Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Mitozun eşeysiz üreme örnekleri nedir Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Eşeyli ve Eşeysiz Üreme Nedir Mitozun eşeysiz üreme çeşitleri Mitozun eşeysiz üreme hücreleri Eşeysiz Üreme
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 7      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Mitozun eşeysiz üreme örnekleri

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Eşeysiz üreme

    Bir canlıdan ayrılan hücre veya hücre grubundan yeni bireylerin oluşturulmasına eşeysiz üreme denir. Eşeysiz üremede döllenme olayı olmadığından eşeysiz üreyen canlı oluştuğu canlıya kalıtsal olarak tıpa tıp benzer. Çünkü eşeysiz üreme mitoz bölünme ile gerçekleşir. Ancak mitoz bölünmede olabilecek bir ayrılmama ve mutasyon çeşitlilik sebebidir. Eşeysiz üremeye canlıların büyüme bölgelerinden ayrılan hücre veya hücre grupları neden olduğu için aynı zamanda vejatatif üreme de denmektedir.


    Eşeysiz üreme çeşitleri

    • Tek hücrelilerde bölünerek çoğalma


    • Rejenerasyonla çoğalma


    • Tomurcuklanarak çoğalma


    • Çelikle çoğalma


    • Sporla çoğalma

    Tek hücrelilerde bölünerek çoğalma

    Tek hücreliler bölünerek ürerler.Hücre hacim olarak belirli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra bölünerek yeni hücreler oluşturur. Bu yeni hücreler genotip bakımından ana hücrenin aynısıdır. Temeli mitoz bölünmeye dayanan en basit üreme şeklidir. Tek hücreliler ve bazı ökaryotlar bölünerek ürerler.

    Rejenerasyonla(yenilenme) çoğalma


    Omurgasızlarda mezoderm ve mezoglea tabakası bulunur. Bu tabaka içerisinde embriyonik hücreler vardır. Bu tabakayı taşıyan canlılardan ayrılan bir parça eksik kısımları tamamlayabilmektedir. Örneğin; deniz yıldızından kopan bir kol ana gövdedeki hücreler tarafından tamamlandığı gibi ayrılan kolun içerisindeki hücrelerde koldan yeni bir gövde oluştururlar.
    Bu durum yassı solucanlarda da (Planarya) görülür.
    Rejenerasyon normalde bir çoğalma tipi değildir. Tahrip sonucu canlıdan ayrılan parçadan yeni birey oluşturulur.
    Rejenerasyon, kelime anlamıyla yenileme demektir. Canlılardan herhangi bir nedenle ayrılan parçalardan yeni canlılar oluşabilir. Dolayısıyla rejenerasyon bu canlılar için üreme kabul edilir. Omurgalılardaki rejenerasyona bir yaranın iyileşmesi veya kertenkelenin kopan kuyruğunun yenilenmesi örnek olarak verilir. Çünkü kopan deriden yeni bir organizma, kopan kuyruktan da yeni bir kertenkele oluşmamaktadır

    Tomurcuklanarak Çoğalma


    Bazı canlılarda tomurcuk benzeri çıkıntılar gelişir. Bu kısımlar ayrılarak yeni canlıyı oluşturur.

    Örneğin; Hidra da bira mayasında ve süngerlerde eşeysiz üremenin bu karakteristik özelliği görülür.

    Vejatatif çoğalma


    Bazı bitkilerden koparılan bir dal parçası, toprağa dikildiğinde yeni bitki oluşturabilir. Buna çeliklenme ile çoğalma denir. Ayrılan dal parçasının meristem tabakası yeniden kök oluşturduğundan bu parça ayrı bir fert olarak yaşayabilir. Özellikle tarımda verimliliği arttırmak, az zamanda daha çok ve daha kaliteli bitkiler yetiştirmek için kullanılan üretim metodudur.sonucu olarak yeni bir bitki meydana gelir.
    Örneğin; kavak,çınar,meyve ağaçları,asma.... gibi bitkiler çelikleme ile üretilir. Özellikle melez olan ve eşeyli üremeyen bitkiler bu şekilde üretilir. Örneğin; Çekirdeksiz üzüm, Washington portakalı, satsuma mandalini gibi.
    Vejatatif üremeye: Soğanların rizomla (küçük kök) üremesi, çileklerin sürüncü gövde ile çoğalması ciğer otunun yapraklarından yeni ciğer otlarının oluşmasnı örnek olarak gösterebiliriz. vejetatif üreme üçe ayrılır:

    1) Çelikle üreme;

    gül ve söğütün kesilen dallarının toprağa dikilmesiyle yeni gül ve söğüt oluşması.
    2) Yumru ve soğanla üreme:patates,yer elması,sarımsak gibi depo organları olan yumru ve soğanlar nemli ortamlarda çimlenerek yeni bitkileri oluşturur.
    3) Sürünücü gövde ile üreme: çiçekler toprak üzerinde sürünücü gövde ile zambak ve ayrık otlarında yeraltı gövdesiyle,böğürtlenlerde dal ve gövde uçlarının köklenmesiyle vejetatif üreme olur.örnek olarak çilek veririz.

    Sporla çoğalma


    Bazı canlılarda spor adı verilen üreme hücresinden yeni bireyler oluşturulur. Buna sporogoni veya sporla üreme denir.
    Örneğin su yosunlarından Ulotrix, Küf Mantarı.
    Mantarlarda sporla üreme karakteristiktir.
    Örneklenen canlılardan bazıları eşeysiz üremeyle beraber eşeyli olarakta ürerler. Örneğin; mantarlar ve paramesyum konjugasyonla eşeyli ürediği gibi hydra ve deniz yıldızı, eşeyli üremenin en önemli yapısı olan eşey bezlerini de bulundurur. Bunlara bir örnekte mikroskobik canlılardır.



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  4. HÜCRE BÖLÜNMESİ
    Çok hücreli canlılarda hücre bölünmesi vücudun birçok bölümünde yaşam boyu devam eder. Örneğin insanda hücre bölünmeleriyle bağırsak epitelinde her beş günde bir oluşan hücreler önceki hücrelerin yerini alır. Ayrıca her dakika iki milyondan fazla kemik iliği hücrelerinin bölünmesiyle alyuvar hücresinin sayısı korunur.

    A. Hücre Döngüsü


    Belirli bir büyüklüğe ulaşmış hücreler bölünerek çoğalır
    . Bölünme sonucunda ana hücreye tamamen benzeyen iki yavru hücre oluşur. Böylece bölünmeyle oluşan hücresel artış canlıların büyümesini sağlar.
    Hücre bölünmesi, hücre döngüsünün bir parçasıdır. Bir hücrenin bölünmeye başlamasından itibaren onu takip eden diğer hücre bölünmesine kadar geçen zaman aralığına hücre döngüsü denir. Hücre döngüsü oldukça uzun olan interfaz evresi ile kısa bir bölünme evresinden oluşur. Bölünme [Mitotik evre (M)] evresi çekirdek bölünmesi ve sitoplazma bölünmesinden meydana gelir.

    1. İnterfaz
    Hücre bölünmesinin başlangıcında ökaryot hücrelerin çoğu büyüme ve gelişme sürecine girer. Hücrenin bölünmeye hazırlandığı bu sürece interfaz denir. Hücreler yaşamlarının %90 gibi büyük bir kısmını interfazda geçirir.


    İnterfaz G1( S ve G2olmak üzere üç evreye ayrılır (Şekil 2
    .1). Hücrenin büyüme süreci olan G, evresinde ATP sentezi hızlanır. Organel sayısı ve protein sentezi artar. Böylece metabolizma hızı
    en yüksek düzeye ulaşır. İnterfazın ikinci evresi olan S evresinde DNA kendini eşler. DNA eşlenmesi tamamlandığında ise hücre G2 evresine geçer. G2 evresinde hücre bölünme hazırlığını tamamlar.
    Hücre döngüsünde, G1 evresinin kilit noktasında hücreye bölünme komutu verilir. Böylece hücre DNA sentezi ve mitoz evresine geçer. Hücrede geri dönüşümsüz olarak hücre döngüsü tamamlanınca diğer hücre döngüsü başlayabilir ya da hücre bir döngüye girmeyerek farklılaşır. Örneğin akyuvarlar, kemik iliğindeki bazı hücrelerin bölünüp farklılaşmasıyla oluşur. Bu akyuvarlar bölünme geçirmeden işlevlerini yerine getirir ve ömürlerini tamamlar.
    Embriyonik hücre döngüsünün interfaz evresinde, DNA eşlenmesinin gerçekleştiği S evresi görülürken G1 ya da G2 evreleri görülmez. Bu nedenle embriyo hücreleri, büyümeden kısa sürede ve hızla çoğalır. Embriyonik hücrelerin hızla çoğalmasına karşın erişkin hayvanların sinir, kas vb. hücrelerinde bölünme dolayısıyla çoğalma tümüyle durmuştur. Bu hücreler G., evresinden çıkarak hücre döngüsünde G0 olarak adlandırılan durgun evreye girer. Bu evrede hücreler metabolik olarak aktif olmalarına rağmen uygun hücre dışı sinyaller tarafından uyarılmadıkları sürece DNA'sını kopyalayıp bölünme hazırlığı yapamaz yani çoğalamaz. Karaciğer hücrelerinde olduğu gibi bazı hücreler de yaralanma ya da hücre ölümü sonucu sadece kaybedilen hücrelerin yenilenmesi gerektiğinde bölünür.

    2. Mitotik Evre (M)


    Hanginiz bebekliğinizdeki boyunuzdasınız? Her sene yaz tatilinden sonra arkadaşlarınızda, kendinizde boy uzaması gibi çeşitli fiziksel değişiklikler görürsünüz
    . Büyüme ve gelişme olarak adlandırılan bu değişiklikler belirli bir yaşa kadar devam eder.
    Kırılan ağaç dallarının kendilerini onarması, embriyonun gelişimi, yaralarımızın bir süre sonra iyileşmesi gibi pek çok olay hücre bölünmesi sonucu gerçekleşir.
    Hücre bölünmesi çok hücreli canlılarda doku tamiri, rejenerasyonla üreme, büyüme ve gelişmeyi sağlarken bir hücreli canlılarda üremeyi gerçekleştirir.
    Hücre bölünmesi sırasında genetik bilgi aktarılır. Genetik bilgi DNA'da yer alır. Prokaryot hücrelerin genetik materyali basit yapılı proteinlerle birleşmiş halkasal bir DNA molekülünden oluşur. Ökaryot hücrelerde, her kromozomda bir tane doğrusal
    DNA molekülü vardır. DNA'da yer alan genler bir organizmanın kalıtımla kazandığı özellikleri belirler. DNA ile birlikte bulunan çeşitli proteinler hem kromozom yapısının korunmasını hem de gen aktivitesinin kontrolünü sağlar.
    Ökaryot hücreler boyanarak ışık mikroskobunda incelenirse kromozomlar çekirdeğin içinde yoğunlaşmış renkli cisimcikler olarak görülür.
    Her ökaryot hücre kendine özgü kromozom sayısına sahiptir. Örneğin insan vücut hücrelerinde 46 kromozom bulunurken buğdayda 42, sirke sineğinde 8 kromozom bulunur. Ökaryot hücrede kromozomlar çiftler hâlinde bulunur. Bu kromozom takımını taşıyan hücreler diploit olarak adlandırılır, 2n şeklinde gösterilir. Bu çiftlerin biri anneden, diğeri babadan gelen, şekil ve büyüklükleri birbirine eşit, aynı kalıtsal özellikleri kontrol eden homolog kromozomlar olduğunu biliyorsunuz (Şekil 2.2).



    Vücudunuzda üretilen hücrelerde kromozom sayısı hep aynı mıdır?

    Üreme hücrelerinde vücut hücrelerinin yarısı kadar kromozom bulunur. Tek kromozom takımı taşıyan hücreler haploit olarak adlandırılır ve n ile gösterilir.
    DNA molekülü çeşitli proteinlerle bir arada bulunur. Bu, DNA- protein kompleksine kromatin adı verilir.
    Hücreler bölünmeye hazırlanırken DNA kendini eşler, kromatin yoğunlaşır ve belirginleşen kromozomlara dönüşür. Bu yoğunlaşma, kromozomların yavru hücrelere geçerken birbirine dolanmadan hareket etmeleri için gereklidir. Kendini eşleyen her kromozomda iki kardeş kromatit bulunur. Hücre bölünmesi sırasında kardeş kromatitler birbirinden ayrılarak yavru hücrelere aktarılır. Böylece yeni hücrelere özdeş kromozom takımları paylaştırılmış olur.
    Bölünme periyoduna girmiş bir hücrede mitoz evresi gerçekleşir. Mitoz hücre döngüsünün sadece bir kısmını kapsar ve bu sırada hücre içeriğinin hemen hemen tümü yeniden düzenlenir. Mitozu genellikle sitoplazma bölünmesi takip eder. Bazen mitoz sonrasında sitoplazma bölünmesi gerçekleşmez. Örneğin bir hücreli canlı olan paramesyumun bazı türlerinde ve memelilerin çizgili kas hücrelerinde olduğu gibi çekirdek bölünmesi tamamlanırken sitoplazma bölünmesi görülmez. Bu durumda hücre birden fazla çekirdekli görünüm alır.

    a. Mitoz: Çekirdek Bölünmesi


    Mitoz; profaz, metafaz, anafaz ve telofaz olmak üzere dört evreye ayrılır
    . Hücre döngüsünü 24 saatte tamamlayan bir insan hücresinde mitoz yaklaşık bir saat kadar sürer. Evrelerinin süreleri ise birbirinden farklılık gösterir. İnterfaz ve mitoz evreleri hayvan hücresi için Şekil 2.3'te gösterilmiştir.





  5. Profaz:
    Mitozun ilk evresidir. Bu evrede çekirdek ve sitoplaz- mada değişiklikler olur. Her biri iki kardeş kromatitten oluşan kro-matin yoğunlaşmaya başlar ve kromozom olarak adlandırılır. Yo-ğunlaşan kromozomların her biri interfazın S evresinde DNA'nın kendini eşlemesi nedeniyle iki kromatitlidir. Yoğunlaşan kardeş kromatitler sentromer bölgesinde bir arada tutulur. Sentromer ki- netokorların bulunduğu daralmış bölgedir (Şekil 2.4). Sentromer- de her bir kromatit için kinetokor olarak adlandırılan protein yapı vardır.


    Kromozomun yoğunlaşmasından başka iğ ipliklerinin (mikrotübüllerinin) oluşmasını sağlayan sitoplazmik değişiklikler de profazda başlar
    . İnterfazda eşlenmiş olan sentrozomlar birbirinden ayrılarak hücrenin zıt kutuplarına gider ve iğ iplikleri oluşur. Oluşan iğ ipliklerinin bir kısmı kinetokorlara bağlanır. Kinetokora bağlı olmayan iğ ipliklerinin görevi nedir?
    Profaz evresinde çekirdekçik kaybolur, çekirdekzarı parçalanır.
    Metafaz: Mitozun ikinci evresidir. Kinetokorlarından iğ ipliklerine tutunmuş kromozomlar, iki kutbun orta noktasında bulunan düzlem (ekvator) üzerinde sıralanır.
    Bu evrede, mikroskopta görünür hâle gelmiş kromozomlar tek tek sayılabilir, fotoğraflanabilir. Kromozomlar uzunluk, bant özel-likleri, sentromer konumu gibi karakterlere göre sınıflandırılarak dizilip karyotip oluşturulabilir (Resim 2.1). Karyotip hazırlanarak Down sendromu gibi doğuştan gelen anormal kromozom sayısı-na bağlı durumlar tespit edilebilir.

    Anafaz:
    Mitozun üçüncü evresidir. Kromozomun sentromerleri ayrılır. İğ ipliklerinin boylarının kısalmasıyla kardeş kromatitler birbirinden uzaklaşarak hücrenin zıt kutuplarına doğru hareket eder. Kardeş kromatitler artık kromozom olarak adlandırılır. Kinetokora bağlı olmayan iğ iplikleri zıt kutuplara doğru itilerek hücrenin boyunun uzamasını sağlar ve kromozom hareketine katkıda bulunur.
    Anafaz sonunda, hücrenin her iki kutbu eşit sayıda tam bir kromozom takımına sahip olur. Kromozomlar kutuplara ulaştığında anafaz sona erer.
    Telofaz:
    Mitozun dördüncü evresidir. Kromozomlar hücrenin karşı kutuplarına ulaştıktan sonra iğ iplikleri kaybolur. Kromozomlar tekrar kromatin ipliğine dönüşür. Çekirdek zarı yeniden oluşur, çekirdekçik görünür hâle gelir.

    b. Sitokinez: Sitoplazma Bölünmesi

    Mitoza çoğunlukla iki yavru hücrenin oluşumuna neden olan sitoplazma bölünmesi eşlik eder. Sitoplazma bölünmesi genellikle anafaz evresinde başlar. Böylece hücrenin çekirdek ve sitoplazma bölünmesi eş zamanlı gerçekleşir.
    Aktin proteinlerinin mikrofilamentleri oluşturduğunu 9. Sınıfta öğrenmiştiniz. Mikrofilamentler hücre bölünmesi sırasında hayvan hücrelerinin sitoplazmalarının boğumlanmasında görev alır. Hayvan hücrelerinin sitoplazma bölünmesi sırasında hücre zarının altında aktin ve miyozin ipliklerinden oluşan bir halka sitoplazmayı ikiye bölecek şekilde kasılarak daralır, boğumlanır (Şekil 2.5).


    Ana hücreden iki yavru hücre oluşuncaya kadar boğumlanma devam eder
    . Mitoz bölünme sonucu oluşan iki yavru hücre genetik materyal bakımından birbirinin aynıdır. Bu konunun daha iyi anlaşılabilmesi için aşağıda çözümleriyle birlikte verilmiş örnek problemleri inceleyiniz.
    Örnek: Kromozom sayısı 2n=24 olan bir hücre, arka arkaya
    3 kez mitoz bölünme geçirirse sonuçta toplam kaç hücre oluşur?

    Çözüm


    (2n formülünden yararlanılır
    .)
    n=Mitoz bölünme sayısıdır.
    2n=23=2.2.2=8 hücre oluşur.
    Örnek: Bir canlının sperm hücrelerinde 18 kromozom varsa akciğer hücrelerinde kaç kromozom ve kromatit bulunur?
    (Sperm üreme hücresidir ve n sayıda kromozoma sahiptir. Akciğer hücresi vücut hücresidir. 2n sayıda kromozoma sahiptir. Bir kromozom iki kromatitten oluşur.)

    Çözüm


    n=18 ise

    Akciğer hücresinde 2n=2.18=36 kromozom 36x2=72 kromatit bulunur.
    Bitki Hücrelerinde Mitoz ve Sitokinez
    Mitoz bitki ve hayvan hücrelerinde farklılık gösterir. Bitki hücresinde görülen mitozun evrelerini incelerken bu farklılıklara dikkat ediniz (Şekil 2.6).


    Profaz:
    Kromatin iplikler kısalıp yoğunlaşır, çekirdek zarı kaybolur. Bitki hücresinde sentrozom olmadığı için iğ iplikleri sitoplazmadaki proteinlerden oluşmaya başlar. İğ iplikleri kardeş kromatitlerin kinetokorlarına bağlanır.
    Metafaz:
    İğ ipliklerine tutunmuş olan kromozomlar hücrenin ekvator düzleminde tek sıra hâlinde yerleşmiştir.
    Anafaz:
    Kardeş kromatitler birbirinden ayrılır, iğ ipliklerinin kısalmasıyla hücrenin zıt kutbuna taşınan kromatitler kromozom olarak adlandırılır.
    Telofaz:
    İğ iplikleri kaybolur, çekirdek zarı belirginleşir. Kromozomlar incelir, kromatine dönüşür. Çekirdekler oluşur. Bu sırada sitoplazma bölünmesi başlamıştır. Hücrenin ortasında oluşmaya başlayan orta lamel ana hücrenin çeperine doğru genişler.
    Bitki hücrelerinde hücre duvarı olduğu için sitoplazma bölün-mesi, hayvan hücresinden farklıdır (Şekil 2.7). Bitki hücrelerinde boğumlanma olmaz. Bunun yerine telofaz sırasında orta lamel oluşur. Orta lameli oluşturmak üzere, Golgi cisimciğinden ayrı-lan kesecikler ekvator düzleminde birikir. Lamel oluşumu, hücre-nin ortasından başlar; zara değinceye kadar devam eder. Sonuç-ta iki yavru hücre oluşur.


    Yeni oluşan bitki hücreleri fotosentez, iletim, destek, depolama gibi görevleri yapmak üzere farklılaştıktan sonra genellikle bölünmez
    . Ancak yaraların iyileşmesi, yaprak dökülmesi gibi işlevler olduğunda çekirdeğinin özelliği kaybolmayan bitki hücreleri yeniden bölünebilir. Bitkilerde kök ve gövde uçlarında büyüme bölgeleri bulunduğu için buralarda hücre bölünmesi yoğun ve süreklidir.
    Hücre bölünme evrelerinin özelliklerini kavrayabilmek için aşağıdaki etkinliği yapınız. Etkinlikte soğan kök uçları kullanılacaktır.



 

 
Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri