Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Yiyecekleri Pişirirken Dikkat Edilecek Hususlar Yiyecekleri Pişirirken Dikkat Edilecek Hususlar Yemeğin kalitesini belirleyen ikinci kriter yemeğin besin değeridir. Yemeğin besin değeri , içine konan yiyecek

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Yiyecekleri Pişirirken Dikkat Edilecek Hususlar

    Sponsorlu Bağlantılar




    Yiyecekleri Pişirirken Dikkat Edilecek Hususlar
    Yiyecekleri Pişirirken Dikkat Edilecek Hususlar


    Yemeğin kalitesini belirleyen ikinci kriter yemeğin besin değeridir. Yemeğin besin değeri, içine konan yiyecek maddeleri ile ilgilidir. Burada önemli olan, kullanılan yiyecek maddelerinin uygulanan hazırlama ve pişirme yöntemleri sırasında besin değerini kaybetmemelerini sağlamak, sindirimlerini kolaylaştırarak daha yararlı hale getirmek ve vücut için zararlı bir madde oluşumunu önlemektir. Yiyecek hazırlama ve pişirmede en fazla kayba uğrayan besin ögeleri vitaminler ve proteinlerdir. Zararlı madde oluşumu da en çok yağların yakılması sonucu ortaya çıkar. Oluşacak kayıpları ve zararlı maddeleri en aza indirmek için hazırlamada ve pişirmede şu hususlara dikkat etmek gerekir:

    Köklü sebzelerin kökü alındıktan sonra diğerleri doğrudan doğruya önce yıkanmalı sonra doğranmalıdır. Doğranan sebze bekletilmemelidir.

    Meyveler suları sıkıldığı anda tüketilmeli, bekletilmemelidir. Sıkılmış meyve suyu buzdolabında bile bekletilse vitamini azalır.

    Doğranmış sebze veya meyve pişirileceğinde kaynar suya atılmalıdır. Meyve veya sebze hiçbir zaman soğuk suda pişirmeye başlanmamalıdır.

    Taze ve yumuşak meyvelerin kompostosunu yaparken önce şeker suda eritilip kaynatılmalı sonra meyve eklenmelidir. Şekerin önce konmasının nedeni meyvenin parçalanmasını önlemesidir. Meyve önce pişirilir, şeker sonra eklenirse meyveler dağılır, şekilleri bozulur. Kuru ve sert meyvelerde ise şeker meyve piştikten sonra konur.

    Sebze ve meyve pişirilirken yeterince su koymalı, pişirme suyu atılmamalı, tarifede belirtilen sürede pişirme işlemine son verilmelidir. Pişirme süresinin uzatılmasının besin kaybını arttırdığı unutulmamalıdır. Sebze ve meyvelerin pişirme süreleri kapsadıkları selüloz miktarına bağlıdır. Selülozu az olan sebzeler, örneğin domates 3-5 dakikada pişer. Kök kısmı ile birlikte kullanılan yapraklı sebzelerin örneğin, ıspanak ve semizotunun kök kısımları daha fazla selüloz kapsar. Bu nedenle önce kökler pişirilir sonra yapraklar eklenir. Asit ortam selüloz yumuşamasını geciktirir. Taze sebzeler domates veya salça gibi asitli bir yiyecekle pişirilirse pişme süresi uzar. Domates pişmeye yakın eklenmelidir.

    Sebzelerden patatesin pişme ile dağılıp dağılmaması kapsadığı nişasta miktarına bağlıdır. Patates sıcakta bekletilirse glikoz nişastaya dönüşür. Nişastası fazla patates dağılır. Bu nedenle patates serin yerde saklanır. Kızartmada ise patatesin glikoz miktarının az olması istendiğinden kızartılmadan önce oda ısısına alınır.

    Sebzelere keskin koku veren kükürtlü maddeler soğan, sarımsak, karnabahar, ve lahanada bol bulunur. Soğan ve sarımsak pişirildiğiıide koku hafifler ancak lahana ve karnabaharda pişirme sırasında hidrojen sülfür oluştuğundan pişme süresi uzadıkça koku artar. Bu nedenle bu sebzeler yumuşayınca pişirme işlemine son verilmelidir. Hafif koku isteniyorsa körpe olanlar kullanılmalıdır. Depolamada koku kesifleşir, bu nedenle alındıktan sonra hemen kullanılmalıdır.

    Sebzelere yeşil rengi veren klorofil maddesi yeşil sebze pişerken tencere kapağı kapalı tutulursa kahverengiye dönüşür. Bu nedenle yeşil sebzeler pişirilirken kapak ara sıra açılmalıdır. Yeşil sebzelere renginin korunması için bazen soda eklenmektedir. Soda yemeğin hem lezzetini bozar hem de besin değeri kaybına yol açar. Bu nedenle kesinlikle kullanılmamalıdır.

    Salataların sirke veya limonlu sosları, salata servise çıkarken eklenmelidir. Onceden sos eklenip bekletilen salatalarda A ve C vitamini kaybı artar ve renk de bozulur.

    Süt, açık olarak alınmışsa kaynatılmalı ancak kaynama süresi kısa tutulmalıdır (en çok 5 dakika) ve hemen soğutulmalıdır. Pastörize veya sterilize sütleri kaynatmaya gerek yoktur.

    Sütlü tatlı yaparken şeker en son eklenmelidir. Sütle birlikte ve fırında yüksek sıcaklıkta pişirilirse sütün protein değerinde azalma oluşur.

    Pirinç, un, şehriye gibi tahılları yağda kavurmadan kaçınmalıdır. Kavurma işlemi hem besin ögesi kaybına hem de zararlı madde oluşumuna neden olur. Tarife gereği böyle bir uygulama yapılacaksa kavurma işlemi kısa tutulmalıdır.

    Makarna ve erişte, pilav gibi pişirilmeli, başlama suyu dökülmemelidir.

    Kuru fasulye, nohut, mercimek gibi besinler, iyi pişirildiğinde besleyici değerleri artar. Bu tür besinler pişirme süresinin kısaltılması için ön ıslatmaya tabi tutulur daha sonra haşlanırlar. Bu besinlerin de başlama suları dökülmemelidir.

    Ekmek, çörek, kurabiye yapımında mayalandırma tercih edilmelidir. Mayalandırılmadan yapılan bu tür mamüllerin besin değeri mayalılardan daha düşüktür.

    Tarhana, yoğurt ve trnun karışımıyla mayalandırılarak yapıldığından besleyici değeri yüksektir. Ancak güneşte kurutulduğunda besleyici değeri azalır. Gölgede fakat hava akımının iyi olduğu bir yerde kurutulmalıdır.

    Yumurta 12 dakikadan uzun süre pişirilmemelidir. Sarısının etrafı yeşillenecek kadar hızlı ateşte ve uzun süre pişirilirse besleyici değeri azalır, sindirimi zorlaşır ve kötü kokar. Kabuğu içinde pişirilen yumurta sıcak sudan çıkarılıp soğuk suya tutulmalıdır.

    Yağlar uzun süre yüksek ısıya maruz kalırsa, yağ asidi moleküllerindeki parçalanma sonucu içinde vücut için zararlı maddeler (peroksitler ve epoksitler vb.) oluşur. Bu durum daha çok kızartma yaparken yağın aşırı ısınması ile oluşur. Bol yağda kızartmada bu olay daha az oluşursa da kullanılan yağı atılmayıp tekrar ısıtılırsa oluşan zararlı madde miktarı da artar. Bu nedenle kızartma sırasında yağın aşırı ısınıp dumanlanmamasına özen gösterilmelidir. Bol yağda kızartmada kullanılan yağ üç defadan fazla kullanılmamalıdır. Ayrıca yemeklere konan yağ yakılmamalıdır.

    Etler, içerdikleri bağ dokuları çeşit ve miktarına bağlı olarak sert ya da yumuşak olurlar. Sert etler (boyun, kol, bacak) kıyma yapılarak, orta sertlikteki etler (but, göğüs) suda pişirilerek, yumuşak etler (sırt) ızgara yapılarak tüketilirse daha uygun olur. Etlere marinasyon (yumuşatma) denilen ön işlem uygulanırsa daha lezzetli ve yumuşak olurlar. Marinasyon için en uygun karışım şarap ve sirke karışımıdır. Ancak, yoğurt, salça veya zeytinyağı, soğan, baharat karışımı da bu amaç için kullanılabilir. Marinasyonda etler 24 veya 48 saat tutulurlar. Etler yüksek sıcaklıkta, ateşe çok yakın veya çok sıcak yağ içinde pişirilirse yüzeyinde sağlığa zararlı maddeler oluşur. En iyisi orta ve orta altı sıcaklıkta, mümkün olduğunca kapalı olarak pişirmedir.

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Konuşmada Dikkat Edilecek Hususlar Nelerdir
  3. Hikaye Yazarken Dikkat Edilecek Hususlar
  4. Saç Örerken Dikkat Edilecek Hususlar
  5. Cv Hazırlamada Dikkat Edilecek Hususlar
  6. Yiyecekleri Saklarken Dikkat Edilecek Hususlar
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri