Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Kahraman ları hayvanlar olan ve içinde nezaket belirtilen kelimelerin geçtiği kısa bir hikaye Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın kahramanları hayvanlar olan ve içinde nezaket belirten
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 14      

  1. Kayitsiz Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Smile Kahramanları hayvanlar olan ve içinde nezaket belirtilen kelimelerin geçtiği kısa bir hikaye

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    AKILLI KEÇİLER

    İki keçi
    Daracık bir köprü üstünde karşılaştı.
    İkisi de birbirinden inatçı:
    -Önce ben geçeyim.
    -Önce ben geçeyim, derken
    Cumburlop dereye düşüverdi
    İkisi birden. Canlarını zor kurtardılar.
    Sonraki günlerde bir gün gene Karşı karşıya geldiler
    Aynı köprü üstünde.
    Bu kez akıllandılar ya:
    -Buyrun geçin, yol sizin.
    -Önce siz buyrun efendim.
    -Yoo, siz geçiniz önce.
    -Sizgeçin önce, rica ederim...
    Onlar böyle nezaketle
    Yol veredursun birbirine
    Bir tavşan, bir kirpi
    Bir sincap, bir tilki
    Bir karınca ordusu
    Birçok böcek, kertenkele
    Ve dahası yaşlı bir kaplumbağa
    Geçtiler köprüden salına salına.
    Baktı ki keçiler
    İşe yarar bir yöntem değil bu da.
    Sonunda kafa kafaya verdiler
    Ve birer trafik lambası diktiler
    Köprünün iki başına.
    Ooh, işte şimdi
    Herkes geçeceği zamanı biliyor
    Köprüden sırayla geçiyor.

    (Ayla ÇINAROĞLU)



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  4. Güzel kısa ve anlamlı bir hikayeydi


  5. Çok teşekkür ederim tamda aradığım bir hikaye bu


  6. KÜÇÜK İSTAVRİTİN ÖYKÜSÜ

    Küçük istavrit, yiyecek bir şey sanıp
    hızla atıldı çapariye
    önce müthiş bir acı duydu dudağında
    gümbür gümbür oldu yüreği
    sonra hızla çekildi yukarıya...

    Aslında hep merak etmişti
    denizlerin üstünü
    neye benzerdi acep gökyüzü.
    Bir yanda büyük bir merak
    bir yanda ölüm korkusu.

    "Dudağı yarıklar " denir,
    şanslıdır onlar, hani
    görüp de gökyüzünü , insanı
    oltadan son anda kurtulanlar.

    Ne çare balıkçının parmakları
    hoyratça kavradı onu
    küçük istavrit anladı yolun sonu.
    Koca denizlere sığmazdı yüreği.
    Oysa, şimdi yüzerken
    küçücük yeşil leğende,
    ansız uzanıvermiş dostlarına
    değiyordu minik yüzgeci.

    İnsanlar gelip geçtiler önünden
    bir kedi yalanarak baktı gözünün içine
    yavaşça karardı dünya,
    başı da dönüyordu.
    Son bir kez düşündü derin maviyi,
    beyaz mercanı bir de yeşil yosunu.

    İşte tam o anda eğilip aldım onu.
    Yürüdüm deniz kenarına
    bir öpücük kondurdum başına,
    iki damla gözyaşından ibaret sade
    bir törenle, saldım denizin sularına.

    Bir an öylece baka-kaldı
    Sonra sevinçle dibe daldı.
    Gitti tüm kederimi söküp atarak,
    teşekkürü de ihmal etmemişti.
    Bir kaç değerli pulunu
    Elime, avuçlarıma bırakarak.

    Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme.
    Sorar gibiydiler, neden yaptın bunu niye?
    " Bir gün dedim, bulursam kendimi
    yeşil leğendeki
    küçük istavrit kadar çaresiz,
    Son ana kadar
    hep bir umudum olsun diye... "


 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri