Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Tımar nedir , tımar ile ilgili bilgi Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Tımar Sistemi Nedir Faydaları Nelerdir Tımar sistemini nasıl tanımlarsınız? Kendisine tımar verilen kişiye

  1. Kayitsiz Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Tımar nedir, tımar ile ilgili bilgi

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Tımar Osmanlı İmparatorluğu'nda kamu arazisi (mirî) dahilinde, yönetimi sipahiye bırakılmış olan verimli topraklara verilen ad. Tımarlık 1831'de ilga edilmiştir.
    Sipahilerin Görevleri
    Genelde tımarlar, sipahinin kişisel gereksinimlerine ayrılmış olan kılıç (veya hassa çiftliği) kısmıyla köylülerin işledikleri reâyâ çiftlikleri kısmından oluşmaktaydı. Sipahinin görevi merkezi idare adına köylülere yöneticilik, maliye memurluğu, ve komutanlık yapmaktı. Bir tımarın idaresi ve güvenliği sipahiden sorulurdu. Sipahi aynı zamanda aşar ve çift resmi gibi vergileri köylülerden toplardı. Öte yandan cizye vergisi ve olağanüstü vergiler avârız, tekâlif-i divâniye, tekâlif-i şakka sipahi tarafından değil, doğrudan doğruya İstanbul'dan atanan görevlilerce toplanırdı. Savaş zamanlarında sipahi Osmanlı ordusuna tam donanımlı atlı asker (süvari, cebelü) tedarikiyle yükümlüydü. Kendilerinden beklenilen görevleri yerine getirmeyen sipahiler azledilip reâyâ statüsüne indirilebilirdi. Görevi başında vefat eden bir sipahinin oğullarına timar verilmesi olağandı.
    Köylülerin Konumu
    Tımarda yaşayan köylüler (reâya) ilke olarak bulundukları toprak parçasından ayrılamazlardı. Tımardan ayrılmak isteyen bir köylünün sipahiye tazminat (çift bozan akçesi) ödemesi gerekirdi. Eğer köylü tımarı yasadışı biçimde terk edecek olursa, kaçmasından itibaren bazı kanunname düzenlemelerine göre on bazılarına göre on beş seneye kadar sipahi tarafından cebren toprağına geri döndürülebilirdi.
    Tımar Türleri
    Sıradan bir tımarın yıllık tarımsal geliri 20.000 akçeden azdı. Bu tür tımarları "tasarruf" eden sipahiler harp durumunda Osmanlı kuvvetlerine bir atlı asker ile birlikte katılırlardı.

    Geliri 20.000 akçeden fazla olan tımarlara zeâmet denirdi. Bir zeâmetin yöneticisi ise zâimdi. Zâimlerin görevi sipahilerinkine çok benzemekle beraber rütbece üstündüler. Savaş zamanlarında zâimler tımarlı sipahi ve cebelülerden oluşan süvari birliklerine kumanda eder, barış zamanlarında ise bulundukları yörenin emniyet görevlisi (subaşı) işlevini görürlerdi. Zâimlerin zeâmetleri üzerindeki yetkileri bir sipahinin tımarı üzerindeki yetkisinden fazlaydı. Bu konu özellikle vergi toplamada geçerliydi.

    Malî değeri yılda 100.000 akçeyi aşan mirî arazi birimleri hass olup,

    esasen padişah, diğer Osmanlı hanedanı mensupları veya beylerbeyleri, sancak beyleri gibi yüksek rütbeli devlet görevlilerine gelir kaynağı olarak tevcih edilirdi.
    Tımarların Yayılma Sahası
    Timarların en yoğun olduğu coğrafya, Osmanlı İmparatorluğu'nun çekirdek eyâletlerini teşkil eden Tuna nehri güneyi Rumeli bölgesi, Bosna, Tesalya, Mora, Trakya, Batı ve Orta Anadolu bölgeleri olmuştur. Doğu ve Güneydoğu Anadolu sahalarında, Halep ve Şam eyaletlerinde tımarlar daha seyrek olup, Irak, Arabistan, Mısır, ve Garp Ocaklarında ise çok istisnaîdir.
    Tımarların Önemi
    Tımarlar, 15. ve 16. yüzyıllarda Osmanlı İmparatorluğu'nun tarımsal üretim düzeniyle süvariye dayalı sipahi askerî gücünü ve merkezî otoritenin taşradaki egemenliğini sentezlemeyi başarmış bir askerî-idarî-iktisadî birimdi. Timarda üreticilik yapan reâyâ ve yöneticilik yapan sipahi, savaş zamanında kısa sürede bir atlı askere ve alt rütbeli bir subaya dönüşmekteydiler. Söz konusu birim, atlı süvarilerin Osmanlı ordusu açısından önemi devam ettiği nispette canlılığını sürdürmüştür. Tımar, ateşli silahların ve para ekonomisinin çok sınırlı olduğu çağlarda etkin bir idarî üniteydi. Tımar birlikleri ateşli silah kullanmazlar, ok, yay, ve mızrakla savaşırlardı.
    Tımarların Önemini Yitirmesi
    Avrupa'da ateşli silahların 16.yüzyıl boyunca yaygınlaşması Avusturya cephesinde atlı süvarilerin ve sipahilerin savaş gücünü azaltmıştı. Bu durum ateşli silahlarla eskiden beri donanmış olan Yeniçerilerin önemini arttırdı. Yeniçeriler maaşlarını doğrudan doğruya hazineden nakit para (ulûfe) biçiminde almaktaydılar. Yeniçerileri birlikleri sayısının büyümesi Osmanlı maliyesinde nakit para ihtiyacını artırdı. Nakit gereksinimini hızlı bir biçimde karşılamanın başlıca yolu vergilerin iltizam yöntemiyle toplanmasıydı. Sözü geçen yöntemin 16.yüzyıl sonlarında başat hale gelmesiyle tımarların gerek askerî, gerekse ekonomik anlamda belirleyici bir önemleri kalmamıştır. Tımarlar bundan sonra varlıklarını bir kalıntı kurum olarak 19.yüzyılın başlarına değin sürdürecektir.
    Kaynaklar
    # Vikiped



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  4. Tımar Sisteminin Faydaları Nelerdir?

    Tımar sistemi, Osmanlı Devleti'nde toprak üretiminde devamlı bir verimlilik sağlamış ve hazineye yük olmadan güçlü ordu oluşturmayı mümkün kılmıştır.

    Tımar Sistemi'nin üretim ve güvenlilik açısından önemli bir işlevi vardır. Sipahiler hem toprağı eken halktan devlet adına vergi toplarlar hem de asker yetiştirirlerdi. Savaş zamanlarında ise ordunun silahlı gücü haline gelirlerdi


 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri