Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

osmanlı neden yıkılmıştır ? Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Feodalite Nasıl Yıkılmıştır Anadolu Selçuklu Devleti neden yıkılmıştır Osmanlı devletinde kazanılan birçok yerin kaybedilmesine neden olan
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 1      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    osmanlı neden yıkılmıştır

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Osmanlı Neden Yıkıldı?

    Osmanlı gibi bir devletin yıkılışını öyle 3-5 nedenle açıklayamazsınız.
    Osmanlı Devletinin Yıkılış Sebepleri ve Değerlendirmesi
    Giriş:
    Osmanlı Devleti Yıkılma Devri nin 1792 Yaş Anlaşması ile başladığı ve 1 Kasım 1922 de Saltanatın Kaldırılması ile sona erdiği genel olarak kabul edilir.İlk bakışta görüldüğü üzere oldukça uzun bir süreçtir.Ancak bu dönemde görülen yıkılma nedenlerinin çoğunun daha önceki devirlerde ortaya çıktığı kabul edilebilir.
    Dağılma Devri Osmanlı Padişahları:
    III. Selim (1789-1807),IV.Mustafa (1807-1808) ,II. Mahmut (1808-1861) , Sultan Abdülaziz (1861-1876) , V.Murat (1876) , II. Abdülhamit (1876-1909) , V. Mehmet Reşat (1909-1918) ,VI. Mehmet Vahidettin (1918-1922)



    Osmanlı Devletinin Yıkılma Nedenleri:
    Coğrafi Keşifler:
    15 ve 16. yy.larda Avrupalıların dünyanın bilinmeyen yerlerine yaptıkları deniz seyahatlerine ve yeni ticaret yollarının bulunmasına Coğrafi Keşifler adı verilir.
    Keşifler sonunda Akdeniz Ticaret yollarının önemini kaybetmesi Osmanlı Devletinin ticaret gelirlerini azaltmıştır.
    Coğrafi Keşiflerin etkisi bununla da kalmamış yeni keşfedilen yerlerden Avrupa ya taşınan değerli madenler ve Avrupa devletlerinin izlediği Merkantalist politikalar ,16. yy da Osmanlı ülkesinde büyük bir fiyat artışına (Enflasyon-Fiyat Devrimi)neden olmuştur.

    Rönesans:
    15. ve 16. yy larda Avrupa da meydana gelen bilim ,teknik,sanat ve edebiyat alanlarında meydana gelen gelişmelere Rönesans denir.Osmanlı devleti Avrupa da ki bu gelişmeleri takip edememiş ve Avrupa dan Bilim ve teknoloji anlamında geri kalmıştır.
    Fransız İhtilali :
    Fransız İhtilalinin ortaya çıkardığı Milliyetçilik akımının nelere neden olabileceği Osmanlı Devlet adamları tarafından yeterince değerlendirilememiş ve İhtilal ,Fransa’nın bir iç meselesi olarak görülmüştür.Ancak Milliyetçilik akımı çok uluslu bir imparatorluk olan Osmanlı Devletinin bir çok yerinde ayaklanmalara neden olmuştur.
    Sanayi İnkılabı :
    El gücüne dayalı üretimden makine gücüne dayalı üretime geçilmesi demek olan Sanayi İnkılabı sonucunda Osmanlı devleti Avrupada ki Endüstriyel gelişmeleri takip edememiş bunun sonucunda ise Osmanlı devleti piyasası Pazar ve hammadde kaynağı durumuna dönüşmüş, küçük imalat sanayi ve esnaf durumdan çok olumsuz etkilenmiştir.
    Kapitülasyonlar :
    Osmanlı Devleti Coğrafi Keşiflerin olumsuz etkisini kırmak amacıyla Avrupa devletlerine kapitülasyonlar vermiştir. Kapitülasyonlar zaman içerisinde Osmanlı Devletinin Avrupa nın açık pazarı haline gelmesine neden olmuştur.Ancak ilk olarak gerçek anlamda kapitülasyonu Fransızlara veren Kanuni Sultan Süleyman bu imtiyazların ileride sorun olabileceğini de düşünmüş ve anlaşmaya kaydı hayat şartı koymuştu.Ancak daha sonraki devirlerde geleceği değil ,günü dahi düşünemeyen devlet adamları eliyle kapitülasyonlar genişletilmiş ,başka devletlere de tanınmış ve 1740 ta sürekli hale getirilmiştir.
    Toprak Sisteminin bozulması: Osmanlı devletinin güçlenme döneminde eriştiği büyük gücün temeli olan ve ekonomik ve askeri düzenin dayanağını teşkil eden tımar sistemi de zaman içerisinde bozulmaya başlamıştır.Tımarlar hak etmeyenlerin,görevini yapmayan hatta görev mahalline dahi uğramayan kişilerin eline geçmiş ,para ile alınır satılır olmuştur.
    Tımar sistemindeki bu bozulma çok kısa bir sürede güvenlik,ordu ve ekonomi alanlarına yansımıştır.
    Daha sonraki devirlerde Tımara verilen toprakların sipahilerin elinden alınarak ,peşin para ihtiyacını karşılamak üzere mültezim adı verilen kimselere bu topraklarda vergi toplama hakkının verilmesi İltizam sistemini ortaya koymuştur.Ancak bu sistemde mültezimlerin halka zulmetmelerinin önüne geçilememiştir.

    Ordu:
    1826 öncesindeki dönemde Yeniçeriler ocak usul ve kaidelerinden uzaklaşmışlardır. (Yeniçeriler evlenmeye ,ticaretle meşkul olmaya başlamışlardı.)Disiplinsizlik almış yürümüş, devlete isyan eder olmuşlar, siyasi olaylara karışmışlardır. Yeniçerilik parayla alınır satılır hale gelmiş özellikle ocağa alım usülü zarar görmüştür.Yeniçeriler çağdaş usüllerle talim ve silah teknolojisini reddettikleri aynı zamanda seferlere katılmakta isteksiz davrandıkları için bu dönemde savaşlarda devlet başarısız olmuştur. Ayrıca çeşitli bahanelerle sık sık ayaklanmışlar ,esnafı haraca kesmişler , bir çok devlet adamını azlettirip, kelle almışlardır.Hükümdar değişikliğine dahi neden olmuşlardır.
    1826 da kaldırılan Yeniçeri ocağından sonra Osmanlı devleti düzenli ordu kurmaya ve orduyu modernize etmeye çalışmıştır.Ancak Yıkılma döneminde özellikle Osmanlı ordusu içerisinde particilik ve çekememezlik vardır.Orduya siyaset bulaşmıştır.Bu olumsuz etkiler özellikle Balkan Savaşları ve 1. Dünya Savaşında kendini hissettirir.Orduda genç ve tecrübesiz subayların etkisi artmıştır.
    Eğitimde Bozulma:
    Osmanlı devleti hem askeri hem sivil eğitim kurumlarında reform çabaları çok fazla olumlu sonuç vermemiştir.Beşik ulemalığı ortaya çıkmış ve medreseler akli ilimleri gözardı ederek çağ dışı eğitim sistemlerini uygulamaya devam etmişlerdir.Böylece bir birine zıt düşünen iki insan tipi Osmanlı toplumunda görülmeye başlanmıştır.Modern eğitim kurumlarından mezun öğrencilerle Medrese mezunları arasında görüş ve davranış farklılıkları toplumda ikilik meydana getirmiştir.
    Halkın Devlete ve Devlet adamlarına güveninin sarsılması:
    16.yy dan sonra önce Taşra da güven ve asayişin kalmaması (Celali Ayaklanmaları nedeniyle) sonucu kentlere göç hareketini ortaya çıkarmıştır.Bunun sonucunda kentlerde de sorunlar ekonomik,sosyal ve güvenlik sorunları ortaya çıkmıştır.Ayrıca üretim de buna paralel düşme göstermiştir.
    Merkeze uzak yerlerde bunun sonucu olarak devlete ve merkezi otoriteye bağlılık zayıflamıştır.Doğan otorite boşluğu ise eşkiyalar veya ayanlar tarafından doldurulmuştur.Bu durum halkın yaşam standartlarını olumsuz etkilemiştir.

    İç İsyanlar:
    Fransız İhtilali sonucunda ortaya çıkan milliyetçilik akımı neticesinde Osmanlı toplumunun azınlık statüsündeki toplumlarında ayrılıkçı isyanlar ortaya çıkmaya başlamıştır. (Sırp , Bulgar, Yunan vb)
    Yine başta ekonomik nedenler olmak üzere bir çok bahane ile merkezde dahi ayaklanmalar çıkarılmıştır.Bu ayaklanmalara yeniçerilerden ayrı zaman zaman sipahiler, ulema sınıfının ,hatta halkın dahi katıldığı görülmüştür.
    Vergi ve Para Düzeninin bozulması:
    Uzun ve sonuçsuz savaşlardan daha da dolayı bozulan ekonominin tesiri Osmanlı devletinin sık sık ‘’Avarız’’ adı verilen olağanüstü vergiler toplamasına neden olmuştur.Yine bu durumla ilişkili şekilde sık sık paranın ayarıyla oynanması (Tağşiş) huzursuzluk ve isyanlara neden olmuştur.
    Rüşvet,adam kayırma ve iltimasın yaygınlaşması:
    Osmanlı Devletinin son dönemlerinde giderek mevkii ve makamlara rüşvetle,torpille atamalar yapılmakta ve bunun doğal sonucu olarak liyakata bakılmadığı için bu atamalardan istenen verim alınamamaktadır.
    Devlet Yönetimine müdahaleler:
    Müdahaleler iki türlüdür.İç ve dış müdahaleler
    İç müdahaleler 17. yy dan itibaren Saray kadınlarının ve saray ağalarının devlet işlerine karışması ile başlamıştır.Bu müdahale sürekli olmamıştır.Dönem dönem etkisini göstermiştir.
    Dış Müdahaleler ise 18.yy da kendini göstermiş ve daha sonra devamlı surette artarak devam etmiştir.Avrupa devletleri ve Rusya bu noktada özellikle azınlıkların haklarını bahane etmişlerdir.
    Borçlanma:
    Osmanlı Devleti ilk dış borcunu Kırım harbi esnasında almıştır.Daha sonra ki devirlerde giderek daha fazla miktarlarda borç aldığı gibi bu paralar olumlu kullanılamamış,çar çur edilmiştir.Neticede Osmanlı devleti aldığı borçların faizini dahi ödeyemez duruma gelmiştir.1881 de Duyun-ı Umumiye idaresi kurulmak suretiyle Osmanlı devletinin gelirlerine el konulmuştur.Osmanlı borçları Lozan da takside bağlanmış 1950 li yıllara kadar da ödeme devam etmiştir.

    Ahlaki yozlaşma:Bu dönemde Osmanlı devletinin tüm devlet ve sivil kurumlarında bozulma ve yozlaşma kendini göstermiştir.Bundan bahsedilen konular dışında adalet,din,esnaf vb mekanizmalarda nasibini almıştır.
    Yenilik Hareketlerinin başarılı olmaması:Yenileşme çabaları Osmanlı da 17. yy dan başlar.Lale Devri ve 18. yy ıslahatları ile devam eder ancak bu çabalarda bozulmanın nedenleri doğru tespit edilemediği gibi yenilikler halka da mal edilemediğinden dolayı başarılı olmaz. Benimsenmez. Bozulma nedenleri doğru tespit edilemeyince doğru ve gerçekçi çözüm yolarlıda ortaya konamaması şaşırtıcı değildir.
    Değerlendirme:
    Görüldüğü üzere aslında yıkılışın bir çok nedeni ekonomik-siyasi-sosyal-askeri olarak iç içe geçmiş ve bu alanların birinde görülen bozulma diğer alanlarada bariz şekilde yansımıştır.
    Osmanlı Devletinin yıkılış döneminde ki genel durumunu halk arasında kullanılan ’’deve’ye sormuşlar : Boynun neden eğri? Nere’m doğru ki diye cevaplamış’’ sözü çok net bir şekilde karşılar.
    Osmanlı devletinin son döneminden çıkartılabilecek çok dersler vardır.Tarih tekerrürden ibaret olmasa da benzer olaylardan benzer neticeler hasıl olur.Bu nedenle Türk Tarhçi ve sosyologları Osmanlı Devletinin yıkılış neden ,sonuç ve –sürecini çok iyi etüd etmelidirler. .
    Osmanlı Devletinin yıkılışını geciktiren yegane durum ise Osmanlı Devletinin toprakları üzerinde emel besleyen bir çok devletlerin çıkarlarının birbirleri ile çakışmasıdır. Hasta adamın ayakta kalabilmesinin tek yolu güçlü devletlere yaslanmaktır. Buna denge siyaseti denir. Bu siyaset Osmanlı devletinin yıkılışını aşağı yukarı bir asır geciktirmiştir.
    Osmanlı Devleti çok büyük ve güçlü bir imparatorluktu.Bu nedenle Osmanlı Devletinin yıkılışını birkaç nedene bağlayarak açıklamaya çalışan anlayışlara itibar edilmemesi gerekir kanısındayız.Büyük devletlerin yıkılışları zor, sancılı , çok uzun ve komplike bir süreçtir.Bu nedenle aslında Osmanlı Devletinin yıkılış nedenlerini yada belirtilerini çok daha eskilerde aramak gerekir.Bu yıkılış nedenlerinin temellerinin Osmanlı Devletinin en güçlü olduğu dönem olan Kanuni Devirlerinde atıldığını ileri süren tarihçiler bulunmaktadır.Fakat bu etkiler güçlü imparatorluğun ve göz kamaştıran başarıların içerisinde net görülememektedir.
    Doğal bir kaidedir, devletler doğar ,büyür, yaşlanır ve ölürler.Osmanlı devletininde modern çağın gereklerine ayak uyduramaması yıkılışını hazırlayan nedenlerin oluşmasının açıklanmasında göz önünde bulundurulması önem arz eden bir husustur.
    Bunun yanında Tarihsel olay ve durumların temelinde bir çok görünen nedenin altında ekonomik nedenlerin ve sonuçların aslında başrol oynadığı görülmektedir.Bu bağlamda Osmanlı devletinin yıkılış nedenleri arasında baş rolü ekonomik nedenlerin oynadığı ve diğer nedenlerin bunu takip ettiği açıktır.
    Ayrıca yıkılış nedenleri hem iç hem de dış nedenler olarak değerlendirilmelidir.İç nedenler sadece din,siyaset,eğitim kaynaklı olmadığı gibi ,dış nedenlerde sadece askeri yada teknik nedenler olarak açıklanamaz.
    Osmanlı Devletinin çökmesi sadece Türkleri yada müslümanları ilgilendiren bir olay da değildir.Balkanlar,Orta Doğu,Kuzey Afrika, Arap Yarımadası,Anadolu,Kuzey Avrupa,Orta Asya hatta Hindistan gibi yerler direk olarak dünyanın geri kalan bölümü ise dolaylı veya dolaysız yollardan bu çöküşten etkilenmiştir.



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 
Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri