Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Zamanın önemiyle ilgili Hikaye , Zamanın önemi Hakkında Hikaye Bir Alman Hocanin Zamani Verimli Kullanma Hikayesi Hoca çok disiplinli biriydi. Bilhassa zaman açısından hiç müsamahası
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 26      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Zamanın önemi ile ilgili Hikaye

    Sponsorlu Bağlantılar




    Zamanın önemiyle ilgili Hikaye,
    Zamanın önemi Hakkında Hikaye

    Bir Alman Hocanin Zamani Verimli Kullanma Hikayesi

    Hoca çok disiplinli biriydi. Bilhassa zaman açısından hiç müsamahası yoktu. Bir hafta boyunca, kimin ne kadar dakika geç geldiğini tespit ediyor ve onları geç kaldıkları süre kadar sınıfta tutuyordu. Tabii bu durum, zaten kursa zor zaman ayırmış iş sahiplerinin hiç de hoşuna gitmiyordu. Bir gün, haftalık cezası 18 dakika tutan bir arkadaş kızarak şöyle dedi:
    - Neredeyse saniyeleri hesap edeceksiniz. Neys e hatırınız için bir başka zaman on dakika sınıfta kalayım. Şimdi çok acil bir işim var….
    Yaşlı Alman, gözlerini kırpıştırarak bir süre arkadaşı süzdü ve şöyle konuştu:
    - Olmaz. Çünkü siz acil işlerinize bu kadar önem vermiş olsaydınız, şimdi benden 18 dakikalık bu cezayı almazdınız. Zira ders de sizin için günlük, saatli acil bir işti. Bu bakımdan şimdi kalacaksınız ve 18 dakikalık bir ders vereceğim size. Belli ki, hoca da kızmıştı. Ben de merak ederek kaldım sınıfta.
    Şöyle devam etti:
    - Arkadaşlar zamanı iyi kullanmıyorsunuz. Bir broşür göstererek şuna bakınız lütfen, dedi. Bu bir tren tarifesiydi. Arkadaş göz ucuyla bakıp iade edecekti ki, “Hayır daha iyi incelemenizi istiyorum.” dedi. Trenlerin kalkış ve varış saatleri değişik ve karmaşıktı. Mesela kalkış 18.18 idi, 21.35’ti. Varışlar da hep öyleydi.12.46 ve 09.27 idi.
    Cezalı arkadaş şöyle dedi:
    - Bakınız, işte burada Avrupalı kafanın mantıksızlığı açıkça görünüyor. Ne demek yani 18 geçeler, 38 geçeler… Şuna üç buçuk, dört buçuk deseniz olmaz mı? Hiç olmazsa çeyrek deseniz de,hem de akılda kalacak bir sayı ve saat olsa…
    Yaşlı Alman belli belirsiz bir tebessümle şöyle dedi:
    - Kendinize hakaret etmeyin. Çünkü bu tarifenin böyle düzenlenmiş olması “Avrupa kafa”nın mantıksızlığı değil, “ Müslüman kafa”nın tutarlılığıdır. Çünkü biz zamanı kullanmayı Müslümanlardan öğrenmişizdir. İşte bu tren tarifesi de aynı anlayışın bir örneğidir.
    - Siz Müslümanların ibadetlerinde yer önemli değildir. Dünyanın her yerinde ibadet edebilir; ama zaman çok önemlidir. Çünkü her ibadetin kendine ait bir vakti vardır. Hatta bu vakit, ibadetin şartıdır. İbadetlerin vakti de bizim tren tarifesi gibi, hep böyle 18,17,13 geçelerdir. Üstelik bu vakitler de sürekli değişirler. Böylece de Müslümanlar her gün değişmekte olan zamana karşı uyanık durmakta, zamanın kıymetini anlamakta ve onu iyi değerlendirmek üzere hazırlanmaktadır. Bizim zamana bakışımızın ilham kaynağı Müslümanlardır.
    Yaşlı Alman Hoca “çıkabilirsiniz” dediği zaman hepimiz tarifi imkansız bir mahcubiyet içindeydik...

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. İngilizce hikaye örneği türkçe çevirisi, kısa ingilizce hikaye, ingilizce hikaye ve tercüm
  3. Yardımlaşma ile ilgili hikaye, yardımlaşmayla ilgili hikaye
  4. Zamanın önemi
  5. Çalışmanın Önemi (Hikaye)
  6. zamanın önemi ile ilgili özdeyişler
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    ZAMAN YÖNETİMİ ile ile ilgili güzel bir hikaye

    Asagidaki gerçek hikâye Kellog Business School’da (Northwestern
    Üniversitesi) Is Idaresi master ögrencileri ile Zaman Yönetimi dersi
    profesörü arasinda geçer:
    Profesör sinifa girip karsisinda duran dünyanin en seçilmis ögrencilerine
    kisa bir süre baktiktan sonra, “Bu gün Zaman Yönetimi konusunda deneyle
    karisik bir sinav yapacagiz” dedi. Kürsüye yürüdü, kürsünün altindan kocaman
    bir kavanoz çikartti. Arkadan, kürsünün altindan bir düzine yumruk
    büyüklügünde tas aldi ve taslari büyük bir dikkatle kavanozun içine
    yerlestirmeye basladi.
    Kavanozun daha baska tas almayacagina emin olduktan sonra ögrencilerine
    döndü ve “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.
    Ögrenciler hep bir agizdan “Doldu” diye cevapladilar.
    Profesör “Öyle mi?” dedi ve kürsünün altina egilerek bir kova micir
    çikartti. Miciri kavanozun agzindan yavas yavas döktü. Sonra kavanozu
    sallayarak micirin taslarin arasina yerlesmesini sagladi.
    Sonra ögrencilerine dönerek bir kez daha “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.
    Bir ögrenci “Dolmadi herhâlde” diye cevap verdi.
    “Dogru” dedi profesör ve gene kürsünün altina egilerek bir kova kum aldi ve
    yavas yavas tüm kum taneleri taslarla micirlarin arasina nüfuz edene kadar
    döktü.
    Gene ögrencilerine döndü ve “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.
    Tüm siniftakiler bir agizdan “Hayir” diye bagirdilar.
    “Güzel” dedi profesör ve kürsünün altina egilerek bir sürahi su aldi ve
    kavanoz agzina kadar doluncaya dek suyu bosaltti.
    Sonra ögrencilerine dönerek “Bu deneyin amaci neydi” diye sordu.
    Uyanik bir ögrenci hemen “Zamanimiz ne kadar dolu görünürse görünsün, daha
    ayirabilecegimiz zamanimiz mutlaka vardir” diye atladi.
    “Hayir” dedi profesör, “bu deneyin esas anlatmak istedigi "Eger büyük
    taslari bastan yerlestirmezsen küçükler girdikten sonra büyükleri hiç bir
    zaman kavanozun içine koyamazsin" gerçegidir”.
    Ögrenciler saskinlik içinde birbirlerine bakarken profesör devam etti:
    “Nedir hayatinizdaki büyük taslar? Çocuklariniz, esiniz, sevdikleriniz,
    arkadaslariniz, egitiminiz, hayâlleriniz, sagliginiz, bir eser yaratmak,
    baskalarina faydali olmak, onlara bir sey ögretmek! Büyük taslariniz belki
    bunlardan birisi, belki bir kaçi, belki hepsi. Bu aksam uykuya yatmadan önce
    iyice düsünün ve sizin büyük taslariniz hangileridir iyi karar verin. Bilin
    ki büyük taslarinizi kavanoza ilk olarak yerlestirmezseniz hiç bir zaman bir
    daha koyamazsiniz, o zaman da ne kendinize, ne de çalistiginiz kuruma, ne de
    ülkenize faydali olursunuz. Bu da iyi bir is adami, gerçekte de iyi bir adam
    olamayacaginizi gösterir”. Profesör, ders bittigi hâlde konusmadan oturan
    ögrencileri sinifta birakarak çikti...




  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri