Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Gözün yapısı ve kısımları nelerdir Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Gözün yapısı ve görevleri Gözün yapısı ve çalışması Gözün yapısı nelerdir Gözün yapısı nedir Gözün
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 14      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Gözün yapısı ve kısımları nelerdir

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Gözün Yapısı & Göz Kısımları


    
    Gözlerimiz belki de sahip olduğumuz en önemli duyu organımızdır. Onlarla yaşadığımız çevreyi algılıyor; dünya hatta uzaya ilişkin pek çok bilgi ediniyor; doğadaki güzelliklerin farkına varabiliyoruz.
    Görmek bize dünyanın en kolay işiymiş gibi geliyor. Sabahları uyandığımızda gözlerimizi açıyoruz. Açar açmaz da çevremizdekileri görüyoruz. Görebilmek için, gözkapaklarımızı kaldırma dışında en ufak bir çaba göstermemeiz gerekmiyor. Öyleyse nasıl görebiliyoruz? Bunu anlayabilmek için gelin gözlerimizin yapısını inceleyelim.
    
    Gözler, burnun iki yanında bulunan ve önde göz kapaklarıyla örtülü kemik boşlukları içinde yer alan görme organımızdır.İnsanda gözler, düzensiz küre biçiminde yaklaşık 25mm çapında ve her biri 7-8 gr ağırlıkta organlardır.
    Fotoğraf makinasının yapısı, insan gözüne benzetilmiştir. Gözde ışığın içeri girmesine imkan veren ve karanlıkta genişleyip aydınlıkta daralan göz bebegi (iris), gelen ışınların odaklanmasını sağlayan mercek (Iens) ve arkada çok duyarlı film gibi görev yapan sinir tabakası (retina) vardır.
    Göz merceği ile odaklaştırılan görüntü sinir tabakasını uyarır.Bu görüntü göz siniri yoluyla beynimizin arka kısımlarındaki görme merkezine ulaştırılır. Beyin bu görüntüleri yorumladıktan sonra, biz cisimleri araba, insan, çiçek vb. diye algılayabiliriz.
    Gözümüz iç içe geçen üç tabakadan oluşur. En dışta yumurtanın akı gibi beyaz (sklera) tabakası, ön kısımda saydamlaşır. Bu saat camı gibi duran tabakaya kornea denir. Kornea dışarıdan gelen ışınları bir miktar kırarak merceğin üzerine odaklar. Kornea saydamlığını kaybedince görüntü bulanıklaşır. Kornea sinir yönünden çok zengindir, bu yüzden gözümüze toz dahi kaçsa, aşırı batma hissi şeklinde hissederiz.
    Gözümüzü çevreleyen ikinci tabaka damar tabakasıdır. (koroid). Görevi sinir tabakasını beslemektir. En içteki tabaka sinir tabakasıdır (retina). Sinir tabakasında 130 milyon çubuk, 7 milyon koni vardır. Bu hücrelerin bir kısmı siyah – beyaz; bir kısmı da mavi, kırmızı, yeşil görmeleri sağlar. İki gözümüzle baktığımızda kaşımızdaki görüntüyü 275 milyon nokta olarak görürüz.Bu görüntü netliği, en iyi çözünürlüklü bilgisayar-tv ekranından 500 kat daha nettir.
    Sinir tabakasında oluşan elektiriksel uyarılar, göz siniri ile beyne iletilir. 3.4 mm kalınlığındaki göz sinirinin içinde bir milyon sinir lifi vardır. Bunların arasında kısa devre olmaması içinde her birinin üzeri myelin tabakası ile kaplıdır. İki gözden gelen göz siniri (chiasma) denilen bölgede her biri ile çaprazlaşır. Bu sayede her gözün iç ve dış kısmında oluşan görüntüler üst üste gelir. Bu sayede de bizler iki gözümüzle üç boyutlu görebilmekteyiz.
    Gözümüzün içindeki boşluğu vitre denilen yumurta kıvamında bir jel sıvı doludurur. Bu saydamdır. Yaşlılıkta ve bazı göz hastalarında, hyalurinik asit bozulur kalsiyum oturur. Hastalar kara sinek veya tül gibi gözlerinin önünde yüzen cisimler görürler. Gözümünüz önündeki renkli tabakaya iris denir. Görevi fotoğraf makinasındaki gibi fazla ışıkta daralmak, karanlıkta genişlemektir. Ayrıca yakındaki cisimlere baktığımızda yine küçülür.
    Göz içindeki merceği çevreleyen lifler ve etrafındaki adale, merceğin ışınları odaklamasını sağlar. Bu sayede hem yakını hem uzağı görebiliriz. Bütün bu mekanizmalar refleksler yolu ile mükemmel şekilde kontrol edilir.


    Sklera
    Sklera (Grek Skleros: Sert, sağlam) Gözün dışarıdan beyaz görünen kısmına sklera adı verilir. Gözün sağlamlığını ve şeklini oluşturan ana yapıdır. Şekli iki delikli bir küreye benzer. Önde dışarıdan görülen deliğinde kornea altında iris ve gözbebeği bulunur. Arkadaki deliğinden ise optik sinir (görme siniri) ve göz içi damarları çıkar. Yapısı göz içinin aynen bir fotoğraf makinesindeki gibi karanlık oda gibi işlev görmesine ve aynı zamanda hareket edebilmesine olanak tanır. Sklera 6 adet göz dışı kasla tutulur ve bu kasların sayesinde göze ışık giren kısım (göz bebeği) dilenen yöne doğru çevrilebilir. Sağlıklı sklera beyaz porselen rengindedir. Bazen dışarıdan bakıldığında gözün beyaz kısmının kızardığı veya renk değiştirdiği görülür. Bu genelde skleranın değil de onun dışını ve göz kapaklarının içini kaplayan zarın yani konjonktivanın renk değişikliğinden olur. Ama bazen sklera da renk değiştirebilir. Örneğin sarılık hastalığında sarı bir renk alabilir. Bazı metabolizma hastalıklarında (örneğin alkaptonüri / okronozis) kahve ya da farklı bir renk alabilir. En sık olarak ta mavimsi gözükebilir. Bunun sebebi ise skleranın aşırı incelmesi ve altındaki uvea tabakasının renginin gözükmesidir. Normal olarak skleranın kalınlığı 1 mm ile 0.3 mm arasındadır. Bundan daha ince olursa iç kısmını kaplayan uveanın rengi görülebilir ve hatta aşırı incelmede gözün yapısında fırtlama baloncuk (ektazi) gibi şekil bozuklukları dahi olabilir. Skleranın bir önemli özelliği de gözün merceğini taşıyan kasın skleraya bağlı olmasıdır. Bu nedenle presbiyopi (yaşa bağlı yakını görme problemi / göz merceğinin işlev bozukluğu ) ile ilgili tedavi amaçlı cerrahi girişimlerin büyük bölümü skleraya uygulanır.

    Kornea
    Kornea gözün en dış tarafında yer alan cam gibi parlak kısımdır. Başka bir tarifle, gözümüze toz kaçtığında acıyan, cama benzeyen, kontakt lensleri üzerine yerleştirdiğimiz kısımdır. Yaklaşık yarım milimetre (550 mikron) kalınlığında ve 12 mm çapındadır. Saydam bir küre kesitine benzer. Gözün, gelen ışınları en fazla kıran bölümüdür. Dolayısıyla gözün odaklama işlevinde, yani net görmede en büyük pay korneaya aittir. Korneanın yapısında en ufak bir değişiklik gözün odaklama işlevinde önemli bir fark yaratır.Bu nedenle kırma kusurlarını tedavi etme amacıyla geliştirilmiş olan refraktif cerrahi genellikle korneada şekil değişiklikleri yaparak kırma kusurlarını çözer. Kornea temel olarak 3 katmandan oluşur (resim 5). Bu katmanlar dıştan içe epitel, stroma ve endoteldir. Epitelin kendini yenileme yeteneği vardır. Herhangi bir hasar sonrası epitel hücreleri üreyerek hasarın büyüklüğüne göre birkaç gün içinde hasarı kapatırlar. Bu katmanın bir özelliği de acıyı algılamamızı sağlayan sinir uçlarını içermesidir.Epitel, üzeri göz yaşıyla kaplı, çoğalma yeteneğine sahip hücrelerden oluşan kornea katmanıdır. Ağrı ve acı duymamızı sağlayan açık sinir uçlarına sahiptir.

    Optik Sinir
    Gözümüzden beynimize içinde tam 1.200.000 hat bulunan bir kablonun uzandığını söylesek inandırıcı olur muyuz? Evet ne kadar gerçek dışı da dursa, 1.8 mm’lik çapa, 2.7 mm
    2‘lik bir kesite ve yaklaşık 5 cm’lik uzunluğa sahip bu benzersiz kablo sayesinde görebilmekteyiz. Olayın başına dönersek, pek çoğumuzun orta öğrenimden hatırladığı kadarıyla retinaya (ağ tabaka) düşen görüntüler buradaki hücreler tarafından elektriksel sinyallere çevrilir. Retina aslında üç katlı muhteşem bir görüntü işleme sistemidir. Başka bir anlatımla retinanın işi temel olarak üzerine düşen görüntüleri (başka bir değişle fotonları), beynin değerlendirebileceği elektriksel bilgi paketlerine çevirmektir. Görebilmemiz için retinanın üzerinde oluşmuş görüntüyü tarif eden ve retina tarafından düzenlenmiş bilgi paketlerinin beyne iletilmesi gereklidir. İşte bu aşamada kavuniçi renkli mütavazi görünüşlü incecik bir kablonun (optik sinirin) bu işi başardığını görmek, özellikle bilgisayar hayranlarının organik bilgisayar devriminin bir an önce başlaması için duaya başlamaları için yeter de, artar bile…



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri