Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

pontus meselesi nasıl ortaya çıkmıştır ? Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Pontus Meselesi Nedenleri Ve Sonuçları Pontus Meselesi Özet Pontus Meselesi Nedir Efsaneler Nasıl Ortaya

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Pontus Meselesi Nasıl Ortaya Çıkmıştır

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Pontus Meselesi ve Gerçeği

    Yaklaşık 100 yıldan beri, Karadeniz Rumlarını ifade etmek için kullanılan, Pont, Pontus veya Pontos sözcüğünün anlamı nedir? Eski Çağda Karadeniz Bölgesi'nde kurulmuş olan Pont Devleti ile 1204 yılında kurulmuş olan Trabzon İmp.'nun etnik köken birliği var mıdır? Kısaca Karadeniz bölgesinin siyasi ve kültürel tarihî nedir? Bu soruların cevabı verildiğinde, her Pontus'un Rum, her Rum'un da Yunan olmadığı anlaşılacaktır.

    Pontus adı Grek ve Latin kaynaklarında, Karadeniz'i ifade etmek üzere kullanılan Pontos Euxinos'tan gelmektedir. Araştırmacılar, Pontus sözcüğünün Grekçede deniz anlamına geldiğini fakat Euxinos'un Pers dilindeki ahşaena "karanlık" anlamına gelen bir sözcük olduğunu açıklamışlardır. Dikkat edilecek olursa biz de bu denize "kara" sıfatını vermişiz ve bu sıfat ahşaena sözcüğüyle anı anlamdadır.

    Anadolu'da Grekler ve İyonlardan önce Fenike kolonileri vardı. Fenikelilerden sonra Anadolu'ya gelen Grekler ve sonrasında Romalılar da burası için Pontus Euxinos adını kullanmaya devam ettiler. Zaman zaman kısaltarak sadece Pontus dediler. Giderek Pontus adı, sadece Karadeniz'in değil, bu denizin güney kıyılarının adı oldu. Başka bir deyimle, Anadolu'nun kuzey kıyılarını içine alan coğrafi bir ad oldu. Sonuç olarak Pontus sözcüğü Greklerin, Greklerle ilgisi olmayan bir denize be bu denizin güney kıyılarına verdikleri addır. Dolayısıyla, Pontus denilen coğrafi bölgede yaşamış olan herkese Grek veya Yunan kimliği vermek tarihsel gerçeklere uymaz. Çünkü çeşitli kaynaklar yüzlerce yıl boyunca Selçuklu ve Osmanlı sultanları için "Sultan-ı Rûm" deyimini kullandı ama onların hepsi birer Türk hükümdarıydılar.

    Pontus denilen coğrafi bölgenin ortaya çıkışı da yine Greklerden çok öncedir. Perslerden önce İran bölgesine Med adı verilen bir devlet egemendi. Bu devlet M.Ö. 625 yılında Anadolu'da ele geçirdiği yerlerin hepsini bir eyalet haline getirdi ve bölgeye Kapadokya denildi. Medlerden sonra İran'da egemen olan Persler, MÖ. 520 yılında Doğu Karadeniz bölgesini Kapadoktya Satraplığı'ndan ayırdı ve bu yeni yönetim birimine "kıyı eyaleti" anlamında Pont Satraplığı adı verildi. Eyaletin sınırları sürekli değişmekle birlikte, ana hatlarıyla Kızılırmak yayı içinde kalan bölge ile Doğu Karadeniz kıyılarını kapsadı.

    Pont Satraplığı sınırları içinde yaşayan halka gelince; bölge tarih boyunca çeşitli ulusaların gelip yerleştiği bir yerdir. Dolayısıyla, böşgede yapılacak araştırmalar sonucunda kişi ve yer adlarının en az %95'inin Grekçe olmadığı anlaşılacaktır. Yerli halktan günümüze yazılı metin kalmadığından bu tür araştırmalardan kesin sonuçlara varmak elbette zor olacaktır. Ancak, bu güne kadar yapılan araştırma sonuçları bile, eski Karadeniz halkının ne Greklerle ne de Rumlarala bir akrabalığı olmadığı yönündedir.

    Doğu Karadeniz bölgesinde bilinen en eski devlet Pers satrapının oğlu Mitridad'ın MÖ. 298 yılında kurduğu Pont Devleti'dir. Daha MÖ. 479 yılında Persler, Greklere yenilince Anadolu'daki eyaletler üzerinde otoriteleri ve kontrolleri zayıfladı. Boğu Karadeniz kıyıları hariç Anadolu ve İran, Büyük İskender tarafından ele geçirildi. Büyük İskender ölünce imparatorluk parçalandı. Parçalanmadan sonra da Selevkoslar(Selefkiler), Kapadokya eyaletine egemen oldular ama onlar da yönetimlerini Karadeniz kıyılarına kadar genişletemediler. Bu arada Pers valisi Mitridad, Selevkoslara karşı kazandığı zafer sonucunda bağımsızlığını ailan etti. Başlangıçta başken Amasya idi. MÖ. 183 tarihinde Sinop ele geçirilince, başkent burası oldu.

    Pont Devleti MÖ. 63 yılına kadar yaşadı. Roma generali Pompe, Ermeni derebeyi Tigran'ın bağımsızlığını ilan etmesi üzerin, ordularıyla doğuya geldi ve Ermeni Beyliği'ni MÖ. 66 yılında Roma topraklarına kattı. Pompe aynı zamanda Pont ordusunu bozguna uğrattı. Pont, kısa bir süre bağımsızlık mücadelesi vermeye çalıştı ise de başarılı olamadı ve MÖ 63 yılında yıkıldı. Pont Devleti'nin toprakları, Roma İmp. yönetimine geçti. Roma İmp ikiye bölününce Pont bölgesi Doğu Roma İmp.'nun egemenliği altına girdi.

    (...) [uzatmayalım ve Trabzon Rum İmparatorluğundan devam edelim]

    Tarbzon, 1209 yılından 1261 yılına kadar, çeşitli TürkDevletleri ve beylikleri tarafından ele geçirilmek istendi ama başarılı olanmadı. Ancak 1080 yılından itibaren Kıpçak Türkleri ile daha sonraki yıllarda da Moğol baskısından kaçan Türkmenlerin bölgeye yerleşmeleri sonucunda Trabzon İmp. yıkılmadan önce bölge geniş ölçüde Türkleşmişti. Günümüzde Karadeniz'de yaşayan insanların büyük oranda kökenleri de Kıpçak Türklerine dayanmaktadır. Çünkü Karadeniz'in kuzeyinden gelerek buralara yerleşen bu Türk boyu, sarı saçları ve renkli gözleriyle diğer Türk boylarından farklıydı. Trabzon devleti hükümdarları genellikle kızlarını Türk sultanlarına veya beylerine vererk akrabalık kurdu ve bu yolla yaşamını sürdürmeye çalıştı.



  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri