Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

4-7 Yaş çocuk GeLişimi Bu dönem 4 ile 7 yaş arasındaki devreyi kapsar. Bi*rinci bunalım dönemi ile ikinci bunalım döneminde yer alır. Bir bunalım dönemi

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    4-7 Yaş çocuk GeLişimi

    Sponsorlu Bağlantılar




    4-7 Yaş çocuk GeLişimi





    Bu dönem 4 ile 7 yaş arasındaki devreyi kapsar. Bi*rinci bunalım dönemi ile ikinci bunalım döneminde yer alır. Bir bunalım dönemi değildir. Bunalımdan çıkan çocuğun, yeniden gireceği (daha sonraki yılarda) bunalıma iyi bir şekil*de hazırlanabilmesi için değerlendirilmesi gereken bir çağ*dır. Bu dönem belki de çocuğun en faydalı ve en süratli bazı çıraklıklar geçirdiği devredir. Çocuk sosyal çevre ile sürekli temasta bulunmak suretiyle devamlı olarak zihnini zengin*leştirir. Duyuların alma kabiliyetinin en yüksek çağıdır. Üs*tün öğrenme özelliğine sahiptir. Bu çağdaki çocuk dünyaya karşı gerçek ve derin bir ilgi gösterir. Yetişkin bir insanın göremediği sayısız ayrıntıları görür. İşitmek, dokunmak görmek, kırmak vs. için oynar. Bütün bunları yaparken hiç*bir metoda bağlanmaz. Zaten ona bir metot sağlamak da faydasızdır. Onun için önemli olan tek kanun içinde yaşadığı an ile ilgili geçici bir meraktır. İlgilerinde devam yoktur. Kelebek gibi kendi heveslerinin peşinde koşar. 5 - 6 yaşlarına kadar bunda endişe edilecek bir şey yoktur. Bu özellik tabia*tın gereğidir.
    Çocuğun bu yaşta zihninin gelişmesi harekette bulun*masına bağlı olduğundan harekete ve çeşitli oyunlara karşı büyük bir ihtiyaç duyar. İçinde bulunduğu sosyal çevre içeri*sinde keşifler yapmaya karşı da büyük bir ihtiyaç içindedir.

    Bilindiği gibi hayatın ilk yıllan (özellikle ilk iki senesi) çocukta Pavlov'un şartlı refleksinde belirttiği gibi bir gelişim söz konusudur. Pavlov'un deneyi burada hatırlanmalıdır. Kö*peğe zil çalınca yemek verilmiştir, bu hep böyle devam et*miştir. Bir süre sonra zil çalınmış, yemek verilmemiştir. Bu kez köpeğin ağzının salyalarının aktığı gözlenmiştir. Yani zil çalınca yemek geleceğine köpek şartlanmıştır. Buna benzer şekilde çocuk da bu yıllarda annenin elinde biberonu görün*ce ona kavuşmak için tepinir, bazı jestler yapar. Oysa bu ikinci çocukluk çağı dediğimiz dönemde yeni zihin fonksi*yonları gelişmeye başlar. Bu gelişim belirginleşme yolunda*dır. Otonom sinir sistemine ilaveten merkezi sinir sistemine ait istemli hareketlerde önem kazanır.

    Hayellere ve güzel masallara karşı zevk duyması bu ça*ğın en belirgin özelliğidir. Bu dönemde zihinsel gelişimin normal olabilmesi için yeterli ve dengeli beslenebilmesi de çok önemlidir. İyi beslenebilmelidir.

    Önemli bir nokta da şudur: Bu çağda sevgiden yoksun edilen çocuk, incitilen ve yalnız bırakılan çocuk, kendisini kuşatan gerçeklerden daha güzel bulduğu hayallere kapanır. Hayata gittikçe uyamaz hale gelir ve yapayalnız kalabilir. Bunun sebebi duygu ve sosyal düzende olduğu için tedavi çaresi de buna göre düzenlenmelidir.

    Duygu düzenindeki bozukluğun bir belirtisi çocuğun yalan söylemesidir. 3 çeşit yalan vardır:

    1) Büyüklerin kendisini cezalandırmasından korktuğu için söylenen yalan,

    2) Kendisini korumak amacıyla söylenen yalan,

    3) Başkalarını aldatmak için söylenen yalan.

    Bu üç çeşit yalan birbirinden çok farklıdır. Burada za*rarlı olan 3. tip yalandır. Diğer 1 ve 2'nci yalanlar daha ma*sum kabul edilebilir. Çocuğun duygu düzenindeki bozuklu*ğu yansıtan yalanı burada 3. tip olarak belirtmemizde yarar vardır. Bu tür yalan onun duygu düzenindeki bozukluğu yansıtır. Çocuk henüz tenkit duyusu gelişmediği için 1 ve 2 nci tür yalanları söyleyebilir, burada kötü niyet yoktur. Ör*neğin hayvanat bahçesinde bir fil görmüştür. Çocuğun hay*vanat bahçesine gittiği doğrudur, ancak fil görmemiştir. Bu*nun gibi olayı biraz hayaliyle süslendirebilir. Hemen belirt*mek lazımdır ki, bu üç tip yalan da yalandır ve istenmeyen bir durumdur. Ancak çocuk yeterli psiko-sosyal olgunluğa henüz erişmediği için burada en zararlı yalan olarak 3 ncüyü görmemiz mümkündür ve bu tür yalandan daha çok tedirgin olmamız lazımdır.

    6 ile 7 yaşlarında çocuk anne-baba ve sosyal çevresin*de bulunan bireyleri uluorta türlü sualleriyle taciz edecek ka*dar soru sormaya meraklıdır. Yetişkinlerin çocuğa anlayabi*leceği tarzda cevap verme zahmetinde bulunmaları mutlaka gereklidir. Tabii bu kimi kişiler tarafından zahmet sayılsa bi*le bu konuda devamlı susturulan çocuk önce merakını sonra da güvenini kaybeder (çok mühim nokta). Niçin soru*ları çağının 9 yaşına doğru hafifleyeceğini de bu vesileyle belirtmekte yarar vardır.

    4 ile 7 yaşları arasında bencillik çağı "egosantrizm" belirgindir. Masum bir saflık ifade eden bencillik vardır. Bu*na "güzel egosantrizm" çağı diyenler de vardır (Jacqueline, G). Her şeyi kendine göre değerlendiren bir zihin eğilimi vardır. Bu özellik de 9 ila 10 yaşında normal olarak geçer. Yeterki ailede yeterli insan sevgisi almış bulunsun.

    Egosantrizmin ergin çocukta ve yetişkin insanda ben*cillik şeklini alması için 8-12 yaşları arasında yani 3. buna*lım dönemine girilmeden önce kaybolması gereklidir. Bu*nun için son durak bu yaşlardır. Aile bu yaşlara kadar sabır*la bencillik duygusunun geçmesini ve de bilgili tutum ve dav*ranışlarıyla bekleyebilmelidir. Tabii geçmesi bu kadar uzamış ise, normalin de ilk bunalım döneminde bu duyguya ait te*mel mücadele verilmekteydi. Egosantrizm 3 yaşlarında kar*deşine "benim annem", "benim tabağım" vs diyerek kendi*sini göstermekteydi.

    İkinci çocukluk çağında egosantrizm çocuğun bütün zihnini kaplar. Ayrıca bu çağda şu özelliklerde kendisini gösterir ki, bu konuda ailelerin bilgili olmasında yarar vardır:

    Animizm vardır. Yani çocuk etrafındaki eşyayı canlı sayabilir. Sözgelimi bir gün çocuk annesine "Anne bir soba daha alalım, sobalarımız kardeş olsun", diyebilir. Oysa soba canlı değildir. Bu normal bir gelişim evresidir. Çocuk 6 yaşına doğru bu döneme girmiş olur. Hatta tüm varlıklara, güneşe, taşa, suya, eve canlı gözüyle bakabilir. Onlara öy*küler bulabilir. Bu hâl 10 yaşlarına doğru kendiliğinden gel*diği gibi kendiliğinden kaybolur. Bu alanlarda çocuğu takın*tılı yapan, ailenin çocuğu tanımaması, ondan yersiz korkula*rın doğmasını sağlamasıdır. Yine bu dönemde artifisyalizm görüşü vardır çocukta. Bu çocuğun her varlığın bir eser gibi yapıldığına inanmasıdır (Jacqueline, G). Ona göre ırmakların yatağını kazan, güneşi ileri doğru iten, rüzgârı estiren çok büyük ve güçlü bir insandır. Çocuğun bu safça ina*nışlarından dolayı telaşa kapılmamalıdır. Bunlar bir bakıma egosantrizmin çeşitli tezahürleri olarak da düşünülebilir. Egosantrizm duyusu bu yönde de bireye etkili olmaktadır.

    Animizm ve artifisyalizmden sonra finalizm vardır. Bu çocuğun her şeyin insana hizmet etmek için yaratıldığına inanmasıdır. Görüldüğü gibi böylece çocuk giderek iyiye, güzele, doğruya ve erişkinliğe adım adım yaklaşmaktadır. Bunlar psiko-sosyal gelişimin evreleridir. Nasıl ki birey doğ*duğu anda taş taşıyamaz, odun kıramazsa, bunun için be*densel büyümeye ihtiyaç duyarsa, sağlığın psiko-sosyal geli*şimi de bunun gibi evreler halinde olmaktadır.

    Bu çağda (4-7 yaş dönemi) söylediği sözler arasında çocuk sebep-sonuç ilişkisini kavrayamaz. Annesi yemek ha*zırlarken ona yardım etmek ister beceremez, tabağın kırıl*masına sebep olur diyelim. Burada çocuk iyi niyetle bu işi yapmak istemiştir. Anne onu cezalandırsa, bunun nedenini çocuk kavramakta çok güçlük çeker. Çocuk tabağın kırılma*sından dolayı bir burukluk duyar, fakat niyetinin anneye hiz*met olduğunu bu uğurda bu olayın meydana geldiğini daha kuvvetli hissederek, anneye yardım suç mudur diyerek düşü*nerek kendisinin azarlanmasını hoş görmez. Sütümü içmez, yemeğimi yemezsem, büyüyemem hasta olurum diye yeterli kavrama henüz gelişmemiştir. Yani sebep-sonuç bağını kur*ması ondan bu yaşta beklenmemelidir. Çocuğun zaman kavramını da 4 ile 8 yaşları arasında elde ettiğini söylemek lâzımdır.


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Çocuk Gelişimi Ve Eğitimi Öğretmenliği Bölümü – Meslek Tanıtımları
  3. 19-21 Ay Arasi çocuk Gelişimi
  4. 16 - 18 Ay Arası çocuk Gelişimi
  5. Çocuk Gelişimi Ve Eğitimi Alanı
  6. Okul öncesi çocuk Psikomotor Gelişimi
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri