Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Dünya Turizm Günü İle İlgili Tiyatro Oyun ları , Skeçler , Piyesler TURİSTLER Köy kahvesi. Birkaç masa , oturan birkaç insan. Abartılmış kıyafetlerle iki turist
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 4      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Dünya Turizm Günü İle İlgili Tiyatro Oyunları, Skeçler, Piyesler

    Sponsorlu Bağlantılar




    Dünya Turizm Günü İle İlgili Tiyatro Oyunları, Skeçler, Piyesler

    TURİSTLER

    Köy kahvesi. Birkaç masa, oturan birkaç insan. Abartılmış kıyafetlerle iki turist sahneye gelir. Bu sırada köylüler onları görür.

    İSMAİL : Aha!!! Keklik mevsimi açıldı.

    VELİ (Ellerini ovuşturarak) : Yoluncek gazlarımız da gedi.

    (Abartılı bir misafirperverlik gösterirler.)

    İSMAİL : Hoş gelmişsiniz mösyööö, madaaamm.

    VELİ : Ööle demicen, gibar olcen, well come mösye, well come mıdım.

    (Oturtacakları yeri bir türlü beğenemezler.) Arkaların yastık koyarlar. Bacaklarına masaj yaparak açtırırlar. Ayaklarının altına yastık koyarlar. Şapkasını çıkartıp başını havalandırırlar, gözlükleriyle oynarlar. Abartılı bütün davranışları sergilerler.)

    İSMAİL : Burya oturun. Mezalıg manzaramızı görün.

    VELİ : Yog yog burya, ahırları yeni onadık. Bizim sarı gızı gösünne.

    ( Oturtunca arkaların yastık koyarlar. Bacaklarına masaj yaparak açtırırlar. Ayaklarının altına yastık koyarlar. Şapkasını çıkartıp başını havalandırırlar, gözlükleriyle oynarlar. Abartılı bütün davranışları sergilerler.)

    İSMAİL : Ne alısın gurban?

    VELİ : Ona öle dimezle. Sen isdesen kola, çay; içmeg vaa ne?

    (Turistler birbirine bakar.)

    TURİST : No içmek. Biz var yemek yemek. Salyangoz, salyangoz.

    VELİ : Anaa! Bunna sümüglü böceg yimeg isteyola nassı yicekle bunna bunu? Ben hencik şunla aşam demizlediğim bağısakladan kukuriş yapıp geliverem. Şööle garabübeli bübeli, gimyonlu gimyomlu yesinlee.

    (sahneden çıkıp kokoreç almaya gider. İsmail ise garip hareketler yaparak turistleri inceler. Veli kokoreç ve gazozları getirir.)

    VELİ : Hah işte, kukurişle gedi. Şimcik yanına bi de gazoz padladıvedim mi, ohhh beg gözel olu.

    TURİST (Elleriyle işaret ederek) : Very good, very good

    VELİ : İçin, için. Daha yeni dolduruvedim. Aha şu çeşmeden.

    (Turistler ağızlarını silerek kalkmak isterler.)

    VELİ : Durun bakeemm!

    (Cebinden hesap makinesinin çıkarır ve sertçe tuşlarına basarak)

    Eveeet! Gelelim sizin hesaba!

    (İsmail bu arada ellerini oğuşturur ve başına sallar.)

    VELİ : Canım Türkiye’min dış bocu 25 milya dola + gözel yurdumun iç bocu + Cannaggale’de öldüdüğünüz ceddimin güccüklerinin güccüklerinin yeecek ve giicek masrafı + bizden arakladığınız araklocik eserlerin manisi + dengizlerimize dögdüğünüz çöplerin temizlenmesi için geregli para+ eğtime gadgı payı + kedeve yüzde 18 + gızları ogudalım gampanyasına paa + ÖTV vesaire vesaire…( Artı kısımlarını İsmail üstüne basa basa söyler) Gelelim hesabınızın sonucunaaa… Yidiğiniz kukuriş ve işdiğiniz gazozların parası yaklaşık (düşünerek) 60 milya dola.

    İSMAİL (kafasıyla onaylayarak): He he.

    TURİSTLER (dehşet içinde) : 60 milyır dalır!!!!

    (Turistler sahneye para atıp kaçarlar. Herkes sahneden çıktıktan sonra veli sahneye gelir ve asıl mesajı verir.)

    VELİ : İşte, turistlere böyle davranan insanlar yüzünden turizm daha fazla gelişemiyor. Turistlere böyle davranmamalıyız.

    TURİSTLER ALIŞVERİŞTE

    İki satıcı bir takım eşyalar satıyorlar. Birbirleriyle kıyasıya yarış içindeler. Bu sırada üç turist gelir. Amaçları turistleri kazıklamak ve her şeylerini ellerinden almaktır. Ama sonuçta kurnaz Türkler, turist kılığındaki diğer kurnaz Türklere yenilirler.

    SATICI I : hanımlar. Beyler, bayanlar! Heeyy merdivenden kayanlar, takısız kalanlar, takıya merak salanlar. Buyrun.

    SATICI II : Hey yandaki keriz! Bendeki derya, deniz … Geliniz, geliniz.

    SATICI I : Sizden önce alanlar çok memnun kaldılar.

    SATICI II : Ona gelenler geri dönemediler; çünkü kazık yediler, soyulmuş soğana döndüler.

    (Bu sırada ileriden üç turist görünür.)

    SATICI I : Aha bak karşıya. Turistler geliyor.

    SATICI II : Bu turistler nedir ne yapmalıyız?

    SATICI I : Onları hoşnut etmeliyiz. Yurdumuzdan hoşnut ayrılan her turist bizim yeni dostumuzdur. Mesela yani…

    SATICI II : Gel, gel, come, al bu kazaklardan. Bak. Clinton da buradan giyiniyor.

    SATICI I : Come nedir lan?

    SATICI II : Ben de anlamadım. Come yazıyorlar, kam diye okuyorlar, sonra da gel demek istiyorlar.

    SATICI I (Anlamış görünerek…) : Haaa! (Seyirciye dönüp..) Bir şey anlamadım amma…

    CLARA : Hello, How are you?

    SATICI II : Ne var yahu?

    MARY : Hello

    SATICI : Hela mı? Hela bu tarafta.

    ELIZABETH : Hello my name is Elizabeth.

    SATICI II : Ne diyo lan bu? Küfür mü ediyo yoksa?

    ELİZABETH : Oh my godd!

    SATICI I : Ne diyon sen manyak?

    İki satıcı neden manyak diyorsun diye kavga ederler. Bu sırada turistler tezgahtaki malları aşırmaya başlarlar. Satıcıların aralarında da şunlar söylenir:

    SATICI I : Turizm sevgi ile büyür.

    SATICI II : Ne lan çiçek mi bu?

    SATICI I : Turizm kalkınmanın anahtarıdır.

    SATICI II : İngiliz anahtarı mı bu?

    SATICI I : Bir memnun turist, bin turist yollar……

    Bu arada her şeyi alan turistler kendi aralarında konuşurlar.

    CLARA : Ben bunlar kadar enayi (bilgi yelpazesi.net) satıcı görmedim hayatımda.

    MARY : Şu İnek Şaban kılıklı, bana melûl melûl bakan adamı soyup soğana çevirmek için can atıyorum.

    ELIZABETH : Cep telefonumun kontöre, cüzdanımın paraya, benim de heyecana ihtiyacım olmasaydı sizinle bu aptalları kazıklamaya gelmezdim. Neyse, tiyatroya devam.

    MARY : Hey, frikik vermeyelim.

    (Konuşmaya devam ederler.)

    CLARA : What do you do?

    SATICI II : Yattı uyudu. ( Satıcıya-seyirsiye dönerek…) Biz ortaokuldayken böyle derdik de…

    MARY : Where are you from?

    SATICI I : Bunu mu istiyon? Eti Form! Al bu da şirketten.

    SATICI II : Aha! İyi uyanık ha! Beleşten mal verip müşteriyi çekmek ha! Müşterimi çalanlar, dünyaya nam salanlar, aha turistleri kandıranlar, turizmin kökünü kurutanlar…

    SATICI I : Müşteri çalmadım, senin gibi kazık atmadım.

    SATICI II :Peki dün yürüttüğün kazakları ne yaptın?

    SATICI I : Yürütmedim kazakları, kandırmadım salakları, gel beraber uyutalım safları.

    ELİZABETH : Dediğinizi duyduk, biz sizi soyduk, turistlere kazdığınız kuyuya siz koyduk.

    Turistlerin üçü birlikte “Goog bye’” diyerek uzaklaşırlar. Satıcılara şaşırarak eşyalarını toplayıp turistlerin arkasından eşyalarını toplayarak hızla sahneyi terk ederler.

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Anneler Günü İle İlgili Tiyatro Oyunları
  3. Tiyatro günü skeçleri, Dünya Tiyatrolar günü komik skeçler
  4. 24 Kasım Öğretmenler Günü İle İlgili Skeçler, Piyesler, Tiyatrolar, Oratoryolar
  5. Kızılay Haftası İle İlgili Tiyatro Oyunları, Skeçler
  6. Dünya Turizm Günü Hakkında Tiyatro Oyunları, Skeçler, Piyesler
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri