Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Sevres ile Misak-ı Milli’nin Çatışması/Kurtuluş Savaşı Bilindiği gibi düşman işgaline karşı yer yer silahlı gerilla hareketleri Kuva-yı Milliye adı altında yapılmaktaydı. Bununla birlikte Anadolu’daki bazı

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Sevres ile Misak-ı Milli’nin Çatışması/Kurtuluş Savaşı

    Sponsorlu Bağlantılar




    Sevres ile Misak-ı Milli’nin Çatışması/Kurtuluş Savaşı

    Bilindiği gibi düşman işgaline karşı yer yer silahlı gerilla hareketleri Kuva-yı Milliye adı altında yapılmaktaydı. Bununla birlikte Anadolu’daki bazı ordu birlikleri, kolordular Mondros’tan sonra silahlarını teslim etmemişlerdi. Kazım Karabekir, Refet(Bele), Fahreddin(Altay), Ali Fuat(Cebesoy) gibi kumandanlar sırasıyla Erzurum, Sivas, Konya ve Ankara şehirlerinde birliklerinin başında bulunuyorlardı. Üstelik Konya hariç bu şehirlerden oluşan çizgi Mustafa Kemal’in Anadolu’daki hareketinin rotasını teşkil etmiştir. Bu süreç içerisinde de Mustafa Kemal ilk aşamada düzenli ordunun çekirdeğini bu birlikler ile oluşturmuştur.

    Anadolu-İstanbul çatışması yaşanırken Güney ve Güneydoğu Anadolu’da Fransızların işgali başlamıştır. Adana, Antep, Maraş ve Urfa’da, Fransızlara ve onların destekledikleri Ermenilere karşı Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin şubelerince mücadele edilmiştir. Ankara’dan yönetilen milis kuvvetler ve yerli halk, Fransızlarla Ermenilere karşı bugün kelimelerle anlatılamayacak kadar başarılı bir mücadele vermişler ve işgalcileri bölgeden uzaklaştırmışlar, Ankara ile masaya oturmak zorunda bırakmışlardır. Nitekim 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Anlaşması ile bölge Fransızlar tarafından boşaltılmıştır.

    Ankara bir yandan İstanbul’la, bir yandan da İtilaf Devletleri ve Yunanlılarla uğraşırken, Doğu’da, Taşnak Partisi tarafından idare edilen, İtilaf Devletleri’nce desteklenen Ermenistan sürekli sınır ihlallerinde bulunarak, müslüman halkı katledip, yağmalama davranışları sergilemekte idi. TBMM ise bu duruma daha fazla göz yumulamayacağını düşünerek, 7 Haziran 1920 tarihinde Kazım Karabekir’e gereğinin yapılması için emir vermişse de Ermenistan ile ilgili bir takım faaliyetlere girişmiş olan Rusya’nın elçisinin aracılığı ile ortalık yatıştırılmıştır. Buna rağmen Gürcülerin 25 Temmuz’da Artvin’i; Ermenilerin de Oltu’yu işgalleri üzerine Türk birlikleri harekete geçmiş, 28 Eylül-7 Kasım tarihleri arasında Sarıkamış, Kars ve Gümrü’yü almışlardır. Doğu’daki TBMM’nin bu gövde gösterisinden sonra 18 Kasım’da ateşkes, 2/3 Aralık 1920 tarihinde ise Gümrü Barışı imzalanmıştır.

    Gümrü Antlaşması, TBMM’nin imzaladığı uluslararası ilk anlaşmadır. Bununla, Sevres ile Ermenistan’a bırakılan doğu illeri ve 1878 Berlin Barış Antlaşması ile Ruslara bırakılan Kars ve dolayları Misak-ı Milli içerisindeki yerlerini almışlar, böylece bugünkü doğu sınırlarımız çizilmiştir.

    Ermenistan bu anlaşmayı imzalamakla, Sevres’i kabul etmediğini tam tersine Misak-ı Milli’yi kabul ettiğini açıklamış olacaktır. Bu yönüyle Ankara için oldukça önemli bir gelişmedir ama her şeyden önemlisi, dönemin şartları içinde bu anlaşma ile Doğu Cephesi’nin tamamen tasfiye edilmiş olmasıdır.

    Gümrü’nün imzasından bir gün sonra Ermenistan, Kızılordu’nun işgaline girmiş ve Erivan’da Sovyet Ermeni Hükümeti kurulmuştur. Bu gelişme üzerine Gümrü’nün teyidi 16 Mart 1921 Moskova ve 13 Ekim 1921 Kars Anlaşmaları ile olacaktır.

    İtilaf’ın doğrudan ya da dolaylı olarak yer aldığı bu gelişmeleri bir yana bırakırsak, Ulusal Tez/Misak-ı Milli ile İtilaf Devletleri Tezi Sevres’in kabul ettirilme çabaları yoğun olarak kendisini Batı Cephesi’nde göstermiştir. “N’olacak Osmanlı Devleti’nin hali? Sevres mi? Misak-ı Milli mi?” Bu soruların cevablarını Batı Cephesi’ndeki gelişmeler verecektir. Üstelik 1920′lerin yazında artık iki tezde gelişimlerini tamamlamış ve net bir şekilde ortaya çıkmışlardır. Bu arada Ulusal Tez bir çok çatışmadan galip çıkmış ve her galibiyet onu biraz daha güçlendirmiştir. Artık tek ve en güçlü rakibi kalmıştır, Sevres. Bundan sonra, İtilaf’ın silahı Yunanistan ile TBMM’nin mücadelesine sahne olacaktır Anadolu.

    Batı’da yaşanan gelişmeler Trakya’yı kapsamayacaktır. Gerçi Trakya’da milis kuvvetler ile Yunanlılar arasında bazı çarpışmalar yaşanacaksa da, bu bölge işgallere direnmeyi ihmal etmese bile, buranın kesin durumu barış antlaşmasına bırakılacaktır. Bunun temel nedenleri, bölgenin coğrafi konumu; savaş şartları; Ankara’ya uzaklık; özellikle İstanbul nedeni ile Ankara’yla fiziki temasın gerektiği gibi sağlanamaması şeklinde sıralanabilir.

    Batı Anadolu’da ise Yunan işgallerine Ayvalık, Bergama, Soma, Akhisar, Aydın, Nazilli, Salihli cephelerinde milis güçler karşı koymuşlarsa da düzenli işgal ordularının ilerleyişini engelleyememişlerdir. Bu arada, Yunan ilerleyişini durdurmak için Gediz’de Ali Fuat Paşa acele bir karar ile saldırı düzenlemiş, fakat Çerkez Ethem ve kardeşlerinin de katkılarıyla bu hareket başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

    Batı Cephesi’ndeki olumsuz sonuçlar nedeniyle Ali Fuat’ın yerine Albay İsmet Bey atanmıştı. Aynı sıralarda harekete geçen Yunanlılarla Türk birlikleri Eskişehir civarında İnönü mevkiinde karşılaşmışlar ve 10 Ocak 1921 tarihinde I. İnönü Savaşı yaşanmıştır. Bu savaşta Türk birlikleri imkanları ölçüsünde başarılı bir savunma savaşı sergilemişlerdi fakat günümüzde bile I. İnönü Savaşı’na yönelik bir sürü spekülasyon söz konusudur. Herhalde bu tip yaklaşımlarda, İnönü Savaşı sırasında henüz düzenli Türk Ordularının tam olarak kurulmamış olduğu, savaş sırasında cephe gerisinde Çerkez Ethem’in isyan etmiş olduğu gibi gerçekler gözardı edilmektedir. Üstelik tarihte savaşları savaş yapan unsurlar spekülasyonlar değil, sonuçlarıdır. I. İnönü de içerde, bir anayasa/20 Ocak 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu; dışarda, Londra Konferansı, Moskova ve Afganistan Antlaşmaları’nın gerçekleşmesine yol açmıştır.

    I. İnönü’nün hemen ertesinde rütbesi generalliğe yükseltilen İsmet Paşa, düzenli ordu kurulmasına şahsi siyasi hırsları nedeniyle direnen ve isyan eden Çerkez Ethem ve kardeşlerinin peşine düşmüş, yapılan çarpışmalardan sonra 12 Ocak’ta Ethem’in Yunanlılara sığınması ile Milli Mücadele’nin bu sayfası da kapanmıştır.

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Misak - ı Milli Kararları (28 Ocak 1920)
  3. Kurtuluş Savaşı Yıllarında Anadolunun Ekonomik Ve Siyasi Durumu Ve Kurtuluş Savaşına Etkil
  4. Misak-ı Milli'nin önemi ve sonuçları nelerdir
  5. Son Osmanlı Mebuslar Meclisi ve Misak-ı Milli
  6. kurtuluş savaşı batı cephesi,kurtuluş savaşı garp cephesi,kurtuluş savaşında türk-yunan ce
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri