Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Zaman israfı ile ilgili hadis ler varmı ? Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Ramazan Ayı ile ilgili Hadisler - Ramazan ile ilgili Hadisler - Ramazanla
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 6      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Zaman israfı ile ilgili hadisler

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    BoŞ zamanlar ve boŞ İŞlerle İlgİlİ Hadisi Şerifler

    1) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Boş işleri ve boş sözleri terketmesi kişinin İslâm’ının güzelliğinden ve kemâlinden)dir.” [1812]
    İzah: Hadisi şerifin maksadı şudur: Gereksiz konuşmamak ve boş işlerden sakınmak, kâmil imanın alâmeti ve kişinin İslam’ının süs ve zînetidir.
    2) Hz. Sehl bin Sa’d radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Kim bana iki çenesi ile iki bacağı arasındaki organlarını (dilini ve edeb yerini yanlış kullanmayacağına) söz verirse, ben onun Cenr ıet’e gireceğine kefil olurum” [1813]
    3) Hz. Hâris bin Hişâm radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e
    “Yâ Rasûlallah! Bana sımsıkı yapışacağım bir şey söyleyiniz” dedim. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem kendi diline işaret ederek,
    “Buna sahip ol” buyurdu. [1814]
    4) Hz. Ebû Cuheyfe radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem Sahâbe-i Kiram radıyallahu anhum a,
    “Allahu Teâlâ’nın en sevdiği amel hangisidir?” buyurdu. Sahabiler sustular, kimse cevab vermedi. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem,
    “Lisanı korumaktır” buyurdu. [1815]
    5) Hz. Enes bin Mâlik radıyallahu anh’dan rivayet ediliyor: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Kul dilini korumadığı müddetçe îmanın hakikâtine ulaşamaz.” [1816]
    6) Hz. Ukbe bin Âmir radıyallahu anh diyor ki: Ben
    “Yâ Rasûlallah! Kurtuluşun yolu nedir?” dedim. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem,
    “Dilini muhafaza et, evinde otur. (Lüzumsuz yere evinden dışarı çıkma,) günahlarına ağla” buyurdu. [1817]
    İzah: Dilini muhafaza etmenin manası; onu yanlış kullanmamaktır. Meselâ gıybet etmek, söz gezdirmek, boş konuşmak, gereksiz konuşmak, dikkat göstermeden her türlü sözü söylemek, hayasız sözler söylemek, kavga-dövüş yapmak, sövmek, insan veya canlılara lanet etmek, sürekli olarak şiir ve şairlik ile uğraşmak, alay etmek, sırrı açıklamak, yalan vaadlerde bulunmak, yalan yere yemin etmek, iki yüzlü konuşmak, gereksiz yere birini övmek, yersiz soru sormaktır. [1818]
    7) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Allahu Teâlâ kimi, iki çenesi ve iki bacağı arasındaki âzalarının (yani dil ve edep yerinin) şerrinden korursa, o Cennet’e girer.” [1819]
    8) Hz. Ebû Saîd Hudrî radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Bir adam Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanına geldi ve
    “Yâ Rasûlallah bana birkaç vasiyet buyu-runuz” dedi. Ravî diyor ki: O vasiyetlerden biri de şuydu;
    “Dilini hayırdan başka her sözden muhafaza et. Bununla sen şeytana galip gelirsin.” [1820]
    9) Hz. Ebû Saîd Hudrî radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
    “İnsan sabahladığında, bedenindeki âzâlar son derece saygıyla,
    “Bizim hakkımızda Allah’tan kork. Çünkü bizim durumumuz sana sağlıdır. Sen doğru durursan biz de doğru dururuz. Eğer sen eğrilirsen biz de sğriliriz (ve onun cezasını da çekmemiz gerekir.)” [1821]
    “Cennet’e en fazla girmelerine sebep olan amel hangisidir?” diye soruldu. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem, “Allah’tan korkmak ve güzel ahlak” buyurdu...
    “İnsanların Cehennem’e girmelerine en fazla sebep olan amel hangisidir?” diye sorulunca,
    “Ağız ve edep yeri(nin yanlış kullanılmasıdır)” buyurdu. [1822]
    11) Hz. Berâ bin Âzib radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Bir köylü (sahabi) Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in huzuruna gelerek,
    “Yâ Rasûlallah! Bana öyle bir amel öğret ki, beni Cennet’e soksun” dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem ona birkaç amel söyledi. Onlardan bazıları şunlardı: Köle âzâd etmek, borçluyu borç yükünden kurtarmak, sütünden istifade etmesi için bir hayvanı başka birine ver-mek... Bunlardan başka şeyler de söyledi ve sonra, “Eğer bunlara gücün yetmi-yorsa, dilini iyi şeylerin dışındaki şeyleri konuşmaktan engelle” buyurdu. [1823]
    12) Hz. Esved bin Esram radıyallahu anh diyor ki: Ben,
    “Yâ Rasûlallah bana tavsiyede bulununuz” dedim, bana,
    “Eline sahip çık, (tâ ki onunla kimseye eziyet bulaşmasın)” buyurdu. Ben,
    “Eğer elime sahip olamazsam, başka neye sahip ola-bilirim ki? (Yani elime zâten sahibim)” dedim. Bundan sonra,
    “Diline sahip ol” buyur-du. Ben,
    “Dilime sahip olamazsam başka neye sahip olabilirim ki? (Yani zaten dilime sahip olabilirim)” dedim. Daha sonra,
    “O halde elini yalnız iyi işler için uzat, dilinle yalnız iyi şeyler konuş” buyurdu. [1824]
    13) Hz. Eşlem rahmetullahi aleyh diyor ki: Hz. Ömer bin Hattab radıyallahu anh’in gözü Hz. Ebû Bekr radıyallahu anh’a ilişti. Baktı ki, o dilini tutmuş çekiyor. Hz. Ömer radıyallahu anh,
    “Ey Allah’ın Rasûlü’nün Halifesi! Ne yapıyorsun?” dedi. Hz. Ebû Bekr radıyallahu anh,
    “İşte bu dil beni, helak edici yerlere getirdi. Halbuki Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Bedenin hiçbir azası yoktur ki, dilin keskinliğinden ve kötü konuşmasından şikayet etmesin.” [1825]
    14) Hz. Huzeyfe radıyallahu anh diyor ki: Ben ev halkıma karşı dili keskin ve kırıcı olan biriydim. (Yani onlara çok kötü sözler sarf ediyordum.) Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e,
    “Yâ Rasûlallah! Ben dilimin beni Cehennem’e sokacağın-dan korkuyorum” dedim. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;
    “O halde istiğfarı ne yaptın? (Yani sen neden dilinin düzelmesi için istiğfar etmiyorsun?) Ben günde yüz defa istiğfar ediyorum” buyurdu. [1826]
    15) Hz. Adiyy bin Hâtim radtyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;
    “Kişinin mes’ûd olması ve bedbaht olması onun iki çenesi arasındadır. (Yani dilin düzgün kullanılması mes’ûd olmaya, kötü kulla-nılması bedbaht olmaya sebebtir.)” [1827]
    16) Hz. Hasan rahmetullahi aleyh diyor ki: Bize ulaştı ki, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Allahu Teâlâ, güzel konuşup, dünya ve ahirette bu-nun faydasını gören veya susup da hatalardan kurtulan kula rahmet etsin.” [1828]
    17) Hz. Abdullah bin Amr radıyallahu anhuma’dan rivayet edilmiştir Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;
    “Kim susarsa kurtulur.” [1829]
    İzah: Kim kötü ve boş sözlerden dilini alı koyarsa, o dünya ve aNrette pek çok âfet musibet ve zarardan korunmuş olur. Çünkü genellikle insanın mübtelâ olduğu âfetlerin çoğunun sebebi sadece dilidir.[1830]
    18) Hz. İmran bin Hattan rahmetullahi aleyh diyor ki: Ben Hz. Ebû Zen radıyallahu anh ile buluştum. Onu siyah bir örtüye bürünmüş mescidde otururken buldum. Ben,
    “Ey Ebû Zerr! Bu yalnızlık nedir? (Yani sen tamamen yalnız ve herkesten ayrı yaşamayı neden tercih ediyorsun?)” dedim, buyurdu ki; “Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim; “Yalnız yaşamak, kötü arkadaşla oturmaktan daha hayırlıdır. İyi arkadaşla oturmak ise yalnızlıktan hayırlıdır. Birine güzel bir söz söylemek susmaktan hayırlıdır. Susmak kötü söz söylemekten da-ha hayırlıdır.” [1831]
    19) Hz. Ebû Zerr radıyallahu anh diyor ki: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in huzuruna girdim ve
    “Yâ Rasûlallah! Bana tavsiyede bulununuz” dedim. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;
    “Çoğu zaman sükût et. (Zaruret olmadan bir şey konuşma.) Bu, şeytanı uzaklaştırır ve din işlerinde yardımcı olur.” Hz. Ebû Zerr radıyallahu anh diyor ki; Ben,
    “Biraz daha tavsiye buyurunuz” dedim, buyurdu ki;
    “Çok gülmekten sakın. Çünkü bu alışkanlık, kalbi öldürür ve yüzün nurunu giderir.” [1832]
    20) Hz. Enes radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem Ebû Zerr radıyallahu anh ile karşılaştı ve
    “Ey Ebû Zerr! Sana kendisiyle amel edilmesi çok kolay olan ve mîzanda diğer amellerden ağır olan iki hasleti haber ve-reyim mi?” buyurdu. Ebû Zerr radıyallahu anh,
    “Evet söyleyiniz yâ Rasûlallah!” dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;
    “Güzel ahlaklı olmayı ve uzun zaman susmayı âdet haline getir. Muhammedin canı kudret elinde olan Zât’a yemin olsun ki, bütün mahlukâtın yaptığı ameller içinde bu ikisi kadar güzeli yoktur.” [1833]
    21) Hz. Muâz bin Cebel radıyallahu anh diyor ki: Ben
    “Yâ Rasûlallah! Konuştuğu-muz her şey amel defterimize yazılacak mı? (Onlardan hesaba çekilecek miyiz?)” dedim. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;
    “Anan sana ağlasın! (Şunu iyi bil ki,) insanları burunları üzere Cehennem’e düşüren şey, onların dillerinin söyle-diği kötü sözlerdir. Sen, sustuğun sürece (dilinin âfetinden) kurtulursun. Konuştu-ğun zaman senin için ya ecir yazılır ya da günah yazılır.” [1834]
    İzah: “Anan sana ağlasın” sözü Arapça’da sevgiyi ifade eden bir deyimdir. Beddua değildir.
    22) Hz. Abdullah radıyallahu anh diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim:
    “Ademoğlunun hatalarının çoğu dilindendir.” [1835]
    23) Hz. Ebû’l Hakem’in kızının cariyesi radıyallahu anhuma diyor ki: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;
    “Kişi Cennet’e o kadar yaklaşır ki, onunla Cennet arasında bir arşın mesafe kalır. Sonra öyle bir kelime konuşur ki onun yüzünden Medine ile (Yemen’in bir şehri olan) San’â arasındaki mesafe kadar Cennet’ten uzaklaşır.” [1836]
    24) Hz. Bilal bin Haris Müzenî radıyallahu anh diyor ki; Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;
    “Sizden biri Allah’ın hoşuna giden öyle bir söz söyler ki, kendisi onu fazla önemsemez. Ancak o söz sebebiyle Allahu Teâlâ ondan kıyamet gününe kadar razı olduğuna karar verir... Sizden biri Allah’ı gazablandıran öyle bir söz söyler ki, onu kendisi fazla önemsemez ancak o söz sebebiyle Allahu Teâlâ ona kıyamete kadar gazab ettiğine karar verir.” [1837]
    25) Hz. Ebû Saîd Hudrî radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;
    “Şüphesiz kişi sadece insanları güldürmek için herhangi bir söz söyler ve onda bir sakınca görmez. Ancak ondan dolayı (Cehennem’de) yerle gök arasındaki mesafedan daha büyük derinliğe düşer.” [1838]
    26) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;
    “Kul, Allah’ı razı edecek bir söz söyler, kendisi onu önemsemez. Ancak onun sebebiyle Allahu Teâlâ onun derecelerini yükseltir. Bir kul da Allahu Teâlâ’yı gazablandıracak bir söz söyler, onu hiç önemsemez. An-cak onun yüzünden Cehennem’e düşer.” [1839]
    27) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Şüphesiz kul, bazen manasını düşünmeden öyle bir söz söyler ki, ondan dolayı Cehennem’de doğu ile batı arasmdakinden daha bü-yük bir derinliğe düşer.” [1840]
    28) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Muhakkak insan sakınca görmediği bir söz söyler, ancak onun yüzünden Cehennem’de yetmiş yıllık mesafe (aşağıya) düşer.” [1841]
    29) Hz. Amr bin el-Âs radıyallahu anhuma diyor ki: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;
    “Bana kısa konuşmam emredildi. Çünkü kısa konuşmak daha hayırlıdır.” [1842]
    30) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Allahu Teâlâ’ya ve ahiret gününe iman eden kimse ya hayır söylesin ya da sussun.” [1843]
    31) Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in zevce-i muhteremesi olan Ümmü Habibe radıyallahu anha diyor ki: Rasulullah sallatlahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;
    “İyiliği emretmek veya kötülükten nehyetmek ya da Allah’ zikretmekten başka in-sanın bütün sözleri aleyhinedir, vebaldir (azaba vesiledir.)” [1844]
    32) Hz. Abdullah İbni Ömer radıyallahu anhuma’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;
    “Allahu Teâlâ’nın zikrinden başka çok konuşmakla kalbte katılık (duygusuzluk) meydana gelir. İnsanların Allah’tan en uzak olanı, kalbi katı olan kimsedir.” [1845]



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri