Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

2 sayfalık metinde ses olaylarını bulma Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın 4 dört sayfalık bir metinde cümle çeşitlerinin belirlenmesi 2 sayfalık herhangi bir metinde fiil
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 22      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    2 sayfalık metinde ses olaylarını bulma

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    2 Sayfalık Metinde Ses Olaylarını Bulma

    Çok eski zamanlarda bir
    padişahın üç oğlu varmış. Bu padişah sağlığında çocuklarına vasiyet
    ederek, bunların büyüğüne, ''''Sarı tüylü, mavi gözlü adamla konuşma,''''
    deyip, bir sandık altınla bir de af vermiş. Ortancasına, ''''Köse ile
    görüşme,'''' diyerek bir yuları vermiş. Küçüğüne de ''''Cüce ile dostluk
    kurma,'''' diyerek bir çift ü......zengi vermiş.

    Aradan bir zaman geçtikten sonra da eceli gelip ölmüş. Şehzadeler kendi
    başlarına kalmışlar. Günün birinde sarı tüylü, mavi gözlü bir adam
    saraya gelip büyük şehzadeye, ''''Ah şehzadem, sen beni ne çabuk unuttun?
    Baban sağken her zaman bana para verirdi, ben de onun sayesinde
    geçinirdim. Baban öldü, sen kaldın. Benim böyle parasız pulsuz gezmem
    senin şanına yakışır mı?'''' der.

    Şehzade de bakar ki, bu soytarının biri, babasının vasiyetini unutup,
    bunu yedirir, içirir, sarayına yerleştirir.

    Ertesi gün olunca, bu sefer de ortanca şehzadeye bir köse gelir, ''''Aman
    şehzadem, aç kaldım, açıkta kaldım, ocağına düştüm,'''' diyerek, babasının
    vasiyetini hiçe sayan şehzadeyi kandırır, o da saraya yerleşir.

    Üçüncü gün küçük şehzade çarşıda gezinirken bir cüceye rast gelir. Cüce
    şehzadeyi görünce, ''''Aman şehzadem, bana merhamet et, zira aç kaldım,
    hiçbir iş yapmaya gücüm yetmez,'''' diye yalvarmaya başlamış.

    Cücenin hali şehzadeye pek dokunur, ona saraya gitmesini söylemiş.

    Cüce de saraya varıp, sarı tüylü, mavi gözlü adamla kösenin yanına
    yerleşmiş. Üçü birlikte yemişler, birlikte içmişler, birbirleriyle
    arkadaş olmuşlar, her gün şehzadelere türlü türlü soytarılıklar yaparak
    onları eğlendirmişler

    Şehzadeler bu üç adamın yaptığı soytarılıklardan öyle hoşlanmışlar ki,
    bunlara yere göğe koymaz, gece gündüz yedirip, içirip, kendileri de
    hiçbir işe bakmaz olmuşlar.

    Hazıra dağ dayanmadığı gibi, bu üç adam böyle har vurup harman savurarak
    kısa zamanda büyük şehzadenin bir sandık al tınını tüketmişler. Şehzade
    parasız kalınca ne yapsın? Tam pazara giderken sarı tüylü adam yanına
    gelip, ''''Şehzadem, nereye gidiyorsun?'''' diye sormuş.

    Şehzade de, ''''Nereye gideceğim? Bir sandık altını yedik bitirdik, kaldık
    parasız. Elimize birkaç altın geçirebilmek için atı satmaya gidiyorum,
    diye cevap vermiş.

    Sarı tüylü adam, ''''Şehzadem, bu atı satıp de ne yapacaksın? Onu
    satacağına bana kırk tane yalan söylersin, ben de sana yirmi bin kuruş
    veririm,'''' demiş.

    Şehzadenin, ''''Ben yalan söylemeyi beceremem, bana böyle şey
    öğretmediler,'''' demesi üzerine sarı tüylü adam atı kaptığı gibi kaçmış
    gitmiş; şehzade onun arkasından bakakalmış. Ne yapsın? Oradan tekrar
    dönüp saraya gelmiş. Gelir ama, sarayda ne yiyecek var, ne içecek bir
    şey. Bu sefer ortanca şehzade babasının verdiği yuları sırtına vurup,
    pazarını yolunu tutmuş. Yolda giderken önüne köşe çıkmış. 0 da sarı
    tüylünün dediği gibi, ''''Söyle bana kırk yalan, sana yirmi bin kuruş
    vereyim,'''' demiş.

    Şehzade ona yalan bilmediğini söyler, köse de şehzadenin elinden yuları
    kaptığı gibi kaçmış gitmiş. Şehzadenin ağzı açık kalmış; o da ağabeyi
    gibi boş elle dönmüş saraya.

    Bu defa iş küçük şehzadeye kalmış. 0 da babasının verdiği üzengiyi alıp
    pazara gitmiş. Yolda cüceye rastlamış. Cüce bunu görünce, ''''Aman
    şehzadem, nereye gidiyorsun''''? diye sormuş.

    Şehzade olup bitenleri cüceye anlatınca, cüce, ''''Şehzadem söyle bana kırk
    yalan söyle sana yirmi bin kuruş vereyim. Hem atı, hem yuları, hem de
    üzengiyi,'''' demiş. Şehzade, ''''Canım, ne bileyim ben yalan nasıl söylenir?
    Bak, benim başımdan neler geçtiğini sana hikaye edeni. Dün saraydan
    çıktım, yolda giderken bir adam çıktı karşıma, '''' dedi ki: ''''Şehzadem,
    müjde isterim, anan dünyaya geldi'''' Ben de düşündüm taşındım ,hiç böyle
    şey olur mu diye inanmadım, ama belki sahidir diyerek hemen elimi koluma
    götürdüm, bir cevahir çıktı, o adama verdim gitti. Biraz daha yürüdüm,
    yine bir adam çıktı karşıma. ''''Oo şehzadem, müjde, is terim;'''' dedi, ben
    de, ''''Ne var?'''' diye sorunca, ''''Baban doğdu!'''' diyerek tekrar elimi öbür
    koltuğuma soktum, bir cevahir çıktı, onu da bu adama verdim gitti demiş.

    ''''Az gittim uz gittim, dere tepe düz gittim, sonunda bir pazara yardım,
    baktım ki, bir bozacağı bir çuval darı almış, bana dedi ki: ''''Al bu darı
    çuvalını da götür dükkana.'''' Baktım çuval ağır, götüremeyeceğim, param da
    yok bir araba tutayım, yine saldım elimi koltuğuma, bir horoz çıktı.
    Bozacının darısını horozun sırtına yükledim. Horozla birlikte geldik
    bozacının dükkanına. Baktım ki, çuvalı taşımaktan horozun sırtı yara
    olmuş. Biraz şeftali yaprağı ile kireç karıştırdım, horozun sırtına
    sürdüm. 0 gece ben de dükkanda yattım.

    ''''Sabahleyin kalktım, bir de baktım ki, horozun sırtında bostan yetişmiş.
    Çıkardım bıçağımı, kestim bir karpuz. Derken, bıçağım karpuzun içine
    düştü. Ben de bıçağı aramak için girdim karpuzun içine, baktım ki, üç
    tane kazan duruyor, Birinin kenarı kırık, birinin ortası delik, birinin
    dibi yok. Kestim horozu, kenarı kırık kazanda haşladım, ortası delik
    kazanda pişirdim, dibi yok kazanda da yedim,'''' deyince, cüce, bundan daha
    baskın bir yalancı olmayacağını kabul edip, hem atı, hem yuları, hem
    üzengiyi, hem de yirmi bin kuruşu şehzadeye vermiş.

    alıntıdr



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri