Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

KURAN IŞIĞINDA TAĞUTLARA BELAMLARA VE MÜŞRİKLERE KARŞI MÜSLÜMANIN TUTUMU NASIL OLMALIDIR · 1 - Kafir ve müstekbirleri dost kabul etmek · 2 - Müstekbirlerin propogandalarına

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Kuran ışığında Tağutlara Belamlara Ve Müşriklere Karşı Müslümanın Tutumu Nasıl Olmalıdır

    Sponsorlu Bağlantılar




    KURAN IŞIĞINDA TAĞUTLARA BELAMLARA VE MÜŞRİKLERE KARŞI MÜSLÜMANIN TUTUMU NASIL OLMALIDIR
    · 1 - Kafir ve müstekbirleri dost kabul etmek
    · 2 - Müstekbirlerin propogandalarına aldanmak, çağrılarına icabet etmek
    · 3 - Onların vaadini hak bilmek, onlara güvenmek
    · 4 - Kafir ve müstekbirlerin doğru yolda olduklarını zannetmek
    · 5 - Müstekbirlerden korkmak
    · 6 - Müstekbirlere uymak ve onlara itaat etmek
    · 7 - Kafir ve sapık atalara uymak
    · 8 - Bel'am lara inanmak
    · 9 - Müstekbirleri Allah'a eş koşmak

    1- KAFİR VE MÜSTEKBİRLERİ DOST KABUL ETMEK :
    4 Nisa 138-139 :
    138 Münâfıklara, acı bir azâbın kendilerinin olacağını müjdele!
    139 Onlar mü'minleri bırakıp kâfirleri dost tutuyorlar. Onların yanında şeref mi arıyorlar? Bütün şeref, tamamen Allaha aittir.
    5 Maide 80-81 :
    80 Onlardan çoğunun, inkâr edenlerle dostluk ettiklerini görürsün. Gerçekten nefislerinin, kendileri için yapıp gönderdiği ne kötüdür (ki o yüzden) Allâh onlara gazabetmiştir ve azâbda sürekli kalacaklardır.
    81 Eğer Allah'a, Peygambere ve ona indirilene inansalardı, o(inkâr ede)nleri veli yapmazlardı. Ama onlardan çoğu yoldan çıkmış insanlardır.
    25 Furkan 28-29 :
    28 "Vah bana, ne olurdu, ben falanı dost tutmasaydım!"
    29 O beni, bana gelen Zikirden saptırdı. Zaten şeytân, insanı yapayalnız ve yardımcısız bırakır."
    58 Mücadele 14-15 :
    14 Allâh'ın kendilerine gazabettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
    15 Allâh onlar için çetin bir azâb hazırlamıştır. Onlar ne kötü işler yapıyorlar.
    60 Mümtehine 1 :
    1 Ey inananlar! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçeği inkâr ettikleri, Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Elçiyi ve sizi (yurdunuzdan) çıkardıkları halde siz onlara sevgi iletiyorsunuz. Benim yolumda cihâdetmek ve benim rızâmı kazanmak için (yurdunuzdan) çıktığınız halde içinizde onlara sevgi (mi) gizilyorsunuz? Oysa ben sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilirim. Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur.
    60 Mümtehine 8-9 :
    8 Allâh sizi, din hakkında sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten, onlara adâletli davranmaktan men'etmez. Çünkü Allâh, adâlet yapanları sever.
    9 Allâh sizi, ancak sizinle din hakkında savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanıza yardım eden kimselerle dost olmaktan men'eder. Kim onlarla dost olursa, işte zâlimler onlardır.
    2- MÜSTEKBİRLERİN PROPOGANDALARINA ALDANMAK, ÇAĞRILARINA İCABET ETMEK :
    23 Mü'minun 23-25 :
    23 Andolsun biz, Nûh'u kavmine gönderdik: "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur, korunmaz mısınız?"
    24 Kavminin içinden ileri gelen inkârcı bir grup (şöyle) dedi: "Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Size üstün gelmek istiyor. Eğer Allâh (elçi göndermek) dileseydi, melekleri indirirdi. Biz ilk babalarımızdan böyle bir şey işitmedik."
    25 "O, kendisinde delilik bulunan bir adamdır, başka bir şey değildir. Hele bir süreye kadar onu gözetleyin.
    23 Mu'minun 32-39 :
    32 Onlara da kendi içlerinden: "Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka Tanrınız yoktur, (Allâh'ın azâbından) korunmaz mısınız?" diyen bir elçi gönderdik.
    33 Kavminden, kendilerine dünyâ hayâtında bol ni'met verdiğimiz o inkâr eden ve âhiret buluşmasını (hesap ve cezâsını) yalanlayan eşraf takımı dedi ki: "Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor."
    34 "Eğer sizin gibi bir insana itâ'at ederseniz o takdirde siz, mutlaka ziyana uğrayanlarsınız demektir."
    35 "O size, siz öldüğünüz, toprak ve kemik haline geldiğiniz zaman yeniden hayâta çıkarılacağınızı mı va'dediyor?"
    36 "Heyhât, o size va'dedilen şey ne kadar uzak!"
    37 "Ne ise hep bu dünyâ hayâtımızdır; ölürüz ve yaşarız, biz öldükten sonra diriltilecek değiliz."
    38 "O, Allah'a yalan uydurandan başka bir adam değildir. Biz ona inanıcı(insan)lar değiliz."
    39 (O peygamber): "Rabbim, dedi, beni yalanlamaları karşısında bana yardım et."
    28 Kasas 40-41 :
    40 Biz de onu ve askerlerini tuttuk, suya attık; bak, o zâlimlerin sonu nasıl oldu!
    41 Biz onları ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyâmet günü asla yardım olunmazlar.
    34 Sebe 7-8 :
    7 İnkâr edenler, dediler ki: "Siz tamamen dağılıp parçalandıktan sonra, mutlaka yeni bir yaratılış içinde olacağınızı size haber veren bir adam gösterelim mi size?"
    8 "Allah'a yalan mı uydurdu, yoksa kendisinde delilik mi var?" Hayır, âhirete inanmayanlar, azâb ve uzak bir sapıklık içindedirler.
    34 Sebe 31-33 :
    31 İnkâr edenler dediler ki: "Biz ne bu Kur'ân'a, ne de bundan öncekilere inanırız." Sen o zâlimleri, Rablerinin huzûrunda tutuklanmış, birbirlerine söz atarlarken bir görsen: Zayıf düşürülenler, büyüklük taslayanlara: "Siz olmasaydınız, elbette biz inanan insanlar olurduk." diyorlar.
    32 Büyüklük taslayanlar da zayıf düşürülenlere dediler ki: "Size hidâyet geldiği zaman sizi ondan biz mi engelledik? Hayır, zaten siz kendiniz suç işliyordunuz."
    33 Zayıf düşürülenler büyüklük taslayanlara: "Hayır, gece gündüz dolap (kurar, kötülük aşılardınız) Allah'a nankörlük etmemizi, O'na eşler koşmamızı bize emrederdiniz." dediler. Ve azâbı gördüklerinde, içlerinde pişmanlıklarını gizlediler. Biz de o nankörlerin boyunlarına demir halkalar geçirdik. Yalnız yaptıklarıyle cezâlanmıyorlar mı?
    40 Mu'min 11-12 :
    11 Dediler ki: "Rabbimiz, bizi iki kez öldürdün ve iki kez dirilttin. Günâhlarımızı itiraf ettik. Şimdi (şu ateşten) çıkmak için (bize) bir yol var mı (acaba)?"
    12 (Şöyle cevap verilir): Bu(duruma düşmeniz)in sebebi şudur: Tek Allah'a çağrıldığınız zaman inkâr ederdiniz. O'na ortak koşulunca inanırdınız. Artık hüküm yüce ve büyük Allâh'a âittir.
    3- ONLARIN VAADİNİ HAK BİLMEK, ONLARA GÜVENMEK :
    26 Şu'ara 41-42 :
    41 Büyücüler gelince Fir'avn'e: "Eğer üstün gelenler biz olursak, bize mutlaka bir ücret var değil mi?" dediler.
    42 "Evet dedi, hem o takdirde siz (bana) yakınlardan olacaksınız."
    36 Yasin 74-75 :
    74 Belki kendilerine yardım edilir diye Allah'tan başka tanrılar edindiler.
    75 (O tanrılar) Kendilerine yardım edemezler. Tersine kendileri onlar için hazırlanmış askerlerdir (Onları korumaktadırlar).
    4- KAFİR VE MÜSTEKBİRLERİN DOĞRU YOLDA OLDUKLARINI ZANNETMEK :
    4 Nisa 51-52 :
    51 Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? (Baksana onlar) cibt ve tâğût'a(59) inanıyorlar ve inkâr edenler için: "Bunlar, inananlardan daha doğru yoldadır" diyorlar.



    52 İşte onlar, Allâh'ın la'netlediği insanlardır. Allâh, kimi la'netlerse artık onun için hiçbir yardımcı bulamazsın.

    6 En'am 71 :
    71 De ki: "Allah'tan başka, bize ne yarar, ne zarar vermeyen şeylere mi yalvaralım? Ve Allâh bizi doğru yola ilettikten sonra, ökçelerimiz üzerinde (eski durumumuza) döndürülüp; şeytânların ayartarak şaşkın bir halde çölde bıraktıkları; arkadaşlarının ise "Bize gel!" diye doğru yola çağırdıkları kimse gibi (şaşkın bir duruma) mı düşelim?" De ki: "Yol gösterme, ancak Allâh'ın yol göstermesidir. Bize, âlemlerin Rabbine teslim olmamız emredilmiştir."
    7 A'raf 30 :
    30 (O) bir topluluğu doğru yola iletti, bir topluluğa da sapıklık hak oldu. Çünkü onlar, şeytânları Allah'tan başka dostlar tuttular ve kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlar.
    5- MÜSTEKBİRLERDEN KORKMAK :
    4 Nisa 77 :
    77 Kendilerine: "Ellerinizi (savaştan) çekin, namazı kılın, zekâtı verin!" denilenleri görmedin mi? Kendilerine savaş yazılınca hemen içlerinden bir grup, insanlardan, Allah'tan korkar gibi hattâ daha fazla korkmaya başladılar: "Rabbimiz, niçin bize savaş yazdın? Bizi yakın bir süreye kadar ertelesen (savaş emrini bir süre geciktirsen) olmaz mıydı?" dediler. De ki: "dünyâ geçimi azdır, korunan için âhiret daha iyidir. Size kıl kadar haksızlık edilmez."
    10 Yunus 83 :
    83 Fir'avn'ın ve adamlarının, kendilerine kötülük yapmasından korktukları için kavminin içinde Mûsâ'ya, yalnız genç bir kuşaktan başkası inanmadı. Çünkü Fir'avn, yeryüzünde çok ululanan ve çok aşırı gidenlerden idi.
    16 Nahl 51-52 :
    51 Allâh: "İki tanrı tutmayın. O, ancak tek Tanrıdır. Yalnız benden korkun!" dedi.
    52 Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Kulluğun da yalnız O'na yapılması lâzımdır. Siz, Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?
    29 Ankebut 10 :
    10 İnsanlardan kimi vardır ki "Allah'a inandık." der, fakat Allâh uğrunda kendisine eziyet edilince insanların işkencesini, Allâh'ın azâbı gibi sayar. Ama Rabbinden (sana) bir yardım gelse, andolsun: "Biz de sizinle beraberdik," derler. Allâh, âlemlerin göğüslerinde bulunan (düşünceler)i daha iyi bilmez mi?
    41 Fussilet 29 :
    29 (Ateşe giren) Kâfirler dediler ki: "Rabbimiz, bizi saptıran cin ve insanları bize göster, onları ayaklarımızın altına alalım da alçaklardan olsunlar!" .
    6- MÜSTEKBİRLERE UYMAK VE ONLARA İTAAT ETMEK :
    6 En'am 121 :
    121 (Kesilirken) üzerine Allâh'ın adı anılmayan(hayvan)lardan yemeyiniz! Çünkü o(nu yemek), yoldan çıkmadır. Şeytânlar, dostlarına, sizinle mücâdele etmelerini fısıldarlar. Eğer onlara uyarsanız, şüphesiz siz de ortak koşanlar(gibi olur)sunuz.
    11 Hud 59 :
    59 İşte 'Âd (kavmi), Rablerinin âyetlerini inkâr ettiler, peygamberlerine karşı geldiler ve her inatçı zorbanın emrine uydular.
    11 Hud 97-98 :
    97 Fir'avn'a ve adamlarına. (Ama o insanlar), Fir'avn'ın buyruğuna uydular. Oysa, Fir'avn'ın buyruğu, doğruya iletici değildi.
    98 (Fir'avn), kıyâmet günü kavminin önünde gidiyor. İşte onları ateşe getirdi. O varılan yer de ne fenâ bir yerdir!
    14 İbrahim 21 :
    21 Hepsi Allâh'ın huzûrunda göründüler. Zayıflar, büyüklük taslayan(önder)ler(in)e: "Biz size tâbi idik. Şimdi siz, bizden Allâh'ın azâbından (en ufak) bir şey savabilir misiniz?" dediler. (Büyüklük taslayanlar kendilerini ma'zur göstermek için: "Ne yapalım?") dediler: "Allâh bize yol gösterseydi, biz de size yol gösterirdik. Artık biz sızlansak da, sabretsek de birdir; kaçıp sığınacak bir yerimiz yoktur!"
    33 Ahzab 66-68 :
    66 Yüzleri ateşin içinde çevrildiği gün: "Eyvah bize! Keşke Allah'a itâ'at etseydik, Elçiye itâ'at etseydik!" derler.
    67 Ve dediler ki: "Rabbimiz, biz beylerimize ve büyüklerimize uyduk da bizi yoldan saptırdılar."
    68 "Rabbimiz, onlara iki kat azâb ver ve onlara büyük bir la'net eyle!"
    40 Mü'min 47-48 :
    47 Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara dediler ki: "Biz size uymuştuk. Şimdi siz, şu ateşin ufak bir parçasını bizden savabilir misiniz?"
    48 Büyüklük taslayanlar da dediler ki: "Hepimiz de onun içindeyiz. Allâh kullar arasında (böyle) hüküm verdi!"
    47 Muhammed 25-28 :
    25 Kendilerine doğru yol belli olduktan sonra arkalarına (yine eski küfürlerine) dönenlere, şeytân hatâlarını süslemiş ve (günâh işlemelerini) kolaylaştırmış ve onları uzun emellere, umutlara düşürmüştür.
    26 Bu böyledir. Çünkü onlar, Allâh'ın indirdiğinden hoşlanmayanlara: "Bazı hususlarda size itâ'at edeceğiz" dediler. Oysa Allâh, onların gizlediklerini biliyor.
    27 Ya melekler, canlarını alırrken yüzlerine ve kıçlarına vurarak dövünecekleri zaman durumları nice olur?


    28 Bu böyledir. Çünkü onlar, Allâh'ı kızdıran şeylerin ardınca gittiler. O'nu râzı edecek şeylerden hoşlanmadılar. Allâh da onların amellerini boşa çıkardı.
    7- KAFİR VE SAPIK ATALARA UYMAK :
    2 Bakara 170 :
    170 Onlara: "Allâh'ın indirdiğine uyun!" dense, "Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz(yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey düşünmeyen, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (atalarının yoluna uyacaklar)?
    5 Maide 104 :
    104 Onlara: "Allâh'ın indirdiğine ve Elçi'ye gelin!" dense, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter!" derler. Babaları hiçbir şey bilmeyen, doğru yolu bulamayan kimseler olsa da mı?
    7 A'raf 28 :
    28 Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allâh emretti." dediler. "Allâh kötülüğü emretmez, de, Allah'a karşı bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"
    7 A'raf 172-173 :
    172 Rabbin, Âdem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini almış ve: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye onları kendilerine şâhid tutmuştu. "Evet, (buna) şâhidiz!" dediler. kıyâmet günü "Biz bundan habersizdik!" demeyesiniz.
    173 Yahut: "(Ne yapalım) daha önce babalarımız (Allah'a) ortak koştu, biz de onlardan sonra gelen bir nesil old(uğumuz için öyle yapt)ık. (Gerçekleri) iptal edenlerin yaptıkları yüzünden bizi helâk mı ediyorsun?" demeyesiniz diye (sizin Rabbiniz olduğum hakkında sizleri şâhid tutmuştuk).
    10 Yunus 78 :
    78 Dediler ki: "Sen bizi, babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden çeviresin de yeryüzünde büyüklük yalnız ikinize kalsın diye mi geldin? Biz size inanacak değiliz!"
    21 Enbiya 52-54 :
    52 Babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin şu karşısında durup taptığınız heykeller nedir?"
    53 "Babalarımızı onlara tapar bulduk (da onun için biz de onlara tapıyoruz.)" dediler.
    54 "Doğrusu siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içine düşmüşsünüz!" dedi.
    26 Şu'ara 70-74 :
    70 Babasına ve kavmine: "Neye tapıyorsunuz?" demişti.
    71 "Putlara tapıyoruz, onların önünde ibâdete duruyoruz." dediler.
    72 "Peki, dedi, siz du'â ettiğiniz zaman onlar sizi işitiyorlar mı?"
    73 "Yahut size fayda veya zarar verebiliyorlar mı?"
    74 "Hayır, ama babalarımızın böyle yaptıklarını gördük, (onun için biz de böyle yapıyoruz)." dediler.
    37 Saffat 69-70 :
    69 Çünkü onlar babalarını sapık kimseler buldular.
    70 Kendileri de onların izlerinde koşturuyorlar.
    43 Zuhruf 21-24 :
    21 Yoksa bundan önce onlara bir Kitap vermişiz de ona mı sarılıyorlar?
    22 Hayır, (ne bilgileri var, ne de Kitâpları). Sadece: "Biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerinde gidiyoruz" dediler.

    415 Bütün delîlleri, körü körüne taklîdden ibârettir.

    23 İşte böyle, senden önce de hangi kente uyarıcı gönderdiysek mutlaka oranın varlıklıları: "Biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerine uyarız." dediler.
    24 "Ben size, babalarınızı, üzerinde bulduğunuz(din)den daha doğrusunu getirmiş olsam da (yine babalarınızın yolunu)mu (tutacaksınız)?" dedi. "Doğrusu biz sizinle gönderilen mesajı tanımıyoruz." dediler.
    53 Necm 23 :
    23 Onlar, sizin ve babalarınızın, (tanrı) diye isimlendirdiğiniz (boş, kavramsız) isimlerden başka bir şey değildir. Allâh, onlara hiçbir güç (tanrı oldukları hakkında hiçbir delil) indirmemiştir. O(putlara tapa)nlar zanna ve nefislerin hevesine uyuyorlar. Oysa kendilerine, Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.
    8- BEL'AMLARA İNANMAK :
    31 Lokman 33 :
    33 Ey insanlar, Rabbinizden korkun ve babanın, çocuğunun cezâsını çekmeyecei, çocuğun da babasının cezâsını çekmeyeceği (hiç kimse, kimsenin borcunu ödemeyeceği) günden çekinin. Allâh'ın va'di gerçektir. Dünyâ hayâtı sizi aldatmasın. O aldatıcı (şeytân), sizi Allâh hakkında (O'nun) yumuşak davranmasına, mühlet vermesine güvendirerek) aldatmasın.
    35 Fatır 5 :
    5 Ey insanlar, Allâh'ın va'di gerçektir; sakın dünyâ hayâtı sizi aldatmasın, o aldatıcı, sizi Allâh(ın affına güvendirmek sûreti) ile aldatmasın.
    37 Saffat 27-33 :
    27 Birbirlerine döndüler, soruyorlar.
    28 (Uyanlar, uydukları adamlara) Dediler ki: "Siz bize sağdan gelir(güvendiğimiz yandan bize sokulup vesvese verir)diniz."
    29 (Ötekiler de): "Hayır, dediler, zaten siz kendiniz inanan insanlar değildiniz."
    30 "Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yoktu. Siz kendiniz azgın bir toplum idiniz."
    31 "Artık Rabbimizin sözü bize hak oldu. Biz (hak ettiğimiz cezâyı mutlaka) tadacağız!"
    32 "Sizi azdırdık, çünkü biz kendimiz azmıştık(siz de bize uyunca azmış oldunuz)."
    33 O gün onlar azâb (çekme)de ortaktırlar.
    72 Cin 4-5 :
    4 Meğer bizim beyinsiz (İblis veya cinlerin kâfirleri) Allâh hakkında saçma şeyler söylüyormuş.
    5 Biz insanların ve cinlerin, Allah'a karşı yalan söylemeyeceklerini sanmıştık (onun için o beyinsizin sözüne uymuştuk), .
    9- MÜSTEKBİRLERİ ALLAH'A EŞ KOŞMAK : 2 Bakara 165-167 :
    165 İnsanlardan kimi, Allah'tan başka eşler tutar, Allâh'ı sever gibi onları severler. İnananlar ise en çok Allâh'ı severler. Zulmedenler, azâbı gördükleri zaman bütün kuvvetin Allah'a âidolduğunu ve Allâh'ın azâbının çetin olduğunu anlayacaklarını keşke bilselerdi!
    166 İşte uyulanlar, uyanlardan uzak durdular; azâbı gördüler, aralarındaki bağlar kesildi.
    167 Uyanlar, şöyle dediler; "Âh keşke bir daha dünyâya gitmemiz mümkün olsaydı da şimdi onların bizden uzak durdukları gibi biz de onlardan uzak dursaydık!" Böylece Allâh, onlara işledikleri bütün fiilleri hasretler (pişmanlık kaynağı olarak) gösterir. Ve onlar, ateşten çıkamazlar.
    7 A'raf 194 :
    194 Allah'tan başka yalvardıklarınız da sizler gibi kullardır, (onların tanrı olduğu hakkındaki iddiânızda) doğru iseniz, çağırın onları da size cevap versinler.
    26 Şu'ara 91-102 :
    91 Cehennem de azgınların karşısına çıkarılır.
    92 Onlara "Hani taptıklarınız nerede?" denilir.
    93 "O Allah'tan başka (taptıklarınız) size yardım ediyorlar mı, yahut kendilerine yardımları dokunuyor mu?"
    94 Onlar ve azgınlar, tepe taklak oraya atılırlar.
    95 İblis'in bütün askerleri de.
    96 Onlar orada (putlarıyle) çekişerek derler ki:
    97 "Vallahi biz apaçık bir sapıklık içinde imişiz!"
    98 "Çünkü sizi âlemlerin Rabbine eşit tutuyorduk."
    99 "Ama bizi saptıran o suçlulardır."
    100 "Şimdi artık bizim ne şefâ'atçilerimiz var",
    101 "Ne de sıcak bir dostumuz."
    102 "Âh keşke bir dönüşümüz daha olsa da inananlardan olsak!"
    28 Kasas 62-64 :
    62 O gün (Allâh) onlara seslenerek: "Benim ortaklarım (olduklarını) sandığınız şeyler nerede?" der.
    63 (Azâb) söz(ü) üzerlerine hak olanlar: "Rabbimiz, azdırdıklarımız şunlar. Kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık. (Biz azdık, onlar da bize uydular. Onların yaptıklarından) uzak olduğumuzu, (bu hususta bizim suçumuz olmadığını) sana arz ederiz. Zaten onlar bize tapmıyorlardı (kendi arzularına tapıyorlardı)." derler.
    64 (Allâh tarafından) onlara: "(Bana), koştuğunuz ortakları çağırın!" denir. Onları çağırırlar. Fakat (çağırılanlar), bunların çağrısına cevap vermezler ve (bunlar), karşılarında azâbı görürler (sanki çağırdıkları şey, azâbın kendisi olmuştur). Ne olurdu (sanki dünyâda) yola gelselerdi!
    79 Nazi'at 20-24 :
    20 Ona büyük mu'cizeyi gösterdi.
    21 Fakat o yalanladı, karşı geldi.
    22 Sonra sırtını döndü; (Mûsâ'nın getirdiklerini iptal etmek için) çalışmağa koyuldu.
    23 (Adamlarını) Topladı, (onlara) bağırdı:
    24 "Ben sizin en yüce Rabbinizim!" dedi.


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Osmanlı Yöneticilerinin Mustafa Kemal'e Karşı Tutumu Zaman İçinde Nasıl Bir Değişim Göster
  3. Engellilere Karşı Davranışlarımız Nasıl Olmalıdır
  4. Osmanlı Devletinin Beyliklere Karşı Tutumu Nasıl Olmuştur
  5. Kuran'a Ahlakına Göre Sevgi Nasıl Olmalıdır?
  6. Mekke kaç yılında fethedildi, Peygamberimizin Müşriklere karşı davranışı ne oldu
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 
Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri