Hoşgeldiniz.

içe kapanıklık sessizlik ve utangaçlık nasıl tedavi edilir , nasıl giderilir Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın e ödev Diş gıcırdatma nasıl tedavi edilir? Diş eti
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 29      

  1. Kayitsiz Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    İçe Kapanıklık Sessizlik Ve Utangaçlık Nasıl Tedavi edilir

    Sponsorlu Bağlantılar




    içe kapanıklık sessizlik ve utangaçlık nasıl tedavi edilir, nasıl giderilir

    Paylaş Facebook Twitter Google







  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Aşırı derecede çekingenlik, utangaçlık bir psikolojik bozukluktur. Türkiyeli insanlarda ve bazı gelişmemiş ülkelerde daha fazla çekingen insan vardır. Bizim kültürümüzde “ Sessiz, uysal itaatkar “ çocuk hep teşvik edilmiştir. Örneğin “ kız gibi oğlan çok sakin uysal “ lafı Anadolu da çok yaygındır.

    “ Çekingen- kaçıngan kişilik bozukluğu” ve “ sosyal fobik bozukluk” başlıca iki çekingen yapıyı temsil eder. Yaklaşık toplumdan % 10 kadar insan bu sorunla karşı karşıyadır.

    Çekingenlik, utangaçlık ve sıkılganlığın kaynağı ; genetik, “silik anne- baba modeli”, otoriter ebeveynlerin varlığı, aşırı koruyucu kollayıcı ve hep eleştiren anne-baba modeli,

    En büyük nedenler aileden ve çevreden kaynaklanır.

    Anne- babanın her ikisi veya biri aşırı evhamlı, titiz, koruyucu- kollayıcı ise ; sürekli çocuğunu “ kollamaya”, “göz önünden ayırmamaya çalışır.” Yada çocuğun yaptığı işler beğenilmeyip hep eleştiriyor ve küçümseniyorsa , diğer çocuklarla kıyaslanıyorsa veya çocuğa her “ yanlışında” dayak atılıyorsa bu çocuklar potansiyel çekingenliğe adaydır.

    Çocuğun kendine güvenli, girişimci olabilmesi için teşvik edilmesi, iltifat edilmesi gerekir. Çocuğun sırtını sıvazlamak, aferin demek onu motive eder. Çocuğa uygun ve kesinlikle zararlı olmayan şeylerde ona uymak ve onun tercihlerine saygı göstermek çocuğun yeteneklerinin gelişmesi için özgür ve öz denetime dayalı bir disiplin anlayışı olmalıdır. Çocukla hem oynamalı hem eğlenmeli hemde ciddi konularda ilgilenilmelidir.

    Aşırı derece de çekingen ve utangaç olan çocuklar ; gençlikte de, yetişkinlikte de bu sorunla iç içedir.



    Nasıl anlayacaksınız? Çekingenlik mi, kişilik bozukluğu mu ? Nasıl bir kişiliğe sahipsiniz? Çekingen mi, yoksa dışa dönük mü?”Maalesef çekingen bir yapım var”diyorsanız üzülmeyin, sorununuzda yalnız değilsiniz!

    Karizmatik dediğiniz kişiler bile aslında çekingen kişiliğe sahip olabiliyor. Üstelik, bu sorun bazen ilerleyerek kişilik bozukluğuna da dönüşebiliyor. İşte bu konuda duymak istedikleriniz.
    Arkadaşlık ilişkilerinde ilk adımı atmakta güçlük çekiyor, kimsenin sizi grubuna dahil etmeyeceğini düşünüyorsunuz. Bu sıkıntınız yüzünden davet edildiğiniz partilerde en ücra köşeyi seçiyor, tek bir kelime etmeden mekânı terk ediyorsunuz. İşyerinde de sorununuz değişmiyor. Aslında aklınıza parlak fikirler gelse de, meslektaşlarınız tarafından alay edileceğiniz ya da eleştirileceğiniz korkusuyla projenizi kendinize saklamayı tercih ediyorsunuz. Oysa, siz yeni arkadaş grupları edinmek, sosyal ve meslek yaşantınızda daha aktif bir yaşam sürdürmek istiyorsunuz. Ama bir de şu çekingenliğiniz olmasa…
    Pek çoğumuzun mustarip olduğu bir sorun aslında. Öyle ki, “karizmatik”olarak değerlendirdiğimiz kişiler bile, aslında çekingen kişiliğe sahip olabiliyorlar. Peki, çekingenlik ne ve ne zaman sorun oluşturuyor? Bu sorundan kurtulmak için ne yapmak gerekiyor?


    Yaşam kalitesini bozuyorsa…
    Gerek sosyal gerekse mesleki yaşamda herhangi bir sorun oluşturmuyorsa, bu durum sadece basit bir çekingenlik olarak tanımlanabilir. Ancak, bu sorun yaşam kalitesini ciddi boyutlarda düşürecek şekilde ilerliyorsa, o zaman “Kaçıngan Kişilik Bozukluğu” olarak nitelendiriliyor. İşte, bu noktada psikiyatristler devreye giriyor. Kaçıngan kişilik bozukluğu, yetersizlik duygularının ve eleştiriye aşırı duyarlılığın süreklilik gösterdiği bir davranış biçimi. Yapılan çalışmalar, kaçıngan kişilik bozukluğunun yüzde 1-10 arasında görüldüğünü gösteriyor. Psikiyatrist Dr. Serdar Serdaroğlu’na göre bu oran aslında kesin rakamı vermiyor. Çünkü pek çok kişi sorunu nedeniyle psikiyatriste başvurmayı gerekli görmüyor. Bu kişiler toplumda utangaç, ürkek, yalnız, kendi halinde kişiler olarak tanımlanıyor. Strese tahammül güçlerinin zayıf olması, beraberinde depresyon ve sosyal fobi gibi rahatsızlıkları getirebiliyor. Genellikle çocukluk çağında çekingen davranışlarla başlayan bu sorun; aile ve sosyal destek sağlandığı takdirde, kişilik bozukluğuna dönüşmeden hafifleyebiliyor. Öyle ki, bu kişiler psikiyatrist desteği almadan kaliteli bir yaşam sürdürebiliyor. Ancak çevrelerinden destek almadıkları takdirde, genetik yatkınlıkları da varsa, çekingenlik sorunu zamanla kaçıngan kişilik bozukluğuna dönüşüyor. İşte, o zaman kişinin yaşam kalitesini düşüren ciddi sorunlar baş göstermeye başlıyor!

    Mesleki ve sosyal yaşama ket vuruyor
    Öyle ki, işyerinde yükselme önerilerini, yeni sorumluluklar ve iş arkadaşlarından eleştiri alma korkusuyla geri çevirebiliyorlar. Tabii bu da kariyerlerinde ciddi sorunlar yaratıyor. Aynı kaçınma, sosyal yaşamda da kendini gösteriyor. Arkadaşları tarafından beğenilmeyeceği duygusu yüzünden, grup iletişimi gerektiren her türlü sosyal etkinliklerden kaçınabiliyorlar.
    Kaçıngan kişilik bozukluğunun bir diğer özelliği de bu kişilerin sevildiklerinden, eleştirilmeden kabul edileceklerinden emin olmadan yeni arkadaşlıklar kurmaktan kaçınmaları. Kişiler arası yakınlık kurmak bu insanlar için oldukça güç. Aslında yeni arkadaşlıklar kurmaya çok da istekliler. Bu kişiler, reddedilmeye aşırı duyarlı oldukları için, ancak insanlardan çok emin oldukları ve kendilerini çok güvende hissettikleri zaman iletişim kuruyorlar. Benlik saygısının düşük olması, dışlanmaya duyulan aşırı duyarlılık, kişiler arası ilişkileri kısıtladığı için toplumdan uzak yaşayarak, toplumsal destekten yoksun yaşıyorlar. Bunun sonucunda ya çok güven duydukları kişilerle yaşıyor ya da yalnız kalmayı tercih ediyorlar. Yalnız kalmaya tahammülleri olmayan bu kişilerde, zamanla anksiyete ve panik atak gibi sorunlar ortaya çıkmaya başlıyor.

    Reddedilmeye aşırı tepki
    Dr. Serdar Serdaroğlu’na göre, bu kişilerin en büyük korkularından biri kendilerine yönelik bir ilginin aşağılayıcı ve dışlayıcı olma riski. Eleştirilecekleri ve dışlanacakları konusu üzerinde aşırı düşündükleri için kaçıngan kişilik bozukluğu sorunu yaşayan kişilerin bu tür tepkileri sezme yetenekleri de çok düşük. Bir başka özellikleri de reddedilmeye aşırı tepkili ve duyarlı olmaları. Öyle ki, reddedildiklerinde aşırı sessiz kalabildikleri gibi, özellikle öfke potansiyeli taşıyorlarsa şiddete başvurup, karşısındaki insana zarar da verebiliyorlar.

    Onay almadan asla!
    Dr. Serdaroğlu, bu tür kişilerin yanlış yapma endişesiyle her davranışlarında onay alma ihtiyacı hissettiğine dikkat çekiyor. Bu tür onay alma ihtiyacı, genellikle çocukluk çağında ailesi tarafından karar verme yeteneği kısıtlananlarda görülüyor. Hata yapma korkusu da, kişinin hem mesleki hem de sosyal yaşamında sıkıntı çekmesine yol açıyor. Örneğin, iş toplantısında çok parlak fikirleri olsa bile, sırf alay edilme korkusu nedeniyle fikirlerini söylemekten kaçınıyorlar. Bu gerginlik öyle ciddi boyutlara taşınıyor ki, fikirlerini açıklama cesaretlerini gösterseler bile, aşırı heyecanlanıyor ve bunun sonucunda konuşurken ne söylemesi gerektiğini unutarak zor duruma düşebiliyorlar. Bu yüzden arka planda kalmayı tercih ediyorlar.

    Ve, dış dünyaya “merhaba”
    Kaçıngan kişilik bozukluğunun tedavisinde psikoterapi birinci planda yer alıyor. Bu süreçte gerekirse ilaç tedavisinden de yararlanılıyor. Dr. Serdaroğlu, özellikle medikal tedaviyle birlikte yürütülen terapilerin oldukça başarılı sonuçlar verdiğine dikkat çekiyor. Ancak, çekingenliğin boyutları ne kadar yoğunsa, tedaviden alınan başarı oranı da o kadar düşüyor. Dolayısıyla tedaviye mümkün olduğunca erken başlanması önemli. Çekingenlikten kurtulmak için mutlaka bir hobi edinmelisiniz. Ancak grup çalışması gerektiren etkinlikleri seçmeye özen gösterin. Örneğin, basketbol, voleybol ya da tiyatro çekingenliğinizi üzerinden atmanız için birebir. Ortaya çıkan sonuçta, grup üyesi olarak kendi emeğinizin de var olduğunu bilmeniz, hem gruba olan bağlılığınızı artıracak, hem de özgüveninizi kazanmanızı sağlayacak.




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  4. edanur ısınmış

    Bende de aşırı çekingenlik var bir eşyayı takamıyorum yani bunlar küpe,kolye bileklik gibi taktığım zaman benle dalga geçecekler diye bir korku var eşyam güzel olup daha önce insanların beğendiği bir eşya olsada biri birşey diyip canımı sıkıcak ve taktığıma pişman edecek diyetakı alamıyorum.


  5. senanur

    Bende de aynı sorun var okulda dersanede ya da kalabalık bir ortamda söz almaktan çekiniyorum alay konusu olmaktan korkuyorum kimseyle doğru düzgün konuşamıyorum duygularımı ve düşüncelerimi paylaşamıyorum annem babam ve çok yakın bir iki arkadaşımdan başka etrafımda kimse yok bu mesajı yollayıp yollamamakta çok zorlandım ve çekindim ama artık patlayacak durumdayım ve yardıma ihtiyacım var yukarıda yazanlar bana yeterli değil lütfen yardım edin sizce ne yapmalıyım?


  6. Alıntı senanur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bende de aynı sorun var okulda dersanede ya da kalabalık bir ortamda söz almaktan çekiniyorum alay konusu olmaktan korkuyorum kimseyle doğru düzgün konuşamıyorum duygularımı ve düşüncelerimi paylaşamıyorum annem babam ve çok yakın bir iki arkadaşımdan başka etrafımda kimse yok bu mesajı yollayıp yollamamakta çok zorlandım ve çekindim ama artık patlayacak durumdayım ve yardıma ihtiyacım var yukarıda yazanlar bana yeterli değil lütfen yardım edin sizce ne yapmalıyım?
    Bence kendinizi fazla sıkıyorsunuz dışa doğru. Söz almaktan korkup alay konusu olacağınız tereddütü var içinizde varsayaımki alay konusu oldunuz ? bu size ne kaybettirir.


  7. kadir

    Gecmiste okulda sorunlar yasadim bana hep bu cocuk escinsel dediler. Escinsel miyim degil miyim onu da bilmiyorum, aslinda baktigimda evet hem öyleyim ama yakinlarimin bunu bilmezsini istemiyorum ama beynim sonradan bunun dogru birsey olmadigini söylüyor ve yanlis oldugunu biliyorum cünkü ileride bende evlenmek mutlu bir hayatim olsun diyorum cocuklarim olsun falan. Mesela bir erkek'le tek gecelik olur ancak diyorum bir erkek ile birlikte olmak sokakta dolasmak falan istemem sevgilim olarak. Ben bille öyle birsey görsem ayiplarim hic tasvip etmiyorum. Birde baskasinin gözünde kiz gibi erkek gibi görünmekten korkyorum öyle göründügümü sanmiyorum (yani abarti degil haraketler, konusma gibi). Nasil cözebilirim bu sorunu?


  8. Misafir Üye

    ya ben 14 yaşındayım herkes bana hiç konuşmuyosun, hiç ortama karışmıyosun diye üsstüme geliyor. hiç arkadaşım yok. arkadaşlık kurmak istiyorum ama olmuyor. mesela bugün çok iyi biriysem sonraki gün çok ketum soğuk biri oluyorum. bu benimde moralimi bozuyo. hiç gülmüyorum. etrafımdaki bebekler tatlı olsada onlardan çok uzak duruyorum. sürekli somurtmak benimde psikolojimi bozuyor. yardım edinn


  9. Misafir Üye

    Arkadaşlar bende utangacım ve çekingenim bütün gün evde oturmaktan çok sıkılıyorum zaten fazla arkadaşım yok olanlarlada fazla iletişim kuramıyorum şehirde falanda kalmıyorum köydeyim lütfen yardımcı olun bana çaresiz hissediyorum kendimi


  10. Misafir Üye

    Bende 16 yasindayim gecmisime bakinca ne kadar ice kapanik oldugumu farkediyorum ama su zamana kadar tek basima epeyce yol kat etttim fakat hala o yol bitmis degil cunku gittigim psikolog bile bendeki sorunu anlayamadi neyse sunu solemek istedim eger yola tek basiniza cikarsaniz isiniz cidden zor olur ben hala basim yukarda eelerim salinmis rahat vi sekilde sokakta yuruyemiyorum yani benim yolum henuz bitmedi


  11. Ahmet

    Bende bu yazılanların çoğu var ve hatta her türlü ortamada girdim ama yinede çözüm olmadı ilaçla başlamıştım ama bıraktım sadece uyutuyordu ilaçlar okul yüzünden bırakmak zorunda kaldım ve bu sorun hem okul hayatımda hem iş hayatım da her türlü engelime neden oluyor hep önümde duvar oluyor buna çok acil çözüm bulmakistiyorum artık patlayacak durumdayım


 

 
Powered by vBulletin® Version 4.2.2
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.