Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

L LAİKLİK « Laiklik , yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan , ibadet ve din hürriyeti de demektir. » (1930)
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 2      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Cevap: A'dan Z'ye Atatürk'ün sözleri

    Sponsorlu Bağlantılar




    L
    LAİKLİK

    « Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti de demektir. »
    (1930)

    « Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkânını sağlamıştır. »
    (1930)

    LATİN HARFLERİ

    « … Basit bir tecrübe Lâtin esasından Türk harflerinin, Türk diline ne kadar uygun olduğunu şehirde ve köyde yaşı ilerlemiş Türk evlâtlarının ne kadar kolay okuyup yazdıklarını güneş gibi meydana çıkarmıştır. »

    1.11.1928, TBMM, 3. Dönem 2. Toplanma Yılını
    Açarken.

    LOZAN BARIŞI


    « Lozan antlaşması, Türk milleti aleyhine, asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr antlaşmasıyla tamamlandığı zannedilmiş, büyük bir suikastin yıkılışını ifade eden bir belgedir. Osmanlı devrine ait tarihe eşi geçmemiş bir siyasi zafer eseridir. »

    24.07.1933, Hakimiyet-î Milliye.



    « … Lozan barışı Türk tarihinde bir dönüm noktasıdır. Türk milleti için siyasi bir zafer teşkil eden bu antlaşmanın Osmanlı Tarihinde benzeri yoktur. Milletimiz bununla haklı olarak iftihar edebilir ve Türk milletin yüksek bir eseri olan bu antlaşmanın yüksek kıymetini takdir etmesi lâzım gelen gençliğin bunu mazide yapılmış antlaşmalarla kıyaslanması gerekir. »

    26.07.1927, Dolmabahçe Sarayı, Lozan Barış Antlaşması Hakkında


    MEDENİYET

    « … Memleketler çeşitlidir, fakat medeniyet birdir, ve bir milletin gelişmesi için bu tek medeniyete katılması lazımdır… »

    29.10.1923, Fransız Muhabiri Maurice Pernot’ya Demeç.

    « … Medeniyet yolunda yürümek başarılı olmak hayatın şartıdır. Bu yol üzerinde bekleyenler veyahut bu yol üzerinde ileri değil geriye bakmak bilgisizlik ve gafletinde bulunanlar, umumî medeniyetin coşkun seli altında boğulmaya mahkumdurlar. »

    30.081924, Dumlupınar’da Konuşma.


    « Efendiler, medeniyet yolunda başarı yenileşmeye bağlıdır. Sosyal hayatta, iktisadi hayatta ilim ve fen sahasında başarılı olmak için tek olgunlaşma ve ilerleme yolu budur… »

    30.081924, Dumlupınar’da Konuşma.


    « Türk milletinin istidâdı ve kâti kararı medeniyet yolunda durmadan ilerlemektir. »
    (1924)

    « … Fikrimiz, zihniyetimiz medeni olacaktır. Şunun bunun sözüne önem vermeyeceğiz. Medeni olacağız. Bununla iftihar edeceğiz. Bütün Türk ve İslâm âlemine bakınız. Zihinleri medeniyetin emrettiği şümul ve yükselmeye uyamadıklarından ne büyük felaketler, ne ıstıraplar içindedirler. Bizim de şimdiye kadar geri kalmamız ve sonuç olarak son felaket çamuruna batışımız bundandır… »

    24.08.1925, Kastamonu’da Bir Konuşma.

    « … Medeniyet öyle bir kuvvetli ateştir ki ona ilgisiz olanları yakar ve mahveder. »

    24.08.1925, Kastamonu’da Bir Konuşma.


    « … Milletimizi en kısa yoldan medeniyetin nimetlerine kavuşturmaya, mesut ve müreffeh kılmaya çalışacağız ve bunu yapmaya mecburuz. »

    26.08.1925, İnebolu’da Bir Konuşma.

    « Efendiler, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkı medenidir. Tarihte medenidir, hakikatte medenidir. Fakat ben sizin öz kardeşiniz, arkadaşınız, babanız gibi medeniyim diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, fikriyle, zihniyetiyle medeni olduğunu ispat ve göstermek mecburiyetindedir. Medeniyim diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, aile hayatıyla, yaşayış tarzıyla medeni olduğunu göstermek mecburiyetindedir. Sonuç olarak medeniyim diyen, Türkiye’nin hakikaten medeni olan halkı başından aşağıya dış görünüşüyle dahi medeni ve gelişmiş insanlar olduğunu göstermeye mecburdurlar… »

    28.08.1925, İnebolu’da Bir Konuşma.

    « Medenî olmayan insanlar, medenî olanların ayakları altında kalmaya maruzdurlar.

    10.10.1925, Akhisar’da Bir Konuşma.

    « … Fikrimiz, zihniyetimiz medeni olacaktır… »

    24.08.1925, Kastamonu’da Bir Konuşma.


    MEMLEKET

    « Memleket mutlaka modern, medenî ve yepyeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır. »

    (1923)

    MESULİYET (SORUMLULUK)

    « Mesuliyet yükü her şeyden, ölümden de ağırdır. »

    1919, Belleten, C. VIII, s. 28.

    MEYDAN MUHAREBESİ

    « … Harb, muharebe, nihayet meydan muharebesi yalnız karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir. Milletlerin çarpışmasıdır. Meydan muharebesi milletlerin bütün mevcudiyetleriyle, ilim ve fen sahasındaki seviyeleriyle, ahlâklarıyla, harslarıyla özet olarak bütün maddi ve mânevi kudret ve faziletleriyle ve türlü vasıtalarıyla çarpıştığı bir imtihan sahasıdır. Bu sahada, çarpışan milletlerin hakikî kuvvet ve kıymetleri ölçülür… »

    30.081924, Dumlupınar’da Konuşma.


    Paylaş Facebook Twitter Google

  2. MİLLETLER CEMİYETİ

    « Milletler Cemiyeti, henüz kesin ve etkili bir vasıta olduğunu ispat etmemiştir. Diğer taraftan, Milletler Cemiyeti bugün, bütün milletlerin, ortak amaçlarının gerçekleşebilmesi için çalışabilecekleri tek teşkilattır. »

    21.06.1935, Gladys Baker’e Verilen Demeç.

    MİLLETVEKİLİ

    « Sayın milletvekilleri; Ağır ve önemli işleriniz, size, millet yolunda, esaslı hizmetler hazırlamaktadır. Milletin sevgileri hayırlı ve faydalı çalışmalarınızda sizinle beraberdir. »

    1.11.1936, TBMM, 5. Dönem 2. Toplanma Yılını Açarken.
    __________________
    MİLLÎ AHLÂK

    « … Millî ahlakımız medeni esaslarla ve hür fikirlerle beslenmeli ve takviye olunmalıdır… »

    25.08.1924, Muallimler Birliği Kongresi Üyelerine.

    MİLLÎ CEMİYETLER


    « Esasen Doğuda ve Batıda, hemen memleketimizin her tarafında müdafaa ve milletin ve memleketin haklarını korumak için cemiyetler kurulmuştur. Bu cemiyetler düşmanların esaret boyunduruğuna girmemek amacıyla millî vicdanın azim ve iradesinden doğmuş tek teşkilât idi. »


    24.04.1920, TBMM.

    MİLLÎ EĞİTİM



    « İyileştirilecek şeyler ekonomi ve eğitimdir. Bu sayede memleket imar edilecek millet refah sahibi olacaktır. »


    Ocak 1922, Vakit Gazetesi Başyazarı Ahmet Emin’e Demeç.


    « Eğitim ve öğretimde tatbik edilecek usul, bilgiyi insan için fazla bir süs, bir baskı (hükmetme) vasıtası yahut medeni bir zevkten çok, maddi hayatta muvaffak olmayı temin eden pratik ve kullanışlı bir cihaz haline getirmektir. »

    (1923)

    « Hükümetin en verimli ve en mühim vazifesi milli eğitimle ilgili işlerdir. Bu işlerde başarılı olabilmek için öyle bir program takip etmeye mecburuz ki, o program milletimizin bugünkü haliyle, sosyal, hayati ihtiyacıyla muhitin şartları ve asrın icaplarıyla tamamen orantılı ve uygun olsun. Bunun için büyük fakat hayali ve çapraşık düşüncelerden tamamen vazgeçerek hakikate kuvvetle bakmak ve elle temas etmek lazımdır. »

    (1922)


    « Eğitimde süratle yüksek bir seviyeye çıkacak bir milletin hayat mücadelesinde maddi manevi bütün kudretlerinin artacağı muhakkaktır. »

    01. 11. 1928. 3. Dönem 2. Toplanma Yılını Açarken




  3. MİLLÎ HÂKİMİYET

    « … Kesinlikle tekrar ederim ki milletin hâkimiyeti sonsuzdur. »

    19.01.1923, Anadolu Ajansı.

    « Hâkimiyeti milliye, milletin namusudur, haysiyetidir, şerefidir. »

    7.02.1923, İkdam.

    « Hürriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayandığı temel millî egemenliktir. »
    (1923)

    « Yeni Türkiye hükümetinin öz cevheri millî egemenliktir. Milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğidir. »

    (1923)

    « Millî egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir taç ve tahtlar yanar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş kurumlar her tarafta yıkılmaya mahkûmdurlar. »

    30.08.1924, Dumlupınar’da Konuşma.


    MİLLÎ TERBİYE

    « .. Ben burada yalnız yeni Türk Cumhuriyetinin yeni nesle vereceği terbiyenin millî terbiye olduğunu kesinlikle ifade ettikten sonra… »

    22.09.1924, Samsun Öğretmenleriyle Konuşma.

    MİLLÎ TEŞKİLÂT
    (TEŞKİLÂT-I MİLLİYE)

    (Teşkilâtı milliye ne zaman başladı? sorusuna cevabı.)

    « Mütarekeden hemen sonra ve vatanın her tarafında hemen aynı zamanda »

    13.10.1919, Tasvir-î Efkâr Gazetesi Başmuhabiri Velit
    Ebüzziya’nın Telgrafına Cevap.

    (Asıl amacı nedir? sorusuna cevabı.)

    « Asıl amaç vatanın bütünlüğünü ve milletin bağımsızlığını sağlamaktır.»

    13.10.1919, Tasvir-î Efkâr Gazetesi Başmuhabiri Velit
    Ebüzziya’nın Telgrafına Cevap.



    MİLLÎ ÜLKÜ

    « … Milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtri zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, millî birlik duygusunu sürekli olarak ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî ülkümüzdür. »

    29.10.1933, Ankara, 10. Yıl Nutku


    MİLLİYETÇİLİK

    « Gerçi bize milliyetçi derler. Fakat biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle birlikte çalışan bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların bütün milliyetlerinin gereklerini tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde bencil ve mağrurane bir milliyetçilik değildir… »

    15.08.1920, TBMM.


    « Bilelim ki millî benliğini bulmayan milletler başka milletlerin avıdır.»

    (1923)




    MİLLÎ KÜLTÜR

    « Milli kültürün her çığırda açılarak yükselmesini Türk Cumhuriyeti’nin temel dileği olarak temin edeceğiz. »

    1.11.1932, TBMM, 4. Dönem 2. Toplanma Yılını
    Açarken.


    « … Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. »

    29.10.1933, Ankara, 10. Yıl Söylevi.


    « … bir milletin kültür seviyesi, üç sahada; devlet, fikir ve ekonomi sahalarındaki faaliyet ve başarı neticelerinin kazancıyla ölçülür. »

    01.11.1937,T.B.M.M. 5.Dönem, 3.Toplanma Yılını
    Açarken.

    MİLLÎ MÜCADELE

    « Millî mücadeleyi yapan doğrudan doğruya milletin kendisidir, milletin evlâtlarıdır. Millet analarıyla, babalarıyla, bacılarıyla mücadeleyi kendisine ülkü edindi. …Millî mücadele de şahsi hırs değil, millî ideal, millî onur gerçek sebep olmuştur… »

    14.101925, İzmir Kız Öğretmen Okulunda Bir Konuşma.


    « Bir milletin ruhu zapt olunmadıkça, bir milletin azim ve iradesi kırılmadıkça o millete hâkim olmanın imkânı yoktur. Halbuki asırların yarattığı millî bir ruha, kuvvetli ve daimî bir millî iradeye hiçbir kuvvet karşı koyamaz.

    1.09.1924.



    « Millî mücadelede şahsi hırs değil, millî ideal, millî onur asıl etken olmuştur. »

    (1925)

    « Milletin varlığını devam ettirmek için fertleri arasında düşündüğü müşterek bağ, asırlardan beri gelen şekil ve mahiyetini değiştirmiş, yani millet, dini ve mezhebî bağlar yerine, Türk milliyeti bağı ile fertlerini toplamıştır. »

    1925, Ankara Hukuk Mektebini Açarken.

    « Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur. Bu topluluğun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa o topluluğa dayanan cumhuriyet de kuvvetli olur. »

    26.04.1926, Türk Ocakları Delegelerine.


    « Milli ülküye tam bir iman ve onun gereklerini tereddütsüz yerine getirmenin neticesi elbette başarıdır. »
    (1931)



    « Seneler geçtikçe, millî ideal verimleri, güvenle çalışmada, ilerleme hevesinde, millî birlik ve millî irade şeklinde, daha iyi gözlere çarpmaktadır. Bu, bizim için çok önemlidir ; çünkü biz, esasen millî varlığımızın temelini, millî şuurda ve millî birlikte görmekteyiz. »


    (1936)



    MİMBER

    « … Mimberler halkın dimağları, vicdanları için bir feyiz kaynağı, bir nur kaynağı olmuştur. »

    7.02.1923, Balıkesir’de Halka Konuşma.



  4. MİSAFİR

    « … Bizzat Anadolu içerlerinde yaptığım seyahatlerimde gördüm ki, biz Türkler misafirlerimizi ağırlama ve ikram için onlara verdikleri ziyafetlerde çok miktarda yemek yapıyoruz. Bu iktisada aykırı olduğu gibi, takdir buyurunuz ki sıhhate de zararlıdır. Milletimizin misafirperverlikteki bu ananesini makul bir sınıra çekmeyi hepimiz görev saymalıyız. »

    3.10.1925, Bursa’da 3. Bir Konuşma.


    MİSAK-I MİLLİ


    « Misak-ı Millî, barış yapmak için makul ve asgarî koşullarımızı içeren bir programdır. Barışa ulaşmak için biraraya getireceğimiz esasları içine alır… »

    Ocak 1922, Vakit Başyazarı Ahmet Emin’e Verdiği Mülâkat.


    « Barıştan sonraki çalışmada başarılı olabilmek milletin istiklalinin korunmuş olmasına bağlıdır Misak-ı Millî’nin hedefi, onu temindir. »

    Ocak 1922, Vakit Başyazarı Ahmet Emin’e Verdiği Mülâkat.

    « Misak-ı Millî dairesinde varlığını temin ettikten sonra gürültü çıkarıp fesatçılık edecek ve araziyi genişletme fikrinde bulunacak adamlar ortaya çıkmaz. Bence buna imkân yoktur. »

    Ocak 1922, Vakit Başyazarı Ahmet Emin’e Verdiği Mülâkat.

    MONDROS MÜTAREKESİ

    « … Ahmet İzzet Paşa Hükümeti milliyetler esasına dayanan âdilâne bir barışa kavuşmak emeliyle mütarekeye talip oldu. İstiklâl uğrunda namus ve yiğitlikle döğüşen milletimiz 30 Ekim 1918 tarihinde imza olunan mütarekename ile silahını bıraktı. »

    24.04.1920, TBMM.

    « İtilâf donanmaları İstanbul’a girdikten sonra mütarekenâme ahkamı bir tarafa bırakıldı. Gün geçtikçe artan bir şiddetle, saltanat hakları, hükümet haysiyeti, millî izzetinefsimiz, saldırılara uğradı. Heyeti itilâfiyeden gördükleri teşvik ve fiilî himaye sayesinde Osmanlı vatandaşı gayrimüslim unsurlar her yerde küstahane tecavüze başladılar. »

    24.04.1920, TBMM.



  5. MUSİKİ (MÜZİK)

    « … Şimdi karşıda medenî dünyanın musikisi de işitildi. Bu ana kadar şark musikisi denilen terennümler karşısında kansız gibi görünen halk derhal harekete ve faaliyete geçti. »

    1928, Sarayburnu Parkı.


    « Bir milletin yeni değişikliğinde ölçü, musikide değişikliği alabilmeli, kavrayabilmesidir. Bugün dinletilmeye yeltenilen musiki, yüz ağartacak değerde olmaktan uzaktır. Bunu açıkça bilmeliyiz. Millî ince duyguları, düşünceleri anlatan, yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak, onları bir gün önce, genel son musiki kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak bu sayede, Türk millî musikisi yükselebilir, evrensel musikide yerini alabilir. »

    (1934)

    « Millî musikimizi, modern teknik içinde yükseltme çalışmalarına, bu yıl daha çok emek verilecektir. »

    (1935)

    « Hayatta musiki lâzım değildir. Çünkü hayat musikidir. Musiki ile ilgisi olmayan mahlûkat insan değildir. Eğer mevzubahis olan hayat insan hayatı ise musiki mutlaka vardır. Musikisiz hayat zaten mevcut olamaz. Musiki hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve herşeyidir. Yalnız musikinin uygun türü müteleadır. »

    14.10.1925, İzmir Kız Öğretmen Okulunda Bir Konuşma.

    Bugün dinletmeğe yeltenilen musiki yüz ağartacak değerde olmaktan uzaktır. Bunu açıkça bilmeliyiz. Ulusal; ince duyguları, düşüceleri anlatan; yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak, onları bir gün önce , genel son musiki kurallarına göre işlemek gerektir. Ancak; bu düzeyde, Türk ulusal musikisi yükselebilir, evrensel musikide yerini alabilir. »

    01. 11. 1934, TBMM, 4. Dönem 4. Toplanma Yılını Açarken

    MUSUL

    « Musul vilâyeti, Türkiye Devletinin millî sınırları içindedir, buralarını anavatandan koparıp şuna buna hediye etmek hakkı kimseye ait olmaz… »

    30.01.1923, İzmir, İzmir Basın Mensuplarına Demeç.
    MÜDAFAA
    « Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. Bu satıh bütün vatandır »

    26 Ağustos 1921. Sakarya meydan savaşı emrinden


    N

    NAMAZ

    « Masum halka beş vakit namazdan başka geceleri de fazla namaz kılmayı vaaz etmek ve öğütlemek, belki ömründe hiç namaz kılmamış olan bir politikacı tarafından vaki olursa, bu hareketin hedefi anlaşılmaz olur mu ? »

    15/20.10.1927, Nutuk.


    NEFER (ASKER)


    « Kahraman Türk neferi Anadolu muharebelerinin manasını anlamış, yeni bir mefkûre ile muharebe etmiştir. »

    (1921)


    « … Memleketimiz şu iki şeyin memleketidir: biri çiftçi, diğeri asker. Biz çok iyi çiftçi ve çok iyi asker yetiştiren bir milletiz. İyi çiftçi yetiştirdik: çünkü topraklarımız çoktur, İyi asker yetiştirdik: çünkü o topraklara kasteden düşmanlar fazladır. O toprakları sürenler, o toprakları koruyan hep sizlersiniz… »

    18.03.1923, Tarsus’ta Çiftçilerle Konuşma.

    « En büyük askerlik budur: Çeşitli ihtimalleri çok iyi hesap etmeli, en iyi görüneni süratle tatbik etmeli. »
    (1924)

    « Ben askerliğin her şeyden çok sanatkârlığını severim. »

    (1912)


    NÜFUS KANUNU

    « Büyük millet meclisinin tasvibine arz edilmiş olan yeni Nüfus Kanununun kabul ve uygulanması nüfus işlerinin daha modern ve muntazam bir şekilde yürütülmesini temine hizmet edecektir. »

    01.11.1938, TBMM, 5. Dönem 4. Toplantı Yılının açılışında Atatürk adına Başvekil Celal Bayar Tarafından okunan söylev.

    NÜFUS SAYIMI
    (TAHRİR-İ NÜFUS)

    « Efendiler, nüfus meselesi bir memleketin en önemli hayati meselelerindendir. İdarî, askerî, malî ve iktisadi meselelerde memleket nüfusunun gerçek sayısını bilmek ne kadar gerekli ise her sene yapılacak istatistiklerle nüfusun artış veya azalış miktarı anlaşılmadan artış nedenlerinin devam ettirilmesi ve azalış nedenlerinin yok edilmesi için tedbir almanın mümkün olmayacağı bellidir. Bundan dolayı yeniden nüfus sayımı yapılmasına pek acil ve kesin bir lüzum muhakkaktır.»

    01.03.1923, TBMM, 4. Toplanma Yılını Açarken.

    O



    OKUL (MEKTEP)

    « … Mektep sayesinde, Mektebin vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzelliği ile gelişir. »

    27.10.1922, Bursa, Öğretmenlere.



    « … Mektep genç dimağlara, insanlığa hürmeti, millet ve memlekete sevgiyi, şerefi ve bağımsızlığı öğretir.Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için izlenmesi uygun olan en doğru yolu belletir… Memleket ve milleti kurtarmaya çalışanların aynı zamanda mesleklerinde birer namuskâr ve birer âlim olmaları lâzımdır. Bunu temin eden mekteptir. »

    27.10.1922, Bursa, Öğretmenlere.


    « … Her fert dinini, diyanetini, imanını öğrenmek için bir yere muhtaçtır. Orası da mekteptir. »

    31.01.1923, İzmir’de Halk İle Konuşma.


    « Okullar öğretim ve eğitim kadar, okul dışındaki neslin sürekli bir aydınlık demeti altında tutulması gereklidir. »

    07.07.1927, Dolmabahçe, İstanbul
    Muallîmler Heyetine söylenmiştir.



  6. ORDU
    (TÜRK ORDUSU)

    « Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz ve daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir. »

    (1921)


    « Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’nin ordusu, istilalar yapmak veya saltanatlar yıkmak veya saltanatlar kurmak için şunun bunun elinde ihtiras aleti olmaktan uzaktır… »

    18.04.1922, TBMM, Ordu Hakkında.


    « Türkiye Büyük Millet Meclisi ordularının vazifesi, « Misak-ı Millî » hükümlerini temin etmektir. »

    2.09.1922, İzmir’de İkdam Muhabiri Yakup Kadri’ye
    Verilen Beyanat.

    « Ordumuz, Türk topraklarının ve Türkiye idealini tahakkuk ettirmek için sarf etmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi imkânsız teminatıdır. »

    01.11.1937, TBMM, 5. Dönem 3. Toplanma Yılını
    Açarken.



    « Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir. »

    01.11.1937, TBMM, 5. Dönem 3. Toplanma Yılını
    Açarken.



    « Büyük millî disiplin okulu olan ordunun; ekonomik, kültürel, sosyal savaşlarımızda bize aynı zamanda en lüzumlu elemanları da yetiştiren büyük bir okul haline getirilmesine, ayrıca itina ve himmet edileceğine, şüphem yoktur. »

    01.11.1937, TBMM, 5. Dönem 3. Toplanma Yılını
    Açarken.

    « Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferle beraber medeniyet ışıklarını taşıyan kahraman Türk ordusu !
    Memleketini en buhranlı ve müşkül anlarda zulümden, felâket ve musibetlerden ve düşman istilâsından nasıl korumuş ve kurtarmış isen Cumhuriyetin bugünkü verimli devrinde de askerlik tekniğinin bütün modern silah ve vasıtaları ile donanmış olduğun halde vazifeni aynı bağlılıkla yapacağına hiç şüphem yoktur… »

    9.10.1938, T.C. Ordularına Mesaj, Ankara
    Hipodrumunda yapılan geçit resminden önce
    Başbakan Celâl Bayar tarafından okunmuştur.



    ORMAN

    « Orman servetimizin korunması lüzumuna ayrıca işaret etmek isterim. Ancak, bunda mühim olan, korunma esaslarını; memleketin türlü ağaç ihtiyaçlarını davamlı olarak karşılaması icab eden ormanlarımızı dengeli ve teknik bir şekilde işleterek istifade etmek esasiyle makul bir şekilde uzlaştırmak mecburiyeti vardır… »

    01.11.1937, TBMM, 5. Dönem 3. Toplanma Yılını
    Açarken.



  7. ÖĞRETMEN

    « Dünyanın her tarafında öğretmenler insan topluluğunun en fedakar ve saygıdeğer unsurlarıdır. »

    01. 03. 1923.

    « Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır. »

    (1924)


    « Öğretmenler!... Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister. Yeni nesli bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir. »

    25.08.1924, Muallimler Birliği Kongresi Üyelerine.

    « Öğretmenler; Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır… »

    25.08.1924, Muallimler Birliği Kongresi Üyelerine.

    « Öğretmenler! Erkek ve kız çocuklarımızın, aynı suretle bütün tahsil derecelerindeki talim ve terbiyelerinin pratik olması mühimdir. Memleket evlâdı, her öğrenim aşamasında ekonomik hayatta verimli, etkili ve başarılı olacak surette donatılmalıdır.… »

    25.08.1924, Muallimler Birliği Kongresi Üyelerine.

    « Cumhuriyet sizden "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" nesiller ister. »

    25.081924, Muallimler Birliği Kongresi Üyelerine.


    « Sizin başarınız, Cumhuriyetin başarısı olacaktır »

    25.08.1924, Muallimler Birliği Kongresi Üyelerine.

    « …Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet henüz millet namını almak yeteneğini elde edememiştir. Ona alâlâde bir kütle denir, millet denmez… »

    14.10.1925, İzmir Erkek Öğretmen Okulunda.

    « Öğretmenler her fırsattan istifade ederek halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutur bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır. »

    07.071927, Dolmabahçe Sarayı, İst.Muallimler Heyetine Demeç.


    P


    PANİSLAMİZM

    « … Efendiler, Panislâmizmi ben şöyle anlıyorum: Bizim milletimiz ve onu temsil eden hükümetimiz tabii olarak dünya yüzünde mevcut bütün dindaşlarımızın mesut ve müreffeh olmasını isteriz. Dindaşlarımızın değişik çevrelerde vücuda getirmiş oldukları toplumların bağımsız olarak yaşamalarını isteriz. Bununla yüksek bir zevk ve mutluluk duyarız. Bütün Müslümanların, İslam dünyasının refah ve mutluluğu kendi refah ve mutluluğumuz gibi kıymetlidir! Ve bununla çok ilgiliyiz. Ve bütün onların dahi aynı şekilde bizim mutluluğumuzla ilgili olduklarına şahidiz. Ve bu her gün meydandadır. Fakat Efendiler ! Bu toplumların büyük bir imparatorluk halinde bir noktadan sevk ve idaresini düşünmek istiyorsak bu bir hayaldir ! İlme, mantığa, fenne aykırı bir şeydir !… »

    01.12.1921, TBMM.


    Panislamizm, panturanizm siyasetinin başarı kazandığına ve dünyayı uygulama alanı yapabildiğine tarihte rastlanmamaktadır. Irk farkı gözetmeksizin bütün insanlığı kapsayan cihangirane devlet oluşturulması hırslarının sonuçları da, tarihte kaydedilmiştir. İstilacı olmak hevesleri, konumuzun dışındadır. İnsanlara her türlü özel duygularını ve bağlantılarını unutturup onları, kardeşlik ve tam eşitlik çerçevesinde birleştirerek, insancı bir devlet kurmak teorisi de, kendine özgü koşullara sahiptir. »

    15/20.10.1927, Nutuk – Söylev, c. II. s. 587.

    PARA

    « … Millî paramızın fiilen müstakar olan kıymeti muhafaza olunacaktır. »

    01.11.1936, TBMM, 5. Dönem 2. Toplanma Yılını
    Açarken.

    Samimi bir bütçeye ve hakiki bir ödeme dengesine dayanan paramızın fiilî istikrar vaziyetini kesin surette muhafaza edeceğiz.

    01.11.1937, TBMM, 5. Dönem 2. Toplanma Yılını
    Açarken

    PEYGAMBER

    « … Allah, Hazreti Âdem Aleyhisselâm'dan itibaren bilinen ve bilinmeyen sayılamayacak kadar çok nebiler, peygamberler ve resuller göndermiştir. Fakat Peygamberimiz vasıtasıyla en son dini ve medeni hakikatleri verdikten sonra artık insanlıkla aracı kullanarak temasta bulunmağa lüzum görmemiştir… »

    01.11.1922, TBMM.

    « … Peygamberimiz efendimiz hazretleri, cenabı hak tarafından insanlara dini hakikatleri tebliğe memur ve resul olmuştur… »

    07.02.1923, Balıkesir’de Halka Konuşma.


    « O, Allah’ın birinci ve en büyük kuludur. Onun izinde bugün milyonlarca insan yürüyor. Benim, senin adın silinir, fakat sonuca kadar o, ölümsüzdür. »

    (1926)



  8. POLİS

    « Herkesin polisi kendi vicdanıdır, fakat polis vicdanı olmayanların karşısındadır. »

    (1929)

    « Polis asker kadar disiplinli, hukukçu kadar hukuk adamı, bir anne kadar şefkatli olmalıdır. »

    (1934)

    Polis, kanun adamıdır. Ona her zaman saygı göstermeli ve itaat edilmelidir. »



    Milli kültürümüzü çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkaracağız.1933

    Milli kültürün her çığırda açılarak yükselmesini, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel dileği olarak temin edeceğiz. 1932



    Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey yüksek kültürde ve yüksek fazilette dünya birinciliğini tutmaktır. 1932

    Güzel sanatlarda başarı, bütün inkılapların başardığının en kesin delilidir. 1936

    Sanatkar, toplumda uzun çalışma ve çabalardan sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır.1932

    Biz hepimiz milletvekili olabiliriz, bakan olabiliriz, hatta cumhurbaşkanı olabiliriz; ama hiçbirimiz sanatkar olamayız. Böyle olunca sanatkar el öpmez, sanatkarın eli öpülür. 1930

    Müziksiz hayat mevcut olamaz. Müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir. 1925



    Bir ulusun değişikliğinde ölçü, müzikte değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir. 1934

    Bizim gerçek müziğimiz Anadolu halkında işitilebilir. 1930

    Tiyatro bir memleketin kültür seviyesinin aynasıdır. 1932

    Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur. 1923

    Türk'e ev ve bark olan her yer sağlığın, temizliğin güzelliğin, modern kültürün örneği olacaktır.


    Dillin milli ve zengin olması milli duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin. 1930

    Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen gerçek, insanlığı şaşırtacak bir nitelik alır. 1933

    Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. 1930

    Cumhuriyet döneminin kendi zihniyet ve ahlakıyla donanmış basınını yine ancak Cumhuriyet'in kendisi yetiştirir. 1925

    Basın milletin müşterek sesidir. Başlıbaşına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür. 1922

    Eğer cumhurbaşkanı olmasam, Eğitim Bakanlığı'nı almak isterdim. 1930
    Cihanda spor hayatı, spor alemi çok önemlidir. Bu kadar önemli olan spor hayatı bizim için çok daha önemlidir; çünkü ırk meselesidir, ırkın düzelmesi ve gelişmesi meselesidir ve hatta biraz da uygarlık meselesidir! 1926

    Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim. 1937

    Dünyada her şey için medeniyet için hayat için başarı için en hakiki mürşit bilimdir, fendir. 1924

    Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve uygarlık yolunda elinde ve kafasında tuttuğu meşale müspet ilimdir. 1933

    Biz uygarlıktan, ilim ve fenden kuvvet alıyoruz ve ona göre yürüyoruz. 1925

    Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur. 1923



 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri