Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Fettullah Gülen Şiirleri ( Hoca Efen din in Şiirleri ) AKYOL Gördüm nurlu geleceği rüyâmda bir gece , Işıklar yağıyordu her tarafa sessizce… Âhenkle işleyen
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 1      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Fettullah Gülen Şiirleri ( Hoca Efendinin Şiirleri )

    Sponsorlu Bağlantılar




    Fettullah Gülen Şiirleri ( Hoca Efendinin Şiirleri )

    AKYOL

    Gördüm nurlu geleceği rüyâmda bir gece,
    Işıklar yağıyordu her tarafa sessizce…
    Âhenkle işleyen bir saat gibiydi işler;
    Bir bir silinip gitmişti asırlık teşvişler…
    Ve herkes birbirine yürekten bakıyordu;
    Somaki musluklardan kevserler akıyordu.
    Tertemiz çehreleriyle geçerken kudsîler,
    Ümitlerimize bir bir fer salıp geçtiler.
    Yeni bir dünyâ kuruyorlardı; harıl harıl…
    Her taraf gökle yarışır gibi.. pırıl pırıl!
    Geçtikçe tekmil bu şimşek bakışlı yiğitler,
    Anladım; muştusu verilen zamanmış meğer.
    Civanlar gördüm yüzlerinde gariplik rengi,
    Hükmettim ki bunlar, o ilk kudsîlerin dengi.
    Dolaştım her tarafı usanmadan, bezmeden;
    Ziyâ içenlere erdim bir ulu çeşmeden…
    Şükranla gerilip gezenler vardı kolkola..
    Sonra teker teker ulaştı herkes AKYOL’a…



    ALTIN TENLER

    Taptâze altın tenlere benzer bu yiğitler;
    İniyor çevrelerine ışıktan demetler…
    Sonsuzdan gelen ilhâmla doldukça dolmuşlar,
    Hızır’la arkadaş olup sırlara dalmışlar…
    Bir büyülü kevserle meğer hepsi de mest imiş,
    Gözlerinden belli her biri bir sırra ermiş.
    Tûfânlara denk heyecânları var hiç dinmez;
    Polat gibi yürek taşırlar korkmaz ve sinmez…
    Bilir cihân bunları, belli beldesi köyü,
    Çehrelerinde fethedici gizli bir büyü..!
    Ve şimdi dehâya denk bu parlak ferâsetler,
    Horozu çoktan ötmüş bir kutlu şafak bekler…

    AKINCI TÜRKÜSÜ

    Atlasdan cepkenli yiğit akıncı!
    Dönmedin geriye bunca yıl oldu.
    Gözlerim yollarda ruhumda sancı,
    Elimde güllerim buruşup soldu.
    Gezdiğim yerlerde hep seni sordum;
    Şimdi gelir diye hayâller kurdum.
    Günler geçti ben: “Yarın!” deyip durdum,
    Bin hafakan sînem boşalıp doldu…
    Ger dizgini artık, şahlansın atın!
    Ger ki, va’dedilen günler pek yakın!
    Ufukta bahar var, unutma sakın!
    Zulmet silindi her yöre nûr oldu.


    Aç Kapını

    İltifât et aç kapını bendeni sevindir.!
    Nağmeler sun ruhuma ötelerin dilinden;
    Sun ve gönlümü saran hafakanlarımı dindir.!
    Sunduğun gibi nâçârlara kendi elinden.
    Sensin o tek merhametli bana da bir ihsan,
    Lutfeyleyip yolumu otağına çevir.!
    Yol boyu her dönemeçte nezdinden bir bürhan;
    Sal ufkuma ahdini emânıma yetiştir!
    İç içe gurbetteyim, yok gurbetlerin dibi,
    Ağarsın ak günler, ersin zulmetin eceli.!
    Sensin bu gamnâk gönlümün Biricik Sahibi,
    Herkes gibi ne olur bana da bir tecellî.!
    Ve her ân yepyeni bir vuslat heyecanıyla,
    Gönlüme o derin sevginin zevkleri insin.!
    Hep kanatlansın ruhum aşkının tufanıyla.
    Hicranla köpüren ızdıraplar bir bir dinsin!
    Duyayım kalbimde tecellî ettiğin ânı.
    Ve bakışlarım sonsuzun rengine boyansın!
    Göreyim şevkin vuslata döndüğü zamanı...
    İsterse artık her yanım ateşlere yansın...
    Bir sırlı âlem ki güneş tıpkı bir bengisu,
    Madde çözülüp mânânın bağrında erimiş;
    Ruh tecellî avında ve gönül kurmuş pusu,
    Herkes bir büyülü temâşâ ufkuna ermiş...
    O yerde O’ndan başka hiçbir şey işitilmez,
    Kulaklara çarpan ses duyguların bestesi;
    Saatler 'tik tak' ve günler doğup-batmak bilmez,
    Zaman, mekan bilinmezin sırlı hendesesi...
    Fethullah Gülen




    Ak Ve Kara

    Apaydınlık bir dönem, kol kol gezen güneşler,
    Semâda yüzüp giden kehkeşânlara inâd.
    Her bucağı Irem Bağları’na denk o günler,
    Gök kuşağı gibi zafer tâklarıyla âbâd...

    Sonra bir kâbuslu devir ve aranan dünler
    Firavunlaşdı herkes firavundan da berbâd.

    Harâb oldu her taraf, soldu çiçekler, güller,
    Bülbülün dilinde dinmeyen yeisli feryâd.

    Gökler gamlı, bulutlar küskün, kurudu göller,
    Virânelere döndü her yan, simsiyah eb’âd.

    Yine rüyâlarda kor, tütüyor eski günler
    Mışıl mışıl döl yatağında milletçe murâd...
    Fethullah Gülen





    Allah ve İnsan

    Tekmil İnsanlık her an Allah duygusuna aç,
    Zihinler şîrâzesiz, zihinler O’na muhtaç...
    Sezer her zaman temiz vicdanlar bu duyguyu,
    Düşünce çıkmazları Rabb’e ulaşma koyu...
    İlmin o engin ufku, mantığın hünerleri,
    Dolduramıyor İmandan boşalan yerleri.
    Bir sürü ulemâ ve bir sürü de filozof...
    Nazariyeleri çarpık, düşünceleri kof.
    Ne fikirlerinde sadra şifa veren beyan;
    Ne madde ötesini olduğu gibi duyan.
    Anlayışlar kısır; her şeyin mebdei meçhûl,
    Ve yığınlar faraziyeler ağında ma’lûl.
    Oysa, her renkte ve her seste O’ndan bir ma’nâ,
    Ruh ve hikmet ufkunda her şey İnsandan yana:
    Varlık O’nun nuru, o Nur’un dalgalanışı,
    O, hem varlığın hem de hâdiselerin başı...
    Bu sırrı kavrayan gönüller oturaklaşır,
    Ancak oturaklaşan ruhlar O’na ulaşır.
    Gözsüz görmese de her yanı O kaplamakta,
    Sırra, hep bu ilâhî münasebet akmakta...
    Ve duygular O’na uyanmakta perde perde,
    Bir vuslat istikametinde ki az ilerde...
    Her tarafta kevserden gürül gürül çeşmeler,
    Her yanda İnsan-Allah bestesinden nağmeler.
    Fikir bu ufka erip gönülle birleşince,
    Ayrı bir visal kapısı açılır her gece.
    Bu eşiği aşan ruh kendi özüne erer,
    Gerçek İnsan olmaktan gaye de buymuş meğer...
    Fethullah Gülen

    Altın Saçlı Bahar

    Bu mevsim o kadar coşkun ki sular,
    Çığlık çığlık vadi, dere inliyor.
    Sular gibi köpürüyor duygular,
    “Gel Sonsuz’a yelken açalım” diyor.
    Nur yağıyor, ışık sarmış her yanı,
    Zaman artık sevinç, neş’e zamanı..
    Beklemiştik mevsimlerce bu ânı,
    Bir bir ölenler şimdi diriliyor...

    Her yanda güzellik, her yanda âhenk,
    Geçmişteki muhteşem günlere denk..
    Ve bahçelerimizde hevenk hevenk,
    Bir başka tadda meyveler eriyor...

    Duygularla dolu esiyor rüzgâr,
    Kabarıyor denizlerde dalgalar;
    Enginlerde altın saçlı bir bahar,
    Binbir renk ve desenle tülleniyor.

    Ve, gelenler daha mutlu olacak;
    Dünyâ yeniden ışıkla dolacak..
    Asırlık karanlıklar boğulacak,
    Muştusu ULU DÎVÂN’dan geliyor.

    Fethullah Gülen


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Veda Mektubu,Veda Şiirleri, Özlem Şiirleri, Ayrılık Sesli Şiirleri, Ayrılık Şiirleri, Özel
  3. Ağlayan Mektup, Aşk Şiirleri, Resimli Şiirler, Hüzünlü Aşk Şiirleri, Romantik Aşk Şiirleri
  4. Seni Kendimden Fazla Seviyorum, resimli şiirler, özlem şiirleri, sevda şiirleri, hasret şi
  5. ben ona aşksın derdim, Resimli Şiirler, Resimlere Yazılı Şiirler, aşk şiirleri, sevda şiir
  6. Bu Gece Uyuyamazsın Sen - Aşk Şiirleri - Romantik Şiirleri - Karışık Aşk Şiirleri
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    Aşılmaz

    Ah edip ağlamadan,
    Sîneler dağlamadan,
    Su gibi çağlamadan,
    Bu dağlardan aşılmaz!
    Cânı cânânı vermeden,
    Fakr ile fahr'a ermeden,
    Yokluğa kanat germeden,
    İmkânsız yollar aşılmaz!

    Kafada düşünce, sînede îmân,
    Gönülde heyecan, hislerde tûfan,
    Ve binbir ızdırâp, binbir hafakan,
    İçini sarmadan çöller aşılmaz!

    Ötelere gönül gözü açmadan,
    Pervâz edip dost eline uçmadan,
    Benliğine kıvılcımlar saçmadan,
    Sarp yokuşlu bu yollar hiç aşılmaz!

    Ölüp ölüp dirilmeden,
    Hergün bin kez gerilmeden,
    Canda öze erilmeden,
    Şekler, gümânlar aşılmaz!

    Sine kebap olmadan,
    Vakit-mîat dolmadan,
    Sen, senden kurtulmadan
    Dere tepe aşılmaz!

    Yolcu buruk baş gerek,
    Gözde daim yaş gerek
    Huy biraz yavaş gerek,
    Yoksa yollar aşılmaz!

    Fethullah Gülen






    Altın Tenler

    Taptâze altın tenlere benzer bu yiğitler;
    İniyor çevrelerine ışıktan demetler...
    Sonsuzdan gelen ilhâmla doldukça dolmuşlar,
    Hızır’la arkadaş olup sırlara dalmışlar...

    Bir büyülü kevserle meğer hepsi de mest imiş,
    Gözlerinden belli her biri bir sırra ermiş.
    Tûfânlara denk heyecânları var hiç dinmez;
    Polat gibi yürek taşırlar korkmaz ve sinmez...

    Bilir cihân bunları, belli beldesi köyü,
    Çehrelerinde feşedici gizli bir büyü..!
    Ve şimdi dehâya denk bu parlak ferâsetler,
    Horozu çoktan ötmüş bir kutlu şafak bekler...

    Fethullah Gülen

    Ateşten Sineler

    Ateşten sîneleriz alev dokunmaz bize;
    Kor kesilip gitmiştir gelenler semtimize...
    Sararmıştı benizler yüzümüzü görmeden,
    Dize gelmişti düşman murâdına ermeden.
    Ruhlarına azâbız, onlar bilirler bizi,
    Şimşeklerle yarıştık tanırlar hepimizi.
    Azgınların başında sindirici cezâyız;
    Dostlara dost isek de, düşmanlara ezâyız!
    Kulaklarda çağıltı mâzî gibi ırmaktan,
    Dize geldi bayraklar ay-yıldızlı bayraktan.
    Hasımlara tûfândık; nûr etdik çevremizi,
    İsterseniz bir sorun şanlı mâzîye bizi...
    Şimdi dinmiş olsa da, ruhlarda heyecânlar,
    Mutlaka tutuşacak, o eskiki akkorlar...

    Fethullah Gülen


    Âvâre Gönül

    Gel artık aldanma divâne gönül;
    Pişman olup yoksa ağlayacaksın.
    Oldun bir hayâle pervâne gönül,
    O hülyâ ile bir gün yanacaksın...
    Bildim bileli her dem âvâresin,
    Yolların yoldaşı tam bîçâresin;
    Dertleri pek çok bir baht-ı kâresin,
    Bir bilsem ne zaman anlayacaksın...
    Her gün ömrün mumlar gibi eriyor,
    Bak, feryâdına kimse ses vermiyor!
    Hasretlerin, hicranların bitmiyor,
    Acaba ne zaman uyanacaksın!
    Arzuların hep ruhunu kanattı,
    Günahların her ufkunu kararttı;
    Gelen günler geçenleri arattı,
    Bilmem buna nasıl dayanacaksın?

    Fethullah Gülen

    Ay Yüzlü

    Ay yüzlüm, apaçık sözlüm rûhum Sana kurban;
    Gönlüm Sana hayran!
    Nergis bakışlarının te’siri ne de yaman!
    Sultânım el amân..!

    Bak sînemde bir ok var, derûnumda bir acı,
    Sen’dedir ilâcı...

    Ey varlığı nûr, dünyâsı sürûr, sözü Kur’ân!
    Her derdime derman...

    Pür âteşim bırakma beni hicranda zinhâr!
    Rûhumda âh u zâr...

    Hem mahzûn, hem de perişan derdlerle kıvrandım;
    Kapına dayandım!

    Bilmem başka ocak, başka ateş, Sana yandım;
    Sen’inle uyandım.

    Ey dünyâya arşdan gelen nûr, ey meh-i tâbân!
    Aydınlattı ziyân...

    Hayâlimle gezip yine dîdârını andım;
    Aşkınla kıvrandım.

    Ey taptâze gül, kâkülü anber, saçı reyhân!
    Câziben ne yaman!

    Görmemiştir cihânda gözler Sen gibi dilber...
    Güneşlerden enver...

    Aç lütufla bağrını aç ki kıtmîr kulundur!
    Dergâhın uludur...

    Deryalar gibi kereminden bir katre ihsân,
    Ey gönlüme Sultân!

    Lütfeyle ne olur bildiğim başka kapı yok!
    Derdim herkesden çok.

    Fethullah Gülen


    Azap

    Bağ bozuk, bağban yaslı, güllere hazan azap;
    Yaz günü yaprakları solduran hicran azap.
    Düşmanlar düşman tamam, ona bir şey diyemem;
    Can azap, canan azap, her günkü yâran azap.
    Yıllar var yollardayız, mesafeler amansız,
    Yol asi, hedef uzak, bel veren zaman azap.
    Yakmak için tek bir mum, çekilenler besbelli,
    Söndürüyor rüzgârlar, savrulan harman azap.
    Muzdarip bütün toplum, ilacı bunun iman,
    İmana aç ruhlara başka bir derman azap.
    Sarsılmış başta akıl, bakış bulanık hepten,
    Bir acı imtihan bu, bize imtihan azap.
    Himmete muhtaç herkes, kupkuru dağ ve bayır,
    Çöllere dönmüş arza boşalan bâran azap.
    İnsanlara el açmak, hep gîran geldi bize,
    Mihrabı hak olana bu türden gîran azap.
    Tatmadık hiç kimseden minnet kokan bir ihsan,
    Vicdanı hür olana minnetli ihsan azap.

    Fethullah Gülen

    Başı Tutan Gafiller

    (1955-1959 Dönemi Şiirler)

    Üç beş şımarığın çılgınca mâcerâsına,
    Kurban gitti millet, gitti Batı vebâsına.
    İnsanlar doğranıyor, insanlarda sessizlik,
    Bu ne hal İlâhî, nedir bu korkunç hissizlik?

    Yanıyorken babasının yandığı ateşde,
    Yok küçük bir gayret; yok olduğu kadar leşde...

    En korkunç ümitsizlikle giderken ölüme,
    Her şeyiyle pâymâl, her şeyiyle lime lime...

    Meskenet içinde ölüyor önce vicdânı,
    Sonra zilletle çıkıp gidiyor murdar canı.

    Sanmam ola, insan için daha büyük hüsrân;
    Kalmamış zerresi irfânın kör olmuş iz’ân.

    Bir gün mâzînin o masmâvi semâlarında,
    Rengârenk bayraklaşan rüyalarla ard-arda..

    Durmadan güvercinler gibi kanat çırparken,
    Yollar çığlık oldu inledi, bir sabah erken,

    Dertle inledi sîneler, inledi derinden,

    Ak kervan artık dönmeyecekti seferinden...
    Fethullah Gülen

    Başkasını

    Bir göz ki görmüş O’nu, o görmez başkasını.
    Bir can ki duymuş O’nu, o anmaz başkasını.
    Yanıp yakılan insan, birkaç kere bir anda;
    Sînesi kebâb ise, istemez başkasını.
    Aşktır gönül üstâdı, döver rûhu havanda,
    Bekleyip bulmuş ruhlar beklemez başkasını.
    Gönül tahtların tahtı, Süleymânı muhabbet,
    Muhabbete yol bulan, aramaz başkasını.
    Her işi başka cevir bu ma’şûk u pür hiddet,
    O’nda varlığa eren, var saymaz başkasını.
    Biz O Şâha kul olduk, kulluğu cihân değer,
    Kullukta fahir bulduk, bilmeyiz başkasını.
    Bulduk en bulunmazı, eşi olmayan cânân,

    Güzelliği nümâyân, görmeyiz başkasını.

    Fethullah Gülen

    Batı Hayranlığı

    Batı hayranlığı sis gibi ruhları sardı,
    Tıpkı bir ölüm şoku insanımızın hâli;
    Ülkenin geleceği karardıkça karardı,
    Kimlerin omuzunda nesillerin vebâli?
    Batı illizyonu bitevî ruhları sardı.
    Mesâfelere takılmış iddiâlı ruhlar,
    Fânus içinde yanan yalancı mumlara denk.
    Şerit değiştirip duran bu şaşkın gürûhlar;
    Hedefe varamayacaklar ölünceye dek,
    Mesâfelere takılmış iddiâlı ruhlar...

    Yüce Yaradan’a karşı küstahça bir yarış,
    O’nun icraâtına rekâbet sevdâsında..
    Kendi işinde alınan yol henüz bir karış,
    Zavallı hiç aşılmaz bir yolun cefâsında:
    Yüce Yaradan’a karşı küstahça bir yarış...

    Fezâda milyonlarca ışık yılı her yana,
    Görüp sezdiklerin nedir bu müthiş boşlukta?.
    Bildiklerinle Hakk’ı ilân düşüyor sana..
    Yoksa boğulacaksın bu ürperten çoklukta..
    Fezâda milyonlarca ışık yılı yanyana...

    Seni Yaradan’a ulaştırmayan mârifet,
    Rûhuna şaşkınlık verir ilimler adına;
    Öğrenip ışığa ermektir en büyük hikmet..
    Sanmam insanoğlunu erdirsin murâdına,
    Onu Yaradan’a ulaştırmayan mârifet...

    Gözlerini kapayıp gerçeği görmeyenler,
    Asırlarca koştular bir serap arkasında.
    Bugün kalplerindeki ışığı söndürenler,
    Anlayacaklar dünyânın öbür yakasında,

    Gözlerini kapayıp gerçeği görmeyenler.!
    Fethullah Gülen

    Benim Rabb'im

    Benim Rabb’im benim Rabb’im;
    Sen’den başka yoktur Rabb’im!
    Dostluğunda vefa gördüm;
    Sen’in vefan çoktur Rabb’im!
    Kapında bendeler Sen’in,
    Muradı Sen’sin cümlenin,
    Aradan kaldır hicabı,
    Görsünler cemâlin Rabb’im.
    Ma'rûfsun bilinmez Zât’ın,
    Herşeyi kaplamış tahtın;
    Görenler görmüştür Sen’i,
    Gözsüzlere pinhân Rabb’im!
    Bildim diyenler aldandı,
    Bilmeyenler nâra yandı;
    Gönlümde kenzen bilindin;
    Âşıklara sübhân Rabb’im!
    Ruhlara ışıktır adın,
    Meclislere huzûr yâdın,
    Ariflerin son durağı,
    Dertlilere derman Rabb’im!
    Cürmüm pek çok yok tâatim,
    Belki yaklaştı saatim,
    Etmezsen inâyet eğer

    Kimden ola gufran Rabb’im!

    Fethullah Gülen

    Bizler de Dirileceğiz

    Bu ülke ki gâzîler şehîdler diyârıdır,
    Bütünüyle bize cedlerin armağanıdır.
    Cennetleri andıran bağ ve bahçeleriyle,
    Ovası obası zümrütden tepeleriyle;
    Muhteşem geçmişin değerli yâdigârıdır.
    Yâkut sütunlar üstünde fîrûze kubbeler,
    Dört bir yanda şâha kalkmış gibi minâreler;
    Hiç eskimeyen bir manâ ile hâlâ süzgün,
    Gökde yıldızlarla mahyalaşan o şanlı dün
    Ki sönük bir rüyâdır yanında efsâneler...

    Ne şarklı İsfendiyâr ne garbın
    İskender’i,Hayâl edememişti bu dünyâyı hiçbiri..
    Âlem henüz karanlıklar içinde yüzerken,
    Ermiştik uhrevî aydınlıklara çok erken..
    Ve seyrediyorduk buradan tâ öteleri

    Şimdi hazân vurmuş bu lâle bahçesinde biz,
    Ümît ve inkisârla yutkunuyoruz sessiz..
    Hülyâlarımızda bir yeni şafaklar çağı,
    Her gün daha aydınlık görüyoruz varlığı;
    İhtimâl ki bir gün bizler de dirileceğiz...
    Fethullah Gülen


    Bir Kaşık İrfan

    Haberi yok çoğunun bu yaşanan dünyâdan,
    Hezeyanla geçiyor sabahlar ve akşamlar.
    Seyrediyor varlığı sisli-paslı bir camdan,
    Dolapta dönen yolda, yolunu kesmiş yollar...
    Birşey gördüm sanıyor, gördüğü sis ve duman,
    Zannınca yol alıyor, mesâfeler ayarsız;
    Bir ömür boyu alıp satıyor hiç durmadan;
    Ama, kantarlar vefâsız, kıstaslar vefâsız...
    Gerçeklere kapalı rüyâlarla avunur,
    Büyüklüğü sadece ikindi gölgesinde;
    Alternatif yokluk, yoklukta çalım ve gurur,
    Derenin dibindeyken, dağların zirvesinde...
    Âlemi hor görme, bencillik, kibir ve caka,
    Küçüklüğe emâre ne varsa hepsi onda.
    Ne halka yararlı bir işi var ne de Hakk’a;
    O pesbayağı ruh, görünme sevdâsında.
    Çehresine bakarsan kömür elenmiş gibi,
    Manâsız bakışlarında Mecnûn’ca gülüşler;
    Bir kaşık çalsan irfânına görünür dibi,
    Sırf bir aldatmaca o aydınca görünüşler.
    Fethullah Gülen

    Bizler de Dirileceğiz


    Bu ülke ki gâzîler şehîdler diyârıdır,
    Bütünüyle bize cedlerin armağanıdır.
    Cennetleri andıran bağ ve bahçeleriyle,
    Ovası obası zümrütden tepeleriyle;
    Muhteşem geçmişin değerli yâdigârıdır.
    Yâkut sütunlar üstünde fîrûze kubbeler,
    Dört bir yanda şâha kalkmış gibi minâreler;
    Hiç eskimeyen bir manâ ile hâlâ süzgün,
    Gökde yıldızlarla mahyalaşan o şanlı dün
    Ki sönük bir rüyâdır yanında efsâneler...

    Ne şarklı İsfendiyâr ne garbın
    İskender’i,Hayâl edememişti bu dünyâyı hiçbiri..
    Âlem henüz karanlıklar içinde yüzerken,
    Ermiştik uhrevî aydınlıklara çok erken..
    Ve seyrediyorduk buradan tâ öteleri

    Şimdi hazân vurmuş bu lâle bahçesinde biz,
    Ümît ve inkisârla yutkunuyoruz sessiz..
    Hülyâlarımızda bir yeni şafaklar çağı,
    Her gün daha aydınlık görüyoruz varlığı;
    İhtimâl ki bir gün bizler de dirileceğiz...



    Fethullah Gülen



    Bu Gelen Bahar

    Hem bahtıma hem ikbâlime ışık yağıyor,
    Bir yerde gurûb, bir yerde de güneş doğuyor.
    Hız kesiyor o eski gurbetler yavaş yavaş,
    Sulh çizgisinde kalb ve kafa arası savaş...
    Aşk ve sevgi kinleri, nefretleri aşıyor,
    Herkes yitirdiği eski cennete koşuyor.
    Ufukta şafak, artık gece gerilemede,
    Yırtılıyor zulmetler her yerde perde perde.
    Tülleniyor ruhlarımızda sevdalı bir yaz,
    Ne çıkar sanki biraz sertçe esmişse poyraz.
    Güller açıyor her yanda bülbül nağmesi var,
    Dünkü renkleriyle geliyor bu gelen bahar...
    Fethullah Gülen




  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  10. Bu Ülke

    Zulüm paletlerinin arkasından...

    Bu ülkede 'han sarhoş hancı sarhoş, '
    Yanıp gitmiş başakları biçilmez.
    Sular akar isli-paslı ve nâhoş,
    Yosun tutmuş pınarları içilmez.
    İnsanlarda heyecandan eser yok,
    İsyan içinde aç, nankörlükte tok...
    Ölmeden gömülmüş ararsan pek çok,
    Hortlaklar diyarı yollar geçilmez.
    Ak geçmişten kalmamış nâm u nişân,
    Yıkılmış köprüler yollar perişân;
    Acı bir rüyâ bizlere ulaşan,
    Yalan - gerçek birbirinden seçilmez.
    Târih bir koyda yanıp sönen fener,
    Birkaç harâbe, bir-iki de kemer;
    Üst üste devrilen bütün değerler,

    Bir daha ya dikilir ya dikilmez.

    Fethullah Gülen



    Bu Yiğitler

    Bir tulû' kadar gurûbu seyretmek de tatlı,
    Rûh, bir kısım sihirli duygularla kanatlı...


    Her gurûb, bir tulû'a emâre bu âlemde,
    Karanlığın arkasında ışıktan bir perde.


    Geceleri gökler pırıl pırıl çehresiyle,
    Hep bir türkü söyler o müthiş hendesesiyle.


    Sessiz, durgun ve dupduru iklîmiyle semâ,
    Bize göz kırpar.. arkasında ayrı bir dünyâ...


    Hazân kış güftesiyle gelir, bestesi bahar,
    Karın-buzun bağrında mayalanır çemenzâr!


    Gurûbda sırlı renklerle tüllenir yamaçlar,
    Öteden gölgeler gibi salınır ağaçlar...


    Bir başka âlemden gelip sarkmış gibi dal dal,
    Herbir dalda ebediyeti seyreder hayâl...


    Bir gizli pancur açılmış gibi ötelerden,
    İnsan sıyrılabildiği sürece kendinden;


    Uhrevî besteler duyar gönlünün sesinden...
    Cennet nağmeleri dinler kendi nefesinden.


    Coşar ve şahlanır ruhlar vuslat hayâliyle,
    Yârın ışıklarla süzülen yâl ü bâliyle...


    Ruh bu rüyâ âleminden uyanmak istemez;
    Bu âleme erenler aslâ geriye dönmez!


    Gözleri süzgün, O'nu görür, O'nu sezerler,
    Ellerinde aşk kâsesi hep mahmûr gezerler.


    Sonsuzluk şarabıyle sermest ebedî rindler,

    Her zaman ışık türküsü söyler bu yiğitler...

    Fethullah Gülen



 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri