Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

MÜKEMMEL ÇOCUK YETİŞTİRMENİN ÜÇ ALTIN KURALI Dr Yusuf Karaçay BAŞLIK DİKKATİNİZİ ÇEKTİ ve yazıyı okumaya başladınız değil mi? İstediğim de b uydu zaten Yoksa ne

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Mükemmel çocuk Yetiştirmenin üç Altın Kuralı

    Sponsorlu Bağlantılar




    MÜKEMMEL ÇOCUK YETİŞTİRMENİN ÜÇ ALTIN KURALI

    Dr Yusuf Karaçay

    BAŞLIK DİKKATİNİZİ ÇEKTİ ve yazıyı okumaya başladınız değil mi? İstediğim de buydu zaten Yoksa ne mükemmel çocuk yetiştirmenin sadece birkaç kuralı vardır ve hatta ne de mükemmel çocuğun tarifi Ama maalesef orada burada buna benzer başlıklarla yazılmış “mucizevi” reçeteler okuruz sık sık
    Sağlam bir dünya görüşü olmayan Batı medeniyetinin zavallı pedagog ve psikologları dipsiz kuyuya ipsiz inerek ortalama on yılda bir değişen fikirlerle ana-babalara yeni yeni reçeteler sunarlar Hepsini de “Doğrusu budur, böyle davranın, çocuğunuz mükemmel yetişsin” diye pazarlarlar hep
    Freud’dan hayli etkilenen 68 kuşağının eğitimcileri “Çocuğu serbest bırakın, her istediğini yapsın, hevesi kalmasın, hiç azarlamayın, sadece sevgi verin” diye diye günümüzün serseri ruhlu, sabırsız, sorumsuz ve ahlaksız neslini yetiştirdiler elbirliği ileŞimdilerde ise daha farklı sesler yükseliyor o taraflardan: “Çocuğa beklentilerinizi ve görevlerini söyleyin, hata yaparsa ceza verin, hatta hafifçe dövebilirsiniz bile”
    Biz Müslümanlar ise Kur’an ve hadisler ışığında nasıl çocuk yetiştirmek gerektiğini aslında biliyor olmamız gerekirken, maalesef bu kaynaklara da yüz çevirdiğimiz için “iki cami arasında bînamaz” kalmış durumdayız uzun zamandır Ve en dindar ailelerden bile “Çocuğumuza nasıl davranalım?” soruları yükseliyor
    Ben de üç çocuk babası olduğumdan, son zamanlarda çocuk eğitimine dair ipuçları toplamakla meşgulüm İşte bu yazıda çocuk yetiştirmekte dikkat etmemiz gereken bazı temel prensipleri aktarmaya çalışacağım

    Kendini ıslah edemeyen başkasını ıslah edemez
    Önce kendinizi düzeltin Kendini ıslah etmeyen başkasını hiç ıslah edemez tabii ki İfsat eder hatta iyilik zannıyla
    Bir aile tanıyorum Çocukları pırıl pırıl, ahlâklı gençler olarak yetiştiler Özel bir çocuk yetiştirme eğitimi almadıklarını biliyorum
    Evlerine misafir olduğum bir gün “Nasıl böyle mükemmel çocuklar yetiştirdiniz” diyecek oldum Ama demedim Zira o kadar açıktı ki her şey
    Baba samimi ve tutarlı bir dindar, anne şefkatli ve temiz huylu bir fedakar Evleri sade döşenmiş bir “dershane” gibi TV genellikle kapalı Sohbetler Allah için Yalan yok, dedikodu yok Nasıl çocuklar çıkabilirdi ki böyle bir evden zaten?
    “Armut dibine düşer”, “üzüm üzüme baka baka kararır”, “anasına bak kızını al” sözleri boşuna söylenmemiş tabii ki
    Bir psikiyatrist olduğumdan, bana sık sık çocuklarını getirir aileler “Bu çocuk bir garip davranıyor nedense? Bir tedavi etseniz” Hiç istisnası yok gibidir; “odama çocuk girer ve çıkar ama aile girer ve kalır” Hemen daima ailededir esas problem Anne-babanın bir yığın hataları, kompleksleri, hatta psikiyatrik rahatsızlıkları vardır Ama onlar bunları görmez, çocuktaki problemleri öne sürerlerSanki o çocuk o evde yetişmemiştir de, uzaydan gelmiştir “O kadar da gayret ettik ki, neden böyle oldu bu çocuk bilmem?” havası vardır genellikle Ama biz aileyi terapiye alırız Çocuk da toparlar ardından doğal olarak
    O yüzden “önce kendimize bakalım” diyorum

    Temel güvenli olmalı
    Bir evin en önemli kısmı temeli olduğu gibi, bir çocuğun ruhsal gelişiminde en önemli dönem de ilk yıllardır Çocuğun zekasının % 80’ i ilk 7-8 yılda geliştiği gibi, kişilik de büyük ölçüde bu dönemde oturur Hele ilk 2 yıl çok önemlidir ve “temel güven duygusu”nun oluştuğu dönemdir
    Bu dönemde çocuğun en önemli ihtiyacı sürekli ve tutarlı bir sevgidir En yıpratıcı şey ise “anne figürü”nün sürekli değişmesidirÇocuğunuz isterse bir bakıcı tarafından büyütülsün, yeter ki süreklilik olsun Sürekli değişen kişilerce bakılan bebeklerde ileri yıllarda çevreye güvensizlik, içe kapanma gibi özellikler gelişebilir Sebebini anlayamadığımız bağımlılık, hırçınlık, şüphecilik gibi karakter özelliklerinin temeli o ilk yıllardaki “hatırlayamadığımız hatıralar”dır genellikle
    Nitekim Filipinlerde yapılan bir saha araştırması, ilk yaşlarında mutlak ilgi ve sevgi ile yetişen çocukların ileride çok daha huzurlu insanlar olduklarını göstermiştir
    Çocuğunuzun bilinçli olmadığı o ilk yıllar aslında bilinçaltı’nın şekillendiği en önemli yıllardır, unutmayın

    Cennetteki gazoz nehirleri
    Çocuğa hayatın, ölümün, varlığın anl----- dair temel bilgileri verin
    Çocuğunuz 3-5 yaşından itibaren çevresinin ve dünyanın farkına vardığında ve “neden, nasıl” soruları başladığında sizden her konuda, özellikle de varlığın ve ölümün anl----- dair açıklamalar isteyecektir “Anne sen de ölecek misin? Ölünce ne olur? Baba, Allah nerdedir?” gibi sorular peş peşe gelir bu dönemden itibaren Siz de cevap verin tüm sorularına, onun anlayacağı dildeUnutmayın, öğrenmeye hazır olmasalar sormazlar zaten “Bu yaşta Allah’ı, ölümü, ahireti anlatmak erken” deyip kaçamak cevap veren ailelerin çocuklarında çok çeşitli ve sebepsiz korkular görülebilir Cevabı alınamamış her soru o minik beyinlerde kıvrım kıvrım şüphe ve problemler doğurabilir
    Hiç unutmam, küçüklüğümde anneme sormuştum:
    - “Anne biz ölünce ne olacağız?”
    - “Cennete gideceğiz yavrum”
    - “Tamam da, ondan sonra ne olacak? Yani Cennette ne kadar yaşayacağız?”
    Annem “bu çocuk bu yaşta sonsuzluktan anlamaz her halde; uzun bir zaman söyleyeyim de rahat etsin” diye düşünmüş olsa gerek ki,
    - “1000 yıl yaşayacağız yavrum” demişti
    O kadar üzülmüştüm ki
    “İster 10 yıl, ister 1000 yıl, sonuçta yok olacaksak ne anlamı var? Ben sonsuzluk istiyorum, yok olmak istemiyorum” demişti o küçücük zihnim bile Siz anlatın çocuklarınıza bildiklerinizi Allah’ı, Kur’an’ı, ahireti Özellikle de melekleri unutmayın Kendilerini koruyan, kollayan, her yerde bulunan görünmez varlıklara inanmak, “öcülerden”, çizgi filmlerdeki hayali canavarlardan korkan ruhlarına ilaç gibi gelecektir
    Peygamberimizin ve İslam büyüklerinin hayatını anlatmak da çok önemlidir Zira büyüyen bir fidan gibi olan çocuk ruhu kendisine örnek alacağı mükemmel kişiler arar Siz o zatları çocuğunuzun hayallerine ideal olarak kazımazsanız, çocuğunuz “Pokemon eğiticisi” veya “Zeyna” gibi olmayı kendine ideal seçebilir
    Ancak dini eğitim verirken abartılı bir zorlamaya kaçmamak da şarttır
    Çocuğa onun hoşuna gidecek örneklerle bezeli biçim Zafer Dergisi

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. zikzak kuralı m kuralı kalem ucu kuralı u kuralı z kuralı nedir
  3. 2018 Muhteşem Altın Pırlanta Takılar, Altın Kolyeler, Altın Bileklikler, Altın Yüzükler
  4. Bölme kuralı konu anlatımı, Bölme kuralı hakkında bilgi
  5. 2018 Diamond Collection, Altın Bileklikler, Altın Zarafeti, Altın İnci Karışımı Kolyeler
  6. Geleceğin Suçlusunu Yetiştirmenin En Basit Kuralı
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar






    MÜKEMMEL ÇOCUK YETİŞTİRMENİN 3 ALTIN KURALI-2

    Dr Yusuf karaçay

    Babam beni anlar mı?
    Çocuğun seviyesine inin Unutmayın ki, o erişkin olmadı ama siz çocuk oldunuz Onun yaşlarında neler yaşadığınızı, hissettiğinizi hatırlayıp ona daha iyi yaklaşabilirsiniz Yoksa çocuğunuz sizi “anlamadığı bir dilden konuşan yabancı bir rehber” gibi görebilir
    Bunun en sık rastladığım bir örneği, his ve fikirlerini paylaşmayan çocuklardır Çocuk bir yığın sorun yaşamakta, içini şüphe ve korkular kemirmektedir ama ailesine hiçbir şey anlatmamaktadır Çünkü anne-babanın tüm yaptığı, “evladım, bir derdin varsa anlat” demekten ibarettir Oysa çocuk “Onlar büyük ve olgun Benim korkularımı anlamazlar her halde” diye düşünebilir ve hislerini paylaşmaz
    Okula gitmek istemeyen bir çocuk getirilmişti bana Ailesine hiçbir sebep söylemiyordu Ben çocuğa önce, onun yaşında iken okulla ilgili yaşadığım kendi tedirginliklerimi anlattım Karanlık okul yolu, çocuk kaçıran çingene söylentileri vs derken çocuk, “saçmalama amca, ben onlardan korkmuyorum, sadece bir arkadaşım beni dövüyor” deyiverdi Sebep anlaşılmıştı
    Siz de zaman zaman kendinizi onun yerine koyun, kendi çocukluğunuzu da hatırlayıp neler hissettiğini tahmin etmeye çalışın ve mümkün mertebe onun dilinden konuşarak duygularını paylaşın Siz bir adım atarsanız o koşarak gelecektir
    Siz onu anlamaya çalışmazsanız o sizi nasıl anlasın?
    “Dar daire”ye vakit ayırın
    “Yata yata büyüyen” karpuz bile bakım ister
    Sizin vasıtanızla dünyaya getirilmiş ve her şeyi öğrenmeye muhtaç, nazik, hassas o masum yavruların günde 1-2 saat ilginize hakkı yok mudur? “Meyvenin 4 meselesi”nde geçen “dar daire”lerin en ehemmiyetli olanlarından biri aile değil midir? Falan futbolcunun ayakkabı numarasını bilip kendi çocuğununkini bilmemek, Başbakan’ın konuşmalarında hastalık işaretleri ararken kendi çocuğunun sözlerini yarım kulakla dinlemek komik kaçmıyor mu? Hatta sevgili Metin Karabaşoğlu’nun bir yazısında dediği gibi, soru soran çocuğuna “lütfen beni rahatsız etme, kitap yazıyorum” demek bile (işin içinde hizmet olsa dahi) hata değil midir?
    Mumlardan örnek vermeyin lütfen, güneş dibine de ışık veriyor

    Şefkat damarını yanlış yerde kullanmayın
    Allah’ın rahmetinden fazla rahmet edilmez “Aman çocuk zahmete girmesin, aman üzülmesin, ağlamasın” diye diye onu davranışlarında tümden serbest bırakmak, ona iyilik değil kötülük etmektir
    Meselâ okul çağına gelen çocuğa namaz kılmayı öğretmek, 10 yaşında ise namaz kılmazsa cezalandırmak dinimizde varKaçımız yapıyoruz acaba, merak ediyorum
    “Kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun” mealindeki ayet nazil olduğunda sahabeler Resulullah’a asm sormuşlar:
    “Ya Resulullah, biz Allah’ın emirlerini yapıp yasaklarından sakınarak kendimizi ateşten koruyabiliriz Ama aile ve çocuklarımızı nasıl koruruz?”
    Allah’ın size emrettiklerini siz de onlara emredin, Allah’ın size yasakladıklarını siz de onlara yasaklayın” buyurmuşlar
    Özellikle bazı hanımların, kendileri örtülü oldukları halde kızlarını süslü ve açık kıyafetlerle büyüttüklerini, kendileri umumi yerlerde denize girmedikleri halde çocuklarını “daha küçük o” diye plajlara saldıklarını çok görüyoruz Küçüklüğünde tesettür ve iffet konusunda sağlam temel kuramamış bu çocukların ileride nasıl bir çizgide yaşayacakları muhakkak ki şüphelidir
    Böyle davranan ailelerin bazıları da “biz de küçükken böyleydik, sonra toparlandık” derler Ne kadar toparlanmışlardır acaba? Ya da daha sağlam bir terbiye almış olsalardı kim bilir nasıl olabilirlerdi?
    Unutmayın ki eğitimin temel prensibi doğruları yapmaktır, tüm yanlışları denemek değil
    Bir çok aileden de ahlakı bozucu yayın yapan tv’leri kendileri seyretmemekle beraber çocuklarına yasaklayamadıkları şikayeti duyarım Sebep çocuğun sevdiği dizi için ağlayıp sızlanmasıdır çoklukla “Ben Ruhsar’ı çok seviyorum”
    Bakın; çocuk ağlar, sızlar her zaman Sizi test eder hep Geri adım attınız mı da, o konu “kazanılmış hak” olur artık Oysa çocukların ruhsal yapıları psikoloji tabiriyle “plastiktir” Siz sağlam durursanız çocuk kendini size uydurur, merak etmeyinKaldı ki bugün birkaç saat ağlamasın derken, ileride hem onun hem kendinizin pişmanlıkla yıllarca ağlamasına zemin hazırlamış olursunuz

    Eşinizle tutarlı olun
    En kötü ruhsal hastalık olan şizofreninin oluşma sebeplerinden biri de anne-babanın çocuğa verdiği mesajlar arasında tutarsızlık olmasıdır Aynı konuda biri bir şey söyler, diğeri başka şey Aynı olayda biri bir türlü davranır, diğeri başka türlüSonuç: Zihin bölünmesidir O yüzden eşler önce kendi aralarında konuşup belli prensiplerde anlaşmalıdırlar Çocuk hangi durumda nasıl bir tavırla karşılaşacağını bilmelidir
    Buradan da hissedilir ki, aslında iyi çocuk yetiştirmek için önce uyumlu bir evlilik yapmak lazımdır

    Vazifenizi yapın, Allah’ın vazifesine karışmayın
    Malesef çoğumuz çocuklarımıza verdiğimiz emeğin karşılığını nerdeyse zorla alma hevesindeyiz “İlla ki şöyle olmalısın” Aslında unutmamak lazım ki, o çocuk bizim malımız değildir Biz sadece ona hizmetle görevlendirilmişiz
    Eğer üstümüze düşeni layıkıyla yapmışsak ötesi Allah’ın takdiridir Aksi halde aşırı zorlamalar ters tepebilir ve çocuğun iyice zıt bir çizgiye girmesine yol açabilir Biz de gereksiz derecede strese girip iyice yanlış davranmaya başlarız “Ben sana bildiğimce doğruları gösterdim, artık seçim senin” demek lazımdır, hele ergenlik çağında
    Zaten bizim tüm bu önerdiklerimiz sadece sebeplerdir Biz Allah rızası ve çocuğumuzun iyiliği için bu sebeplere elimizden geldiğince müracaat ederiz ama sonucuna karışmayız Zira Allah isterse Peygamber çocuğu hayırsız olabileceği gibi, öksüz-yetim kalmış, hatta Firavun’un sarayında büyümüş çocuklar da en büyük Peygamberler olabilir
    O yüzden son olarak diyorum ki: Çocuklarınız için dua edin
    Zafer Dergisi



  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri