Hoşgeldiniz.

kuranı kerim in temel eğitici nitelikleri nelerdir ? Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Kuranı Kerimin Açıklamasında Hz Muhammedin Rolü Nedir Kuranı Kerimin Temel Eğitici Nitelikleri
  • 5 üzerinden 4.88   |  Oy Veren: 24      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Kuranı Kerimin Temel Eğitici Nitelikleri Nelerdir

    Sponsorlu Bağlantılar




    kuranı kerimin temel eğitici nitelikleri nelerdir ?


    Paylaş Facebook Twitter Google







  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Kuranı Kerimin Temel Eğitici Nitelikleri Nelerdir

    1. İslam Dininin Temel Kaynağı: Kur’an
    Kur’an-ı Kerim, Allah tarafından son peygamber Hz. Muhammed’e gönderilen son kitaptır. İslam dininin temel kaynağıdır. Kur’an, hiç değişmeden ve güvenli bir şekilde bize kadar ulaşmıştır. O, bütün insanlara hitap eden evrensel bir kitaptır. İnsanların dünyada mutlu bir hayat sürmelerini ve ahirette de mükâfata ulaşmalarını sağlayacak ilkeleri kapsar. İnsanları doğru ve güvenilir bilgilerle aydınlatır.

    Kur’an, insanları karanlıktan aydınlığa çıkarır. İnsanlara inanç, ibadet ve ahlak konularında sorumluluklarını hatırlatır. Konuyla ilgili olarak bir ayette şöyle denilmiştir: “Allah, inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır...”

    İnsan, kendisi ve yaratılışı ile ilgili bilgi sahibi olmak ister. Hayatın amacı, ölümden sonra ne olacağı ve diğer canlılarla ilişkilerinin nasıl olması gerektiği hususunda sürekli sorular sorar. İşte bu ve benzeri soruları, en güzel şekilde Kur’an cevaplar.
    Kur’an, insanın dünyada imtihan edildiğini ve yapıp ettiklerinden sorumlu tutulacağını bildirir. Kur’an’da bu konu şöyle ifade edilir: “O ki hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır...”
    Kur’an, inanç, ibadet ve ahlak ile ilgili pek çok konuda bilgiler içerir. Kur’an, özellikle inanç konularında tek ölçüdür ve bu konuda açıkladığı esaslarla insanı başıboşluk ve kararsızlıktan kurtarır. Doğru ve güzel olana yönlendirir.

    Kur’an, ibadet konusunda da temel kaynaktır. Allah’a nasıl ibadet edeceğimizi Kur’an’dan öğreniriz. İbadetler, insanın iyiliği içindir ve onun güzel bir hayat sürmesine yardımcı olur. Kur’an’da, Allah’ın insanı yarattığı ve ona çeşitli imkânlar verildiği açıklanır. Bunun karşılığında da insanın, Allah’ı tanıyıp ona iman ve ibadet etmesi gerektiği bildirilir.
    Ahlak konusunda da temel kaynak Kur’an’dır. İnsanın kendisiyle ve çevresiyle iyi ilişkiler içinde olması gerekir. Ahlaklı olmak, insan için vazgeçilmez bir özelliktir.
    Kur’an’da, insanın kendisine ve çevresine karşı sorumlulukları bildirilmiştir. Allah, yaptığımız her işte güzel ahlaklı olmamızı ister ve buna uygun davranışlarda bulunmamızı öğütler. Bir ayette şöyle buyrulur: “Doğrusu Kur’an, sana ve toplumuna bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.”
    Kur’an, anlaşılmak için gelmiş ve anlaşılsın diye de kolaylaştırılmıştır. Kur’an’da Kamer suresinin 32. Ayetinde bu konu şöyle ifade edilir: “Andolsun ki biz Kur’an’ı, anlaşılıp öğüt alınması için kolaylaştırdık. O hâlde düşünüp öğüt alan yok mu?” Kur’an, ilk muhatapları Arapça konuştuğundan, onlar tarafından anlaşılsın diye, Arapça olarak indirilmiştir. Arapça bilmeyen milyonlarca Müslüman ise Kur’an’ı anlayabilmek için meallerden faydalanmaktadır. Kur’an ayetlerinin, yaklaşık anlamıyla başka bir dile çevrilmesine “meal”, açıklamalarına ise “tefsir” denir. Mealler, Kur’an’ın anlaşılması için gereklidir. Kur’an, dünyanın belli başlı bütün dillerine çevrilmiştir. Türkçede de birçok meal ve tefsir vardır. Bizim de Kur’an’ı anlayabilmemiz için meallerden ve tefsirlerden faydalanmamız gerekir.

    Bizler, İslam dininin temel kaynağı olarak Kur’an’ı dikkate almalıyız. Dinimizin temel ilkelerini Kur’an’dan öğrenirsek hem yanlış anlaşılmalara engel olur hem de batıl inanç ve hurafelerden uzaklaşmış oluruz.

    2. Kur’an İyiye ve Güzele Yönlendirir, Kötülüklerden Sakındırır
    Kur’an’a göre iyi ve güzel olan şeyler, Allah’ın yapılmasını istedikleridir. Allah’ın iyi ve güzel gördüğü her şey, bizler için faydalıdır.
    Allah, hayır yapmaya ve hayır işlerinde yarışmaya önem verir. Çalışkan cömert ve iyi bir insan olmayı öğütler. Kur’an’da Âl-i İmrân suresinin 92. ayetinde, “Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça iyiliğe eremezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu hakkıyla bilir.” denilerek sevdiğimiz şeyleri, ihtiyacı olanlarla paylaşmak, gerçek iyilik olarak tanımlanır. İnsanlar, birbirlerine severek ve isteyerek yardım etmelidir.
    Kur’an, her zaman, insan haklarına saygı gösterilmesini ister. Kur’an’da başkalarının mallarına zarar vermek yasaklanmıştır. Ayrıca kimse sahibinin izni olmadan başkasının eşyalarını almamalıdır. İnsanlara zarar vermekten kaçınmalıdır. Bütün bunlar, Kur’an’ın insanı doğruya, güzele ve faydalı olana yönlendirdiğini göstermektedir.
    Kur’an; kardeşliği, dostluğu, yardımseverliği öğütler. Sevgi, merhamet ve hayâ (utanma) duygusunu öne çıkarır.

    Kur’an yol göstericidir. İnsanları doğruya iletir. Özellikle peygamberleri; dürüstlükleri, güvenirlikleri ve temiz ahlaklarıyla bize örnek göstererek güzel davranışlar sergilememizi ister.
    İnsan, verdiği sözü yerine getirmelidir. Örneğin insan yapmayacağı şeyleri söylememelidir. Kur’an’da konuyla ilgili olarak şöyle buyrulmaktadır: “...Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.”
    İnsanın, içinde yaşadığı topluma ve diğer insanlara karşı birtakım sorumlulukları vardır. Kur’an-ı Kerim, insanların bu sorumluluklarını yerine getirmelerini ister.
    Allah, günahlardan kaçınmayı ve günah işlemeyi alışkanlık hâline getirenlerden uzak durmayı öğütler. Tövbe etmeyi tavsiye eder. Ayrıca Kur’an’da, “…İyilikler, kötülükleri (günahları) giderir…” denilerek iyilik yapmamız istenir. Kur’an, iyi ile kötüyü ayırır ve insanın iyi olanı seçmesinde ona yardımcı olur.
    İnsan, yaptığı iyiliklerin Allah tarafından ödüllendirileceğini de bilmelidir. Bu konuda
    Kur’an’da şöyle buyrulur: “…O, önce (yoktan) yaratır, sonra da iman edip iyi işler yapanlara adaletle mükâfat vermek için (onları huzuruna) geri çevirir…” Ancak, iyiliğin ve güzelliğin karşılığının sadece bu dünyada değil, ahirette de beklenmesi gerektiğini söyler. İnsanın iyi düşüncelerinin, davranışlarına da yansımasını ister.

    3. Kur’an’ın Açıklayıcılığı ve Yol Göstericiliği
    Allah, insanlara gönderdiği kitaplar ve peygamberlerle doğru yolu göstermiştir. Kur’an da bu amaçla gönderilen bir kitaptır. Dünya ile ahiret dengesini kurmamıza ve iyiyle kötüyü, doğru ile yanlışı ayırt etmemize yardımcı olur. İyiliklere özendirir ve kötülüklerden sakındırır. Yüce Allah, Nahl suresinin 89. ayetinde şöyle buyurur: “...Sana bu kitabı (Kur’an’ı) her şeyi açıklayan ve Müslümanlara yol gösterici, rahmet ve müjde olarak indirdik...”
    Kur’an, sorumluluk sahibi olmamızı ister. Hem bireysel hem de toplumsal yaşamımızda ihtiyaç duyacağımız ilkeleri belirtir. Bu yönüyle Kur’an, açıklayıcı ve yol göstericidir. Doğruyu arayan ve bulmaya çalışanlar, onun ilkelerine uyduklarında mutlu ve huzurlu bir yaşama kavuşurlar.
    Allah, uyarılarını dikkate alıp doğruyu bulmak için gayret gösterenlere yardım eder. Fakat doğru yolu araması ve bulması gereken insanın kendisidir. Kur’an, insanı güzel davranışlar edinmeye teşvik edip yönlendirir. Ankebût suresinin 69. Ayetinde bu konu şöyle dile getirilir: “…Hiç şüphe yok ki Allah, iyilik yapanlarla beraberdir.”

    Allah, gönderdiği vahiylerle kendisini insanlara tanıtmıştır. Kur’an’a göre Allah her şeyi işitir, görür ve bilir. Hiçbir şeyi unutmaz ve hiçbir şey ona zor gelmez. Kimse onun dengi, eşi ve benzeri değildir. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir ve doğru yolu seçenlerle beraberdir.
    Allah, her şeyi insan için yaratmış ve onun hizmetine sunmuştur. Bize sayısız nimetler vermiştir. Allah’ın bizim her türlü ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğimiz bir dünya yaratması da onun bize olan sevgisinin bir işaretidir. İnsan, kendisi için yaratılan şeyleri, Allah’ın bir lütfu olarak görmelidir. O, insanlardan kaldıramayacakları bir şey de istememiştir. Bu konuda şöyle buyurmuştur: “Allah, kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemez…” İnsan, yalnızca Allah’a inanmalı, ibadet etmeli ve dua ederek ondan yardım istemelidir.
    Allah, insanın içinde bulunduğu nimetleri hatırlamasını ve nankör olmamasını ister. İnsan, kendisine sunulan imkânlar karşısında, teşekkür etmeyi ihmal etmemelidir. Allah, şükrün karşılığı olarak da nimetlerini artıracağını İbrahim suresinin 7. Ayetinde şöyle ifade etmektedir: “...Eğer şükrederseniz, elbette size (nimetlerimi) artıracağım…”
    Kur’an, her konuda iyi ve güzeli tercih etmemizi ister. Bu nedenle bizler de birbirimize ön yargılı davranmamalı ve hoşgörülü olmalıyız. Kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleri başkalarına da yapmamalıyız. Nitekim Kur’an’da, başkalarını kötü isimle çağırmanın, alay etmenin, küçümsemenin ve hakaret etmenin doğru olmadığı ifade edilir.
    Kur’an; güçsüz, yetim, yoksul ya da engelli insanların da toplumun bir parçası olduğunu söyler. Onlarla yardımlaşmayı ve paylaşmayı emreder. Hatta kendi ihtiyacı olduğu hâlde başkalarının ihtiyaçlarını düşünüp onları kendilerine tercih edenleri över.
    Kur’an, insanın insanla ilişkilerinde rehberlik ettiği gibi evrenle ilişkilerinde de yol gösterir. Kur’an-ı Kerim, insanı evren hakkında düşünmeye ve ondan yararlanmaya çağırır. İnsan, evreni iyice gözlemlediğinde her şeyin kendisi için yaratıldığını ve hiçbir şeyin boş ve anlamsız olmadığını fark eder.
    Kur’an’da insanın, evreni tanıması ve ondan ölçülü bir şekilde yararlanması öğütlenir. İbrahim suresinin 32-34. ayetlerinde şöyle buyrulur: “(O öyle lütufkâr) Allah’tır ki gökleri ve yeri yarattı, gökten suyu indirip onunla rızık olarak size türlü meyveler çıkardı, izni ile denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrinize verdi, nehirleri de sizin (yararlanmanız) için akıttı. Düzenli seyreden güneşi ve ayı size faydalı kıldı, geceyi ve gündüzü de emrinize verdi. O, size istediğiniz her şeyden verdi.
    Allah’ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız…” Allah, evreni bir düzen ve uyum içinde yaratmıştır. İnsan, evrenin bu işleyişini ve ahengini bozacak davranışlardan uzak durmalıdır. İnsan kendisi için yaratılan nimetlerden yararlanırken aşırılıklardan kaçınmalıdır. İhtiyaçlarını abartarak israfta bulunmamalıdır.
    Allah, insanı yaratıp onu tek başına bırakmamıştır. İnsanların bir arada huzurlu yaşamalarını sağlayacak öğütler göndermiştir. İnsanları kendi aralarında uyumu bozacak davranışlardan sakındırmıştır. Dostluk, kardeşlik ve arkadaşlık içerisinde yaşamalarını öğütlemiştir. Kırıcı söz ve davranışlardan uzak durmalarını istemiştir. Kur’an’da, “Söyle o kullarıma: Hep en güzel sözleri söylesinler...” denilerek insanlar arasındaki iyi ilişkilerinin bozulmaması için kişilerin sözlerine dikkat etmeleri emredilmiştir.

    Bütün evren, Allah’ın belirlediği yasalara göre hareket etmekte ve onun emrine boyun eğmektedir. Allah’ın yarattığı tabiatın yasalarında bir değişme olmaz. Onun bilgisi olmadan bir yaprak dahi düşmez. Evrendeki her şey, Allah’ın kendileri için takdir ettiği görevi aksatmadan sürdürür. Örneğin ağaçlar fotosentez yapar, suyun kaldırma kuvveti vardır.
    Allah, Neml suresinin 64. ayetinde, “Peki, yaratılışı ilk defa başlatan ve sonra da onu aralıksız devam ettirip yenileyen kimdir?..” diyerek insanı yaratılışı düşünmeye ve anlamaya davet eder. Hatta insanın, bu ilk yaratılışını, ahiretteki dirilişin delili olarak görmesini ister. Başka bir ifadeyle ilk defa yaratan yeniden yaratmaya da kadirdir.
    Evren ve içindeki varlıkların bir başlangıcı olduğu gibi bir sonu da vardır. Evren, sonsuz değildir. Her şey varlığını ve varlığının devamını Allah’a borçludur. Zamanı geldiğinde Allah’ın dilemesiyle son bulacaktır. Kur’an’da her şeyin bir süresi ve sonu olduğu Rûm suresinin 8. ayetinde şöyle açıklanır: “Kendi kendilerine, Allah’ın, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları ancak bir hakikat olarak ve belirli bir süre için yarattığını hiç düşünmediler mi?..”

    4. Allah’ı Arayan İnsan: Hz. İbrahim
    Allah, insanlara doğru yolu göstermesi için birçok peygamber göndermiştir. Hz. İbrahim Kur’an’da hayatı genişçe anlatılan peygamberlerden biridir. Hz. İbrahim’in peygamber olarak görevlendirildiği toplum, güneşe, aya, yıldızlara ve kendi elleriyle yaptıkları putlara tanrı diye tapıyordu.
    Hz. İbrahim, peygamber olmadan önce bir gece gökyüzündeki yıldızlara ve aya bakarak, “Nasıl oluyor da insanlar bunlara tanrı diye tapıyor?” diye düşündü. Geceleri ışıl ışıl parlayan yıldızlar ve gökyüzünün güzel süsü olan ay, gündüz olunca kayboluyordu. “Bir görünüp bir kaybolan ay ve yıldızlar benim Rabb’im olamaz.” dedi.
    Sürekli düşünüyordu. Bir sabah alaca karanlıkta kalktı ve güneşin doğuşunu seyretti.
    Gün boyunca güneşi izleyip durdu. Güneş akşamüzeri sessizce süzülerek kayboldu. İbrahim, güneşin de insanların Rabb’i olamayacağını düşündü. İnsanları anlamakta güçlük çekiyordu. Her şeyi; insanları, güneşi, ayı, yıldızları yaratan ve varlığı sonsuz olan yüce bir yaratıcı olmalıydı. Günlerce bunları düşündü. Sonunda evrenin yaratıcısı olan Allah’a inandığını açıkladı.
    Hz. İbrahim’in babası da puta tapıyordu. Bu duruma çok üzülen İbrahim, bir gün babasını, “Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan bu putlara neden tapıyorsun?” diyerek uyardı. Bu duruma çok kızan babası, İbrahim’i yanından uzaklaştırdı.
    İbrahim Peygamber, halkına bıkmadan usanmadan yalnızca bir olan Allah’a inanmaları ve ona ibadet etmeleri gerektiğini anlattı.

    Hz. İbrahim’in yaşadığı ülkenin kralı Nemrut adında biriydi. Hz. İbrahim bir gün Nemrut’a giderek onu Allah’a inanmaya çağırdı.
    Nemrut kendini beğenmiş bir tavırla,
    —Bu ülkenin tanrısı benim. Senin tanrın da kim? dedi.
    İbrahim,
    —Benim Rabb’im Allah’tır. O öldürür ve yeniden diriltir, deyince,
    Nemrut,
    — Ben de öldürür ve diriltirim, dedi. (Nemrut iki mahkûmu yanına çağırtarak birini öldürtmüş ve diğerini de serbest bırakarak güya kendisinin hem öldürmeye hem de diriltmeye gücü yettiğini ispatlamaya çalışmıştı.)
    İbrahim,
    — Allah güneşi doğudan getiriyor, sen de batıdan getirsene? dedi.
    Nemrut bu sözler üzerine şaşırıp kaldı. Ne diyeceğini bilemedi. Ancak yine de Allah’a inanmadı.

    Ateşte Gül Bahçesi
    Hz. İbrahim sürekli halkına putlara tapmanın tutarsızlığını anlatmaya çalıştı. Ancak halkı Hz. İbrahim’in sözlerini anlamıyor veya anlamak istemiyordu. Hz. İbrahim halkını daha farklı yöntemlerle uyarmaya devam etti. Hz. İbrahim’in yaşadığı şehirde putların bulunduğu büyük bir tapınak vardı. İnsanlar buraya gelerek putlara hediyeler sunar ve onlara dileklerini yerine getirmeleri için dua ederlerdi. Bir bayram günü bütün halk eğlenceye daldığı bir vakitte İbrahim Peygamber gizlice tapınağa girdi. Elindeki baltayla büyük put hariç, bütün putları bir bir kırdı. Sonunda baltayı büyük putun boynuna asarak kimseye görünmeden tapınaktan ayrıldı. İnsanlar geri döndüğünde putların kırıldığını görünce dehşete kapıldılar. Hz. İbrahim’in putlara inanmadığını bildikleri için ondan şüphelendiler. Hemen onu tapınağa çağırıp putları kimin kırdığını sordular. Bu durum Kur’an-ı Kerim’de şöyle anlatılır: “Belki onu şu büyükleri yapmıştır, konuşabiliyorlarsa onlara sorun, dedi. Bunun üzerine, kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) ‘Zalimler sizlersiniz, sizler!’ dediler. Sonra tekrar eski inanç ve tartışmalarına döndüler ve ‘Sen de bilirsin ki bu putlar konuşamaz.’ diye karşılık verdiler. Hz. İbrahim, ‘Peki o hâlde ne diye Allah’ı bırakıp da size hiçbir faydası ve zararı dokunmayan bu cansız varlıklara tapıyorsunuz. Size de Allah’ı bırakıp taptıklarınıza da yazıklar olsun! Hâlâ akıllanmayacak mısınız?’ dedi.”
    Dönemin kralı Nemrut, verecek bir cevap bulamadı. Etrafında bulunan kişilerden bazıları, “Eğer iş yapacaksanız, onu yakın da tanrılarınıza yardım edin!” dediler.
    Sonunda kocaman bir ateş yaktılar. Peygamberi de alev alev yanan ateşin ortasına attılar. Herkes nefesini tutmuş olanları izliyordu. Ateş bir anda gül bahçesine dönüverdi. Çünkü Allah, “Ey ateş! ‘İbrahim için serinlik ve esenlik ol!’ dedik.”3 buyurarak ateşe Hz. İbrahim’i yakmamasını emretmişti. Her şeyi yakan ateş, Hz. İbrahim’e serin bir gül bahçesi olmuştu. Hz. İbrahim bu mucize karşısında Allah’a yürekten teşekkür etti.
    Dr. Ahmet EKŞİ

    5. Fil Suresi ve Anlamı
    Fil suresi, Kur’an-ı Kerim’in 105. suresidir. Toplam beş ayettir. Mekke’de inmiştir. Adını birinci ayette geçen “fil” kelimesinden almıştır. Surede “Fil Olayı” anlatılmaktadır.
    Fil Olayı şöyledir: Habeşistan (Etiyopya) Krallığı’nın Yemen valisi Ebrehe, Hristiyanlığı Arabistan’da yaymak ve insanların Kâbe’yi ziyaret etmelerini engellemek için bir kilise yaptırmıştır. Ancak insanlar bu kiliseye fazla ilgi göstermeyince Kâbe’yi yıkmaya karar vermiştir. Fillerle desteklediği ordusuyla Mekke’yi kuşatmıştır. Mekke’nin yöneticileri ise “Kâbe’nin sahibi Allah’tır. Onu sahibi koruyacaktır.” diyerek Ebrehe’nin ordusuna karşı koymamışlardır. Ebrehe’nin ordusu Kâbe’ye yaklaşınca göklerde beliren sürü sürü kuşlar, ordunun üzerine taşlar yağdırarak onları yerle bir etmişlerdir. Böylece Allah Kâbe’yi düşmanlara karşı korumuştur.


    ÜNİTE SORULARI

    1. Allah son peygamber olarak kimi göndermiştir?

    a) Hz. Adem b) Hz. Muhammed
    c) Hz. Yusuf d) Hz. İsa

    2. I- Onu okuyup anlamalı, emir ve yasaklarına uymalıyız.
    II-Kur’an-ı Kerim okunurken saygı içinde dinlemeliyiz.
    III-Kuran’ı öğrenmeli ve başkalarına öğretmeliyiz.

    Yukarıdakilerden hangisi Kur’an’a karşı görevlerimizdendir?

    a) I ve II b) II ve III
    c) I ve III d) I,II ve III

    3. İslam dininin temel kaynağı hangisidir?

    a) Kur’ân-ı Kerim
    b) Hadis-i Şerifler
    c) İslam alimlerinin kitapları
    d) Din kültürü kitapları

    4. İslam dininin ikinci kaynağı hangisidir?

    a) Kur’ân-ı Kerim
    b) Hadis-i Şerifler
    c) İslam alimlerinin kitapları
    d) Din kültürü kitapları

    5. Aşağıdakilerden hangisi Yüce Allah’ın İslam dinini göndermesinin amaçlarından değildir?

    a) insanlara doğru yolu öğretmek
    b) insanları dünyada ve ahirette mutluluğa kavuşturmak
    c) insanların yaptıklarından sorumlu olmadığını her şeyi özgürce yapabileceklerini bildirmek
    d) bütün evreni ve içindeki varlıkları kendisinin yarattığını öğretmek

    6. Aşağıdakilerden hangisi Kur’an–ı Kerim’in gönderilmesinin amaçlarından birisi değildir?

    a) insanları kötü davranışlardan sakındırır
    b) Doğru ile yanlışı ayırt etmemizi sağlar
    c) Hastalığa şifa arayanların şifasını verir.
    d) İnsanları iyiliklere özendirir.

    7. İslam dininin amacı, insanı güzel ahlaka yönlendirerek onu insan-ı kamil haline getirmektir.

    Bu cümledeki insan-ı kamil’in anlamı nedir?

    a) sağlıklı insan b) melek gibi insan
    c) olgun insan d) çalışkan insan

    8. Allah tarafından peygamberlere gönderilen emir, yasak, öğüt ve bilgilerin tümüne ne denir?

    a) Vahiy b) Bilgi
    c) Haber d) Mesaj
    9. Kur’an–ı Kerim’e karşı en önemli görevimiz hangisidir?

    a) saygıyla dinlemek
    b) okumak
    c) okumak ve anlamını öğrenmeye çalışmak
    d) okuyup anlamak ve hayatımıza uygulamak

    10. Kur’an-ı Kerim’e göre günah işlediğimizde hangisini yapmalıyız?

    a) hiçbir şey yapmamalıyız
    b) günah işlemeye devam etmeliyiz
    c) sadaka vermeliyiz
    d) pişmanlık duyarak tövbe etmeliyiz

    11. Kur’an-ı Kerim tembelliği değil çalışmayı emretmektedir. Buna göre hangisi tembellikle ilgili atasözümüzdür?

    a) işleyen demir ışıldar
    b) akılsız başın cezasını ayaklar çeker.
    c) armut piş ağzıma düş
    d) ağaç yaşken eğilir

    12. Kur’an-ı Kerim’e göre aşağıdakilerden hangisini yapmak yanlıştır?

    a) Anne ve babaya saygılı olmak
    b) İnsanlara yardımda bulunmak
    c) Her zaman doğruyu söylemek
    d) Başkalarının eşyasını çalmak

    13. Kur’an-ı Kerim’i insanlara bildiren, anlatan, açıklayan, emirlerini önce kendisi yaparak örnek olan kişi hangisidir?

    a) Hz. İsa b) Hz. Musa
    c) Cebrail d) Hz. Muhammed

    14. “Kur’an’ın merkezinde _______ vardır.“

    Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

    a) Allah b) İnsan c) Kainat d) Melek

    15. Hükümleri kıyamete kadar geçerli olacak kutsal kitap aşağıdakilerden hangisidir?

    a) Kur’an-ı Kerim b) İncil
    c) Zebur d) Tevrat


    16. Aşağıdakilerden hangisi Kur’an’ın kapsadığı konular arasında yer almaz?

    a) İman b) İbadet c) Ahlak d) Hadis

    17. Aşağıdakilerden hangisi Kur’an’ın indirilme sebeplerinden biri değildir?

    a) Okuyup anlamak için
    b) Düşünmemiz için
    c) Doğru yolu bulmak için
    d) Kandillerde okumak

    18. Kur’an–ı Kerim’i diğer kutsal kitaplardan ayıran en önemli özellik hangisidir?

    a) Hz. Muhammed’e indirilmiş olması
    b) Ayet ve sure sayısının fazla olması
    c) Bozulmadan günümüze kadar gelmiş olması
    d) Tüm insanlara indirilmiş olması

    19. İyilikler, kötülükleri (günahları) giderir. Bu, öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır. “ (Hud Suresi, 114)

    Yukarıda meali verilen ayetle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlış olur?

    a) Kur’an’da iyi ve kötü ayrımı yapılır
    b) Kur’an’da iyiliğe yönlendirme vardır
    c) Kur’an’da iyiliğin sonuçları gösterilir.
    d) Kur’an’da kötülük yapanların affedilmeyeceği yazılıdır.

    20. “Elbette biz göğü, yeri ve aralarında olan varlıkları oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.” Enbiya suresi 16. Ayet

    Yukarıdaki ayette asıl anlatılmak istenen hangisidir?

    a) her şeyin yaratıcısının Allah olduğu
    b) evrenin bir düzen içinde olduğu
    c) kainatın ve içindekilerin belli bir amaç için yaratılmış olduğu
    d) Kur’an-ı Kerim’in gönderilmesinin bir çok sebebi olduğu

    21. Kutsal kitapların sonuncusu hangisidir?

    a) Kur’an b) İncil c) Zebur d) Tevrat

    Ya açar bakarız Nazm – ı Celil’in yaprağına,
    Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına.
    İnmemiştir Kur’an şunu hakkıyla bilin.
    Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için.

    22. Mehmet Akif Ersoy’a göre Kur’an’ın indirilmesindeki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

    a) Büyü bozulması ve muska için Kuran okunmalıdır
    b) Kur’an-ı Kerim okunup anlaşılsın diye gönderilmiştir.
    c) Ölülerin arkasından okumak için
    d) Gelecekten bilmek istediğimiz haberleri almak için




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.1
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.