Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

çevremizdeki dil bozuklukları ile ilgili yazı lazım Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Kaygı Bozuklukları ve tedavisi Tik Bozuklukları, Tikler, Basit Hareket Tikleri, Karmaşık Hareket Tikleri,
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 9      

  1. Kayitsiz Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    çevremizdeki dil bozuklukları

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    İşitme Becerileri

    Çevremizdeki bütün bilgiler, bize duyularımız yoluyla gelir. Yani görme, duyma, koklama, tadı alma ve dokunma duyularımızla çevremizi algılarız. Eğer bu duyulardan bir tanesi yetersiz çalışırsa, bununla ilgili algılama da eksik olacak ve gene bu duyuya bağlı olan öğrenme olumsuz etkilenecektir.
    DS’li bireylerin işitme bozukluklarına, bu sendroma adını veren John Langdon Down 1887 yılındaki bir konuşmasında yer vermiştir. Onun önerisi konuşmanın kural olarak geciktiği bu bireylere, bu güçlüğün üstesinden gelinebilmesi için, ağız jimnastiği yaptırılması, bunu takip eden taklit becerilerinin geliştirilmesi ve tek heceli sesleri somut anlamlarıyla birlikte öğretilmesiydi.

    Bir çocukta konuşmanın gelişebilmesi için çocuğun çevresinde konuşulan dilin bütün seslerini net olarak duyabilmesi gerekir. Bu DS’si olan bireylerde her zaman mümkün değildir. Çünkü DS’li çocukların %80’inde çeşitli derecelerde işitme kaybı vardır ve bu işitme kaybı tiplerinden bir tanesi iletim tipi işitme kaybıdır, kulak yollarının küçük ve dar olması nedeniyle, DS’li çocuklar sık sık kulak enfeksiyonu geçirirler. Kulaktaki bu enfeksiyonlar veya sıvı ve kulak kirinin birikmesi sesin etkili ve sürekli olarak iletilmesini önler. En sık görülen nedeni otitis media (orta kulak) iltihabına bağlı işitme kaybıdır.
    İletim tipi işitme kaybı sadece sesleri duymayı etkilemez. ‘İşitme algısı’ ve ‘dinleme becerisi’ de bundan etkilenir. Eğer çocuğunuz sesleri bir duyup bir duymuyor ise bunlara kulak kabartıp dinlemeyi öğrenemez. Örneğin sokaktan geçen bir arabanın olduğunu algılayabilmek için, bu arabanın sesinin sürekli duyulması gerekir. Oysa DS’li çocukların çoğu kulakla ilgili problemleri nedeniyle bu sesleri bir duyar bir duymazlar. Bu durum çocuğun kendi diline ait sesleri, konuşma seslerini geliştirme becerisini (fonolojik gelişim) etkilemektedir.
    DS’si olan çocuklarda görülen başka bir tip işitme kaybı da duyu sinirlerine (sensorineural) bağlı işitme kaybıdır. Bu daha kalıcı bir işitme kaybıdır. İşitme sinirleri veya iç kulaktaki zedelenmelerle olur. Bu tip işitme kaybı olan çocuklar işitme aletine gereksinim duyarlar.
    Üçüncü tip işitme kaybı ise karışık tiptedir. Yani yukarıdaki bu iki tip işitme kaybı bir arada söz konusudur. Bu nedenlerden dolayı düzenli olarak Kulak-Burun-Boğaz doktoruna gidilmesi ve aralıklarla işitmenin ölçülmesi gerekir.
    Konuşma ve dil gelişimi açısından çok önemli olan bu iyi duyma becerisinin başlangıçtan itibaren güçlük çıkartması, bunu telafi edecek iyi durumdaki duyuların (görme), dil öğretiminde kullanılmasına neden olmuştur. Bu yüzden DS’li çocuklara konuşma ve dil görsel yolla öğretilmektedir . Erken eğitim programlarında öğretilmesi gereken ilk becerilerden bir tanesi “sese karşı tepki ve duyarlılık” göstermelerini sağlamaktır. Bu sesler ev dışı sesler olabilir (araba, tren, ezan, oynayan çocuklar gibi) veya ev içindeki sesler olabilir (kapı, su, çamaşır makinesi gibi). Bebeğinizin bu seslere tepki geliştirebilmesi için başlangıçta bu seslere dikkat çekmeniz ve sesin kaynağına gidip bulma oyunu oynamanız yerinde olur. Veya bebek oturacak kadar büyüdüğünde, bebeğin iki yanına koyacağınız örtülerin veya kutuların altına sesli oyuncaklar saklayıp (çalar saat, müzik kutusu gibi) sesi bulma oyunu oynayabilirsiniz. Bebeğinizin sesten tarafa olan tepkisini sevinerek ve alkış teşvikiyle karşılayın. Uygun örtüyü açtığında da oyuncağı ile bir süre oynamasına izin verin. Başlangıçta bebeğiniz her şeyi sizin yardımınızla yapacaktır. O hazır olduğunda yardımı yavaş yavaş çekip, becerilerinin daha özgür gelişmesine olanak vermek gerekir.

    Görme Becerileri

    Çocuklar dili “nesnenin adı” olarak öğrenirler. Yani bir kedinin adını öğrenebilmesi için çocuğun yüzünüze bakıp, kedi kelimesinin nasıl söylendiğini görmesi kadar, kediyi de net olarak görmesi gerekmektedir.
    DS’li çocuklarda zayıf ve bulanık görme söz konusudur. Zayıf görme benzer nesneleri ayırt etmeyi güçleştirir. Çocukların bebek ve ayıyı, top, elma, portakal ve domatesi, kedi ve köpeğin resimlerini görünce karıştırdıklarına tanık olduk.
    Görmeyle ilgili güçlükler %20-30 şaşılık, %30-50 miyopik ve %20-30 hiperopia şeklinde dağılım gösterir. Konjenital katarakt yeni doğanların %3’ünde görülmektedir. Bu çocukların düzenli olarak göz muayenelerinin yapılması gereklidir.

    Dokunma Duyuları

    Bebekler dokunma duyularıyla ve dokunarak çevrelerinden çok şey öğrenirler. Bebek eline yeni bir oyuncak aldığında onu hemen ağzına götürür. Ağız etrafından duyum alma, özellikle konuşma gelişimiyle ilgilidir.
    DS’si olan çocukların duyularından gelen uyarımları fark etmeleri ile ilgili güçlükleri vardır. Örneğin çocuğunuz yemek yerken dudaklarından, yanaklarında veya dişlerinde kalan yiyecek kırıntılarını fark etmeyebilir. Dilini bu kalan yiyecek parçalarını temizlemek için kullanmayabilir. Veya dilinin nerede olduğunu fark edememe, özellikle çocuğun belli konuşma seslerini çıkartması dilini yönlendirerek gös-termeniz gerekir. Bu ses pozisyonunu pek çok tekrarla, yerleşene kadar geliştirdiklerine ve zorlandıkları sese gelince, doğrusunu söyleyene kadar uğraştıklarına tanık olduk.
    DS’li çocuklarda dokunulmaya karşı iki türlü tepkiye rastlanır. Bunlardan biri aşırı tepkililiktir (hypersensitivity). Dokunulmaya bu türden tepkileri olan çocuklar, ağızlarına, yüzlerine dokunulmasına izin vermezler. Bu çocuklarla ayna karşısında yapılacak olan ağız-dil-dudak jimnastiğinde güçlük yaşanabilir. Çocuğu doğrudan ayna önü çalışmalarına başlatmadan önce bir süre birlikte çalıştığınız masanın yanında aynayı tutarak ve ara sıra bakarak, çocuğun aynaya alışmasını sağlamak yerinde olur. Aslında DS’li çocukların aynaya bakmayı çok sevdikleri ama amaç ayna önünde dil jimnastiği yapmak olduğunda bunu bazı çocukların kolay kabul edemediklerini biliyoruz. Bu tür çocuklarla çalışırken dil jimnastiğinin yapılacağı yerlere, ağzın yanlarına, dudaklara ve damağa çocuğun sevdiği türden tatlılar sürmek (bal, fıstık ezmesi, çikolata) çalışmayı kolaylaştırır.
    Dokunulmaya karşı aşırı hassaslık yeme alışkanlığında çocuğun sınırlı miktarlarda yemek yemesini, bazı yiyeceklerin dokusundan kaçınması, karışık tatlar yemek istememesi olarak ortaya çıkabilir. Bu türden yeme problemini kalp hastalığı olan DS’li çocuklarda da görmekteyiz, fakat onların durumlarında çiğnemek veya emmek çok yorucu bir hareket olduğu için çocuk bundan kaçmaktadır. Günlük aktivitelerde ise çocuk yıkanmayı, yüzünün silinmesini, dişini fırçalamayı sevmeyebilir. Dokunulmaya karşı aşırı hassas çocuklar dokunulmaya olumsuz ve heyecanla tepkiler verebilirler. 
    Dokunulmaya karşı başka bir tepki türü ise az tepkililiktir (hyposensitivity). Az hassasiyet çocuğun ağzına fazla miktarlarda yiyecek alması, yeteri kadar çiğnememesi, yerken ağzının kenarlarında yiyecekler kalması olarak gözlemlenebilir. DS’si olan çocuklarda sıkça rastladığımız diş gıcırdatma, parmak emme, oyuncak ısırma ağız içi uyaran ihtiyacını göstermektedir. Parmak emen çocuklara kuru bir diş fırçasıyla diş etlerine, yanak içlerine masaj yapmak bu ihtiyacı gidermektedir(Bu bölüm ‘’Sevgi Dili Konuşan Çocuklar’’ adlı kitaptan alınmıştır).

    Ağız ve dil için egzersizler

    Dil konuşma becerisi kadar çiğneme, yalama ve yutma için de önemlidir. Konuşma sırasında dil öne arkaya, yukarı aşağı çabuk hareket etmelidir ki, sesler doğru olarak çıksın. Dil egzersizleri sırasında baş ve çenenin hareket etmiyor olmasına dikkat edin. Eğer hareket ediyorsa dil görevini yeteri kadar yapmıyor demektir. Dili dışarı çıkartmak için şu egzersizler uygundur:
    1.Çocuğunuzu ayna karşısında, dilini dışarı çıkartma hareketini yapması için cesaretlendirin. Bunu yapabilmesi için çenesine çikolata, bal veya reçel sürebilirsiniz.
    2.Dilin ucuna kaşık ile hafifçe güç uygulayarak, dilin öne doğru çıkmasını sağlayın.

    3.Yalaması için sevdiği yiyeceklere batırılmış kaşık verin. Bunu yapmasını biraz güçleştirmek için kaşığı ağzından biraz uzakta tutun. Aynı çalışma topi-top türü şekerler ve dondurmayla da yapılabilir.

    4.Çocuğun damağına yapışkan türde tatlılar (bunların içinde en uzun kalanı fıstık ezmesidir) sürerek bunu yalayarak almasını öğretin.

    5.Eğer çocuğunuz dilini damağına doğru kaldıramıyor ise, dilini alttan iterek, doğru dil pozisyonu gösterin. Bu aktiviteye ‘lılı...’ sesini de ekleyebilirsiniz.

    6.Yumurta kaplarına yiyecek koyarak, bu yiyeceği sadece diliyle ulaşmasını öğretin.


    Dudaklar için egzersizler

    Dudaklar tükürüğün kontrolü, yutma ve üfleme becerileri için olduğu kadar, ses çıkartmak için de önemlidir. Bazı konuşma seslerinde dudakların ileri doğru büzülmesi, bazen de tam olarak yayılması gerekir. Çocuğunuzun bir dudak hareketinden başka bir dudak hareketine hızlı ve seri olarak geçebilmesi onun konuşmasını daha anlaşılır yapacaktır. Bunun için çocuğunuzla ayna karşısında “öpücük” verme hareketi ve “gülme” hareketlerini deneyebilirsiniz. Aynı şekilde ‘”oo” ve ‘”ii” seslerini birbirleri arkasına çıkartmak da dudakları için iyi birer egzersizdir. Bazen çocuklar ağızlarını tam olarak kapatamadıkları için sürekli tükürük akıtırlar. Bu durumda çocuğun dudaklarını rujla boyayarak, ağzın açık ve kapalı durumlarında kağıt üzerine baskı çıkartmak, çocuğun ikisi arasındaki farkı ayırt etmesine yardım edecektir.
    Üflemeli oyuncaklar kullanmak, sabundan balonlar yapmak, büyük çocuklar için burunla üst dudak arasında kalem tutmaya çalışmak, mum üflemek, alt dudağa çikolata sürüp üst dudakla almaya çalışmak veya üst dudağa sürüp alt dudakla almaya çalışmak, dudaklarla yapılan diğer egzersizlerdir(Bu bölüm ‘’Sevgi Dili Konuşan Çocuklar’’adlı kitaptan alınmıştır).



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  4. Misafir Üye

    lütfen madde madde yapınız


 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri