Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Batı ve Doğu Blokları arasında yaşanan Yumuşama Politikası Üçüncü Dünya ülkelerini nasıl etkilemiştir? Öte yandan , Soğuk Savaş'ın çözülmesi döneminde Üçüncü Dünyanın liderlerinden olan Mısır'ın

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Batı ve Doğu Blokları arasında yaşanan Yumuşama Politikası Üçüncü Dünya ülkelerini nasıl etkilemiştir

    Sponsorlu Bağlantılar




    Batı ve Doğu Blokları arasında yaşanan Yumuşama Politikası Üçüncü Dünya ülkelerini
    nasıl etkilemiştir?


    Öte yandan, Soğuk Savaş'ın çözülmesi döneminde Üçüncü Dünyanın liderlerinden
    olan Mısır'ın bu konumunun değişmiş bulunması da Orta Doğu'daki gelişmelerin
    daha ileri boyutlara varmasını önledi. Aslında, değişen Mısır'ın liderliğinden ziyade
    Üçüncü Dünya'nın kendisiydi. Gerçekten de Yumuşama Dönemi'nin ilk yarısında
    etkili konumunu sürdüren Üçüncü Dünya hareketi bir yandan Birleşmiş Milletler
    çerçevesinde "77'ler Grubu" olarak biraraya gelip uluslararası alanda daha adil
    bir ekonomik düzen için iktisadi girişimlerde bulunuyorlar, öte yandan da ırk ayırım(
    apartheid) politikası uygulayan Güney Afrika Cumhuriyeti'ne karşı ambargo
    gibi siyasi nitelikli kararlar aldırabiliyorlardı. Ancak, 1980'lerin başlarından itibaren
    Üçüncü Dünya hareketi eski gücünü kaybetmeye başladı.
    Üçüncü Dünya, güçlü bir alternatif olma başarısını gösterememişti. Ne siyasal sistem,
    ne de ekonomik model olarake başarılı bir uygulama ortaya koyabilmişlerdi.
    Genellikle tek-ürün ülkeleri olan Üçüncü Dünya, uluslararası ekonomide 1980'lerde
    ortaya çıkan durumdan da olumsuz yönde etkilendi. Kuzey-Güney uçurumu daha
    da büyüdü. Özellikle petrol üreten Üçüncü Dünya ülkeleri, Batı'nın alternatif
    enerji kaynaklarına ve tasarruf önlemlerine yönelmesi sonunda büyük gelir kayıplarına
    uğradılar.
    Bu ülkelerin, gelirlerinin yüksek olduğu 1970'lerde giriştikleri genellikle gösterişli
    alt-yapı projeleri de aksadı. Dış kaynak ihtiyacı birçok ülkede Dünya Bankası ve
    Uluslararası Para Fonu'na başvurulmasını gerektirdi. Bunun sonucu olarak sözkonusu
    ülkelerde uygulanması şart koşulan kemer-sıkma önlemleri ise az-gelişmişliğin
    temel bir sorunu olan gelir dağılımı dengesizliğini daha da bozdu.
    Bu ülkelerde ortaya çıkan kitlesel tepkiler özellikle köktendinci akımlarının güçlenmesi
    sonucunu verdi. Sözkonusu akımlar, genellikle laik-milliyetçi çizgideki ülke
    yönetimlerini başarısızlıkla suçladılar.
    Bütün bu gelişmeler Üçüncü Dünya'yı uluslararası alanda daha da etkisizleştirdi.
    İşte, Üçüncü Dünya'nın eski liderlerinden Mısır'ın ABD ve İsrail'le gittikçe artan bir
    yakınlığa girmesini yukarıda belirtilen olguyla da bağlantılı olarak değerlendirmek
    gerekir.
    Üçüncü Dünya'nın gücünü yitirmesi olgusu bazı başka gelişmeleri de hem etkilemiş,
    hem de onlardan etkilenmiştir.
    Şubat 1979'da İran'da Şahlık rejiminin yıkılmasından sonra kurulan İslami yönetim
    küresel ve bölgesel ilişkilere önemli etkilerde bulundu: Bir yandan, eski rejime yakınlığı
    nedeniyle suçlanan ABD'yle ilişkilerin gerginleşmesi -Büyükelçilik baskını
    olayı vb. küresel planda ortamı olumzus yönde etkiledi. Öte yandan da bölgesel ortam
    gerginleşti.
    Bölgesel ilişkilerin gerginleşmesinin sonut göstergesi 22 Eylül 1980'de İran ile Irak
    arasında savaş çıkmasıdır.
    İran ile Irak arasında geçmişten gelen sorunların 1979 İran İslam Devrimi'nden sonra
    iki yönetimin Sünni-Şii ayrılığı nedeniyle de hızlanması üzerine çıkan savaş 8 yıl
    sürecektir.
    Üçüncü Dünya'nın eski gücünü yitirmiş bulunması, 1969 yılında kurulmuş olan İslam
    Konferansının da aynı biçimde etkisizleşmesi, savaşı sona erdirmek yolundaki
    girişimleri de başarısız kılmıştır.
    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 598 sayılı kararını 17 Temmuz 1988'de
    Irak'ın, 18 Temmuz'da da İran'ın kabul etmesi üzerine 20 Ağustos'da bütün cepheler de ateş-kesin yürürlüğe girmesiyle sona eren savaş, taraflar arasındaki mevcut sorunlara
    herhangi bir çözüm getiremeden bitmişti. Hatta yeni sorunlar doğmuştu.
    Bu çerçevede, Irak lideri Saddam Hüseyin İran'ı dize getirememenin ezikliğini üzerinden
    atmak istercesine 2 yıl sonra Kuveyt'e saldıracaktır. Bu noktaya 1989 sonrası
    gelişmelerinde yer vereceğiz.
    Yumuşama Dönemi Orta Doğu'da genellikle çatışmalarla geçmişti. Ancak, dönemin
    sonuna doğru Orta Doğu'da barışa doğru umut ışıkları da doğdu.


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Sizce Doğu Ve Batı Arasında Yer Alan Türklerin, İpek Yolu Ticaretindeki Rolü Neler Olabili
  3. Yumuşama dönemi ilk anda Ortadoğu'yu nasıl etkilemiştir?
  4. Yumuşama döneminde ABD'nin Uzakdoğu politikası ne olmuştur?
  5. ABD ve SSCB arasında yaşanan mücadele Ortadoğu ülkelerini nasıl etkilemiştir
  6. 2.Dünya Savaşı sırasında SSCB ile müttefik devletler arasında yaşanan sorunlar uluslararas
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri