Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Harddisk hdd nedir nasıl çalışır Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Yüzme Sporu Yaparken Vücutta Hangi Sistemler Çalışır Ve Nasıl Çalışır Pil Nedir - Pil Nasıl

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Harddisk hdd nedir nasıl çalışır

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Sabit Disk (Hard Disk) Nedir?


    Sistem
    bellekleri (RAM) sakladıkları bilgileri PC’nizi kapattığınızda saklayamaz.
    Sistem belleklerinin bu özelliğinden dolayı güç kullanmadığı halde veri
    saklayabilecek donanımlara ihtiyacı vardır. İşte bu ihtiyacı sistemde sabit disk
    sürücüler karşılar. Sabit diskler bilgisayarınızı açtığınızda işletim sistemini
    ve diğer yazılımları sistem belleğine yükler ve kalıcı olarak saklamaya karar
    verdiğiniz bilgileri PC’niz kapalı bile olsa korumaya devam eder. Sabit diskler
    saklanması gereken verileri disk üzerinde manyetik değişim gerçekleştirerek
    yazarlar. Sabit diskleri incelerken mekanik kısım ve hareketli parça içermeyen
    elektronik kısım olarak ele almak yerinde olur. Hareketli parçalar sabit disk
    sürücülerinin çalışmasını engelleyen toz ve diğer etkenlerden korumak amacıyla
    havası izole edilmiş bir bölme içinde yer alır. Sabit disk sürücülerindeki
    hareketli parçalar mil, manyetik diskler, okuyucu/yazıcı kafalar, kafaların
    yerleştirildiği kollar ve kollara hareket veren sistemdir. Verilerin yazıldığı
    kısım ise disklerdir. Disklerin üzerine yazılan verinin yoğunluğu sabit
    disklerin veri saklama kapasitesini performansını olumlu yönde etkiler.
    Disklerin en önemli bölümleri diski oluşturan sert alt tabaka ve üstteki
    manyetik tabakadır. Bu önemli tabaka için üretici firmalar sabit disk
    tasarımlarında çeşitli materyaller kullanırlar.
    Disk yüzeyindeki pürüzsüz düz
    tabaka için eski sabit disk sürücülerinde manyetik oksit kullanılırdı. Manyetik
    oksit şu an kullanılan ince manyetik film tabakasına göre daha kalın ve çabuk
    bozulan bir tabakaydı. Günümüzde ısıya dirençli ve daha ince disklerin
    yapılabilmesine imkan veren özellikleri açısından cam esaslı diskler alüminyum
    olanlara alternatif oluşturuyor. Artık manyetik tabakasının yerini filmsi ince
    manyetik tabakalar almış durumda. Sabit disk sürücülerinin en hassas
    mekanizmalarından birini kafaların diski çizmeden çok yakın biçimde okuma ve
    yazma yapabilmesi teşkil eder. Diskler mil üzerinde yüksek hızda dönmeye
    başladığında kaydırıcıların altından geçen hava akımı okutucu/yazıcı kafaların
    disklere sürtmeden havada asılı kalmasını sağlarlar. Disklerin üzerindeki
    manyetik yüzeye neredeyse değecek biçimde duran okuyucu/yazıcı kafa ile manyetik
    yüzey arasındaki mesafe günümüz sabit disk sürücülerinde 0.07 mm’den bile daha
    azdır. Kafaları disk üzerinde okunacak yada yazılacak bölgeye götüren ve çok
    hızlı çalışan kısım ise ‘Actuator’ adındaki kısımdır. Kafalar kaydırıcılara ve
    kaydırıcılar da kollara bağlı olmak üzere birlikte Actuator’a bağlıdırlar.
    Hoparlörlerdeki ses üreten manyetik bobine çok benzer biçimde çalışan Actuator
    adeta ses üreten bir bobin kadar hızlı biçimde kafaları diskler üzerinde içeri
    ve dışarı yönde hareket ettirir.
    Hızla dönen diskler üzerinde okuyucu/yazıcı
    kafalar, mantık yani kontrol ünitesinden gelen sinyallere göre hareket
    ederler.
    Mantık ünitesi yani elektronik kısım bilgisayarla sabit disk
    arasındaki veri alışverişini ve hareketli parçaların kontrolü görevini
    yürütür.

    Hard diskin Çalışma
    Prensipleri


    Verilerimizi kalıcı olarak saklamak için kullanılan
    bir saklama birimidir. Sabit disk döner bir mil üzerine sıralanmış, metal veya
    plastikten yapılma ve üzeri manyetik bir tabaka ile kaplı plakalar ve bu
    plakaların alt ve üst kısımlarında yerleşen okuma/yazma kafalarından oluşur.
    Veriler sabit diskteki bu manyetik tabakalar üzerine kaydedilir. Verilerin
    kaydedilmesinde mıknatıslanma mantığı kullanılır. Mıknatısın iki kutbu dijital
    olarak 1 ve 0 ‘ı temsil eder. Verilerimiz böylece küçük mıknatıslar halinde bu
    manyetik ortamlara yazılırlar. Bu manyetik tabakaların üstü dairesel çizgilerle
    örülüdür. Bunlara iz (track) denir. Sabit disk’te birden fazla plakalar üst üste
    dizilmiştir. Bu plakaların hem alt hem de üst tarafına bilgi yazılabilir. Herbir
    plaka üzerinde altlı-üstlü yerleşen ve herbirinin ortadaki mile uzaklığı aynı
    olan izlerin oluşturduğu gruba silindir ismi verilir. Sabit disk üzerinde herbir
    yüz bir kafa tarafından okunmaktadır. Bu nedenle kafa ve yüz aynı terime
    karşılık gelir. İz yapısını pasta dilimi şeklinde bölünmesiyle oluşan ve sabit
    disk üzerinde adreslenebilir en küçük alana denk gelen parçaya ise sektör
    (Sector) adı verilir ve bir sektörün barındırabileceği veri miktarı 512 byte
    uzunluğundadır. Bu sektör, kafa ve izler sabit diskte verinin adreslenmesi için
    kullanılırlar. Şuan adreslemede kullanılan iki yöntem vardır. Bunlardan ilki CHS
    olarak adlandırılan Cylinder-Head-Sector konumlarının verilmesi ile 3 boyutlu
    olarak dosyanın yerinin bulunması ikincisi ise LBA (Logical Block Adressing –
    mantıksal kütük adreslemesi) adı verilen tek boyutlu adresleme yöntemidir.
    Günümüzde kullanılan iki tip sabit disk arabirimi vardır. Bunlar IDE ve
    SCSI’dir.

    IDE
    IDE (Integrated Drive
    Electronics) bilgisayarın anakartındaki veri yolu ile depolama aygıtları
    arasında kullanılan standart bir elektronik arabirimdir. IDE IBM’in 16 bitlik
    ISA yol sistemi tabanlıdır ama ayrıca diğer yol standartlarını kullanan yol
    sistemlerinde de kullanılabilir.Günümüzde satılan birçok bilgisayar IDE’nin
    gelişmiş versiyonu olan EIDE’yi (Enhanced IDE) kullanır. IDE kasım,1990’da ANSI
    tarafından bir standart olarak benimsendi. IDE’nin ANSI ismi ATA’dir (Advanced
    Technology Atachment). Normal şartlar bir IDE arabirim ile iki tane sabit diskin
    çalıştırılması mümkündür: Ancak iki entegre denetleyicisinin birinci pozisyonda
    olmak istemesini engellemek gerekir. Bunu yapmak için sürücülerden biri ana
    sürücü (Master Drive) diğeri de bağımlı sürücü (Slave Drive)’dır. Bu disk
    işlemlerinde açık bir hiyerarşi oluşturur. IDE’nin deenetleyici teknolojisinin
    artan isteklerine cevap vermekte yetersiz kalması nedeni ile EIDE’nin ortaya
    çıkmıştır. IDE denetleyicisinin üç temel sorunu vardı. 528 MB'’lık depolama üst
    sınırı vardı. Yani 528 MB’ın üstündeki diskler IDElerle kullanılamazlar. En çok
    iki disk desteği vardı. Yalnızca iki disk kullanılabilmekte idi. Ve CD-ROM gibi
    çevre birimlerine destek vermemekte idi. EIDE ile birlikte her bir disk için 8.4
    GB’lık disk desteği vardır. Günümüzde bu sınır daha da üste çekilmiştir. 128
    GB’a kadar diskler desteklenebilir. 4 tane IDE diski ve CD-ROM kullanılabilir.
    Bunun için de IDE1 ve IDE2 olarak iki tane arabirim konnektörü kullanılır.
    Birincil olana Primary ikincil olana da Secondary ismi verilir. Bir konnektörde
    iki tane disk ve benzeri aygıt kullanılabilir. Bunlar birbirinden Master ve
    slave olarak biribirinden ayrılır. Böylece bilgisayara takılan disk ve benzeri
    birimler Primary master, Primary Slave, Secondary Master ve Secondary Slave
    olarak isimlendirilir. Hiyerarşik düzünde aynen bu şekildedir. EIDE’lerle
    birlikte Ultra DMA kavramı ile karşılaşmaktayız. Ultra DMA bilgisayarın veriyi
    sabit diskten bilgisayarın veri yolları ile anabelleğe göndermede kullanılan bir
    protokoldür. ULTRA DMA/33 protokolü verileri çoğuşma modunda ve 33.3 MBps
    (Megabayt/saniye) hızında transfer eder. Bu bir önceki DMA arabiriminin iki katı
    kadar daha hızlıdır.Ultra DMA Sabit disk üreticisi olan QUANTUM ve chipset
    üreticisi olan INTEL tarafından geliştirildi. Bilgisayarınızın Ultra DMA’yı
    desteklemesi demek bilgisayarınızın daha hızlı açılması, yeni uygulamaları daha
    hızlı çalıştırması anlamına gelir. Ultra DMA 40 pinlik bir IDE arabirimi kablosu
    kullanır. Ultra DMA/33’den sonra Ultra DMA/66 çıktı. Ultra DMA/66 verilerin 66
    MBps hızında iletilmesini sağlar. Bu bir önceki Ultra DMA moduna göre iki kat
    hızlıdır. Ultra DMA/66 80 pinlik IDE kablosu kullanılır. Ultra DMA’nın çoğuşma
    modunu desteklediği söylenmişti. Çoğuşma modu verilerin normalinden daha hızlı
    gönderildiği bir veri gönderme kipidir. Çoğuşma kipini gerçekleştiren birçok
    teknik bulunmaktadır. Veri yolunda, Örneğin çoğuşma modu, bir aygıtın yolun
    kontrolünü ele almasını ve diğer aygıtların bunu kesmemesini sağlayarak
    gerçekleştirilir. RAM’de ise Çoğuşma modu bir sonraki hafıza birimi kendisine
    ihtiyaç duyulmadan getirilerek yapılır. Bu disk cachlerinde kullanılan tekniğin
    aynısıdır. Böylece veriler daha hızlı iletilirler.

    Bütün çoğuşma
    modlarının sahip olduğu bir karakteristik geçici ve güçlendirilemeyen olmasıdır.
    Sınırlı zaman dilimlerinde ve özel şartlarda normalden daha hızlı veri transferi
    sağlarlar.

    SCSI

    Small computer System
    Interface’in kısaltılmış şeklidir. SCSI arabirimi seri ve paralel portlardan
    daha hızlı veri transfer oranı sağlar. (saniyede 80 Megabyte veri iletimi
    sağlayabilir). SCSI arabirimlere diskin dışında yazıcı, CD-ROM gibi çeşitli
    aygıtlar bağlanabilir. Bu yüzden SCSI basit bir arabirimden çok bir giriş/çıkış
    yoludur. SCSI arabirimi bir ANSI standardı olmasına rağmen çeşitli varyasyonları
    bulunmaktadır. Bu yüzden İki SCSI arabirimi birbiri ile uyumlu olmayabilir.
    Günümüzde kullanılan SCSI arabirimleri aşağıdadır.

    SCSI-1
    :
    8 bitlik bir yol kullanır ve 4 MBps lik bir veri transfer hızını
    destekler.

    SCSI-2 : SCSI-1 ile aynıdır, fakat 50
    pinlik konnektörler kullanırlar. ve birden fazla aygıtın bağlanmasına izin
    verirler.

    Wide SCSI : 16 bitlik veri transferini
    desteklemek için daha geniş bir kablo kullanırlar.

    Fast
    SCSI :
    8 bitlik yol kullanırlar, fakat 10 MBps’lik veri transferini
    desteklemek için saat hızını ikiye katlarlar.

    Fast wide
    SCSI :
    16 bitlik yol kullanır ve 20 Mbpslik veri transfer hızını
    destekler.

    Ultra SCSI : 8-bitlik yol kullanır ve
    20 MBps’li veri transfer hızını destekler.

    SCSI-3:
    16 bitlik yol kullanır ve 40 MBps’lik veri transfer hızını destekler.
    Ayrıca Ultra Wide SCSI de denir.

    Ultra2 SCSI: 8
    bitlik yol kullanır ve 40 MBps’lik veri transfer hızını destekler.

    Wide Ultra2 SCSI: 16 bitlik bir yol kullanır ve 80 MBps’lik
    veri transfer hızını destekler.

    SCSI aygıtların dürümlerine göre 15
    aygıta kadar sisteme bağlayabilir. SCSI’ler IDE arabirimlerinden farklı olarak
    rasgele erişim yöntemini kullanırlar. IDE’ler ise sıralı erişim yöntemini
    kullanırlar. SCSI arabirimleri IDE’lerden daha hızlıdırlar. Ancak daha da
    pahalıdırlar. Dünya piyasının yaklaşık ’unda varlar. IDE’ler ise ucuz
    olmaları ve artık anakart üzerinde tümleşik olarak gelmeleri sebebi ile daha
    fazla tercih edilmiştir. Bir sabit diskin kapasitesi şu şekilde
    hesaplanır.

    Silindir sayısı*Sektör Sayısı*kafa sayısı*512’dir

    1024
    silindir, 256 kafa ve 63 sektör parametrelerine sahip bir sabit diskin
    kapasitesi: 1024*256*63*512=845571864 Byte’dır. Bu da yaklaşık 8.4 Gigabyte’dır.
    Sabit diskler ile gelen önemli bir kavram da partisyon kavramıdır. Partisyon
    kabaca diskin üzerinde oluşturulmuş bölümlerdir. Bir diskte sadece bir partisyon
    olabileceği gibi birden fazla da partisyon olabilir. Bir partisyon hangi amaç
    ile oluşturulmuş olursa olsun o partisyona ulaşım yapacak işletim sistemine
    uygun bir dosya sistemi ile biçimlendirilmelidir. Bu genellikle işletim
    sisteminin sorunudur ve işletim sistemi birden fazla dosya sistemini
    destekleyebilir. Partisyonların isimlendirilmesine gelince ilk olarak primary
    master konumundaki partisyon c’den itibaren isim almaya başlar. Sonra master
    diskinizde birden fazla partisyon var ise onlar isimlendirilmeye başlar. Örneğin
    Primary master’daki disk ikiye bölünmüş ise birincisi C: ikincisi ise D: ismini
    alır. Buradaki bölümleme işlemi mantıksaldır. Eğer, ikinci bir sabit disk var
    ise bu disk fiziksel olduğu için D: harfini alır. Mantıksal olarak bölümlenmiş
    diskin ikinci bölümü ise E: harfini alır. Dosya sistemlerinde yaygın
    olanlarından biraz bahsedelim

    FAT

    File
    Allocation Table – Türkçeye çevirmek gerekir ise Dosya Atama Tablosu.Bu sistemde
    partisyon herbiri belli miktarda sektör içeren cluster isimli parçalara ayrılır.
    Ve hangi dosyaların bu cluster parçalarından hangilerine yerleştiği, hangi
    cluster parçalarının boş, hangilerinin dolu olduğu gibi bilgiler FAT üzerine
    yazılır. İşletim sistemi de herhangi bir dosyaya erişim yapmak istediğinde
    dosyayı bulmak için FAT üzerine yazılan bu bilgilerden faydalanır. Her ihtimale
    karşı sabit disk üzerinde bir kopyası bulundurulur.



    FAT16

    DOS, Windows3.1 ve OSR2 sürümü öncesi
    Windows95’in kullandığı dosya sistemidir. Eski bir dosya sistemi olduğu için
    birtakım dezavantajları ve eksiklikleri vardır. Bunlardan bir tanesi kök dizinin
    (root) sınırlandırılmış olmasıdır. FAT16 sisteminde açılıştaki primary
    partisyona ait root dizini, FAT tablosu ve boot sektörü cluster içinde yer
    almazlar ve sayısı belli olan sıralı sektörlerde tutulurlar. Bu sayının belli
    olması kök dizinine yapılacak eklentilerin belli bir sınırı olması sonucunu
    doğurur. Kısacası altdizin istenildiği kadar uzatılabilmekle birlikte kök
    dizinde belli uzunlukta girişle sınırlandırılmıştır. İkincisi FAT16 dosya
    sisteminde adresleme 16 bit olduğundan adreslenebilecek maksimum cluster sayısı
    65525’tir ve bu clusterların boyutu 32 KB olabilir. (aslında cluster sayısı
    65536 olmalıdır. Ama bazıları özel amaçlar için tutulur.) bu da bizi FAT16’da
    kullanılan bir partisyonun 2 GB’dan daha büyük olmayacağı sonucuna götürür.
    Üçüncüsü FAT16 elindeki boş sabit diski ya da partisyon alanının bir şekilde
    elindeki clusterlara dağıtmak zorundadır. Bu nedenle sabit diskin boyutu
    büyümeye başladıkça cluster’ın boyutu da büyür. Örneğin 1 MB’lık bir dosya
    birçok cluster üzerine sıralanıp yerleşirken 10KB uzunluğundaki tek bir dosya
    bir cluster’ı kaplar. Bu durumda özellikle disk boyutu 1-2GB arasında iseFAT16
    cluster boyutu 32 KB olacaktır ve cluster üzerinde 10KB’lık dosyadan arta kalan
    22 KB’lık boşluk değerlendirilemeyerek boşa gidecektir. Özellikle çok miktarda
    ufak dosya barındıran sabit disklerde bu durum bolca olur.

    FAT32

    Windows95 OSR2, Windows98, Windows2000 ve Linux
    tarafından tanınan ve FAT16’dan daha gelişmiş bir dosya sistemidir. İlk olarak
    FAT32’de herhangi bir kök dizin sınırlaması yoktur. İkinci olarak FAT32,
    FAT16’daki 16 bitlik adresleme yerine 32 bitlik adresleme kullanır. Bu da 2 TB’a
    kadar olan disklerin tanınmasını sağlar. Üçüncü olarak FAT32 cluster boyutunu
    azaltarak boş alan israfını azaltır.




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri