Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Bası Yarası bası yarası nedir - Dekübitüs - bası yarası hakkında - bası yaralarının tedavisi Dokuların uzun süreli basınç altında kalmasına bağlı olarak gelişen ve

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    bası yarası nedir - Dekübitüs - bası yarası hakkında - bası yaralarının tedavisi

    Sponsorlu Bağlantılar




    Bası Yarası

    bası yarası nedir - Dekübitüs - bası yarası hakkında - bası yaralarının tedavisi

    Dokuların uzun süreli basınç altında kalmasına bağlı olarak gelişen ve daha çok vücudun kemik çıkıntılarının üzerinde gözlenen iskemik doku kaybı bası yarası ya da dekübitüs olarak isimlendirilir. Latince yatmak anlamına gelen decumbere sözcüğünden türetilmiş olan dekübitis ülseri ve yatak yarası terimleri de bası yarası ile eşanlamlı olarak kullanılmakla beraber bası yaraları sadece yatan hastalarda değil tekerlekli iskemle ile dolaşan hastalarda da gözlendiğinden yetersiz kalmaktadır. Bu yaraları gelişmesindeki en önemli etken basınç olduğundan bası yarası terimi
    en doğru isimlendirme olarak kabul edilmektedir. Bası yaraları, uzun ya da kısa sürelerle yatağa bağımlı kalan hastalar da ortaya çıkabilen önemli sorunlardan birisidir. Aslında önlenebilir bir komplikasyon olmasına rağmen, hastanın primer sorununa yoğunlaşmış tedavi ekibinin ve hastanın sıklıkla gözünden kaçar ve hemen hemen bütün felçli hastalarda en azından bir dönem ortaya çıkar. Basit önlemlerle korunabilecek olan bası yaralarının, oluştuğu
    takdirde tedavisi son derce güçtür ve hastanın yaşam süresini ve kalitesini kötü yönde etkiler. Karmaşık bir doku yıkımı sürecine bağlı olarak gelişen bası yaralarının tedavisi de karmaşık ve pahalıdır. Plastik cerrah, genel cerrah, ortopedist, dahiliyeci,nörolog, beslenme uzmanı, fizyoterapist gibi uzmanlardan oluşan multidisipliner bir yaklaşım gerektirir.

    Cerrahi Tedavi
    Bası yaralarında cerrahi tedavi eksizyonel debridman, kemik çıkıntıların uzaklaştırılması ve yaranın kalıcı bir örtü ile örtülmesinden oluşur. 1956 yılında Conway ve Griffith tarafından belirlenen ilkeler halen geçerlidir:
    1. Bası yarasının, etrafındaki bursa ve varsa heterotopik kalsifikasyonlarla birlikte total eksizyonu.
    2. Enfekte olmuş kemik parçalarının ve ileride basıya yol açabilecek kemik çıkıntılarının uzaklaştırılması.
    3. Dikkatli hemostaz ve vakumlu yara drenajı. Debridmandan sonra hemostazın sağlanamadığı durumlarda yaranın kapatılması 24 saat geciktirilebilir.
    4. Tüm ölü boşlukların iyi kanlanan kas, kas- deri ya da fasyokütan fleplerle doldurulması.
    5. Yaranın büyük lokal fleplerle kapatılması ve fleplerin, dikiş hatları ağırlık taşıyan bölgelerden geçmeyecek ve gelecekte başka fleplerin hazırlanmasına engel olmayacak şekilde planlanması.
    6. Donör alanların gerginliğe yol açmayacak şekilde, gerekirse deri grefti ile kapatılması.

    Bası Yaralarının Kapatılması
    Uygulanacak cerrahi yöntem seçilirken hem hastaya hem de ülsere göre değerlendirme yapılmalıdır. Hastanın paraplejik ya da quadriplejik olması, geri dönüş beklentisi, ileride mobilize olup olmayacağı, kullandığı cihazlar ve destekler, tedaviye gösterdiği uyum, kişisel hijyen durumu seçimi etkiler. Cerrahi kapatma yöntemlerinin temel ilkesi fleplerin olabildiğince büyük planlanması ve ülser bölgesine yeterince sağlam dokunun taşınmasıdır. Planlama yapılırken dikkat edilmesi gereken noktalar yarayı ölü boşluk bırakmayacak şekilde kapatabilmek, ameliyatın bitiminde hangi poziyon verilirse verilsin dikiş hatlarına gerginlik gelmemsini sağlamak, ağırlık taşıyan bölgelere dikiş hatlarının denk gelmemesine dikkat etmek ve insizyonları gelecekte hazırlanabilecek başka fleplere engel olmayacak şekilde yerleştirmektir. Kullanılabilecek yöntemler primer kapatma, deri greftleri, lokal cilt flepleri, kas ve kas-deri flepleri, fasyokutan flepler ve nörosensoriyal fleplerdir. Primer kapatma ve deri greftleri yüksek tekrarlama oranlarına yol açtığından ancak ileride mobilize olması beklenen hastalara uygulanmalıdır. Ülser çevresindeki cilt nedbeli ve endüre olduğundan komşu ciltten küçük deri flepleri genellikle başarısızlıkla sonuçlanır. Bu tür girişimler daha sonra uygulanabilecek fleb seçeneklerini azaltacığından sakıncalıdır. Kas-deri flepleri özellikle derin kavite içeren enfekte yaraların tedavisinde yararlıdır. Böylelikle iyi kanlanan kas dokusu
    enfekte sahaya taşınmış olur ve uygulanan sistemik antibiyotiklerin etki edebilmesi sağlanır. Kas dokusu ölü boşlukları doldurmakta fasyokutan fleplere göre daha avantajlıdır. Ağırlık taşıyan bölgeye kalın bir doku desteği sağlanmış olur. Yaranın tekrarlaması durumunda kas- deri flepleri tekrar kaldırılıp ilerletilebilir ya da başka bölgelere çevrilebilir. Buna karşılık, normal insan anatomisinde ağırlık taşıyan kemik çıkıntılarının üzerinde genellikle kas dokusu bulunmaz. Kas-deri flepleri iskemiye hassas adele dokusunun ağırlık taşıyan bölgelere taşınması nedeni ile eleştirilmişlerdir. Diğer dezavantajları yaşlı ve felçli hastalarda adele dokusunun atrofik olması ve hareket edebilen hastalarda işlev bozukluğuna yol açabilmesidir. Bu nedenle, felcin geri dönmesi beklenen hastalarda tercih edilmemelidir. Fasyokutan fleplerde yeterli kan dolaşımına sahiptirler ve iskemiye oldukça dayanıklı olduklarından sağlam bir örtü oluştururlar. Vücudun normal anatomik yapısına daha uygun oldukları için kimi yazarlar tarafından daha çok tercih edilirler. Kaldırılmaları teknik olarak daha kolaydır ve ameliyat sırasında kas-deri fleplerine göre daha az kanamaya neden olurlar. İşlevsel bir bozukluğa yol açmamaları ve ileride adele fleplerinin planlanmasına engel olmamaları ilave avantajları arasındadır. En önemli dezavantajları, derin yaralarda ölü boşluğu doldurmaya yetecek kadar kitle içermemeleridir. Bir diğer yöntem de, bası yaralarının duyusal innervasyonunu omurilik yaralanmasının üzerindeki seviyelerden alan nörosensoriyal fleplerle kapatılmasıdır. Bu amaçla interkostal ada flepleri ve serbest flepler kullanılmıştır. Teorik olarak önemli avantajları olan bu yöntemler, teknik olarak oldukça zor olmaları nedeni ile klinikte fazla bir uygulama alanı bulamamışlardır. Son yıllarda, özellikle sakral bası yaralarının tedavisinde doku genişleticilerinin kullanımına ilişkin makaleler yayınlanmıştır. Açık yara varlığında, kontaminasyon riskinin yüksek olduğu durumlarda ve nedbeli zeminde doku genişletici kullanılması oldukça riskli olmasına karşın, yazarlar bu şekilde sırtın üst bölgelerinden duyusu olan cildin yara üzerine taşınabildiğini savunmaktadırlar.
    Prof. Dr. Kutlu Sevin
    Estetik Plastik Cerrahi
    Ankara Üniversitesi
    Ankara Tıp Fakültesi

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Aft (Ağız Yarası) Tedavisi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
  3. bıçak yarası geçer ama dil yarası geçmez ile ilgili yazı
  4. Bıçak yarası geçer ama dil yarası geçmez kompozisyon
  5. Kalbura Bası Tarifi, Nasıl Yapılır
  6. Onur Koç - Dil Yarası gitar notası, Onur Koç - Dil Yarası akor,tab,nota
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri