatler geçirmesi sağlanmalıdır.

    • Gelen ziyaretçiler ne kadar iyi niyetli olursa olsunlar, çocuğu incitecek sözler söylememelidirler. Eğer söylenen sözler varsa "pabucun dama atıldı"gibi, o anda çocuk başka bir şeyle meşgul etmeli ve oradan uzaklaştırılmalıdır.

    • Biz kavramını kullanmak, aile birlikteliğini pekiştiren davranışlarda bulunmak çocuğa iyi gelir. Ailece pikniğe gitmek, alışveriş yapmak, onun hoşlandığı tarzda yemek yemek gibi...

    • Çocuk kardeşine yaklaşmak istediği zamanlarda, aşırı telaşlı, kaygılı davranışlardan ve ifadelerden kaçınmak gerekir. -Dokunma, düşürürsün, ağlatırsın- şeklindeki yaklaşımlar çocuğun ebeveynlerine ve kardeşine öfke duymasına neden olur. Böyle zamanlarda çocuğa hareketlerinin doğruluğu ve yanlışları açık açık anlatılmadır. Onun bebeğe zarar vermesine izin verilmemelidir. Kasıtlı bir şekilde zarar verdiyse reaksiyon vermeden çocuğa sonuçları anlatılmalıdır.

    • Kardeşleri zorla sevdirme eğilimine girilmemelidir. "ablalar veya ağabeyler kardeşlerini sever, böyle şeyler söylemez, bir daha duymayayım" gibi cümleler, çocuğun öfkesini içine atması demektir.

    • Kardeşler arası karşılaştırma kesinlikle yapılmamalıdır. Ancak kendisinin de daha önce küçücük bir bebek olduğu ve onun da bu şekilde büyütüldüğü söylenebilir.

    • Çocuğun bebeklikten kalan veya kendisinin kullanmadığı eşyalarını onun izni olmadan kullanmayın. Çocukların kavgalarında hakem rolü oynamayın.

    Çocuktan henüz hazır olmadığı bir davranışı beklemek uygun değildir. Artık sen abla veya ağabey oldun deyip, büyük bir yetişkin gibi davranmasını beklemek, çocuğa taşıyamayacağı bir yük yüklemekle aynı anlama gelir.

    Çocuklarınıza her bireyin farklı dönemlerde, farklı ölçüde sevgiye ihtiyacı olduğunu, adaletin ise; ihtiyaçların açık kalmayacak şekilde doyurulması olduğunu açıklamalısınız.

    Farklı olmak için farkında olmak gerekir.

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Kardeş ile ilgili akrostiş şiir çalışması, kardeş akrostiş
  3. Osmanlıda Kardeş Katili ve Gün Yüzü Görmeyen Şehzadeler, Osmanlı Padişahları, Osmanlılar D
  4. Yontma Taş Devri Hakkında Bilgi,Orta Taş Devri Hakkında Bilgi,Cilalı Taş Devri Hakkında Bi
  5. Kıskançlık – Kıskançlığı Nasıl Yenilir
  6. Kardeş Kıskançlığı
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    Kardeş kıskançlığını vs. hiçbir şekilde dine yormadan, direk mantık çerçevesinde değerlendirmeli ve çocuğun psikolojisi doğru yönetilmelidir. Gerek aile gerekse de uzmanların yardımıyla bu sorun aşılmalı ve muhteşem bir kardeşliğin tohumları dikilmelidir diye düşünüyorum.



  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri