Hoşgeldiniz.

okul öncesi renklerle ilgili bilmeceler lazım bana Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Okul Öncesi Yaz Mevsimi ile ilgili Bilmeceler Okul Öncesi Yaz ile ilgili Bilmeceler
  • 5 üzerinden 3.33   |  Oy Veren: 6      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Renklerle ilgili Bilmeceler Okul Öncesi

    Sponsorlu Bağlantılar




    okul öncesi renklerle ilgili bilmeceler lazım bana


    Paylaş Facebook Twitter Google







  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Renkler ile ilgili Bilmeceler ve Cevapları, Renklerle ilgili Bilmece

    Kara agzını açtı / kırmızı içine kaçtı.
    (pekmez, tuluk;
    tulum, pekmez /
    Gara gölde gara balıh.
    (mürekkep, yazı kalemi; hokka,kalem /
    Dısı tava karası / içi peynir sarısı.
    (kestane / THB 409:498.9b)
    Dısı kömür karası,/ içi peynir mayası.
    (kestane / TBH111: 114
    Karsıdan baktım kapkara, yanına vardım kırk para.
    (deve b…u / )
    Bir gutum var gapgara / tarlada yatar avara / kuyrugu var
    misli sıçan kuyrugu / bunu yiyen padisahlar buyrugu.
    (turp
    ‘kara turp, kırmızı turp’ / THB 622: 817.12a)
    Masal masal maskara,/ Agzı burnu kaskara. (fırın /)
    Kara kara odalar / birbirini kovalar.
    (tren )
    Gara gara goyunlar, bunu bil ki o nedir;
    beyaz beyaz guzular, bunu bil ki o nedir;
    içindeki canlılar, bunu bil ki o nedir?
    (yumurta, tavuk, civciv

    Kaynanam karaca, giyer ferace, içer tütünü, sallar g...ünü.
    (baca ‘bacalık’ / THB 146: 64.29)
    Bir sürü çocugum var / burunları karaca, karaca.
    (bögrülce / THB 176:120.1)
    Beyaz tarlada siyah çekirdek.
    (kitap ‘mevlüt, mevlüt kitabı’ / THB 427: 524.5)
    Çarsıdan aldım simsiyah / eve getirdim kıpkızıl.
    (kömür /)
    Dısı esmer, içi cevher.
    (incir / THB 350: 409.20)
    Yemegimizi Arap pisirir; bizi Arap ısıtır.
    (kömür /
    Sürdüm hamur, sildim kömür.
    (kına ‘kınalı parmaklar’ /
    Ak abalı, altın küpeli.
    (mum / THB 492: 619.4)
    Geriden baktım: ag tas gibi; yanına vardım: sütlaç gibi.
    (pirinç pilavı ‘pilav’ /)
    Pır pır uçar / ak ak sıçar.
    (degirmen… /
    Pır pır uçar ag ag döker.
    (degirmen….
    Akça mezar / dünyayı gezer.
    (göz / THB 310: 348.34a)
    Kırmızı dag üstünde / agça kus oturur.
    (disler /
    Pır pır uçar, akça akça saçar.
    (kar / THB 378: 448.20)
    Ak akça karalar. / Birbirini kovalar. (dalga /
    "Ag kız, apak kız. nerden gelirsin?" "Ag dereden."
    "Nasıl geldin?" "Yüze yüze."
    (yayık /
    Çukurda mısın, appak yumurtasın, kızıl pinti, sen daha
    burda mısın? (mantar ‘göbelek, cifi’ /
    Karsıdan baktım: ap appak; yanına gittim: kaykıt:
    kuppak. (sabun /THB 549: 695.6)
    Sudan ayaz, sekerden beyaz. (kar / THB 382: 448.35)
    Fır fır uçar, bembeyaz kusar. (pamuk makinesi…/ THB
    Gara gara goyunlar, bunu bil ki o nedir; beyaz beyaz
    guzular, bunu bil ki o nedir; içindeki canlılar, bunu bil ki o
    nedir?
    (tavuk, yumurta, civciv / THB 688: 916)
    kır
    Gittim çıktım kır tepeye, yular vurdum kır sıpaya.
    (çarık)
    Bindim bir gır ata; elimden çıkmaz heta, gızını aldım,
    babam bene gaynata. (tavuk / THB 607: 787.1)
    Gırmızı at içerde, boz at dısarda.
    (ates, duman /
    İçi kırmızı, dısı beyaz.
    (ampul ‘elektrik ısıgı’ / THB
    Gırmızı boyayı boyadım /
    misafirin önüne dayadım.
    (çay /

    Bir evim var, içi kıpkırmızı, dısı yesil. (karpuz / THB 388:
    Yesil yesil yapragı var, / Kırmızı kırmızı lokma var.
    (visne / TBH 97: 874)
    Bir küçücük boyu var, al kadife donu var. (igde / THB

    Dalda asılı al al gelinler, /
    Koparsmlar diye beklerler.
    (elma /
    Dagdan gelir Arapçık / ayagında kızıl çorapcık. (arı ‘bal
    arısı, kovan arısı’ /
    İçi gızıl, dısı yesil lâleler /
    ahıllılar ahıl töke bulalar /
    ahılsızlar sasıralar galalar.
    (karpuz / THB 388: 459.8)
    Çarsıdan aldım simsiyah /
    eve getirdim kıpkızıl.
    (kömür /
    Önce yesildi
    sonra kesildi,
    dumana gömüldü, kiraz
    kesildi. (odun ‘mese’ / THB 511: 638.1)
    Yesil atlas / suya batmaz. (zeytinyagı / THB 671: 870a)
    yemyesil
    Bir seyim var, yemyesil, hiç yapragı yoktur.(kındıra
    ‘kovalık’ / THB 415:502)
    yesil yesil
    Yerde yatar annesi, yesil yesil memesi. Ne güzeldir yemesi.
    (hıyar ‘salatalık, bostan, angurya’ / THB 331: 387.3)

    sarı
    Yol üstünde sarı çenber. (sidik ‘sadır, su dökme’ /

    sarıca
    Sarı sarı sandıra, bir sarıca kundura.
    (sogan / THB
    sarı sarı 16 0,8 4 0,4
    Sarı sarı sarkar, / Yere düsmege korkar!
    (ayva / TBH
    89: 731)
    sapsarı 1 0,05 1 0,1
    Tanesi darı, / Kendi sapsarı.
    (mısır / TBH 132: 1559)
    meyva sarısı
    Ayın yarısı, meyva sarısı. (altın ‘altın para’ / THB 114: 21.4)
    peynir sarısı
    Dısı tava karası / içi peynir sarısı. (kestane / THB 409:
    498.9b)

    mor
    Yaz gelince bize yesil sarıklı, mor cübbeli. uzun külahlı
    dervisler gelir.
    (bamya ‘nacak’ / THB 158: 79.5)
    mor mor
    Garsıdan gelir hor hor,
    ayakları mor mor;
    gus içinde gus
    görüm, dizi belden yuharı.
    (çekirge / THB 208: 178.1a)

    Alaca karga, içi dolu kavurga.
    (kibrit / THB 419: 517.1)

    Bir yanı ala / bir yanı gara / ortası delik / biz onu yerik.
    (ciger / THB 199: 150.3t)
    kaplan alası
    Alası, alası, kaplan alası;
    bilenler bilesi,
    bilmeyenler on
    iki köy veresi.
    (önlük / THB 519: 652.1)
    Ala ala karalar, /
    Ortasında cüce cüce pareler, /
    Akıllılar
    fehmedeler bileler, /
    Akılsızlar mert evinde kalalar!
    (karpuz / TBH 103:991 )
    Gök keçi göge bakar, g...ünden çara akar.
    (çam ‘çam agacı’ / THB 203: 159.1)
    Gökçe kaçar, / Akça kovar.
    (igne, iplik / TBH 305: 4575)
    Mavi tarla üstünde, beyaz güvercin yürür.
    (gemi ‘kayık,
    vapur, kelek’ /
    Toprak altında kahve rengi atmaca.
    (çift demiri ‘saban demiri, saban, demir’ / THB 213: 189.1)
    elâ
    Masal masal maliki./ Oglu kızı oniki, / Topugunda tozu
    var, / ki elâ gözü var.(kefelik / TBH 144 :1756)

    Penbe yanah, al dudah. (elma / THB 273: 290.2);
    Yesil çarsaflı / Pembe büluzlu, / Siyah dügmeli.
    (karpuz /
    TBH 104: 1014)
    kursuni
    Üç inegimiz var, biri kursuni, biri kırmızı, biri siyah;
    kursunisi / yatar, kalkmaz / kırmızısı yer, doymaz / siyahı /
    gider, gelmez.
    (ates, duman, kül; ates, duman, ocak / THB
    699: 946.1m)
    lâle rengi
    Lâle rengi, desdegirmi, adı lili, bası kıllı.
    (sogan / THB

    Altı mermer, üstü mermer /
    içinde sarı ceylân gezer.
    (dil / THB 247: 249.13m)
    Aldım sarı /
    oldu mavi /
    olaydın mavi /
    koyaydım bari.
    (kireç / THB 425: 520)
    Penbe entarili /
    kırmızı entarili /
    siyah dügmeli.
    (karpuz / THB 387: 459.5c)

    Dal dogurdu mavi boncuk.
    (zeytin / THB 670: 869.6)

    Bir sahan hasıl,
    ortası yesil.
    (ayna / THB 138: 59.5).

    Çünkü günlük hayatımızda sarı degil, kırmızı dil kullanımı yaygındır.
    Kireç, sarı degil,
    beyazdır. Pembe, karpuzun entarisinin (kabugunun) degil içinin rengidir. Mavi zeytin,ve ortası yesil ayna ise, alısık oldugumuz varlıklar degildir.
    Su örneklerde ise renkler, cevabı imgeleyen varlıkla uyum içinde degildir.

    Al duvar üstünde / beyaz güvercin.
    (disler / THB 252: 253.26e)
    Ak oglanı perçeminden asmıslar.
    (mum / THB 493: 619.8)
    Gök oglan göge bakar, tepesinden karlar akar.
    (degirmen ‘un degirmeni, el degirmeni’ / THB
    235: 225.22)
    Altı tavan, üstü tavan / içinde bir kırmızı oglan.
    (dil / THB 246: 249.10)
    Karanlık derede / al gelin oynar.
    (dil / THB 247: 249.13p)
    7 Diger renkler için bk. 1. Tablo.

    Çarsıda gördüm Al Fatmayı / beline baglamıs çatmayı / ey sufatsız, nerden ögrendin / ele
    göbek atmayı?
    (culuk ‘hindi, gülü’ / THB 200: 152.3b)
    Nice bin enhar / içinde kırmızı su akar / insanın hayatı o suyun akmasına bakar.
    (damar, kan /
    THB 693: 928)
    Mavi tarla üstünde, beyaz güvercin yürür.
    (gemi ‘kayık, vapur, kelek’ / THB 294:332.29)
    Kırmızı hendek, içinde kürek.
    (dil / THB 245: 249.6a)
    Yesil kuyruklu ak beygir.
    (pırasa / THB 534: 680.8)
    Kara kasık, duvara yapısık.
    (sinek / THB 574: 731.3)
    Yer altında / kara bardak.
    (turp ‘kara turp, kırmızı turp’ / THB 621: 817.5a)
    Kırmızı dag üstünde / agça kus oturur.
    (disler / THB 252: 253.26f)
    Sakalı var, sözü geçmez, pek uzagı gözü seçmez; kara nohut eker gider, tastan tasa seker gider;
    akça suyu içerler, seytan deyip geçerler.
    (keçi / THB 401: 481.9).

    Cevaptan bagımsız düsündügümüzde “al duvar, ak oglan, gök oglan, kırmızı oglan, al
    gelin, al Fatma, kırmızı su, mavi tarla, kırmızı hendek, yesil kuyruk, kara kasık kara bardak,
    kırmızı dag, kara nohut” tamlamalarının birer alısılmamıs bagdastırma örnegi oldugu görülür.
    Çünkü günlük hayatımızda bu tür varlıklarla karsılasmak olagan degildir. Ancak gerçekte bu
    varlıklar cevabı veya cevabın bir parçasını imgelemektedir. Renkler ise cevabın asli niteligini
    karsılamaktadır.
    Bunların dısında asagıda görüldügü üzere, bazı bilmecelerde aynı varlıgın zıt sayılabilecek
    renklerle nitelendirildigi görülmektedir. Çeliski gibi görünen bu durumun, örnekler incelendiginde,
    muhatabı sasırtmaya yönelik bir anlatım teknigi oldugu anlasılmaktadır:

    Sarıdır safran gibi /
    karadır katran gibi /
    eller üstünde dolasır /
    Sehzade Sultan gibi.
    (altın ‘altın
    para’ / THB 115: 21.8n)
    Garadır gatran degil,
    sarıdır safran degil;
    ganatlıdır gus degil;
    boynuzludur,
    goç degil.
    (çekirge
    / THB 208: 178.4)
    Karadır katran gibi,
    sarıdır safran gibi.
    (pekmez / THB 532: 672.1).
    Kimi varlıklar ise su örneklerde oldugu gibi bilmeceden bilmeceye farklı bir renkle
    nitelendirilmektedir:

    Ak inegim göge bakar /
    kıçından ayran akar.
    (elek ‘un elegi, kalbur’ / THB 272: 287.9)

    Kara tavuk kakıldar, kanatları sakıldar.
    (elek ‘un elegi, kalbur’ / THB 271: 287.7)
    Gök oglak göge bakar, g...ünden ayran akar.
    (elek ‘un elegi, kalbur’ / THB 272: 287.9a).

    Bu durum sorucunun öznel bakısına, bilmecelerin sözlü olarak yayılısına
    dayandırılabilecegi gibi, varlıgın dogasıyla da iliskilendirilebilir.
    Örnegin, su bilmecelerde
    kavunun ayrı renk adlarıyla nitelenmesi onun dogasından kaynaklanmaktadır:

    Sarı kız sancagile,
    yedi bin encegile.
    (kavun ‘bostan, topatan, karpuz’ / THB 395: 469.2)

    Gök oglak kökende baglı.
    (kavun ‘bostan, topatan, karpuz’ / THB 395: 469.6)

    Aktır onun tepesi,
    yesildir hem kubbesi,
    içinde dizilidir kara kara küpesi.
    (kavun ‘bostan,




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright © 2000 - 2014, vBulletin Solutions, Inc