Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Seçkin maniler Bahar gelir yaz olur , Kibirlide naz olur , Kıymetliler her zaman , Bir toplumda az olur. * * * Kaşını yıkma kızım!
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 13      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Seçkin maniler Karışık maniler, en güzel maniler

    Sponsorlu Bağlantılar




    Seçkin maniler


    Bahar gelir yaz olur,
    Kibirlide naz olur,
    Kıymetliler her zaman,
    Bir toplumda az olur.
    * * *
    Kaşını yıkma kızım!
    Hizmetten bıkma kızım!
    Elin günün içinde,
    Hayırsız çıkma kızım!
    * * *
    Salihler verir almaz,
    İhsandan geri kalmaz,
    Büyükleri tanımak,
    Herkese nasip olmaz.
    * * *
    Hiç basmadım izlere,
    Diken oldum gözlere,
    Ecel geldi giderim,
    Dünya kalsın sizlere.
    * * *
    Hiç çekinme gelmekten,
    Geri kalma gülmekten,
    Mümin olan can atar,
    Allah için ölmekten?
    * * *
    Nimet dolu diyarım,
    Yetmişlik ihtiyarım,
    Ne kadar şükretsem az,
    Müminim, bahtiyarım.
    * * *
    Eline almış kozu,
    Çektirir reklam pozu,
    Dikkatli olmak gerek,
    Vuran çıkar balyozu.

    Yaz olur bostan olur,
    Basmalar fistan olur,
    Dertlerimi yazamam,
    Çok uzun destan olur.
    * * *
    Ayransızdır yayıklar,
    Yüzemiyor kayıklar,
    Tavuklar acıkınca,
    Darı diye sayıklar.
    * * *
    Kasabın satırı var,
    Sütçünün katırı var,
    Kusurunu göremem,
    Hocanın hatırı var.
    * * *
    Çok yiyen şişman olur,
    Tatlıya düşman olur,
    Yemesini bilmeyen,
    Sonunda pişman olur.
    * * *
    Kurbanlık kara koyun,
    Tutup ağıla koyun!
    Çok dikkatli olmalı,
    Yaparlar çirkin oyun.
    * * *
    Bahar gelsin yeşersin,
    Fazla yeme şişersin,
    Dikkat et pencereden,
    Aşağıya düşersin.
    * * *
    Ana şefkatten dönmez,
    Hakkı çoktur, ödenmez,
    Karşı çıkılmaz asla,
    Ona öf bile denmez.

    Sana demiştim dünden,
    Para isteme benden,
    Dostluğumuz bozulur,
    Soğurum hemen senden.
    * * *
    Kayıt geçer sicile,
    Etsek de çok acele,
    Alna yazılan gelir,
    Fayda vermez ecele.
    * * *
    Ateşi tutar maşa,
    Gerek yoktur telaşa,
    Önlenmeli fitneler,
    Dursun artık kargaşa?
    * * *
    Bak olmuş yaşın yetmiş,
    Kalmamış, işin bitmiş,
    Düşünce gördüm seni,
    Dostların çekip gitmiş.
    * * *
    Annem bizi avutur,
    Ninni söyler uyutur,
    Hep kahrımızı çeker,
    Çok geçmeden unutur.
    * * *
    Ana bakmaz her lafa,
    Evlâttan görse cefa,
    Yine acır bizlere,
    Eksilmez onda vefa.
    * * *
    Et tırnaktan ayrılmaz,
    Hakkı çoktur sayılmaz,
    Hoca, dost çok olsa da,
    Ana gibi yâr olmaz.


    Bulanıkmış, durulmuş,
    Çok çalışmış, yorulmuş,
    Kimseyi beğenmezken,
    Bir çirkine vurulmuş.
    * * *
    Kimisi bakar durur,
    Turnayı gözden vurur,
    Kibirli olan insan,
    Durur iken kudurur.
    * * *
    Çekip gitti gelmiyor,
    Nerde kimse bilmiyor,
    Dünyayı verseler de,
    Suratı hiç gülmüyor.
    * * *
    Çocuklar ip atlıyor,
    Maytapları patlıyor,
    Bizi mutlu gördükçe,
    Hasetçiler çatlıyor.
    * * *
    Testisi susuz kalmış,
    Evleri ıssız kalmış,
    Gelin olmuş ayrılmış,
    Anası kızsız kalmış.
    * * *
    At üstünden inmiyor,
    Eşeğime binmiyor,
    Böyle inat ettikçe,
    Gözyaşlarım dinmiyor.
    * * *
    Aynalara varıyor,
    Saçlarını tarıyor,
    Beklemekten vazgeçmiş,
    İnternette arıyor.
    Fanatik değil bağnaz,
    Gâfilken oldu aymaz,
    Arapça der kaldırır,
    Uydurmaya hiç doymaz.
    * * *
    Kimisi yapar ayak,
    Belki istiyor dayak,
    Değişti kafiyeler,
    Yapılmış tuhaf uyak.
    * * *
    Cevaba dendi yanıt,
    Âbide oldu anıt,
    Delil, alındı rafa,
    Yerine geçti kanıt.
    * * *
    Soysuzlaştı zürriyet,
    Sürüyor mağduriyet,
    Şu özgürlük çıkınca,
    Hançerlendi hürriyet.
    * * *
    Mesele, oldu sorun,
    Soysuzlar verdi torun,
    Uydurup da diyorlar
    Mecburiyete zorun.
    * * *
    Çıktı birkaç uyuşuk,
    Yüzü gözü buruşuk,
    Ceddimize ihanet,
    Şiire dendi koşuk.
    * * *
    Bulunuyor dayanak,
    Yardım eder avanak,
    Hoca, imkânı aldı,
    Şu uğursuz olanak.


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Marmara Bölgesine ait Maniler
  3. Anneler Günü İle İlgili Maniler, Anneler İçin maniler, Anneler Gününe Özel maniler, Annele
  4. espirili maniler, komik maniler
  5. Deprem ile ilgili maniler
  6. Ramazan ile ilgili maniler
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    Eski bir konağı var,
    Porselen çanağı var.
    Onu kolay tanırım,
    Çift benli yanağı var.
    * * *
    Rüyalarda gördüğüm,
    Gergef gibi ördüğüm,
    Beni öyle bağladı,
    Oldum sanki kördüğüm.
    * * *
    Aşksız olan koşturmaz,
    Kalbimizi coşturmaz,
    Yüz makyajı aldatır,
    Kalp makyajı hoş durmaz.
    * * *
    Şiir değil manidir,
    Çıkışları ânidir,
    Dinsiz imansız olmak,
    Evlenmeye manidir.
    * * *
    Ne yaparsın bilemem,
    Gül desen de gülemem,
    Dünyanın ucundasın,
    Oralara gelemem.
    * * *
    Geri çıkmaz girenler,
    Hayran olur görenler,
    Nasıl kolay unutur
    Sana gönül verenler.
    * * *
    Herkese hava atma!
    Kendini ağır satma!
    Hoca olma bozguncu,
    Pişmiş aşa su katma!

    Yapıyor elişleri,
    Sayılı gelişleri,
    Hatırımdan çıkmıyor,
    Anlamlı gülüşleri.
    * * *
    Eline almış oya,
    Her yanı olmuş boya,
    Gösterişten uzak dur!
    Meydana çıkar foya.
    * * *
    Henüz tanıdım yeni,
    Özlüyorum ben seni,
    Uzaklara gidip de,
    Fazla bekletme beni!
    * * *
    Yükü kervancı tutar,
    Yolcuyu hancı tutar,
    Mini etek görünce,
    Fasığı sancı tutar.
    * * *
    Kalbe saklanan oktur,
    Dünyada doktor çoktur,
    Doktor pek çok olsa da,
    Derdime çare yoktur.
    * * *
    Kışta kayınca kayak,
    Babamdan yedim dayak,
    Misafir geldi dendi,
    Fırladım yalın ayak.
    * * *
    Düşünme kara kara,
    Kalbime açtın yara,
    Hoca gelmezse eğer,
    Telefonla bir ara!



    Sevgi var dizi dizi,
    Silinmez asla izi,
    Rabbimiz çok kerimdir,
    Mahrum bırakmaz bizi.
    * * *
    Etme artık naz derler,
    Durma haydi yaz derler,
    Anlatınca derdimi,
    Bu dert sana az derler.
    * * *
    İnsafsızca taşlama!
    Beni öyle haşlama!
    Eskiyi unut artık,
    İki de bir başlama!
    * * *
    Ne bu sıkıntı aman?
    İşlerimiz çok yaman,
    Daha fazla uzatma!
    Kavuşmamız ne zaman?
    * * *
    Kusurum varsa bakma!
    Ormanda ateş yakma!
    İyilik et herkese,
    Fakat başına kakma!
    * * *
    Yiğit misin, er misin?
    Haram lokma yer misin?
    Haydi, namaza desek,
    Bana hay hay der misin?
    * * *
    Bekliyorum geliver!
    Şu kırmızı gülü ver!
    Hoca, hep surat asma!
    Birazcık da gülüver!

    Anamız başa taçtır,
    Derdimize ilaçtır,
    Bir evlat yaşlansa da,
    Anasına muhtaçtır.
    * * *
    Çatma öyle kaşını!
    Şöyle kaldır başını!
    Yüzünden okunuyor,
    Saklasan da yaşını!
    * * *
    Benim yaşım doluyor,
    Abim damat oluyor,
    Sevinçten uçuyorum,
    Sıra bana geliyor.
    * * *
    Hâlim var ağlar gibi,
    Gözyaşım çağlar gibi,
    Anlatsam da faydasız,
    Derdim var dağlar gibi.
    * * *
    Hep arayı arayı,
    Seçtim akla karayı,
    Kavuşamazsam eğer,
    Yakarım Ankara’yı.
    * * *
    Önce kucak açıyor,
    Gülücükler saçıyor,
    Güvenme eloğluna,
    İş bitince kaçıyor.

    Kimse sevmez arsızı?
    Uğursuzu, hırsızı,
    Hoca elbet istemez,
    Millete hayırsızı.



    Hangi ize yapışam?
    Kimileri der paşam,
    Ciddi geçen hayatım,
    Sulanıp oldu yaşam.
    * * *
    Bu işler değil tekin,
    Tekin değilse çekin!
    Lisanımız bozuldu
    Kültürüm oldu ekin.
    * * *
    Mısralar oldu dize,
    Kolay çıkılmaz düze,
    Bu pislik temizlenmez,
    Atılsa da denize.
    * * *
    Kediden gelir mırnav,
    Taze meyve yer manav,
    İmtihanı kaybettik
    Galebe çaldı sınav.
    * * *
    Karanlıkta yürüdüm,
    Belki de patlar ödüm,
    Koordinasyon gitti,
    Yerleşiyor eş güdüm.
    * * *
    Daha söylenmişti dün,
    Boşa gitti öğüdün,
    Nemelazım denince,
    Taviz getirdi ödün.
    * * *
    Gelince kimileri,
    Yıktı önemli yeri,
    Hoca yok fedakârlık,
    Oldu hepsi özveri.

    Köyüm bağlar içinde,
    Yüksek dağlar içinde,
    Kıymetlidir köyümüz,
    Seyyidler var içinde.
    * * *
    Ablam artık gülüyor,
    Çünkü gelin oluyor,
    Ben ondan sevinçliyim,
    Sıra bana geliyor.
    * * *
    Kırılmasın kazara!
    Bekle biber kızara!
    Bu köyde bulunmazsa,
    Başka yerden kız ara!
    * * *
    Malları batan bilir,
    Canını satan bilir,
    Büyüğün kıymetini,
    Öğüdü tutan bilir.
    * * *
    Gökte vardır galaksi,
    Şu trafik ne aksi,
    Kapamış bütün yolu,
    Nasıl geçer şu taksi?
    * * *
    Bilmem ne idi kastı,
    Nedense surat astı,
    İşlerim bozulunca,
    Beni sıkıntı bastı.
    * * *
    Eden kendine eder,
    Herkes fikrini güder,
    Hoca gönül gitmezse,
    Ayaklar nasıl gider?

    İsmin var şecerede,
    Aş pişer tencerede,
    Belki geçersin diye,
    Beklerim pencerede.
    * * *
    Gönlü gönlüme akar,
    Bakışı yürek yakar,
    Gencin bini bir para,
    İhtiyara kim bakar?
    * * *
    Bak kesenin dibine!
    Paranı koy cebine!
    Bizim köyün kızları,
    Az derler beş on bine.
    * * *
    Haspa şarkı okuyor,
    Her tarafı kokuyor,
    Erkekler arasında,
    Sanki mekik dokuyor.
    * * *
    Kayın peder atlıdır,
    Evi birkaç katlıdır,
    Oğlu çirkin ise de,
    Konuşması tatlıdır.
    * * *
    Oğlanın gözü dolmuş,
    Rengi de biraz solmuş,
    Ne çabuk da büyümüş,
    Damatlık erkek olmuş.
    * * *
    Suyu acı, içilmez,
    Çalımından geçilmez,
    Hoca, ağa kızıdır,
    Ona paha biçilmez.

    Gülü dermek isterim,
    Canı vermek isterim,
    Dayanamam hasrete,
    Her gün görmek isterim.
    * * *
    Ev dayalı, döşeli,
    Olunmuyor neşeli,
    Gözyaşlarım durmuyor,
    Senden ayrı düşeli.
    * * *
    Aldandık her bakışa,
    Yazımız benzer kışa,
    İnsafsızca sürerler,
    Yorgunları yokuşa.
    * * *
    Döndü feleğin çarkı,
    Beni kapladı korku,
    Sana gönül vereli,
    Gözüme girmez uyku.
    * * *
    Çatılıyor kaşlarım,
    Dinmiyor gözyaşlarım,
    Seni hatırladıkça,
    Ağlamaya başlarım.
    * * *
    Sözüm gelmesin saçma!
    Derdini ele açma!
    Zararım yok kimseye,
    Beni görünce kaçma!
    * * *
    Günümüz dolmasaydı,
    Gülümüz solmasaydı,
    Hoca, hasret çekmezdi,
    Ayrılık olmasaydı.

    Hiç gelmezken hatıra,
    Uzattı bir hâtıra,
    Gönül veren çıkar mı,
    Onun gibi katıra?
    * * *
    Bulunmaz yörem gibi,
    Hastayım verem gibi,
    Kimse bilmez derdimi,
    Yanarım Kerem gibi.
    * * *
    Baban yaşlı bir hacı,
    Annen anneme bacı,
    Annem dedi sendeymiş,
    Kuzeninin ilacı.
    * * *
    Güvercinim uçuyor,
    Kanadını açıyor,
    Beni görünce hemen,
    Bucak bucak kaçıyor.
    * * *
    Gerçek sayılsın diye,
    Ünüm yayılsın diye,
    Kızlar nasıl süslenmiş,
    Bakan bayılsın diye.
    * * *
    Bu hayattan bezersin,
    Durmaz mani düzersin,
    Birine gönül verme,
    Deli gibi gezersin.
    ***
    Kin kusuyor, kızıyor,
    Aramızı bozuyor,
    Hoca haset eden var,
    Kuyumuzu kazıyor.

    Motifler olmuş örge,
    Talimatlar yönerge,
    Klasikler yıkılır,
    Saylav verir önerge.
    * * *
    İşleri ayrıksılık,
    Tuhafım yabansılık,
    İhtimal kalmadı hiç,
    Yakıyor olasılık.
    * * *
    Hata, oldu yanılgı,
    Gaflete dendi dalgı,
    Bir şeylerden korkarlar,
    Fobiler oldu yılgı.
    * * *
    Cümle tümceyle doldu,
    Rengi sararıp soldu,
    Katledildi soylular,
    Kelime sözcük oldu.
    * * *
    Başlatıldı aygırlık,
    Yapıldı çok mıgırlık,
    Medeniyet yıkıldı,
    Gelip çattı uygarlık.
    * * *
    İlkut olmuştur devlet,
    Ulus olmuştur millet,
    Artama yenilirsek,
    Kalmaz artık meziyet.
    * * *
    Aklım ermiyor us’a,
    Kanunu yıktı yasa,
    Hoca bunlara bakar,
    Basar üzüntü tasa.




  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  10. Hayatın başındayım,
    Daha genç yaşındayım,
    Eller bahar yaşarken,
    Ben ömrün kışındayım.
    * * *
    Söküğümü dikerim,
    Gözümden yaş dökerim,
    Kimse bilmez derdimi,
    Kara sevda çekerim.
    * * *
    Sokaklara çıkarım,
    Yollarına bakarım,
    Baban vermezse eğer,
    Samanlığı yakarım.
    * * *
    Yandım senin yüzünden,
    Dönme sakın sözünden,
    Fırsat buldukça ara!
    Irak etme gözünden.
    * * *
    Gülü dermeye geldim,
    Borcu vermeye geldim,
    Bunlar birer bahane,
    Seni görmeye geldim.
    * * *
    Gönül verme mala sen!
    Sirke katma bala sen!
    Benden bir şey bekleme!
    Avucunu yala sen!
    * * *
    Bunlar da gelir geçer,
    Her biri deler geçer,
    Hoca açıkça söyle!
    Aklından neler geçer.
    Gönülden vurdu bizi,
    Ele duyurdu bizi,
    Araya haset girdi,
    Tutup ayırdı bizi.
    * * *
    Sözünün çoğunu yut!
    Gözyaşın akmasın, tut!
    Gurbete gidiyorum,
    Artık her şeyi unut!
    * * *
    Ağzından kaçıvermiş,
    Onu kandırdım demiş,
    Dalga geçmiş bizimle,
    Sevdiği başka imiş.
    * * *
    Kimisini haşlarım,
    Kimisini taşlarım,
    Dertlerim bırakmıyor,
    Dinmiyor gözyaşlarım.
    * * *
    Mahkemeye giderim,
    Azılı hırsız derim,
    Çaldığı kalbler için,
    Onu dava ederim.
    * * *
    Hoş olur hedikleri,
    Hediktir yedikleri,
    Nasıl hoşa gitmez ki,
    Gonyalım dedikleri.
    * * *
    Öldüm öldüm dirildim,
    Gözdeki yaşı sildim,
    Hoca der kıymetini,
    Ayrı düşünce bildim.

    Yenilmez acı pekmez?
    Kahrını kimse çekmez,
    Masummuş gibi durma!
    Bize numara sökmez.
    * * *
    Her şeyi öne serdim,
    Gülü vaktinde derdim,
    Daha ne istiyorsun?
    Koklanmadık gül verdim.
    * * *
    Bulsalar da bahane,
    Her şeyiyle şahane,
    Bizim hocamız elbet,
    Şu âlemde bir tane.
    * * *
    Kavaklarda nar olmaz,
    Çalışmakta ar olmaz,
    Kendine yâr değilsen,
    Kimse sana yâr olmaz.
    * * *
    Yalanlar hep diziyle,
    Kim görmüş ki gözüyle,
    Rast gele karar verme,
    Onun bunun sözüyle.
    * * *
    Kız süslenir rastıkla,
    Besleniyor fıstıkla,
    Sağa sola dönerek,
    Konuşur hep yastıkla.
    * * *
    Defterim karalıdır,
    Kapımız aralıdır,
    Hoca der üzme beni!
    Yüreğim yaralıdır.


    Söyleme yerimizi,
    Takip ederler bizi,
    Aksi bir rüzgâr eser,
    Ayırır ikimizi.
    * * *
    Şerbetler bekler tasta,
    Yanında hazır pasta,
    Büyüleyen halin var,
    Bakanlar olur hasta.
    * * *
    Azalmaz dileklerim,
    Sabrı sabra eklerim,
    Gözlerim yolda kaldı,
    Bir telefon beklerim.
    * * *
    Ne zavallı şu âşık,
    Eline almış kaşık,
    Aşkı yiyip bitirmiş,
    Öyle kalmış bulaşık.
    * * *
    Sen bir ela kaşlısın,
    İki gözü yaşlısın,
    Niye annen vermiyor,
    Yeterince yaşlısın.
    * * *
    Yaşımız dolmalıdır,
    Bir haber salmalıdır
    Dünür gelecek oğlan,
    Anasız olmalıdır.
    * * *
    Çeşmesi soğuk akar,
    Bahçesi çiçek kokar,
    Hoca, söz verip cayan,
    Ellere nasıl bakar?

    Kaybolup gitti yitik,
    Kitabım olmuş betik,
    Ahlakımız bozulur,
    Hâkim olursa etik.
    * * *
    Tavize denmiş ödün,
    Kavim yapılmış budun,
    Bu işlerin hakkından,
    Ancak gelir bir odun.
    * * *
    Sırtlarda olur kulunç,
    Tahribat gayet korkunç,
    Aradım bulamadım,
    Vicdanlar olmuş bulunç,
    * * *
    Lisan sanki eğlence,
    Takriz olmuş beğence,
    Disiplini yıkarak,
    Kuruyorlar düzence.
    * * *
    Sular damlar pıt diye,
    Beklerler sapıt diye,
    Birlikte sarıldılar,
    Esere yapıt diye.
    * * *
    Tashih değil düzelti,
    İstikamet yönelti,
    Kaleler yıkılıyor,
    Perde oldu gerelti.
    * * *
    Bunlarda yoktur saygı,
    Bizi bırakmaz kaygı,
    Hocam, Rızık kesildi,
    Yerine geçti doygu.

    Gözlüğünü takıyor,
    İki de bir bakıyor,
    Buna can mı dayanır?
    Ciğerimi yakıyor.
    * * *
    Yüzünde kaş olayım,
    Gözünde yaş olayım,
    Nereye gidiyorsan,
    Sana yoldaş olayım.
    * * *
    Mahallenin yıldızı,
    Kalbime soktu sızı,
    Bize dönüp bakmıyor,
    Sanki padişah kızı.
    * * *
    Git desen de gidemem,
    Kızıp da kin güdemem,
    Ateş düştü kalbime,
    Kolay inkâr edemem.
    * * *
    Civcivim palazlanır,
    Zamanla horozlanır,
    Biraz yüz verirsen,
    Hemen sana nazlanır.
    * * *
    Ne hoş mani yakışı,
    Farklı ziynet takışı,
    Kemikleri sızlatır,
    Büyüleyen bakışı.
    * * *
    Zehir zemberek kusma!
    Sakın yarama basma!
    Hoca, yüzün gülsün az!
    Herkese surat asma!

    Çok açılmış yakası,
    Çekilmiyor cakası,
    Ateşle oynanır mı?
    Olmaz bunun şakası.
    * * *
    Yaş günü pastasıyım,
    Muhabbet postasıyım,
    Doktor çare bulamaz,
    Ben gönül hastasıyım.
    * * *
    Ters yönden bir yel esti,
    Nedense çekti resti,
    Kapattı kapıları,
    Mail yazmayı kesti.
    * * *
    Koyunum var, yünüm yok,
    Derbederim ünüm yok,
    Senden ayrı kalalı,
    Ağlamadık günüm yok.
    * * *
    Güldükçe güller açar,
    Durmaz gülücük saçar,
    Hiç kimseden çekinmez,
    Nedense benden kaçar.
    * * *
    Pek asildir soyumuz,
    Soğuk akar suyumuz,
    Güzele mağlup olmak,
    Bizim kötü huyumuz.
    * * *
    Masa üstünde kasa,
    Sözün olmalı kısa,
    Hoca, denirse evet,
    Dert biter kalmaz tasa.
    Uğradık berekete,
    Başlandı harekete,
    Gönül verme kimseye,
    Duyulur memlekete.
    * * *
    Atından indirdiler,
    Trene bindirdiler,
    Zavallı nişanlımı,
    Askere gönderdiler.
    * * *
    Bu köyden göçmelisin,
    Hırsından geçmelisin,
    İki tane yâr olmaz,
    Birini seçmelisin.
    * * *
    Erol kara bağlıyor,
    Ciğerimi dağlıyor,
    Benden ayrı kalalı
    Çocuk gibi ağlıyor.
    * * *
    Kimse kabak oymasın!
    Kabuğunu soymasın!
    Yâr üstüne yâr seven,
    Gençliğine doymasın!
    * * *
    Patlıcanlar oyulur,
    Kabukları soyulur,
    Sevdiğini söyleme!
    El âleme duyulur.
    * * *
    Üzgünüm dünden beri,
    Haksız ödünden beri,
    Hoca, mektup gelmiyor,
    Tam yedi günden beri.

    Bana izin verince,
    Odasına girince,
    Maşallah dedim hemen,
    Aklım gitti görünce.
    * * *
    Muz getirdim yiyen yok,
    Fistan aldım giyen yok,
    Hiç talibim çıkmıyor,
    Evlenelim diyen yok.
    * * *
    Geldim sen varsın diye,
    Halden anlarsın diye,
    Nazlanmanın sebebi,
    Biraz yalvarsın diye.
    * * *
    Ne denir ahengime,
    Rengi uysun rengime,
    Endişem kolay gitmez,
    Düşer miyim dengime?
    * * *
    Kaya derler adına,
    Sanki benzer oduna,
    Aval aval bakıyor,
    Her gördüğü kadına.
    * * *
    Kumpir yenmez pişmeden,
    Su alalım çeşmeden,
    Gel hemen evlenelim,
    El diline düşmeden.
    * * *
    Kabak gibi oyulmaz,
    Elma gibi soyulmaz,
    Hoca, salih insana,
    Yıllar geçse doyulmaz.
    Bu olmasaydı keşke,
    Varyant oldu değişke,
    Kampüslerin yerini,
    Aldı artık yerleşke.
    * * *
    Kasten olmuş meğerki,
    Kesere derler kerki,
    Demokrasi değişmiş,
    Ona denmiş el erki.
    * * *
    Akılcı değil usçu,
    Maocu değil Rusçu,
    Milliyetçi kalmadı,
    Boy gösterdi ulusçu.
    * * *
    Beklenmiş muttan umut,
    Saadet yapılmış mut,
    İstilaya uğrar dil,
    Müşahhas olmuş somut.
    * * *
    Bentleri yıkıyor sel,
    Hayali olmuş düşsel,
    Manevi de yıkılmış
    Yerine gelmiş tinsel.
    * * *
    Sakınmakmış çekince,
    Konuşurlar pekince,
    Uyduruk kelimeler,
    Olur bize işkence.
    * * *
    Söylemeye ne gerek,
    Sokar bizi engerek,
    Hoca, hedef maksat yok,
    Yerine geldi erek.



  11. Kapıyı açamadım,
    Kuş olup uçamadım,
    Sıkı tedbir almışlar,
    Bir türlü kaçamadım.
    * * *
    Ayrılık gayet acı,
    Cevap ver Ayşe bacı,
    Acaba bulunur mu?
    Bu derdimin ilacı?
    * * *
    Ne desen yerindedir,
    Bütün suçlar bendedir,
    Dünya dolu yâr olsa,
    Benim gönlüm sendedir.
    * * *
    Kahvaltıda simit yok,
    Yalvarmakta limit yok,
    Onu nasıl küstürdüm,
    Barışmaya ümit yok.
    * * *
    Köylü kente uyar mı?
    Seslerimi duyar mı?
    Alıp kaçırsan beni,
    Annen eve koyar mı?
    * * *
    Her yerim yara bere,
    Yalan yakışmaz ere,
    Gerçekleri söylerim,
    Göğsümü gere gere.
    * * *
    Çatılır kara kaşlar,
    Yerinden oynar taşlar,
    Hoca, gitme gurbete!
    Dertler yeniden başlar.

    Kaynanam savuruyor,
    Durmadan laf vuruyor,
    Peki anne desem de,
    Kızdıkça kuduruyor.
    * * *
    Kaynanam tut dilini!
    Çek üstümden elini!
    Oğlun geldiği zaman,
    Kırdırırım belini.
    * * *
    Üzülüyor pederim,
    Sana oyun ederim,
    Susmaz isen kaynana,
    Oğlun alır giderim.
    * * *
    Kaynananın hasıyım,
    Kaşıkçı elmasıyım,
    Kaynana denmez bana,
    Gelinin anasıyım.
    * * *
    Gönlüme gelir darlık,
    İsteme fedakârlık,
    Evlendirin bizleri,
    Çekilmiyor bekârlık.
    * * *
    Yazık ettin canına,
    Girdin mazlum kanına,
    Yaptığın bu zulümler,
    Elbet kalmaz yanına.
    * * *
    Büyük sözü tutmalı,
    Yorgunluğu atmalı,
    Hoca der, namaz için,
    Biraz erken yatmalı.


    Kötü tohum ekersin,
    Yapılanı sökersin,
    Dünyada yaptığını,
    Ahirette çekersin.
    * * *
    Verilmiş bir sözün var,
    Utanmadık yüzün var,
    Evde eşin dururken,
    Dışarıda gözün var.
    * * *
    Spor dedik, maç çıktı,
    Tok girenler aç çıktı,
    Onu mümin sanmıştık,
    Koynundan bir haç çıktı.
    * * *
    Cahillik geldi başa,
    Oturduk mermer taşa,
    Aksırınca, bilmeden,
    Dedi bana çok yaşa.
    * * *
    Kuduranlar, azanlar,
    Ele kuyu kazanlar,
    Belayı bulur elbet,
    Ortalığı bozanlar.
    ***
    Hak olan sözü kısma!
    Kızıp da zehir kusma!
    İt ürür kervan yürür,
    Her söze kulak asma!
    * * *
    Doğru olana kızma!
    Kimseye kuyu kazma!
    Hoca söz ver Allah’a!
    Sakın tevbeni bozma!

    Kral amaçlı çıktı,
    Zümrütten taçlı çıktı,
    İçini bilmiyorduk,
    Kıpkızıl haçlı çıktı.
    * * *
    Kadın erine gider,
    Herkes yerine gider
    Muhabbet ne tuhaf şey,
    Her gün derine gider.
    * * *
    Kanatsızdır uçamaz,
    Başka yere kaçamaz,
    Bir tek anahtarı var,
    Bir başkası açamaz.
    * * *
    Para isteme benden!
    Gayet soğurum senden,
    Can feda sana ama;
    Vazgeç paradan hemen!
    * * *
    Sanma kimse görmüyor,
    İşler yola girmiyor,
    Boşuna gelip gitme!
    Annem beni vermiyor.
    ****
    Bana bak Serkan oğlan,
    Yukardan sarkan oğlan,
    Buralarda dolaşma!
    Fareden korkan oğlan.
    ***
    Git sana gelmeyene!
    Milleti bölmeyene,
    Hoca cevap verme hiç!
    Kendini bilmeyene!

    Ağrımasa dişlerim,
    Elmaları dişlerim,
    Senin güzel adını,
    Mendilime işlerim.
    * * *
    Aşağıdan bakarım,
    Oyunları çakarım,
    Dalga geçen olursa
    Ciğerini yakarım.
    * * *
    İpek halım elişi,
    Nedir böyle yelişi
    Bizi sevindirecek,
    Zamanında gelişi.
    * * *
    Hele bana baksana!
    Işıkları yaksana!
    Beklemekten usandım,
    Haydi yüzük taksana!
    * * *
    Peltekleşmiş dilleri,
    Nasırlaşmış elleri,
    Benim annem sevmez ki,
    Dazlakları, kelleri.
    * * *
    Ağaçlarım dallanır,
    Yaprakları sallanır,
    Ne utangaç yüzü var,
    Bakar bakmaz allanır.
    * * *
    İşleri ayarladık,
    Artık ihtiyarladık,
    Hoca der hepinize,
    Allah’a ısmarladık.

    Girme dost arasına!
    Merhem ol yarasına!
    Acıdım kıyamadım,
    Babamın parasına.
    * * *
    Bak geliyor şişmanlar,
    Sözlerine pişmanlar,
    Uyumlu halimizi,
    Çekemiyor düşmanlar.
    * * *
    Kimse kapı çalmadı,
    Gelip beni almadı,
    Oyalayıp durursun,
    Artık sabrım kalmadı.
    * * *
    Çıkılmaz başa kadar,
    Durdum bu yaşa kadar,
    On bilezik yaparsan,
    Beklerim kışa kadar.
    * * *
    Engeller aşılmaz mı?
    Ona ulaşılmaz mı?
    Darılıp ayrılsa da,
    Bir gün kavuşulmaz mı?
    * * *
    Ördüğü el işleri,
    Ansızın gelişleri,
    Beni ona bağladı,
    Anlamlı gülüşleri.
    * * *
    Çocuk gibi zırladım,
    İmkânları zorladım,
    Artık gece gel kaçır!
    Bohçamı hazırladım.

    Niye hemen uyanmaz?
    Yastığına dayanmaz?
    Böyle süslü yalana,
    İnsan nasıl inanmaz?
    * * *
    Kimisi var uyutur,
    Zayıflatır, kurutur,
    Uzaklara gidince,
    Hemen bizi unutur.
    * * *
    Dikkatlice baksana!
    Şu halimden çaksana!
    Parmağım boş duruyor,
    Alyans yüzük taksana!
    * * *
    Su kirlidir, içilmez,
    Semtimizden geçilmez,
    Ben bir saray kızıyım,
    Bana paha biçilmez.
    * * *
    Takısını takıyor,
    Yüreğimi yakıyor,
    Doğru gitmez yoluna,
    Çapkın gibi bakıyor.
    * * *
    Lavaboyu fırçalar,
    Kırılmasın sırçalar,
    Habersiz gelme sakın,
    Köpeğimiz parçalar.
    * * *
    Yeşilde, alda kaldı,
    Ağaçta, dalda kaldı,
    Hoca, günlerdir bekler,
    Gözleri yolda kaldı.

    Nasıl uyuttu seni,
    Yakıp kuruttu seni,
    Boşuna bekleme hiç!
    Gitti unuttu seni.
    * * *
    Durmaz yüksekten atar,
    Dikendir göze batar,
    Tafrasından geçilmez,
    Herkese çalım satar.
    * * *
    Kalbe bir şeyler aktı,
    Akışı ciğer yaktı,
    Göz izi var yüzünde,
    Söyle sana kim baktı?
    * * *
    Çıkışım Ankara’dan,
    Engel çıksın aradan,
    Yollar uzun bitmiyor,
    Kavuştursun Yaradan.
    * * *
    Koç gelir yata yata,
    Çamura bata bata,
    Dendi, kanser olmuşsun,
    İçine ata ata.
    * * *
    Gurbet kahrı çekerim,
    Gün geçtikçe çökerim,
    Köyümden ayrılalı,
    Gözümden yaş dökerim.
    * * *
    Kıvılcımlar saçılsın,
    Siyah beyaz seçilsin,
    Hoca, bir dua et de,
    Gözüm gönlüm açılsın!

    Elinde bekler kürek,
    Bize sabırlar gerek,
    Her acıya katlanır,
    Buna dayanmaz yürek.
    * * *
    Kısılıyor seslerim,
    Kırıldı heveslerim,
    Bize gelirsen eğer,
    Bal kaymakla beslerim.
    * * *
    Yok derdim Dilek gibi,
    Göründü melek gibi,
    Ne kadar ham imiş,
    Tadı yok kelek gibi.
    * * *
    Bulanıktım, duruldum,
    Başköşeye kuruldum,
    Kanın ne kadar sıcak,
    Hemen sana vuruldum.
    * * *
    Hazırmış yeşil çardak,
    Meşrubat dolu bardak,
    Sizin köyün kızları,
    Ne kadar da fıkırdak...
    * * *
    Etrafa yayılırım,
    Utangaç sayılırım,
    Karşılaşsak seninle,
    Düşer de bayılırım.
    * * *
    Görmek için göz ister,
    Anlatmaya söz ister,
    Hoca, küstürdün onu,
    Barışmaya yüz ister.



    İpek gömlek giyemem,
    Haram lokma yiyemem,
    Kalbimde yaşayanı,
    Çekinirim diyemem.
    * * *
    Kurular, yaşlar geldi,
    Başıma taşlar geldi,
    Hatıranı okurken,
    Gözümden yaşlar geldi.
    * * *
    Yollar uzak varılmaz,
    Geç kalsam da darılmaz,
    Yaram gayet derindir,
    Öyle kolay sarılmaz.
    * * *
    Engellerden atlarım,
    Kırıldı kanatlarım,
    Sen gelinceye kadar,
    Ben burada çatlarım.
    * * *
    Uğramıyor yanıma,
    Dokunuyor kanıma,
    Eltim kaza geçirmiş,
    Darısı kaynanama.
    * * *
    Benden bir şey saklıyor,
    Ara sıra yokluyor,
    Elinde kırmızı gül,
    Bana bakıp kokluyor.
    ***
    Günü güne eklerim,
    Gece gündüz beklerim,
    Hoca, boşa mı çıkar,
    Şu benim emeklerim?



  12. Herkes duyup bilecek,
    Bahtım bir gün gülecek,
    Komşunun doktor oğlu,
    Bana dünür gelecek.
    * * *
    Her renge boyanamam,
    Uyursam uyanamam,
    Ayrılık çok acıdır,
    Ölürüm dayanamam.
    * * *
    Ayak uydur çağlara,
    Kanma ince yağlara,
    Ne kadar çok kar yağmış,
    Güvendiğim dağlara.
    * * *
    Suda yüzer kayıklar,
    Çalkalanır yayıklar,
    Bizim köyün kızları
    Koca diye sayıklar.
    * * *
    Sana getirdim kiraz,
    Etme sakın itiraz!
    Önemli teklifim var,
    Otur yanıma biraz!
    * * *
    Sucuya saka dersin,
    Yalana şaka dersin,
    Falanca güzel desem,
    Kızarak kaka dersin.
    * * *
    Güvenme her dostuna,
    Akıl ermez kastına,
    Hoca, yüzer derini,
    Ot bastırır postuna.

    Her an seni özlerim,
    Yollarını gözlerim,
    Bitsin artık hasretlik,
    Kurumuyor gözlerim.
    * * *
    Gözyaşları dökerim,
    Genç yaşında çökerim,
    Kimse bilmez hâlimi,
    Kara sevda çekerim.
    * * *
    Gocunur yarası çok,
    Kimseyle arası yok,
    Durmaz yüksekten atar,
    Cepte on parası yok.
    * * *
    Annem alladı beni
    Tutup pulladı beni,
    Belki görürsün diye,
    Suya yolladı beni.
    * * *
    Sebep yokken ağlama!
    Karaları bağlama!
    Öyle zengin değilim,
    Bana gönül bağlama!
    * * *
    Hep peşimde gezersin,
    Niye beni üzersin?
    Fazla yaklaşma bana!
    Bir gün sen de bezersin.
    * * *
    Hoca, bakma kusura!
    Çare bitmez cesura,
    Nereye gidersen git!
    Gelirim ardın sıra.

    Onun gözü kararmış,
    Beti benzi sararmış,
    Belki bulurum diye,
    Köy köy gezip ararmış.
    * * *
    Hele bakın geline!
    Lale almış eline,
    Dikkati çeksin diye,
    Al bağlamış beline
    * * *
    Bana vurdu taş ile,
    Doldu gözüm yaş ile,
    Sopadan kurtulamam,
    Bu akılsız baş ile?
    * * *
    Serildi kilim gibi,
    Doğrandı dilim gibi,
    Şu ayrılık acısı,
    Geliyor ölüm gibi.
    * * *
    Döner feleğin çarkı,
    Bırakmaz beni korku,
    Sana gönül vereli,
    Gözüme girmez uyku.
    * * *
    Meşrubatı seçersin,
    Soğuğunu içersin,
    Beni gördüğün halde,
    Niye gülüp geçersin?
    * * *
    Kalmadı adım, sanım,
    Sensiz geçmiyor ânım,
    Hoca, der soysuzlara,
    Kaynamaz benim kanım.

    Hazır bomba paketi,
    Giymiş çelik ceketi,
    Hayır denirse eğer,
    Yakarmış memleketi.
    * * *
    Girmiş otuz yaşına,
    Neler gelmiş başına,
    Herkes hayran olurmuş,
    Kirpiğine kaşına.
    * * *
    Fındık dolu başağı,
    Elden kalmaz aşağı,
    Kemençeyi bırakmaz,
    Karadeniz uşağı.
    * * *
    El işte, göz oynaşta,
    Yakalanmış genç yaşta,
    Böyle devam ederse,
    Akıl kalır mı başta?
    * * *
    Hileleri sezersin,
    Manileri dizersin,
    Sakın düşme sevdaya,
    Deli gibi gezersin.
    * * *
    Gülü dermeye gelmiş,
    Paket vermeye gelmiş,
    Çok özlemiş gurbette,
    Bizi görmeye gelmiş.
    * * *
    Kıpırdar dudakları,
    Oynatır yaprakları,
    Hoca, her anışında,
    Çınlarmış kulakları.
    Sanma öğlene kadar,
    Bil ki ölene kadar,
    Asla unutmam seni,
    Ecel gelene kadar.
    * * *
    Kötülerle buluşma!
    Kin gütmeye çalışma!
    Ciğerlerine yazık,
    Sigaraya alışma!
    * * *
    Baktı gözleri doldu,
    Benzi sararıp soldu,
    Daha dün çocuk idi,
    Büyüdü adam oldu.
    * * *
    Yaptığım hor geliyor,
    Ayrılık zor geliyor,
    Cesaretim kırıldı,
    Söylemek ar geliyor.
    * * *
    Kızıp aksi babana,
    Atma beni yabana,
    Darılarak bizlere,
    Gitme sakın çobana!
    * * *
    Gözleri yaşlı çıktı,
    Elleri taşlı çıktı,
    Olgun olmalı dedim,
    Nasibim yaşlı çıktı.
    * * *
    Anne için hürmet var,
    Ayağını öp yalvar!
    Gel Hoca özür dile!
    Rızasında cennet var.
    Rüzgâr eser kar gelir,
    Yar gelir, ağyar gelir,
    Sen olmadıktan sonra,
    Dünya bana dar gelir.
    * * *
    Üzüm gelir, nar gelir,
    Sanma bir gün yar gelir,
    Diyeceğim çok ama,
    Demek bana ar gelir.
    * * *
    Şu talihim ne kara,
    Kapanmıyor bu yara,
    İyilik eden azdır,
    Herkes istiyor para.
    * * *
    Sürerler fırça gibi,
    Atarlar bohça gibi,
    Herkes bir gül koparır,
    Sahipsiz bahçe gibi...
    * * *
    Ettin bana keleklik,
    Bu nasıl bir erkeklik?
    Aldatıp da terk ettin,
    Buna denir döneklik.
    * * *
    Şu zamane kızları,
    Patlatır sakızları,
    Dikkat edin erkekler,
    Kapanmaz ağızları.
    * * *
    Ova yılansız olmaz,
    Çok söz yalansız olmaz,
    Şüpheliden kaç Hoca!
    Çok mal haramsız olmaz.

    Gözünden yaş dökene,
    Karamsarlık çökene,
    Rabbimiz yardım etsin,
    Kara sevda çekene!
    * * *
    Duyurma ele beni!
    Öldürür çile beni,
    Kararını çabuk ver!
    Düşürme dile beni!
    * * *
    Sen kapıdan girince,
    Bana selam verince,
    Dünyalar benim olur,
    Seni böyle görünce...
    * * *
    Kim için naz edersin?
    Allah hayrını versin!
    Ayrılığa kızarsın,
    Ya ölüme ne dersin?
    * * *
    Kış günü ayaz olur,
    Bahar geçer yaz olur,
    Her zaman, her devirde,
    İyi insan az olur.
    * * *
    Gün için pasta gider,
    Pastalar tasta gider,
    Gurbete sağlam gelen,
    Bozulur hasta gider.
    * * *
    Gece yatana kadar,
    Şafak atana kadar,
    Hoca durmadan çalış!
    Dünya batana kadar.

    Gözüm berede kaldı,
    Berem derede kaldı,
    İlçeler il oluyor,
    Bizim Gerede kaldı?
    * * *
    Gitse kış ayaz ile,
    Bahar gelir yaz ile,
    Çayır çimenler biter,
    Yeşerir hep naz ile.
    * * *
    Kara giye mi geldin?
    Tırnak yiye mi geldin?
    Öldüğümü duydun da,
    Essah diye mi geldin?
    * * *
    Bir gün beni ararsın,
    Çünkü bana kararsın,
    Görmesinler gece gel!
    Biraz hava kararsın.
    * * *
    Başı elem ağrıtır,
    Gözden yaşlar akıtır,
    Bir gün çıkıp da gelse,
    Üzüntümü dağıtır.
    * * *
    Ne üzüntü ne gam çek!
    Bağımız sıkıdır pek,
    Beraberiz her zaman,
    Kıyamet kopana dek.
    * * *
    Hasta olunca inle!
    Yatıp kalkma hep kinle!
    Hoca aklım var dersen,
    Büyük sözünü dinle!

    Bohçası kırmızı al,
    Sordum ona bu ne hâl,
    Dedi çekip gidelim,
    Biletini hemen al!
    * * *
    Doktorun hastası yok,
    Yiyecek pastası yok,
    Kırma mümin kalbini,
    Yapacak ustası yok.
    * * *
    Şu güttüğün sürü ne?
    Beni de kat sürüne!
    Beni ondan ayıran,
    Kapı kapı sürüne!
    * * *
    Yara değildir yeni,
    Yüzünde siyah beni,
    Ben onu unutamam,
    Unutsa da o beni.
    * * *
    Saç kalmadı kel gibi,
    Görme beni el gibi,
    Gözümden yaşlar akar,
    Boz bulanık sel gibi.
    * * *
    Yüksekten atar beni,
    Düşerken tutar beni,
    Kölesiyim ben onun,
    Dilerse satar beni.
    * * *
    Kalabalık yören var,
    Gizlensen de gören var,
    Hoca, bir şey bilmezdin,
    Sana akıl veren var.


    Eller çıksın aradan,
    Kim ölmez bu yaradan?
    Murada kavuştursun,
    Bizi yoktan Yaradan.
    * * *
    Yaşıyor ölü gibi,
    Seviyor deli gibi,
    Neden böyle nazlanır,
    Bülbülün gülü gibi?
    * * *
    Gönül buluşmak ister,
    Durup konuşmak ister,
    Dayanamaz hasrete,
    Hemen kavuşmak ister.
    * * *
    Şimdi düğün pahalı,
    İstemem dünya malı,
    Hasır olsa razıyım,
    Sermem yerlere halı.
    * * *
    Düğünde çeker halay,
    Bakıra yapar kalay,
    Sen paradan haber ver!
    Bu işler gayet kolay.
    * * *
    Gizliyorsam da elden,
    Dertlerim dağlar gibi,
    Vurulmuşum gönülden,
    Gülerim ağlar gibi.
    * * *
    Gezme gurbet elini,
    Kırar garip belini,
    Hoca, necat istersen,
    Tut bir büyük elini!



  13. Yaralarım çok derin,
    Ciğerim sökülüyor,
    Silecek mendil verin!
    Gözden yaş dökülüyor.
    * * *
    Ardıç benzer meşeye,
    Hasret kaldık neşeye,
    Fitnenin uyanması,
    Düşürür endişeye.
    * * *
    Ciğerlerim söküldü,
    Anlatamam el gibi,
    Saçlarım dökülmüştür,
    Dolaşırım kel gibi.
    * * *
    Ateşi tutar maşa,
    Lüzum yoktur telaşa,
    Asayiş önlenirse,
    Artık durur kargaşa?
    * * *
    Parçalandı ciğerim,
    Görünmüyor yaradan,
    Gurbette ah çekerim,
    Kavuştursun Yaradan.
    * * *
    Bir tuhaflık sezerim,
    Gözlerimi süzerim,
    Kayboldu yârin izi,
    Diyar diyar gezerim.
    * * *
    İyilik zarar vermez,
    Kötülük yarar vermez,
    Hoca, akıllı insan,
    Sormadan karar vermez.

    İstemem atlas şalı,
    Ne gerek dünya malı,
    Kiralık ev yetişir,
    Ellerin olsun yalı.
    * * *
    Erkek sözden cayar mı?
    Sevdiğine kıyar mı?
    Yar üstüne yar seven,
    Gençliğine doyar mı?
    * * *
    Beş kuruşa satsa da,
    Tutup yardan atsa da,
    Allah’tan ümit kesme!
    Gemilerin batsa da...
    * * *
    Bırak artık şöleni!
    Mal mülk için öleni,
    Lanetlemek gerekir,
    Halkımızı böleni.
    * * *
    Ses gelir meler gibi,
    Dağları deler gibi,
    Gönülden yaralıyım,
    Ağlarım güler gibi.
    * * *
    Girilmez dâhillere,
    Sorulmaz cahillere,
    Müslüman nasıl gider?
    Et dolu sahillere?
    * * *
    Kanılmaz yalanlara,
    Basılmaz yılanlara,
    Hoca, dikkat edesin,
    Kaz gibi yolanlara.

    Uygunsuz iş yaparsan,
    Doğru yoldan saparsan,
    Cehenneme gidersin,
    Tağutlara taparsan.
    * * *
    Hile sokma her işe!
    Kaçırılmasın neşe!
    Dinsiz niye inanmaz,
    Hiç sönmeyen Güneşe?
    * * *
    Durup hava atarsan,
    Mazlumlara çatarsan,
    Şeytanlarla kalkarsın,
    Besmelesiz yatarsan.
    * * *
    Vara yoğa gülmezsen!
    Yasakları delmezsen!
    Ara kolay açılmaz,
    Sıkça gidip gelmezsen!
    * * *
    Bizleri düşlemişsin,
    Ne suçlar işlemişsin,
    Verdiğin elmalardan,
    Kimini dişlemişsin.
    * * *
    Deniz dolar, boşanmaz,
    Herkes kılıç kuşanmaz,
    Bu kadar delil varken,
    Küfür üzre yaşanmaz.
    * * *
    Bakın açmış gül erken,
    Gecikmeden gel erken,
    Hoca, edebi gözet!
    Ağzı kapat gülerken!

    Şu çiftler kıskanıldı,
    Kıskananlar yanıldı,
    Kimliklere bakınca,
    Hürmet ile anıldı.
    * * *
    Kalmadı bende huzur,
    Her şey bana dokunur,
    Yoluna baka baka,
    Gözümde kalmadı nur.
    * * *
    Dağlara kar yayılır,
    Kar üstünde kayılır,
    Çarşıya inme sakın!
    Kim görürse bayılır.
    * * *
    Karlar eser kavurur,
    Ortalığı savurur,
    Girilmiyor yanına,
    Bu ne kibir, ne gurur?
    * * *
    Uzaktır bize çarşı,
    Çarşı pazara karşı,
    Harbe hazırlık için,
    Dinlenir mehter marşı.
    * * *
    Al giyip allanıyor,
    Bal yiyip ballanıyor,
    Dedesinin torunu,
    Beşikte sallanıyor.
    * * *
    Önce kendini kayır!
    Hakkı bâtıldan ayır!
    Hoca, büyük sözüne,
    Denilmez asla hayır!

    Şu ormanın ayısı,
    Artar her yıl sayısı,
    Hayırlı işimize
    Hayır demiş dayısı.
    * * *
    Sabır her şeyin başı,
    Bakarken olur şaşı,
    Sanki günün gençleri,
    Bulunmaz Hint kumaşı.
    * * *
    Güçlükleri atlatır,
    Düşmanları çatlatır,
    Güzel haberle gelir,
    Bizleri rahatlatır.
    * * *
    Adı söylenir dilde,
    Sevgisi var gönülde,
    Mübarek kişilerin,
    Düşmanı çok genelde.
    * * *
    Sabaherken uyanır,
    Renkten renge boyanır,
    Bu kadar acılara,
    Yürek nasıl dayanır?
    * * *
    Duyulmadı sözlerim,
    Yaşla doldu gözlerim,
    Bir gün gelirse diye,
    Yollarını gözlerim.
    * * *
    Hikmetleri sayılmaz,
    Söz verince cayılmaz,
    Hoca, nice zatlar var,
    Sohbetine doyulmaz.



 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
akrostiş şiirmektup örnekleri