Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

uzay kirliliği ne demektir ? Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Uzay Kirliliği Nedir Uzay neden siyahtır uzayın siyah olması uzay ne renktir uzay ve bilinmeyenler
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 5      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Uzay Kirliliği Ne Demek

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Uzay Kirliliği Ne Demek

    Odanızı ve çalışma masanızı temiz tutar mısınız? Soruya vereceğiniz yanıtın arkadaşlarınızla aynı olması doğaldır. Çünkü kirlilik benimsemediğimiz bir sonuçtur. Odamız, evimiz, sınıfımız, okulumuz, sokağımız dolayısıyla yaşadığımız her yer temiz olmalıdır.

    Uzay araştırmalarının başladığı ilk günden günümüze kadar uzaya pek çok araç fırlatılmıştır. Bu araçlar beraberinde yine birçok teknik donanımı yani başka araç ve gereçleri uzaya taşımıştır. Onlarca yıldır uzaya taşınan bu maddelere ne oldu?

    biliyor musunuz?
    Yaklaşık olarak kırk yıldır sürdürülen uzaydaki çalışmalarda kalan atıklar tehlike j oluşturmaktadır. Örneğin; Ariane (Ariyen) roketinin bir parçası, Gerişe (Seriş) iletişim uydusunun antenini koparmıştır.

    Uzay çalışmalarında kullanılan pek çok araç uzayda, özellikle Dünya atmosferi çevresinde çöp olarak bırakılmaktadır. Araç ve parçalarından oluşan, kontrolsüz bir şekilde Dünya çevresinde bulunan bu çöpler tehlike oluşturur mu? Kullanılan uydu ve istasyonlar için bu atıklar tehlikeli midir? Yeryüzündeki yaşamı nasıl bir tehlike bekliyor olabilir?

    Uzay araştırmalarıyla uğraşan ülkeler, çöplerin nasıl bir tehdit oluşturduğunu bilerek çalışmalarını yürütmektedirler. Örneğin; ABD özellikle uzay istasyonlarına yönelik tehlikeyi azaltabilmek için bu çöpleri sürekli gözetim altında bulundurmaya çalışmaktadır. Ancak kurduğu sistem henüz tümünü gözleyebilecek nitelikte değildir. NASA tarafından yörüngede bilinen 35 milyon çöp durumundaki araç ve araç parçasından ancak 8000 tanesi izlenebilmektedir.

    Uzaydaki atıkların en tehlikeli olanları hangileridir? Bu sorunun yanıtını Pegasus roketinde aramak doğru olur. 1996 yılında parçalanan Pegasus roketinin gözlenebilen 668 parçası uzay çöplüğünün en tehlikeli parçaları olarak bilinmektedir. Çünkü en büyük çöpler onlardır. Bu parçalar uluslar arası uzay istasyonu'nun 500 km yukarısında bulunmaktadır.

    Uzay çalışmalarında kullanılan roketlerin, Dünya atmosferi dışına çıkarılabilmesi için birden fazla yakıt tankı kullanılmaktadır. Aşama aşama işlem gören bu yakıt tanklarının ilk kullanılanları atmosferde roketten ayrılarak geri düşmekte; diğer parçalar ise atmosfer dışında bırakılmaktadır. Görevini tamamlayan her parça, uzay boşluğunda bir gök cismi gibi yalnız kalmaktadır.

    Fazla yüksekte olmayan atıklardan bazıları zaman zaman atmosfere girer. Atmosferde oluşan sürtünmeyle yanmaya başlayan bu atıklar, bazı kişiler tarafından UFO olarak adlandırılır

    Uzay kirliliği son 40 yılda ortaya çıkan bir sorundur. Dünya’nın çevresinde, değişik yörüngelerde dönen ve artık herhangi bir işlevi olmayan, insan yapımı cisimlerim tümü, uzay kirliliği olarak adlandırılır. Bunların arasında ömrünü tüketmiş uyduların yanı sıra roketlerin uzaya bırakılan üst aşamaları ve yörüngede oluşan patlamaların artıkları vardır. Uzay kirliliğinin şimdilik insanların günlük yaşamlarına doğrudan bir etkisi yoktur. Bu nedenle de genellikle göz ardı edilen yada unutulan bir sorun olmuştur. Hatta insanların büyük bir bölümü böyle bir sorunun varlığından bile habersizdir. Ancak eğer önlem alınmazsa, uzay kirliliği önümüzdeki 25-30 yıl içinde uzay aştırmaları açısından çok ciddi bir sorun olacaktır.

    Denebilir ki uzay kirliliği sorunu, insan yapımı ilk uydu Sputnik I’in, 4 ekim 1957’de fırlatılmasıyla ortaya çıkmıştır. Sputnik I yörüngede 3 ay kalmıştır, ama çalışma süresi daha kısadır; yalnızca üç hafta. Bu yüzden de uzay çağını açan Sputnik I, gerçekte uzay kirliliğine güzel ve somut bir örnektir. Ömrü tükenen uydu Dünya’nın çevresinde, yüksek bir hızla boş yere iki aydan fazla dönüp durmuştur. Sonra da Dünya’ya düşmüştür.

    Sputnik I’den günümüze değin geçen 40 yıl içinde uzay araştırmaları alanında çok sayıda ve çok önemli gelişmeler yaşandı: Ay’a, Mars’a ve Venüs’e sondalar, uzay araçları gönderildi, Ay’a inildi, Mars’ın çevresine uydular yerleştirildi, Jüpiter’e, Starün’e, Astreoidlere, kuyrukluyıldızlara hatta Güneş sisteminin dışına uzay araçları yollandı, değişik amaçlı binlerce uydu Dünya’nın çevresine yerleştirildi, uzay istasyonları kuruldu, farklı dalga boylarında uzayı inceleyen uzay teleskopları yörüngeye yerleştirildi.

    Tüm bunları gerçekleştirmek için dört binden fazla, çok aşamalı roket uzaya gönderildi. Bunların üst aşamaları hep uzayda bırakıldı. Bu yolculuklar sırasında kimi zaman roketlerde, kimi zaman da taşıdıkları yüklerde patlamalar oldu; patlamaların enkazı uzaya yayıldı. Yörüngedeki uyduların büyük bir bölümünün ömrü tükendi; şu anda başıboş dolanıyorlar. Tüm bu işe yaramayan cisimler, roket parçaları, ölü uydular, yakıt tankları ve uzay aracı artıkları, günümüzde Dünya çevresinde dolanan bir çeşit hurda yığını oluşturdular. Bugün uzay araştırmaları tüm hızıyla sürüyor. Yörüngedeki bu hurda yığını da ne yazık ki giderek büyüyor. Bilim adamları bu konunun, ciddi bir soruna dönüşeceğini 20 yıl kadar önce öngörmüşlerdi. Bu öngörüden yola çıkarak, Dünya’nın çevresinde başıboş dönen bu parçaları izlemek amacıyla sistemler kurdular. Örneğin ABD’de yirmiden fazla radar ve optik algılayıcıdan oluşan bir Uzay İzleme Ağı var. Rusya’daki Uzay İzleme Ağı’ndaysa on radar ve on iki optik algılayıcı bulunuyor. Bu sistemlerle, dünya çevresinde dönen 10 cm’den büyük bütün cisimler sürekli izleniyor. Yerden gönderilen radar sinyalleri yörüngedeki cisimlere çarpıyor ve yerdeki aygıtlarca algılanıyor. Böylece cisimlerin konumları, hızları ve yörüngeleri saptanıyor. Her cisme bir katalog numarası veriliyor.

    1957’de uzay araştırmalarının başlamasından bu yana Yer çevresindeki uzayın da hızla kirletilerek kritik bir noktaya doğru gidildiğini belirtmek gerekir. Uzay kirliliğini oluşturan çöpler, boş yakıt tankları, yapay uydu parçaları ve görevini tamamlamış işe yaramayan yapay uydulardır. Yer etrafında eliptik yörüngelerde dolanan bu çöpler çok yüksek hıza sahiptir. Kuzey Amerika Hava Komutanlığı (NORA), Yer çevresinde dolanan bu cisimleri radar ve optik teleskoplarla gözetim altında tutmakta ve kataloglamaktadır. Bugün için 7000 kadar çöp kataloglanmıştır. Toplanması oldukça zor ve pahalı olan uzay çöplerinin sayısı hızla artmaktadır. Fazla yüksekte olmayan büyük parçalar atmosferin sürtünme etkisiyle frenlenip yere düşmeden yanmakta ve bazı kişiler tarafından UFO olarak saptanmaktadır. Uzay çöplerinin yoğunluğu son 30 yılda 10.000 kat artmıştır. Çöp yoğunluğu bugünkü değerin 10-100 katına ulaştığında parçalar arası çarpışmalar kritik bir değere ulaşacak, çarpışmalar sonucu, parçalar ufalanarak Yer etrafında yoğun bir zarf oluşturacaktır. Uzay araştırmaları için büyük tehlikeler oluşturan uzay kirlenmesi, bu hızla devam ederse gelecek yüzyılda uzay araştırmaları için en önemli sorunlardan biri olacak ve ciddi önlemler gerektirecektir. Uzay araştırmalarını önde götüren gelişmiş ülkelerin sorumlu olduğu uzay kirlenmesine, şimdiden çözüm bulunması gerekmektedir.



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri