Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Çevremizde bulunan tarihi mekanlar nelerdir Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Çevremizde bulunan tarihi yerler İzmirde Bulunan Tarihi Eserler, İzmirdeki Tarihi Mekanlar Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 79      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Çevremizde bulunan tarihi mekanlar nelerdir

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    ÇEVREMİZ HAKKINDA

    Çevremizde bulunan ve ilginizi çekeceğini umduğumuz bazı tarihi ve turistik yerler hakkında kısa bilgileri görüşlerinize sunmak isteriz:

    ASSOS

    Tarih

    Assos en geç MÖ 8.nci yüzyılda Midilli Adasından gelen Aeolyalılar tarafından kurulmuş ve daha sonra Lidyalılar tarafından ele geçirilmiştir. MÖ 4.ncü yüzyılda Midilli ve Assos’un Eflatun’un öğrencisi olan ve Atarneus Tiranı olarak tanınan Hermias adlı bir despot tarafından yönetildiği bilinmektedir. Hermias siteyi Eflatun’un öğretileri doğrultusunda yönetmeye gayret etmiş ve bu arada aralarında Aristonun da bulunduğu bazı bilginleri buraya davet etmiştir. Hatta bazı kaynaklara göre Assos’a gelen Aristo MÖ 348 den MÖ 345 yılına kadar burada ikamet etmiş ve bu arada Hermias’ın yeğeni ile evlenmiştir. Assos daha sonra Persler tarafından işgal edilmiştir.

    Assos MÖ 334 yılında Büyük İskender tarafından ele geçirilmiştir. Güneşin evrenin merkezi olduğu fikrini ilk ortaya atanlardan biri olan Stoik felsefeci Cleanthes de İskender döneminde Assos’da yaşamıştır. İskender imparatorluğunun parçalanması ile Assos Bergama Krallığının eline geçmiştir (MÖ 241-133). Yöre daha sonra Romanın ve MS.395 itibarı ile Doğu Romanın (Bizans) mülkiyetine geçmiş, Murat I’in padişahlığı sırasında ise Osmanlıların eline geçmiştir.

    Önemli Kalıntılar

    Assos’un Bronz Çağından kalma Akropolis’i deniz seviyesinin 236 M üstündedir ve eski Yunan mimarisinin bazı güzel örneklerini içermektedir. MÖ 530 yıllarında inşa edilmiş olduğu düşünülen Atena Mabedi hem Dor hem İyon mimari ekollerinin öğelerini taşır. Mabedin yanında tarihi daha eski dönemlere giden bir Nekropolis bulunmaktadır.

    Bu bölgede Hellenistik döneme ilişkin bazı kalıntılar da vardır. Bu kalıntıların en dikkat çekici olanları arasında Agora, gimnasyum, ufak bir mabet, tiyatro ve hamam sayılabilir.

    Hüdavendigâr Camii ve Tuzla Suyu üzerine kurulmuş olan Harpusta Köprüsü 14.ncü yüzyılda inşa edilmişlerdir ve Osmanlı uygarlığının yöredeki en eski işaretleridir.



    TRUVA


    Tarih

    Eski Yunan’ın en ünlülerinden Homeros’un İlyada epiğine mizansen oluşturan Truva krallığı, mitlere bakılırsa, Arcadia’dan Anadoluya geçen Dardanos’un torunu Tros tarafından kurulmuştur. Tros’un oğlu İlus da kendi adı ile anılan İlium (Truva) şehrini kurmuştur. Yine efsaneye göre, Herakles, İlus’un oğlu Laomedon’un krallığı sırasında şehri zaptederek, Kralı ve Priam dışında tüm oğullarını öldürür. Truva savaşı ise Priam’ın krallığı sırasında, oğlu Paris’in “Truvalı – aslında Sparta’lı – Helen’i kaçırmasını takiben, onu izlemekte olan Mikenli Yunanlıların Truva’ya saldırması ile başlar. Geleneksel olarak savaşın MÖ 1193-1183 yılları arasında olduğu kabul edilmekle birlikte, eski Yunan’ın bazı tarihçileri savaşın MÖ 13 veya 14.ncü yüzyılda olduğunu ileri sürmektedirler.

    Savaştan sonra, MÖ 700’ lere kadar sahipsiz kalan Truva, çeşitli Yunan sitelerinin kolonisi haline gelmiştir. MÖ dördüncü yüzyılda Büyük İskender’in imparatorluğuna kattığı kent, önce MÖ 85 yılında, Romalıların, sonra, 395 yılında, Doğu Romanın ve 14.ncü yüzyılda da Osmanlıların eline geçmiştir.

    Önemli Kalıntılar

    Truva kalıntıları ilk kez Alman arkeolog Heinrich Schliemann tarafından, 1871 yılında, bugün Hisarlık olarak bilinen bölgede yapılan bir kazı sırasında bulundu. Schliemann 1871-73 ve 1878-79 yıllarında Hisarlık’ta yaptığı kazılar neticesinde, bu alanda katmanlar halinde yerleşim kalıntıları bulunduğunu ortaya çıkardı. Bu kalıntılar Bronz Çağından Roma dönemine kadar uzanan zaman dilimini kapsamaktaydı.

    Kazı alanında yürütülen çalışmalar burada dokuz katman bulunduğunu ve Truva – I olarak tanımlanan ilk katmanın MÖ üçüncü bin yıldan kalma olduğunu belirlemiştir. Truva I – V katmanları bu tarihten MÖ 20 ilâ 18.nci yüzyıla uzanan zamanı kapsamaktadır. Kentin deniz ticaret yolları üzerindeki konumu nedeni ile, bu dönemde zengin bir ticaret merkezi olduğu düşünülmektedir.

    Truva – VI ‘nın MÖ 1300 yıllarında, büyük olasılıkla bir deprem sonucu yıkıldığı düşünülmektedir. Kazılarda bir ok temreni dışında, bu döneme ait hiç bir kalıntı bulunamamıştır.

    Kendi içinde beş ayrı alt-katmana ayrılan Truva – VII katmanının Truva savaşına ilişkin katman olduğu düşünülmektedir. Bu katmanda yapılan kazılar bazı silah kalıntıları yanısıra, saldırıya uğramış ve darbe almış iskeletler de bulunmuştur.

    Truva – IX Roma imparatoru Augustus tarafından MÖ birinci yüzyılda inşa edilmiş ve 395 yılında, İstanbul’un (Constantinopolis) Doğu Roma İmparatorluğunun başkenti olmasına kadar önemli bir ticaret merkezi olarak yaşamını sürdürmüştür. Şehir Bizans döneminde yıkılıp, yok olmuştur.

    Bugün Hisarlık yöresinde, sözü edilen kent kalıntıları ile temsili bir Truva Atı bulunmaktadır.




    ÇANAKKALE SAVAŞ ALANI

    Tarih

    Birinci Dünya Savaşının en kanlı muharebelerinden biri 1915 yılında Gelibolu yarımadasında yapılmıştır. Batı cephesinde savaşın statik bir konuma gelmesi nedeni ile bahriye nazırı Churchill, Britanya savaş kabinesine 1907 öncesinde inşa edilmiş ve artık demode sayılan eski zırhlılarla Çanakkale Boğazını zorla açarak, İstanbulu zaptetmek ve Osmanlı İmparatorluğunu teslim almak fikrini kabul ettirdi.

    Demode İngiliz ve Fransız zırhlılarından oluşan filonun, 18 Mart 1915 günü Boğazı geçme girişimi başarısız oldu. Bunun üzerine, savaş kabinesi Gelibolu Yarımadasına asker çıkartarak Boğaz tahkimatını susturmak ve donanmanın geçmesi için uygun koşulları yaratmak kararını aldı. 25 Nisan 1915 günü, İngiliz ve Fransız birlikleri Gelibolu yarımadasının güney ucunda Sedd-ül Bahir bölgesinde beş ayrı noktada (S,V, W, X ve Y çıkartma plajları); ANZAC (Avusturalya ve Yeni Zelanda Kolordusu) birlikleri ise yarımadanın batısında, Arı Burnunda (Z çıkartma plajı) karaya çıktılar. Bir Fransız birliği ise, Türk kuvvetlerini şaşırtmak amacı ile Anadolu yakasında, Kum Kale yöresine çıkartma yaptı. Ancak çıkartmaların üstünden üç ay geçmesine karşın,Türk birliklerinin gösterdiği direnç karşısında planlanan hedeflere varılamadı.

    Müttefik komutanlığı Türk direncini kırmak için 6 Ağustosta yarımadanın kuzeyindeki Suvla Koyuna yeni bir çıkartma yapmayı planladı. Bu çıkartma ile birlikte Arı Burnu-Anafartalar ile Sedd-ül Bahir cephelerindeki birlikler de saldırıya geçecekler ve Türk direnişi nihayet kırılacaktı. Ancak çıkartmanın kötü yönetimi yanı sıra Türk birliklerinin müthiş direnci bu planı da başarısızlığa mahkûm etti.

    Ard arda gelen başarısızlıklar sonunda Britanya Harbiye Nazırı Lord Kitchener Kasım ayında yarımadadaki cepheleri bizzat teftiş ederek, bu başarısız maceraya bir son verilmesine ve buradaki birliklerin çekilmesine karar verdi. Müttefikler Suvla ve Anafartalardan 19-20 Aralık 1915 gecesi, Sedd-ül Bahir’den ise 8-9 Ocak, 1916 gecesi çekildiler.

    Önemli Kalıntılar

    Gelibolu yarımadasında çok sayıda İngiliz-ANZAC ve Fransız askeri mezarlığı ile Türk şehitlikleri yanı sıra, bu uluslara ait çeşitli anıtlar bulunmaktadır. Yarımadanın özellikle Anafartalar ve Sedd-ül Bahir yöreleri adeta bir açık hava müzesi niteliğindedir. Yöredeki en önemli anıtlar Morto Koyunun üzerindeki Çanakkale Anıtı, Conk Bayırındaki yazıtlar ile Britanyanın Sedd-ül Bahir’deki anıtıdır. Anafartalar’da ve çanakkale Anıtının altında bulunan iki resmi müze yanında bir kaç özel müze de bulunmaktadır.



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri