Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Hoşçakal umut Yorgunluğum yüzümü ıslatıyor.Sevmiyorum yüzümün yapış yapış hallerini.Aklım ise bir cambaz gibi birbirinden uzak tuhaf resimlerin peşinde.Mesela Şeker’in ölümü geliyor gözlerimin önüne , çok

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Hoşçakal umut

    Sponsorlu Bağlantılar




    Hoşçakal umut

    Yorgunluğum yüzümü ıslatıyor.Sevmiyorum yüzümün yapış yapış hallerini.Aklım ise bir cambaz gibi birbirinden uzak tuhaf resimlerin peşinde.Mesela Şeker’in ölümü geliyor gözlerimin önüne, çok değil daha birkaç hafta önce kızımın çığlığıyla, kafesteki cansız minik bedenini gördüm.O an şekeri değil kızımı düşündüm.Şeker’e üzülmeye zamanım yoktu, kendi yavruma ölümü anlatmanın telaşı ve soğuk kanlılığıyla yanan canımın üzerine bir kez daha beton dökmek düşmüştü bana.İlk kaybedişimiz değildi Şeker’i..Ne de benim ilk kaybedişimdi birşeyleri.

    Kaybettiklerimle çoğalan bir ben içinde kaybolduğumu fark ettiğim zamanlar, renklerden harflere akışıma rastlar.Omzumun arkasından bakmamayı kendime öğrettiğimden emin olduğumda, içimin bir yerlerinde o bakışların birer ateş böceği gibi karanlıklarımı aydınlattığını fark etmiş ve içimden gün ışığına çıkmaya hazır harflere ses olma merakına düşmüştüm.Bir meraktan öte olan bu hâl, hava kadar önem arz etmeye başlamıştı nefeslenmem için bende .

    Yine kendine acıma sendromu gözlemliyorum kendimde ki öyle olmasa oturup bunları yüzüme kusarcasına böylesine sakin anlatamazdım.İnsan sakince nasıl kusar kendi yüzüne demeyin.En etkilisidir tokatların bana göre, böylesine derinden yüzleşebilmesi kendiyle.Yüzleşme..Görüyorum ama anlatma konusunda hâlâ o kararlılıkta olmadığımı hissediyorum şu ân.Anlatmak eyleminin altında yatan anlaşılma telaşımla hafiften bir alay etme belki de ân’ıma düşen.Güldüm kendime.Oysa bu yazıya başlamadan önce bir şeyleri yitirmiştim ve sanki artık bir daha asla olamayacağına karar vermiştim de öyle düşmeye başlamıştı sözlerim.Ama görüyorum ki sözlerim çoğaldıkça, kokusu cümlelerimin arasına sızmaya başladı bile.Ah ne oyun bozandır o!Ah bilemezsiniz en olmadık zamanlarda saklanıp bir daha hiç ortalarda görünmeyeceğini sandığınız zamanlarda ılık bir meltemin arasına kokusunu salmış da tâ burnunuzun dibine kadar sokulma cüretini kendinde bulur.Ve yüzünüzdeki o aptal ifadeden sanki zevk alır.

    Umut.. "Her daim elimden alınan bir oyuncak" ki alan da veren de hep kendi olma özelliğini önemle koruyan o tapılası tanrısal kavram.Ah aptal!Bir gün seni terk eden ben olacağım da yaklaşsan bile öteleyeceğim seni hiç ihtiyacım kalmadan.Bulutsuz bir gökyüzünün kaybolmuş bir mavisine olan bu derin tutku, bende kurtulmam gereken hastalıklı bir hâldi.Silkinsem yağardım.Küssem simsiyah bulutlar arasında kaybolurdum ki benimle beraber yok olurdu o şaşkın oyun çocuğu.Çocuk..Sürekli yakalanma telaşı içinde kovalamaca oynayan bir çocuk işte.Bütün ömrüm boyunca her yalnız kalışımda onu kovalamaktan bıkmayan bir ben ve bana göz kırpmaktan yorulmayan bir o.Yoruldum.Gitsin istiyorum artık.Bitsin istiyorum belki de.Başka bahçelerde gönlünce oynasın ki benim bahçemde ebe değişmeyecek bu çok aşikar, biliyorum..Her daim ebe ben ve yakalanmayan o.

    Lafı dolaştırıp zamana getirme durumuma şaşmamak gerekir ki son durağım olsun istiyorum bu yorgunlukta.Her şeyin suçlusu biraz da o.Parmaklarımızın arasında akıp giden suyu hiçbir kayıp olmadan nasıl ki geri toplama şansına sahip değilsek, bu zaman denilen baş belası da böyle bir şey.Ve ben de ona inat omzumun arkasından bakmama yeminini etmemiş miydim ki zaten kendime!Zaman her daim insanın yeminlerini sınayacaktır.İnsan her daim zamana yenik olmaya mahkum ve onla yarıştıkça her daim bedbaht olacaktır.Şayet Tanrı varsa inandığım kadar ve beni severse huzur bulduğum bir ân benim onu sevdiğim kadar, tek istediğim zaman denen o kapının anahtarını almak olacak O’ndan.O ân kapanacak hesabım yaşamakla! Yok öyle doğdum hoop geldim dünyaya, öldüm hoop gittim!Neymiş işin sırrı görelim değil mi?Bütün sır zamanın kapılarının ardında ve bir ân gelecek o kapının önünde duracağım –yanı başımda umut-.

    Bu kez seni ben terk ediyorum ve sana son sözüm:

    Hoşçakal Umut..

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Umut Çiçeğim, Umut Çiçeğim Şiiri, Dini Şiirler
  3. Umut Sözleri Facebook, umut sözleri ilgili güzel sözler
  4. Emre Aydın-Hoşçakal Akor, Emre Aydın-Hoşçakal şarkısı nota
  5. Umut ile ilgili Sözler Umut Sözleri
  6. Umut Kaya Resimleri, Umut Kaya fotoğrafları
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri