Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Gıcık Olmak ve Allah Rızası İçin Buğz Etmek Arasındaki Önemli Fark , Önemli Din i Bilgiler , Buğz Ne Demektir , Buğzun Anlamı Nedir ''Gıcık

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Gıcık Olmak ve Allah Rızası İçin Buğz Etmek Arasındaki Önemli Fark, Önemli Dini Bilgiler, Buğz Ne Demektir, Buğzun Anlamı Nedir

    Sponsorlu Bağlantılar




    Gıcık Olmak ve Allah Rızası İçin Buğz Etmek Arasındaki Önemli Fark, Önemli Dini Bilgiler, Buğz Ne Demektir, Buğzun Anlamı Nedir


    ''Gıcık Olmak'' ve ''Allah Rızası İçin Buğz Etmek'' Arasındaki Önemli Fark

    Din ahlakına göre yaşamayan toplumlarda insanlar pek çok sebepten dolayı birbirlerinden rahatsızlık duyabilirler. Kimi zaman bir kişinin yüzü, ağzı, burnu, sesi, gülme şekli, aksanı, boyunun kısalığı ya da uzunluğu, saç şekli, saç rengi, vücut şekli, kilosu; kimi zaman oturduğu semt, yaptığı iş, kimi zaman arabası, evi, kimi zaman bir mimiği, cümle kuruş tarzı, kısacası herşey bu duruma neden olabilir. Ancak bu kişilerin sayılan bu özelliklerinin gerçekten de rahatsız edici bir yönü olması da gerekmez. Bazen insanlar sırf kendilerinden daha güzel huylu olduğu, bazen kendisine rakip gördüğü, bazen de kendi kültürüne, zevklerine ya da alışkanlıklarına uymadığı için o kişiden rahatsız olabilirler.

    Hatta kimi zaman o kişiye karşı duydukları bu rahatsızlık ve öfkenin hiçbir sebebi de olmayabilir. Kendi kullandıkları sözlerle ifade edilecek olunursa, “Neden bilmiyorum ama bu kişiye gıcık oluyorum” gibi ifadelerle bu bakış açılarını dile getirirler. Gerçekten de sorulduğunda bu kişiye karşı koydukları olumsuz tavrın nedenini bulamazlar. Bir kişiye karşı olan ve kendi ifadeleriyle “gıcık oluyorum” sözleriyle belirttikleri bu tavırlarının tek sebebi ise “şeytanın oyununa düşmüş olmaları”dır.

    Gıcık Olmak ve Buğz Etmek Arasındaki Fark Nedir?

    Müminlerin de birbirlerinin hatalarından, eksiklerinden rahatsız olmaları mümkündür. Bir kişinin yanlış bir tavrı gerçekten de bazen etrafa maddi manevi zarar verebilir. Ya da bir kişinin bir konuda Kuran ahlakını tam olarak yaşayamaması, o kişiye karşı duyulan güveni, yakınlığı olumsuz yönde etkileyebilir. Ancak müminin sevgisi gibi, duyduğu bu rahatsızlıkta da tek ölçüsü yine yalnızca Kuran'dır. Mümin, ancak Allah'ın Kuran'da yanlış olduğunu bildirdiği ahlakta eksiklik gösterildiğinde, din ahlakına göre yaşamayan insanların davranışlarına benzer tavırlar söz konusu olduğunda rahatsız olur. Yoksa bir kişinin gülme şekli, boyunun uzunluğu ya da kültür seviyesi gibi konulardan dolayı bir huzursuzluk duymaz.

    İman eden bir kimsenin bir başka mümine karşı duyduğu, Kuran ahlakına uygun olan bu hissin adı “buğz”dur. Karşısındaki kişinin Kuran ahlakına uygun olmayan bir tavrına, -düzeltmediği sürece- buğz edebilir. Ancak “buğz etmesi” demek, “tümüyle o kişiden yüz çevirmesi” demek de değildir. Buğz ettiği süre içerisinde de yine ona şefkatle doğruyu anlatıp göstermek, destek olmak, onun o eksiğini gidermek için gönülden çaba harcar. Ayrıca duyduğu bu buğz onun, o kişiye karşı, mümin olmasından kaynaklanan sevgisini de hiçbir şekilde etkilemez. Çünkü dünyada hata yapmayacak hiçbir insan yoktur. Allah, adetullahının bir gereği olarak, bu eksikliği tüm insanlarda yaratmıştır. Allah, hataları, insanların acizliklerini görüp Allah'a sığınmaları, tevbe etmeleri, daha iyi olmak için çaba harcamaları, insanların birbirlerine iyiliği emredip kötülükten sakındırabilmeleri, birbirlerine tebliğ yapıp öğüt verebilmeleri için yaratmıştır. Dolayısıyla müminler de birbirlerinden “hatasız olabilmelerini” beklemezler. Hata gördüklerinde birbirlerine bunun doğrusunu gösterirler. Müminlerin bu üstün özelliği, bir ayette şöyle bildirilmiştir:

    “Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah'a ve Resûlü’ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe Suresi, 71)

    Müminler Şeytanın “Gıcık Olma” Telkinine Karşı Dikkatli Olmalıdırlar

    Müminin bir insanı sevme ya da sevmemedeki ölçüsü yalnızca Kuran’dır. Kuran ahlakı dışında, bir kişinin ne fiziksel yapısının, ne işinin, ne evinin, ne oturduğu semtin, ne aksanının ne de buna benzer özelliklerinin bir kişiyi sevmede hiçbir değeri yoktur. Önemli olan ruhu, imanı, Kuran ahlakını yaşamasıdır.

    Bu insan, hataları, kusurları, eksikleri olsa da, temelde mümin olduğu için kesin olarak sevilir. Hataları ve kusurları da diğer bir yandan kendisine gösterilerek düzeltilmeye çalışılır. Bu konuda müminlerin dikkatli olmaları gereken konu, şeytanın oyununa gelerek, din ahlakından uzak yaşayan insanların “gıcık olma” olarak adlandırılan tavır bozukluğuyla, müminlerin “buğz etme” ahlakını birbirine karıştırmamalarıdır. Çünkü bazen insan nefsi, Kuran ahlakını yaşamayan insanlarda olduğu gibi, bir kişiden sebepsiz yere bir rahatsızlık duyulması için müminleri de teşvik edebilir. Ya da Kuran ahlakına dayalı hiçbir geçerli gerekçe olmadığı halde, bir müminin meşru, samimi, içten ve doğal tavırlarına karşı da bir rahatsızlık hissi vermeye çalışabilir. Müminin böyle bir telkin karşısında Allah'tan korkarak hareket etmesi, şeytandan Allah'a sığınması ve o mümin kardeşine şefkat ve merhametle yaklaşarak şeytanın bu oyununu bozması çok önemlidir. Şeytanın müminlerin arasını açıp bozmak isteyeceği Kuran'da “Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır.” (İsra Suresi, 53) ayetiyle bildirilmiştir.

    Mümin bu tuzağa karşı, hemen o kardeşinin güzel yönlerini, iman etmedeki kararlılığı, ahlakındaki güzel incelikleri, Allah'ın rızasını kazanabilmek için ne kadar samimi çaba harcadığı gibi özelliklerini düşünerek ona olan sevgisini tazelemelidir. Bu konuda niyet ettiği ve küçük de olsa bir girişimde bulunduğu anda, Allah'ın izniyle Allah şeytanın oyununu bozacak, bu mümin, kardeşine çok daha coşkulu bir sevgiyle yaklaşabilme imkanı bulacaktır. Allah Kuran'da bu adetullahının kesin olarak sonuç vereceğini şöyle bildirir:

    Allah'a çağıran, salih bulunan ve: "Gerçekten ben Müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?
    İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir.
    Buna da, sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz. Şayet sana şeytandan bir kışkırtma gelecek olursa, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir.” (Fussilet Suresi, 35-36)Suresi, 33-34)


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Allah'ın Rızası Nedir Kısaca
  3. Eli açık olmak ve saçını süpürge etmek anlamı nedir
  4. Allah İle Tanrı Kelimesi Arasındaki Fark Nedir?
  5. Sizi Yaratan Allah'ı Ne Kadar Tanıyorsunuz, Dini Bilgiler, Din İçerikli Bilgiler, dini yaz
  6. Tarihin en önemli insanları, Tarihin en önemli insanları hakkında bilgiler, Tarihin en öne
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri