Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Prostat Büyümesi Prostat hastalığı tanısı sık olarak konulmaktadır. "Prostatım var" kavramı olarak genelde prostat büyümesi anlaşılır. Ama 50 yaş altında belirti verebilecek bir BPH son
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 1      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Prostat Büyümesi

    Sponsorlu Bağlantılar




    Prostat Büyümesi

    Prostat hastalığı tanısı sık olarak konulmaktadır. "Prostatım var" kavramı olarak genelde prostat büyümesi anlaşılır. Ama 50 yaş altında belirti verebilecek bir BPH son derece nadirdir. Oysa bir de "kronik prostatit" tanısı var ki, birbirlerinden tamamen farklıdırlar. Bu nedenle; 50 yaş altında erkeklerde "kronik prostatit", 50 yaş üzerindekilerde ise "BPH (beniğn prostat hiperplazisi)" tanısı düşünülmelidir.

    BPH; erkeklerde en sık rastlanılan iyi huylu tümördür. Yaşla birlikte sıklığı ve rahatsızlığı da artar. 40-50 yaş arasında %20, 50-60 arasında %50 ve >80 olanların %90'ında görülür. Prostat hemen mesanenin ağzında yer alır. İçerisinden idrar kanalı (uretra) geçer. Büyüdüğü zaman, içerisinden geçen idrar kanalını sıkarak daraltır. Buda idrar akımını güçleştirir, mesane tam boşalamaz, içerisinde idrar birikir. Başlangıçta hastalar ıkınarak ya da mesanenin üzerine elleri ile bastırarak idrarlarını yapabilirler. Ama ileri dönemlerinde artık mesane tam boşalamaz, tuvaletten çıktıktan sonra tekrar idrar hissi ile tuvalete geri dönülür. Dar yerden geçtiği için idrarın çapı ve gücü azalmıştır. İdrar bittikten sonra damla damla gelmeye devam eder. Zamanla mesanede biriken idrar taşma tarzında, istemeden kaçmaya başlar. Mesanede biriken idrar daha sonra geriye doğru basınç yaparak, böbreklerin de bozulmasına yol açabilir, ve tedavi edilmezlerse böbrek yetmezliği gelişebilir.

    Nedeni; hormonal uyarılardaki değişikliklerdir. Genetik geçiş de önerilmektedir. Eğer birinci dereceden yakınlarından biri 60 yaşının altındayken prostat nedeniyle ameliyat edilmiş ise, bu şahısta da BPH görülme riski normalin 4 katı fazladır.

    Genelde 50 yaşından sonra semptom vermeye başlar.

    Belirtileri:

    · İdrara geç başlama

    ·İdrar akımının gücünde azalma, idrarın ince çıkması. İdrar uzağa atılamaz, hemen ayaklarının dibine akar.

    · İdrar bittikten sonra, hala idrar varmış gibi hissedilmesi

    · Gece ve gündüzleri sık sık idrara çıkma

    · İdrar yaparken zorlanma, idrar bitiminde damlama.

    · Birden idrar var hissi ile tuvalete koşulması

    Tanı konulması: Yukarıdaki yakınmaları olan bir erkekte önce makattan parmakla muayene yapılır (rektal tuşe). Burada prostatın ne kadar büyüdüğü ve kanser olup olmadığı konusunda fikir edinilir. Aynı zamanda kanda PSA tayini de yapılır. Tuşede şüphe edilmesi ya da PSA'nın yüksek çıkması durumunda, kanser kanısıyla makattan ultrasonografi yapılır ve birlikte biyopsi alınır.
    Bunların dışında duruma göre böbreklerin ilaçlı filmi (IVP) ve mesane boynunun gözle muayenesi (sistoskopi) de istenilebilir.

    Ancak unutulmamalıdır ki, yukarıdaki belirtileri başka hastalıklarda da görebiliriz. Örneğin idrar yollarının darlığı, mesane taşı, prostat kanseri, idrar yolu iltihapları, mesane sinirlerine air bozukluklar (nörojenik mesane) bunlar arasında sayılabilir. Ama en korkulanı prostat kanserinden ayırt edilmesidir. Bunun için 45 yaş üzeri her erkekte mutlaka yılda bir kez rektal muayene ve kanda PSA ölçümü yapılmalıdır. Çünkü, 40 yaş altında bir erkekte prostat kanseri gelişme riski 1/10000; 40-60 arasında %1; 60-80 arasında ise %12 civarındadır.

    Tedavi: BPH'nın tedavisi cerrahi olarak prostatın çıkarılmasıdır. Ama fazla belirti vermiyorsa ameliyat gerekmez. Ancak, iki kez idrar tıkanıklığı gelişmiş ve katater ile boşaltılması gerekmişse, idrar yollarında sık tekrarlayan iltihap yapıyorsa, kanama yapıyorsa, taş ya da böbrek yetmezliği gelişmesine neden olmuşsa, veya mesanenin yapısını bozmuşsa, artık ameliyat şart duruma gelmiş demektir.

    1. Eğer prostat bir miktar büyümüş ama belirtileri hastayı rahatsız etmiyorsa ve idrar yollarında bir bozukluk da yapmamışsa, bir tedavi verilmeyebilir. Zamanla belirtiler tamamen kaybolabilir.

    2. Ama belirtileri hastayı rahatsız edecek derecedeyse fakat henüz idrar yollarını bozacak kadar da fazla büyümemişse, alfa blokürler veya finasterid gibi ağızdan alınacak ilaçlar denenebilir. En sık alfa blokürler grubundan ilaçlar tercih edilmektedir. Bu ilaçların tansiyon düşüklüğü ve meninin mesaneye geri kaçması (retrograd ejakulasyon) gibi bazı yan etkileri görülebilir. Yeni jenerasyon ilaçlarda bu etkiler oldukça nadirdir.

    3. Eğer prostat büyümesi idrar yollarına da zarar vermeye başlamışsa, bu durumda ameliyatı gerekir. Daha az kullanılan başka teknikler de mevcut olmakla birlikte, en çok tercih edilen ameliyat yöntemleri şunlardır:

    · Prostatın açık cerrahi yöntem ile çıkarılması: Prostat çok büyümüşse yapılır. Artık günümüzde açık prostat ameliyatlarına gereksinim oldukça azalmıştır, çünkü erken tanı konulup, diğer az travmatik yöntemler uygulanabilmektedir. Göbek altından bir kesi ile girilir, mesane açılır ve parmakla prostat çıkarıldıktan sonra, dokular dikilerek işlem tamamlanır. Yaklaşık 6-9 gün idrar yollarında katater bırakılır. Daha sonra katater çıkarılır ve cilt dikişleri alınır. Bazen aşırı kanama görülebilir; nadir de olsa idrar kaçırma, idrar yollarında darlık, iktidarsızlık gibi yan etkileri vardır. Hastaların büyük kısmında meninin mesaneye geri kaçması ortaya çıkar.

    · Transuretral prostat rezeksiyonu (TURP)/vaporizasyonu (buharlaştırılması): En sık kullanılan tedavi yöntemidir. İdrar yolundan (uretra) bir cihazla (rezektoskop) girilerek, dürbününden prostat gözle görülür. Daha sonra elektrik akımı kullanılarak prostat dokusu kesilerek çıkarılır. Tamamen temizlenene kadar işlem devam eder. Yaklaşık 30-45 dakika sürer. 3-5 gün idrar yolunda katater tutulur. Dikiş yoktur. Tecrübeli hekimlerce yapıldığında en etkili tedavidir. Uzun yıllardır denendiği için, yaygın olarak kullanılmaktadır. Nadiren kanama, idrar kaçırma, idrar yollarında darlık, TUR sendromu, iktidarsızlık ortaya çıkabilir. Hastaların %75'inde meni geri kaçması gelişir.

    · Lazer tedavisi: Lazer enerjisi ile prostat dokusunun bir çeşit yakılıp, ortadan kaldırılması. Bunun bir çeşidi de "green-light; yeşil-ışık" adı verilen lazer tekniğidir. Diğer yöntemlere göre kanama çok az görülür. Daha kısa süreli katater takılması gerekir. Hastanede kalış süresi 1-3 gündür. Ama büyük prostatlarda etkinliği düşer. Genellikle küçük prostatlarda tercih edilir. Henüz çok yaygınlaşmış değildir. Eğer tecrübeli hekimlerce yapılırsa, yan etkileri oldukça azdır.


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Kalp büyümesi nedir, Kalp Büyümesi Nasıl Oluşur, Kalp büyümesi nedenleri, Kalp Büyümesine
  3. Prostat Kanseri, Prostat Kanseri Tedavisi
  4. Prostat Kanserinin belirtileri, prostat belirtileri nedir, prostat kanserinde hastalık bel
  5. Prostat kanseri neden olur, prostat kanseri genetikmidir, prostat kanseri nedenleri
  6. Prostat 40 Yaşından Sonra Her Erkekte Prostat Mutlaka Görülür mü, Prostatın İyi Huylu Büyü
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri