Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

anne babamızın üzerimizdeki hakları nelerdir ? Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Anne Ve Babanın Çocuğu Üzerindeki Hakları Nelerdir Anne Babamızın Oynadığı Eski Oyunlar Anne Babamızın
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 3      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Anne Babamızın Üzerimizdeki Hakları Nelerdir

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Anne Babamızın Üzerimizdeki Hakları Nelerdir

    1.Evlilik öncesi haklar: İslama göre çocukların anne ve babaları üzerindeki hakkı anne ve baba evlenmeden önce başlamaktadır. Yani kişi evleneceği ve neslini devam ettireceği eşini seçerken dikkatli davranması ve eşini itinayla seçmesi gerekir. Çünkü soyu ondan devam edecektir. Bu dünyada en değerli varlığı olan çocukları ondan dünyaya gelecek ve aynı zamanda da çocukların yetişmesinde büyük rolü olacaktır.


    2.Güzel bir isim koymak: Çocuk doğumla dünyaya geldikten sonra çocuğun anne-baba üzerindeki hakları devam etmektedir. Çocuk dünyaya geldikten sonra anne ve babanın çocuklarına karşı yapmaları gereken ilk vazifeleri; yavrularına uygun ve güzel bir isim koymalarıdır. Zira isim kişi için çok önemlidir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s): Çocuğun babası üzerindeki haklarından biri de ona güzel bir isim koyması ve terbiyesini güzel yapmasıdır. [2], Siz kıyamet günü kendi isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız öyle ise çocuklarınıza güzel isimler koyunuz. [3] buyurmaktadır.

    3.İyi bir eğitim ve terbiye vermek: Çocukların anne-baba üzerindeki diğer bir hakkı da onların güzel bir eğitim almalarını sağlamaktır. Zira çocukları eğitmek ve geleceğe hazırlamak anne babanın görevlerindendir.

    Anne babalar, çocuklarını sadece yedirmek, içirmek, giydirmekle görevli değildir. Aynı zamanda onların iyi bir eğitim görmesini sağlamakla da sorumludurlar.

    Ailenin çocukların eğitiminde büyük bir yeri ve önemi vardır. Zira aile, çocukların ilk eğitim yeridir. Eğitim ailede başlamaktadır.

    Bir Babanın Sorumlulukları

    İslama göre bir babanın çocuğuna öğretmekle yükümlü olduğu temel bilgileri maddeler halinde şöyle sıralayabiliriz:

    1.İtikad ve ibadetle ilgili temel bilgiler.
    2.Ahlak ile ilgili temel bilgiler.
    3.Diğer insanlarla ilişkilerinde (adab-ı muaşerette) dikkat edeceği hususlarla ilgili bilgiler.
    4.Meslek eğitimi.

    Çocuğa aile içi eğitim verirken anne baba başta olmak üzere büyükler, çocuklara güzel örnek olmalıdırlar. Aile içerisinde anne babasından ve büyüklerinden daima güzel örnekler gören çocuk mutlaka onlardan olumlu yönde etkilenecektir. Anne-baba, çocukları önünde birbirine güzel hitap etmeli, doğru konuşmalı, yalandan sakınmalı, verdikleri sözlerde durmalıdırlar. Aynı zamanda ibadetlerini de düzgün bir şekilde sürekli yapmalıdırlar. Anne-babalarından bütün bu olumlu davranışları gören çocuklar, olumlu yönde etkileneceklerdir. Demek ki bizler, gençlere düzgün ve ideal yaşayışımızla örnek olmalıyız. Şunu çok iyi bilmeliyiz ki hal dili, söz dilinden daima daha etkilidir. Sigara içen bir anne-babanın, çocuğuna sigara içme demesi ne derece etkili olur? Elbette ki etkili olamaz. O halde söz ve davranışlarımız birbirine uymalıdır. Davranışları sözlerine uymayan bir anne babanın çocuklarına verdiği eğitimde başarılı olması mümkün değildir.

    Aile, kanatları altında çocuğun inanç esaslarını; İslamın prensiplerini, değerlerini ve öğretilerini öğrendiği ilkokuldur.

    Bizler sadece çocuklarımızın bir meslek edinip ilerideki hayatlarında rahat etmelerini sağlayacak eğitim ve öğretimi almalarını değil, aynı zamanda onların inançlı ve dindar olarak yetişmesi için doğru ve yeterli bir dini eğitim almasını da sağlamak zorundayız.

    4.Çocuklara güzel davranmak: Aile içinde anne-babaların çocuklara güzel davranmaları çocukların anne babaları üzerindeki haklarındandır. Çocukları terbiye etmek için dövmek doğru değildir. Ancak yanlış bir iş yapınca, cezalanabileceği hissini vermek lâzımdır. Aile içinde anne-baba çocuklarını eğitirken onlara daima anlayış, sevgi, şefkat ve merhametle yaklaşılmalıdır. Çocuk, kötü bir davranışı ilk defa yapınca, onun kötü olduğu güzelce izah edilmelidir. Çocuk, ısrarla tekrar aynı hatayı yapmaya devam ederse uygun bir şekilde cezalandırma yoluna gidilebilir. Ancak asla zorlama ve baskıya müracaat edilmemelidir. Her hatayı büyütmek, hemen müdahale etmek, ağır şekilde cezalandırmak, başkalarının yanında yapılan hatayı teşhir etmek uygun değildir.

    Hakikatler çocukların seviyelerine inilerek, onların anlayabilecekleri bir üslupla anlatılmalıdır. Gençlerin seviyesine inmek, onların anlayabilecekleri bir dille anlatmak eğitimin başarılı olmasında önemli bir etkendir. Çünkü dinî hakikatler genellikle soyuttur. Anlaşılması, idrak edilmesi kolay değildir. Bu nedenle, Kur an, Hz. Peygamber ve İslam büyüklerinin metoduna uyarak, meseleleri temsil ve örneklerle onların akıllarına yaklaştırmalıyız. Günlük hayattan, yaşayıp gördüklerinden temsiller getirmeliyiz. Temsil ve örnek, soyut gerçeği hem kavratır, hem de zihinde kalıcı hale getirir.

    5.Çocuklar arasında eşit ve adil davranmak: Anne-babalar çocuklarına karşı eşit ve adil davranmalıdırlar. Anne babalar, aile içerisinde bütün çocuklarına, kız erkek, büyük küçük farkı gözetmeksizin eşit davranmalıdır. Bu eşitlik, çocuklar için alınıp satılan maddî şeylerden tutun da bir öpücüğe varıncaya kadar her türlü ilgi ve ikramda da gözetilmesi gerekir. Maalesef günümüzde bazı anne babalar, çocuklarına karşı gerek sevgi ve ilgide gerekse onlara aldıkları maddî şeylerde eşit davranamamaktadırlar. Özellikle erkek çocukların daha fazla sevilmesi ve kız çocuklarının hor görülmesi ülkemizde yaygın bir yanlış davranıştır. Bu yanlış davranışın sonucu olarak da çocuklar birbirine karşı haset ve kin beslemekte ve böylece aralarındaki sevgi ve saygı ortadan kalkmaktadır. Hâlbuki İslam dini çocuklar arasında adaletli ve eşit davranmayı emretmektedir.

    Numan b.Beşir den rivayet edildiğine göre o şöyle anlatmaktadır: Babam bana malından bir şeyler hibe etmişti. Annem Amra Bintu Ravaha: Bu hibeye Resulullah (s.a.s) i şahit kılmazsan kabul etmiyoruz dedi. Bunun üzerine bana yaptığı hibeye şahit kılmak için babam beni de alarak Resulullah (s.a.s) e gittik. Durumu öğrenen Hz. Peygamber (s.a.s), babama: Başka çocukların da var mı? diye sordu. Evet cevabı üzerine Aynı şekilde bütün çocuklarına hibede bulundun mu? dedi. Babam hayır deyince, Hz. Peygamber (s.a.s): Allah tan korkun, çocuklarınız hususunda adil olun dedi. Babam oradan ayrıldı ve hibeden vazgeçti.[6]

    Bu hadisten de açıkça anlaşıldığı üzere çocuklar arasında eşit ve adil davranmak çocukların ebeveyni üzerindeki haklarındandır. Bazı İslam âlimleri, çocuklar arasında eşit davranmak sadece maddi konularda değil, öpücüğe varıncaya kadar her şeyde şarttır demişlerdir. Nitekim Hz. Enes (r.a) dan rivayet edildiğine göre; Bir adam Hz. Peygamber (s.a.s) in yanında otururken oğlunun biri gelir. Adam çocuğunu öper ve dizinin üstüne oturtur. Az sonra kızı gelir. Adamcağız onu öpmeksizin önüne oturtur. Bunun üzerine Resulullah (s.a.s): Böyle yaparak aralarında eşit davranıyor musun? diyerek onu kınar.[7]

    Yine başka bir hadiste Hz. Peygamber (s.a.s): Allah öpücüğe varıncaya kadar her hususta çocuklar arasında adaletli davranmanızı sever. [8] buyurmuştur.

    Maalesef günümüzde anne babalar çocukları arasında eşit davranmamakta böylece birçok haksızlığa sebep olmaktadırlar. Böylece gerek anne-baba ve evlatlar, gerekse kardeşler arasında dargınlıkların, kırgınlıkların, haset ve düşmanlıkların çıkmasına sebep olmaktadırlar.

    Anne-babaların bu hususlarda azami dikkati göstermeleri ve çocukları arasında eşit ve adil davranmaları gerekir. Zira şunu asla unutmamalıyız ki, bizler bu dünyada yaptıklarımızdan dolayı bir gün Allah ın huzurunda hesap vereceğiz.

    6.Evlilik çağına geldiğinde evlendirmek: Çocuğun babası üzerindeki haklarından biri de buluğ çağına erişince çocuğunu vakit geçirmeden evlendirmesidir. Zira gerek Kur an gerekse Hz. Peygamber (s.a.s), gençlerin ve yetimlerin buluğ çağına erince evlendirilmelerini emretmektedir.

    Evlenme ve evlendirme işi, çocuğa verilecek ailevî terbiyenin en önemli bir meselesi, bir parçasıdır. Çünkü İslamın aile kurmada güttüğü gayeler, iyi bir evlilikle gerçekleşebilir. Bu sebeple Kur an evlenme meselesine teferruatıyla yer vermiş, namus ve iffet sahibi fuhuş ve gizli dosttan uzak kızların hoşa gidenlerinden, ailelerin izniyle ve mehirleri verilerek aleni bir şekilde meşru bir nikâhla evlendirilmesi emredilmektedir. (Nisa, 4/25) Keza kızlar, mümin ve dindar bir erkekle, erkekler de mümine ve dindar kızlarla evlendirilmeli, müşrik ve dinsiz gençlerden kaçınılmalıdır. (Bakara, 2/221) Hz. Peygamber ise evlenecek eşin dindar olmasına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.[9]

    Esasen ebeveynin çocuğuna vereceği ideal manadaki temel eğitimi ve vazifesi, buluğa eren gencin vakit kaybetmeden bir iş sahibi kılınarak evlendirilip müstakil bir yuvaya kavuşturulmasıyla noktalanmaktadır.[10]

    Evlenen genç, artık müstakil, mükellef bir fert ve bir aile reisi olmuştur. Artık o, ailesinin ve cemiyetinin sırtında bir yük olmaktan çıkmış, sorumluluk sahibi bir fert haline gelmiştir.




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri