Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Eshab-ı Kehf (Mağara Arkadaş ları) 300 Sene Uyuyup Uyandılar Kuran’da anlatılan “7 Uyurlar” tam 300 sene uyuyup uyandılar. Eshab-ı Kehf (Mağara Arkadaş ları) Kuran-ı Kerim’de
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 1      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Eshab-ı Kehf (Mağara Arkadaşları)

    Sponsorlu Bağlantılar





    Eshab-ı Kehf (Mağara Arkadaşları)

    300 Sene Uyuyup Uyandılar
    Kuran’da anlatılan “7 Uyurlar” tam 300 sene uyuyup uyandılar. Eshab-ı Kehf (Mağara Arkadaşları) Kuran-ı Kerim’de ve diğer semavi kitaplarda Bas-ü badel mevt ( Yeniden dirilme ) inancının delilleri arasında gösterilir. Dünyada onların uyuduğuna inanılan 33 mağara var. Bunların 3’ü de Türkiye’de, Efes, Tarsus ve Afşin’de!...





    Efsus ya da Yarpuz denilen bir şehirde Dakyanus (Dakyus ) adında bir zalim hükümdar halkı kendisine ve putlarına taptırırmış.




    Allah' ın varlığına ve birliğine inanan birkaç genç ise gizlice ibadet ederek bu zalimin buyruğu dışına çıkmışlar…






    Dakyanus bunu çok geçmeden haber almış ve gençlerin öldürülmesi için peşlerine adamların takmış.






    Yaşadığı şehri terk etmek zorunda kalan gençler yolda bir inançlı bir çobana rastlarlar






    Çoban ve köpeği Kıtmir de onlara katılır ve yanında su olan bir mağaraya sığınırlar… Eshab-ı Kehf-Kehf burada uykuya dalar.






    Kralın vezirleri mağarayı bulurlar.İçeri girmezler ancak içeridekiler çıkamasın diye de mağazanın ağzını ördürürler.






    İnanca göre gençler ölmez, yüzyıllar boyunca uyumaya devam ederler. Sonunda ise ilahi bir şekilde uyandırırlar.






    Ne kadar süre kaldıkları tam olarak bilinmez ve Kehf suresinde bu süreyi ancak Yüce Allah'ın bileceği belirtilir. Yine de geleneksel olarak yaklaşık 300 sene uyudukları düşünülür.






    Kuran’a göre Ashab-ı Kehf uyandıklarında geçmiş olan zamanında farkında değildir. İçlerinden birini (Yemliha) şehre yiyecek almaya gönderirler







    Yemliha şehre indiğinde çok değişmiş bulur. Bir şehirli de tuhaflığı fark edip onu zamanın hükümdarına götürür.






    İnanca göre bu hükümdar gençlerin dinindendir. Başlarından geçenleri hükümdara anlatır. Daha sonra gidip arkadaşlarına haber verir. Daha sonra tekrar hepsi uykuya dalarlar.






    Kur’an’ı Kerim de yedi uyurların isimleriyle ilgili herhangi bir ibare bulunmamakla birlikte halk arasında isimleri şöyledir: Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş, Kefeştatayuş ve köpeklerinin ismi Kıtmir’ dir.






    Kıtmir’in de cennete gideceğine inanılır: “Sen onları uyanık sanırsın, oysa onlar (derin bir uykuda) uyuşmuşlardır. Biz onları sağ yana ve sol yana çeviriyorduk.

    Köpekleri de iki kolunu uzatmış yatıyordu. Onları görmüş olsaydın, geri dönüp onlardan kaçardın, onlardan içini korku kaplardı.”
    Kehf:18



    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Rüyada Ashab ı kehf (mağara arkadaşları) Görmek
  3. Mağara Semenderi Mağara Semenderi Özellikleri Nelerdir - Mağara Semenderi Hakkında - Mağar
  4. Peygamberimizin gizlendiği mağara - Hz Muhammedin gizlendiği mağara
  5. Ashab-ı Kehf - Ashab-ı Kehf Nedir - Ashab-ı Kehf Nerede
  6. Ashâb-ı Kehf Nedir?, Ashâb-ı Kehf Ne Demek?
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    Hem İslam aleminde hem de Hristiyanlık 'da kutsal kabul edilen yedi uyurların 300 yıl uykuda kaldığı mağara olarak bilinen Ashab-ı Kehf mağaraları yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Mağaraları diyoruz çünkü farklı yerlerdeki mağaralar Eshab-ı kehf mağarası olarak kabul ediliyor. Yedi uyurların hikayesi ise şu şekilde:

    Ashab-ı Kehf Yedi Uyurlar veya Yedi Uyuyanlar, (Kur'an'da Ashab-ı Kehf, Eshâb-ı Kehf)
    . Hem İslam'dan hem de Hıristiyanlık'ta var olan bir hikâyedir.

    Geleneksel anlamda hikâyeye göre Ashab-ı Kehf denilen gençler, bugün yeri konusunda çeşitli rivayetler bulunan Efsus şehrinde yaşıyorlardı
    ...

    Bunlardan altısı sarayda görevli, hükümdara yakın kimselerdi ve hükümdarın müşavere heyetindeydiler(Roma İmparatorluğu)
    . Onun sağında ve solunda bulunurlardı. Sağındakiler Yemliha, Mekselina ve Mislina idi. Bunlara “Ashab-ı yemin” denmiştir. Hükümdarın solunda bulunanlar ise, Mernuş, Debernuş ve Şazenuş'tur. Bunlara da “Ashab-ı yesar” denmiştir.

    Hükümdarın Roma imparatorlarından Diocletian (284 - 305) (Gaius Aurelius Valerius Diocletianus) olduğu, ya da Domitianus (271-272) veya Decius (249-251) olduğu düşünülmektedir
    . Kesin olan şey imparatorun putperest olduğudur.

    Putperestliği kabul etmeyen az sayıdaki insanları yakalatıp öldürtmüştü
    . Hükümdar bir ihbar üzerine saraydaki putperest olmayan bu 6 gencin durumlarını öğrendi. Onları çağırıp tehdit etti.Onlarsa inançlarından ayrılmak istemediler, aksine Dokyanus’u inançlarına davet ettiler.

    Hükümdar onların eski günlerine dönmeleri için zaman tanıdı
    . Gençlerde inançlarını korumak için şehre yakın bir dağ yönüne gittiler.

    Yolda giderken Kefeştetayyuş ismindeki bir çoban onların inancına katıldı ve yedincileri oldu
    .

    Çobanın köpeği Kıtmir de onlara katılıp, arkalarından takip etti
    . Dağa yaklaştıklarında çobanın gösterdiği bir mağaraya girdiler. Mağarada dua ederek merhamet dilediler. (İslam dininin kutsal kitabı Kur'an'daki Kehf suresinin 10. ayetinde bu kişilerin duaları belirtilir.)

    Hikayenin devamına göre hükümdar, Efsûs’a gelip, onları sorar
    . Kaçtıklarını haber alıp saklandıkları mağrayı öğrenince adamlarıyla mağaraya gider ve mağaranın ağzını onları öldürmek maksadıyla kapattırır.

    İnanca göre gençler ölmez, yüzyıllar boyunca uyumaya devam ederler
    . Sonunda ise ilahi bir şekilde uyandırılırlar.

    Ne kadar süre kaldıkları tam olarak bilinmemekle birlikte Kehf suresinde bu süreyi 309 sene olarak belirtir
    .

    Ashab-ı Kehf uyandıklarında geçmiş olan zamanında farkında olmadıkları belirtilir
    . Uykudan kalkmaları, birbirleriyle konuşmaları ve içlerinden birini şehre göndermeleri Kur'an'da geçer.

    Bunlar şehre gidip yiyecek getirecek kimsenin (Yemliha’nın) elbise değiştirerek halini kimseye bildirmeden gidip gelmesini uygun görürler
    . Yemliha, bunu kabul edip şehre geldiğinde çok değişmiş bir şehir bulur. Farklı yorumları mevcut olan bir hadiseyle bu kişi geçen zamanın farkına varır ve o zamanın hükümdarının yanına gider.

    İnanca göre bu hükümdar gençlerin dinindendir
    . Başlarından geçenleri hükümdara anlatır. Daha sonra gidip arkadaşlarına haber verir. Ve tekrar hepsi uykuya dalarlar.

    Bazıları sahabelerden Ali'nin, Ashab-ı Kehf’e gittiklerini ve Ashab-ı Kehf'in uykudan uyanıp onları gördüklerini ileri sürmüştür
    . Ayrıca bu söylenceye İslam dininin son peygamberi Muhammed’e iman ettiklerini bildirip ve selâm gönderip dua istedikleri de eklenir.

    Bunların dışında bazı kişiler Ashab-ı Kehf'in Mehdi geldiğinde uyanıp ona katılacağını ileri sürmüştür
    . Yine de bu iddiaların, veya hikâyede genelde geçen isim, yer, zaman ve bazı olayların gerçek temelleri tartışmalıdır. Kur'an'da ise bu yorumlara dair hiçbir şey yoktur.

    Efsane'ye göre 250 yılları civarında Dakyus (Dakyanus veya Decius) adlı bir kral'ın yönettiği putperest bir ülkede 7 genç Hristiyalık'la suçlanır
    . İnançlarını değiştirmeleri için bir süre verilir fakat, onlar dünyevi eşyalarını bırakıp dağa ibadet etmeye giderler.

    Putperestliğe karşı bu tavrı gören kral öldürülmelerini emreder
    . Gençler ve köpekleri mağaraya sığınırlar. Kral mağaranın girişine duvar örülmesini emreder. Yedi Uyurlar yıllarca burada kalırlar.

    Uzun yıllar sonra, (genelde 379-390 yılları) ağıl yapmak isteyen bir çiftçi mağara girişini açar ve Yedi Uyurlar'la karşılaşır
    . Şehir'de haçlı bir sürü bina görüp hayrete düşerler. Dakyus zamanında kalan altınları harcamaya çalıştıkları zaman Psikopos'un karşısına çıkarılırlar. Hikayelerini dinleyen psikopos bunun bir mucize olduğunu söyler.

    Bunlar Hristiyanlıkta Malta, Malchus, Martinianus, Dionysius, Joannes, Serapion, ve Constantinus adındaki azizlerdir
    . Başka kaynaklar başka isimler verir.

    Efsanenin bu sürümü ise Kuran'da ki Kehf suresinde(18
    . sure) anlatılanlara benzemektedir. Bahsi geçen kişiler Philedelphia (Bugün Ürdün'deki Amman şehri) şehrinin soylularıdır. Liderleri Maximillian (Yemliha), o sırada şehri ziyaret eden Roma İmparatoru "Haderanius" (Hadrian)'a başkaldırır ve put tanrıları inkar ederek sadece Nuh'un, Musa'nun, İbrahim'in ve İsa'nın Tanrı'sının tapılamaya değer olduğunu söyler. İmparator idam edilmelerini emreder.



    Kapatıldıkları zindandan kaçarlar ve sığınacakları bir mağara bulurlar
    . Yedisi ve bir köpek (Kitmir veya Kıtmir) mağarada uyuya kalırlar. Bu mağaraya gelen askerler şaşırmış ve isteri içinde geri dönerler. Bunun üzerine komutanları mağara girişinin taş ve harçla kapatılmasını emreder. Yedi kafir'in buarada ölüme terkedildiklerini anlatan bir levha bırakarak giderler.

    300 yıl kadar sonra uyandıklarında, Maximillian'ı şehre yiyecek almak üzere gönderirler
    . 300 sene önceki paradan şüphelenen fırıncı onun bir hazine bulduğunu zanneder ve bunu kendisiyle paylaşmazsa onu ele vereceğini söyler. Askerler gelir Maximillian'ı yetkililere götürürler. Yetkililer ilk önce ona inanmasalarda daha sonra ikna olurlar ve bunu bir mucize sayarlar.

    Efsanenin birkaç değişik sürümü bulunmaktadır
    . Bunlardan birinde kaçan beş genç vardır, yolda bir çoban ve çobanın Kitmir adındaki köpeği de bu beş gence katılır. Çoban onları saklanmak üzere bu mağaraya götürür. Başka bir sürümde ise çoban bu yedi genç ve köpeğin bulunduğu mağaranın yerini kralın askerlerine göstermiştir

    Ashab-ı Kehf mağarası, Efes,Selçuk
    .Ashab'ül Kehf ile ilgili mağaranın ise sınırları içinde olduğunu iddia eden 33 kentin dördü Türkiye'dedir: Afşin, Selçuk,Efes, Lice ve Tarsus.

    Türkiye'de mağaranın yeri hakkındaki tartışma daha çok Afşin ve Tarsus ilçeleri arasında olmaktadır
    . Yedi Uyurlar mağarasının Afşin ilçesinde olduğunu kanıtlamak için Afşin Eshâb-ı Kehf Derneği bilim adamlarından oluşan bir heyete rapor hazırlatmış ve bunu yerel mahkemede açtıkları keşif davası ile karara bağlatmıştır. Tarsus da Bencilüs veya Encilüs denilen dağda Tarsus'a iki saat uzaklıktaki mağarayı tefsirler, tarihi kaynaklar ve arşiv belgelerine dayanarak Eshâb-ı Kehf mağarası olarak göstermektedir.

    Hıristiyanlar tarafından kabul edilen sürümdeki mağara Selçuk ilçesindeki Efes antik şehrinin yakınlarındaki Panayır Dağı eteklerinde bulunmaktadır
    . Bu mağaranın üstüne bir kilise yapılmış hali 1927-1928 yılları arasındaki bir kazıda ortaya çıkarılmış, kazı sonucunda 5 ve 6. yüzyıla ait olan mezarlar da bulunmuştur. Yedi Uyurlar'a ithaf edilmiş yazıtlar hem mezarlarda hem de kilise duvarlarında bulunmaktadır.

    Ashab-ı Kehf, Diyarbakır'da da bir mekâna isim olmuştur
    . Kuranda mağara ile ilgili Kehf süresinin 17. ayetinde 18:17 Tan ağardığında, onlar mağara boşluğunda iken, mağaralarının üzerinden Güneşin sağa doğru hareket ettiğini, battığı zaman da onları yalayıp sola doğru kaydığını görürdün. Bu, ALLAH'ın işaretlerindendir. ALLAH kime yol gösterirse o kişi doğruyu bulmuştur; kimi de saptırırsa onun için aydınlatıcı bir dost bulamazsın.[2] şeklinde yapılan tasvire göre yön tespitinin de uyduğu Licedeki mağara diğer kitaplarda da tasvir edilene en çok benzeyen mağaradır. Yerden yüksekte ve üzerinde gölgelik şeklinde çıkıntı olan bu yer içeriye doğru girintili bir mağaradır ki tanıma en çok uyan mağaradır.12.yy civarlarında Artuklu hükümdarı Melik Adil burayı restore ettirip bir kitabe yaptırmıştır. Ünlü tarihçi Abdulrezzak Semerkandi'nin 527 yıl önceki bir eserinde şöyle bir ifade geçmektedir; "(Sultan Üveys, Lice'deki Ashab-ı Kehf'e Bingöl üzerinden sefer düzenledi ve Muş Ovası'na vardı)".[3][4] Buna karşın Ashab-ı Kehf tartışmalarında Lice Deyr-i Rakiym (Duru Köy) adının fazla yer almaması eleştiri konusu olmaktadır.



  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri