Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Eyüp Feshane | Tarihi - Yapılışı Feshane İstanbul Eyüp ilçesinin Defterdar semtinde 1835 yılında Osmanlı'nın önemli sanayi ürünleri olan çuha ve feshin temini için kurulmuş

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Eyüp Feshane Tarihi - Yapılışı

    Sponsorlu Bağlantılar




    Eyüp Feshane | Tarihi - Yapılışı







    Feshane İstanbul Eyüp ilçesinin Defterdar semtinde 1835 yılında Osmanlı'nın önemli sanayi ürünleri olan çuha ve feshin temini için kurulmuş yapı üretimi özelliğiyle de türünün ilk prefabrik çelik konstrüksiyon tekstil fabrikasıdır, Kolonlar Belçika'da döküm olarak imal edilerek getirilmiştir. Bina bu özelliğiyle de büyük önem taşımaktadır.







    Osmanlı ordusu 19. yüzyıl ortalarına doğru kıyafetlerinde değişikliğe gitmiş, yeni kıyafetlerin temininde Feshane Dokuma Fabrikasının rolü büyük olmuştur. 1893 yılında Chicago'da açılmış olan Uluslararası sergide Feshane fabrikası sergilediği yünlü kumaşlar ve feslerle ödüle lâyık görülmüştür. Feshane'de kumaş ve fes dışında özel olarak halı da üretilmiştir. Hatta Çanakkale Zaferi dolayısıyla 1918 yılında Mustafa Kemal Paşa'ya Talat Paşa tarafından hediye edilen halı Feshane'de üretilmiştir.

    1953 yılı itibariyle 389 kadın işçinin fabrikada çalışıyor bulunması Türk toplumunda artık kadınların da iş hayatına girdiğini göstermesi açısından dikkat çekicidir, 1986 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Haliç ve çevresini düzenleme projesi kapsamında fabrika boşaltılmış konfeksiyon bölümü Bakırköy sanayi işletmesine taşınmış ve fabrika büyük dokuma salonu dışında yıkılmıştır.
    1992 yılında Büyükşehir Belediyesi ve özel bir kuruluşun girişimiyle çağdaş el sanatları müzesine dönüştürülen Feshane binası takip eden yıllarda Haliç tarafı cümle kapısı önünün sular altında kalması ve bu suların içerilere kadar girmesi nedeniyle kullanılamaz hale gelmiş ayrıca binanın restorasyonu da tamamlanamamıştır, Dolayısıyla 1986 yılında fabrikanın boşaltılmasıyla başlayan 12 yıllık süreçte çürümeye yüz tutan Feshane ancak 1998 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yeni bir proje kapsamında restorasyon çalışmalarını başlatmasıyla kurtarılabilmiştir.

    Feshane'nin restorasyon çalışmalarının başlatılmasına ve sonrasındaki kullanıma engel olan en önemli problemi cümle kapısı tarafında (Haliç'e bakan cephesi) zeminden gelen Haliç'in suyu ile beslenen aynı zamanda yağmurların yağmasıyla binanın içine kadar dolan yaklaşık 60 cm. yükselen suydu. Zira elektronik ölçüm aletleriyle yapılan çalışma neticesinde görülmüştür ki; Feshane, Haliç suyu kotundan yıl içerisinde -27 cm daha aşağıda kalmaktadır. Feshane ile Haliç arasında kalan saha dolgu olması nedeniyle tamamıyla geçirgen olup yapılan sondaj etütlerine göre yaklaşık 900 cm'de geçirimsiz (killi) tabakaya rastlanmıştır.
    Bütün bu veriler ve bulgular değerlendirilerek Feshane'nin restorasyonunun yapılabilmesinin zemindeki Haliç'ten sızan suyun kesilmesine bağlı olduğuna karar verilmiştir. Buna istinaden Yıldız Üniversitesiyle ortak araştırılan tatbik sistemlerinden en uygun olan binanın temeline de zarar vermemesi açısından darbe ile yapılan geçirimsiz perdeleme sistemlerinden kaçınılarak jet grout yöntemiyle binanın üç cephesinde zeminin killi tabakasına ulaşılarak Haliç kodu üzerine kadar (Haliç'in yıl içerisinde +0.73 ve +0.23 kotları arasında değişkenliği göz önünde bulundurularak) geçirimsiz bir perdeleme yapılmıştır. Bundan sonrasında ise geçirimsiz perde ile Feshane arasında kalan bölgede birikecek suların ve aynı zamanda doğal zemin suyunun tahliyesinin yapılması gerekiyordu. Burada dikkat edilen en önemli husus ise zemin suyunun Feshane temelinden yaklaşık 70 cm aşağıda sabit tutularak tamamen tahliye olmasına mani olmak ve Feshane binasının oturmasına sebebiyet vermemekti. Bu maksatla İstanbul Teknik Üniversitesi'nin yaptığı araştırma ve hazırladığı projeye göre drenaj sistemi uygulaması yapılmıştır. Bütün bunların neticesinde bugün itibariyle Feshane'nin önündeki balçık ve sazlığa, zamanla 60 cm.lere kadar yükselerek içerisine dolan suya mani olunmuştur.

    Tüm çalışmaların ötesinde bu uygulamada elde edilen başarı Feshane'nin gelecekte de kullanım ömrüne getirdiği kesin çözümü itibariyle çok önemlidir. Böyle bir başarıda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin büyük fedakarlıklar göstererek uygulamanın finansmanından kaçınmamanın öneminin de altını çizmek gerekir.

    Binanın dış cephesi itibariyle en önemli bölümü cümle kapısı idi. Fakat bu kapı zamanla yıkılmış ve parçalarının tamamına yakını yok olmuştu. Çevredeki düzenlemeler sırasında kapıya ait ancak birkaç küçük parçaya rastlanabilmiştir. Çeşitli proje ve kaynaklardan (onaylı restitüsyon projesi, Önder Küçükerman "Feshane" kitabı, Yıldız Sarayı arşivi kaynakları) yararlanarak bu cümle kapısının mermerleri ve işlemleri orijinaline uygun yapılmıştır. Aynı zamanda 30 ton mermerin taşıtıldığı cümle kapısı zemini enjeksiyon yöntemi ile güçlendirilmiş, olabilecek oturmalara karşı böylece tedbir alınmıştır.






    Tasarım sürecine yapının mevcut bölüntüleri içerisine yerleştirilecek fonksiyonların araştırmasıyla başlanmıştır. Brüt 8000 m2 kapalı alana sahip olan binada 7.570,55 m2 net alan kullanılmaktadır. Bina yalın haliyle farklı m2'lerde 5 ana mekandan oluşmaktadır. Dolayısıyla birinci öncelik olarak Feshane'nin restorasyonu ve orijinal yapının yeni işlevi içerisinde sergilenmesi proje kararı olarak verilip, bu mekanların büyüklükleri ve birbirleriyle olan ilişkilerine göre fonksiyonlar seçilmiştir. Bu doğrultuda yöntem olarak fonksiyona göre mekan oluşturmak yerine mekanlara göre fonksiyon arayışı tasarımı yönlendirmiş, mekanlarda maksimum ölçüde taşınamaz bölüntüler kullanılmamış, genişletme yapılmamış orijinal mekan büyüklükleri korunmuştur.

    Bu alanlardan 1.721 m2'lik mekana el sanatları çarşısı, 700 m2'lik mekana kahveli çarşı, 550 m2'lik mekana restoran-kafeterya-mutfak ve yönetim ofisi, 274 m2'lik mekana geçici sergi, konferans vb., 4004 m2'lik Feshane'nin karakteristik tüm özelliklerinin izlenebildiği mekana da çok amaçlı salon işlevleri kazandırılmıştır.

    Tasarımda 2421 m2'lik alan el sanatları çarşısı ve kahveli çarşı olarak değerlendirilmiştir. Böyle bir işlevin yer almasına sebep; günümüzde teknolojinin gölgesinde kalmaya başlayan çeşitli konulardaki Türk El Sanatlarımızı ve Zanaatlarımızı (bu konular ile iştigal eden sanatkâr ve zanaatkarlarımızı gün ışığına çıkararak bir merkezde toplayabilmek) genç nesile tanıtabilmek ve yeni kuşaklara aktarabilmektir. Zira konu ile ilgili çeşitli meslek grupları ve özellikle el sanatlarıyla uğraşan sanatkârlarla yapılan görüşmeler İstanbul gibi sanatın ve sanatkârın yüzyıllardır beşiği olmuş bir şehrin böyle bir merkeze ne derece ihtiyacı olduğunu da ortaya koymaktaydı.

    Feshane binasının 4004 m2'lik alanı hiçbir bölüntünün olmadığı açık bir mekandır, Orijinal iç duvarlarının, tüm çelik konstrüksiyonun çatı sisteminin, çatı kaplamalarının, pencere ve kapılarının geniş bir perspektif içerisinde izlenmesine ve binanın tüm yalınlığıyla sergilenmesine imkân sağlayan özelliğiyle bu mekanda minimal bir tasarım yöntemi kullanılmıştır, Bina içi restorasyonunun da bu mekanda izlenmesi mümkündür. Mekanın sunduğu rahatlık itibariyle sergi, fuar, konser, müzayede, kongre ve çeşitli davetler gibi farklı işlevleri kapsayacak şekilde tasarlanmış, alt yapı ve konfor donanımları bu farklı fonksiyonları işletebilecek kapasitede düşünülmüştür, Bu mekanda önceki restorasyonda kullanılan kavisli duvar; cümle kapısından girişte, çok amaçlı salon önünde bir fuaye ve koridor oluşturması ve binaya ferahlık vermesi itibariyle doğru bulunmuştur. Dolayısıyla bu duvar kullanılmış, ayrıca yoğun organizasyonlarda giriş ve çıkışların daha kolay algılanması maksadıyla kapı üzerlerine yapılan taç ilavesiyle yenilenmiştir.

    Bütün bu fonksiyonların işletmesi ve konforuna yönelik alt yapı, havalandırma, ısıtma ve soğutma, aydınlatma, Telekomünikasyon ve tüm güvenlik sistemleri Feshane'nin elektro mekanik ihtiyaçları açısından ileri teknoloji donanımlarıyla çözülmüştür.

    Feshane binası için içeride ve dışarıdaki tüm yeni fonksiyonlara (el sanatları çarşısındaki dükkanlar, kafeterya, restoran, bahçe düzenlemeler vs) yönelik çalışmalar ve imalatlar yapılırken birinci olarak binanın orijinal duvarlarına, çelik kiriş ve kolonlarına, kapı ve pencerelerine en küçük bir zarar dahi verilmemesi esas alınmıştır.

    Eyüp Feshane binasının 56.000 m2 bahçesi peyzaj çalışmasıyla çevre düzenlemesi kapsamında ele alınmıştır, Bu alanın 18,000 m2'si Feshane'deki aktivitelerin katılımcılarına yönelik otopark olarak, geri kalan 38.000 m2 alanda ise yürüme yolları, seyir ve dinlenme bölümleri, çocuk parkı, bahçe, restaurant ve ana girişe yönlenmiş doğal görünümlü süs havuzuyla Feshane'nin çevresine ve Eyüp-Haliç sahiline canlılık katmak amacıyla tasarlanmıştır. Ayrıca Feshane'nin tam orta aksında bir motor iskelesi düşünülmüş ve böylece Feshane'ye deniz yoluyla ulaşım da sağlanmıştır,

    Eyüp Feshane Binası ile geçmişi günümüze, günümüzü de geleceğe taşımak anlamında bir adım atılmıştır, Tüm İstanbullulara hayırlı olmasını dileriz.


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Eyüp ismi ile ilgili Akrostiş Şiir Çalışması, Eyüp Akrostiş
  3. Hz. Eyüp'ün yaşamı nasıl zorlaştı? Eyüp Peygamberin tutumu nasıl oldu?
  4. Ağrının Tarihi Yerleri Yapılışı
  5. İstanbul Eyüp Öğrenci Yurtları, İstanbul Eyüp Kız Öğrenci Yurtları, İstanbul Eyüp Erkek Öğ
  6. Eyfel Kulesi Yapılışı Ve Tarihi
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri