Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Âşık Veysel Şiirleri DOST LAR BENİ HATIRLASIN Ben giderim adım kalır Dost lar beni hatırlasın Düğün olur bayram gelir Dost lar beni hatırlasın Can bedenden

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Âşık Veysel Şiirleri

    Sponsorlu Bağlantılar




    Âşık Veysel Şiirleri


    DOSTLAR BENİ HATIRLASIN

    Ben giderim adım kalır
    Dostlar beni hatırlasın
    Düğün olur bayram gelir
    Dostlar beni hatırlasın
    Can bedenden ayrılacak
    Tütmez baca yanmaz ocak
    Selam olsun kucak kucak
    Dostlar beni hatırlasın
    Açar solar türlü çiçek
    Kimler gülmüş kim gülecek
    Murat yalan, ölüm gerçek
    Dostlar beni hatırlasın
    Gün ikindi akşam olur
    Gör ki başa neler gelir
    Veysel gider adı kalır
    Dostlar beni hatırlasın

    SEN BİR CEYLAN OLSAN

    Sen bir ceylan olsan ben de bir avcı
    Avlasam çöllerde saz ile seni
    Bulunmaz dermanı yoktur ilacı
    Vursam yaralasam söz ile seni
    Kurulma sevdiğim güzelim deyin
    Bağlanma karayı alları geyin
    Ben bir çoban olsam sen de bir koyun
    Seslesem elimde tuz ile seni
    Koyun olsan otlatırdım yaylada
    Tellerini yoldurmazdım hoyrada
    Balık olsan takla dönsen deryada
    Düşürsem toruma bez ile seni
    Veysel der ismini koymam dilimden
    Ayrı düştüm vatanımdan ilimden
    Kuş olsan da kurtulmazdın elimden
    Eğer görsem idi göz ile seni


    UZUN İNCE BİR YOLDAYIM

    Uzun ince bir yoldayım
    Gidiyorum gündüz gece
    Bilmiyorum ne haldeyim
    Gidiyorum gündüz gece
    Dünyaya geldiğim anda
    Yürüdüm aynı zamanda
    İki kapılı bir handa
    Gidiyorum gündüz gece
    Uykuda dahi yürüyorum
    Kalmaya sebeb arıyorum
    Gidenleri hep görüyorum
    Gidiyorum gündüz gece
    Kırkdokuz yıl bu yollarda
    Ovada dağda çöllerde
    Düşmüşüm gurbet ellerde
    Gidiyorum gündüz gece
    Şaşar Veysel işbu hale
    Gah ağlaya gahi güle
    Erişmek için menzile
    Gidiyorum gündüz gece


    SON ŞİİRİ
    Selam saygı hepinize
    Gelmez yola gidiyorum
    Ne şehire ne de köye
    Gelmez yola gidiyorum
    Gemi bekliyor limanda
    Gideceğim bir ummanda
    Gözüm kalmadı cihanda
    Gelmez yola gidiyorum
    Eşim dostum yavrularım
    İşte benim sonbaharım
    Veysel karanlık yollarım
    Gelmez yola gidiyorum

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Aşık Veysel Şatıroğlunun Şiirleri
  3. Âşık Veysel Şatıroğlu Hayatı ve Şiirleri
  4. Aşık Veysel Hayatı - Aşık Veysel Kimdir
  5. Aşıklar - Aşık Veysel
  6. Anama - Aşık Veysel
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    BENİM SADIK YÂRİM KARA TOPRAKTIR

    Dost dost diye nicelerine sarıldım
    Benim sadık yârim kara topraktır
    Beyhude dolandım boşa yoruldum
    Benim sadık yârim kara topraktır
    Nice güzellere baılandım kaldım
    Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
    Her türlü isteğim topraktan aldım
    Benim sadık yârim kara topraktır
    Koyun verdi kuzu verdi süt verdi
    Yemek verdi ekmek verdi et verdi
    Kazma ile döğmeyince kıt verdi
    Benim sadık yârim kara topraktır
    Ademden bu deme neslim getirdi
    Bana türlü türlü meyva yetirdi
    Her gün beni tepesinde götürdü
    Benim sadık yârim kara topraktır
    Karnın yardım kazmayınan belinen
    Yüzün yırttim tırnağınan elinen
    Yine beni karşıladı gülünen
    Benim sadık yârim kara topraktır
    İşkence yaptıkça bana gülerdi
    Bunda yalan yoktur herkes de gördü
    Bir çekirdek verdim dört bostan verdi
    Benim sadık yârim kara topraktır
    Havaya bakarsam hava alırım
    Toprağa bakarsam dua alırım
    Topraktan ayrılsam nerde kalırım
    Benim sadık yârim kara topraktır
    Dileğin var ise Allah’tan
    Almak için uzak gitme topraktan
    Comertlik toprağa verilmiş Hak’tan
    Benim sadık yârim kara topraktır
    Hakikat ararsan açık bir nokta
    Allah kula yakın kul Allaha
    Hak’kın hazinesi gizli toprakta
    Benim sadık yârim kara topraktır
    Bütün kusurlarım toprak gizliyor
    Merhem çalıp yaralarım düzlüyor
    Kolun açmış yollarımı gözlüyor
    Benim sadık yârim kara topraktır
    Herkim olursa bu sırra mazhar
    Dünyaya bırakır ölmez bir eser
    Gün gelir Veysel’i bağrına basar
    Benim sadık yârim kara topraktır


    BU ALEMİ GÖREN SENSİN

    Bu alemi gören sensin
    Yok gözünde perde senin
    Haksıza yol veren sensin
    Yok mu suçun burda senin
    Kainatı sen yarattın
    Herşeyi yoktan var ettin
    Beni çıplak dışar’attın
    Cömertliğin nerde senin
    Evli misin ergen misin
    Eşin yoktur bir sen misin
    Çarkı sema nur sen misin
    Bu balkıyan nur da senin
    Kilisede despot keşiş
    İsa Allahın oğlu demiş
    Meryam Ana neyin imiş
    Bu işin var bir de senin
    Kimden korktun da gizlendin
    Çok arandın çok izlendin
    Göster yüzünü çok nazlandın
    Yüzün mahrem ferde senin
    Binbir ismin bir cismin var
    Oğlun kızın ne hısmın var
    Her bir irenkte resmin var
    Nerde baksam orda senin
    Türlü türlü dillerin var
    Ne acayip hallerin var
    Ne karanlık yolların var
    Sırat köprün nerde senin
    Ademi sürdün bakmadın
    Cennette de bırakmadın
    Şeytanı niçin yakmadın
    Cehennemin var da senin
    Veysel neden aklın ermez
    Uzun kısa dilin durmaz
    Eller tutmaz gözler görmez
    Bu acayip sır da senin

    ANAMA
    Dokuz ay koynunda gezdirdi beni
    Ne cefalar çekti ne etti anam
    Acı tatlı zahmetime katlandı
    Uçurdu yuvadan yürüttü anam
    Anaların hakki kolay ödenmez
    Analara ne yakışmaz ne denmez
    Kan uykudan gece kalkar gücenmez
    Emzirdi salladı uyuttu anam
    Doğurdu beni Sivas ilinde
    Sivralan Köyünde tarla yolunda
    Azığı sırtında orak elinde
    Taşlı tarlalarda avuttu anam
    Ben yürürdüm anam bakar gülerdi
    Huysuzluk edersem kalkar döverdi
    Hemen kucaklayıp okşar severdi
    Çirkin huylarımı soyuttu anam
    Çocuğudum anam bana ders verdi
    Okumamı çalışmamı ön gördü
    Milletine bağlı ol da dur derdi
    Vatan sevgisini giyitti anam
    Tükenmez borcum var anama benim
    Onun varlığından oldu bedenim
    Kimi köylü kızı kimisi hanım
    Ta ezel tarihte kayıtlı anam
    Veysel der kopar mi analar bağı
    Analar doğurmuş ağayı beyi
    İşte budur sözlerimin gerçeği
    Okuttu öğretti büyüttü anam

    ALA GÖZLÜ BENLİ DİLBER
    Ala gözlü benli dilber
    Bir gün gelsen bize doğru
    Seni sevdim can ü dilden
    Çekme kendini naza doğru
    Ne pervam var ne de perdem
    Sanma beni hali bir dem
    Söyler seni teller her dem
    Kulak versen saza doğru
    Aşığa zülfükar isen
    Gülşende güle zar isen
    Hakikatli bir yâr isen
    Ben geleyim size doğru
    Gönülleri bir edelim
    Gayrileri biz nidelim
    İkimiz de bir gidelim
    Yürüyelim ize doğru
    Bir gün için feryadı zar
    Bülbül eder her dem seher
    Aç sinemi gel gör ne var
    Arttı derdim yüze doğru
    Kafi derdim bir derd katma
    Veysel’i yabana atma
    Kerem eyle çok uzatma
    Kavuşalım yaza doğru

    YUMMA GÖZÜN KÖR GİBİ

    Kambur felek sanki beni kayırdı
    Eşten dosttan nazlı yardan ayırdı
    Gizli sırrım memlekete duyurdu
    Sanki benim bir ettiğim var gibi
    Kimine at vermiş eştirir gezer
    Kimine aşk vermiş coşturur gezer
    Kimine mal vermez koşturur gezer
    Sanki bunu zengin etmek zor gibi
    Bir kısmına yayla vermiş köy vermiş
    Bir kısmına büyük büyük pay vermiş
    Sevdiğine güzellikle boy vermiş
    Al yanaklar şule verir nur gibi
    Birinin aklı yok deli divane
    Bir kısmı muhtaçtır acı soğana
    Bir kısmını zengin etmiş yan yana
    Şimdi kendi saklanıyor sır gibi
    Kimine saz vermiş çalar eğlenir
    Kimi zevk içinde güler eğlenir
    Veysel gözyaşlarını siler eğlenir
    Yeter gayri yumma gözün kör gibi

    BEN GİDERİM SAZIM SEN KAL DÜNYADA

    Ben giderim sazım sen kal dünyada
    Gizli sırlarımı aşikar etme
    Lâl olsun dillerin söyleme yada
    Garip bülbül gibi ah ü zar etme
    Gizli dertlerimi sana anlattım
    Çalıştım sesimi sesine kattım
    Bebe gibi kollarımda yaylattım
    Hayali hatır et beni unutma
    Bahçede dut iken bilmezdin sazı
    Bülbül konar mıydı dalına bazı
    Hangi kuştan aldın sen bu avazı
    Söyle doğrusunu gel inkar etme
    Benim her derdime ortak sen oldun
    Ağlarsam ağladın gülersem güldün
    Sazım bu sesleri turnadan m’aldın
    Pençe vurup sarı teli sızlatma
    Ay geçer yıl geçer uzarsa ara
    Giyin kara libas yaslan duvara
    Yanından göğsünden açılır yara
    Yâr gelmezse yaraların elletme
    Sen petek misali Veysel de arı
    İnleşir beraber yapardık balı
    Ben bir insanoğlu sen bir dut dalı
    Ben babamı sen ustanı unutma

    GÜZELLİĞİN ON PAR’ETMEZ

    Güzelliğin on par’etmez
    Bu bendeki aşk olmasa
    Eğlenecek yer bulaman
    Gönlümdeki köşk olmasa
    Tabirin sığmaz kaleme
    Derdin dermandir yareme
    İsmin yayılmaz aleme
    Aşıklarda meşk olmasa
    Kim okurdu kim yazardı
    Bu düğümü kim çözerdi
    Koyun kurt ile gezerdi
    Fikri başka başk’olmasa
    Güzel yüzün görülmezdi
    Bu aşk bende dirilmezdi
    Güle kıymet verilmezdi
    Aşık ve maşuk olmasa
    Senden aldım bu feryadı
    Bu imiş dünyanın tadı
    Anılmazdı Veysel adı
    O sana aşık olmasa

    GÖNÜL SANA NASİHATIM

    Gönül sana nasihatim
    Çağrılmazsan varma gönül
    Seni sevmezse bir güzel
    Bağlanıp da durma gönül
    Ne gezersin Şam’ı Şark’ı
    Yok mu sende hiç bir korku
    Terkedersin evi barkı
    Beni boşa yorma gönül
    Yorulursun gitme yaya
    Hükmedersin güne aya
    Aşk denilen bir deryaya
    Çıkamazsın girme gönül
    Ben kocadım sen genceldin
    Başa bela nerden geldin
    Kahi indin kah yükseldin
    Şimdi oldun turna gönül
    Bazı zengin bazı züğürt
    Bazı usta bazı sağırd
    Bazı koyun bazı aç kurt
    Her irenekten derme gönül
    Veysel gönülden ayrılmaz
    Kahi bilir kahi bilmez
    Yalan dünya yârsiz olmaz
    İster saçı sırma gönül

    HAYALİ KARŞIMA GELDİ BU GECE

    Bilmem hayal miydi yoksa düş müydü
    Gönül arzusunu buldu bu gece
    Yalın kılıç mıydı bir ateş miydi
    İçerim koz ile doldu bu gece
    Bilemedim gece ile gündüzü
    Seçemedim güneş ile yıldızı
    Mestane gözleri mestetti bizi
    Aklımı başımdan aldı bu gece
    Mah yüzüne bakma ile doyulmaz
    Sıra sıra benleri var sayılmaz
    Aşk meyinden içen aşık ayılmaz
    Bilemedim bana noldu bu gece
    Durmaz yanar gerçeklerin çırağı
    Yakın olur ehl-i aşkın ırağı
    Gölköy oldu Veysel’lerin durağı
    Hayali karşıma geldi bu gece

    KARA KAŞ ALTINDA ELA GÖZ OLSAM

    Her sabah her sabah suya giderken
    Yâr yolunda toprak olsam toz olsam
    Bakıp dört köşeyi seyran ederken
    Kara kaş altında ela göz olsam
    Uğrunu uğrunu giderken yola
    Nice dilsizleri getirir dile
    Gövel ördek gibi inerken göle
    Ya bir şahin olsam ya bir baz olsam
    Veysel ördek olsun sen de göl yârim
    Yeter artık kerem eyle gel yârim
    Lale sümbül mor menekşe gül yârim
    Sen bir çiçek olsan ben bir yaz olsam

    ANLATAMAM DERDİMİ DERTSİZ İNSANA

    Anlatamam derdimi dertsiz insana
    Dert çekmeyen dert kıymetini bilemez
    Derdim bana derman imiş bilmedim
    Hiç bir zaman gül dikensiz olamaz
    Gülü yetiştirir dikenli çalı
    Arı her çicekten yapıyor balı
    Kişi sabır ile bulur kemali
    Sabretmeyen maksudunu bulamaz
    Ah çeker aşıklar ağlar zarınan
    Yüce dağlar şöhret bulmuş karınan
    Çağlar deli gönül ırmaklarınan
    Ağlar ağlar göz yaşını silemez
    Veysel günler geçti yaş altmış oldu
    Döküldü yaprağım güllerim soldu
    Gemi yükün aldı gam ilen doldu
    Harekete kimse mani olamaz



  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 
Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri