Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

ekonomide nispi fiyat değişmelerine yol açan reel ve parasal faktörler nelerdir ? Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Nem, Türkiye'de Nispi Nemin Dağılışı, Buharlaşma, Bulut, Güneşlenme

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    ekonomide nispi fiyat değişmelerine yol açan reel ve parasal faktörler

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    CARİ AÇIKLARIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SORUNU VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER


    ÖZEt

    Cari hesaplar dengesinin açık vermesi sorunu gelişmekte olan ülkeler kadar bazı gelişmiş ülkelerin de önemli problemlerinden birisidir. Aslında bir ülkenin gelirinden fazla harcama yapmasından veya tasarrufundan fazla yatırım yapmasından kaynaklanan bu durumun varlığından çok sürdürülebilirliği tartışma konusudur.



    Türkiye ekonomisi tarihi süreç içerisinde aşağı yukarı sürekli cari açık sorunları ile karşılaşmıştır. Ancak 2005 yılı cari açığının 22 milyar dolar gibi bir miktara ve GSMH’nın %6’sı gibi bir orana ulaşacak olması tedirginliği arttırmıştır. Özellikle cari açıkların GSMH’nın %5’ini aşmasının kriz işareti olarak yorumlandığı ve Türkiye’nin geçmişte de cari açıkların büyük olduğu dönemlerde krizlere uğradığı dikkate alındığında cari açıkların sürdürülüp sürdürülemeyeceği merak edilmeye başlanmıştır.



    Cari açıkların sürdürülebilirliği konusunda üzerinde durulan temel değişkenler, ihracat, ithalat, reel efektif döviz kuru, faiz oranları, kısa vadeli sermaye hareketleri, uzun vadeli sermaye hareketleri, borçların yapısı, döviz rezervleri, yatırım ortamının istikrarı gibi unsurlardır. Bu unsurlar açısından Türkiye ekonomisi incelendiğinde, diğer değişkenler itibariyle önemli iyileşmeler sağlandığı ancak özellikle döviz kuru ve faiz oranlarında dengeden uzakta olunduğu anlaşılmaktadır.



    THE SUSTAINABILITY PROBLEM OF CURRENT ACCOUNT DEFICITS

    AND

    THE DEVELOPMENTS IN TURKISH ECONOMY



    ABSTRACT

    The problem that the balance of current accounts give deficits is one of the major problems faced by developing countries as well as some developed ones. The point of discussion is the sustainability rather than the existence of this situation which is caused by the fact that a country spends more than its revenues or a country invests more than its savings.



    Turkish economy in her historical periods frequently faced with these current deficits problems. However, the raise of currents deficit in 2005 to 22 billion dollar and to the ratio of 6% of GNP has increased anxieties. Considering that current accounts exceeds the 5% of the GNP and it is seen as a sign of a crisis, and also thinking that crisis unfolded in the past with deficits of current accounts, the question whether deficits of current accounts will be lasted became an important discussion point.



    The main variables on the sustainability of the current deficits are various as the export, import, reel effective foreign exchange, interest rates, short term capital movements, long term capital movements, structure of debts, exchange reserves and the sustainability of investing environments. As the Turkish economy is analysed in terms of these factors, it is found out that the economy is far from the balance at exchange and interest rates, although significant improvements are seen regarding other variables.







    I- GİRİŞ



    Cari açık olgusu bazı gelişmiş ülkelerle birlikte özellikle gelişmekte olan ekonomilerin temel problemlerinden biridir. Gelişmiş ekonomilerin büyük çoğunluğu veya petrol gibi doğal kaynak zengini ülkeler dışında hemen hemen tüm gelişmekte olan ekonomilerin sıklıkla karşılaştıkları bu problem zaman zaman finansal krizlerin de çıkmasına yol açmıştır. Çünkü cari açığın finanse edilebilmesindeki güçlükler veya cari açığı finanse ediyor gözüken kalemlerdeki ciddi yön değişiklikleri finansal krizlerin de tetikleyicisi olmaktadır. Şili ve Meksika’da 1980’lerin başlarında, Meksika ve Arjantin’de 1990’ların ortalarında ve Güneydoğu Asya ülkelerinde 1990’ların sonlarında görülen finansal krizler hep büyük ve kalıcı cari denge açıkları ile birlikte görülmüşlerdir. Bu nedenle finansal krizlerin yayılmasında cari açıkların büyüklüğünün önemli roller üstlendiği kabul edilmiştir (Baharumshah, 2003).



    Türkiye ekonomisi uzun zamandır dış açık problemi ile karşı karşıyadır. Bu problem ülkemizde zaman zaman krizler ve istikrar programları ile sonuçlanan gelişmelere yol açmıştır. Dünya uygulaması ile Türkiye’nin geçmiş deneyimleri göz önünde bulundurulduğunda, 2005 yıl sonu itibariyle cari açığın 22 milyar dolar seviyesine çıkacağı, cari açığın GSMH’ya oranının ise %6’yı aşacağı beklenmektedir. Cari açık miktarlarının daha önce karşılaşılmamış büyüklükte olması, cari açıkların GSMH’ya oranında da kritik eşik olarak kabul edilen %5 oranının (Freund, 2005) geçiliyor olması, Türkiye’de oluşan cari açığın bir krize yol açıp açmayacağını ve cari açığın sürdürülebilirliğini ciddi olarak tartışmaya açmıştır. IMF’de cari açıkların Türkiye ekonomisinin geleceğinde en dikkate değer konulardan birisi olduğunu ifade etmiştir (IMF, 2005). Bu nedenle cari denge olgusu Türkiye ekonomisi için büyük önem taşımaktadır. Aşağıda bu konudaki düşüncelerimiz açıklanacaktır.



    II- ÖDEMELER BİLANÇOSU DENGESİ VE CARİ AÇIKLAR



    Bir ülkenin dış alem ile olan ekonomik ilişkilerinin ayrıntılı bir dökümünü gösteren ödemeler bilançosu, özellikle dış ticaret dengesi ve cari denge konusunda dikkatle takip edilmektedir. Çünkü, ithalat ve ihracat farkından oluşan dış ticaret dengesi eğer açıkla kapanıyorsa bu açığın kapatılmasına yönelik bir dizi değişkenin devreye girmesi gerekmektedir. Oluşan dış ticaret açığı ilk olarak hizmet gelirleri ile kapatılmaya çalışılır. Bu gelirlerle açık kapanmıyorsa o zaman yatırım gelirleri ve cari transferler gündeme gelecektir. Dış ticaret dengesinde oluşan açığın hizmet, yatırım ve cari transfer kalemleri ile ortadan kaldırılamaması cari işlemler hesabının açık vermesi sonucunu doğuracaktır.



    Geniş anlamda düşünüldüğünde cari açık, bir ülkenin harcamalarının tasarruflarından fazla olmasından kaynaklanmakta ve dış finansmanla kapatılmaya çalışılmaktadır. Yani, cari denge hesabındaki negatif büyüklük dış alem giderlerinin dış alem gelirlerinden fazla olmasının sonucudur. Toplam yurtiçi harcamaların, toplam yurt içi tasarruflardan fazla olması, bir dış tasarrufa ihtiyaç gösterecektir ki, bu da cari açık olarak karşımıza çıkacaktır.



    GSMH = C+I+G+(X-M)+F (dış alem gelirleri) ise, (1)

    GSMH-C-G-I=X-M+F’dir. (2)



    GSMH’dan tüketim ve devlet harcamalarını çıkardığımızda tasarruflar kalacağına göre;



    (GSMH-C-G)=S (3)



    olur. O zaman bu eşitliği;



    S-I=(X-M)+F (4)



    olarak da yazmamız mümkündür. Dış ticaret dengesini temsil eden (X-M) ile dış alem gelirlerini temsil eden (F) toplamı ise bize cari dengeyi,



    [CD=(X-M)+F] (5)



    verecektir. Öyle ise eşitliğimiz,



    S-I=CD (6)



    haline gelmektedir.



    (6) nolu eşitlikte de görüldüğü gibi, bir ülkedeki tasarruflar ile yatırımlar arasındaki fark cari dengeyi oluşturmaktadır. Eğer tasarruf yatırım eşitliği var ise cari denge sıfır bakiye vermekte; tasarruflar fazla ise cari denge pozitif (fazla), tasarruflar yetersiz ise cari denge negatif (açık) bakiye ile kapanmaktadır. Cari açık ortadan kaldırılmak isteniliyorsa, ya tasarruflar arttırılacak ya da yatırımlar kısılacaktır. Ekonomik büyümeyi ve tasarrufları da arttıracak olan geliri arttırmak için yatırımları arttırmak gerektiğine göre, tasarruf yetersizliği içindeki ülkelerin cari açık vermekten başka alternatifi kalmamaktadır. (2) Numaralı eşitliği;



    GSMH-C-G-I=CD (7)



    olarak yazdığımızda ise cari dengenin milli gelir ile harcamalar arasındaki fark olduğu görülecektir. Gelir harcamalardan yüksek ise bakiye pozitif (fazla), harcamalar gelirden büyükse bakiye negatif (açık) ortaya çıkmış olacaktır. Burada da aynı analizi yapmak mümkündür. Geliri arttırmak için yatırım yapmak gerektiğine göre, gelişmekte olan ülkelerin cari açık sorunu gelir ile harcamaların dengelendiği noktaya kadar devam edecektir.



    Sonuç ne olursa olsun ödemeler bilançosu dengede olur. Her bilançoda bir kalemdeki fazlalık veya eksiklik, diğer kalemlerdeki fazlalık veya eksiklik tarafından kapatılır. Ancak açığı kapatan kalemlerin yapısı ve özellikleri bir ülke ekonomisinin gelecek perspektifi açısından çok önemlidir. Yani ödemeler bilançosunda ilk açığın oluştuğu dış ticaret dengesi ve sonrasındaki her alt kalem ülke ekonomisi açısından durumun nezaketini arttırmaktadır.



    Dış ticaret bilançosunun her kalemi ülkeye giren veya çıkan dövizlerin miktarını göstermektedir. Ödemeler bilançosunun ilk dengesini oluşturan dış ticaret açığı, eğer hizmetler dengesindeki gelir fazlalıkları ile karşılanabiliyorsa en iyi durum, eğer burada da açık veriliyor ve dengenin sağlanmasında sermaye hesabından yararlanılıyorsa daha az iyi bir durum; cari açığın kapanmasında kısa vadeli sermaye hareketleri daha önemli bir işlev görüyorsa riskli bir durum, cari açık sermaye hesabı ile de kapatılamıyor ve rezerv hareketlerine müracaat gerekiyorsa o zaman kötü bir durumdan bahsetmek mümkündür. Yani bilançonun ilk kaleminden başlayarak aşağıya doğru sıralanan bütün gelişmeler eğer bir öncekinin açığını kapatmaya yönelikse o ülke ekonomisindeki gelişmelerin ciddiyetle analiz edilmesine ihtiyaç vardır.



    Ancak açık oluşturan kalemlerin yapısı ve özellikleri de burada göz önünde bulundurulmalıdır. Yukarıda da bahsedildiği gibi cari açığın oluşumu çok önemlidir. Eğer bu oluşum ithalat harcamalarının büyüklüğünden kaynaklanıyorsa, o zaman da ithalat kalemlerinin özellikleri önem kazanmaktadır. İthalat, ara ve yatırım mallarının çokluğuna bağlı ise ekonomik büyümenin tetiklenmesi söz konusu olabilecektir. Ara ve yatırım malları ithalatının, yani büyümenin dış alem gelirleri ile finanse edilmesi özellikle gelişmekte olan ekonomiler açısından çok da büyük problem olmayabilecektir. Bu durumda yabancılar özel sektör yatırımlarını finanse edecekler, bu da milli ekonominin büyümesine katkı yapacak ve başkaca bir sorun doğurmayacaktır.



    III- DÜNYA’DA CARİ AÇIK PROBLEMİ



    Cari açık problemi öncelikle gelişmekte olan ülkelerin problemi olduğu kadar, bazı gelişmiş ekonomilerin de problemleri arasında yer alır. Özellikle ABD cari açık sorunu en başta gelen ülkelerdendir. Tablo.1’e baktığımızda gelişmiş ekonomiler içinde 2004 rakamları ile 668 milyar dolarlık açıkla ABD’nin başı çektiği görülecektir. Bunun dışında İspanya, Avustralya gibi ülkeler de cari açık problemine sahiptirler. Önemli miktardaki gelişmiş ülke ise cari fazlalar vermektedir. Hatta Japonya’nın 172 milyar dolarlık, AB ülkelerinin de toplamda 46 milyar dolarlık cari işlem fazlaları bulunmaktadır. Gelişmekte olan ekonomiler içinde ise yine 2004 rakamları ile Hindistan’ın 800 milyon dolarlık, Meksika’nın da 7.5 milyar dolarlık cari işlem açığı bulunmaktadır. Önümüzdeki yıllarda da bu açık sürecinin devam edeceği öngörülmektedir.



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri