Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Damızlık güvercin nasıl tespit edilir Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Suyun Sertliği Nasıl Tespit Edilir Damızlık güvercinin damızlık olduğunu nasıl anlarız Yumurtlama dönemini nasıl tespit
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 4      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Damızlık güvercin nasıl tespit edilir

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Güvercin hakkında herşey

    GÜVERCİNLERDE KALITIM VE ISLAH




    Kalıtım
    bilimi (genetik) basitce, ana ve babanın özelliklerinin yavrulara nasıl
    aktarıldığını araştıran bilim dalıdır diye tanımlanır. Bu konunun iyi
    bilinmesi yanıt aradığımız bazı soruların acıklanmasını sağlayacaktır.
    Kalıtım konusunda bilinenler henüz sınırlıdır. Yinede, özellikle son
    yüzyılda bu konuda dev adımlar atılmıştır.


    Canlılarla uğraşan bütün dallarda olduğu güvercin yetiştiriciliği için de
    kalıtım ve ıslahı çok önemli bir konudur. Zira istenen özellikte kuşlar
    elde etmek için kalıtım kurallarını bilmek gerekir. Genellikle
    kuşcularımız arasında özelliklerin ana ve babadan yavrulara rastgele
    aktarıldığı fikri yaygındır. Bir yavrunun yedi göbek uzaklıktaki dede veya
    ninesine benzeyebileceği söylentisi bunun kanıtıdır. Halbuki her bir
    özelliğin ana ve babadan yavruya geçme yolu farklılık gösterir. Öyleki,
    biz bu konuları iyi kavrarsak bazı özellikler için yavruların göstereceği
    karakterleri tahmin edebiliriz. Konuların daha iyi anlaşılabilmesi için
    öncelikle tüm canlılar için geçerli olan kalıtım kurallarına kısaca göz
    atılmasında ve bazı terimlerin acıklanmasında yarar vardır.

    Bütün canlıların vücutları bilindiği gibi ancak mikroskopla görülebilen
    hücrelerden meydana gelmiştir. Bu hücrelerin her birinde, çekirdek adı
    verilen yapıların içerisinde o canlının planı bulunur. Her bir özelliği
    belirleyen ve kromozom adı verilen iplikcikler üzerinde bulunan bölümlere
    gen denir. Yani genler bir araya gelip kromozomları oluşturur. Kromozomlar
    hücre çekirdeğinde çiftler halinde bulunurlar. Bunların biri babadan,
    diğeri ise anadan gelir. Genlerin kromozom üzerinde bulunduğu yere lokus
    adı verilir. Her canlı türünün kromozom sayısı farklıdır. Örneğin
    insanlarda 23 çift, sığırda 30 çift, köpekte 39 çift, arıda 16 çift ve
    güvercinde 21 çift kromozom bulunur.



    DOMİNANT (BASKIN),
    RESSESİV (ÇEKİNİK)


    Avusturyalı bir papaz olan Mendel, geçen yüzyılda bezelyeler üzerinde bazı
    çalışmalar yapmıştır. Araştırdığı konuların değeri ölümünden sonra
    anlaşılmış ve klasik genetiğin babası






    olarak
    anılmaya başlanmştır.

    Mendel, düz ve buruşuk tohum yapılarına sahip iki bezelye varyetesini
    melezleyerek bunlardan meydana gelen yeni bitkilerin tohumlarının düz
    olduğunu görmüştür. Halbuki bundan önce bu tür çaprazlamalardan her iki
    özelliğin karışımı özellikler taşıyan canlılar elde edileceğine
    inanılıyordu.

    Burada görüldüğü gibi aynı özelliğin farklı olarak ortaya çıkmasını
    sağlayan genlere birbirinin alleli (eşgeni) denir. Mendel'in yaptığı
    deneyde görüldüğü gibi düz tohumluluk geni buruşuk tohumluluk geninin
    etkisini göstermesini engellemiştir. Bunun gibi herhangi bir özelliği
    etkileyen genin, o özelliği farklı yönde etkileyen allelinin etkisini
    göstermesini engelliyorsa, bu gen alleli üzerine dominanttır (baskındır).
    Diğer gen ise (bezelyelerde buruşuk tohumluluğa yolaçan gen) resesivdir
    (çekinik). Buna güvercinlerden örnek vermek gerekirse tepesizlik özelliği
    tepeliliğe göre dominanttır. Yani bir güvercin anasından tepesizlik
    genini, babasından ise tepelilik genini alırsa kendisi tepesiz olur.

    Bir genin birden fazla alleli olabilir. Aynı gen bu allellerinden
    bazılarına göre dominantken diğerlerine göre resesiv özellik gösterebilir.

    Genler genelde harflerle sembolize edilirler. Ancak bütün özelliklerin
    yabani formlarda görülen biçimini determine eden genler (+) ile
    gösterilirler.


    İNTERMEDİYER KALITIM


    Mendel'den sonra bazı araştırmacılar bazı özelliklerin bu kurallara
    uymadığını belirlediler. Bu araştırmacılar yaptıkları çalışmalarda, ana ve
    babada farklı olan bir özelliğin yavrularda her ikisinin de çıkmadığını
    saptamışlardır. Bu şekilde yavrular bir özellik bakımından ebeveynlerin her
    ikisine de benzemiyor, ana ve babanın özelliklerinin karışımı bir durum
    gösteriyorlarsa buna intermediyer kalıtım adı verilir. Bu kalıtım şeklinde bir
    özelliği farklı yönde etkileyen allel genlerin etkisi eşittir.

    Bu tür bir kalıtıma İspanyol kökenli Andaluz ırkı tavuğun renk kalıtımında
    görmek mümkündür. Bu tavuklarda beyaz ve siyah tüy rengine sahip ebeveynlerden
    mavi tüy rengine sahip yavrular elde edilir. Yine güvercinlerden örnek verilmek
    istenirse, paçalı ve paçasız ana babadan tozluk yada yarım paça olarak
    adlandırılan ve parmakları tüysüz, ayağın diğer yerleri tüylü yavrular elde
    edilir. Aynı şekilde kafa ve kuyruğu renkli (siyah, mavi veya kırmızı olabilir)
    diğer yanları beyaz olan kelebek ırkı güvercinlerde de renk kalıtımı
    intermediyerdir. Zira ebeveynlerden biri siyah diğeri beyaz olan kuşların
    yavruları kafa-kuyruk tabir edilen renkte olurlar. Kafası ve kuyruğu renkli
    kuşlar birbirileriyle çiftleştirilirlerse yavrular 1/4 ihtimalle siyah, 1/4
    ihtimalle beyaz ve 2/4 ihtimalle kafa-kuyruk renkli yavrular elde edilir.



    HOMOZİGOT ve
    HETEROZİGOT


    Mendel'in düz ve buruşuk tohumlu bezelyeleri çaprazlayarak yalnızca düz
    tohumlu bezelyeler elde ettiğini daha önce anlatılmıştı. Daha sonra bu yavru
    dölleri birbirleriyle çaprazladı. Bunlardan elde ettiği bezelyelerden ise 4'te
    birinin buruşuk tohumlu olduğunu gördü. Buradan ilk ebeveynlerde (düz ve buruşuk
    tohumlu bezelyeler) görülen

    özelliklerin ikinci generasyonda ortaya çıkabileceğini ortaya koydu.

    Yukarıda anlatıldığı gibi bir canlıda herhangi bir özelliği belirleyen
    genin alleli ile birlikte bulunması, o canlının ele alınan özellik bakımından
    heterozigot olduğunu gösterir. Bunun tersine yine bir özelliği belirleyen bir
    çift genin o özelliği aynı yönde etkileyen genler olması durumu ise homozigot
    olarak tanımlanır. Yani eğer bir özellik için ana ve babadan aynı yönde etkili
    genler gelirse, o yavru o özellik bakımından homozigottur denir. Aksi takdirde,
    yani anadan ve babadan bir özelliği farklı yönlerde etkileyen genler gelirse, o
    yavru o özellik bakımından heterozigottur.

    Güvercinlerde tepesizlik tepeliliğe dominanttır (baskın). Buna göre tepeli
    bir kuş ile tepesiz bir kuştan olma yavrular tepesiz olurlar ancak tepelilik
    özelliğini de taşırlar. Yani bu yavrular tepe özelliği bakımından
    heterozigotturlar. Bu yavruların aralarında çiftleştirilmeleri sonucu yavrular
    1/4 ihtimalle tepeli olur. Bu anlatılanlara dayanılarak herhangi bir özellik
    bakımından homozigot olan ebeveynlerden, o özellik bakımından farklı yavrular
    alınamaz. Yani tepesizlik özelliği bakımından homozigot olan kuşlardan tepeli
    yavru alınamaz.





    Tepeli bir güvercin (cr cr
    ile gösterilir) ile tepesiz (+ + ile gösterilir) bir güvercinin
    çiftleştirilmesi sonucu tüm yavrular tepesiz olurlar ancak tepelilik
    genini taşırlar (cr +).





    Sarı bir erkek ile kırmızı
    bir dişiden alınabilecek yavruların dağılımı (renk açma geni d ile,
    alleli ise + ile gösterilmektedir).




    TEMEL RENKLER


    Bir güvercinin rengi sahip olduğu şu genlere göre belirlenir:

    a) Temel renk geninin ne olduğu,

    b) Taşıdığı işaret geni,

    c) Bunların dışında renge etkili olan genler.

    Temel renklerden, diğerleri üzerinde baskın olanı posta güvercini
    kırmızısı olarak da isimlendirilir. İşaret bulunan kuşlarda (çakmak yada
    şerit), bu işaretlerin kırmızı, diğer kısımların gri olmasına yolaçar.
    İleride göreceğimiz renk yayma geni ile birlikte bulunması halinde
    güvercinin kuyruk ve el kanat teleklerinin rengi gri, diğer yerleri koyu
    bir kırmızı olur. Kırmızı şeritli kuşlar birçok yörede "şekeri" adıyla
    anılırlar. Bundan sonra bu renkten, diğer kırmızı ile karışmaması
    bakımından, baskın kırmızı (BA ile sembolize edilir) olarak
    bahsedilecektir.

    İkinci temel rengimiz ise siyahtır (+ ile sembolize edilir). Siyah,
    güvercinlerde en fazla karşılaşılan temel renktir. Mavi, çakmaklı,
    miske, sabuni, küllü, siyah galaça, siyah baska vb. güvercinlerin hepsi
    siyah temel rengini taşırlar.

    Üçüncü ve diğerlerinin her ikisine göre çekinik olan temel renk ise
    kahverengidir (b ile sembolize edilir). Birçok yerde bu renk çikolata
    olarak bilinir. Bu renge güvercinlerde nadiren rastlanır.

    Temel renkler cinsiyete bağlı bir kalıtım yolu izlerler.




    İŞARETLER


    İşaret sözcüğü ile mavi, sabuni ve baskın kırmızı renkli kuşların kanat
    üzerinde bulunan ve kuşcular arasında şerit, çubuk, kolon olarak
    isimlendirilen koyu renkli çizgiler ile






    çakmaklı
    ve miske kuşlarda yine kanat üzerinde bulunan pul şeklindeki koyu renkli
    tüyler anlaşılmaktadır. Bu iki işaret geninden pullar şerite baskındır.
    Her iki işarete göre ressesiv olan allelleri ise işaretsizlik genidir.

    Pulların yoğunluğu da farklı işaret olarak algılanır. Öyleki, bu
    pulların çok sık ve renklerinin çok koyu olması durumunda kuş siyah
    olarak algılanabilir. Bunlar gerçek siyah kuşlardan ancak kuyruğunun,
    özellikle yan teleklerinde maviliğin bulunması ile ayırt edilirler.

    Yukarıda belirtildiği gibi yoğun pul (yoğun çakmaklı, yoğun tekir; CT
    ile sembolize edilir) işareti diğerlerine göre dominanttır. Bu işareti
    taşıyan kuşlar hemen hemen siyah olurlar, Kanat ve telek tüyleri biraz
    daha açık renktedir. Bundan sonra normal pul (çakmaklı, tekir; C ile
    sembolize edilir) işareti, daha sonra şerit (+ ile sembolize edilir) ve
    bunların hepsine göre ressesiv olan allel, işaretlerin bulunmaması
    durumudur (c ile sembolize edilir).

    Bu lokusta bulunan işaret genleri dölden döle geçerken cinsiyete bağlı
    olmayan bir yol izlerler.



    RENK YAYMA GENİ

    Dominant olan renk yayma geni S harfiyle sembolize edilir. İşaret
    genlerinden farklı bir lokusta olmasına rağmen bu genin varlığı
    işaretlerin etkisinin örtülmesini sağlar. Bir kuş renk yayma genini
    yalnızca anasından veya babasından dahi almış olsa, yani bu gen yeri
    bakımından heterozigot halde bulunması durumunda bile işaret ne olursa
    olsun (çakmak, şerit gibi) eğer temel renk siyahsa güvercin siyah olur;
    temel renk baskın kırmızı ise kuş kuyruk ve el kanat telekleri hariç
    kırmızı olur. Bu şekilde, bir özelliğin allel olmayan genlerce
    etkilenmesi yada allel olmayan genlerin birbirlerini etkilemesi
    genetikte epistasi olarak isimlendirilir.

    Ebeveynlerin yalnızca birisinden renk yayma genini almış, yani bu gen
    bakımından heterozigot durumda olan bir kuşun işaretleri belli belirsiz
    görülebilir. Birçok kuşun rengindeki matlık buradan kaynaklanmaktadır.



    TEMEL RENK, İŞARET VE
    RENK YAYMA GENİ ÜZERİNE ÖRNEKLER


    Soru: Çakmaklı (tekir) dişi bir güvercin hangi temel rengi, ne durumda
    taşır?

    Yanıt: Temel renk cinsiyete bağlı bir kalıtım yolu izlediği için
    babasından aldığı bir tek siyah genini (Z+W) taşır. Ancak bunun
    karşılığı olmadığı için, yani anasından Z kromozomunu almadığından
    dolayı bu gen bakımından homozigottur.


    Soru: Aynı kuşun işaret
    geni nedir?

    Yanıt: Bu kuş ebeveynlerinden birinden pul işaretini (C) almıştır. Ancak
    diğer ebeveyninden ne aldığı, kuşun dış görünüşünden (fenotip)
    anlaşılamaz. Diğer gen şerit (+) veya işaretsizlik (c) olabilir.
    Ülkemizde yetiştirilen güvercin ırkları içerisinde işaretsiz kuşlara pek
    rastlanmamaktadır.

    Soru: Bu hayvan renk yayma geni bakımından ne durumdadır?

    Yanıt: Çakmaklı olduğuna göre, yani renginde pul işareti belli olduğu
    için bu kuş renk yayma genini taşımaz (+ +).

    Soru: Siyah erkek bir güvercin hangi temel rengi, ne durumda taşır?

    Yanıt: Siyah olduğu için mutlak surette ebeveynlerinin birisinden siyah
    temel renk genini almıştır. Diğerinden ise siyah genini de almış
    olabilir, kahverengi genini de almış olabilir. Yani bu gen bakımından
    homozigot mu yoksa heterozigot mu olduğu anlaşılamaz.

    Soru: Kuşun işaret geni nedir?

    Yanıt: Kuş düz siyah renkli olduğu için hangi işaret genini
    taşıdığını bilemeyiz. İşaret genleri bakımından bütün olasılıklar
    geçerlidir.

    Soru: Renk yayma geni bakımından bu güvercin ne durumdadır?

    Yanıt: Kuşun renginin düz siyah olmasından, bu kuşta renk yayma geninin
    varlığını anlarız. Ancak renk yayma geninin dominant bir gen olması
    nedeniyle homozigot halde mi yoksa heterozigot halde mi olduğu
    anlaşılmaz.

    Buraya kadar anlatılanlara dayanılarak anaları ve babaları bilinmeyen
    mavi erkek bir güvercin ile baskın kırmızı (kanat ve kuyruk telekleri
    gri) dişi bir güvercinin çiftleşmesinden meydana gelecek yavruların
    olası renklerini tahmin etmeye çalışalım:

    Mavi erkek, temel renk olarak en azından birinden siyah renk genini
    almıştır. Tabiki, her iki ebeveynden de siyah renk genlerini almış
    olabilir. Bu erkek temel renk olarak yavrularına ya siyah rengini
    geçirecektir veya eğer diğer gen kahverengiyse bu rengi aktaracaktır
    (siyah temel rengi kahverengi temel rengine göre baskın olduğu için bu
    erkek kuş siyah temel rengi ile birlikte yalnızca kahverengi temel
    rengini taşıyabilir). Temel renkler cinsiyete bağlı bir kalıtım yolu
    izlediği için baskın kırmızı dişi kuş yalnızca babasından aldığı baskın
    kırmızı renk genini taşır. Zira anasından cinsiyet kromozomu almaz. Bir
    kuşun erkek olması için hem anasından hemde babasından cinsiyet
    kromozomunu alması gerekir. O halde baskın kırmızı dişi kuş erkek
    yavrularına baskın kırmızı renk genini geçirir. Bu renk geni diğer temel
    renklerin ortaya çıkışını engellediği için erkekler baskın kırmızı olur.
    Dişi yavrular babalarından ya siyah temel renk genini yada diğer
    bilinmeyen temel renk genini alacaklardır.

    Mavi erkeğin işaret özelliğini belirleyen genlerden birisi şerittir.
    Diğeri ya şerit genidir yada işaretsizlik genidir. Bu nedenle
    yavrularına ya şerit genini yada eğer diğeri işaretsizlik geni ise bunu
    geçirecektir. Dişi kuşun ise düz baskın kırmızı olması nedeniyle
    işaretleri bilinmez. Bu nedenle yavrularına hangi işareti aktaracağı da
    bilinimez. Bu nedenle yavruların işaret bakımından yarısının ne olacağı
    bilinemezken diğer yarısı şeritli olacaktır.



    Mavi erkek bir güvercin ile baskın kırmızı dişi bir güvercinin renk
    genlerinin sembollerle gösterimi.





    EG: Erkek Güvercin DG:
    Dişi Güvercin EY: Erkek Yavru



    DY: Dişi Yavru TRG: Temel Renk Geni



    İG: İşaret Geni RYG: Renk Yayma Geni

    B: Baskın Kırmızı Geni S: Renk Yayma Geni

    +: Yabani Formu ?: Bilinmiyor anlamında



    Erkek kuşta renk yayma geni bulunmaz. Zira eğer bir tane dahi bulunsaydı
    bu kuşun rengi siyah olmalıydı. Dişi kuş ise düz baskın kırmızı renkte
    olduğu için en azından bir tane renk yayma geni taşımaktadır.
    Yavrularına ise ya renk yayma genini geçirebilir yada, eğer diğer gen
    renk yayma geninin yabanisi ise bunu geçirebilir.

    Bu anlatılanlara dayanılarak ve yukarıdaki tablonun incelenmesinden de
    anlaşılacağı gibi erkek yavruların, baskın kırmızı şeritli (şekeri) veya
    düz baskın kırmızı, dişi yavruların ise mavi, kahverengi şeritli, düz
    kahverengi veya siyah olabileceklerini tahmin edebiliriz.




    ÇEKİNİK (RESSESİV)
    KIRMIZI



    Taklacı güvercin ırklarında diğerlerine nazaran daha sık rastlanan bu
    renk baskın kırmızıdan bütün vücudunun kırmızı olması ile ayrılır. e
    harfi ile sembolize edilen bu gen homozigot halde bulunduğu zaman diğer
    renk ve renkle ilgili hemen hemen tüm genleri örter. Yani temel rengi,
    işareti, renk yayma geni ne olursa olsun e e genlerini taşıyan güvercin
    kırmızı olur. Aynı zamanda bu genleri taşıyan güvercinin gaga ve göz
    renkleri beyaz olur.

    Çekinik kırmızının kalıtımına tablo 5'de bir örnek verilmiştir.





    Kırmızı bir güvercin (e e)
    ile kırmızılık geni taşımadığı kesin olarak bilinen herhangi farklı
    renkli bir güvercinin (+ +) yavrularının tamamı kırmızı dışında bir
    renkte olurlar.

    Eğer bu yavrular aralarında çiftleştirilirlerse elde edilecek yavrular
    1/4 ihtimalle kırmızı 3/4 ihtimalle diğer renkten olurlar.





    Bu renkteki kuşların
    birçoğunda temel rengin siyah olduğu bilinmektedir. Ancak bu durum şart
    değildir. Yani kırmızı renkli bir güvercinin hangi temel renk genini,
    hangi işareti vb. genleri taşıdığı bilinemez. Ancak kırmızı renkli
    yavrular elde etmek için mutlaka ana ve babasında kırmızı renk geni
    bulunması gerekir. Yani tek bir kırmızı renk geni diğer renklerin
    etkisini örtmez.



    RENK (TONUNU) AÇMA GENİ

    Bu gen ile birlikte çekinik kırmızı genlerini taşıyan kuşlar sarı
    olurlar. Aynı şekilde mavi kuşlar sabuni, çakmaklı kuşlar miske, siyah
    kuşlar ise zeytini rengini alırlar.

    Bu gen cinsiyete bağlı ressesiv bir kalıtım yolu izler. Bu geni taşıyan
    yavrular yumurtadan çıkar çıkmaz tanınabilirler. Zira bunların hav
    tüyleri çok seyrektir.

    Bu gen ile ilgili bir örnek verelim. Zeytini bir güvercinin rengini
    belirleyen genler şunlardır:

    1. Temel renk siyah (erkekse + + veya +b, dişiyse +--)

    2. İşaret geni için bütün kombinasyonları taşıyabilir(CTCT, CTC,CT+, CTc,
    CC, C+, Cc, ++, +c, cc).

    3. Renk yayma genini homozigot veya heterozigot halde taşır (SS, S+).

    4. Çekinik kırmızı geni ya hiç bulunmaz yada heterozigot halde
    bulunabilir (++, e+).

    5. Renk açma geni homozigot durumda bulunur (erkekse dd, dişiyse d--).



    BEYAZ

    Güvercinlerde beyaz rengin ortaya çıkmasında birçok farklı gen
    kombinasyonu rol oynar. Bu nedenle beyaz rengin kalıtımı hakkında
    bilinenler henüz pek yeterli değildir. Yine aynı sebepten beyaz bir
    güvercin ile farklı renkte bir güvercinin çiftleştirilmesinden ne renk
    yavruların alınabileceğini tahmin etmek çok zordur. Bu durum özellikle
    göz rengi de beyaz olan kuşlar için daha fazla geçerlidir.

    Ancak bunlardan farklı olarak ressesiv bir kalıtım yolu izleyen ve siyah
    göz ile birlikte ortaya çıkan beyaz rengin (zwh) diğer beyaz renklerle
    bir ilişkisi yoktur.



    ALACALIK

    Beyaz güvercinlerin yanında farklı renklerde alaca renkli güvercinlerede
    rastlanmaktadır. Bu güvercinlerin üzerinde bulunan beyaz renk dışındaki
    renkler aynı daha önce anlatılan






    düz
    renkli kuşlardaki gibi dölden döle geçer. Ancak beyazlık hemen hemen
    herzaman bulunur.

    Renkli kafa, kanatlar ve kuyruk ve beyaz göğüs aynen siyah gözlü
    beyazlarda olduğu gibi çekinik (ressesiv) bir kalıtım yolu izler.

    Kelebek ırkı güvercinlerde görülen renkli kafa ve kuyruk (kara kuyruk,
    kara baş, altınbaş), intermediyer bir kalıtım yolu izlemektedir. Zira bu
    kuşlarda siyah ve beyaz renkli ana babadan, kafa, kuyruk renkli yavrular
    elde edilmektedir. Ancak beyaz renkli kuşların aralarında
    çiftleştirilmeleri sonucu yalnızca beyaz yavrular, siyahlardan ise
    yalnızca siyah yavrular alınabilir. Fakat kafa ve kuyruğu renkli
    kuşların aralarında çiftleştirilmeleri sonucu beyaz, siyah ve kafa,
    kuyruğu renkli yavrular elde edilebilir.

    Bunların dışında da farklı alaca renkli kuşlar bulunmaktadır. Bunların
    kalıtımı konusunun oldukca karmaşık bir yol izlediği tahmin
    edilmektedir.






    DİĞER ÖZELLİKLERİN KALITIMI




    GAGA


    Her ne kadar gaga uzunluğunun kalıtım yolu tam anlamıyla açıklanmamış
    olsa da bazı çalışmalar ve gözlemler gaga uzunluğunun birden fazla gene
    bağlı olduğunu göstermektedir. Bunun gibi tek başına etkileri küçük
    ancak bir araya geldiklerinde belli bir özelliği determine eden genlere
    eklemeli genler, bu kalıtım biçimine ise çok genli kalıtım adı verilir.

    Buna göre kısa gagalı bir güvercin ile uzun gagalı bir güvercinin
    yavrularının gagaları orta uzunlukta olur. Bu yavruların aralarında
    çiftleştirilmeleri sonucu ise farklı uzunlukta gagaya sahip yavrular
    elde edilir.

    Gaga uzunluğunu 6 çift genin etkilediğini varsayalım. Kısa gagalı kuşu
    aabbcc ile sembolize edelim ve bunun gaga uzunluğunu 5 mm olduğunu
    düşünelim. Uzun gagalı kuşları ise AABBCC ile sembolize edelim ve
    uzunluğunun 17 mm olduğunu varsayalım. Bunların çiftleştirilmelerinden
    AaBbCc genetik yapısında yavrular elde edilir ve gaga uzunlukları 11 mm
    olur. Buradan her baskın genin (A, B, C) gaga uzunluğuna 2 mm etkide
    bulunduğunu görebiliriz. Bu yavruların çiftleştirilmelerinden ise
    alınacak yavruların gagalarının uzunlukları aşağıdaki tablodan da
    görülebileceği gibi 1/64'ü 17 mm, 6/64'ü 15 mm, 15/64'ü 13 mm, 20/64'ü
    11, 14/64'ü 9 mm, 7/64'ü 7 mm ve 1/64'ü de 5 mm olur.



    TÜY ŞEKİLLERİ


    Kuyruk şekli ve kuyruk telek sayısının da gaga uzunluğunda olduğu gibi
    kalıtımı tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. Tavus ırkı
    güvercinlerle normal kuyruklu güvercinlerin çiftleştirildiği bazı
    araştırmalarda elde edilen melez (F1) yavruların kuyruk telek
    sayılarının ebeveynlerin telek sayılarının ortalaması olduğu, yani
    intermediyer bir kalıtım yolu izlediği bildirilmektedir.



    Üç farklı yerde bulunan 6 genin etkili olduğu bir özellikte, bu üç
    lokusta da heterozigot genotipte bulunan iki bireyin çiftleşmesinden
    meydana gelecek genotipler (aynı sayı ile belirtilen genotiplerin etkisi
    eşittir).





    Paçanın intermediyer bir
    kalıtım yolu izlediğini biliyoruz. Ancak paça şekil ve büyüklüklerinin
    farklı bir kalıtım yolu izlemektedir. Paça büyüklüğü üzerinde iki genin
    etkili olduğu ve bunların tek başına bir kuşta bulunması normal bir
    paçaya, her ikisinin de bulunması halinde ise büyük paça meydana
    gelmektedir.

    Tepe özelliği çekinik bir kalıtım yolu izlemektedir.




    DİĞER BAZI ÖZELLİKLER

    Güvercinlerde takla atmanın genetik mekanizması üzerine yapılan
    araştırmalar bunun cinsiyete bağlı olmayan ve çekinik (ressesiv) bir gen
    tarafından meydana getirildiği tezini desteklemektedir. Ancak taklacı
    güvercin ırklarında (Mardin, Tekirdağ Yerli Taklacısı, İzmir Taklacısı
    vb.) görülen takla çeşitliliğine, takla atmayı determine eden genin
    yanında farklı lokuslarda yer alan başka genlerin de etkili olduğu
    görülmektedir.

    Kanatların kuyruk üzerinde toplanması ve kuyruküstünün (kuyruğun
    üzerinde yer alan yağ bezesi) bulunması özellikleri cinsiyete bağlı
    olmayan baskın bir kalıtım yolu izlerler. Bunların tersi, yani
    kanatların düşürülmesi ve kuyruküstünün bulunmaması çekinik bir kalıtım
    yolu izlemektedir.




    KANTİTATİF ÖZELLİKLER


    Kantitatif özellik dendiğinde ölçülebilen, görünümü yani fenotipi
    yalnızca genlere bağlı olmayan, ortaya çıkışı çevre koşulları tarafından
    etkilenen özellikler anlaşılmaktadır. Bu özelliklere güvercinlerden
    örnek vermek gerekirse, boyları, ağırlıkları, takla yoğunlukları,
    uçuculuk özellikleri, yavrularının yeme düşme süresi gibi birçok özellik
    sayılabilir.

    Kantitatif özellikler genellikle birden fazla gen tarafından determine
    edilirler. Bu nedenle yavrulara geçme mekanizmaları da oldukca
    karmaşıktır. Bu özellikleri determine eden genlerin durumunu doğrudan
    bilmeye şu an olanak olmadığı için, bu konudaki çalışmalar bilimsel
    tahmin yöntemlerine dayanır. Bu tahmin yöntemleri uygulandığında istenen
    bazı kantitatif özelliklerin istediğimiz yönde iyileştirilmesi
    mümkündür.




    GENETİK ISLAHIN TEMEL YÖNTEMLERİ


    Arzulanan kalitatif veya kantitatif özelliklerin kuşlarda bir araya
    getirilmesi, yanı genetik ıslaha ilişkin günümüzde hayvancılıkta
    kullanılan bazı yöntemler bundan sonraki konularda verilecektir.
    Güvercinin doğal olarak diğer hayvanlardan farklı olan biyolojisinin
    (beslenmesi, kuluçka süresi, eşleşmesi gibi özellikler biyolojisini
    oluşturur) gereği bazı yöntemler önerilecektir. Ancak verilen yöntemler
    anahtar niteliğindedir. Her yetiştirici bu anahtarları kendi koşullarına
    göre istediği şekilde kullanabilir. Bunları iyi kavrayıp, kendi
    koşullarına uydurup, en iyi şekilde uygulayan yetiştirici bunun yararını
    çok kısa bir süre içerisinde görecektir.



    SELEKSİYON

    Kelime anlamı seçmek demek olan seleksiyon, hayvancılıkta gelecek
    generasyonun ana ve babalarının (ebeveylerini)
    belirlenmesi demektir. Genetik ıslahta başarılı olabilmek için rastgele
    hayvanların seçilmemesi gerekir. Bu bağlamda bütün hayvanlardan yavru
    almak da uygun değildir. Başarı için ikinci kural ise hedefin iyi
    belirlenmesidir. Bir diğer kural da ıslah edilecek materyalin (kanarya,
    muhabbet kuşu, güvercin vb.) iyi tanımasıdır. Özellikle materyalin
    ırkını veya iyileştirmek istediğimiz özelliğini iyi bilmemiz gerekir.
    Ayrıca o özelliğin kalıtım yolunun da belirlenmesi gerekir.

    Genetik ıslahda seleksiyon başlıca şu şekillerde uygulanır.

    1. Hayvanların kendi özelliklerine göre,

    2. Hayvanların ana ve babalarının özelliklerine göre (soykütüğüne göre),

    3. Hayvanların yavrularının özelliklerine göre,

    4. Aile (familya) özelliklerine göre.

    Kuşculukta güvercinler genellikle kendi özelliklerine göre
    değerlendirilirler. Halbuki yukarıda sayılan uygulamaların da dikkate
    alınması başarıyı arttırır. Hatta mümkünse belirtilen bu dört
    uygulamadan da yararlanmak gerekir.

    Bu uygulamalar içerisinde anılan aile özelliklerine göre seleksiyon
    akraba kuşların özelliklerinin ortalamalarına göre seleksiyon
    yapılmasıdır. Buna göre ele alınan özellikler bakımından ortalaması en
    iyi olan birbirine akraba kuşların tümü, iyi veya kötü olmalarına
    bakılmaksızın damızlığa ayrılırlar. Eğer bu şekilde yapılan seleksiyon
    sonucu elinizde fazla sayıda kuş bulunursa, o takdirde aileler
    içerisindeki en iyi kuşları damızlıkta kullanınınz.

    Öncelikle bir çift genin etkili olduğu özelliklerin kuşlarımızda
    sabitleşmesi için hangi yolları kullanabileceğimizi görelim.



    CİNSİYETE BAĞLI OLMAYAN BASKIN (DOMİNANT) BİR GEN LEHİNE SELEKSİYON

    Olumlu ve yetiştiriciler açısından önemli birçok özellik cinsiyete bağlı
    olmayan baskın bir kalıtım yolu izlemektedir. Böyle özelliklerin
    fenotipten (dış görünüş) homozigot halde mi yoksa heterozigot halde mi
    olduğunu tahmin etmek mümkün olmadığı için, bu tür özelliklerin herhangi
    bir hayvan sürüsünde veya grubunda fikse edilmesi (sabitlenmesi) oldukca
    güçtür. Baskın özelliklerin genotipte heterozigot halde mi yoksa
    homozigot halde mi olduğunun belirlenebilmesi ancak test çiftleştirmesi
    sonucu mümkündür.







    Test
    çiftleştirmesi, cinsiyete bağlı olmayan baskın gene sahip bir güvercin
    ile aynı özelliğe farklı bir yönde etki eden çekinik (ressesiv) bir gene
    sahip güvercinin çiftleştirilmesidir. Eğer bu çiftleştirmeden elde
    edilen yavrulardan birinde dahi çekinik özellik görülürse, baskın gene
    sahip ebeveynin bu gen bakımından heterozigot durumda olduğu anlaşılır.
    Tersi durumda, yani yavrulardan hiçbiri çekinik özelliği göstermezse
    baskın gene sahip kuşun bu gen bakımından homozigot halde olduğunu
    anlarız. Cinsiyete bağlı olmayan baskın özelliğe sahip güvercinleri
    damızlığa ayırırsak, kümesimizde üzerinde çalıştığımız geni sabitlemiş
    oluruz.

    Ancak yukarıda anlatılan yol oldukca zaman alıcıdır ve ayrıca kesin
    değildir. Zira bir kuştan heterozigot halde olduğu halde test
    çiftleştirmesi sonucu tesadüfen yalnızca baskın özelliğe sahip
    yavruların alınması mümkündür. Bu nedenle baskın özelliğin
    sabitleştiğine inandığınız bir sırada kümesinizde çekinik özelliğe sahip
    bir yavrunun görülmesi olasılığı herzaman vardır. Test çiftleştirmesinde
    elde edilen yavru sayısı arttıkca başarı da artar.

    Her ne kadar kesin bir sonuç vermese de, bu tür bir yöntemle çekinik
    genin kuşlarınızın yavrularında ortaya çıkma olasılığını
    azaltabilirsiniz. Biz buna bilimsel olarak bir genin frekansının
    düşürülmesi diyoruz.

    Aynı kalıtım mekanizmasına sahip bir özelliğin yetiştirdiğiniz güvercin
    ırkında bulunmaması durumunda ise başka bir ırktan bu özelliğin alınması
    oldukca kolaydır. Bu durumda yapacağınız tek şey kendi yetiştirdiğiniz
    ırktan, o ırkın özelliklerini en iyi temsil eden kuşlarla, farklı ırktan
    ancak istediğiniz ve cinsiyete bağlı olmayan baskın bir kalıtım yolu
    izleyen özelliği taşıyan kuşları çiftleştirmektir. Bunlardan alacağınız
    yavruların (eğer farklı ırktan olan kuş bu özellik bakımından homozigot
    durumda ise) hepsi istediğimiz özelliği taşırlar. Alınan bu yavrular
    (F1) tekrar yetiştirdiğiniz ırk kuşlarla çiftleştirilirler. Bunlardan
    ise 1/2 oranında ırkınıza katmak istediğiniz geni taşıyan yavrular elde
    edilir. Bu yavrular melezlerin, yani F1'lerin geriye çiftleştirilmesi
    sonucu elde edildikleri için G1 ile sembolize edilirler. G1'lerin tekrar
    yetiştirdiğiniz ırk kuşlara verilmesinden ise G2 ile sembolize



    Cinsiyete bağlı olmayan baskın bir kalıtım yolu izleyen tepesizlik
    lehine seleksiyon (bu özellik birçok ırkta zaten sabit durumdadır, ancak
    örnek olarak alınması konunun anlaşılmasını kolaylaştırmak içindir).



    edilen yavrular elde edilir. Böylece 5-6 kuşak (G5 veya G6) devam
    edilirse, tamamen yetiştirdiğiniz ırkın özellikleriyle beraber, ayrıca
    başka ırklarda bulunupta kendi yetiştirdiğiniz ırkta olmasını
    arzuladığınız özelliği de taşıyan kuşlar elde edebilirsiniz. Bu yöntem
    uygulanırken elde edilen G1, G2, G4, G5, G6 kuşağındaki kuşlardan,
    yetiştirdiğiniz ırka taşımak istediğiniz özelliği göstermeyen kuşlar
    damızlıkta kullanılmamalıdır. Ancak bu çiftleştirmelerden elde edilen
    kuşların tamamen kendi yetiştirdiğiniz ırkın özelliklerini
    kazandıklarına inandığınız zaman istediğiniz kuşu damızlığa ayırırsınız
    veya damızlıktan çıkarırsınız.




    CİNSİYETE BAĞLI BASKIN (DOMİNANT) BİR GEN LEHİNE SELEKSİYON


    Kuşlarda, bu tür bir kalıtım yolu izleyen genler dişilerde mutlak
    surette homozigot halde bulunurlar. Zira, daha önce de anlatıldığı gibi
    dişi kuşların cinsiyet kromozomları birbirinden farklıdır. Bu
    kromozomlar birbirinin homologu (eşi) değildir. Bu tür bir kalıtım yolu
    izleyen özelliğe ait genin kromozom üzerinde alleli ile beraber
    bulunmasına olanak yoktur. Buraya kadar anlatılanlardan da anlaşılacağı
    gibi söz konusu geni kuşlarımızda sabitlemek için istediğimiz özelliği
    taşıyan dişi kuşlarla işe başlamak tavsiye edilir.

    Bilindiği gibi şekeri rengi cinsiyete bağlı bir kalıtım yolu izler. Bu
    rengi kuşlarınıza vermek için şekeri renkli dişi bir güvercini kendi
    damızlıklarınızın en iyisi ile çiftleştirmelisiniz. Bu çiftleştirmeden
    elde edilen tüm erkek yavrular şekeri olurlar. Dişi yavrular ise erkek
    kuşun rengindedirler ve şekeri rengini taşımadıkları için amaça uygun
    değldirler. Bu
    nedenle damızlıkta kullanılmazlar. Erkek yavruları ise tekrar kendi
    kuşlarınızın dişilerinin en iyisi ile çiftleştirmelisiniz. Bu
    çiftleştirmeden ise elde edilen yavruların tahminen yarısı şekeri renkli
    olur. Yine şekeri yavruları kendi kuşlarınızın en iyileri ile
    çiftleştiriniz. Bu çiftleştirmede eğer yalnızce dişileri kullanırsanız
    şekeri renkli erkek yavrular elde edersiniz. 5.-6. Generasyon sonunda
    elde ettiğiniz şekeri erkek ve dişileri artık birbirleriyle
    çiftleştirebilirsiniz. Zira bu kuşların diğer özellikleri hemen hemen
    tamamen sizin kuşlarınıza benzer.

    Dişi kuş ile başlamanın yalnızca tavsiye olduğunu unutmayınız. Elbette
    erkek bir kuş ile de başlayabilirsiniz. Ancak bu takdirde bu erkek kuşun
    istediğiniz özelliği homozigot halde mi yoksa heterozigot halde mi
    taşıdığını bilmenizde yarar vardır. Elbette ki bu özellik bakımından
    homozigot olan erkek bir kuş ile başlamanız, ilk çiftleştirmede tüm
    yavruların istediğiniz özelliği taşıması bakımından avantajlıdır.



    CİNSİYETE BAĞLI OLMAYAN ÇEKİNİK (RESSESİV) BİR GEN LEHİNE SELEKSİYON

    Ön tepe (bazı yörelerde bu özelliğe gül adı verilir) cinsiyete bağlı
    olmayan çekinik bir kalıtım yolu izler. Kuşlarınıza bu özelliğin
    katılması için, kuşlarınıza çok benzeyen ön tepeli dişi veya erkek bir
    kuş ile kendi kuşlarınızı çiftleştiriniz. Bu çiftleştirmeden elde
    edilecek tüm yavruların ön tepesiz olmalarına rağmen bu özelliği
    taşırlar. Alınan bu yavruların aralarında çiftleştirilmeleri sonucu
    dörtte bir oranında ön tepeli yavrular elde edilir. Alınan bu ön tepeli
    yavruları tekrar kendi kuşlarınızın en iyileri ile çiftleştirmelisiniz.
    Bu şekilde devam ederek diğer özellikleri kendi kuşlarınıza benzediğine
    inandığınız yerde ön tepeli kuşları aralarında çiftleştirerek devam
    edersiniz. Bu yöntem diğer yöntemlere nazaran hedefe varmak için dahu
    uzun bir süre gerektirir.



    CİNSİYETE BAĞLI ÇEKİNİK (RESSESİV) BİR GEN LEHİNE SELEKSİYON

    Daha önce değinildiği gibi bazı açık renklerin meydana gelmesini
    sağlayan ve renk açma geni olarak isimlendirilen gen cinsiyete bağlı,
    çekinik bir kalıtım yolu izler. Buna göre kırmızı olan kuşlarınıza sarı
    rengini kazandırmak istediğinizi vasayın. Bu takdirde sarı bir erkek ile
    işe başlamak en iyisidir. Zira sarı bir erkek kuş ile kırmızı bir
    dişiden elde edilecek dişi yavruların tümü sarı renkli olurlar. Bu sarı
    dişi yavruların kırmızı erkeklere verilmelerinden yalnızca kırmızı
    renkli yavrular elde edebiliriz ve bu yavruların yalnızca erkekleri renk
    açma geninin taşıyıcısıdırlar. Bu nedenle dişi yavrular sonraki aşamalar
    için değersizdirler. Erkek yavruların tekrar kendi kuşlarınızın
    dişilerine verilmelerinden ise alınacak dişi yavruların yarısı sarı
    renkli olur. Böylece sürdürülecek olan işlemler sonucunda birkaç
    generasyon sonra istediğiniz özellikleri taşıyan sarı renkli kuşlarınıza
    kavuşabilirsiniz.



    KANTİTATİF ÖZELLİKLERİN ISLAHI

    Kantitatif özelliklerin ortaya çıkışının yalnızca genlere bağlı
    olmadığını biliyoruz. Bu özellikler, az yada çok çevre koşullarından
    etkilenirler. Örneğin uçucu bir güvercin ırkından elde edilen yavrular
    zamanında ve yeterli süre uçurulmazlarsa, uçuculukları ebeveynleri kadar
    iyi olmaz. Bunun gibi birçok örnek verilebilir. Bu durumun tam tersi de
    sözkonusudur. Zamanında ve yeterince uçurulmadığından dolayı kötü uçucu
    olarak bilinen kuşlardan çok iyi uçucu yavrular elde edebiliriz.

    Bu
    nedenle anılan özellikler bakımından kuşlarımızın en iyisini seçmek
    oldukca zordur. Kantitatif özellikler için kuşlarınızın hangisinin daha
    iyi olduğuna karar vermek için öncelikle hepsinin aynı koşullarda
    yetiştirilip yetiştirilmediklerini bilmeniz gerekir.

    Kantitatif bir özellik yönünden sürünüzün nasıl iyleştirilebileceğini
    bir örnek ile açıklamaya çalışalım. Örneğin kuşlarınızın uçuculuğunu
    geliştirmek istiyorsunuz. Bunun için iyi uçtukları bilinen güvercinlerle
    başlamak en iyisidir. Ancak elinizde bulunan kuşlarda da bu özellik
    açısından yeterince varyasyon (farklılık) olması her zaman muhtemeldir.
    Öncelikle aldığınız yavruların hepsinin mümkün olduğunca eşit koşullarda
    büyütülmelerini sağlayın. Aynı yaşta uçurmaya başlayın. Uçurma işlemi
    için hepsine aynı zamanı ayırınız. Bu takdirde bunların içerisindeki iyi
    uçucuların, iyi uçma özelliklerinin genlerinden kaynaklandığı sonucuna
    varabiliriz. Burada unutulmaması gereken en önemli konulardan birisi,
    hedefe bir an önce varmak için mümkün olduğunca çok sayıda yavru
    arasından mümkün olduğunca az sayıda yavru seçilerek bunların damızlıkta
    kullanılmasıdır. Unutmayın ki vasat kuşların damızlıkta kullanılması
    istenen ilerlemeyi yavaşlatır. Bu nedenle çok yavru alacağım diyerek
    istenen özellikleri taşımayan kuşların damızlıkta kullanılması gereksiz
    yere vasat kuşların sayısının artmasına neden olacaktır. Halbuki, eğer
    vasat kuşlarınıza damızlığa ayırdığınız kuşların yavrularını
    baktırırsanız, hem iyi kuşlar yetiştirmiş olursunuz, hemde gelecek yıl
    içlerinden en iyilerini seçebiliceğiniz yeterli sayıda yavru elde etmiş
    olursunuz.






    SELEKSİYON YÖNTEMLERİ




    TEKSEL SELEKSİYON YÖNTEMİ

    Bu yöntemde, adından da anlaşılacağı gibi ıslahına çalıştığımız
    özellikler tek tek ele alınır. Örneğin öncelikle kuşlarımızın uçuculuk
    özelliklerini geliştirmeye çalışırız. Bu konuda belli bir ilerleme
    kaydettikten sonra renk konusunu ele alabiliriz.

    Yöntem, özellikle tek bir özellikte ilerleme istediğimizde çok
    etkilidir. Eğer birden fazla özelliği ele alıyorsak o takdirde yöntem,
    hedefe ulaşmak için çok uzun bir süre gerektirmesi bakımından
    dezavantajlıdır. Diğer bir dezavantajı ise, seçim tek bir özelliğe
    bakılarak yapıldığı için, damızlığa ayrılmayanlar içerisinde başka
    özellikler bakımından çok iyi durumda olan kuşların da bulunabileceği
    olasılığıdır. Böylece diğer özellikleri bakımından çok iyi olan kuşlar,
    ele aldığımız özellik bakımından yetersiz oldukları için damızlık dışı
    bırakılacaklardır.



    BAĞIMSIZ AYIKLAMA YÖNTEMİ

    Bu yöntemde iyileştirilmesi düşünülen tüm özellikler aynı anda dikkate
    alınır. Damızlığa ayrılacak kuşlarda, her bir
    özellik için belli bir alt sınır tespit edilir. Alt sınırı aşan kuşlar
    damızlığa ayrılırlar. Böylece aynı anda birden fazla özellikte ilerleme
    görülecektir. Ancak özellik bazında görülecek ilerleme, teksel yönteme
    nazaran daha yavaş sağlanacaktır.

    Bu yöntemin önemli bir dezavantajı vardır. Her bir özellik için belli
    bir alt sınır belirlendiği için, bir özellik bakımından çok iyi olan,
    hatta listenin en başında olan bir kuş, diğer bir özelliği açısından
    yetersizse damızlık dışı kalacaktır.

    Bunun yanında öyle özellikler vardır ki birbirleriyle ters
    ilişkilidirler. Yani, özelliğin birinde yeterli ilerleme sağlanırken
    diğerinde gerileme olabilmektedir. Bu olumsuz durum başarıyı baltalayan
    en önemli faktörlerden biridir.



    SELEKSİYON İNDEKSİ
    (PUANLAMA) YÖNTEMİ


    Yöntem, bundan önce anlatılan diğer iki yöntemin olumsuz taraflarını
    bertaraf etmek için geliştirilmiştir. Yönteme göre, ele alınan
    özelliklerin öncelikle ağırlıkları belirlenir. Yani özelliğin hangisinin
    öncelikli ele alınması gerektiği, hangisinin daha az önemli olduğu
    belirlenir. Bu özelliklere belli bir katsayı verilir. Özellikler
    puanlanır ve bu katsayılarla çarpılırlar. Daha sonra çıkan sonuçlar
    toplanır ve bu değer kuşun damızlık değeri olarak isimlendirilir. Kuşlar
    bu damızlık değerlerine göre sıralanırlar ve yukarıdan aşağıya doğru
    belirlediğimiz sayıda hayvan damızlığa ayrılır. Örneğin yetiştirdiğiniz
    kuşların en fazla takla özelliklerine önem verdiğinizi farzedelim. Bu
    özelliği 100 üzerinden puanlayabilirsiniz. Bundan sonra sırasıyla iyi
    uçuculuk özelliği 80 puan üzerinden, renk özelliği 50 üzerinden, döl
    verimi (bu özellik için çok yumurtlama, yavruların yumurtadan kolayca
    çıkması, yavrulara iyi bakım gibi birden fazla kriter ele alınabilir) 25
    üzerinden puanlanabilir. Bu puanlama yapılırken mümkün olduğunca
    tarafsız olmak gerekir. Bunun sonucu tüm özelliklerin puanları toplanır.
    Her kuşun toplam puanları, büyükten küçüğe doğru sıralanır. Bu sıralama
    erkek ve dişi kuşlar için ayrı ayrı yapılmalıdır. Sıralama sonucu,
    örneğin kendinize 10 çift damızlık ayıracaksanız, sıralanmış olan
    puanlara göre en yüksekten başlanarak 10 dişi ve 10 erkek kuş
    ayırmalısınız.



    YETİŞTİRME SİSTEMLERİ

    Yetiştirme sistemleri, kuşlarınızın genetik ıslahında hedefe varmanızı
    kolaylaştıracak uygulamalardır. Hangi sistemi sececeğiniz hedefinize
    bağlı olarak değişir. Bu sistemlerin dahilinde uygulanacak seleksiyon,
    istediğiniz özellikte kuşları elde etmenizi sağlayabilir.



    SAF YETİŞTİRME









    Saf
    yetiştirme aynı ırka sahip hayvanların çiftleştirilerek üretilmesidir.
    Hatta aynı ırk içerisinde birbirine en fazla benzeyen kuşların
    çiftleştirilerek üretilmesidir. Birçok kuşcumuz bu sistemi zaten
    uygulamaktadır. Yine bu sistemde sürüye mümkün olduğunca aynı ırktan
    bile olsa dışarıdan başka kuşlar sokulmamaya çalışılır. Ancak bu
    takdirde de kuşlarınız arasında akrabalık derecesi artacaktır. Akrabalık
    derecesindeki bu artış bazı durumlarda tehlikeli olabilir. Bu durumu
    önlemek için zaman zaman dışarıdan alınan kuşlarla kendi kuşlarınızı
    çiftleştirmelisiniz. Bu duruma kan katma adı verilir.

    Saf yetiştirme sistemi ikiye ayrılır. Bunlardan birisi akrabalı
    yetiştirmedir. Diğeri ise akraba dışı yetiştirmedir.





    AKRABALI YETİŞTİRME

    Akrabalı yetiştirme adından da anlaşılacağı gibi birbirine kan bağı olan
    kuşların çiftleştirilmesidir. Bu yetiştirme yönteminin iki şekli vardır.
    Ana-oğul, baba-kız ve kardeşlerin çiftleştirilmesi yakın akrabalı
    yetiştirme, büyük ebeveyn-torun, amca-yeğen, kardeş çocukları vb.
    çiftleştirilmesi ise uzak akrabalı yetiştirme olarak anılır. Akrabalı
    yetiştirme daha önceki konularda üzerinde durulan homozigotluğun
    artmasına neden olur. Bu yöntemle, kuşlarımızda bulunan iyi özelliklerin
    yavrularında muhafaza edilmesini sağlayabiliriz.

    Bu yetiştirme sistemi özellikle az sayıda, yani seleksiyon yapacak
    sayıda güvercine sahip olmayan yetiştiricilerin ellerinde bulunan iyi
    birkaç kuşun genlerinin yavrularında toplanmasını sağlar. Fazla sayıda
    güvercin yetiştirmeye olanakları elverişli olmayan yetiştiriciler için
    en iyi genetik ıslah yöntemlerinden birisidir. Böylece iyi kuşları
    dışarıda aramak zorunda kalmazsınız. Üstün özelliklere sahip bir
    güvercinin kendi yavrularıyla çiftleştirilmesi sonucu onun özelliklerini
    ikinci kuşak yavrularda toplayabiliriz. Zira bu kuşun genlerinin yarısı
    zaten yavrusunda bulunacaktır. Tekrar yavrusu ile çiftleştirilmesi demek
    bu kez yavrularda üstün özelliklere sahip kuşun genlerinin %75'inin
    biraraya gelmesi demektir.

    Bu yöntemin diğer bir kullanma sahası posta güvercini
    yetiştiriciliğidir. Posta güvercinlerinde akrabalı yetiştirilmiş hatlar
    elde edilir. Daha sonra farklı hatlardan kuşlar birbirleriyle
    çiftleştirilirler. Alınan yavrular çoğu durumda ana ve
    babalarından üstün olurlar. Bu duruma melez azmanlığı yada heterosis adı
    verilir. Farklı saf ırktan kuşların çiftleştirilmeleri sonucu da bazı
    özelliklerde heterosis görülme olasılığı yüksektir. Heterosis daha çok
    yaşama gücü (yumurtaların döllülük oranı, yavruların yumurtadan çıkış
    gücü, hastalıklara dayanıklılık vb.) ile ilgili özelliklerde görülsede,
    tüm kantitatif özelliklerde görülme olasılığı vardır. Ancak akrabalı
    yetiştirilmiş hatlar arası çiftleştirmelerden elde edilen bu üstün
    yavruların aralarında çiftleştirilmeleri sonucu açılma olacağından
    beklenen üstün verimli kuşlar elde edilmez. Yani üstün yetenekli kuşlar
    elde etmek için her seferinde akrabalı yetiştirilmiş ana ve babalar
    kullanmak gerekir. Bu konuda başarı akrabalı yetiştirmenin derecesine
    göre artar Bu durum kuşların tekrar tekrar akrabaları ile
    çiftleştirilmeleri sonucu artar. Örneğin baba-kız çiftleştirilmesinden
    elde edilen yavruların akrabalı yetiştirme dereceleri %25'dir. Bu
    yavruların tekrar ana veya babalarıyla çiftleştirilmelerinden elde
    edilen yavrularda ise akrabalı yetiştirme derecesi %50 olur. Aynı
    şekilde devam edilmesi ile akrabalı yetiştirme derecesi sırasıyla %75,
    %87.5, %93.75 vb. olur.

    Akrabalı yetiştirme aynı zamanda zararlı çekinik genlerin etkilerinin
    yavrularda ortaya çıkmasına da neden olabilir. Böylece zararlı genlere
    sahip kuşlar tespit edilmiş olur ve bunlar damızlıktan çıkarılırlar.
    Zira akraba dışı çiftleştirmelerde bu tür zararlı genler ortaya çıkmadan
    generasyonlar boyunca taşınabilir. Ancak belli bir noktada ortaya
    çıktıklarında bu zararlı genleri sağlam kuşlarınızın hangilerinin
    taşıdığını bilemezsiniz.

    Akrabalı yetiştirmenin yukarıda anılan yararları yanında olumsuz bir
    yönü bulunmaktadır. Akrabalı yetiştirmenin derecesinin artması döl
    verimi ve yaşama gücü ile ilgili özelliklerin gerilemesine sebep
    olabilir. Bunlar yumurtalamada bozukluklar, erkeklerin dölleyememesi,
    yavruların yumurtadan çıkamamaları, yavrulara iyi bakmama, hastalıklara
    direncin azalması vb. olumsuzluklara yol açabilir. Ancak akrabalı
    yetiştirilme derecesi çok yüksek olmayan kuşlarda bu olumsuzlukların
    görülme olasılığının düşük olması ve yukarıda sayılan yararları
    nedeniyle gerektiği yerde bu yola başvurmanın hiçbir sakıncası yoktur.



    AKRABALAR DIŞI
    YETİŞTİRME


    Aynı
    ırk içerisinde, ancak birbirleriyle akraba olmayan kuşların
    çiftleştirilmesidir. Bu yetiştirme sistemine kuşlarınızın özelliklerini
    yeterli bulmadığınız zaman başvurmalısınız. Bu amaçla dışarıdan, yani
    elinizde bulunan kuşlarla akraba olmayan ancak yetiştirdiğiniz
    kuşlarınızın ırkından ve üstün özellikli kuşları kendi kuşlarınız ile
    çiftleştirmelisiniz. Bu durumda yabancı kuşun üstün genlerini kendi
    sürünüze katmış olursunuz. Bundan sonra daha önce anılan genetik ıslah
    yöntemlerinden birini uygulayabilirsiniz. Bu durum da bir nevi kan
    katmadır.











    MELEZLEME

    Melezleme farklı iki ırktan hayvanın çiftleştirilmesidir. Kuşculuk
    dilinde bu tür çiftleştirmeden meydana gelmiş güvercinlere kırma, kırık,
    azma, azman gibi isimler verilmektedir. Kuşculukta melezleme pek
    istenmeyen bir yöntemdir. Her ne kadar saf kan kuşların yetiştirilmesi
    istense de istek dışı birçok melezlenmeler olmaktadır. İstek dışı
    melezlenmeler genellikle farklı ırktan kuşların birarada yetiştirildiği
    kümeslerde daha çok görülmektedir.

    H
    albuki genetik ıslahta melezleme bazı özelliklerin "iyileştirilmesi"
    için bir araçtır. Ve yeni ırklar meydana getirilmesi için en iyi
    yöntemdir.

    Melez hayvanların aralarında çiftleştirilmelerinden meydana gelen
    yavrular genellikle birbirlerinden çok farklı özelliklere sahip olurlar.
    Ancak bu yavrular içerisinde istenen veya hoşa giden özellikleri taşıyan
    yavruların seçilerek aralarında çiftleştirilmeleri suretiyle, birkaç
    generasyon sonunda nispeten homojen (benzer) yapıda kuşlar elde
    edilebilir.

    Hazırlayan: Doç. Dr. Türker Savaş




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri