Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Okul öncesi eğitimde okul öğretmen ve aile işbirliği nasıl olmalıdır BÖLÜM I Çocukların geleceğini belirleyecek olan toplumsal ve ahlaki değerlerin akta¬rılması , yaşamın ilk yıllarında
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 4      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Okul öncesi eğitimde okul öğretmen ve aile işbirliği nasıl olmalıdır

    Sponsorlu Bağlantılar




    Okul öncesi eğitimde okul öğretmen ve aile işbirliği nasıl olmalıdır

    BÖLÜM I
    Çocukların geleceğini belirleyecek olan toplumsal ve ahlaki değerlerin akta¬rılması, yaşamın ilk yıllarında başlar . Temel bilgi ve beceriler bu dönemde ka¬zanılır. 3-6 yaş çocuklarının eğitimin gerçekleştiren okul öncesi eğitim kurumu¬nu, annenin yokluğunu giderecek bir kurum olarak değil, annenin tek başına ço¬cuğun üzerindeki ilk yıllardaki rolüne katkıda bulunan ve bu rolü yaygınlaştıran bir kurum olarak değerlendirmek gerekir. Anaokulu kurum olarak ailenin dışına atılan ilk adım olarak düşünülmelidir. Anaokulu, çocuğa bilgi aktarmaktan çok, çocuğun içinde var olan yeteneklerin serpilip gelişmesine yardımcı olur. Çocuk anaokulunda en iyi oyun ortamını bulur, işbirliğini geliştirir, yaşıtlarıyla ilişkiye girerek birlikte yaşamayı öğrenir. Ayrıca çocukları ilkokula hazırlayan birer ku¬ruluş niteliğinde olmaları anaokullarmm önemini daha da artırmaktadır. Araştır¬malar, okulöncesi kurumda eğitim görerek ilkokula başlayan çocukların, diğer¬lerine göre daha katılımcı, girişken ve uyumlu olduğunu göstermektedir. İşte bu nedenlerden dolayi, annesi çalışsın ya da çalışmasın her çocuğun okulöncesi eği¬time ihtiyacı vardır. Sağlıklı bir gelişim için, 3 - 6 yaş arası, bir okul öncesi eği¬tim kurumunda eğitim gereklidir. (Yavuzer, 1996; Oğuzkan ve Oral, 1992).
    Evet eğitim gereklidir, ancak nasıl bir eğitim? Salt çocuğu içine alan bir eğitim? Okul öncesi eğitimi; planlı ve programlı yapıldığında bir eğitim sürecidir Eğer verilen eğitimin evde de devam etmesi amaçlanıyor ise; okulöncesi eğitim programı hazırlanırken sadece çocuk değil, çocuğun ailesi de bu programın içinde düşünülmelidir. Son yıllarda okulöncesi eğitim hedefleri saptanırken sadece çocuğu değil aiIeyi de hedef alınanın gerekliliği vurgulanmaya bağlanmıştır. Za¬ten bu durum 15. Milli Eğitim Şura'sında alınan 'Aile Katılım Programları' ve 'Ana Baba Okulları' yaygınlaştırılmalı kararı ile de belirtilmiştir. Çünkü aile ço¬cuğun hayalının her alanında ayrıcalıklı bir yere sahiptir.
    Küçük çocuklar bütünsel olarak ailelerine bağlıdırlar. Çocuğun ailesinin öne¬mi kavranmadıkça ve ailelerle verimli çalışılacak stratejiler geliştirmedikçe programlar çocukların gereksinimlerini karşılayamaz. Kurumlarla aileler arasın¬daki bütün bilgi alışverişi, ebeveynlerin çocuklarının yaşamlarındaki en önemli etki olduğu kavramına dayanmalıdır (Bredekamp, 1987). Nitelikli bir kurum,. çocuğun yaşamında ailenin ne denli önemli yer tuttuğunu bilir. Programını aileye sadece çocuğu ile ilgili bilgilerin anlatıldığı değil, ailenin de içinde olduğu ve katkıda bulunabileceği bir biçimde düzenler (NAEYC, 1983).
    Ancak böyle bir düzenleme ile çocukların dünyaları 'ev' ve 'okul' diye adlan¬dırılan birbiriyle ilişkisiz ikiye bölünmüş mekanlar olmaktan çıkarak, uyumlu ve tutarlı bir bütünlük hissetmelerine olanak sağlayacaktır (Hendrick, 1991). Bu du¬rum çocuk için okul ile ailenin hatta çevrenin işbirliği ve ortaklık içerisine gir¬melerini zorunlu kılmaktadır.
    Eğer eğitimciler çocukları sadece bir öğrenci gibi görür ise, aileyi de okuldan ayrı bir birey olarak görebilirler. Bu durum, aileden bekleneni yapması yani oku¬la giden çocuğun eğitimini okula bırakması demektir. Eğer eğitimciler öğrenci¬lerini çocuk olarak görür ise, hem ailesini hem çevreyi okul ile birlikte çocukla¬rın gelişimi ve eğitimi için ortak, işbirlikçi olarak görürler. Ortaklar sorumluluk alarak, ilgi göstererek ve paylaşarak, çocuklar için birlikte çalışıp daha iyi prog¬ram ve fırsatlar yaratabilirler. Okul-aile ve çevre işbirliğini geliştirmek için bir¬çok sebep vardır. Bunlar; okul programını ve havasını geliştirmek, aile desteği ve hizmetini sağlamak, ebeveyn liderliğini ve becerilerini artırmak, çevrede ve okulda diğer ailelerle iletişim sağlamak ve öğretmenlere çalışmalarında yardım¬da bulunmaktadır. Bütün bunlardan amaçlanan, işbirliği yaratılmasının ana sebe¬bi; çocukların okulda ve ilerki yaşamlarında başarılı olmaların sağlamaktır (Epstein, 1995). Bazı okullarda hala, 'aileler yapması gereken işleri yaparsa biz de kendi işimizi yaparız' diyen bazı aileler vardır. Bu sözler işbirliği kurmayı red¬deden sözcüklerdir. Diğer taraftan bazı eğitimciler 'aile ve çevre desteği olmak¬sızın çalışmalarımı yapamam', bazı ebeveynler ise 'çocuğuma yardımcı olmam için okulda neler yapıldığını bilmeye gerçekten gereksinim duyuyorum' demek¬tedirler. Bu sözler ise katılımcı olacak, işbirliğine davet edici sözcüklerdir. Tüm bu söylenenler okul ve aile için eğitimsel gelişmenin -yükselmesindeki etkenlerdir (Epstein, 1995). Akademik olarak çocuğa mükemmel fırsatlar veren ancak ai¬leleri önemsemeyen okulların olabileceği gibi, aileleri önemseyen, onları prog¬ramına dahil eden ancak akademik becerileri mükemmel olarak sunamayan okullar da olabilir. Okulda verilecek eğitimin yararlı olabilmesi için öncelikle ai¬leleri önemseyerek onlarla olumlu iletişim içine girilmesi gerekmektedir. Aile¬lerle olumlu iletişim sağlama biranda gerçekleşmeyip, her ailede farklı sürede gerçekleşebilir.
    Okulöncesi eğitime anne-babanın katılabilmesi için öncelikli olarak, okul ta¬rafından onların program hakkında bilgilendirilmeleri, hatta yazılı olarak prog¬ramın verilmesi gerekmektedir. Bu tip bilgiler çocuklar için mümkün olan en iyi düzenleme ve uygulama hakkında bilinçli bir karar vermede aileleri güçlendire¬cektir. Program hakkında verilen yazılı bilgiler aile ve okul arasında iyi bir ileti¬şim ve anlaşma için sağlam bir temel oluşturur.
    Okul ve aileler karşılıklı olarak zorlukları en aza indirmek için hem evde hem de okulda çocuk yetiştirme uygulamaları hakkında bilgi alışverişinde bulunma¬lıdırlar. Çocuk anaokulundaki programa başlar başlamaz artık anne-babada ister istemez içindedir. Bu noktada öğretmenler anne-baba ile bilgilerini paylaşırlarsa, okulda sağlanan uygun eğitim ortamının evde de sönmeye uğramadan devamını sağlamış olurlar. Diğer yandan da anne-babanın çocuk eğitimi konusunda karşı¬laştıkları zorluklara ve onların kaygılarına birlikte çözüm ararlar. Uzun vadede bakıldığında çocuk eğitiminin sorumluluğunu daha yoğun olarak anne-baba ta¬şımaktadır. Onların daha okulöncesi dönemden başlayarak eğitim programına ak¬tif olarak katılımı, çocuğun çeşitli öğrenmeleri üzerinde de çok olumlu ve kalıcı etkiler yaratmaktadır.(Bredekamp, 1987; Kurşin,1991).
    Nitelikli bir okul; ailenin her isteğine teslim olmamalı, ancak çocuğun yaşa¬mındaki en önemli olgu olan aileyi anlamalı, saygı duymalı ve iyi bir iletişim kurmak için çaba sarfetmelidir.
    Aileler, okullarda her zaman kibarca karşılanmalıdır. Ebeveynler ve diğer ai¬le üyeleri, çalışan ve çok az boş zamanı olanları dikkate alınmak suretiyle çeşit¬li şekillerde programda aktif görev almaya teşvik edilmelidir.
    Çocukları etkileyen günlük_olayları paylaşmak için yazılı veya sözlü iletişim sistemi kurularak uygulanmalıdır. Çocuğun fiziksel ve duygusal durumundaki değişiklikler düzenli bir şekilde rapor edilmelidir. Bu tip bilgi alışveriş sistemle¬ri çocuklar hakkındaki önemli bilgileri ailelerine bildirmeye yardım eder. Ailele¬ri de çocukları hakkında bilgi vermek için olumlu bir iletişim kurmaya teşvik eder.

    Yılda en az bir kez, evde ve okulda çocukların gelişimlerini, başarılarını ve¬ya karşılaştıkları zorlukları tartışmak için konferanslar düzenlenmelidir. Konferanslar günlük bilgi alışverişinin yerini tutmaz ancak, çocukların gelişimini de¬rinlemesine tartışma, ailelere soru sorma, düşüncelerini açıklama ya da program hakkında önerilerini anlatma olanakları sağlar. Ayrıca aileler okulun uyguladığı program hakkında; telefon, bülten, mektup, düzenli bilgi notları ile bilgilendirilmelidirler (Bredekamp, 1987; NAEYC, 1983).

    Ailenin okulöncesi eğitime katılmasının anlamı bir eğitimciden diğerine de¬ğişebilir. Bu tanımlardaki ortak nokta, aile ve okul arasındaki ilişkinin ailenin çocuğun eğitiminde daha etkin rol almasını sağlamak fikridir.
    Gordon ailenin katılımı için beş farklı rolden bahsetmektedir.
    • Ailenin gerek evde gerekse kurumda çocuğun eğitici rolünü üstlenmesi,
    • Velilerin diğer velilere ev ziyaretleri yaparak program içinde görevli olarak çalışması,
    • Velilerin kurumla ilgili kararların verilmesinde ve idari faaliyetlerde rol al¬ması,
    • Velilerin çocukların gelişimi için gerekli bilgileri öğrenmeleri ki burada ve¬li hem öğrenci, hem de dinleyici rollerini üstlenmiş oluyor.
    • Velilerin sınıf içinde ya da okulla ilgili diğer faaliyetlerde gönüllü olarak yardımcı olmaları.
    Velilerin üstlendiği bütün bu roller çocuğun gelişiminde etkili olabilecek tüm aile faktörlerini olumlu etkileyecek ve aileyi çocuğun gelişiminde etkili kılacak¬tır (Eryorulmaz, 1993).
    Okulöncesi eğitim kurumlarında aileleri eğitimin bir parçası haline getirmek için çeşitli çalışmalar yapılabilir;
    • Ailelere aylık bültenler yollayarak; öğrenilen şarkı, bilmece ve bulmacalar¬dan, oyunlardan örnekler verilebilir.
    • Ailelerin istek ve arzularını, eleştiri ve önerilerini yazarak bırakabilecekleri bir dilek kutusu oluşturulabilir.
    • Bir pano oluşturularak duyurular, ilginç olaylar, etkinlikler ve çalışmalar bu¬raya asılabilir.
    • Belirli gün ve haftalarda veli grupları yuva içi etkinliklere katılmak üzzere çağrılabilir.
    • Ailelerin istek ve ihtiyaçları doğrultusunda seminerler düzenlenebilir, çeşit¬li tartışına konuları ile aileler farklı konularda fikir alışverişi yapabilirler.
    • Okuldışı etkinlikler ve geziler, önceden ailelere bildirilerek onlar da bu ge¬zilere davet edilebilir.
    • Ailelere her dönem sonunda yapılan çalışmaların özetleriyle birlikte çocuk¬larının genel durumunu değerlendiren bir rapor sunulabilir.
    • Anne ve babalar hatta diğer aile bireyleri eğitim programına katkıda bulun¬mak üzere kaynak kişi olarak davet edilebilir.
    • Aile ve okul arasındaki bilgi alışverişini sağlamak, aile ile daha yakın iliş¬kiler kurmak, şikayet ve problemleri çözmek için veli toplantıları düzenlenebilir (Dikmen, 1991).
    Sonuç olarak, okul ve ailenin işbirliği içerisine girmesinin geleceğimiz olan çocuklarımızın sağlıklı gelişim ve eğitimleri üzerinde tartışmasız etkileri vardır. Bu nedenle biz eğitimciler bu konunun ne denli önemli olduğunu ebeveynlerden daha fazla bilen bireyler olarak;
    • Olumlu iletişim ve ilişkileri başlatacak,
    • Okul-aile işbirliğini sağlayacak,
    • Ebeveynleri okul programının içerisine dahil edecek,
    • Yapılan çalışmaları değerlendirerek yeni çalışmalara ve uygulamalara yol açacak bireylerin bizler olduğumuzu hatırımızdan çıkarmamamız gerekmektedir.
    Aile katılımı, ailelerin kendileri, çocukları ve erken çocukluk programına yarar sağlayacak doğrultuda yeteneklerini ortaya koyma süreci (Morrison, 1988, s.419) ya da aileleri destekleme, onlara eğitim verme ve eğitime katılımlarını sağlamada sistematik bir yaklaşımdır. Aynı zamanda çocukların toplam deneyi¬mini, ev ve merkez arasında artan sürekli iletişim yoluyla arttırmaya yarayan ders programlarını ailelerin katılım ve katkılarıyla zenginleştirme görevini üstle¬nen, bilgi paylaşma ve ilişki kurma işlemidir (Catron, 1993, s.48).
    AİLE KATILIMININ AMAÇLARI
    • Anne-babaya eğitim vererek ailenin okul öncesi eğitimine destek olabil¬mesini sağlayıp, çocukların en iyi şekilde büyüme ve gelişmelerine yar¬dımcı olmak ve daha sonraki dönemlerde okul başarısını olumsuz yönde etkileyebilecek etkenleri azaltmak (Mağden,1993, s.173 ),
    • Öğretimi çok daha etkili hale getirmek,
    • Katılımcı öğrenim için aileyi teşvik etmek,
    • Aile içinde ve okul yapısında değişiklikler yapmak,
    • Eğitimsel reformları kolaylaştırmak (Galton-Blyth, 1989, s.314),
    • Çocuğun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişiminde aileyi desteklemek,
    • Çocuğun, ailedeki öğrenme ortamına katkıda bulunmak,
    • Çocuğun tüm gelişimine katkıda bulunmak,
    • Çocukta olumlu değişikliklerin devamlı olmasını sağlamak,
    • Ailenin, kendi çocuğunun hayatında ne kadar önemli rolü olduğunu pe¬kiştirmek,
    • Problemleri önlemek ve alternatif disiplin yöntemleri sunmak, >Q -
    • Aileye, çocuğun ev ortamında kazanabileceği deneyimler hakkında bilgi vermek şeklinde özetlenebilir (Eryorulmaz, 1993, s.91).

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Okul Öncesi Eğitimde Sosyal Aktivitelerin Önemi
  3. Okul Öncesi Boyamalar, Okul Öncesi Boyama Resimleri, Okul Öncesi Boyama Sayfaları
  4. Okul Öncesi Eğitimde Kurallar
  5. Okul öncesi Eğitimde Temel Kavramlar
  6. Okul Öncesi Eğitimde Sosyal Aktivitelerin Önemi
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    KURUMSAL OKUL ÖNCESİ EĞİTİME AİLENİN KATILIMI
    Çocuk eğitiminin öneminin artmasıyla birlikte evde de nitelikli bir eğitim verilmesi gerektiği bilincine varılmıştır. Çocuğun öğrenmesinin büyük mik¬tarının yaşamının ilk yıllarında daha hızlı olduğunu kanıtlayan pek çok araştır¬ma vardır. Aileyi okul öncesi eğitim programının bir parçası haline getirmek, çocukların gelişimi açısından üzerinde durulan önemli bir konu haline gelmiştir (Seçkin-Koç, 1997, s.5).
    Çocuğun yakın çevresi onun gelişiminde ve bakımında önemli rol oynar. Ço¬cuğa sağlanan yakın çevrenin etkin olabilmesi, aile üyelerinin tutum ve davra¬nışlarına bağlıdır.
    Aile her dönemde çocuğun gelişimi ve eğitiminden sorumlu olmuştur. Ancak bu rol, geleneksel toplumlarda, sanayi toplumlarına göre daha yoğun ve yaygın bir biçimde görülür. Geleneksel aile modelinde bir taraftan toplumun değer normlarını, diğer taraftan da bilgi ve becerileri öğreterek çocuk yaşama hazırla¬nırdı. Bilim ve teknolojinin etkisi altında ortaya çıkan hızlı toplumsal değişme¬ler aile sisteminde, aile üyelerinin rol ve işlevlerinde de önemli değişmelere yol açmıştır. Böylelikle ailenin, içinde eğitim de olmak üzere bazı temel işlevle¬rinden bir çoğunu başka toplumsal kurumlar üstlenmiştir. Çocuğun eğitiminde sorumluluğu bulunan okul kurumunun varlığı giderek gelişmesine karşılık, bu durum ailenin yeni sorumluluklar üstlenmesini de beraberinde getirmiştir. Bu konuda ortaya çıkan en önemli sorumluluk da çocukların eğitiminde okul ile sıkı bir işbirliği içinde olma sorumluluğudur (Yılmaz, 1994, s.7).
    Kaçınılmaz olarak anne-baba-çocuk ilişkisi öğretmen-çocuk ilişkisinden
    daha yakıp ve güvenlidir. Çocuk, anne-babasına güvenli bir ev ortamı ve sürek¬li bir sevgi ve sıcaklık sağlayıcı kişiler olarak bakmaktadır. Çocukların öğret¬menleri sınıfta sıcak ve sempatik olmak ve bazen anne-baba rolünü oynamak zorundadır. Öğretmenin tutumu farklı olmalıdır. Anne-baba rolü kabul edilmeyi vurgular, öğretmenin rolü ise objektifliği gerektirir. Roller arasındaki önemli farklılıklar ailelerin, ev-okul öğrenim programlarında yer aldıklarında gözardı edilmemelidir (Chazan-Laing-Harper, 1987, s. 160-161).
    Farklı kültür zeminine sahip, farklı çocuk yetiştirme tarzlarını benimseyen anne-babaya bu konuda en büyük destek öğretmenler ve okuldur. Öğretmenler ve anne-baba arasında anlayışlı bir zeminde oluşan olumlu ve aktif bir iletişim, çocuğu ilk eğitim dönemi için en uygun öğrenim ve eğitim ortamını oluşturur. Ailelerin daha okul öncesi dönemden başlayarak eğitim programına aktif olarak katılımı, çocuğun çeşitli öğrenmeleri üzerinde çok olumlu ve kalıcı etkiler yaratır (Kuşin, 1991, s.74).
    Görüldüğü gibi ailenin öğrettikleri ve yakın çevreden alınan bilgiler, çocuğun r yaşamını önemli ölçüde etkiler. Bununla birlikte çocuk için gerekli olan en etkin ^ eğitim aile ve öğretmenin birlikte çalışmasıyla gerçekleşir (İsmen-Yıldız, 1996, s.30). Çünkü aileleri bilinçlendirmek, onlara çocuklarının eğitiminin bir parçası olduklarını hissettirmek ve kendilerine güvenmelerini sağlayarak çocuklarıyla birlikte bu eğitimin içine almak gerekir (Bergman, 1990, s. 12 ).
    Catron'a göre ise, erken çocukluk programına ailelerin katılımı çocuklar, aileler ve programın gereklerinin karşılanmasına yardımcı olur. Çocuklar farklı meslek gruplarına, kültürel geçmiş ve fikirlere sahip geniş bir yetişkin grubuyla ilişkiye girme şansı bulurlar. Ailelerin programdaki çeşitli etkinliklere katıldık¬ları zaman çocuklar kendilerini daha güvenli ve destekleyici bir ortamda hissederler. Çalışan anne-babalar katılımları için fırsat ve teşvik doğduğunda çocuklarına daha fazla zaman ayırabilir, kendilerini dinleyen öğretmenlerden çocuklarıyla ilgili bilgi alışverişi yapar, çocuk bakımı sorunları ile ilgili öneriler alırlar. Böylece anne-baba rolleri teşvik edilerek desteklenmiş olurlar. Prog¬ramda diğer ailelerle iletişim ve etkileşim fırsatları olduğunda da aileler için destek ve teşvik oluşur (Catron, 1993, s.48).
    Katılımın Sağlanması
    Aile katılımının sağlanması kurum açısından önemli bir gelişmedir.Kurum amaçlan doğrultusunda ailelerin ne yapabileceklerini çok iyi planlamalıdır. Katılıma başlanmadan önce, somlar hazırlanarak ön araştırmanın yapılması katı¬lımın tam ve doğru olarak planlanmasını sağlar (Edwards-Knight, 1996, s. 112-. 118).
    Ailelerle çalışmak önceden saptanmış olan işbirliğinin temellerine bağlıdır. Eğer aileler ve öğretmenler birbirlerine karşı saygılı davranırlar, herkesin ayrı ve farklı önemli yetenekleri olduğunu kabul ederse çocukların öğrenimlerini ve düşüncelerini temelden destekleyebilirler (Nutbrown, 1994, s. 140).
    Morrîson a göre aile katılımının 3 boyutu
    1- Görev Yönelimi: Aile katılımını sağlamada en ortak ve geleneksel yol görev yönelimidir. Bu boyut, okul veya sınıf programım desteklemek için belli gö¬revleri yerine getirmeyi hedeflemelidir. Burada, öğretmenler ve idare, ailelerin öğretmen, yardımcı, sayman, gezi sorumlusu ve muhasebe yardımcıları olarak katılımlarım sağlamaya çalışırlar./Bu yol çoğu öğretmenin ideal bulduğu katılım türüdür. Aile katılımı dendiği zaman akla gelen, en çok kullanılan yöntemdir.
    2- Süreç Yönelimi: Süreç yöneliminde, aile okulun çalışmasında önemli olan belli etkinliklere katılmaya teşvik edilir; müfredat programının düzenlenmesi, kitap seçimi ve incelemesi, komitelere üyelik, öğretmen seçimi gibi... Profesyonel eğitimcilerin bazen bu sorumlulukları ailelerle paylaşmada isteksiz olması, ailelerin uzun hazırlanma ve desteğini gerektiren bir katılım türü olması nedeniyle süreç yönelimi yaygın olarak kullanılmamaktadır.
    3- Gelişimci Yönelim: Ailelere kendileri, okul, çocuklar ve diğer ailelere yarar sağlayacak, aynı zamanda da aile katılımını arttıracak yeteneklerin ge¬liştirilmesinde yardım eder (Morrison, 1988, s.419 ).
    Adams'a göre ise, ailelerle özel aktiviteler, etkinlikler, partiler, piknikler düzenlenebilir. Anne-babalarla karşılıklı görüşmeler ayarlanabilir, Bu görüşmelerdeki konuşmalar özellikle çocuğun üzerinde yoğunlaşır, ancak ailenin ihti¬yaçları ile de ilgilenmek gerekir. Bunların yanı sıra sınıf aktivitelerinden haber¬dar etmek için broşürler vermek, çocuğun sınıfta yaptıklarını gösteren video ka¬setleri izletmek, ayrıca çocuğun çalışmalarını ve bu çalışmaların içeriğini arkalarına kısa notlar ekleyerek eve göndermek aile katılımını kolaylaştırır (Adams, 1989, s.2).
    Katılımın Bir Boyutu Olarak Okul-Aile İşbirliği
    Günümüz toplumlarında okul, artık yalnızca bilgi aktaran bir kurum değildir. Bugün okul bir yönden çocuk ve gençlerin hayata hazırlanmalarında ve sosyal¬leşme sürecinde önemli rol oynarken, aynı zamanda anne-babaların eğitimi ko¬nusunda da yardımcı olmak zorundadır. Eğitimdeki devamlılık ilkesi göz önünde bulundurulduğunda, okulun çocuk, genç ve yetişkini eğitme rollerine, aile ile işbirliği boyutunun da katılması, önemli bir noktadır.
    Her çocuk, okula geldiği zaman, yetiştiği aile ortamından izler taşır. Okul eğitim-öğretim görevini yerine getirirken aile ortamının çocuk üzerindeki etki¬lerine dayanmak ve onlardan hareket etmek zorundadır. Aile ortamının çocuk üzerindeki etkisi, okulun eğitim anlayışına çok uygun olabilir ya da tanı tersi, okul tarafından istenmeyen türde olabilir. Bu durumda amacı, "çocuğun çok yönlü eğitimi ve öğretimini" güçlendirmek olan okulun, bu işlevini yerine geti¬rebilmesi için gerekli önlemleri alması gerekir. Aslında ailenin asıl istediği "çocuğun en iyi şekilde yetiştirilmesidir". Bir başka ifade ile aile de okul da aynı hedef için, çaba harcamaktadır. Oysa "Eğitim Sürekliliği" ilkesi, çocuğun evde aldığı eğitimle okulda aldığı eğitimin uygunluğu halinde, sonucun daha iyi ola¬cağı yönündedir.
    Okul-aile işbirliği boyutunda dikkat edilmesi gereken önemli nokta ; ailelerin okulla yapacağı işbirliğinin ve okulun imkanlarını geliştirme yolunda harcaya¬cakları maddi ve manevi çabaların, sınıftaki öğretmenin işine veya okulun işle¬yişine müdahale etme şekline dönüşmemesidir. Bu konuda, özellikle yönetici ve öğretmenlerin aile ile kuracakları ilişkileri çok iyi ayarlamaları gerekmektedir.
    Okulla işbirliği yapmak başka, okulun işleyişine müdahale etmek başka şeydir. Genelde yapılan araştırmalar; her iki tarafın da görevlerinin sınırlarını, ne yapacaklarını bilmeleri halinde önemli sorunların ortaya çıkmadığı yönündedir (Oktay, 1993,s.l5-19).
    AİLE KATILIMINI ENGELLEYEN FAKTÖRLER
    Aile katılımını engelleyen faktörleri tespit etmek için yapılan çalışmalar sonucunda'
    Öğretmenlerin;
    • Aile katılımı etkinliklerini planlamanın çok zaman aldığına inanmaları,
    • Aileleri programa katılımları için nasıl teşvik edeceklerini bilmemeleri,
    • Katılım programım nasıl yürüteceklerini bilmemeleri,
    • Ailelerin kendi sınırlılıklarını aşacaklarını ve bunun karışıklığa yol aça¬cağını düşünmeleri,
    • Ailelerin önemli bilgileri arkadaşlarına aktarıp kendilerini zor durumda bırakacaklarına inanmaları (Katz, 1986, s. 99 ),
    • Hem ailelerde hem de öğretmenlerde görülen iş stresi,
    • Ailelerin öğretmen ve çocuk arasındaki ilişkiyi kıskanması (Catron, 1993, s. 49),
    • Okulun bürokrasisi (ailelere göre) (Katz, 1986, s.99) olduğu bulunmuştur.
    Ensari ve Zembat'ın 1996 yılında yapmış oldukları bir araştırmanın sonuç¬larına göre;
    • Ailelere göre yöneticilerin (olumsuz) tutumları,
    • Yöneticilere göre ailelerin işbirliğine karşı ilgisizlikleri,
    • Zaman yetersizliği,
    • Ekonomik koşullar,
    • İletişim bozukluğu aile katılımını engelleyen faktörler arasındadır (Ensari-Zembat, 1999, s. 192)



  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  10. AİLE KATILIM PROGRAMI ÖRNEKLERİBloomingdale Aile Katılım Programı
    Bu programda aileler, okula programın düzgün bir şekilde işlemesine yardımcı olmak ve çocuk eğitimini öğrenmek için gelir. Aile katılım programın amacı, ailelerin programın her aşamasına aktif katılımım sağlamaktır.
    Programa başlamadan önce kurum tarafından sorumluluklarının açıklandığı rjir el kitabı anne-babalara dağıtılmış programa uyumu sağlamak ve programın uygulanışını kolaylaştırmak için düzenli olarak yapılan toplantılarla personel ve anne-babalar eğitilmişlerdir.
    Aileler bütün bir gün sınıfta öğretmene yardımcı olmuş ve kurumun diğer işlerinde görev almıştır. Anne-babaların program için gerekli materyalleri hazır¬laması, birbirleriyle iletişim kurması için ailelere ayrı bir oda hazırlanmıştır. Programda her gruba bir veya iki anne-baba yardım etmiştir.
    Programda ailelerin sınıfta bulunmalarının üç temel nedeni;
    1. Sınıftaki eğitimin muntazam bir şekilde yürütülmesi için ailelerin öğret¬menlere yardım etmesi,
    2. Programın ailelerin sınıfta bulunmalarını zorunlu kılması,
    3. Anne-babaların sınıfta bulunarak çocuğunun büyüme ve gelişimi ko¬nusunda bilgi sahibi olmasıdır.
    Anne-babaların sınıfta bulunması öğretmenler ve çocuklar arasındaki bağı kurması ve çocuğun kendini güvende hissetmesi açısından da önemlidir.
    Burada önemli olan, öğretmenlerin ne yaptıklarını değil, nasıl yaptıklarını sınıftaki anne-babalara düzenli toplantılar düzenleyerek anlatmasıdır. Toplan¬tılar ayda bir kere ya da isteğe bağlı olarak daha sık düzenlenebilir. Toplantılarda ailelere karşılaştıkları zorlukları, yaşadıkları duygu ve düşünceleri, merak ettik¬leri sorulan sormaları için fırsat verilmiştir.
    Bloomingdale aile katılım programı çocukların gelişimini olumlu etkilemiş ve önceleri kurumda karışıklığa neden olan katılım, süreç içerisinde ailelerin ve öğretmenlerin sınırlılıklarım öğrenmeleriyle düzelerek etkili bir şekle dönüş¬müştür (Auerbach-Roche, 1971, s.23-35 ).
    Fospa Aile Katılım Programı
    4 yaş için Minesota'da gerçekleştirilmiş olan bir aile katılım programıdır. Programın felsefesini ailenin de desteğini alarak çocuğun sahip olduğu kapasite¬nin maksimum düzeyde kullanmasını sağlamak düşüncesi oluşturur. Çoğu aile çocuklarının eğitimiyle ilgilidir. Ancak, öğretme yöntemleri ve kullanılacak ma¬teryaller için desteğe ihtiyaç duymaktadır. Çocuğun başarısının okuldaki eğitimin niteliğinden çok evdeki öğrenme ortamına bağlıdır. Böyle bir program¬la çocuğun varolan öğrenme kapasitesi geliştirilir.
    Aile ve sosyal çevre önemli eğitimsel kaynaklardır. Aile ve öğretmenler iş¬birliği yaptıklarında eğitimin kalitesi artacaktır. Çocuktaki benlik algısının yük¬sek olması eğitimde basan için temel unsurdur. Bu da okul öncesi dönemde ço¬cuk ve aile arasında sıcak bir ilişkinin olmasına bağlıdır.
    Programın amaçlan ise;
    • Çocuğun etkin bir öğrenme programı içerisinde olmasını sağlamak,
    • Ailelere uygun öğretme yöntemleri ve materyalleri sunmak,
    • Aileleri çocuklarının gelişimleri hakkında bilgilendirmek,
    • Aileleri evde uygulayabilecekleri etkinlik ve materyalleri sunmak,
    • Çocuğun olumlu bir çevrede gelişimini sağlamak için aileleri çocuk gelişimi, aile ilişkileri, iletişim becerileri vb. konularda bilgilendirmek,
    • Aileleri evde zengin bir öğrenme ortamı oluşturmaları için bilgilendirmek ve materyaller sunmak,
    • Ailelerin eğitimcilerle işbirliği içerisinde bulunarak çocuk eğitimi konu¬sundaki kuşku ve korkularının üstesinden gelmelerini sağlamak,
    • Toplumdaki okul öncesi eğitim kurumlarını, ailelerin çocuklarının geli¬şimine nasıl katkıda bulunacakları konusunda bilgilendirmek,
    • Aileleri gerektiğinde okul öncesi eğitim kurumlarından nasıl yararlana¬caktan konusunda bilgilendirmek,
    • 4 yaş çocuklarına olumlu bir okul deneyimi yaşatmaktır.
    Programda, ne yapılacağını açıklayan öğretmen, anne-baba, program ve an¬ne-babalara eğitim veren kişiler için geliştirilmiş olan dört adet el kitabı hazır¬lanmıştır. Ayrıca, programda etkinlik paketleri (kitler) ve video kasetleri bulun¬maktadır.
    Etkinlik Paketleri beden imgesi (vücudun farkında olma ve mekan içinde ko¬numun farkında olma), işitme (sesleri tanıma, odaklaşma, işitsel hafıza vb.), gör¬me (renkler, şekiller, görsel sıralama, görsel tamamlama, görsel hafıza vb.), mo¬tor (büyük kas ve küçük kas), sınıflandırma (farklılıklar, ortak özellikler vb.), zenginleştirme (fen bilimleri, doğal bilimler ve besinler), zaman, okumaya hazırlık-algılama, okumaya hazırlık-alfabe (aynı sesle başlayan kelimeleri eşleş¬tirme, tanıma), matematiğe hazırlık olmak üzere toplam on alanı içeren bir ki¬tapçık, beş etkinlik kitabı, etkinliklere ait materyal kitabı ve materyallerden oluş¬maktadır. Her aile etkinlik paketlerini satın alarak evde kullanmaktadır. Anne-babalar etkinlik paketlerini evde çocuklarla uygularken bunları çocuğun gelişim düzeyine göre farklı şekilde de kullanabilmektedirler.
    Video kasetleri ise, okul öncesi eğitim kurumunun tanıtımım, iki saatlik prog¬ram örneğini, ailelerin çocuklarla birlikteyken nasıl davranmaları gerektiğini ve etkinlik paketlerinin nasıl kullanılacağını gösteren filmler olmak üzere dört fark¬lı boyutta hazırlanmıştır.
    Programda ilk olarak ailelere programın felsefesi, çerçevesi, işleyişi ve öğe¬lerinden bahsedilir. Daha sonra ailelerin yirmi beş hafta süresince her hafta 2 saat çocuklarla birlikte programa katılımı sağlanır. Bu katılım sırasında; öğretmenler anne-babalara çocuklarıyla birlikteyken nasıl davranacaklarını göstermek için onlara model olur ve sınıfta anne-baba-çocuğun birlikte oynayabilmeleri için düzenlenmiş ilgi köşelerinde anne-babalar çocukla birlikte 35-40 dakika oyun oynar. Katılım programında, öğretmenler rehber konumunda olup çocuklarla birlikte hikaye, grup oyunları, sanat, müzik, serbest oyun vb. etkinliklerde bulu¬nurlar. 2 saatlik süre içerisinde aileler diğer ailelerle bir araya getirilerek iletişimde bulunmaları, çocukların da diğer çocuklarla etkileşimde bulunmaları sağlanır. Ayrıca, aileler ve anne-baba eğitimcisi bir araya gelerek çocuk eğitimi konusunda bilgilendirilirler; aileler etkinlik paketlerini alarak eve giderler.
    Çocuktan veya aileden kaynaklanan herhangi bir problemden dolayı katılım programına devam edilemediğinde öğretmen veya özel koordinatör eve giderek eğitimi sürdürür (Fospa, 1987, s. l-35).
    Aile Katılımlı Sosyalleşme Programı
    Çocuğun insanlar arası ilişkilerde bir şeye kızdığında saldırganlık dürtüsünü kontrol altına alarak karşısındaki kişiyle konuşarak sorununu halletmesi, sahip olduğu şeyleri başkalarıyla paylaşması, çevresindekilerin yardıma ihtiyacı oldu¬ğunda onlara yardım etmesi ve işbirliği yapması, gerektiğinde yardım istemesi, çevresindeki kişilerle nezaket kuralları çerçevesinde ilişkilerini yürütmesi, sağlık, güzel, kalıcı arkadaşlıklar kurmasında ve sürdürmesinde, gerek aile içerisinde gerekse toplumsal yaşam içerisinde bir şey yaparken sırasını bek¬lemesi ve başladığı işi bitirmesi çocuğun gelecekteki yaşamda başarılı olabilme¬si ve karşılaşacağı sorunları en aza indirmesi açısından, karşılaştığı çeşitli du¬rumlarda karar vererek seçim yapabilmesi, buna paralel olarak çeşitli sorumlu¬luklar üstlenmesi sosyalleşmenin vazgeçilmez koşullarındandır.
    Gerek yapılan gözlemler gerek öğretmenler ve ailelerden gelen geri bildirim¬ler çocukların ekonomik, çevresel ve toplumsal faktörler nedeniyle giderek
    sosyal yaşama uyumlarının zorlaştığı ve bireyselleştiğini vurgulamaktadır. Bu da çocukların sosyalleşmelerinin tesadüflere bırakılmadan desteklenmesi ge¬reğini ortaya çıkarmaktadır. Bu amaçla oluşturulmuş olan 5-6 Yaş Gurubu Aile Katılımlı Sosyalleşme Programı çocukların sosyal gelişimlerini okul ve ailenin işbirliğini sağlayarak desteklemeyi hedeflemektedir.
    Programın içeriğini sosyalleşme başlığına ait beş alt boyutla ilgili program¬lar, saldırganlık, paylaşma- yardımlaşma-işbirliği, nezaket kuralları, sırasını bekleme başladığı işi bitirme ve karar verme sorumluluk alma oluşturmaktadır. Her bir alt boyutla ilgili program öğretmen tarafından okulda gerçekleştirilen prog¬rama paralel olarak ailenin de evde gerçekleştireceği etkinlik dizileri ile ilgili çalışmaları içermektedir. Her bir alt boyutla ilgili program çalışmaları toplam beş günlük süre içinde tamamlanmaktadır. Öğretmenin okulda uyguladığı etkin¬liği pekiştirmek ve geliştirmek amacı ile her gün aile tarafından evde uygu¬lanacak etkinlikler oluşturulmuştur.
    Ayrıca Aile Katılımlı Sosyalleşme Programında beş adet program bulunmak¬tadır. Her bir programda;
    • O konuya ait kurumda öğretmen tarafından hergün yapılacak çalışmaların gün gün açıklanması ve her bir etkinliğin nasıl uygulanacağının aşama aşama açıklanması,
    • Evde aile tarafından hergün yapılacak çalışmaların gün gün açıklanması ve her bir etkinliğin nasıl uygulanacağının aşama aşama açıklanması,
    • Her bir konunun sonunda öğretmenlere ve ailelere önerilerin sunulmasını içeren etkinlik paketleri bulunmaktadır.
    Bu etkinlikler oluşturulurken,
    a- Hem öğretmenin hem de ailenin uygulamada zorlanmaması,
    b- Etkinlikleri gerçekleştirmek için kullanılması gereken malzemelerin kolay ulaşılabilecek materyaller olması,
    c- Çocukların aktif katılımlarının sağlanması göz önünde bulundurulmuştur.
    Araştırma, saldırganlık, paylaşma-yardımlaşma- işbirliği, nezaket kuralları, sırasını bekleme-başladığı işi bitirme, karar verme ve sorum¬luluk alma olmak üzere beş konuyu içeren Aile Katılımlı Sosyalleşme Progra¬mındaki her bir konunun l 'er hafta olmak üzere toplam 5 hafta uygulanması ile gerçekleştirilmiştir. Bir programı uygulamaya başlamadan önce bizler tarafından oluşturulup 5-6 Yaş Sosyalleşme Ölçeğinin o konuya ait olan alt ölçeği hem öğretmen tarafından doldurulmuş hem de deney ve kontrol grubundaki çocuk¬lara uygulanmıştır. Program, bir hafta süreyle deney gurubunda uygulandıktan sonra, ilgili alt ölçek hem deney hem de kontrol gurubuna tekrar uygulanmış ve öğretmen tarafından da tekrar doldurulmuştur. Elde edilen tüm sonuçlar, SPSS paket programda deney ve kontrol grupları için kovaryans tekniği kullanılarak, istatistiksel olarak çözümlenmiş, anlamlılık düzeyi en az p<0.05 olarak kabul edilmiştir.
    Küçükçekmece Çok Amaçlı Eğitim Merkezinde 30 çocuğa (15'i deney, 15'i kontrol) toplam beş hafta ile uygulanan bu çalışmadan elde edilen sonuçlara göre;
    Aile Katılımlı Sosyalleşme Programı, genel olarak bakıldığında çocuktan ve öğretmenden alınan değerlendirme ile p<0.01 düzeyinde anlamlıdır. Bu bulgu uygulanan programın çocukların sosyalleşmelerinde etkili olduğunu ve okulda uygulanan programın çocuğun sosyalleşmesinde tek başına yeterli olmadığını göstermektedir. Okulda uygulanan programın yanı sıra evde gerçekleştirilen etkinlikler programın başarısını artırmıştır.
    Ayrıca, her bir alt boyutla ilgili program için -saldırganlık paylaşma yardımlaşma-işbirliği, nezaket kuralları, sırasını bekleme-başladığı işi bitirme, karar verme ve sorumluluk alma- çocuktan ve öğretmenden alınan değerlendirmelerin de p<0.01 düzeyinde anlamlı olduğu bulunmuştur.


  11. Problem Cümlesi:
    Okul öncesi eğitimde okul – öğretmen ve aile işbirliği nasıl olmalı ve velilerin okul öncesi eğitimi algılamadaki farklılıkları.
    Alt Problemleri.
    1- Okul – öğretmen ve aile işbirliğinde nasıl bir iletişim kurulmalıdır?
    2- Okul – aile işbirliğinin başarılı olması için neler yapılmalıdır?
    3- Okul – öğretmen ve aile birbirine nasıl yardımcı olmalıdır?
    4- Ailelerin okul öncesi eğitimine bakışları nasıl ?
    5- Aileleri okul öncesi eğitime nasıl katabiliriz.
    6- Aileler okul öncesi eğitim kurumları hakkında yeterince bilgi sahibiler mi?
    DENENCELER
    1- Okul – aile işbirliği olumlu olan ailelerin öğrenme ortamına katkısı daha sağlıklıdır.
    2- Olumlu okul – aile işbirliği çocuğun gelişimi hakkında her iki tarafa da sağlıklı bilgiler verir.
    3- Okul öncesi eğitim kurumu akademik bilgilerin verildiği bir kurum değildir.
    SINIRLILIKLAR
    Bu araştırma 2003-2004 eğitim – öğretim yılında Denizli ilindeki MEB’e bağlı bağımsız anaokulları ve ilköğretim okulları bünyesindeki ana sınıfları ve bu kurumlarda çalışan öğretmenlerin ve öğrenci velilerinin algılarıyla sınırlıdır.
    SAYILTILAR
    1- Çocukta istemdik davranışların kalıcı hale gelmesi için okul – aile işbirliğinin önemli bir rolü vardır.
    2- Konferanslar ve bilgilendirme toplantılarıyla okul öncesi eğitim kurumları kendini daha iyi tanıtabilir.
    ARAŞTIRMALARIN AMACI
    Bu çalışmada okul öncesi eğitimde okul – öğretmen ve aile işbirliğinin çocuğun gelişimine katkıları ve ailelerin okul öncesi eğitim kurumlarını algılamadaki farklılıklarının belirlenmesi amaçlanılmıştır.
    ARAŞTIRMALARIN ÖNEMİ
    Bu çalışmayla okul – öğretmen ve aile işbirliğinin nasıl olması gerektiği, nasıl bir iletişim içinde olmaları gerektiği ve bunun çocuğun gelişimine olumlu etki yapıp yapmadığının saptanması açısından önemlidir. Okul öncesi eğitim kurumlarına ailelerin bakışını göstermesi açısından da önemlidir.


  12. BÖLÜM II.
    YÖNTEM: Bu bölümde; örneklem, ölçme aracının hazırlanması verilerin elde edilmesi ve verilerin analizi üzerinde durulmuştur.
    Evren: Araştırma sonuçlarının genellemek istediği elemanlar bütünüdür. Bu bütün olarak özellikleri olan, canlı yada cansız her türlü elemanı içerebilir.(Karasar, 2000)
    Araştırma evrenini, Denizli il sınırları içerisindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak görev yapan ilköğretim okulları ve anaokulu oluşturmaktadır.
    Örneklem: Büyük kitleler üzerinde yapılacak olan araştırmaları kolaylaştırmak amacıyla birimleri yada kitleleri ortak özelliklerine göre sınıflama yada gruplama tekniğidir.
    Araştırma konusu Denizli iliyle sınırlanmakta olup ancak; Denizli’nin değişik bölgelerindeki bazı okullar rastgele bir yöntemle örneklem olarak seçilmiştir. Bu okullar;
    1- Zübeyde Hanım Anaokulu
    2- Fahri Akcakoca Anaokulu
    3- Esman ilköğretim okulu
    4- Raşit Özkardeş İlköğretim okulu
    Ölçme Aracının Hazırlanması
    Bu araştırmada ölçme aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır.Bu anket ve anket sorularının hazırlanmasında ilk etapta bu konuda yapılmış olan araştırmalar tespit edilmiş ve bu araştırmalardan örnekler alınmıştır.Ankette hazırlanan sorular konuya uygun seçilerek ve benzer sorular hazırlanarak anketin güvenirliliği ve geçerliliği sağlanmıştır.
    Verilerin Elde Edilmesi
    Bu araştırmada anket yöntemiyle veriler elde edilmiştir. Anket yöntemi daha çok kitleye, daha çabuk ve kolay ulaşmayı sağladığı tercih edilmiştir.
    Bu araştırma için hazırlanan anket örneklem olarak seçilen ilköğretim okullarında ve anaokulunda görevli anaokulu öğretmenlerine ve çocuklarına anaokuluna gönderen ailelere yöneltilmek üzere iki kategoride düzenlenmiştir. Anket, “tamamen katılıyorum”, “katılıyorum”, “kısmen katılıyorum”, “katılmıyorum” ve “hiç katılmıyorum” şeklinde derecelendirme ölçeği ile sayısallaştırılmıştır.
    Verilerin Analizi
    Anket uygulaması tamamlandıktan sonra bilgi kodlama formlarına her ankette yer alan sorulara cevaplar ayrı ayrı kategorize edilerek toplanmıştır. Daha sonra elde edilen veriler istatiksel işleme tabi tutulmuş ve istatiksel sonuçlara ulaşılmıştır. İstatiksel işlemlerden yüzde ve frekans yöntemi seçilerek elde edilen veriler “bulgular ve yorum” bölümünde çözümlenmiştir.


  13. II. BÖLÜM
    BULGULAR VE YORUM
    Çalışmamızın bu bölümünde problem cümlesine, alt problemlerden toplanan verilere göre, yüzde analizi yöntemiyle elde edilen bulgular ve bu bulgular doğrultusunda yorumlara yer verilmiştir.
    1- Alt problem: Okul – öğretmen ve aile işbirliğinde nasıl bir iletişim kurulmalıdır?
    Tablo 1: 1. alt probleme ilişkin bulgular tablosu
    Sorular Kişi T.K. K KK KM HK
    1- Aile katılımına başlamadan önce sorular hazırlayarak aileler hakkında ön araştırma yapıyor musunuz? F 5 11 4 ___ ___
    % 25 55 20 ___ ___
    2- Okul öncesi Eğitimine ailelerin katılımını sağlamak için ailelere program hakkında yazılı bilgi sunuyor musunuz? F 5 4 6 2 3
    % 25 20 30 10 15
    3- Verilen eğitimin evde de devam etmesi için okul öncesi programı hazırlanırken, çocuğun ailesini de programa dahil ediyor musunuz? F 4 10 5 1 ___
    % 20 50 25 5


    1.Alt probleme ilişkin bulgular elde edebilmek için 1. Anketin 1.,2.ve 3. sorularından yararlanılmıştır.Elde edilen bulgulara göre ,verilerde “ön araştırma yapıyor musunuz” sorusuna,öğretmenlerin %55 katılıyorum,%25’i tamamen katılıyorum,%20’i de kısmen katılıyorum yanıtını vermişlerdir.Bu verilere göre ,öğretmenlerin yarıdan fazlası katılıyorum cevabını verirken yarıya yakını da tamamen katılıyorum ve kısmen katılıyorum cevaplar vermişlerdir. Dolayısıyla, okul öncesi eğitim kurumlarının aileler hakkında ön araştırma yaptıkları saptanmıştır.
    İkinci soruda, okul öncesi eğitim kurumlarının “ailelere program hakkında yazılı bilgi sunuyor musunuz?” sorusuna öğretmenlerin %30 luk çoğunluğu kısmen katılıyorum yanıtını verirken, bunu %25 lik oranla tamamen katılıyorum yanıtı izlemektedir. Geriye kalanların %20’si katılıyorum, %10’u katılmıyorum ve %5’i ise hiç katılmıyorum yanıtlarını vermişlerdir. Elde edilen bu verilere göre okul öncesi eğitim kurumlarının, ailelere program hakkında yazılı bilgi sunduğu saptanmıştır.
    Üçüncü soruda, okul öncesi eğitim kurumlarının program hazırlarken, “çoğuğun ailesini de programa dahil ediyor musunuz?” sorusuna, öğretmenlerin %50’si katılıyorum, %25’i kısmen katılıyorum. %20’si tamamen katılmıyorum ve %5’i katılmıyorum demişlerdir. Bu verilere göre; okul öncesi eğitim kurumlarının aileleri programa dahil ettikleri saptanmıştır.
    2. Alt Problem: Okul – Aile işbirliğinin başarı olması için neler yapılmalıdır?
    Tablo 2: 2. alt probleme ilişkin bulgular tablosu
    Sorular Kişi TK K KK KM HK
    1- Ailelere çocuk gelişimi konusunda uzmanlar rehberliğinde bilgilendirmek amacıyla bilgilendirme toplantıları düzenliyor musunuz? F 2 13 4 1 __
    % 10 65 20 5 __
    2- Çocuğu ve aileyi daha iyi tanımak amacıyla ev ziyaretlerinde bulunuyor musunuz? F 3 7 4 3 3
    % 15 35 20 15 15
    3- Öğrenci velileriyle özel görüşmelerde bulunmaya özen gösteriyor musunuz? F 11 8 1 ___ ___
    % 55 40 5 ___ ___
    4- Öğrenci velileriyle sık sık sözlü yada yazılı iletişime giriyor musunuz? F 10 6 4 ___ ___
    % 50 30 20 ___ ___
    2- Alt probleme ilişkin bulgular elde edebilmek için 1. Anketin 4.,5.,6., ve 10. sorularından yararlanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, Okul öncesi eğitim kurumlarının “Ailelere, çocuk gelişimi konusunda uzmanlar rehberliğinde bilgilendirme toplantıları düzenliyor musunuz? Sorusuna, %65 lik gibi büyük bir oranda katılıyorum yanıtı alınmıştır. Geriye kalanların %20’si kısmen katılıyorum, %10’u tamamen katılıyorum yanıtlarını verirken %5lik gibi az bir oran ise katılmıyorum yanıtını vermiştir. Bu verilerden yola çıkarak; okul öncesi eğitim kurumlarının, ailelerle çocuk eğitimi ve gelişimi konusunda bilgilendirme toplantıları düzenlendiği saptanmıştır.
    5. soruda “Ev ziyaretlerinde bulunuyor musunuz?” sorusuna öğretmenlerin %35’lik çoğunluğu katılıyorum yanıtını vermişlerdir. %20’si kısmen katılıyorum yanıtını verirken %15 i tamamen katılıyorum, %15’i katılmıyorum ve %15i hiç katılmıyorum yanıtını vermişlerdir. Elde edilen verilere göre ankete katılan öğretmenlerin çoğunluğunun ev ziyaretlerinde bulunduğu saptanmıştır.
    6. soruda “Velilerle özel görüşmelerde bulunmaya özen gösteriyor musunuz?” sorusuna, öğretmenlerin %55 lik gibi büyük bir oranı tamamen katılıyorum yanıtını verirken %40 lık bir oranla katılmıyorum yanıtı izlemiştir. Geriye kalan %5 lik orandan ise kısmen katılıyorum yanıtı gelmiştir. Dolayısıyla, velilerle özel görüşmeler gerçekleştirme konusunda, öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun olumlu düşündüğü saptanmıştır.
    10. soruda, Öğretmenlerin velilerle sık sık yazılı ya da sözlü iletişime giriyor musunuz?” sorusuna, yarısı tamamen katılıyorum yanıtını veriyorken, bunu %30luk bir oranla katılıyorum yanıtı izlemektedir. Geriye kalan %20lik oranı ise kısmen katılıyorum yanıtı oluşturmaktadır.Bu verilere göre, öğretmenlerin, velilerle sık sık yazılı ya da sözlü iletişime girdikleri sağtanmıştır.
    3. Alt Problemi Okul – Öğretmen ve aile birbirine nasıl yardımcı olmalıdır?
    Tablo 3: 3. Alt probleme ilişkin Bulgular tablosu
    Sorular Kişi TK K KK KM HK
    1. Okulla ilgili bilgileri, faaliyetleri, diğer okullarla yapılan işbirliği, toplantı, konuşma ve çalışmaları ailelere ulaştırıyor musunuz? F 4 8 3 1 ___
    % 20 40 35 5 ___
    2- Yılda en az bir kez, evde ya da okulda çocukların gelişimlerini, başarılarını ya da karşılaştıkları zorlukları tartışmak için konferanslar veriliyor mu? F 6 8 6 ___ ___
    % 30 40 30 ___ ___
    3- Ebeveynleri, programda aktif olarak görev almaya teşvik ediyor musunuz? F 7 9 3 1 ___
    % 35 45 15 5 ___
    3. Alt probleme ilişkin bulgular elde edebilmek için 1. Anketin 7.,8., ve 9. sorularından yararlanılmıştır. Bu verilerden yola çıkarak, “okulla ilgi bilgileri, faaliyetleri ailelere ulaştırıyor musunuz” sorusuna, öğretmenlerin %40 lık bir oranı katılıyorum yanıtını veriyorken bunu %35lik bir oranla kısmen katılıyorum yanıtı takip etmektedir. Geriye kalanların %20’si tamamen katılıyorum, %5’i ise katılmıyorum yanıtını vermişlerdir. Ankete katılanların çoğunluğunun, okulla ilgili faaliyetler ailelere bildirme yanlısı olduğu tespit edilmiştir.
    Öğretmenlerin “çocukların gelişimlerini başarılarını, sorunlarını tartışmak için yılda en az bir kez konferans veriliyor mu? Sorusuna %40’lık bir çoğunluktan katılmıyorum yanıtı gelmiştir. Bunu takiben %30’luk bir bölümden tamamen katılıyorum yanıtı geliyorken, %30’luk bir bölümünde de, kısmen katılıyorum yanıtı geliyorken, %30’luk bir bölümünden de, kısmen katılıyorum yanıtı alınmıştır.
    2. ANKET
    4. Alt Problemi Ailelerin okul öncesi eğitime bakışları nasıldır?
    Tablo 4: 4. Alt probleme ilişkin bulgular Tablosu
    Sorular Kişi TK K KK KM HK
    1- Sizce okul öncesi dönemdeki her çocuğun ailesi çalışsın ya da çalışmasın okul öncesi eğitimi görmesi şart mı? F 11 8 ___ 1 ___
    % 55 40 ___ 5 ___
    2- Çocuğunuzu anaokuluna çalıştığınız için mi gönderiyor sunuz? F 1 2 6 4 7
    % 5 10 30 20 35
    3- Sizce, okul öncesi eğitimi çocuğunuzda sosyal, duygusal ve zihinsel anlamda olumlu değişiklikler meydan getirir mi? F 14 5 1 ___ ___
    % 7 25 5 ___ ___
    4. Alt Probleme ilişkin bulgular elde edebilmek için 2. Anketin 1.,2., ve 9. sorularından yararlanılmıştır.
    Bu verilere göre, velilerin “her çocuğun okul öncesi eğitimi görmesi şart mı?” sorusuna, %55’lik bir çoğunluktan tamamen katılıyorum gibi kesin bir yanıt gelmiştir. Bunu takiben %40’lık bir bölüm katılıyorum yanıtını veriyorken, %5 gibi düşük bir orandan ise katılmıyorum yanıtı gelmiştir. Bu verilere göre, velilerin okul öncesi eğitimi şart gördükleri tesbit edilmiştir.
    Diğer yandan çocuğunuzu ana okuluna çalıştığınız için mi gönderiyorsunuz? Sorusuna velilerin %30’u kısmen katılıyorum, %20’si KM, % 35’i HK ve %5’i gibi düşük bir oran ise TK yanıtını vermişlerdir. Elde edilen verilere göre, ailelerin, çocuklarını anaokuluna sadece çalıştıkları için göndermedikleri saptanmıştır.
    Alt Problem5: Aileleri okul öncesi eğitime nasıl katabiliriz?
    Tablo 5: 5 Alt probleme ilişkin bulgular tablosu
    Sorular Kişi TK K KK KM HK
    5- Çocuğunuzun eğitiminin kalıcılığını sağlamak için okuldan etkinlik ve materyal temin edip evde de eğitimi sürdürüyor musunuz? F 3 4 8 3 2
    % 15 20 40 15 10
    6- Çocuğunuzun okulda yapmış olduğu faaliyetleri merak edip bu konuda okuldan yazılı bilgi talep ediyor musunuz? F 2 3 8 5 2
    % 10 15 40 25 10
    7- Zamanınız olduğunda çocuğunuzun eğitimine aktif olarak katılıyor musunuz? F 3 7 5 3 2
    % 15 35 25 15 10
    8- Çocuğunuzun sorunları, ve gelişimi için okulun çağrısına gerek kalmadan çocuğunuzun öğretmeniyle sık sık iletişime giriyor musunuz? F 12 6 1 1 ___
    % 60 30 5 5 ___
    10- Çocuk eğitimi, gelişimi ve iletişim becerileri konusunda okuldan ya da dışardan bilgi ediniyor musunuz? F 8 10 2 ___ ___
    % 40 50 10 ___ ___
    5. Alt probleme ilişkin bulgular elde edebilmek için 2. Anketin 5.,6.,7.,8. ve 10. sorularından yararlanılmıştır.
    Elde edilen verilere göre; ailelerin “çocuğunuzun eğitiminin kalıcılığını sağlamak için evde de eğitimi sürdürüyor musunuz?” sorusuna, %40’ı KK, %20’i katılıyorum, %15’i TK, yanıtını veriyorken, %15’i KM, %10’u ise HK demiştir. Bu veriler doğrultusunda, aileleri çocuklarının eğitimini evde de diğer yandan ailelerin çocuğunuzun okulda yazılı bilgi talep ediyor musunuz? Sorusuna %40’ı KK, yanıtını vermiştir. Diğer yandan %25’i KM, %15’i K, %10’u TK ve diğer %10’u HK yanıtını vermiştir. Bu verilere göre ailelerin, çocuklarının okulda yaptıkları faaliyetler hakkında okuldan bilgi istedikleri saptanmıştır.7. soruda, zamanınız olduğunda “çocuğunuzun, eğitimine aktif bir şekilde katılıyor musunuz? Sorusuna velilerin %35’i katılıyorum, %25’i kısmen katılıyorum ve %15’i tamamen katılıyorum şeklinde olumlu yanıtlar vermiştir. Diğer taraftan %15’i katılmıyorum derken %10’u ise hiç katılmıyorum şeklinde olumsuz yanıtlar vermiştir.
    Elde edilen bir diğer bulguya göre, velilerin “Çocuğunuzun sorunları ve başarıları hakkında okulun çağrısına gere kalmadan, çocuğunuzun öğretmenleriyle sık sık iletişime geçiyor musunuz? Sorusuna, %60 gibi büyük bir çoğunluk tamamen katılıyorum diyerek, bu konudaki hassasiyetlerini net bir şekilde ortaya koymuşlardır. Bunu takiben %30 oranındaki ikinci büyük çoğunluk katılıyorum yanıtını vermiştir. %5 gibi düşük bir oran ise kısmen katılıyorum diyerek çekimser kalmıştır. Son olarak geriye kalanların %5’i katılmıyorum diyerek azınlıkta kalmıştır.
    “Çocuk eğitimi ve gelişimi, iletişim becerileri v.b. konularda okuldan veya herhangi bir yerden bilgi ediniyor musunuz? Sorusuna, velilerin yarısı katılıyorum diyerek çoğunluğu oluşturmuşlardır. Bunu takiben, %40’ı tamamen katılıyorum şeklinde cevap vererek, bu konudaki tutumların kesinliğini ve değişmezliğini vurgulamışlardır. %10’u ise kısmen katılıyorum diyerek çekimser bir çizgide kalmıştır.
    6. Al Problemi Aileler Okul öncesi eğitim kurumları hakkında yeterince bilgi sahibiler mi?
    Tablo 6: 6. Al probleme ilişkin bulgular tablosu
    Sorular Kişi TK K KK KM HK
    3- Okul öncesi eğitim kurumlarını bilgi veren kurumlar olarak mı görüyorsunuz? F 3 2 4 7 4
    % 15 10 20 35 20
    4- Çocuğunuzu gönderdiğiniz okulun eğitim programı hakkında bilgi ediniyor musunuz? F 4 7 6 2 1
    % 20 35 30 10 5

    6. Alt Probleme ilişkin bulgular elde edebilmek için 2. Anketin 3. ve 4. sorularında yararlanılmıştır.
    Buna göre ailelerin, okul öncesi eğitim kurumlarını sadece bilgi veren bir kurum olarak mı görüyorsunuz?” sorusuna %35 lik bir çoğunluk KM yanıtını veriyorken bunu %20’lik bölümle hiç katılmıyorum gibi kesin cevap verenler takip etmiştir. Geriye kalanların % 20’si KK, %10’u K ve %15’i TK yanıtlarını vermişlerdir. Elde edilen bu sayısal sonuçlara göre ailelerin çoğunluğu, okul öncesi eğitim kurumlarını sadece bilgi veren kurumlar olarak görmedikleri ortaya çıkmıştır, fakat aksini düşünenlerin sayısının da az olmadığı tespit edilmiştir.
    Diğer yandan, ailelerden “çocuğunuzu gönderdiğiniz okulun eğitim programı hakkında bilgi ediniyor musunuz? Sorusuna, %35’lik çoğunluktan K yanıtı gelirken, bunu %30’la KK ve %20 TK şeklinde olumlu yanıtlar izlemiştir. Geriye kalanların %10’undan KM %5’inden de HK yanıtı alınmıştır. Elde edilen bu verilere göre, ailelerin eğitim programı hakkında, çoğunlukla bilgi edindikleri ortaya çıkmıştır.


  14. BÖLÜM IV
    SONUÇ VE ÖNERİLER
    Araştırmamızın bu bölümünde, alt problemlere ilişkin ulaşılan bulgular doğrultusunda, sonuç ve öneriler üzerinde durulmuştur.
    SONUÇLAR
    1- Elde edilen bulgulara göre, öğretmenlerin; aileler hakkında ön araştırma yaptıkları tespit edilmiştir. Diğer yandan ailelere program hakkında yazılı bilgi sunma konusunda, öğretmenlerin çoğunluğundan olumlu yanıtlar gelmiştir. Bunun yanında, okul öncesi eğitim kurumlarının program hazırlarken, çocuğun ailesini de programa dahil ettikleri ankete katılanların çoğunluğu tarafından onaylanmıştır.
    2- Elde edilen bulgulara göre, okul öncesi eğitim kurumlarının, aileleri çocuk gelişimi konusunda, uzmanlar rehberliğinde bilgilendirdikleri saptanmıştır.
    Ankete katılan öğretmenlerin çoğunluğunun, ev ziyaretlerinde bulunduğu da tespit edilmiştir. Bunun yanında, velilerle özel görüşmeler gerçekleştirmek konusunda, öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun olumlu düşündüğü saptanmıştır.
    Aynı zamanda velilerle sık sık yazılı ya da sözlü iletişime girdikleri de, elde edilen veriler sonucunda tespit edilmiştir.
    3- Ulaştığımız bulgular sonucunda, okul öncesi eğitim kurumlarının, okulla ilgili bilgileri ve faaliyetleri, ailelere ulaştırdığı tespit edilmiştir. Diğer yandan çocukların; gelişimlerini, başarılarını ve sonucuna varılmıştır.
    4- Araştırma sonuçlarına göre ailelerin, her çocuğun okul öncesi eğitime tabi tutulması görüşünü savundukları tespit edilmiştir. Bu da okul öncesi eğitimine önemli bir ivme kazandırmıştır. Dahası velilerin çoğunluğu çalıştıkları için değil okul öncesi eğitiminin gerekliliğine inandıkları için, çocuklarının okul öncesi eğitimi almasını istiyorlar.
    5- Velilerin, çocuklarının almış olduğu eğitimin kalıcılığını sağlamak amacıyla, evde eğitime devam etme konusunda çekimser bir tutum izledikleri tespit edilmiştir. Bu da, velilerin bu konuda olumlu bir çizgide olmadıklarını göstermiştir.
    Araştırma sonucunda, velilerin zamanları olduğunda, çocuklarının eğitim – öğretim sürecine aktif olarak katılmaya önem verdikleri görülmüştür. Ayrıca, çocuklarının sorunları, ve başarıları hakkında, büyük bir kitlenin çok hassas olduğu tespit edilmiştir. Buda ailelerin, çocuklarına ve çocuklarının eğitimine verdiği önemi büyük ölçüde ortaya koymuştur. Öyle ki, velilerin bu konudaki hassasiyetinden dolayı, çocuk eğitimi, gelişimi, iletişim becerileri vs. konularda, bilgi edinmeye önem verdikleri yapılan araştırmalar sonucunda, o büyük bir çoğunluk tarafından ortaya konmuştur.
    6- Velilere göre, ailelerin okulöncesi eğitim kavramlarını sadece bilgi vermeye yarayan bir kurum olarak görmedikleri tespit edilmiştir. Fakat tersini düşünenlerin sayısının da az olmadığı görülmüştür.
    Elde edilen diğer verilere göre, ailelerin; çocuklarını gönderdikleri okulun eğitim programı hakkında, çocukluğun bilgi edindiği ortaya konmuştur.
    ÖNERİLER
    1- Okul – aile işbirliğinde ne okul, ne de aile çekimser kalmalıdır. Ancak ortak bir hareketle eğitimin kalitesi arttırılabilir.
    2- İşbirlikçi hareket konusunda, okulun daha bilinçli olması beklendiği için, olumsuz ya da çekimser tutum sergileyen ailelerin eğitimine de okulun önem vermesi gereklidir.
    3- Ailelerin, okul öncesi eğitim kurumları hakkında daha fazla bilinçlenmeleri gereklidir.
    4- Ailelerin, çocuklarının eğitimine evde de devam etmesi, çocukların aldığı eğitimin kalıcılığı açısından önemlidir. Bu noktada ailelerin daha hassas olması gereklidir.
    5- Ailelerin, çocuklarının eğitimine vakit buldukça katılımı, çocuğa verilen değer, çocuğun benlik saygısı ve kendine güven duygusu açısından önemlidir, vede gereklidir.
    6- Ailenin, çocuğunun okulda ne yaptığını merak edip, okuldan bilgi alarak çocuğunun gelişimini sürekli takip etmelidir. Böylelikle çocukta meydana gelen olumlu yada olumsuz değişiklikler, anında tespit edilerek, yapılması gerekenler yapılmalıdır. Bunlar hem okulun aileyi yönlendirmesi, hem de ailenin buna duyarsız kalmaması sonucunda gerçekleşebilir.
    7- Okulun, velileri çocuk gelişimi konusunda mümkün olduğunca bilgilendirmesi eğitimin daha sağlıklı temellere dayandırılması açısından gereklidir.

    (EK – A1)
    Anket soruları: Öğretmenlere yönelik hazırlanmıştır.
    No

    TK
    K
    KK
    KM
    HK

    1
    Aile katılımına başlamadan önce sorular hazırlayarak aileler hakkında ön araştırma yapıyor musunuz? □ □ □ □ □
    2
    Okul öncesi eğitimine ailelerin katılımını sağlamak için ailelere program hakkında yazılı bilgi sönüyor musunuz?
    □ □ □ □ □
    3
    Verilen eğitimin evde de devam etmesi için, okul öncesi programı hazırlarken, çocuğun ailesini de programa dahil ediyor musunuz?
    □ □ □ □ □
    4
    Ailelere, çocuk gelişimi ve eğitimi konusunda, uzmanlar rehberliğinde bilgilendirmek amacıyla bilgilendirme toplantıları düzenliyor musunuz?
    □ □ □ □ □
    5
    Çocuğu ve aileyi daha iyi tanımak amacıyla ev ziyaretlerinde bulunuyor musunuz?
    □ □ □ □ □
    6
    Öğrenci velileriyle özel görüşmelerde bulunmaya özen gösteriyor musunuz?
    □ □ □ □ □
    7
    Okulla ilgili bilgileri, faaliyetleri, diğer okullarla yapılan işbirliği, toplantı, konuşma ve çalışmaları ailelere ulaştırıyor musunuz?
    □ □ □ □ □
    8
    Yılda en az bir kez, evde ya da okulda çocukların gelişimlerini başarılarını ya da karşılaştıkları zorlukları tartışmak için konferanslar veriliyor mu?
    □ □ □ □ □
    9
    Ebeveynleri, çalışmayan ve çok az zamanı olanlar dikkate alınarak, programda aktif olarak görev almaya teşvik ediyor musunuz?
    □ □ □ □ □
    10
    Öğrenci velileriyle sık sık sözlü ya da yazılı iletişime giriyor musunuz?
    □ □ □ □ □
    T.K. : Tamamen Katılıyorum
    K. : Katılmıyorum
    K.K. : Kısmen Katılıyorum
    K.M. : Katılmıyorum
    H.K : Hiç Katılmıyorum
    Bu test okul öncesi eğitim kurumlarında, okul aile işbirliğinin önemini ölçmek amacıyla geliştirilmiştir. Ankette yer alan sorulara ne ölçüde katıldığınızı maddeleri dikkatlice okuduktan sonra uygun gördüğünüz kutucuğa (x) işareti koyarak belirtiniz. Elde edilen veriler gizli tutulacaktır, sadece bilimsel araştırmalar için kullanılacaktır. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.
    Hazırlatan Hazırlayanlar
    Yrd. Doç. Dr. Metin Yaşar Bülent Yoldaş
    Şerife Toprak

    (EK – A2)
    Anket soruları: Velilere yönelik sorular.
    No T.K. K. K.K. K.M. H.K.
    1 Sizce okul öncesi dönemindeki her çocuğun; ailesi çalışsın yada çalışmasın okul öncesi eğitimi görmesi şart mıdır? □ □ □ □ □
    2 Çocuğunuzu ana okuluna çalıştığınız için mi gönderiyorsunuz? □ □ □ □ □
    3 Okul öncesi eğitim kurumlarını bilgi veren kurumlar olarak mı görüyorsunuz? □ □ □ □ □
    4 Çocuğunuzu gönderdiğiniz okulun eğitim programı hakkında bilgi ediniyor musunuz? □ □ □ □ □
    5 Çocuğunuzun eğitiminin kalıcılığını sağlamak için okuldan etkinlik ve materyal temin edip evde de eğitimi sürdürüyor musunuz? □ □ □ □ □
    6 Çocuğunuzun okulda yapmış olduğu faaliyetleri merak edip bu konuda okuldan yazılı bilgi talep ediyor musunuz? □ □ □ □ □
    7 Zamanınız olduğunda çocuğunuzun eğitimine aktif olarak katılıyor musunuz? □ □ □ □ □
    8 Çocuğunuzun sorunları, ve gelişimi için okulun çağrısına gerek kalmadan çocuğunuzun öğretmeniyle sık sık iletişime giriyor musunuz? □ □ □ □ □
    9 Sizce, okul öncesi eğitimi çocuğunuzda sosyal, duygusal ve zihinsel anlamda olumlu değişiklikler meydan getirir mi? □ □ □ □ □
    10 Çocuk eğitimi, gelişimi ve iletişim becerileri konusunda okuldan ya da dışardan bilgi ediniyor musunuz? □ □ □ □ □
    T.K. : Tamamen Katılıyorum
    K. : Katılmıyorum
    K.K. : Kısmen Katılıyorum
    K.M. : Katılmıyorum
    H.K : Hiç Katılmıyorum
    Bu test okul öncesi eğitim kurumlarında, okul aile işbirliğinin önemini ölçmek amacıyla geliştirilmiştir. Ankette yer alan sorulara ne ölçüde katıldığınızı maddeleri dikkatlice okuduktan sonra uygun gördüğünüz kutucuğa (x) işareti koyarak belirtiniz. Elde edilen veriler gizli tutulacaktır, sadece bilimsel araştırmalar için kullanılacaktır. Katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz.
    Hazırlatan Hazırlayanlar
    Yrd. Doç. Dr. Metin Yaşar Bülent Yoldaş
    Şerife Toprak
    (EK B1)
    Elde edilen veriler doğrultusunda ankete katılan kişi sayısı kişilerin verdiği cevapların dağılımı ve istatiksel sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir.
    Anket 1
    Sorular TK K KK KM HK
    1 F 5 11 4 ___ ___
    % 25 55 20 ___ ___
    2 F 5 4 6 4 3
    % 25 20 30 10 15
    3 F 4 10 5 1 ___
    % 20 50 25 5 ___
    4 F 2 13 4 1 ___
    % 10 15 20 5 ___
    5 F 3 7 4 3 3
    % 15 35 20 15 15
    6 F 11 8 1 ___ ___
    % 55 40 5 ___ ___
    7 F 4 8 7 1 ___
    % 20 40 35 5 ___
    8 F 6 8 6 ___ ___
    % 30 40 30 ___ ___
    9 F 7 9 3 1 ___
    % 35 45 15 5 ___
    10 F 10 6 4 ___ ___
    % 50 30 20 ___ ___

    (EK B2)
    ANKET 2
    Sorular TK K KK KM HK
    1 F 11 8 ___ 4 ___
    % 55 40 ___ 5 ___
    2 F 1 2 6 4 7
    % 5 10 30 20 35
    3 F 3 2 4 7 4
    % 15 10 20 35 20
    4 F 4 7 6 2 1
    % 20 35 30 10 5
    5 F 3 4 8 3 2
    % 15 20 40 15 10
    6 F 2 3 8 5 2
    % 10 15 40 25 10
    7 F 3 7 5 3 2
    % 15 35 25 15 10
    8 F 12 6 1 1 ___
    % 60 30 5 5 ___
    9 F 14 5 1 ___ ___
    % 70 25 5 ___ ___
    10 F 8 10 2 ___ ___
    % 40 50 10 ___ ___



    KAYNAKÇA
    AKSOY, Ayşe ve Ayşe TURLA “Gazi Üniversitesi Anaokulu/Ana sınıfı Öğretmeni El Kitabı” Ya-pa Yayınları s: 42,43,44
    ARAL, Neriman, KANDIR, Adalet, YAŞAR, Münevver Can “Okulöncesi Eğitim I” Ya-pa Yayınları, İstanbul, 2001, s.15
    GÜNDOĞAN, Aysun “Okulöncesi Eğitim Kurumlarında Çalışan Öğretmenlerin Karşılaştıkları Sorunlar (Denizli İli Örneği)”
    Yüksek Lisans Tezi 2002 S:23,24,25,26,27


 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri