Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

kelime ve sözcük grupları hakkında bilgiler lazım Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın 10 Tane Kök Halinde Kelime 10 Tane Ek Almış Kelime Ve 10 Tane
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 1      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Kelime Ve Sözcük Grupları

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Kelime Ve Sözcük Grupları

    Cümleler çoğu zaman tek kelimelik öğelerden değil, bir araya gelmiş daha büyük kelime gruplarından oluşur. Kelime grupları birden çok kelimenin, cümle içinde tek işlevle kullanılacak şekilde bir araya gelmesiyle oluşurlar. Cümlede tek bir öge olarak işlev gördükleri gibi eklenme açısından da tek kelime gibi işlem görürler; yani kelime grubunu cümle içerisindeki başka öğelere bağlayan çekim ekleri grubun son öğesine getirilir: “üç odalı, küçücük, bahçeli bir ev-de, okul çıkışı-n-da gibi.”

    Bir kelime grubu başka bir kelime grubu içerisinde de yer alabilir: “bu ders kitabının /dil bilgisi /bölümleri.”

    Kelime grupları konusunda çok farklı sınıflandırmalar yapılmıştır. Bu kitabın amacı açısından kelime gruplarını tamlayan ilişkisi bulunan veya bulunmayan üzere kabaca iki gruba ayırmak yeterli olacaktır. Cümlede yan yana bulunan kelimelerin bir grup oluşturup oluşturmadığını anlamanın bir yolu cümledeki öge dizilişini değiştirmektir. Değiştirme sırasında birlikte hareket eden kelimeler bir grup oluşturuyor demektir:

    “Bu ciltte /yararlanılan kaynaklar / kitabın sonunda / verilmiştir.“

    Yukarıdaki cümlede üç kelime grubu vardır. Bu cümleyi öğelerinin yerini değiştirerek farklı biçimlerde söyleyebiliriz:

    Yararlanılan kaynaklar bu ciltte kitabın sonunda verilmiştir.
    Kitabın sonunda bu ciltte yararlanılan kaynaklar verilmiştir.
    Bu ciltte kitabın sonunda yararlanılan kaynaklar verilmiştir.

    Görüldüğü gibi cümledeki öğelerin yeri değiştirilirken grup oluşturan kelimeler her defasında birlikte hareket etmektedir. Ancak söz dizimindeki her değişikliğin cümlenin anlamıyla ilgili sonuçları olduğu, her cümlede başka bir öğenin vurgulandığı unutulmamalıdır.

    Grupları bulmanın bir başka yolu cümledeki öğelerin yerine zamir veya aynı söz dizimsel değerde başka bir kelime ya da kelime grubu koymaktır. Bu değiştirmeyi yukarıdaki örneğimize şöyle uygulayabiliriz:

    Burada, yararlanılan kaynaklar, kitabın sonunda verilmiştir.
    Onlar, bu ciltte, kitabın sonunda verilmiştir vb.

    Tamlayan-Tamlanan İlişkisi Bulunan Kelime Grupları

    Bu tür kelime gruplarında önce gelen öge, kendinden sonra gelen öğeyi herhangi bir şekilde niteler; onu daha belirgin bir hale getirir. Tamlayan veya tamlanan öge tek bir kelimeden oluşabileceği gibi her ikisi de başka kelimelerle genişlemiş kelime gruplarından oluşabilir: “evin kapısı, bahçeli evin /demir kapısı.”

    Bu kelime grupları, Türkçede yardımcı öğenin önce, temel öğenin sonra gelmesi kuralına uygundurlar. Bunlar beş alt gruba ayrılır:

    İsim Tamlamaları: İlk kelimenin ilgi eki -(n)ın, -(n)in-(n)un, -(n)ün -, ikinci kelimenin iyelik eki -(s) ı, -(s)i, -(s)u, -(s)ü almış olduğu belirtili isim tamlaması ile birinci öğenin ek almayıp ikinci öğenin iyelik eki almış olduğu belirtisiz isim tamlaması olmak üzere iki türü vardır: “okul-un yol-u okul yol-u”

    Bu iki tamlama biçiminin anlamı arasındaki farkı kısaca şöyle verebiliriz: Birinci tamlama tipi belirli nesneleri gösterir: “ev-in kapısı, çocuğ-un ayakkabısı.“

    Buna karşılık ikinci tamlama tipi daha genel adlar yapar: “çamaşır makinesi, cep telefon-u.”

    Belirtili isim tamlamalarında araya başka öğeler de girebilirken, belirtisiz isim tamlamalarında tamlayanla tamlanan arasına başka öge giremez: “okul-un uzun yolu fakat “okul uzun yol-u.“

    Ayrıca belirtili isim tamlamalarında konuşma dilinde veya şiirde tamlanan öge tamlayandan sonra gelebilirken, belirtisiz isim tamlamalarında bu mümkün değildir:

    memleket-in yollar-ı,
    yollar-ı memleket-in.
    memleket yollar-ı fakat yollar-ı memleket.

    Türkçede en yaygın birleşik isim türü belirtisiz isim tamlamalarıdır; belirtisiz isim tamlaması biçiminde oluşmuş çok sayıda birleşik kelime vardır: devetabanı, hanımeli, buzdolabı gibi.

    İsim tamlamalarının yapılarını çözümlemek görüldüğü gibi son derece basittir. Ancak tamlamanın öğeleri arasındaki anlam ilişkileri oldukça karmaşıktır. Birleşik kelimeleri oluşturan iki kelime arasındaki anlam ilişkisi kısaca şöyle özetlenebilir:

    a. Her iki kelime de birleşmeden önceki anlamlarını tamamen yitirmiştir. Tamlamadaki kelimelerin anlamlarından hareketle birleşiğin anlamını çıkarmak mümkün değildir: hanımeli, vezirparmağı gibi.
    b. Tamlamadaki öğelerden birisi sözlük anlamını korurken diğeri yitirmiş olabilir: ateşböceğ-i, balkabağ-ı, yerelması gibi.
    c. Tamlamadaki her iki öge de kendi anlamını koruyor olabilir: okulyol-u, ders kitab-ı.

    Belirtisiz isim tamlaması şeklinde kurulan birleşik sözcüklerin yazımında, ilk iki gruptakileri birleşik, üçüncü gruptakileri ayrı yazma eğilimi vardır. Ancak tereddütlü durumlarda birleşiğin nasıl yazılacağı konusunda mutlaka Yazım Kılavuzu’m bakılmalıdır. Belirtisiz isim tamlamalarında, tamlayanla tamlanan arasında aittik, niteleme gibi anlam ilişkileri olabilir: Örnek olarak masa örtüsü tamlamasını, (başka bir şeye değil) masaya ait örtü veya (başka bir şey için değil) masa için örtü biçiminde anlayabiliriz.

    Türkçede üçüncü bir isim tamlaması türü olarak takısı: isim tamlaması’ndan söz edilmektedir. Buna göre arslan asker, metal boru, toz şeker gibi birinci ismin ikinci öğenin neden yapıldığını gösterdiği örnekler takısız isim tamlaması sayılmaktadırlar. Bunlar tıpkı sıfatlar gibi eksiz olarak birleşmekte ve basit halleriyle yapı olarak sıfat tamlamasına benzemektedirler. Diğer taraftan sıfatlardan ayrıldıkları önemli anlamsal ve söz dizimsel yönler de vardır. Bu tür kelime gruplarının hem isim hem de sıfat tamlamalarından ayrılan yönleri vardır.

    Zamirlerin tamlayan olarak yer aldığı isim tamlamaları ancak belirtili olabilir. Bunlar iyelik grubu adıyla bir alt grup oluştururlar:

    İlgi Grubu: İlgi hali eki almış bir isim ile iyelik eki almamış bir isimden oluşur: benim kızlar, sizin bahçe, Ali’nin araba.

    Görüldüğü üzere ilgi grubu belirtili isim tamlamasının iyelik eksiz biçimi gibidir; bu nedenle kısaltma grupları arasında da verilebilmektedir.

    Sıfat Tamlamaları: Tamlayanın da tamlananın da herhangi bir çekim eki almadığı ve tamlayanın tamlananı nitelediği kelime grubudur: güzel bahçe, sözü, sohbeti dinlenir arkadaş vb.

    Türkçede sıfatlar ve niteledikleri isimler arasında hal, cins ve sayı açısından bir uyum bulunmaz; krş. İngilizce three books = Türkçe üç kitap. Yani Türkçede, örneğin Almancada olduğu gibi sıfat çekimi yoktur:der grosse Tisch “büyük masa“, den grossen Tisch “büyük masayı“, die grossen Tische “büyük masalar“. Sıfat tamlamaları nitelemenin özelliğine göre belirtme ve niteleme sıfatları olmak üzere iki büyük gruba ayrılırlar.

    Tamlayan ve tamlananın birer kelimeden oluştuğu sıfat tamlamaları da kalıplaşarak birleşik isimler kurabilirler: yarıyıl, ön söz, ilkokul.

    Sıfat tamlamalarında tamlayanla tamlananın yeri değiştirilemez. Buna göre güzel hava bir sıfat tamlamasıyken Hava güzel örneği bir isim cümlesidir. Bunun nedeni tamlayanla tamlanan arasındaki tamlama ilişkisinin sadece söz dizimiyle verilmesi, ilişkiyi gösteren ek veya başka bir dil öğesinin olmamasıdır. Niteleme ve belirtme sıfatlarının birlikte kullanıldıkları durumlarda belirtme sıfatı önce gelir:

    Burada sıfatların yeriyle ilgili bir kullanıma işaret etmekte yarar görüyoruz, devlet bakanı gibi bir belirtisiz isim tamlamasında, sıfatın birinci kelimeden önce gelmesi, yani tamlamanın eski devlet bakanı şeklinde kurulması durumunda devletin eski olduğunun sanılacağı, bu nedenle eski sıfatının bakan kelimesinden önce gelmesi gerektiği görüşünden kaynaklanan bir kullanım vardır. Buna göre eski devlet bakam yanlış devlet eski bakanı doğrudur. İkinci kullanım Türkçenin yapısı açısından yanlıştır. Yukarıda da işaret edildiği gibi belirtisiz isim tamlamalarında tamlayanla tamlanan arasına başka kelime giremez. Devlet eski bakanı biçimindeki yanlış diziliş, Türkçede bir sıfatın kendisinden sonra gelen isim tamlamasının bütününü nitelediği biçimindeki temel bir kuralı dikkate almamaktan kaynaklanmıştır. Ayrıca eski devlet bakanı tamlamasını devletin eski olduğu biçiminde anlamak mümkün değildir. Devletin eski olduğunun dile getirilmek istenmesi durumunda tamlamanın zaten eski devletin bakanı biçiminde belirtili kurulmuş olması gerekir.

    Zarf Grupları: Sıfat olarak kullanılan bir kelime veya kelime grubundan önce gelerek onun anlamını kuvvetlendiren bir zarftan oluşan kelime grubuna geleneksel olarak zarf grubu denmektedir: “pek/çok kişi gibi.”

    Ünlem Grupları: Bir ünlem ve bir isim veya isim grubundan oluşur: Hey arkadaşlar. Ey Türk gençliği vb.

    Tamlayan-Tamlanan İlişkisi Bulunmayan Kelime Grupları

    Yukarıda sözünü ettiğimiz kelime gruplarıyla burada verilecekler arasında temel bir ayrım vardır: Yukarıdakiler yardımcı öge önce, temel öge sonra olmak üzere, Türkçenin, tamlayan tamlanandan önce gelir, söz dizimi ilkesine göre kuruluyordu. Burada üzerinde duracaklarımız da cümle içerisinde birlikte hareket ederler, ancak aralarında tamlama ilişkisi söz konusu değildir:
    güzel güzel, iyi kötü, on bir gibi.

    Bu tür kelime grupları kendi aralarında çeşitli alt sınıflara ayrılırlar:

    1. Unvan Grupları: İsim ve onu izleyen bir unvandan oluşur: Ayşe Hanını, Kemal Öğretmen vb.

    2. Sontakı Grupları: İsim soylu bir kelime ve onu izleyen bir sontakıdan oluşur: senin gibi, Ali kadar gibi.

    3. Kısaltma Grupları: Hal eki almış bir ad ve sıfat olarak kullanılmaya elverişli yalın bir addan oluşurlar. Bunlar birinci kelimenin aldığı eke göre de kendi içlerinde ilgi, belirtme, yönelme, bulunma, ayrılma gibi alt gruplara ayrılırlar. yapılanı eleştiri, cana yakın, yükte hafif, yandan çarklı. Kısaltma grubu adıyla anılan başka gruplar da vardır: baş başa, baş aşağı gibi.

    4. Çekim Grubu: İyelik eki almış ya da yalın bir isimle yine yalın haldeki bir başka isimden oluşur: boş açık, ayak yalın, gözü kara gibi. Görüldüğü üzere örnekler, öğelerinin yeri değiştirilmiş sıfat tamlaması veya bağlamdan koparılmış isim cümleleri gibidir. Dil bilgisi kitaplarında çekim grubu yerine isnat, dayanma grubu terimlerine de rastlanır.

    5. İkilemeler: Aynı kelimenin tekrarıyla veya eş, yakın ya da zıt anlamlı kelimelerin tekrarıyla oluşturulan kelime gruplarına ikileme denilmektedir: “döne döne, ıvır zıvır, ev bark, yorgun argın, düşe kalka.”

    İkilemeler, ünlüyle başlayan kelimelere doğrudan m- eklenmesiyle, ünsüzle başlayanlarda baştaki ünsüzün yerine m- getirilmesiyle veya m- ile başlayan kelimelerde ilk ünlünün değiştirilmesiyle de yapılabilir: adam madam, kitap mitap, masa muşa gibi.

    6. Sayı Grubu: Aralarında toplama ilişkisi bulunan iki sayıdan, bir başka deyişle ilki büyük, ikincisi küçük iki sayıdan oluşur: “on beş (10+5), yirmi altı (20+6), bin yüz elli bir (1000+100+50+1).”

    7. Bağlama Grupları: Eş öğeler ve onları bağlayan bağlaçlardan oluşur: Ayşe ve Ahmet, olmak ya da olmamak.

    8. Birleşik Fiiller: Bir isim ve bir yardımcı fiil ya da iki fiilin birleşmesinden oluşur: yardım et-, banyo yap-, şaşa kal-, bakıp dur- vb.

    Birinci öğesi isim olan birleşik fiillerde yardımcı fiil birinci kelimenin yüklem oluşturmasını sağlar. Bu, özellikle başka dillerden kopyalanan isimlerin Türkçede fiil olarak kullanılmasında sıkça başvurulan bir yoldur. Bu durumda yapmak, etmek, eylemek, kılmak, olmak sık kullanılan yardımcı fiillerdir.

    Her iki öğesi fiil olan birleşik fiillerde, birinci fiil -(y)A veya -(y)Xp zarffiil eklerinden birisini alır. Söz dizimi bakımından birinci fiil ikinci fiile bağımlı durumdadır; anlam açısından ise ikinci fiil birinci fiilin içeriğini tekrar, süreklilik, birdenbirelik, beklenmezlik gibi çeşitli açılardan değiştirir. Ayrıca buradaki yardımcı fiiller diğer durumlarda bağımsız fiiller olarak da kullanılırlar. Ancak yardımcı fiil olarak kullanıldıklarında cümle içerisinde yüklem olma yeteneklerini kaybederler. Bu nedenle bir zarffiil ekini de bünyesine alarak bir ek gibi davranırlar. Yardımcı fiiller birleşikler dışında asıl anlamlarıyla da kullanılmaktadırlar.

    Yardımcı fiilin sonunda yüklemleştirici olarak -DX, -Ar, -mXş olması durumunda birinci fiilin sonundaki -(y)Xp eki yerini bunlara bırakabilir:

    şaşıp kaldı = şaştı kaldı,
    bakıp kalır = bakar kalır,
    çekip gitmiş = çekmiş gitmiş.

    Bu çekimli biçimler sadece bu eklerle ve ikinci fiilin olumlu olması durumunda mümkündür.

    9. İsimfiil Grubu: İsimfiil eki almış bir fiil ile ona bağlı öğelerden oluşur ve cümle içerisinde isim olarak kullanılırlar: doğru tahminde bulunmak, yalandan dost olma, konuyu doğru anlayış gibi.

    10. Sıfatfiil Grubu: Cümle içinde sıfat veya isim olarak kullanılabilen, sıfatfiil eki almış bir fiil ve ona bağlı yardımcı öğelerden oluşan gruplardır: doğru tahminde bulunan, yalandan dost olduğu, konuyu doğru anlayacak.

    11. Zarffiil Grubu: Zarffiil eki almış bir fiil ile ona bağlı öğelerden oluşan kelime gruplarıdır. Cümlede zarf işleviyle kullanılırlar: doğru tahminde bulun-arak, yalandan dost ol-up, konuyu doğru anla-yınca, ilginçleş-erek

    Son sözü edilen üç grup, Türkçe tipi bağımlı cümle kurmaya yarar. Verilen kelime grupları yukarıda da belirtildiği gibi cümlede öge olarak birlikte hareket ederler. Cümlenin öğeleri bulunurken bunlar ayrılmaz. Ayrıntılı söz dizimi incelemelerinde bu grupları oluşturan öğeler tek kelime kalıncaya kadar incelenir. Ayrıca buraya alınmayan başka kelime grupları da vardır.



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri