Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

korkunun kaynağı bilgisizliktir ile ilgili kompozisyon örneği lazım Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Akıl ile ilgili kompozisyon, Akılla ilgili kompozisyon, Akıl konulu kompozisyon, Akıl hakk
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 7      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Korkunun kaynağı bilgisizliktir ile ilgili kompozisyon

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    BİLGİSİZLİK

    Cehaletle başarı asla birlikte olamaz. insanımız bugün karşılaştığı en büyük tehlike cehalet bataklığıdır. Ülkemizde bu bataklığa saplanan; ama farkında olmayan o kadar çok insanımız var ki... Aslında insanlara cehaletlerini tanıtmak imkânsızdır. Zira cehaleti tanıyabilmek için de bilgi gereklidir; dolayısıyla cehaletini görebilen insan cahil değildir. Ülkemizde herkes her konuyu işinin ehlinden daha iyi bilmektedir. Herkes her konuda fikir yürütmekte, kimse bilgisizliğini fark edememektedir. Bu fark edememe cehalete bir cehalet daha eklemektedir. Bugün her konuda konuşmak toplumumuzda bir alışkanlık haline gelmiştir. Bilgisizce, araştırmadan, sorgulamadan yapılan konuşmalar insanlarımızı ve özellikle gençlerimizi gülünç duruma düşürmektedir. Bu nedenle bilgisizlik kolay ve rahat elde edildiği için çoğunluk bilgisizdir. Toplumumuzun en büyük hastalığı; bilgisizliktir. Bilgisizliğin farkına varamamaktır. Bizim en büyük düşmanımız olan cehalet ve bilgisizlikten kurtulmanın yolu; bilgiyle dirilmektir... insan bildikçe cehaletinin farkına varır; her konuda her yerde gelişigüzel konuşmaz... bir ülkenin temeli bilgidir; düşmanı ise cehalettir. Ne zaman bir toplumda bilgi cehaleti mağlup ettiyse o toplum ideal ve yaşanabilir bir toplum haline gelmiş demektir...
    Yurdu savunmanın en ucuz yolu cehaletin panzehiri olan eğitimdir. Cahil ve bilgisiz insanları kandırmak, bir yöne sevk etmek kolaydır; ama bilgili ve eğitim görmüş insanları kandırmak, devletle, milletle karşı karşıya getirmek imkansız gibidir. Gençlik, bir milletin istikbalidir, geleceğini teslim ettiği yegane varlıktır. Böylesine değerli bir varlığın boş yere harcanıp gitmemesi; cehalet bataklığına saplanmamasıyla mümkündür. Bilgisiz, cahil, fert olmamış, kendini tanımayan bir gençliğin bu topluma verebileceği hiçbir şey yoktur.
    Yanlış anlaşılmasın; cahil olma ya da olmama okul bitirmekle veya bitirmemekle ilgili değildir... Toplumumuzda fakülte ve yüksekokul bitirdiği halde cehaletten, bilgisizlikten kurtulamamış binlerce insan vardır .. Bu insanlar bilgi edinmek ve kendilerini yetiştirmek için değil; sadece bir meslek sahibi olmak için çaba sarf etmişlerdir... Meslek sahibi oldukları halde cehaletten, bilgisizlikten kurtulamamışlardır... Bu tip insanlara "okuyan cahiller" de denilebilir, ülkemizde bu sıfatı taşıyan insanların sayısı gün geçtikçe artmaktadır .. Cehalet; toplumumuzun ayaklarına vurulmuş prangalardır. Toplum ileri gitmek istedikçe geriye çeken, yerinde saydıran bu bu prangalardan kurtulmanın çaresi öğrenmektir...
    Toplumumuzdaki hastalıkların çıkış noktası araştırıldığında sonuçta hep cehalet bataklığı karşımıza çıkmaktadır... Bu bataklık kurutulmadıkça; toplumun ahenk ve huzurunun sağlanması mümkün değildir. Ne yazık ki, toplumumuzun cahil olduğu noktalar; toplumun en önemli değerleridir, müşterek değerleridir... En önemli noktalardaki bu bilgisizlik toplumun sağlıklı büyümesini engellemektedir...
    Bugün: toplumumuzda; Kan davalarının devam etmesi Eskiye dönük düşmanlıkların devam etmesi Başlık parası için insanların mal gibi alınıp satılması Sanatçı ve mankenlerin evlerinde bir kütüphane bile olmaması.
    Sanatçıyım diye geçinip hiçbir şekilde bilgi edinmeyen; hatta Atatürk'ün doğum ve ölüm tarihini bilmeyen sanatçıların türemesi...
    Televizyonlarda en çok reyting olan programların "dedikodu" programları olması, Gelişmiş ülkelerde 1 kişiye 7 bin kitap düşerken; ülkemizde 7 kişiye bir kitap düşmesi;
    Hedefsiz ve amaçsız yaşayan insanların çokluğu Gazetelerin sadece promosyon için alınması... Manevi değerlerin her gün tartışıldığı; herkesin kafasına göre bir inanç geliştirdiği bir toplumda; En iyi kitabın 2 bin 3 bin bastığı bir ülkede O ülke insanlarının cehalet bataklığından kurtulamaması gayet doğaldır... Böylesine bir çözülmenin, cehaletin önünde kendini yetiştirmeyen, bilgiyle donanmayan fertlerin durması imkansızdır... Bu selin önünde durmak için çelikten setler çekmek gerekir... Çelikten sertler ancak öğrenmekle; bilgiyle mümkün olur... ülke gençliği bu şeddi çekmediği müddetçe ülkenin her yerinde cehalet bataklığına saplanan insanların sayısı her geçen gün artacaktır... Bu sayıyı arttırmak için uğraşanlar da her gün bilinçli olarak çalışmaya devam edeceklerdir .. gençlerimizi bu cehaletten, bilgisizlikten kurtarmak; bu ülkedeki siyasetçinin, aydının, sanatçının, anne ve babanın öncelikli görevidir... Fakat kendi cehaletini fark edemeyen insanların insanlığa yardımcı olacağını beklemek de mümkün değildir... insanımız bilmedikleri konuları birbirinden dinlemek yerine; O konuda kaynaklara inerek öğrenmeye çalışırsa her şeyi daha doğru, daha tarafsız bir şekilde öğrenmiş olurlar... Cehaletten kurtulmadan başarılı ve mutlu olmak mümkün değildir.' Başarının en büyük düşmanı; Cehalettir. Bu hastalık yok edilmeden mutlu ve başarılı yaşamak imkansızdır.
    Adına bilgi çağı denilen yaşadığımız yüzyılda, insanımızın üzerine yağan bilgi bombardımanından fertlerimizin yara almadan kurtulmaları gerekmektedir... Bilgideki artış, insanımıza bilgelik ve ahlâki güzellik kazandırmıyorsa; yani insanımız doğruya ulaşamıyorsa; O zaman insanlar bilgi toplumunun değil cahiliye toplumunun bir parçası olurlar. Fertlerimiz şu önemli hususu da unutmamalıdırlar: Bilmek başka, idrak etmek başkadır. Toplumda bilip de idrak edememiş milyonlarca cahil insan var. idrak bilgiden daha ileri bir seviyededir. Her bilen mutlaka idrak eden ve anlayan, hayatında yaşayan demek değildir. Bu bakımdan önemli olan bilgi değil; o bilgiyi idrak edip; hayatımıza uygulamaktır. Onun için çok bilenden ziyade uygulayan gençlerden olmalıyız. Böyle olduğumuz müddetçe hiç kimse bizi doğru bildiğimiz yoldan ayıramaz. Cehalet bataklığı semtimize bile uğramaz; Bilakis; o bataklığa düşen diğer arkadaşlarımızı kurtarmak için çaba sarf ederiz. Çünkü bilgi günlük hayatla mücadele etmek için bir güç toplama yoludur. Bilgi de cehaletle mücadele de tek başına yeterli değildir. Bilgiyi kendimize ilave edip doğru eyleme, aksiyona işe dönüştürmeliyiz ki "kitap taşıyan merkep" benzetmesine örnek teşkil etmeyelim, iyi bilmeliyiz ki okunanlar ancak yaşanarak anlaşılır; yaşanmayan bir bilgi gerçekte bilgi değildir.
    Aslında insanın kendi cehaletini fark etmesi bilgi için atılmış en önemli adımdır. Bugün toplumun en büyük kanayan yaralarından biri; insanların bilmediklerini bilmemeleridir. Bu bir insanın başına gelebilecek en büyük felaketlerden biridir. Bu tip insanlar toplumda mantar gibi bitmeye başladılar. Televizyonlar gazeteler her gün bu tip insanların portreleriyle dolu. insanlarımız onlarla eğlenirken alaya alırken onlar çok bilgili olduklarını topluma kabul ettirmeye çalışmaktadırlar, insanoğlunun kendini kandırmasından daha büyük bir suç olabilir mi? Bilmediğini bilmeyen bu insanlara bilmediklerini öğretmek de mümkün değildir. Onun için bu toplumda öncelikle insanlarımız gençlerimiz "bilmediklerini bileceklerdir." Gerçekte okuyan araştıran, sorgulayan insanlar okudukça bilmediklerini farkında olacaklardır. Okumayan, hayatıyla okuduklarını yaşamayan insanlara bilmediklerini anlatmak "deveye hendek atlatmaktan" daha zordur. Duygularını önyargılarını ideolojisini "bilgi" zanneden insanlara bir şeyler anlatmak boşa zaman harcamaktır. "Bilmiyorum" cümlesini bugün herkes utanarak korkarak telâffuz etmektedir. Aslında bilmiyorum demek; öğrenmek bilgi almak için atılmış en önemli adımdır. Yeri geldiğinde "bilmiyorum" diyebilme cesaretini göstermeliyiz. Cehaletten kurtulan bir toplum; başarılı bir toplumdur.
    Gençlerimiz bizim ve ülkemizin teminatıdır. Bu teminatın yanmaması için gençlerimiz kendilerini iyi tahlil etmelidirler. Neleri bilip neleri bilmemeleri gerektiğini iyi bilmelidirler. Cehaletle mücadelenin panzehiri; okumak, öğrenmek ve bilgili olmaktır. Bugün okumak ve öğrenmek toplumdaki bütün bataklıkları kurutacaktır. Bu bataklıkların tekrar ortaya çıkmaması, bildiklerimizi, idrak ettiklerimizi doğru yaşamakla mümkündür. Gençlerimizin, insanımızın cehaletten kurtulması toplum olarak topyekûn bilgilenmeyle doğruları yaşamakla mümkündür. Yarınki Türkiye'nin daha huzurlu daha aydınlık olması için Haydi bilgiye, haydi öğrenmeye, haydi cehalet karanlıklarını yok etmeye...



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri