Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

cehaletle ilgili kompozisyon , cehalet hakkında kompozisyon Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın cehalet ile ilgili sözler cehalet ile ilgili atasözleri cehalet ile ilgili hadisler cehalet
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 1      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    cehalet ile ilgili kompozisyon

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    ÖĞRENİLMİŞ CEHALET

    Mehmet Akif Ersoy’a atfedilen bir söz var. “Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkündür” diye.
    Cehalet ; sözlük anlamıyla bilgisizlik, bilmezlik. Ancak insanın bilmediğini bilmesi nasıl mümkün olacak. Üstelik kendisi gibi olanların varlığında kendisi gibi olmayanların az da olsa nasıl farkına varacak.
    Öğrenilmiş cehalet de bunun üzerine ortaya atılmış bir kavram, bilmeye nispeten meraklı olanların yakalandıkları en büyük tuzak.
    Öğrenilmiş cehalet; bilmek isteyenin ancak malumat toplar düzeyde kalması anlamına geliyor. Bilmek isteyenin donanımı bunun birinci nedeni. Yayılması da yazılı ve görsel öğreticilerden öğrenilenler. Bu öğrenme de ancak kopyala yapıştır metoduna dayanıyor.
    Gazete okurken, televizyon seyrederken daha önceki öğrenilenlerden bir filtre oluşmamışsa, bir “hayat bilgisi “ gelişmemişse bir şekilde oluşmuş “dünya görüşüne” uygunluk malumatların kopyalanması için zemin hazırlıyor. Fikir tartışmaları bile okunan kitaplardan, gazetelerin köşe yazarlarından, Televizyonların “araştırmacı” gazetecilerinden kopyalama. Tabii bu konuda kaynak teşkil edenlerin çoğunluğu da zaten cehaleti başkalarından öğreniyor. Bir kısmı da bu durumda yapılabilecek en iyi şeyin bu olduğuna karar vererek bazı konularda “kamuoyu” yaratmaya niyetli. Çok azı da bütün bunların derininde çok az söyleyebiliyor.
    Cehalet okul görmemişlerin kaderiyse, Öğrenilmiş cehalet de okul görmüşlerin çoğunluğunu tehdit eder bir tuzak. Üstelik “Cehalet Kuvvettir” sözünü ispatlarcasına Cehaletten kurtulmak isterken başka cehaletlerin kucağına düşmek de bizlerin kuvvetini artırıyor.
    Cehalet sahibi kadar hatta ondan daha kuvvetli ve etkili öğrenilmiş cehalet sahipleri. Çünkü Belli bir öğrenim görüp etki alanını geliştirmiştir artık cehalet. Onun isminin önünde Profesör yazabilir, gazeteci yazar yazabilir, genel müdür yazabilir, bürokrat yazabilir, şair yazabilir, devlet adamı yazabilir. Çünkü artık malumat amaçların –ki o amaçlar da öğrenilmiş cehaletin etkisinde ya da arzuların etkisinde- gerçekleştirilmesi için oldukça verimli bir tarla. Hayatın içinde her tür düşüncenin amacına uygun malumat bulmak mümkün.
    Komplo teorilerinin bir kısmı da cehaleti öğretmeye meyillidir. Ya da bu verimli tarlada ürün biçmeye yöneliktir. Şu aralar en çok gündemde olan “beyin kontrol silahları” gibi şeylerin olabileceği üzerine yazılar da televizyon gibi son derece etkili ve yaygın bir mekanizmanın ne işe yaradığı sorgulamasının altında boğulabilir.
    Etkili ve yetkili “öğrenilmiş cehalet” kurbanları bir gün Türk erkeklerinin bıyıklı oldukları için Avrupa’dan daha zayıf olduklarını keşfederlerse –ki bu da televizyon sayesinde köylere kadar yayılabilir- bıyıksız Türkler Avrupa’yı bile sollayabilir.
    Öğrenilmiş cehaletin en büyük etkisi insanlarda herhangi bir konuda filtre oluşumunu engellemektir. Neyi beğeneceğine, neyi seveceğine dair, söylenenleri, ya da yazılanları tartamayacağı bir davranış tarzı ortaya koyar. Bu da ancak daha önceden kılavuz edindiklerinin bilgisine (malumatına, beğenisine) müracaat etmeyi gerektirir.
    Öğrenilmiş cehaleti bir komplo olarak düşünmek kadar doğal zihni gelişimin bir aşaması olarak da görmek mümkündür.Komplo olarak görürsek yapılan dizi eğitimin bir tür cehaleti yaymaya yaradığı söylenebilir. Doğal olarak görürsek de öğrenilmiş cehaletten kurtulmak için daha çok bilmeye (çapraz okumalar ve anlamaya çalışmak burada itici güç olabilir) öğrenmeye ihtiyaç duymak gerekir.
    Öğrenilmiş cehaletten kurtulmanın bir yolu da sorgulamaları önce dışarı değil içeri yönlendirmek olabilir. Dışarıdaki suçluyu aramak yerine önce içerideki suçluyu bulabilmek olabilir. Kendini tanımak başkalarını tanımada önemli bir veridir. Hiç kimse şu veya bu görüşe mensup olduğu için sorgulanmaz değildir.
    İnsanın kendisini tanıma süreci, sürekli değişen dış etkenlere karşı, sürekli değişebilen iç dengeleri, sürekli değiştirebildiği ölçeklerle ölçmek zorunda olduğu bir hal. Üstelik bu iç mücadele bittiği anda "yabancılaşma" tuzağıyla karşı karşıya gelmek mümkün.



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri