Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

peygamber efendimiz in taşlanması diye bir olay varmıdır bunun hakkında bilgi istiyorum Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Peygamber Efendimizin Kabri Şerifi, Peygamber Efendimizin Kabri Şerifinin
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 3      

  1. Kayitsiz Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Peygamber efendimizin taşlanması

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Peygamberimizin (SAV) Taif'te Çocuklar Tarafından Taşlanması.

    Efendimiz Resulallah (SAV) görev alışının ilk zamanlarında gerçeği tebliğ etmek üzere Taif şehrine gitmişti.Taif halkına elinden geldiğince gerçekleri göstermek için gayret sarfettiler.Ama onlardan aldığı cevap sadece hakaret oldu.Hatta bu kadarlada kalmayıp çoluk çocuk Efendimize eziyet etmeye kalkıp,taş yağmuruna tuttular.Atılan taşlardan mübarek ayakları kanlar içinde kalmıştı.Nihayet akrabalarından birinin bağına ulaşarak,bu son derece insafsız saldırıdan kurtulabildiler.Ama çokda gücüne gitmişti bu davranışları.O hiçbir karşılık beklemeden sadece gerçeği tebliğ etmek üzere onların ayaklarına gidiyor,aldığı cevap ise hakaret ve taşlanmak oluyordu.Gayri ihtiyari mübarek gözlerinden yaşlar dökülmeye başladı.İşte o zaman Allah'ın emri ile
    Cebrail aleyhisselam Resûl–i Ekrem’e gelerek Rabbinin onu kendisini taşlayan Taifli zalimler güruhuna karşı Allah’ın gazabını ve azabını isteyip istememe hususunda muhayyer bıraktığını söyler. O şanlı Nebî,

    “Ben rahmet peygamberiyim” sözünü, işte öylesi bir vasatta söyler. ‘Ben onların helâk olmalarını istemem. Bilakis, Allah’ın onların sulblerinden yalnız Allah’a ibadet edecek, O’na hiçbir şeyi şerik koşmayacak kimseler çıkarmasını dilerim.”

    Resûl-i Ekrem (a.s.m.) sığındığı o bağda biraz dinlenip sükûn bulduktan sonra, yarasını temizleyip abdest almış, ardından da iki rekat namaz kılmıştır. Namazın sonunda Rabbine sunduğu münacat ise, Rububiyet-ubudiyet ilişkisinin tarifsiz bir örneğidir. Meali dahi insanı huşû ve huzûa getiren bu münâcatta, Nebiyy–i Zîşan (SAV), bir ‘abd-i aciz’ olarak Kadîr-i Rahîm’e şöyle seslenmiştir:

    “Yâ Allah! Gücümün zayıflığını, tedbirimin azlığını, halk nazarında hakîr görülüşümü sana arz ve şikâyet ediyorum.

    Yâ Erhamu’r–Râhimîn! Sensin zayıf düşenlerin Rabbi! Sensin benim Rabbim!

    Sen beni kime bırakıyorsun? Senden uzak olan ve beni gördükçe suratını asan kimselere mi? İşimi eline verdiğim düşmana mı?

    Eğer Senden bana karşı bir azap yoksa, hiç gam çekmem.

    Senin af ve mağfiretin, benim için, gazabından daha geniştir.

    Senin üzerime gazab indirmenden, yahut gazabının üzerimde yerleşmesinden, Senin karanlıkları aydınlatan, dünya ve âhiret işlerini düzene koyan Vechinin Nuruna sığınırım!

    Herşey Senin rızan içindir ve bütün güç, kuvvet de Sendedir, Senin Elindedir!”



    sana uzanan eller bilmiyordi ey nebi bilmiyorlardıki...
    sende kendilerinde görünce o eller sana dokunmak öpmek için gelmedilermi ey nebi..
    canlar feda sana ey serveri seni çok seviyoruz çok canım sana feda olsun ey sevgili...



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri