Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

fantastik edebiyat nedir - fantastik edebiyat akımı - fantastik edebiyatın özellikleri - fantastik edebiyata örnekler Tarih b oyun ca hayal ettik. Bu , yazılı tarihin

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Fantastik edebiyat nedir - fantastik edebiyat akımı - fantastik edebiyatın özellikleri - fantastik edebiyata örnekler

    Sponsorlu Bağlantılar




    fantastik edebiyat nedir - fantastik edebiyat akımı - fantastik edebiyatın özellikleri - fantastik edebiyata örnekler
    Tarih boyunca hayal ettik. Bu, yazılı tarihin ötesine taşan bir süredir. İlk insandan beri hayal kurduk, çünkü başka çaremiz yoktu. On binlerce yıl önce insanlar, gök gürlediğinde tanrıların nara attığını, yıldırım düştüğünde ise onların gazabına uğradıklarını sanmışlardır muhtemelen. O zamanın ilmiyle ancak bunu hayal edebiliyorlardır. Eski bir inanışa göre, deprem olduğunda, yeraltında yaşayan iki koca öküz, boynuzlarını tokuştururmuş.

    İnsanların bitmek tükenmek bilmeyen hayal merakı binlerce inanışı oluşturmuştur. Binlerce yıl boyunca ateşin, kayaların, ağaçların, güneşin, ayın, dağların, hayvanların ve daha nice varlıkların ruhları olduğuna inanılmış. Onlar sadece bir arayış içindeydiler. Cevapsız kalan sorularına cevap bulamadılar, tahmin etmeye çalıştılar, hayal kurdular.

    Hala böyle inanışlar mevcuttur. Hintliler maymunların ve ineklerin kutsallığına inanır ve Afrika’da, Amazonlarda hayvanlara ve kayalara kutsallık değeri veren kabileler mevcuttur.

    Olmayan şeyleri, olmayacaklarını bilip de hayal etmek zevklidir. Gerçek hayatın gerçekliğinden, sıkıcılığından kurtulmaya çalışmaktır hayal kurmak. Belki de olmayacak şeyleri hayal etmek hiç olmayacaklarını düşünmekten dolayı insana zevkli gelir.

    Çocukluğumuzda hayal dünyasında yaşarız. Dinlediğimiz masalların gerçek olduğunu sanırız. Çocukken hayal gücümüz daha faaldir, çünkü daha büyümemişizdir ve henüz düş kurma huyumuza ket vurmamışızdır. Gerçek hayat, o zamanlar bizim için henüz başlamamıştır. Çocukken en sevdiğim çizgi film “Şirinler” idi ki, hala öyledir. Filmin başlangıcındaki fon sesi, “Eğer siz de uslu bir çocuk olur ve ormana gittiğinizde dikkatle dinlerseniz belki Şirinler'i bile duyabilirsiniz.” derdi. Ben buna inanırdım.

    Düş kurmak, katı bir gerçekliğin içinde yaşarken büyük bir ihtiyaçtır. İnsanı rahatlatır ve stres atmasını sağlar. Hayal kurarken fizik kurallarına bağlı kalmak zorunda kalmayız. Bu yüzden en özgür olduğumuz zaman düş kurduğumuz zamandır. Hiçbir şey bizi sınırlayamaz-zaman bile. O bile el altında bir oyuncak gibidir. Rip Van Vinkle’ın öyküsünde zaman ile alay edildiğini görürüz. Zamanda yolculuk planlarının yapıldığı bu devirde o hayallerin hiç de boş olmadığını görüyoruz. Rip Van Vinkle’ın başına gelen, uykusunda geleceğe yolculuk etmesine sebep olan olayın, o zamanlar gerçekleşmesi olanaksız bir hayal olarak görülse de, günümüzde mümkün olduğu kanıtlanmıştır. Bilim, gerçek sandığımız her şeyin beynimizde oluşan görüntülerden, seslerden ve hislerden ibaret olduğunu kanıtlamıştır. Yani gerçeklik beynimizin çizdiği sınırların oluşturduğu bir alandır.


    Düş kurmak müzik dinlemek gibidir. İnsanı rahatlatır, ona keyif verir.

    Newton derin bir hayal âleminde iken yer çekimi kanununu buldu. Arşimet de suyun kaldırma kuvvetini bulduğunda hayaller âlemindeydi. Einstein hayal etmeseydi zamanın göreceli olduğunu bulamazdı. Bu insanlar daha önce hiç bilinmeyen şeyleri hayal ettiler.

    Hayal etmek güzel bir tabloya bakmak gibidir. Aklımızda bin bir çeşit görüntü canlanır hayal ederken.

    Jules Verne’in yaratıcı hayal gücünün ürünleri olan kitapları, ilk zamanlar alay konusu olmuştu. Aya ve dünyanın merkezine yolculuğu hayal etmişti. Deniz altını, uçağı, otomobilleri ve balonu düşünmüştü. Herkes bunlara gülüp geçmişti. Bu aslında iyi bir şeydi. Bu, o zamanlarda öyle şeyleri hayal etmenin ne kadar zor olduğunun bir işaretiydi. Bu adamın günümüzde yaşasaydı neler hayal edebileceğini düşünmek bile tüylerimi ürpertiyor.

    Hayal kurmak kunduzların yaptığı barajı aşmaya çalışan su olmak gibidir. O baraj yıkılırsa görün o zaman hengâmeyi. Fakat çoğu yetişkin o barajın oluşturduğu gölete hapsolmayı tercih eder. Yerinde kalır ve yosun tutan bir su olur. Oysa akan bir suyun berraklığı ne hoştur. Hep yeni yerleri gezer ve gezdiği yerler bitince en büyük hayaline ulaşır; engin bir denize.

    Fantastik edebiyat o barajı aşmış insanların edebiyatıdır. O kişiler sonunda denizde birbirlerine kavuşurlar. Hepsinin birbirine anlatacağı çok şey vardır. Gezdikleri gördükleri yerler vardır. Ve sonunda engin bir denize akmışlardır. Göletin içinde hapsolmuş yosunlu ve çamurlu suya ne yazıktır. Kendini orada güvende sayar, içten içe sevinir.

    Fantastik edebiyat, hayal kuran, kurduğu hayallerinin zaman, mekân ve gerçekliğin ötesine geçebildiği insanların edebiyatıdır. Onlar denize doğru akarlar.

    Yüzyıllar içinde oluşan efsaneler, mitler ve masallar günümüzdeki modern fantastik edebiyatın temellerini atmışlardır. Fantastik edebiyatın babası sayılan J.R.R. Tolkien bu efsane ve masallardan bolca yararlanmış, onları kafasında işleyerek ortaya daha değişik masallar çıkarmıştır. Mavi ile sarıyı kullanıp yeşili çıkartmak gibi.

    Tolkien’in temelini attığı fantastik edebiyat, Jules Verne’in kitapları gibi, gerçekleşmesi mümkün olayları anlatmaz. Bu evrendeki fizik kurallarının evrenimiz için tasarlandığı fikrini kabul edersek, Tolkien’in yarattığı dünyadaki fizik kurallarının da o dünya, o evren için tasarlandığı fikrini neden kabul etmeyelim?

    Bizim gerçekliğimizde ejderhaların, elflerin ve entlerin olması imkansızdır. Ama o evrendeki gerçeklik neden bu varlıkların var olmasına izin vermesin? İşin özüne inelim. Biz varsak neden onlar olmasın?

    İşin felsefi boyutunu bırakırsak edebi açıdan da bakabiliriz. Edebiyat, okuyunca insanda estetik duygular uyandırır. Çoğu insan kitap okurken bir şey öğrenmek, genel kültür sahibi olmak ve aynı zamanda eğlenmek ve sanatın tadına varmak ister. Bir kitap salt bilgi aktarmak için yazılırsa içinde sanat yoktur. Bir kitap içinde oluşturulmuş sanatın bünyesinde bilgi taşımaya gayret ediyorsa sanat adına yazılmış bir edebiyat eseridir. Bir kitap hiç bir bilgi aktarma amacı gütmeden sadece sanat için yazılmışsa işte gerçek ve doyumsuz sanat eseri odur.

    Çoğu yazar kitaplarıyla halkın bilinçlenmesini, bazı kesimlerin çektiği zorlukları anlatmayı görev bilir. Bunları yoğurarak ortaya bir sanat eseri çıkarmaya çalışır. Fakat yine de bu hedefleriyle çepeçevre sarmalanmıştır. Bu insanlar insanlığın hizmetkarlarıdır. Elleri öpülesi insanlardır. İnsanların daha uygar olması için çabalarlar. Takdire şayan ve saygıyı sonuna kadar hak eden insanlardır. Klasiklerin neredeyse hepsi bu amaçlar doğrultusunda yazılmıştır.

    Fantastik edebiyat asla bilgi aktarma amacı gütmez. Sadece sanatla ilgilenir. “Yüzüklerin Efendisi”ni okurken asla bir ülkenin başkentini, tarihle ilgili bir bilgiyi, bazı kesimlerin dertlerini, teknolojiyi, bilimi ve daha birçok şeyi öğrenemezsiniz. O kitabın gerçek dünyayla hiçbir alakası yoktur. Orada elflerin ölümsüz olduğunu, cücelerin 250 yıl yaşadığını, hobbitlerin ayaklarının kıllı olduğunu ve günde altı öğün yemek yediklerini, orkların elflerden türediklerini ve Gandalf’ın sakalının beyaz olduğunu öğrenebilirsiniz.

    Eğer sanatın sıcak kollarına teslim olmak istiyorsanız fantastik edebiyat tam size göre bir edebiyat dalıdır. Eğer seçici olur, moda olma ve para kazanma amaçlarıyla yazılmış kitaplardan sıyrılırsanız bir sanat deryasında boğulabilirsiniz. Bu deryanın en derin yeri “Yüzüklerin Efendisi”dir.

    Hayaller fantastik edebiyatın kapılarını araladı. Fantastik edebiyat edebiyatta son noktadır. Kapıları aralanalı yarım yüzyıl oldu. Henüz gelişim aşamasında ve şimdiden meydana gelen eserler “Yüzüklerin Efendisi” ile yuvarlanmaya başlayan kartopunun ne kadar büyüdüğünü ortaya koyar.

    Tolkien topu topu bin üç yüz sayfa olan Yüzüklerin Efendisi’ni on iki yılda yazdı ve kırk küsur yıl boyunca üzerinde çalıştığı Orta Dünya tarihini bitiremeden hayata gözlerini yumdu. Bu anlattıklarım onun bu kitapları sanat adına yazdığının su götürmez kanıtlarıdır. Onun yazdıkları sonsuzlukta yankılanacaktır. Bu emeklerinin bir hiç uğruna olduğunu düşünenler de var elbette. Onlar barajda yosun tutmaya mahkum, akıllarının çizdiği gerçeklik sınırlarına hapsolmuş insanlardır. Sanatın ne demek olduğunu derinden kavrayabilselerdi Tolkien’in önünde saygıyla eğilirlerdi.


    alıntı

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Değişik farklı gifler, Fantastik Farklı Gif Çalışmaları, Vazo Ve Dünya Güzellikleri
  3. Fantastik E Kartlar, resim üzerine Şiir yazmak için yepyeni E-kartlar, çok güzel E-kartlar
  4. En Güzel Melekler, Angel, Animasyon Melekler, Fantazi Resimler, Fantasy İmages, Fantazy Gi
  5. Illustrator Resim Sanatı, Rowena Fantastik Resim Sanatcısı, Fantastik Resim Sanatcısından
  6. Hareketli hareketsiz melek gifleri, Fantastik melek gifleri, angels gif, gotich, elf, fair
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri