Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

KABİR AZABINI İNKAR EDENLERE REDDİYE..!! Euzubillahi mineşşeydanirracim bismillahirrahmanirrahim Vessalat vesselam ala resulina muhamme din ve ala alihi ve sahbihi ecmain emma baad KABİR AZABINI İSPAT

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Kabir Azabını Inkar Edenlere Reddiye

    Sponsorlu Bağlantılar




    KABİR AZABINI İNKAR EDENLERE REDDİYE..!!


    Euzubillahi mineşşeydanirracim bismillahirrahmanirrahim





    Vessalat vesselam ala resulina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain emma baad


    KABİR AZABINI İSPAT EDEN AYET-İ KERİMELER:

    1.DELİL

    ''Onlar, sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet çattığı gün, ''firavun'un adamlarını azabın en ağırına sokun denir'' denir. ( suret'ul mümin/46)

    Alimler bu ayetle ilgili olarak şöyle demişlerdir:
    Kafirlerin sabah akşam ateşe sunulmaları ahiret günü olmayacaktır. çünkü bu ifadenin ardından ''kıyamet çattığı gün, 'firavun'un adamlarını azabın en ağırına sokun' denir'' cümlesi gelmektedir.
    sabah akşam ateşe sunulma dünyada da olmaz. çünkü böyle bir şey mümkün değildr. öyleyse ayette anlatılan olay, dünya hayatından sonra ve kıyametten önce yani kabirde olduğu bariz bir şekilde ortadır.

    2.DELİL

    ''onlar, günahları yüzünden suda boğuldular; ardından ateşe sokuldular.'' (suret'ul nuh/25)

    Alimler bu ayetle ilgili olarak şunları söylemişlerdir:

    ''ateşe sokuldular'' anlamına gelen فَأُدْخِلُوا نَاراً cümlesi görüldüğü gibi takibiye harfi olan ''fe'' ile başlamaktadır. bu, onların o ateşe cehennemden önce sokulduklarını gösterir. eğer bu anlam kabul edilmezse ''fe'' harfinin görevi iptal edilmiş olur.

    KABİR AZABININ SÜNNETTEN DELİLLERİ:
    1.DELİL
    sahihayn'da ibn abbas'tan naklen peygamber efendimiz'in (sav.) bir kabirden geçerken şöyle buyurduğu nakledilmiştir: ''bu iki kişi azab görmektedir. fakat azablarının sebebi büyük bir günah değildir. birisi idrar sıçramasından korunmaz, diğeride insanlar arasında laf taşır, koğuculuk yapardı.'' (buhari, es- sahih, cenaiz kitabı, 1/236., müslüm, es sahih.)

    2.DELİL

    sahihi müslimde yer aldığına göre zeyd bin sabit şöyle demiştir:

    ''Rasullah beni neccara aid bostanda katırının üzerindeydi. Biz de O'nun yanındaydık. Birden bire katır birşeyden korkmuş gibi hareketlendi. Neredeyse rasulullahı üzerinden atacaktı. Şöyle bir etrafımıza baktık ve 5,6 kişiye aid bir kabir gördük. peygamber efendimiz ''bu kabirlerde kimlerin yattığını bilen var mı?'' diye sordu. Bir adam ''ben biliyorum'' dedi. bunun üzerinde peygamber efendimiz '' onlar ne zaman öldüler diye sordu. Adam '' onlar müşrik olarak öldüler'' diye cevab verdi. peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ''Hiç şüphesiz bu ümmet kabirlerinden imtihan edilecektir. Eğer ölülerinizi defnetmeyeceğinizden korkmasaydım allaha benim duyduğum kabir azabını size de duyurması için dua ederdim.'' ( ayrıca bkz. ebu davud, sünen,1/241.)

    3. DELİL

    sahihi müslimde ve tüm sünen kitaplarında ebu hureyreden şu hadis nakledilmiştir. H.z peygamber şöyle buyurmuştur:

    ''Her biriniz namazınızı bitirdikten sonra şu 4 şeyden allah'a sığının:

    1. cehennem azabı
    2. kabir azabı
    3.hayat ve ölümün fitnesi
    4. kör deccalin fitnesi.

    4.DELİL

    yine sahihi müslimde ve diğer hadis eserlerinde ibn abbas naklen şöyle bildirmiştir: H.z peygamber (sav.) ashabına kur'andan sure öğretir gibi şu duayı öğretirdi. '' allahümme inni euzu bike min azabi cehennem ve euzu bike min azabil kabri ve euzu min fitnetil mahya vel memat ve euzu bikefitnetilmesihi'd deccal.

    yani: Allah'ım cehennem azabından ve kabir azabından, hayat ve ölümün fitnesinden, kör deccalin fitnesine uğramaktan sana sığınırım. (müslim, es- sahih, kabir azabından allaha sığınma babı, 5/86; Malik , muvatta,215,)

    5. DELİL

    Yine sahihayn'da nakledildiğine göre Hz. Aişe (allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Medinede yaşayan yahudilerden yaşlı bir kadın benim yanıma geldi ve'' ölenlerin kabirlerinde azab gördüklerini'' söyledi. Hemen onu yalanladım ve sözlerini onaylamak istemedim. Derken kadın çıkıp gitti. arkasından rasulullah yanıma geldi. ''Ya Rasullullah! medine yahudilerinden yaşlı bir kadın yanıma geldi ve kabirdekilerin azabı gördüklerini idda etti.'' dedim. Peygamberimiz şöyle buyurdu: ''kadın doğru söylemiş, kabir ehli öyle bir azab görür ki, bütün hayvanlar bunu duyar.''

    Hz. aişe şöyle demiştir: ''bundan sonra Rasulullah'ın bir namazdan sonra bile kabir azabından Allah'a sığınmadığını görmedim'
    (Müslim, 5/86, et tergib ve't tehrib, 4/1821 nolu hadis.)

    6.DELİL

    İbh Hıbban'ı shihinde nakledildiğine göre Ümmü mübeşşir şöyle demiştir: Rasullullah (sav.) şöyle diyerek yanıma geldi: ''Kabir azabından Allaha sığının'' Bunun üzerine ''Ya rasullullah! Kabir azabıda mı var? diye sordum. Hz. peygamber şöyle buyurdu: ''Onlar kabir de öyle bir azab görürler kitüm hayvanlar bunu duyar.'' (ibn hıbban, sahih.)

    KABİR AZABINI AKLİ OLARAK İNKAR EDENLERE CEVAB:

    Bazı kişiler kabirde rahatlık veya azap olduğunu kabul etmemişlerdir. Çünkü bir başka cenazeyi defnetmek için herhangi bir kabri açtıklarında sözü edilen azabın izlerini ölü üzerinde göremiyorlar. Ayrıca onlar ölünün hesab vermek için kabrinde oturmasını da tasavvur edemiyorlar. Mezardaki ölülerden biri nimet ve rahatlık içindeyken, diğerinin azap görmesi de onlara göre mümkün değil.

    Şöyle cevab veririz:

    İnsan dünya hayatında bedeniyle nimete, acıya ya da azaba maruz kalabilir. Tabii ki bu durumda ruhu da etkilenir. fakat berzah hayatında nimet veya azab önce ruha tesir eder, sonra bedeni etkiler.
    Herkesin bildiği gibi yan yana uyuyan iki kişiden biri çok güzel rüyalar görürken, diğeri kabuslar görebilir. İkiside aynı yerde oldukları halde kabus gören korkarak, acı ve sıkıntı içinde uyanır.

    Cebrail, hz. peygamberin yanına insan şeklinde geliyor ve o'na duyacağı şekilde bazı şeyler söylüyordu. Öte yandan peygamber efendimizin (sav.) hemen yanında bulunan kişi cebraili ne görüyor nede duyuyordu. Ayrıca peygamber efendimize vahiy bazen zil şeklinde geliyordu fakat orada bulunanlar bu sesi işitmiyordu. Yine cebrail ile peygamberimiz kuranı birbirlerine okuyorlardı ve sahabe bunları duymuyordu. Cinler de bizim aramızda yükses sesle konuşuyorlar, ama biz onları duymuyoruz.
    Allah teala yer yüzünde olan pek çok olayı insanoğluna gizlemiştir.
    Kabir hayatınında pek çok sırları vardır. Yaşayanlardan hiçbiri bu hayatı tecrübe etmemiştir. Bu sebeble müslüman bu konuyla ilgili olarak kuranı kerimde ve peygamber efndimizin sünnetinden gelen bilgileri kabul etmelidir. İşte bu müminlerin sıfatlarından biri olan ''Gayba iman''dır.

    '' Elim , Lam, Mim, Bu, doğruluğu şüphe götürmeyen ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yol gösteren kitap'tır. Onlar gayba inanırlar..(suret'ul bakara 1-3)

    Kabirde dünyamızda geçerli olmayan pek çok şey vardır.Bunlar ahiretle ilgili konulardır. Gayba dair olan bu şeyler, vardır. Bunlar insan tasavvur ve hayal gücünün yetersizliği, duyu organlarının bu şeyleri hissedememesi, aklın yaratıcısının belirlediği sınırlarda kalması bu tür şeylerin var olmadığını göstermez. Bunlar genişlik,darlık,karanlık,yeşillik, ve ateş gibi şeylerdir.

    Allah'ın iradesi ve hikmeti gereği yaratılmışlardan bazılarının kabirlerde olan olayları duymaları ve görmelerini engellemiştir. Bu, Allah'ın onlara olan merhametinin bir sonucudur. Çünkü onlar bu tür olayları görmeye veya duymaya dayanamazlar.

    İnsanlar, ölülerin kabirlerinde azab çektiklerini görselerdi, gayba imanın ne kıymeti kalırdı? Hiç kimse kabir azabını gördükten sonra bunu inkar edermiydi? Hikmet, yaratılanlardan gizlenir ki, imtihan gerçekleşsin KABİR AZABINI İNKAR EDENLERE REDDİYE..!!


    Euzubillahi mineşşeydanirracim bismillahirrahmanirrahim





    Vessalat vesselam ala resulina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain emma baad


    KABİR AZABINI İSPAT EDEN AYET-İ KERİMELER:

    1.DELİL

    ''Onlar, sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet çattığı gün, ''firavun'un adamlarını azabın en ağırına sokun denir'' denir. ( suret'ul mümin/46)

    Alimler bu ayetle ilgili olarak şöyle demişlerdir:
    Kafirlerin sabah akşam ateşe sunulmaları ahiret günü olmayacaktır. çünkü bu ifadenin ardından ''kıyamet çattığı gün, 'firavun'un adamlarını azabın en ağırına sokun' denir'' cümlesi gelmektedir.
    sabah akşam ateşe sunulma dünyada da olmaz. çünkü böyle bir şey mümkün değildr. öyleyse ayette anlatılan olay, dünya hayatından sonra ve kıyametten önce yani kabirde olduğu bariz bir şekilde ortadır.

    2.DELİL

    ''onlar, günahları yüzünden suda boğuldular; ardından ateşe sokuldular.'' (suret'ul nuh/25)

    Alimler bu ayetle ilgili olarak şunları söylemişlerdir:

    ''ateşe sokuldular'' anlamına gelen فَأُدْخِلُوا نَاراً cümlesi görüldüğü gibi takibiye harfi olan ''fe'' ile başlamaktadır. bu, onların o ateşe cehennemden önce sokulduklarını gösterir. eğer bu anlam kabul edilmezse ''fe'' harfinin görevi iptal edilmiş olur.

    KABİR AZABININ SÜNNETTEN DELİLLERİ:
    1.DELİL
    sahihayn'da ibn abbas'tan naklen peygamber efendimiz'in (sav.) bir kabirden geçerken şöyle buyurduğu nakledilmiştir: ''bu iki kişi azab görmektedir. fakat azablarının sebebi büyük bir günah değildir. birisi idrar sıçramasından korunmaz, diğeride insanlar arasında laf taşır, koğuculuk yapardı.'' (buhari, es- sahih, cenaiz kitabı, 1/236., müslüm, es sahih.)

    2.DELİL

    sahihi müslimde yer aldığına göre zeyd bin sabit şöyle demiştir:

    ''Rasullah beni neccara aid bostanda katırının üzerindeydi. Biz de O'nun yanındaydık. Birden bire katır birşeyden korkmuş gibi hareketlendi. Neredeyse rasulullahı üzerinden atacaktı. Şöyle bir etrafımıza baktık ve 5,6 kişiye aid bir kabir gördük. peygamber efendimiz ''bu kabirlerde kimlerin yattığını bilen var mı?'' diye sordu. Bir adam ''ben biliyorum'' dedi. bunun üzerinde peygamber efendimiz '' onlar ne zaman öldüler diye sordu. Adam '' onlar müşrik olarak öldüler'' diye cevab verdi. peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ''Hiç şüphesiz bu ümmet kabirlerinden imtihan edilecektir. Eğer ölülerinizi defnetmeyeceğinizden korkmasaydım allaha benim duyduğum kabir azabını size de duyurması için dua ederdim.'' ( ayrıca bkz. ebu davud, sünen,1/241.)

    3. DELİL

    sahihi müslimde ve tüm sünen kitaplarında ebu hureyreden şu hadis nakledilmiştir. H.z peygamber şöyle buyurmuştur:

    ''Her biriniz namazınızı bitirdikten sonra şu 4 şeyden allah'a sığının:

    1. cehennem azabı
    2. kabir azabı
    3.hayat ve ölümün fitnesi
    4. kör deccalin fitnesi.

    4.DELİL

    yine sahihi müslimde ve diğer hadis eserlerinde ibn abbas naklen şöyle bildirmiştir: H.z peygamber (sav.) ashabına kur'andan sure öğretir gibi şu duayı öğretirdi. '' allahümme inni euzu bike min azabi cehennem ve euzu bike min azabil kabri ve euzu min fitnetil mahya vel memat ve euzu bikefitnetilmesihi'd deccal.

    yani: Allah'ım cehennem azabından ve kabir azabından, hayat ve ölümün fitnesinden, kör deccalin fitnesine uğramaktan sana sığınırım. (müslim, es- sahih, kabir azabından allaha sığınma babı, 5/86; Malik , muvatta,215,)

    5. DELİL

    Yine sahihayn'da nakledildiğine göre Hz. Aişe (allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Medinede yaşayan yahudilerden yaşlı bir kadın benim yanıma geldi ve'' ölenlerin kabirlerinde azab gördüklerini'' söyledi. Hemen onu yalanladım ve sözlerini onaylamak istemedim. Derken kadın çıkıp gitti. arkasından rasulullah yanıma geldi. ''Ya Rasullullah! medine yahudilerinden yaşlı bir kadın yanıma geldi ve kabirdekilerin azabı gördüklerini idda etti.'' dedim. Peygamberimiz şöyle buyurdu: ''kadın doğru söylemiş, kabir ehli öyle bir azab görür ki, bütün hayvanlar bunu duyar.''

    Hz. aişe şöyle demiştir: ''bundan sonra Rasulullah'ın bir namazdan sonra bile kabir azabından Allah'a sığınmadığını görmedim'
    (Müslim, 5/86, et tergib ve't tehrib, 4/1821 nolu hadis.)

    6.DELİL

    İbh Hıbban'ı shihinde nakledildiğine göre Ümmü mübeşşir şöyle demiştir: Rasullullah (sav.) şöyle diyerek yanıma geldi: ''Kabir azabından Allaha sığının'' Bunun üzerine ''Ya rasullullah! Kabir azabıda mı var? diye sordum. Hz. peygamber şöyle buyurdu: ''Onlar kabir de öyle bir azab görürler kitüm hayvanlar bunu duyar.'' (ibn hıbban, sahih.)

    KABİR AZABINI AKLİ OLARAK İNKAR EDENLERE CEVAB:

    Bazı kişiler kabirde rahatlık veya azap olduğunu kabul etmemişlerdir. Çünkü bir başka cenazeyi defnetmek için herhangi bir kabri açtıklarında sözü edilen azabın izlerini ölü üzerinde göremiyorlar. Ayrıca onlar ölünün hesab vermek için kabrinde oturmasını da tasavvur edemiyorlar. Mezardaki ölülerden biri nimet ve rahatlık içindeyken, diğerinin azap görmesi de onlara göre mümkün değil.

    Şöyle cevab veririz:

    İnsan dünya hayatında bedeniyle nimete, acıya ya da azaba maruz kalabilir. Tabii ki bu durumda ruhu da etkilenir. fakat berzah hayatında nimet veya azab önce ruha tesir eder, sonra bedeni etkiler.
    Herkesin bildiği gibi yan yana uyuyan iki kişiden biri çok güzel rüyalar görürken, diğeri kabuslar görebilir. İkiside aynı yerde oldukları halde kabus gören korkarak, acı ve sıkıntı içinde uyanır.

    Cebrail, hz. peygamberin yanına insan şeklinde geliyor ve o'na duyacağı şekilde bazı şeyler söylüyordu. Öte yandan peygamber efendimizin (sav.) hemen yanında bulunan kişi cebraili ne görüyor nede duyuyordu. Ayrıca peygamber efendimize vahiy bazen zil şeklinde geliyordu fakat orada bulunanlar bu sesi işitmiyordu. Yine cebrail ile peygamberimiz kuranı birbirlerine okuyorlardı ve sahabe bunları duymuyordu. Cinler de bizim aramızda yükses sesle konuşuyorlar, ama biz onları duymuyoruz.
    Allah teala yer yüzünde olan pek çok olayı insanoğluna gizlemiştir.
    Kabir hayatınında pek çok sırları vardır. Yaşayanlardan hiçbiri bu hayatı tecrübe etmemiştir. Bu sebeble müslüman bu konuyla ilgili olarak kuranı kerimde ve peygamber efndimizin sünnetinden gelen bilgileri kabul etmelidir. İşte bu müminlerin sıfatlarından biri olan ''Gayba iman''dır.

    '' Elim , Lam, Mim, Bu, doğruluğu şüphe götürmeyen ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yol gösteren kitap'tır. Onlar gayba inanırlar..(suret'ul bakara 1-3)

    Kabirde dünyamızda geçerli olmayan pek çok şey vardır.Bunlar ahiretle ilgili konulardır. Gayba dair olan bu şeyler, vardır. Bunlar insan tasavvur ve hayal gücünün yetersizliği, duyu organlarının bu şeyleri hissedememesi, aklın yaratıcısının belirlediği sınırlarda kalması bu tür şeylerin var olmadığını göstermez. Bunlar genişlik,darlık,karanlık,yeşillik, ve ateş gibi şeylerdir.

    Allah'ın iradesi ve hikmeti gereği yaratılmışlardan bazılarının kabirlerde olan olayları duymaları ve görmelerini engellemiştir. Bu, Allah'ın onlara olan merhametinin bir sonucudur. Çünkü onlar bu tür olayları görmeye veya duymaya dayanamazlar.

    İnsanlar, ölülerin kabirlerinde azab çektiklerini görselerdi, gayba imanın ne kıymeti kalırdı? Hiç kimse kabir azabını gördükten sonra bunu inkar edermiydi? Hikmet, yaratılanlardan gizlenir ki, imtihan gerçekleşsin ve inananla inanmayan ortaya çıksın diye...

    ''Hükümranlık elinde olan Allah yücedir ve O her şeye kadir'dir. Hanginizin daha iyi iş işlediğini belirtmek için, ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, güçlüdür, bağışlayandır.(suret'ul mülk /1-2)ve inananla inanmayan ortaya çıksın diye...

    ''Hükümranlık elinde olan Allah yücedir ve O her şeye kadir'dir. Hanginizin daha iyi iş işlediğini belirtmek için, ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, güçlüdür, bağışlayandır.(suret'ul mülk /1-2)


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Sigara Yasağını İhlal Edenlere Neden Para Cezası Öngörülmüş Olabilir
  3. Aslını inkâr eden (saklayan) haramzadedir anlamı nedir
  4. rüyada İman ve inkar görmek
  5. Kabir Azabı nedir, Kabir azabı ne demek
  6. Vefat Edenlere Karşı Sorumluluklarımız (Hutbe)
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri