Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Ankaranın Başkent Oluşu Ve Istanbul Basını Ankara’nın başkent oluşuna yalnız İstanbul basını şiddetle karşı çıkmaktadır. Vatan Gazetesi’nde Ahmet Emin , Tanin’de , Hüseyin Cahit Bey

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Ankaranın Başkent Oluşu Ve Istanbul Basını

    Sponsorlu Bağlantılar




    Ankaranın Başkent Oluşu Ve Istanbul Basını

    Ankara’nın başkent oluşuna yalnız İstanbul basını şiddetle karşı çıkmaktadır. Vatan Gazetesi’nde Ahmet Emin, Tanin’de, Hüseyin Cahit Bey Ankara’nın başkentliğine şiddetle karşıdırlar. Tevhid-i Efkâr’da yazı yazan Ebuzziyazade ise Ankara lehine ,güzel yazılar yazmasına rağmen 4-5 yıl için başkent Ankara’da kalmalıdır düşüncesindedir.

    Ahmet Emin Bey diyor ki;

    “Ankara lehine ileri sürülebilecek tek iddia tarihi mertubiyet hislerinden ibarettir. Filkakika Ankara denince her Türk’ün kalbinde mukaddes bir damar ihtizaza gelir. Ankara namı bize muvaffakiyete eren çetin istiklâl mücadelelerimizin en şerefli safhalarını hatırlatır. Fakat bu merbuyetin deynini kalplerde ebedi tekrim hisleri ile saklıyarak, abideler vücuda getirerek Ankara şehrine muhtelif müesseseler ihdas ederek, orasını belki de askeri merkez haline koyarak idameye çalışmak mümkündür.”

    Bu duygusal girişi burada bitiren A.Emin Bey Kuva-yı Milliyeciler ve Ankaralılar’ı fazla şımartmadan esasa geçiyor:

    “Yeni merkezi idaremiz ümrana müsait bir muhit olmalıdır.”

    “Ankara böyle bir muhit değildir. Bilâkis belki de memleketin ümrana en gayrî müsait bir noktasıdır.”

    Hâkimiyet-i Milliye’de Müftü Rıfat Hoca’nın yazdığı bir yazıdan öğreniyoruz ki A.Emin Bey bizim okuma imkânı bulamadığımız bazı yazılarında işi bir adım daha ileri götürerek Ankaralılar için “mahrumu istidat ve düşmanı ecanip” sıfatlarını kullanıyor.

    Ahmet Emin Bey biliyorsunuz ecanipe pek meraklıdır. Ve makalesinde ilâve ediyor.

    “Hiç değilse Bursa başkent olsun”, “Bursa’yı ecnebilere karşı kolayca şerefli bir idare merkezi haline koyabiliriz.”

    Hüseyin Cahit Bey uzun uzun yazıyor, döktürüyor. Sonunda çok enteresan bir sonuca varıyor ve bir endişesini dile getiriyor.

    “Merkezi hükümet Ankara’da bulunduğu halde payitaht muhiti (istanbul), Ankara muhit-i millisi ile anlaşmasa, kaynaşmaya muvaffak olmazsa memleketin sair tarafları ile temasını nasıl muhafaza eder” diyor.

    Ankara’daki Kuva-yı Milliyeciler’in İstanbul çevresi için ne düşündüğünü biraz evvel bahsettiğim iki kanun açıklıyor. Sanki İstanbul muhiti Kuva-yı Milliyeciler’in umurunda idi.

    Bu bahsi kaparken Ahmet Emin Bey’in, Ankara ve Ankaralılar hakkındaki haksız ve insafsız düşüncelerine karşı Ankara Müdafaa-i Hukuk Heyeti Merkeziye Reisi Rıfat Hoca, iman dolu göğsüyle ve kendisine has asaletiyle ve zerafetiyle, tevazuu ile Hâkimiyet-i Milliyede yayınlanan mektubunda şöyle diyor:

    “... Ankara istiklâl-i vatan davasından kendi varlığının müdafaasını anlamış ve bu idrak neticesi olarak da Sakarya Harbi’nin en önemli günlerinde memleket afaki top tarakaları ile sarsılırken bile sarsılmayan iman ile kalmıştır. Mustafa Kemal ve Ali Fuat paşalar bizdendir. Bizim hemşehrilerimizdir. Milli davayı onlarla beraber ve onların eserinde takip ve müdafaa eyleyeceğiz. Beldemiz, bugün medeni vasıtalarla yeterince mücehhez değilse bu noksan tamamlanabilir. Aşk-ı milli ile müftehir olan Ankaralılar yeni hükümetin irşad ve delaleti ile emek ve gayretlerini yeni umdeler etrafında teksif ederek memleketlerini cihanın sayılan meşhur şehirleri arasına ithal edecektir. Onlara medar-ı iftihar olarak milli müdafaanın timsali, iman ve celadeti olan Fevzi Paşa hazretlerinin Sakarya Zaferi’nden hemen sonra Ankara Belediye Başkanı’na çektiği şu telgraf kâfidir:

    “Ordumuz emsalsiz fedakârlığı ile istihsal edilen muzafferiyetten dolayı vaki tebrikatınıza teşekkür eyler ve düşman ordusuna indirilen kahhar darbede Ankara ahalisinin sebk (vaki olan) eden muaveneti meşkûresini takdirle yâd ederim efendim.”

    1918’teki çöküşten sonraki Türk basın tarihi; mütareke basını, Babıali yokuşu ve elektronik basın ve ekran olarak bir süreklilik çizgisini taşıyor. Bu süreklilikte değişenler ve değişmeyenler var. Teknoloji ve sermaye, güç ve biçim olarak sürekli değişiyor. Değişmeyenler ise aynı , bazı kalemlerin kim adına, neyi, niçin yazdığı belli değil. Dikkatli ve bilinçli bir yurttaş bunları hemen görebilir.

    İstanbul’u kurtaran Kuva-yı Milliyeciler daha ayaklarından çizmelerini yeni çıkarmışlardı ki Babıali nifak programlarını yürürlüğe koymuştur.

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Ankaranın Başkent Oluşu İle İlgili Yazı
  3. Ankaranın başkent oluşu tarihi, Ankaranın başkent oluşu hakkında bilgi
  4. Ankaranın Başkent Oluşu (13 Ekim)
  5. Ankaranın başkent oluşu şiirleri
  6. Ankaranın Başkent Oluşu Resimler
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri