Hoşgeldiniz.

atatürkün öğrencilik yıllarına ait anıları lazım kısaca olursa sevinirim Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Atatürkün Askerlik Anıları Atatürkün Okul Yıllarına Ait Anıları Kısa Atatürk Anıları,
  • 5 üzerinden 3.90   |  Oy Veren: 322      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Atatürkün Öğrencilik Yıllarına Ait Anıları

    Sponsorlu Bağlantılar




    atatürkün öğrencilik yıllarına ait anıları lazım kısaca olursa sevinirim


    Paylaş Facebook Twitter Google







  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Atatürk’ün öğrenim hayatı ile ilgili anıları
    Atatürk’ün eğitim ve öğrenim hayatı ile ilgili bilinen bütün anıları

    Atatürkün Öğrencilik Yıllarına Ait Anıları

    Atatürk’ün ilkokul çağındaki bir anısı

    Şemsi Efendi okuluna giderken bana giydirdikleri şalvarın üzerine sardıkları kuşak beni ne kadar çok sinirlendirirdi bilemezsiniz. Ne zaman ki Askeri Rüştiye okuluna girip, okulun resmi üniformasını giydim, işte o zaman adeta benliğime hakim olmuşum gibi bana bir his geldi.

    Atatürk’ün öğrenim hayatı ile ilgili anı

    (Atatürk’e ortaokulda okurken, matematik öğretmeninin “Mustafa Kemal” adını vermesi)

    Ortaokul’da en çok matematiğe ilgi duydum.

    Az zamanda bize bu dersi veren öğretmen kadar, belki de daha çok bilgi sahibi oldum. Derslerin üstünde işlerle ilgileniyordum. Yazılı sorular yazıyordum, matematik öğretmeni de yazılı olarak cevap veriyordu.

    Öğretmenimin ismi Mustafa idi. Bir gün bana dedi ki; “Oğlum, senin de ismin Mustafa benim de. Bu böyle olmayacak. Arada bir fark bulunmalı, bundan sonra senin adın Mustafa Kemal olsun!”

    O zamandan beri adım gerçekten Mustafa Kemal kaldı. Öğretmen sert bir adamdı. Sınıfta birinci, ikinci tanımıyordu. Bir gün bize: “Aranızda kimler kendine güveniyorsa kalksınlar onları çalıştırma danışmanı yapacağım” dedi. Öncelikle duraksadım. Ayağa öyleleri kalktı ki ben kalkmamayı yeğledim. Bunlardan birinin danışmanlığı altına girdim. Görüşmenin sonunda dayanma gücüm son noktaya geldi. Ayağa kalkarak; “Ben bundan iyi yaparım” dedim. Bunun üzerine öğretmen beni çalıştırma danışmanı yaptı. Eski danışmanı benim danışmanlığım altına verdi.


    Atatürk’ün öğrenim hayatı ile ilgili başka bir anısı


    (Manastır Askeri Lisesi’ni bitirip Harp Okulu’na geçişi)

    Askeri ortaokulu bitirdiğim zaman merakım oldukça ileri gitmişti. Manastır Askeri Lisesi’nde matematik pek kolay geldi. Bununla uğraşmayı sürdürdüm. Ancak Fransızca’da geri idim. Öğretmen benimle çok uğraşmıyor, acı uyarılarda bulunuyordu. Bu uyarılar benim çok gücüme gitti. İlk ev izni zamanında çözüm aradım. İki, üç ay gizlice Frerler Okulu’nun özel sınıfına devam ettim. Böylece okul derslerine oranla fazla derecede Fransızca öğrendim.

    O zamana kadar edebiyatla çok ilişkim yoktu. Merhum Ömer Naci, Bursa Lisesi’nden kovulmuş, bizim sınıfa gelmişti. Daha o zaman şairdi. Benden okuyacak kitap istedi. Bütün kitaplarımı gösterdim. Hiçbirini beğenmedi. Bir arkadaşın kitaplarımdan hiçbirini beğenmemesi gücüme gitti. Şiir ve edebiyat diye bir şey olduğunu o zaman öğrendim. Ona çalışmaya başladım. Şiir bana cazip göründü. Ancak ‘yazı öğretmeni’ diye yeni gelen bir kişi, bana şiirle uğraşmayı yasakladı. “Bu meşgale biçimi seni askerlikten uzaklaştırır” dedi. Bununla birlikte güzel yazı yazma isteği bende kalıcı oldu.

    Lisede iken dirençle çalışıyorduk. Sınıfta birinci, ikinci olmak için hepimizde güçlü bir gayret vardı. Sonunda liseyi bitirdim. Harp Okulu’na geçtim.

    Atatürk’ün Harbiye’de okuduğu döneme ilişkin anlattığı bir anısı

    (Atatürk’ün bir yurt gezisi sonrası, öğrenim hayatı ile ilgili Çankaya Köşkü’nde anlatmış olduğu anı)

    Biz Harbiye’de öğrenci iken, okulun sobaları yanmazdı. Bütün kış titreşir dururduk. Nihayet bir gün arkadaşlar beni müdüre çıkarmak için seçtiler. Müdür, Zülüflü İsmail Paşa adında bir saray adamı idi. Müsaade aldık, huzura çıktık. Önce Padişaha sonra müdüre dualarımızı arz ettik. Nihayet, maksada geldik, işi anlatmak istedik. Ama müdür daha ilk cümlelerde kükredi: “Ne soğuğu be nankörler! Padişah nimeti gözünüze dizinize dursun. Görmüyor musunuz? Sobalar nasıl gürül gürül yanıyor. Defolun buradan!”

    Gerçekten, müdürün sobası gürül gürül yanıyordu. Müdür, buram buram terliyordu. Sıcaktan göğsünü bağrını açmıştı ve zannediyordu ki, bütün okulun sobaları da böyle yanar.


    Çocuklar, biz bu Çankaya Köşkü’nde, bazen, galiba bu Zülüflü İsmail Paşa gibi kendimizi aldatıyoruz…





  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  4. Kayıtsız Üye

    Atatürk ile ilgili anılar çok güzel olmuş, teşekkür ederim forumlord



  5. Kayıtsız Üye

    çok güzel olmuş çok teşekkür ederim forumlord



  6. MİSAFİR

    anılar kısa kısa eklenmiş ve ben bunu çok sevdim yaw



  7. Kayıtsız Üye

    Atatürk ile ilgili anılar çok güzel olmuş, teşekkür ederim



  8. Kayıtsız Ü_Forumlordye

    Anıların hepsi çok güzel



  9. şelale buse

    harikaaa iyi kazandırdı teşekkürler forumlord.



  10. Kayıtsız Kullanıcı

    Gerçek mi bilmiyorum ama ben çok beğendim



  11. Misafir

    Çok teşekkürler bütün araştırma ödevlemi yaparken buradan bakıyorum çünkü en iyi en güzel bilgiler burda var harikasınız forumlord çok çok teşekkürler



 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright © 2000 - 2014, vBulletin Solutions, Inc